Bugünden 1930'a 5,415,159 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

14 KASIM 2012 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 Soygunu, talanı, yağmayı, vurgunu “yapana helal olsun” denilen Türkiye’de, çalana çırpana alkış tutuluyor. AKP iktidarı kendi medyasını, kendi sermayesini yarattı... ૽૽૽ İktidara sırtını dayadın mı, sen de bu “yağma Hasan’ın böreğinden” bir parça alıp dört köşe olursun. Susturulmuş, sindirilmiş bir medya ve sermaye sınıfı siyasal iktidarın her adımına sıkıysa destek vermesin. Bakın “nurtopu” gibi büyükşehriniz oldu ve ölüm cezası gündeme geldi şehit cenazelerinin giderek artması sonucu. Şimdi sıra “kör milliyetçiliğe” dayandı, iş dönüp dolaşıp Kenan Evren’in “Asmayalım da besleyelim mi” görüşüyle örtüştü. Cezaevlerindeki açlık grevleri 64. gününde. Siyaset açlık grevlerine bu süreçte çözüm aramıyor. Tartışmaya, polemiğe giriyor Başbakan Erdoğan ve bilinen tavrından geri adım atmıyor: “Ne yaparlarsa yapsınlar... Biz şantaja ve oyuna asla boyun eğmeyiz.” ૽૽૽ Tutuklu gazeteciler zindanlarda. Soner Yalçın ve arkadaşları Odatv davasından 16 Kasım Cuma günü yargılanacaklar. Suçları gazetecilik yapmak. AB bizi seyrediyor, NATO çaktırmadan “Suriye’ye girin” diyor, Ceylanpınar’da hayat duruyor, okullar kapanıyor. Tüm bu olup bitenler, daha doğrusu yaşananlar “sivil faşizmin” ayak sesleri falan değil, sandıktan üçüncü kez çıktıktan sonra Türkiye’yi yönetenlerin gerçek yüzleri. Bir yandan Türkİslam sentezini, öte yandan Kürtİslam sentezini diri tutmak, PKK terörü karşısında sıkışınca “idamı” gündeme getirerek MHP tabanından oy tırtıklamak. Devlet Bahçeli böyle bir tuzağa düşer mi hiç! ’ ‘Sorumlu Erdoğan Patolojik vaka 17 fidanımızı daha toprağa vermedik, sen 60 yıl öncesinin, çocukluğundaki annenin babanın fakirliğini anlatıyorsun. Bu patolojik bir vakadır. Sıradan bir mesele olsaydı hekime teslim ederdik, bir şeye gerek kalmazdı. Patolojik vakayı hangi doktora teslim edelim. Ben Recep Tayyip Erdoğan’ı millete teslim edin diyorum. İktidarı da patolojik bir hale getirdi. Kılıçdaroğlu: Her yandan feryatlar yükselirken Köşk hesabı yapıyor Asmayalım da Besleyelim mi? Bunca acıları, kıyımları unuttuk! Kin, nefret tohumları ektik yüreklerimize... Birbirimize düşman olduk! Emperyalizmin taşeronluğunu üstlendik, kendi yaşamımızı altüst ettik. Demokrasiyi, özgürlüğü, barışı, kardeşliği namlunun ucunda gören biz, şimdi “ölüm cezası”nı gündeme getirip siyaset haritasında yeni bir yol aramaya başlıyoruz. İdamın geçerli olduğu bir hukuk düzenini içine sindirenler, ne çabuk unuttular 2004 yılında yaptıkları yasal düzenlemeyi. ૽૽૽ AB’ye girme kandırmacası, AKP iktidarını koşulsuz destekleyen sözde liberaller, demokrasi ve özgürlüklerin savunucusu olduğunu söyledikleri hükümeti baş tacı ederlerken “Avrupa kapısını araladık, bir adım sonra içerideyiz” demiyorlar mıydı? Ölüm cezasını terör ve savaş suçlarını da kapsayacak biçimde tümden kaldıran AKP’ydi... Şimdi ne oldu, ne değişti! Bir dönem seçim meydanlarında birbirlerine düğümlü urgan atan Erdoğan ve Bahçeli’nin 2012 yılının sonunda “öldürelim çığlıkları” atmalarına hiç şaşırmıyorum. Türkiye kaç yıldır terörle yaşıyor. Düzenli bir ordu dünyanın hiçbir yerinde terörle mücadele edemez... Hele hele dost bildiğimiz AB ülkeleri ve içeriden destek aldığı sürece. Şehit cenazelerinin üzerinden siyaset yapmak demokrasiyi ve özgürlükleri içine sindirmiş siyasetçilerin “körebe” oyunu değildir. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında “patolojik hasta”ya benzettiği Başbakan Tayyip Erdoğan’a yüklendi. Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın terör sorununa çözüm üretmek yerine “Nasıl Cumhurbaşkanı olurum” hesabı yaptığını belirterek “Ben geceleri rahat uyuyamıyorum, beyefendi rahat uyuyor. Binlerce ana kuzusu şehit olurken sen çocuklarını nasıl seviyorsun. Sen şehitlerin sırtına binerek bu ülkede cumhurbaşkanı olamazsın” dedi. Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmeleri özetle şöyle: Lanet çemberi: Benim vicdanım yoruldu. Türkiye’nin her yerinde feryatlar yükseliyor. Kardeş kanının döküldüğü yerde kimse başarıya ulaşamaz. Yeni bir anlayışı iklime, yönetime ihti Türkiye bir toplumsal çatışma ortamına sürükleniyor. Bunun sorumluluğu var benim sırtımda. Ben geceleri rahat uyuyamıyorum, beyefendi rahat uyuyor. Ben nasıl cumhurbaşkanı olacağım diyor. Şehitlerin sırtına binerek bu ülkede sen cumhurbaşkanı olamazsın. Şehitlerin sırtından... yacımız var. Türkiye’yi kucaklayan bir dile ihtiyacımız var. Cin şişeden çıktı: Terör örgütünün tuzağına düşmeyin, bu ülkede barış içinde huzur içinde yaşayabiliriz. Geldiğimiz noktada bazı kentlerden bugüne kadar görmediğimiz kentlerde tehlike sinyali alıyoruz. Bir toplumsal çatışma süreci başlarsa bunun sorumlusu hükümettir. Beylik laflar ediyor, edeceğiz, kıracağız diyor. Bunlar yetmiyor, cin şişeden çıkmıştır. Sorunu çözecek yer parlamentodur. Bir yol haritası verdik insanlar konuşa konuşa anlaşır. Neden konuşmuyoruz, neden nefretin, şiddetin dilini kullanıyoruz? Halkla terörü ayırmalıyız: Siz sağlıklı bir çözüm ortaya koy mazsanız bedelini anneler ödüyor. Şehidimizin çocuğu annesinin daha karnındaydı. Bu annenin çektiği acının hesabını kim verecek? Halk ile terörü ayırmak zorundayız aksi halde teröre su taşımış olacağız. Şiddete bel bağlamadan sorunu çözmek zorundayız. Sorumlu Erdoğan: 2002’de terörü sıfır noktasından devraldılar. Şimdi her yerden feryatlar yükseliyor. Ülkeyi kim bu hale getirdiyse çıksın ortaya diyorsanız o kişi Recep Tayyip Erdoğan’dır. Şehit analarına da sesleniyorum; ısrarla bana diyorsunuz ki “terörü önle, bitirin bunu” diyorsunuz. Benim bunu önlemem için CHP’nin iktidar olması lazım. AKP’ye açık çek CHP’li Tarhan’dan Adalet Bakanı Ergin’in cezaevi gezisine eleştiri: Bahçeli ‘idam teklifi’ bekliyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın idam cezası konusundaki değişiklik teklifini bir an önce TBMM’ye vermesini isteyerek “Biz diyoruz ki: Hodri meydan” diye çıkış yaptı. Partisinin grup toplantısında konuşan MHP lideri Bahçeli, AKP’nin varını yoğunu, Türkiye’yi “federasyon mezarlığına defnetmek” üzerine kurduğunu söyledi. AKP’nin başkanlık modeliyle ilgili Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na verdiği teklifin de bu kapsamda olduğunu ifade eden Bahçeli, “Erdoğan 2014 yılında cumhurbaşkanı olmanın değil, bölgesel yönetimlerin üzerinde başkanlık hanedanı tesis etmenin arayışındadır” dedi. Fotoğraf: NECATİ SAVAŞ ‘Tutuklu vekil’ protestosu ⅷ CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu komisyona, tutuklu vekil sorununa dikkat çekmek için gazetemiz yazarı, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay ile Zonguldak Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın fotoğraflarının basılı olduğu gömlekle geldi. Aslanoğlu’nun, “Bağımsız adaleti arıyoruz. Yarın size de lazım olacak Sayın Bakan” sözleri üzerine AKP Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, “Şov yapma” diyerek tepki gösterdi. AKP’NİN TASARISI TBMM BAŞKANLIĞI’NA SUNULDU Faşist düzende anadili de yok cezaevleri övülür K ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM’de Adalet Bakanlığı’nın 2013 bütçe görüşmesi, uzun tutukapatılan Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin eski savcılaluluk, Abdullah Öcalan’ın idamı ve rından CHP Milletvekili Ömer Süha Aldan, Bakan Ergin’e ilfaşizm tartışmalarına sahne oldu. ginç bir soru yöneltti. Aldan, Ergin’e, “MİT Müsteşarı Hakan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, açFidan’ın ifadeye çağrılması sonrasında Sayın Başbakan sizi çağırıp lık grevlerine ilişkin “duyarlılık ve ‘HSYK’ye git hepsi görevlerinden istifa etsinler’ dedi mi? HSYK soğukkanlılık” çağrısında bulundu. üyeleri de toplantı yapıp ‘İstifa etmeyeceğiz, yönetime aynen devam CHP Grup Başkanvekili Emine Üledeceğiz, ne yaparsanız yapın’ dediler mi? İbrahim Okur’la (HSYK ker Tarhan, “Cezaevine turistik 1. Daire Başkanı) bu konuda özel bir görüşme yaptınız mı” sorularıgezi yaptınız. Faşist düzende cenı yöneltti. Ergin ise iddianın gerçekdışı olduğunu belirterek “Ne zaevleri övülür. 12 Eylül’de de öyAdalet Bakanı böyle bir muamelenin muhatabı olur ne de HSYK le olmuştu” dedi. Adalet Bakanı’nın bu şekildeki bir telkinine muhatap olur” dedi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı’nın bütçesi kabul edildi. Görüşmeler sarasında nız? Masalara, duvarlara baktınız ama insanlakonuşan Bakan Ergin, açlık grevlerinin sonlandırıl ra bakmadınız. Gazetecilerin Silivri’yi aklaması ması için çalışmalar yürüttüklerini belirterek “İyi için çalışırken, o gün cezaevlerinde insanlar niyetli herkesle görüşmeye açık olduğumuzu diri diri yanıyordu. Cezaevleri sadece faşizmbelirterek tüm kamuoyunun bu konuyu siyasi de övülür. Benzeri bir tur 12 Eylül’de Mamülahazalara alet etmeden, aynı duyarlılıkla mak’ta yapılmıştı. Bir bakan ayağına galoş give soğukkanlılık içinde karşılaması için çağrıyip yemekler güzel olmuş der mi? 15 saat su da bulunuyorum. Tahriklere karşı herkes duolmayan cezaevinde bakan ‘Sular kesilmiyor’ yarlı olmalıdır” dedi. der mi? Evet der; ismi Sadullah Ergin ise der. CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, 12 Eylül çocukları 12 Eylül’ün ruhuna uygun iktidarın, mahkemeleri korkutma aracı olarak kuldavranırlar” diye seslendi. landığını belirterek “Ülkemizde aslında adalet rgin: İdamla ilgili çalışma yok yok. Adalet artık Türkiye’de sadece bir kadın Bütçenin kabul edilmesinin ardından, gazeteismi” dedi. Sivas katliamı sanıklarının zamanaşıcilerin sorularını yanıtlayan Ergin bakanlıkta mıyla kurtulduğunu, Deniz Feneri soruşturmasının idam cezasının geri getirilmesiyle ilgili herhangi buharlaştığını anlatan Tarhan, Adalet Bakanı’na bir çalışma yapılmadığını bildirdi. “Siz ne yaptınız? Silivri’ye turistik tur yaptı Tercümanın yoksa nık, savunma yapacağı oturumda tercümanını hazır bulundurmak zorundadır. Bu imkân, yargılamanın sürüncemede bırakılması amacına yönelik olarak kötüye kullanılamaz” düzenlemesi getirildi. Mevcut yasada “meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmeyen” sanıklara tercüman imkânı mahkeme tarafından verilirken, Türkçe bilip de anadilinde savunma yapmak isteyen sanıklar kendi tercümanını yanında getirmek zorunda kalacak. Anadilinde sözlü savunma imkânı, soruşturma aşamasını ise kapsamıyor. Düzenlemeye göre, kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan evli hükümlüler, 3 ayda bir kez olmak üzere 3 saatten 24 saate kadar eşleri ile ceza infaz kurumu personelinin yakın nezareti olmaksızın görüşme yapabilecek. Tutuklu ve hükümlünün izin süresi içinde gece konaklaması gerektiği takdirde kendi evi veya ana, baba, eş, kardeş veya çocuğunun evinde, güvenli görülen başka bir yerde kalmasına gidilen yerin valisi tarafından karar verilecek. ‘Erdoğan, HSYK’nin istifasını istedi mi?’ ‘Hodri meydan’ Erdoğan’ın gündeme getirdiği idam tartışmasına da değinen Bahçeli, AKP’nin iktidara geldikten sonra idam cezasının tamamen kaldırılmasını içeren Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sözleşmesi’nin 6 No’lu Protokol’ünün imzalandığını ifade etti. Bahçeli, şöyle konuştu: “Norveç’te katledilen 77 kişinin derdine düşen Başbakan’ın, şimdiye kadar Türkiye’de teröre kurban giden 30 bin canı aklına dahi getirmemesi anlaşılabilir değildir. Başbakan madem işi buraya kadar getirmiştir, bu durumda idam cezasının kaldırılması konusunda lazım gelen değişiklik teklifini bir an önce TBMM’ye vermelidir. MHP bu konuda her desteği sonuna kadar vererek idam cezasının tekrar getirilmesini sağlayacaktır. Biz diyoruz ki: Hodri Meydan.” E ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Hükümet, cezaevlerinde yapılan açlık grevlerinin gerekçelerinden olan anadilinde savunmaya imkân veren tasarıyı TBMM Başkanlığı’na sundu. Tasarıda, “meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilen” sanıkların “savunmasını daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabileceği” düzenlemesi getirildi. Ancak bu durum “Sanık, savunma yapacağı oturumda tercümanını hazır bulundurma zorundadır” şartına bağlandı. Tasarıda, anadilinde yazılı savunma yapılabilmesine ilişkin bir hüküm yer almıyor. Tasarıyla Ceza Muhakemesi Yasası’nın “Tercüman bulundurulacak haller” başlıklı 202. maddesinde değişikliğe gidiliyor. Bu maddeye eklenen yeni fıkrada, “Meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilen sanık, iddianamenin okunması, esas hakkında mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilir. Bu durumda sa Adalet Bakanlığı, satılacak silahları belirledi Hâkimlere suikast silahı İLHAN TAŞCI BDP Eşbaşkanı, açlık grevlerine destek için Kızıltepe’de düzenlenen mitinge katıldı Demirtaş: Öcalan’ın heykelini dikeceğiz MARDİN (Cumhuriyet) BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Kürtler’in katili Kenan Evren heykelini dikebiliyorsunuz da Kürt halkı önderinin posterini niye asamıyorlar? Öcalan’ın heykelini dikeceğiz” dedi. Demirtaş, cezaevlerinde süren açlık grevlerine destek için Mardin’in Kızıltepe ilçesinde düzenlenen eyleme katıldı. Kızıltepe Özgürlük Meydanı’ndaki miting öncesi polis ile bazı göstericiler arasında arbede yaşandı. Polis gaz bombası kullanırken, göstericiler taş attı. Olayların yatışmasının ardından BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yaklaşık 5 bin kişiye konuştu. Demirtaş, “Biz gelmeden önce yanılmıyorsam sizlere bir müdahale olmuş. Demişler ki ‘Öcalan’ın posterini asamazsınız’ Onu diyenlere açıkça sesleniyorum. Kürtler’in katili Kenan Evren’in heykelini dikebiliyorsu nuz da Kürt halkı önderinin posterini niye asamıyorlar? Daha heykelini dikeceğiz” diye konuştu. Açlık grevlerinin 64. gününe girdiğini anımsatan Demirtaş, “Ne için yemiyor içmiyor, o posterdeki önder için. Bal gibi asarız, taşırız. Biz ağır bedeller ödeye ödeye bugünlere geldik. Köy yakmalara, baskıya, zindanlara boyun eğmedik, İdris Naim’in copuna, gazına mı boyun eğeceğiz?” dedi. ANKARA Ovacık Cumhuriyet Başsavcısı Murat Uzun’un lojman girişinde terör saldırısnda yaşamını yitirmesinin ardından gündeme gelen hâkim ve savcıların silahlandırılması çalışmalarında sona gelindi. Adalet Bakanlığı, hâkim ve cumhuriyet savcılarının kişisel güvenliklerinin artırılması amacıyla satılacak yerli ve yabancı silah listesini belirledi. Listede suikast silahı olarak bilinen gölge silah Glock da var, Beretta da, Türk malı Atmaca da. Bir kişi sadece bir silah alma hakkına sahip olduğundan ancak tek tabanca tercih edebilecek. Silah ücretlerinin ödemesi peşin olarak yapılacak. Bütün hâkim ve cumhuriyet savcıları tercihlerini Adalet Bakanlığı’na ilettikten sonra, listedeki fiyatları aşmamak kaydıyla kesin fiyat listesi ve ücretin yatırılacağı hesap numarası ayrıca bildirilecek. Hâkim ve savcıların tercihleri 19 Kasım’dan itibaren UYAP üzerinden alınacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog