Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10 KASIM 2012 CUMARTESİ Mustafa Kemal... Hava kararıyor, daralıyor güneşin kaybolduğu sırada... Bir yürek çarpıyor, ardından şimşek, gök gürültüsü ve yağmur. Bugün cumhuriyetimizin kurucusu, “Aydınlanma Devrimi”nin yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 74. yıldönümü. Mustafa Kemal’in ölümünden 15 gün sonra, dönemin İngiltere Büyükelçisi Percy Loraine’nin Londra’ya özel bir kuryeyle gönderdiği, üzerine “40 yıl boyunca açıklanmayacak” damgası vurulan mektubundan bazı bölümler aktaracağım... Bu mektup, Atatürk düşmanlarının arttığı bu dönemde çok önemli çünkü... “... Korkarım gelecek kuşaklara Atatürk diktatör olarak aktarılacak. Bunun yanlış olacağı kanısındayım. Hem savaşta hem barışta evet o büyük bir liderdi ancak gerçek bir diktatör değildi. Ne yazık ki ben, şimdiye kadar onu anlatabilecek diktatör kelimesine ait bir tanımımız olduğuna inanmıyorum. Kendisi zaten ülkesinin insanları için yaşıyor ve çaba gösteriyordu. Hitler ve Mussolini’nin tersine, devlette idari ve yönetim fonksiyonları bulunmuyordu; af yetkisi, mahkemelere emir yetkisi yoktu. Diplomatik misyon temsilcilerini reddetme hakkına sahip değildi. ૽૽૽ Atatürk, Müslüman olarak doğmuş ancak yobazlık karşıtı bir kişi olmuştu. Doğruluğu sevmiş, günahtan nefret etmişti. İşini bilen, doğru yapan bir askerdi. Savaştan yana değil barıştan yanaydı. Bağımsızlığı elde ettiği andan itibaren barışın peşinde koşmuş ve bunu başarmıştı. Kemalist cumhuriyetin dostluk elini uzatmadığı ve aralarında Osmanlı İmparatorluğu’nun düşmanlarının da bulunduğu tek bir komşusu bile yoktur. Uzatılan dostluk eli çoğunlukla tutulmuş, sarf edilen çabalar, Doğu’nun bu bölgesinde daha geniş kapsamlı bir barış sağlanmıştır. Mustafa Kemal, yapılması gerektiğine inandığı şeyleri korkusuzca yerine getirmekten asla vazgeçmemiştir. Hastalığının ağırlaştığı anlarda bile, ölüme çok yaklaşmış olsa bile, korku asla ne yüreğine ne beynine yerleşmeyi başarmıştı. Halkına hayatlarını, onur ve şereflerini, insanca yaşama yolunu vermiş, en önemlisi onlara haklarına sahip çıkmaları için bağımsızlığı tattırmıştır.” Percy Loraine, 19341939 yılları arasında İngiltere’nin Türkiye Büyükelçisi’ydi... Türkiye’yle İngiltere arasında, 19. yüzyılda kesilmiş olan yakın diplomatik ilişkileri yeniden canlandırmada etkin rol oynamıştı... ૽૽૽ Atatürk’ün ölümünün ardından Percy Loraine’nin yazdığı mektuptan ve ayrıca 10 Kasım 1948’de BBC’de yaptığı konuşmadan yine bazı bölümleri aktarayım: “Atatürk Batı’da ‘yes men’ ve uzun süredir Türkiye’de ‘evet efendimci’ olarak tanımlanan davranışlardan hoşlanmaz, onları aşağılardı. En çok sömürücüleri sevmez, açıkgözleri hor görürdü. Ahmak ve dalkavuklara tahammülü yoktu. Bir insanın onun için çalışıyor olması düşüncesine hoş bakmazdı. Çünkü o insanları ve ülkesi için düşünüyor ve çalışıyordu. Atatürk biliyordu ki yaşam uzun, çetin ve sürekli bir sınavdır. O yüzden öğrenmeyi, sorulara yanıt bulmayı yaşamı boyunca sürdürdü. Türk milletine duyduğu inancı hiç yitirmedi, onların özgüvenini tazeledi, akıllarını özgürleştirdi, enerjilerini güçlendirdi, yıpranmış bir geçmişi gömdü, geleceğin kapılarını ardına dek açtı... Halkıyla inanç birliği yaptı... Onun dış politikası, barışa, dostluğa, uzlaşmaya ve savaşı önleyecek garantilere dayanıyordu. Atatürk’ü dinleyenler çok iyi biliyordu ki her sözünde şaşmaz bir maksat vardı, yorulmak bilmez bir sorgulama gücü... ૽૽૽ Dimdik, tam erkek bir endam... Düzgün yüz hatları... Keskin duru mavi gözler, dik kaşlar... Aklı da bedeni de harekete atılmaya hazır bir zemberek gibi...” Mustafa Kemal buydu! B.ŞEHİR TASARISI Meclis’te ‘cemevi’ gerginliği ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM Genel Kurulu’nda, Büyükşehir Tasarısı’nın görüşmeleri sırasında “cemevi” tartışması yaşandı. 37 maddelik tasarının görüşmelerine dün devam edilirken CHP, tasarının belediyelere mabetler yapma yetkisi veren 17. maddesi üzerinde önerge vererek mabetler arasında cemevinin de sayılmasını istedi. Ancak bu önerge, AKP’lilerin oylarıyla reddedildi. İçişleri Komisyonu Başkanı Muammer Güler, Diyanet tarafından ibadet yeri olarak kabul edilmediği için cemevlerinin tasarı kapsamına alınmadığını söyledi. Bu duruma “Böyle geri zekâlı bir düşünce olabilir mi” diye tepki gösteren CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, komisyon sırasında oturan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in üzerine yürümek istedi. CHP’liler Genç’i engelledi. Görüşmelerde MHP’li Lütfü Türkkan’ın AKP’lilere “Sizde biraz namus, haysiyet olsa bu yasanın karşısına dikilirsiniz” şeklindeki sözleri kavga çıkardı. Türkkan’ın üzerine yürüyen AKP’lilerle MHP’liler arasında arbede yaşandı. AKP’lilerin “Namussuz sensin. p.ç, e..oğ..eş..k” dediği duyuldu.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog