Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

10 KASIM 2012 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Düşmeli yola... Bir ihaneti anlatmaya giriyoruz bugün... Dillerimizde şarkılarımız olacak... Ellerimizde küçük bayraklar... ૽ Hadi çocuklar.. Dertliyiz... İçimizde bir hüzün... Bir cennet ülkenin aydınlık yüzlü, başı dik, gururlu, şen ve mutlu bireyleri olmak yerine... İlkelliğin ve çağdışılığın bataklığına yuvarlanmış bir talihsiz yurdun üzgün insanları olarak... Başımızı Afyon mermerinden sabır taşlarına vurmaya gidiyoruz... ૽ Hadi çocuklar... En büyük esarettir korku... Nereye gitseniz, hücreniz sizinledir... Her adım attığınızda, zinciriniz sizinle gelir... Karanlığın içinde kalırsınız... Açamazsanız eğer, en zifiri zindan gözlerinizdir... ૽ Küçük bayraklarınızı alın... 3 Mustafa Kemal’in?.. Ya da niçin ona giden kır çiçeklerini bile vurdular?.. ૽ Hadi çocuklar... Çiçek çiçek açın bulvarda... Papatyaları, karanfilleri, menekşelerisiniz bu toprağın... Renk renk... Bizler; ezik, yoksul, geri kalmış bir ülkenin bireyleri olmak istemiyoruz sadece... Çocuklarımız aydınlık ufuklar yerine, karanlığa yürüsünler istemeyiz... Yine günlerden; aydınlık hayallerimizi geri isteme günüdür... İstemezsen... Mustafa Kemal asıl o zaman ölür. ૽ Yüzümüz ışığa dönük... Şaşırmadan yürümeliyiz ışığa doğru... Onun için karanlığın hedefinde ışığımızı söndürmek var... Sönmesin... Haydi çocuklar... Bayraklarınızı alın gelin... Atatürk’ün Ölüm Yıldönümünde Erdoğan Köprüleri Atıyor! Bugün Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü… Ölümünden 74 yıl sonra, kurduğu rejimi değiştirme önerisi kamuoyuna sunuldu: AKP’nin Anayasa Komisyonu’na verdiği ‘başkanlık rejimi’ önerisi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, partisi içinde, kendinden başka kimseyi pek önemsemediğinin işareti. Dün Prof. Mümtaz Soysal’ın da yazdığı gibi, bu öneri her şeyden önce bir “rejim değişikliği” içermektedir… Onur Öymen’in kulakları çınlasın: Son kitaplarından biri “Demokrasiden Diktatörlüğe, İktidar Uğruna Demokrasiyi Feda Edenler” adını taşıyordu… AKP’nin bu son önerisi, padişahlıktan, (teknik deyimiyle, halifesultanlık’tan) demokratik Cumhuriyete geçen Türkiye’nin yeniden tek adam diktatörlüğüne dönüş özlemini simgeliyor. Bu özlem gerçekleşebilir mi? ૽૽૽ AKP’nin bu yeni önerisi ABD’deki başkanlık sistemini bile aşan bir tek adam diktatörlüğünü öngörüyor: Çünkü orada Türkiye’deki gibi “parti disiplini” yok. Türkiye’deki yapı, önerideki yetkilerle donatılan “başkan”ın yürütme, yasama ve yargı üzerindeki mutlak egemenliğini getiriyor! ૽૽૽ Tek adam diktatörlüğüne dayanan bu yeni rejim önerisi, Meclis ya da halk tarafından kabul edilebilir mi? ૽૽૽ Adı, kanlı cinayetlerle tanınan bir PKK liderinin, hapisteki bir mahkum olarak verdiği “gizli tanık” ifadelerinin, askerleri, sivilleri, yazarları, gazetecileri suçlamak için yeniden gündemin başına oturtulduğu bugünlerde böyle bir önerinin gündeme getirilmesindeki zamanlama düşündürücüdür. ૽૽૽ Gerek genel kamuoyunun, gerek önemli bazı muhafazakâr yazarların, gerekse AKP içinde bile bazı kimselerin, tek adam diktatörlüğüne yol açacak böyle bir rejim değişikliğine karşı oldukları biliniyor… Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de çeşitli konuşmalarında bu öneriye mesafeli durduğunu birkaç kez açıkladı… Şimdi, kamuoyunda “iki başlılık” diye anılan, AKP yandaşlarının “Nifak sokmayın!” diye karşı çıktıkları, GülErdoğan arasındaki görünür olan ve herkesin dikkatini çeken farklılıklar, bu öneri ile yeni bir boyut kazanıyor: Üniversite rektörlerini atama yetkisinin bile fazla olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Gül, bu öneri karşısında nasıl bir tutum takınacak… Sadece kendi siyasal kaderini değil, Türkiye’nin yazgısını da çok ciddi bir biçimde etkileyecek olan bu öneri hakkında yorum yapacak mı… Yaparsa bu yorum, destek tınısı mı, eleştiri havası mı taşıyacak? Ya genel kamuoyu… Ya Meclis’teki muhalefet partileri, CHP ve MHP… Ya muhafazakâr kamuoyu… Hatta AKP içindeki kişilik sahibi, aklı başında olan politikacılar… Ne diyecekler bu son öneriye? ૽૽૽ Türkiye, Erdoğan’ın eliyle, yine büyük bir gerilimin içine sokuluyor… Çok sık eylem ve söylem değiştiren, her değiştirdiği eylem ve söylemi çok sert bir biçimde empoze etmeye çalışan, karşı çıkanları ise aynı sertlikle suçlayan bir politikacı Erdoğan… Dilerim “rejimi değiştirerek” Türkiye’yi tek adam diktatörlüğüne götürecek olan bu öneri, yeni kamplaşmalara, kutuplaşmalara, sertleşmelere ve seviyesizliklere yol açmaz. Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha özlemle anıyoruz! Alın Bayraklarınızı, Hadi Çocuklar... Ve koca yüreklerinizi... Şarkılarımız vardı bizim: “Güneş ufuktan şimdi doğar...” Güneş gibi olmalı bugün... ૽ Hadi çocuklar... Mesele siyasi değildir... Bunun bir istila, bir yok ediş, bir bitirme, bir silme, bir tüketme, bir yıkma olduğunu hâlâ bilmeyen mi var?.. Yoksa ne istersin kitabımdaki fotoğrafından, Kuşhan’a ceza Ⅵ İstanbul Haber Servisi Diyetisyen Muzaffer Kuşhan’a ait Polonezköy’deki zayıflama kliniğinde 2008’de ölen Dila Kurt’un ölümüne ilişkin açılan davada mahkeme Kuşhan’a “Taksirle ölüme neden olma” suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanığın işlediği suçtan dolayı yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla, tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede olumlu kanaat oluştuğundan cezanın ertelenmesine, sanık hakkında 3 yıl denetim süresi belirlenmesine hükmedildi. Yine Çağlayan, yine kavga Ⅵ İstanbul Haber Servisi Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’ndaki İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Fevzi Ağırman ve Naif Kaya’nın sanık olarak yargılandığı, Mihdi Arslan’ın da müşteki olarak yer aldığı “dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik” davasında ara karar verilmesi için taraflar dışarı çıkarıldı. Adliyenin dışındaki araçlarından çıkardıkları sopa ve taşlarla kavgaya tutuşan taraflardan 4 kişi başlarına aldıkları darbelerle, bir güvenlik görevlisi de parmağından hafif yaralandı. Polis, kavgayı ayırmak için havaya ateş açtı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog