Bugünden 1930'a 5,415,159 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 14 KASIM 2012 ÇARŞAMBA kultur@cumhuriyet.com.tr 14 KÜLTÜR Fazıl Say, geçen hafta sonu Frankfurtlu müzikseverleri ‘Hezarfen’le ‘Uzay’a uçurdu ᮣ 4 saatlik konser çılgınca alkışlarla son bulduğunda, bakıyorum, yüzlerde en küçük bir yorgunluk belirtisi yok. Yorgunluk ne söz, daha şimdiden ertesi günkü öğle konserine hazırlıyorlar kendilerini. ‘Fazıl Say’la bir hafta sonu yaşama’nın keyfini katmerleştirmek üzere… kışlarında. Kimileyin, orkestranın ustalığından duyduğu coşkulu hoşnutluk okunuyor yüzünde. Besteleriyle kendi ruh yapısı arasında yakınlıklar kuruyorum. Büyük coşkunluklar, cezbeler, çalkantılarla dinginlikler, sessizlikler hep iç içe. Çalınıştan önce Hezarfen Ahmed Çelebi’ye adadığı Ney Konçertosu’yla ilgili açıklama yaparken, sonsuz düş gücüyle yerçekimine direnmeye kalkarken aslında insanlığın “geriye çekimi”ne baş kaldıran o “bin fenli”, “bin bilimli” geliyor gözümün önüne. “Hezarfen”i dinlerken, “çok şey bildiği” için Cezayir’e sürülen Çelebi’yi düşünüyorum ve Hayyam’ın “Var mı dünyada günah işlemeyen, söyle; / Yaşanır mı hiç günah işlemeden, söyle; / Bana kötü deyip kötülük edeceksen, / Yüce Tanrı, ne farkın kalır benden, söyle!” dizeleri geçiyor aklımdan. Dört saatlik konser çılgınca alkışlarla son bulduğunda, bakıyorum, yüzlerde en küçük bir yorgunluk belirtisi yok. Yorgunluk ne söz, daha şimdiden ertesi günkü öğle konserine hazırlıyorlar kendilerini. “Fazıl Say’la bir hafta sonu yaşama”nın keyfini bu kez Mozart’la, Haydn’la, Erkin’le, Say’ın “Boşanma” adlı yaylı çalgılar dörtlüsüyle katmerleştirmek üzere. İstanbul’a dönerken, uçakta, Salman Rushdie’nin son kitabını düşünüyorum. “Şeytan Âyetleri” adlı romanı yüzünden Humeyni’nin hakkında “ölüm fetvası” verdiği yıllar boyunca yaşadıklarını anlattığı “Joseph Anton” adlı kitabını. “Joseph Anton”, Rushdie’nin gizlilikte yaşamak zorunda kaldığı o yıllarda kullandığı takma ad. Sevdiği iki yazarın, Joseph Conrad ve Anton Çehov’un adlarından oluşuyor. Birkaç hafta önce Cumhuriyet Kitap’a yazdığım bir yazı düşüyor aklıma. “Nasıl bir ülkedeyiz!” diyorum kendi kendime. “Hayyam’ın birkaç dizesi yüzünden Fazıl Say yargılanıyor ülkemizde. Dünya alkışlıyor, ülkesi yargılıyor! Rushdie’nin ‘Joseph Anton’u yayımlanmalı ve okunmalı ki, Türkiye’de Joseph Anton’lar olmasın. Fazıl Say, on yıl sonra, sözgelimi Cemal Reşit Rey ve Adnan Saygun adlarından esinli ‘Cemal Saygun’ adlı bir kitap yazmak zorunda kalmasın…” ᮣ Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen ‘Fazıl Say hastaları’nın sayısı hiç de az değil. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın konserlerinin izini sürdüklerini anlıyorsunuz. Say nereye, onlar da oraya… İlhan Abi Arkadaşımız Miyase İlknur’un kaleme aldığı “İlhan Abi” (Cumhuriyet Kitapları) inanılmaz zenginliklerle dolu bir yaşamöyküsü kitabı. Son altmış yılın basın tarihinin ilginç olayları mı istersiniz, türlü sofrabaşı sohbetlerde konuşulanlar mı, aşklar, maceralar, geziler, siyasal ve düşünsel kavgalar, akla gelmeyecek nice sürpriz ayrıntılar, olaylar... Hepsinden de öte İlhan Selçuk adlı mucize insanın nasıl, hangi koşullarda yaşadığını, bireysel ve toplumsal acılarını, sevinçlerini, nasıl bir yaşam zenginliği içinde efsaneleştiğini, ayrıntılarla bezenmiş olarak okuyup, o benzersiz insana bir kez daha hayran olabilirsiniz. Gerçekten de bir mucizenin adıdır İlhan Selçuk. Her şeyin akşamdan sabaha değiştiği, insanların düşünceler ve çıkarlar arasında oradan oraya yorulmadan savrulduğu bir ülkede, ilkelerinden taviz vermeden, önüne konulan açık çeklere dönüp bakmadan, seksen beş yıllık onurlu bir hayat sürebilmek pek de kolay anlaşılabilecek bir hüner değildir. Yanı sıra soylu bir düşünürdür İlhan Selçuk. Hayat karşısında ne denli bilge bir tavrı olduğu yazılarının yanı sıra olaylar karşısındaki tutumundan da görülebilir. İlkesizler dünyasında ilkeli, çirkinlikler dünyasında güzel tutum ve davranış sahibidir. 1978 tarihli, eşi Handan Hanım’a yazdığı mektuptaki bir cümle, sanki onun bütün yaşam felsefesinin özeti gibidir: “Yaşamanın soylu ve güzel yanlarını benimseyerek, küçük duygu ve çıkarlardan arınarak hayatı sürdürmek en iyi yasadır.” Bütün büyük insanlar gibi, düşüncelerini en iyi kendi yaşam biçimiyle örneklemiştir İlhan Selçuk. Miyase İlknur’un kitabı işte bize bu örnek yaşamı, bütün zenginlikleriyle sunuyor. Belli ki çok iyi hazırlanarak yazılmış bir kitap. İlhan Selçuk’un ona bıraktığı belgeler de bu çalışmayı daha da zenginleştirip gerçek kılmış. Kitabın okurunu sarıp sarmalayan bir başka yanı da içtenliği. Yazar, o denli içten bir anlatımla kaleme almış ki diyeceklerini, okurunu da bu gönül dünyasına kolayca çekiyor. Devrim tartışmaları, sıkıyönetimler, gazete falan derken, moda deyişle, tarihsel bir “sörf” yaptırıyor okuruna. 675 sayfalık bir kitabı bu denli kolay okunabilen bir ilginçliğe büründürebilmek de kolay olmasa gerek. Kitapta basın dünyasının yanı sıra yolları İlhan Selçuk’la kesişmiş edebiyat dünyasının ünlü isimlerine de rastlıyoruz: Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Melih Cevdet Anday, Oktay Akbal’a ilişkin anılar da ilgi çekecektir. İlhan Abi, yalnız İlhan Selçuk’un değil, gazetemizin, basının ve ülkemizin de tarihidir. Dünya alkışlıyor, ülkesi CELAL ÜSTER Hezarfen’in düş gücü! FRANKFURT Oteldeki odam Main Irmağı’na bakıyor. Duvarda ise Alman dışavurumcu SchmidtRottluff’tan iki manzara. SchmidtRottluff, Naziler Almanya’da iktidara gelince resim yapması yasaklanmış bir ressam. Main, sessiz sakin akıyor. Her yolculuk yanına bir kitap ister bir başka yolculuğa kapı açsın diye. İki saat kadar sonra, Fazıl Say’ın menajeri Kadir Dursun’la otelin lobisinde buluşup “Fazıl Say Gecesi”ne gideceğim. Beklerken, Leonardo Sciascia’nın beni Sicilya’ya götüren “Şarap Rengi Deniz”ini okuyorum. Main, bozbulanık akıyor. Maestro Griffiths Lobiye indiğimde beni bir sürpriz bekliyor. Kadir Dursun’un yanında, gecede Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nı yönetecek olan Howard Griffiths. Griffiths hiç yabancımız değil. On yıl kadar Zürih Oda Orkestrası’nın sanat yönetmenliğini üstlenen, Kraliyet Filarmoni Orkestrası, Fransa Ulusal Orkestrası, Moskova Radyosu’nun Çaykovski Senfoni Orkestrası, Varşova Filarmoni Orkestrası, Basel Senfoni Orkestrası, Londra Mozart Players gibi saygın toplulukları yöneten Griffiths, uzun yıllardır Türk viyolacı Semra Griffiths’le evli ve bir ayağı hep Türkiye’de. Uzun süredir ülkemizde de konserler yönetiyor, Türk bestecilerin yapıtlarının seslendirilmesine özel bir önem veriyor. Ama beni asıl şaşırtan, Griffiths’in yeni kitabı oluyor. Maestro, çocuklar için bir müzik kitabı yazmış: “Cadı ile Maestro.” Almancası yeni yayımlanmış. İngilizcesi de 2013’te çıkacak. Karin HellertKnappe’nin nefis resimleri ve Fabian Künzli’nin bu kitap için bestelediği müziği içeren bir CD eşliğinde. “Fazıl Say Gecesi”ne doğru yola çıkmadan bir şeyler atıştırmak zorundayız, çünkü gerçek anlamda bir müzik maratonu bizi bekliyor: Say’ın “Hezarfen” Ney Konçertosu, “İstanbul Senfonisi”, Türkiye’de henüz seslendirilmeyen “Uzay Senfonisi” ve Say’ın yorumuyla Beethoven’ın “Ayışığı Sonatı”, ardından Chopin’den 3 Gece Müziği. zamanlamanın kusursuzluğunu daha iyi anlıyorum… Salon, kuşkusuz, dolu. Kuşkusuz, Türkler de var. Ama büyük çoğunluk Alman. Belki çok daha ilginci, dinleyiciler arasında, Almanya’nın başka kentlerinden, dahası Avrupa’nın başka ülkelerinden gelen “Fazıl Say hastaları”nın sayısının hiç de az olmaması. Onlarla biraz konuştuğunuzda, yıl boyunca Say’ın Avrupa konserlerinin izini sürdüklerini anlıyorsunuz. Fazıl Say nereye, onlar da oraya… Rushdie, Hayyam ve Say Amerikalı besteci Robbins öldü Ⅵ Kültür Servisi Merchant Ivory film şirketinin birçok filminin müziklerine imzasını atan Amerikalı besteci Richard Robbins, 71 yaşında yaşamını yitirdi. “A Room with a View/Manzaralı Oda” ve “Howards End” gibi filmlerin müziklerini yapan Robbins, eserleriyle iki kez Oscar’a aday olmuştu. Robbins’in 1979’dan 2005’e kadar Merchant Ivory’de müziğini gerçekleştirdiği filmler arasında Anthony Hopkins ve Emma Thompson’ın rol aldığı “The Remains of the Day/ Günden Kalanlar” ile Ralph Fiennes’in rol aldığı “Kontes” adlı film de bulunuyor. Arte’den canlı yayın Hessen Radyosu Senfoni Orkestrası’nın konser salonu çok özel bir salon. Çünkü aynı zamanda “tam teşekküllü” dev bir kayıt stüdyosu. Bin kadar dinleyici alıyor, ama Gece’nin burada yapılmasının ayrı bir anlamı var: Avrupa’nın en saygın kültürsanat TV kanallarından Arte, konseri canlı olarak yayınlıyor. Arte kameramanlarının kameralarına iliştirilmiş nota sayfaları hemen dikkati çekiyor. O zaman, bu tür konser çekimlerindeki Orkestranın yanı başında Say, Griffiths’in alıp götürdüğü orkestranın “Uzay Senfonisi”ni, “İstanbul Senfonisi”ni, “Hezarfen Ney Konçertosu”nu yorumlayışını salonda, onların yanı başında izliyor, dinliyor. Ben de zaman zaman onun dinleyişini izliyorum. Kimileyin, bu yapıtları sanki ilk kez dinliyormuşçasına çocuksu bir saflık beliriyor ba Okurlardan ‘ortak roman’ Ⅵ Kültür Servisi Güncel haber, kitap tanıtımı, söyleşi, portre yazılarıyla edebiyat tutkunlarının sanal buluşma noktası Edebiyat Haber sitesi, yeni projesiyle okurları roman yazmaya davet ediyor. www.edebiyathaber.net sitesinde yazarlarından Hasan Saraç tarafından kaleme alınan ve ilk bölümü 12 Kasım günü yayınlanacak olan roman, okurlardan gelecek yorum ve önerilerle şekillenerek yoluna devam edecek. ANDY WARHOL’UN CHRISTIE’S’TE 350’DEN FAZLA ESERİ SATILDI TRABZON DEVLET TİYATROSU OYUNU En pahalısı 1.2 milyon dolar Kültür Servisi Pop art akımının en önemli temsilcilerinden ABD’li ressam, film yapımcısı ve yayıncı Andy Warhol’un 350’den fazla eseri, New York’ta yapılan açık artırmada toplam 17 milyon dolara (yaklaşık 34 milyon TL) satıldı. Christie’s Müzayede Evi, internet sitesinde yaptığı açıklamada, en yüksek fiyata satılan eserin 1.2 milyon dolara (yaklaşık 2.5 milyon TL) alıcı bulan “Endangered Species: San Francisco Silverspot” (Nesli Tükenmekte Olan Canlılar: Gümüş Benekli San Francisco Kelebeği) adlı tablo olduğunu açıkladı. Warhol’un Jacqueline Kennedy’yi tasvir eden kolajı ise 626 bin dolara (yaklaşık 1 milyon 200 bin TL) satıldı. Müzayede Evi yetkilileri, koleksiyoncuların özellikle Warhol’un fotoğraflarına ve baskılarına ilgi gösterdiğini ifade etti. Açık artırmada 12 bin dolar İstanbul’dan ‘Ben Feuerbach’ geçti Kültür Servisi Trabzon Devlet Tiyatrosu’nca sahneye konan Tankerd Dorst’un “Ben Feuerbach” adlı oyununun İstanbul turnesi tamamlandı. DT’nin Cevahir 2 Sahnesi’nde 412 Kasım tarihleri arasında buluşan oyunu, Mehmet Ulusoy’a ithaf eden Diyarbakır DT sanatçısı Yurdaer Okur yönetiyor. Oyunda başrolü ise dinamik yorumuyla Hakan Meriçliler üstleniyor. Oyuncu adıyla da bilinen “Ben Feuerbach” uzun süre akıl hastanesinde yattıktan sonra tedavi olmuş, mesleğine tutkun bir oyuncudur. Bu uzun aradan sonra, bir tiyatronun oyuncu seçmelerine gelir. Karşısında bir zamanlar tanıdığı ünlü rejisörü görmeyi beklerken, onun asistanı tarafından karşılanır. İlk başta yaşadığı hayal kırıklığı, bir müddet sonra izleyicisinin tüm dikkatini kendinde toplamaya çalışan oyuncunun sergilediği bir kedifare oyununa dönüşür. Böylece seyirci Feurbach’ın şahsında oyuncunun kişiliğinin ve yaşamının katmanlarında dolaşmaya başlar. ‘Yeni Seyir Halleri’ söyleşisi Ⅵ Kültür Servisi İstanbul Avrupa yakasında sahne sanatları alanında bağımsız işler üreten tiyatroların birlikte oluşturdukları 7 Alternatif Tiyatro Mekânları Ortak Girişimi’nin sezondaki ilk etkinliği “Yeni Seyir Halleri” söyleşisi 17 Kasım saat 13.00’te Kadir Has Sahne’de. Alaçatı’da caz fırtınası Ⅵ Kültür Servisi Bu’ra Lokal, Kesre Otel ve Alaçatı Belediyesi’nin işbirliğiyle organize edilen Alaçatı Jazz Rüzgârı’na bu hafta Türk caz tarihinin önemli isimlerinden ve caz müziğe verdiği emeklerle tanınan Muvaffak “Maffy” Falay konuk oluyor. Konser 16 Kasım günü saat 23.00’te başlayacak. ‘Nesli Tükenmekte Olan Canlılar: Gümüş Benekli San Francisco Kelebeği’ Bono’dan mali kriz ziyareti Ⅵ Kültür Servisi U2’nun solisti Bono, bu hafta Washington’a giderek Demokrat ve Cumhuriyetçi partileri ziyaret edecek. Bono bu ziyaretinde, ABD’nin bütçesinde yaşanan mali krizle kesintiler konusunu yetkililerle konuşacak. değer biçilen Warhol’un otoportresi ise 50 bin dolara (yaklaşık 100 bin TL) alıcı buldu. Açık artırmadan elde edilen gelir, Andy Warhol Görsel Sanatlar Vakfı’na verilecek.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog