Bugünden 1930'a 5,432,496 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

3 EKİM 2012 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER CHP grubunda milletvekillerinin tutukluluğu 1 dakikalık alkışla protesto edildi 5 olmadı...” (Umur Talu’nun yazısından.) 2010 yılında Zonguldak Karadon’da gaz sıkışmasından kaynaklanan patlamayla maden işçileri göçük altında kalarak ölmüşlerdi. Tüm Türkiye’nin yüreği yanıyordu. Dönemin Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’e yerel TV kanalında soruldu: “Cesetler yanmış mıydı?” Dinçer: “İlk 1920 cesedimizde bahsettiğiniz türden herhangi bir şey yok. Acı çekmeden, güzel öldüler. Güzel öldüklerini rahatlıkla söyleyebilirim.” ૽૽૽ Türkiye’yi yönetenler hep aynı görüşte. Aralarında fark yok! Güzel öldüler, genç yaşta şehit düşmek herkese nasip olmaz. Türkiye’yi yeni baştan imam hatiplerle donat, yüzünü Batı’ya değil Doğu’ya dön, kendini Hamas liderinin deyişiyle “İslam dünyasının lideri” olarak gör, CHP’yi aşağılayıcı bir dille suçla, sonra da çağrı yap: “Gelin birlikte Kürt sorununu çözelim!” ૽૽૽ Türk Silahlı Kuvvetleri ve polis, Güneydoğu’da çatışıyor... Asker ve polis kısıtlı olanaklarıyla terörle mücadele ediyor. Ana kuzuları şehit düşüyor... Kolu kanadı kırılmış bir ordu, eksik istihbarat bilgileriyle yılmadan PKK’yle vuruşuyor. ૽૽૽ Koşullar ne olursa olsun, “kana kan intikam” duygularıyla terörün önüne geçilmeyeceği gerçeğini herkesin bilmesi gerekir. 30 yıllık süreç bunu gösterdi topluma... Artık evlere ateş düşmesin, şehit cenazeleri gelmesin, Türk ve Kürt çocukları ölmesin. Demokratik ve özgürlükçü yeni sivil anayasa... Üniter devlet çatısı altında eşit yurttaşlık... Bunları gerçekleştirmek, seçim barajını yüzde 10’dan hiç olmazsa yüzde 5’e çekmek o denli zor mudur? Bugün tüm siyasal partilerde “parti içi demokrasi” yok... Hele AKP’de hiç mi hiç yok! Benim de umudum yok! ‘İlahlık iddiasında’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, AKP kongresinde Cumhuriyet’in de aralarında bulunduğu muhalif basın organlarına “sansür” uygulayan Başbakan Tayyip Erdoğan’ı “ilahlık iddiasındaki firavunlara, nemrutlara” benzetip “namert”likle suçladı. Kendilerinin ise Nemrut’un zulmüne direnen Hz. İbrahim’i örnek aldıklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Bu ilahlık iddiasıdır, bu ilahlık iddiasına bu şirke teslim olanlara sesleniyorum. Bu putlar yıkılır, bu zalimler defolur giderler” dedi. Kılıçdaroğlu, yeni yasama yılının ilk grup toplantısına yaşamını yitiren sanatçı Berkant’ı anarak başladı. “Milletvekillerinin hapiste, millet iradesinin tutsak olduğu, yaralı” bir Meclis tablosuyla karşı karşıya olunduğunu belirten Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine milletvekillerinin tutukluluğu 1 dakika boyunca ayakta alkışlarla protesto edildi. Çözüm konusunda geçen yıl Meclis Başkanı’nın gözetiminde “protokol imzaladıklarına” işaret eden Kılıçdaroğlu, “Mert adam o protokolün arkasında durur. Durmayan adama ne denir, kimse kusura bakmasın ama namert denir” diye konuştu. Hainlik tartışmasını da anımsatan Kılıçdaroğlu, “parlamento kararı olmaksızın yabancı askerleri ülkesine davet edene hain deneceği” yönündeki görüşlerini de yineledi. işaret etti. Kılıçdaroğlu, “Barzani’yle terör örgütünü himaye ettiği için mi gurur duyuyorsunuz?” diye sordu. Önce 1923’ü öğren: Güya hedefi 2023’müş, sen önce 1923’ün ne olduğunu anla da sonra 2023’te gel. Takılmış bir plak gibi, Barzani’nin Hamas’ın önünde CHP’ye hakaret ediyor. 1940 kafasıyla 2023’ü senin anlaman mümkün mü? Erdoğan’ın kefeni cepli: Erdoğan, “Kefenimi giydim yola çıktım” diyor. Biliyorsunuz kefen dediğimiz şey, Müslümanlıkta temiz sade bir kumaştır. Cebi falan da yoktur. Ama Tayyip Erdoğan’ın kefeninin cebi var. Cebellezi lafı da buradan geliyor zaten. Yahu arkadaş madem kefenden söz ediyorsun, peki çalma, çırpma, kul hakkına el uzatma huyundan niye vazgeçmiyorsun? Milleti kefen parasına muhtaç hale getirdin. Firavun, Nemrut, şirk koşanlar: Diyor ki Dadaloğlu; “Okuduğun tutmaz oldu âlimler/Kalktı da adalet arttı zulümler/Terlemeden mal kazanan zalimler/Can verirken soluması zor imiş.” Firavun’lar, Nemrut’lar, onların kefenlerinde cep vardı. Bazıları Nemrut’u örnek alsa da firavun gibi davransa da biz Hazreti İbrahim’i örnek alacağız, onun gibi davranacağız. Firavunlaşan bazıları toplumun üzerine baskı kurmak istiyor. Güç hastalığına yakalanıyor. Bu ilahlık iddiasıdır, bu ilahlık iddiasına bu şirke teslim olanlara sesleniyorum. Bu putlar yıkılır, bu zalimler defolur giderler. Bu şovlar, Roma İmparatorluğu’nun saray gösterisinden başka bir şey değildir. Benim de Umudum Yok!.. İleri demokrasi, özgürlük, insan hakları, terörle mücadele, Kürt sorunu, komşularımızla ilişki, Barzani, Hamas lideri, Müslüman ülkelerin gözbebeği... Hele hele AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in, gazetecilerin “Cumhuriyet gazetesinin kongreyi izlemesi niçin engellendi” sorusuna “Hepinizde Cumhuriyet damarı var” deyip yaptığı ilginç açıklama: “Evimize gelmeyeni niye düğünümüze davet edelim!” Cumhuriyet’in TBMM’de bürosu var... AKP’yi arkadaşımız Erdem Gül izliyor. Çelik, akredite edilmediğimizde Cumhuriyet Ankara Bürosu’na, “Bu beni aşar” diyor. Aslında ben kongreleri izlemiyorum bir süredir... CHP kurultayını da izlememiştim... Önemli olan izleyip izlememek değil, özellikle Başbakan Erdoğan’ın tutumu. Yaptığımız gazetecilik, o kadar... Sık sık değindiğim gibi Türkiye ilginç bir dönemden geçiyor... Yüzünü Batı’ya değil, Ortadoğu’ya dönüyor... Suriye’de demokratik hak ve özgürlüklerin olmadığını söylerken Suudi Arabistan, Katar gibi baskıcı rejimlerin liderleriyle işbirliği yapıyor, El Kaide militanlarının Hatay, İskenderun, Samandağı üçgeninde cirit atmasına göz yumuyor. ૽૽૽ Genç ölümler karşısında “Bu yaşta şehit olmak herkese nasip olmaz” diyen, atamalarını bekleyen öğretmenleri Eminönü’ndeki güvercinlere benzeten bir siyasal iktidarı ben bu yaşıma dek Türkiye’de görmedim. Görüşmeci öğretmen adaylarının temsilcilerinin aktardığına göre Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, yanındaki milletvekiline şöyle diyor: “Ben onları Eminönü’nde bekleyen güvercinlere benzetiyorum. Bekliyorlar ki biri önlerine yem atsın. Allah’tan çocuklarım memur ‘OKUDUĞUNU ANLAMAMIŞ’ doğan’ın terör sorununun Kılıçdaroğlu, Başbakan Er çözümüne ilişkin yaptığı çağrıya, “Bizim görüşümüz belli. Bizim kapımız açık. Gelsinler görüşürüz” dedi. Kılıçdaroğlu, terör sorunun çözümü konusunda Başbakan’a yol haritasını yazılı verdiklerini belirterek “Onu bile anlamamış. Elindeki metni okuyamayan birisi, anlayamayan birisi 1923’ü tabii ki de anlayamaz. İktidardaki bu bölücülere, fitnecilere asla izin vermeyeceğiz. İçte ve dışta barışı tehdit edenlere, ahlak düşmanı haramzadelere fırsat vermeyeceğiz. Zulüm düzenini yıkıncaya kadar yolumuza devam edeceğiz” dedi. ‘Yalan söylediler’ CHP olarak aralarında Cumhuriyet’in de bulunduğu 10 dolayındaki basın kuruluşuna konulan ambargo nedeniyle AKP’nin kongre şovuna katılmadıklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Biz katılmamışız ama kongrede CHP de burada dediler. Yalan da söylüyorlar. Biz bu darbeci yaklaşıma tepkisiz kalmadık. Kalmamamız da gerekir” dedi. Cumhurbaşkanı Gül’ün de basın özgürlüğü konusundaki uyarılarına karşın dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “AKP, Tayyip Erdoğan’ın babasının çiftliği olabilir. Bizim derdimiz, o değil. Der dimiz, Türkiye Cumhuriyeti’ni babasının çiftliği gibi görmüş olmasıdır. O kongrede Türkiye’nin onuru ve şerefi ayaklar altına alındı” dedi. Kongrede, Atatürk’ün kurucusu olduğu Türkiye’nin kurucu partisi CHP’ye terör örgütünü himaye eden Barzani’nin önünde hakaretler edildiğini, yuhalandığını belirten Kılıçdaroğlu, salonda Barzani’nin ise “Türkiye sizinle gurur duyuyor” sloganlarıyla alkışlandığına Çiller,Erbakan’ı suçladı 28 Şubat soruşturması kapsamında ifade veren Çiller, dönemin komuta kademesini görevden almayı önerdiğini ancak Erbakan’ın ‘Demirel imzalamaz’ diyerek kabul etmediğini söyledi BDP’Lİ KIŞANAK: ÖNCE GÜVEN SAĞLANMALI G azeteciler komisyonda ‘28 Şubat’ta yazıyordum bugün yazamıyorum’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu, 28 Şubat’la ilgili dönemin gazetecilerini dinledi. Gazeteciyazar Mehmet Altan, komisyondaki sözlerine, “28 Şubat’ta medyada yazı yazabilen biriydim. Bugün o imkândan mahrumum” sözleriyle başladı. Darbelerin “Türkiye’nin kendi gücü ve menfaatı ile dünya sistemi arasında ilişki kuramadığı zamanlarda olduğunu” ifade eden Altan, ABD’nin ve uluslararası güçlerin izni olmadan Türkiye’de darbe olmayacağını belirtti. “28 Şubat’ın nedeni Erbakan’ın dış politikasıdır” diyen Altan, darbelerin dış siyasetten sapmalar dönemine denk geldiğine dikkat çekerek şöyle konuştu: “27 Mayıs 1960’ta hükümet Batı’dan talep ettiği kaynağı alamayınca yönünü Rusya’ya dönmüştür. O dönem Başbakan’ın asılmasının gerekçesi onlara göre NATO’ya ihanettir” dedi. İsim vermeden halen 28 Şubat soruşturması kapsamında cezaevinde bulunan dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir’i işaret eden Altan, kendisine “Makatına süngü takar dolaştırırım” diye mesaj gönderildiğini kaydetti. Altan, darbelerin dış boyutuyla ilgili olarak da Balyoz davasına vurgu yaparak “Türkiye bir NATO ülkesidir. Bunu kabul etmezseniz Balyoz’u açıklayamazsınız. Siz bırakın bir paşayı yargılamayı, onun ikamet ettiği eve bile giremezsiniz” dedi. Komisyonun sorularını yanıtlayan gazeteci Yavuz Donat sürecin “göz göre göre geldiğini” belirtti. Olayı eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya’dan öğrendiğini söyleyen Donat, Erkaya’nın kendisine “28 Şubat’ta kıyamet kopacak” dediğini aktardı. Donat, “STK ve kanaat önderlerinin katkıları olmasaydı, medya desteği olmasaydı Türkiye’de bu darbelerin, muhtıraların olması mümkün değildi” dedi. Gazeteci yazar Fehmi Koru da 28 Şubat’ta ABD’nin bir noktaya kadar dahlinin olduğunu düşündüğünü ancak fiili bir müdahaleye dönüşmesini de istemediğini kaydetti. ‘Göz göre göre geldi’ ANKARA (Cumhuriyet nı iddia ederek, “CIA ajanı olduğum, Yüce Divan’da Bürosu) REHAFYOL hüyargılanacağım yönünde kümetinin Başbakan Yarhaberler yapılıyordu. Bundımcısı ve eski başbakanların hepsinin BÇG faalilardan Tansu Çiller, 28 Şuyeti olduğunu düşünüyobat sürecine ilişkin yürütülen rum” diye konuştu. Şimdisoruşturmada “mağdur/talik kimseden şikâyetçi olnık” sıfatıyla ifade verdi. İfamadığını belirten Çiller, desinde dönemin Başbakanı “BÇG faaliyetlerinin asıl Necmettin Erbakan’ı üstü mağduru benim” dedi. örtülü olarak suçlayan Çiller, “ Ben Sayın Erbakan’a sıl hedef DYP’ ‘Dönemin Genelkurmay Tansu Çiller, adliyeden Başkanı İsmail Hakkı Kaayrılırken, gazetecilere de radayı dahil komutanları açıklamalarda bulundu. İfaemekliye sevk edelim’ diye de sırasında daha çok savcıönerdim. Ancak Erbakan yı dinlediğini belirten Çiller, bu kararlara ‘Cumhurbaş28 Şubat’a ilişkin özetle şunkanı imzalamaz’ diye karşı ları kaydetti: “Gerçekten çıktı” dedi. Dönemin kabiçok geniş kapsamlı bir sonesinde görev yapan RP’li ruşturma ve bir çalışma süRecai Kutan, yıllar sonra reci tamamlanıyor. Bu süverdiği bir mülakatta Erbareç içerisinde üzüntüyle kan’ın “28 Şubat kararlagörülüyor ki, o dönemin rına neden direnmediğihükümetinin özellikle Doğni” açıklarken, Çiller’i kasru Yol Partisi kanadı hedef tederek “Ortağımız çürük seçilmiş. Birinci amaç olaçıktı” ifadesini kullanmıştı. rak, ‘DYP’yi çökertmek Tansu Çiller, 28 Şubat süiçin’ BÇG kapsamlı bir çarecine ilişkin 15 yıllık suslışma sürdürmüş. Bunu kunluğunu, dün ifade veryapmak için, bu partinin İstanbul’dan uçakla Ankara’ya inen Çiller, adliyeye mek için geldiği Ankara Adpersonel girişinden girdi. Çiller’i kapıda, terör ve genel başkanını (kendisini liyesi’nde bozdu. Yaklaşık darbe suçlarına bakmakla görevli Başsavcı Vekili kast ediyor) o dönemde 2.5 saat süren ifade boyunMurat Esen, “Hoş geldiniz Sayın Başbakanım” diyeörtülü ve doğrudan yıpca, soruşturmayı yürüten rek karşıladı. Basının yoğun ilgisi nedeniyle zorlukratabilmek için her türlü savcı Mustafa Bilgili, Çilla adliyeye giren Çiller, soruları yanıtsız bırakırken, haber ve imkânın kullaler’e soruşturma dosyasında sadece gülümsemekle yetindi. Çiller’in baştan aşanılması gerektiğini birinci yer alan Batı Çalışma Guğı “beyazlar” giymesi dikkati çekti. amaç olarak belirlemişler. rubu’nun yapısını ve çalışBu yakın tarih, çok farklı malarını anlatan belgeler gösterdi. O dönem, İçişleri Bakanı dönemin Başbakanı Necmettin Er yazılmış, millete farklı algılatılmış. Meral Akşener tarafından da kendi bakan ile bir toplantı yaptığını belirten Sonuçta bir dönem demokrasi dısine buna benzer belgeler getirildiği Çiller, krizi çözmek için yaptığı giri şı yöntemlerle ve milletin Meclis’e ni belirten Çiller, savcıya “Hükümeti şimleri sıraladı, üstü örtülü olarak Er yolladığı aritmetik tahrip edilerek, devirmeye yönelik çalışma oldu bakan’ı suçladı. Çiller, “Ben sayın milletvekili ikna odaları kurularak, ğunu ilk kez Meral Akşener’den Erbakan’a ‘dönemin Genelkurmay milletvekili transferleriyle yeni hüduydum. Elinizdeki belgeleri gö Başkanı İsmail Hakkı Karadayı dahil kümet kurdurulmuş ve bizim içinrünce kafam şimdi daha da netleş komutanları emekliye sevk edelim’ di de bulunduğumuz hükümet düşüti” dedi. Çiller ifadesinde, 28 Şubat ye önerdim. Ancak Erbakan bu ka rülmüştür. Bütün bunların hep1997’de yapılan MGK’de alınan irtica rarları ‘Cumhurbaşkanı imzalamaz’ sinden daha önemli olan milletin ile mücadeleye yönelik kararlar ne diye karşı çıktı. Bunun üzerine mağduriyetidir. Çünkü, millet bu deniyle dönemin Genelkurmay Baş ben de ‘erken seçime gidelim’ öne aşamada sadece milli iradenin ipokanı İsmali Hakkı Karaday ile yap risi yaptım. Erbakan, bu öneriye de tek alındığı bir dönemi yaşamamış. tığı görüşmeyi de anlattı. Karadayı’ya erken seçim kararını Meclis’ten Batırılan bankalarla, fakirleştirilen “Alınan bu kararlar demokrasiye çıkarmamız zor yanıtını verdi” ifa ülkeyle, trilyonla ifade edilen mikyakışmıyor” dediğini aktaran Çiller, delerini kullandı. tarları bir yük olarak üstüne almış “Türkiye’nin Batı’daki imajı zeve bunun açısını çekmiştir.” ağdur oldum’ deleniyor diye uyarıda bulundum. Tansu Çiller, sürece ilişkin asıl Ancak Karadayı, bu değerlendirÇiller, o dönemde kendisi ve aile görüşlerini Meclis Darbeleri Araştırmelerime katılmadı” dedi. si hakkında yıpratma amaçlı çıkan ha ma Komisyonu’nda anlatacağını sözKararların alınmasının ardından berlerin BÇG tarafından yaptırıldığı lerine ekledi. Öcalan muhataptır ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak, Kürt sorununun çözümü konusunda yeni bir diyalog sürecini başlatmak için güven geliştirici adımlara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, TBMM’nin bu konuda sorumluluk alması gerektiğini belirtti. Kışanak, “Kürt halkı Öcalan’ı ‘halk önderi’ olarak görüyor. Öcalan müzakere ve diyalog sürecinde muhatap alınmalı. Öcalan rolünü oynayabileceği koşullara kavuşmalı” dedi. Kışanak, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Oslo görüşmelerini biz kestik” diye itirafta bulunduğuna dikkat çekerek “Kamuoyuna kocaman bir yalan söylüyorlardı: ‘Görüşme masasını PKK devirdi. Bunlar savaş istiyor.’ Oslo sürecinden çıkarılabilecek en önemli ders budur: Yalan söylemekten vazgeçeceksiniz. Halka da, muhataplarınızı da, bize de yalan söylemeyeceksiniz” diye konuştu. Kışanak, Oslo’ya benzer bir sürecin başlaması durumunda hükümetin önerilerini duymak istediklerini belirterek “Açıkça söylüyoruz; birlikte yaşamak istiyoruz. Mevcut durum birlikte yaşama projesi değildir. Her sabah çocuklarımız ‘Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ diye güne başlamayacaklar.” AKP kongresinde kamuoyuna dağıtılan 2023 vizyonu adlı belgenin çözüm olarak sunulamayacağını dile getiren Kışanak, “Bu yaklaşımın kendisi gayri ciddidir. Çözümü 2023 yılına erteliyor. Kim öle kim kala Başbakan” dedi. Kışanak, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in anayasa çalışmalarına paralel olarak hak ve özgürlüklerle ilgili ortak çalışma başlatılması çağrısını önemli ve anlamlı bulduklarını belirtti. ‘A Gültan Kışanak ANTİKAPİTALİST MÜSLÜMANLAR Beyazlar içinde geldi ‘Kapitalizm Allah’ın düşmanı’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Antikapitalist Müslümanlar “İtiraz” başlığıyla manifestolarını açıkladı. “Emeği, ekmeği, alın terini ve hakkı müdafaa etmek için” sloganıyla duyurulan manifestoda, kapitalizm ve İslamın birbirine zıt sistemler olduğunun altı çizildi. Antikapitalist Müslüman grup, “Kapitalizm Allah’ın düşmanıdır. İnsanlığın, doğanın, yoksulun, açın, mahrumun düşmanıdır. Bu düşmanlık onun varlık nedenidir. Bizler çağın kalbini arıyoruz. Cenneti istiyoruz; sınırsız, sınıfsız bir adalet ve barış yurdu (darüsselam) istiyoruz” dedi. KYK, Diyarbakır’a geliyor DİYARBAKIR (Cumhuriyet) Suriye’nin kuzeyindeki Kürt kentlerinde yönetimi elinde bulunduran Kürt Yüksek Konseyi (KYK) Dış İlişkiler Komitesi üyeleri İsa Hasan, Salih Gedo, Garib Hasan ve Abdulkerim Ömer, BDP’nin Erbil temsilciliğini ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklama yapan, eski BDP Erbil temsilcisi Mehmet Ali Aydın, KYK’yi 14 Ekim’de yapılacak olan BDP Olağan Kongresi’ne davet ettiklerini ve olumlu yanıt aldıklarını söyledi. Bu arada PYD lideri Salih Müslim de Stockholm’de düzenlenen bir toplantıda yaptığı konuşmada, Kürt halkının Suriye devriminin bir parçası olduğunu, ne pahasına olursa olsun Kürt halkının haklarını alacağını söyledi. ‘M C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog