Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

25 EKİM 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER TARİHTE BUGÜN İstanbul Edirne Kocaeli Çanakkale İzmir Manisa Denizli Zonguldak Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara B B Y B B B Y Y Y Y Y Y Y 23 21 21 21 22 23 22 20 20 20 21 20 20 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars Y B B Y Y Y Y Y Y Y Y Y Y 19 19 18 25 25 24 17 18 16 17 12 13 14 Oslo PB Helsinki PB Stockholm PB Londra Y AmsterdamY Brüksel PB Paris PB Bonn Y Münih PB Berlin Y BudapeştePB Madrid Y Viyana PB 3 3 3 14 12 14 16 14 16 12 17 20 14 Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Moskova Aşkabat Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam PB B PB B PB B PB PB Y PB B PB PB 20 19 23 24 16 4 26 23 21 20 22 28 25 13 MÜMTAZ ARIKAN 25 EKİM ‘Cumhuriyet’i kuranlar mezarda ters dönüyor’ Haber Merkezi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerinin nasıl kutlanacağı yönündeki tartışmalar devam ederken BBC, “Türkiye’nin laik sistemi tehlikede mi” diye sordu. BBC, “1923’te Cumhuriyeti kuranlar mezarlarında ters dönüyor olabilir: Onların tam anlamıyla laik ve milliyetçi bir devlet olan Türkiye vizyonu sorgulanıyor” değerlendirmesinde bulundu. İngiliz yayın kuruluşu ayrıca, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın laikliği yeniden yorumlamaya çalıştığını belirtti. BBC, “Türkiye’nin Laik Sistemi Tehlikede mi?” başlıklı haberinde, “Aynı zamanda dinin kamusal yaşamın tüm alanlarından kaldırılması sorgulanıyor” yorumu yaptı. Haberde, kamusal hayatın muhafazakâr doğasının giderek arttığına dikkat çekildi. BBC, “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve on yıldan beri iktidarda olan İslami kökenli Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) kamusal alanlarda dinin katı bir şekilde yasaklanmasını ve özel hayatla sınırlandırılmasını reddetti. Artık, Başbakan tekrar tekrar ‘Sadece devlet laik olabilir, kişiler değil’ diyor” diye yazdı. Hükümetin, ağır hasta veya sakat mahkumların cezalarının infazının ertelenmesi yönündeki düzenlemesi, bayramdan sonra Meclis gündemine gelecek. Adalet Bakanı Sadullah Ergin dün Sincan Cezaevi’ne ziyaretinden sonra basına yaptığı açıklamada, düzenleme kapsamında 300 hükümlünün durumunun yeniden değerlendirileceğini belirtti. Yetkililer bu 300 kişinin büyük çoğunluğunun felçliler ve ağır yatalak hastalar olduğunu belirtiyor. Balyoz davasından hüküm giyen ve sağlık durumu kötü olan emekli Orgeneral Ergin Saygun’un da Adli Tıp raporu alması durumunda bu listede yer alarak infaz ertelemesinden yararlanabileceği belirtiliyor. Saygun da listede Öcalan Tartışması Kapıda koşulları arasında fark yok ki. Ağır hasta hükümlü de ağır hasta tutuklu da aynı şartlar altında ölümü beklemekte. Ergin Saygun ile Fatih Hilmioğlu’nun ne farkı var? Aynı imkân tutuklulara da tanınmalı. Meclis’e geldiğinde biz bunu isteriz. Eğer yapılmazsa AİHM’den ihlal kararı çıkabilir” dedi. başında Öcalan’ın ev hapsine çıkarılması geliyor. Ben açıklanan düzenleme örgütün bu talebini karşılamaya yönelikmiş izlenimine sahibim. Hükümet isterse Öcalan’ı bir raporla ev hapsine çıkarabilir” değerlendirmesini yaptı. Adalet Bakanlığı kaynakları ise Öcalan’ın, hem sağlık koşulları tanımlanan kriterler kadar kötü olmadığı hem de Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu uyarınca bu düzenlemeden yararlanamayacağı görüşünde. CMUK’ta ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası kapsamındaki hükümlülerin infaz koşullarındaki iyileştirmelerden yararlanamayacağına dair madde olduğunu anımsatan yetkililer, Öcalan’ın sağlık koşulları uysa bile çıkamayacağının altını çiziyor. CHP’li Kart ise konunun infaz koşullarıyla ilgili olduğuna dikkat çekerek, “Öcalan için getirilen muafiyet AİHM’ye gittiğinde infaz süreciyle bağlantılı olduğu için eşitlik ilkesinin ihlali olarak bize geri döner” diye konuştu. Türmen ise “CMUK ile ağırlaştırılmış müebbet cezası alan hükümlüler hakkında çok kesin bir muafiyet getirilmişti. AİHM bu konuda nasıl bir değerlendirme yapar kestirmek zor. Biraz ortada bir durum var” dedi. KADINA ŞİDDET BİTMİYOR ‘İmralı’ya gidelim’ önerisine ret Öcalan konusu Adalet Bakanı Ergin’in önceki gün Diyarbakırlı sivil toplum örgütlerini başını çektiği ‘Akil adamlar grubu’ ile görüşmesinde de gündeme geldi. Cezaevlerindeki toplam 680 tutuklu ve hükümlünün sürdürdüğü açlık grevinin nasıl sona erdirileceğinin tartışıldığı toplantıda sivil toplum örgütü temsilcileri “Bize izin verin İmralı’da Öcalan ile görüşelim. Bu grevi sona erdirmesini isteyelim” talebinde bulundu. Ancak Ergin’in bu talebe sıcak bakmadığı belirtildi. Dün Sincan Cezaevi’nde de açlık grevini sürdüren mahkumlardan altısıyla bir araya gelen Ergin, mahkumlara taleplerinin cezaevi koşullarıyla ilgili olmayıp siyasi olduğunu belirtti. Ergin, mahkumlara anadilinde savunma konusunda ise bir düzenleme yapılacağını belirtti. Eşinin dudağını burnunu kesti, serbest bırakıldı KAHRAMANMARAŞ (Cumhuriyet) Elbistan ilçesinde oturan işsiz İ.A. (40), eşi S.A’nın (32) burnunu, dudağını ve vücudunun çeşitli yerlerini bıçakla kesip iki kolunu kırdı. Eşine şiddet uyguladığı suçundan daha önce 3 ay süreyle “Evden uzaklaştırma” cezası verilen İ.A, şikâyet üzerine gözaltına alındı, sorgusunun ardından cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakılınca ortadan kayboldu. Elbistan ilçesinde yaşayan 4 çocuklu İ.A. ile evinde çocuk bakarak geçimini sağlayan S.A. arasında işsizlik nedeniyle uzun süredir devam eden geçimsizlik, geçen aylarda kavgaya dönüştü. Eşi tarafından dövülen ve yüzü gözü şişen S.A’nın şikâyeti üzerine gözaltına alınan İ.A’ya 3 ay “Evden uzaklaştırma” cezası verildi. Çocuklarının baskısıyla eşini 14 Ekim’de eve alan S.A, 21 Ekim günü yaşanan tartışmanın ardından eşi tarafından dövüldü. İ.A. eşinin saçını derisiyle birlikte kesmesinin ardından, burnunu, daha sonra dudağını çenesine doğru kesti. Eşinin kollarını da kıran İ.A, çocuklarının bağırması üzerine olay yerinden kaçtı. S.A. hastanede tedavi altına alınırken, Elbistan’da yakalanan İ.A, ifadesinin alınmasının ardından cumhuriyet savcılığına sevk edildi. İfadesinde pişman olduğunu belirten İ.A, cumhuriyet savcısı tarafından serbest bırakıldı. Yaşadıkları şoku üzerlerinden atamayan çiftin en büyük çocuğu 16 yaşındaki G.A, babasının 3 yıl önce annesine şiddet uygulamaya başladığını, sık sık “Senin yüzünü keser tanınmaz hale getiririm” diyerek tehdit ettiğini söyledi. Tutuklular da faydalanmalı Geçmişte AİHM yargıcı olarak görev yapan CHP Milletvekili Rıza Türmen, henüz Yargıtay aşaması sonuçlanmamış davalardan çıkan mahkumiyet kararlarının ‘hükümlü’ olarak kabul edilerek Balyoz davasının da kapsam içine alınmasını doğru bulduğunu belirtirken uygulamanın sadece hükümlülerle sınırlı kalmayıp tutukluları da kapsayacak biçimde genişletilmesi gerektiğini ifade etti. Türmen, “Tutuklu ve hükümlü için cezaevi Örgütün talebi mi karşılanıyor? Meclis’te yapılacak görüşmeler sadece tutukluların kapsama alınması tartışmasına sahne olmayacak gibi gözüküyor. CHP’nin hukukçu isimlerinden Atilla Kart, düzenlemeden İmralı’da hükümlü bulunan Abdullah Öcalan’ın yararlandırılmasının da gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. Hükümetin kısa süre öncesine kadar PKK ile yürüttüğü gizli müzakereleri anımsatan Kart, “Terör örgütünün ve taleplerinin AİHM’den döner İstisna ‘Seni tanınmaz hale getiririm’ MİT için İstanbul Haber Servisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı gazeteciler Ahmet Altan, Mehmet Altan, Yasemin Çongar’ın da arasında bulunduğu 9 kişiyi sahte kod adı ile dinleyen MİT görevlileri hakkında “resmi belgede sahtecilik”, “haberleşmenin gizliliğini ihlal” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma başlatılması için Başbakanlık’tan izin istedi. Hürriyet’in internet sitesinde yer alan habere göre 18 Ekim 2012’de Başbakanlık makamına gönderilen yazıda soruşturma izni istenen görevlilerin ismi belirtilmezken “MİT İstanbul Bölge Başkanı, yazıların düzenlenmesinde bölge başkanına sunan, imzalayan diğer görevliler” denildi. Suç tarihlerinin ise kurumun düzenlediği her bir tutanak için ayrı tarih esas alınarak 30 Ekim 20089 Şubat 20098 Mayıs 200917 Haziran 200918 Eylül 20094 Kasım 200924 Ocak 2012 olduğu ifade edildi. Soruşturma izni için Başbakanlık’a gönderilen yazıda İstanbul MİT Bölge Başkanlığı’nın müsteşar adına yapmış olduğu yazıda casusluk suçuna karıştıkları iddia edilerek Yasemin Çongar adına ve babası Behiç Çongar adına kayıtlı telefonun “Elizabet” ve “Arashi Quarzad”, Ahmet Altan’ın “Caşit” ve “Hossain Seyfullah”, Markar Eseyan’nın “Vahan” ve “Hossain Seyfullah”, Amberin Zaman’ın “Demi” ve “Quramaddin Fatımı”, Mehmet Altan’ın “Pastör” ve “Quramaddin Fatımı” kod adı ile dinleme talep edildiği, 30 Aralık 20089 Şubat 20098 Mayıs 2009 ve 4 Kasım 2009 tarihlerinde alınan mahkeme kararları ile dinlendiği ifade edildi. Mehmet Baransu hakkında da aynı gerekçe ile “Malik Hussein Feyda” kod adı ile 17 Haziran 2009 ve 18 Eylül 2009’da dinleme kararı alındığı anlatılan yazıda Tuğba Altun’un da “Malik Hussein Feyda” kod adı ile alınan kararla 24 Ocak 2012’de dinlendiği bilgisine yer verildi. soruşturma talebi Savcılık Başbakanlık’tan izin istedi Suriye’den gelen uçaksavar mermisi Reyhanlı’da sağlık ocağına isabet etmişti. (REUTERS) Hataylılar sınırın öte yanındaki akrabaları için endişeli Huzursuz bayram Turist de gelmiyor ⅷ Antakya Ortodoks Kilisesi her bayram olduğu gibi bu bayram da “Mübarek Kurban Bayramınız Kutlu Olsun” pankartı açarak yurttaşların bayramını kutlarken Antakya’nın tarihi dokusunun yer aldığı Saray Caddesi’ndeki ipek dokuma satıcısı Eser Baltacı, artık yerli ve yabancı turistin de Antakya’ya gelmediğini anlattı. Baltacı, “Ortodoks kilisenin bulunduğu bu caddede insandan geçilmezdi. Yerli yabancı turistler buraya akın ederdi. Şimdi şu caddenin durumuna bakın. İşlerimiz yüzde 5060 oranında düştü. Sonumuz ne olur, belli değil” diye konuştu. MEHMET ALİ SOLAK Emniyet’ten Irak için seyahat uyarısı Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Emniyet Genel Müdürlüğü, yazılı bir açıklama yaparak Irak’a seyahat edecek Türk vatandaşlarını uyardı. Irak’ta halen çeşitli terör ve suç örgütlerinin yabancı ülke vatandaşlarını kaçırarak fidye talep ettiğine dikkat çeken Emniyet, “Vatandaşlarımızın bu gibi olaylar yaşamamaları için iş ortaklarını dikkatli seçmeleri, tanımadıkları insanlara güvenmemeleri ve Irak’ta ikametleri sırasında güvenli, merkezi yerleri seçmeleri tavsiye olunur” dedi. Kuzey Irak için alınan “10 gün kalış süreli geçici giriş izni”nin Irak’ın diğer bölgelerinde geçerli olmadığı da belirtilen açıklamada, merkezi hükümetten ayrıca bir izin alınmadığı takdirde vatandaşların tutuklanabileceği uyarısı yapıldı. Açıklamada, Irak Kürt Bölgesi (IKB) içindeki Erbil ve Süleymaniye’ye havadan veya İbrahim Halil Sınır Kapısı’ndan yapılan seyahatlerde hamili bulunulan pasaport türü ne olursa olsun tüm Türk vatandaşların havalimanına varışlarında 10 gün kalış süreli geçici izin alabildiklerine işaret edildi. Bu 10 gün kalış süreli geçici giriş izinin, yalnızca IKB’de geçerli kabul edildiği belirtilen açıklamada, “Söz konusu geçici izinle Irak’ın IKB dışındaki bölgelerine (Dohuk, Erbil ve Süleymaniye vilayetleri dışındaki vilayetlere) seyahat edildiği takdirde, Türkiye dahil tüm yabancı ülke vatandaşları Irak’a yasadışı yollardan giriş yapmış kabul edilerek yasal takibata uğramaktadırlar. Bu durumda, IKBY makamlarınca verilen geçici izinle IKB dışındaki bölgelere seyahat eden vatandaşlarımız tutuklanmak ve İkamet Yasası’nı ihlalden asgari 3 ay hapis cezası istemiyle yargılanmak riskiyle karşı karşıya kalmaktadırlar” ifadesi kullanıldı. Ekonomi kan kaybediyor ⅷ Çiftçi Mehmet Dal ise “Hatay’ın ekonomisi her geçen gün kan kaybediyor. Ben 400 dönüm kavun ektim. Suriye ile ön anlaşma da yapmıştım. Şu olaylar yüzünden kavun tarlada kaldı. Düşünebiliyor musunuz, üç bin kişiyle başlayan bayramlaşma, 30 bini bulmuştu. Şimdi ticari ilişkilerimiz kadar akrabalık ilişkilerimiz de zedeleniyor. Ne yapacağımızı bilemez olduk. Açıkçası huzurumuz kalmadı. Allah sonumuzu iyi etsin” diyor... Şehit savcının eşyasını çaldılar Ⅵ SAMSUN (Cumhuriyet) Tunceli’nin Ovacık İlçesi Başsavcısı olarak görev yaparken 19 Eylül 2012’de PKK’li bir kadın terörist tarafından düzenlenen silahlı saldırı sonucu şehit olan Murat Uzun’un Samsun’da bulunan baba evine gönderilen eşyalarından 1 adet dizüstü bilgisayarı ile 2 adet saatinin çalındığı ortaya çıktı. Eşyaları Ovacık’tan Samsun’a getiren nakliyat firmasının şoförü Y.A. tutuklandı. Ne umduk ne bulduk İç savaştan önce TürkiyeSuriye ilişkilerinin düzelmesiyle Hatay’ın mesire yerlerinden biri olan Harbiye’de yatırım yapan Boğaziçi Grand Hotel yetkilisi Medyan Aslanyürek “Maddi manevi sıkıntıya düştük. Böyle bir şeyi yaşayacağımız aklımızın ucundan bile geçmezdi. Ne umduk ne bulduk? Tek beklentimiz geçmişte yaşanan barış, huzur, kardeşlik günlerine dönmek. İnanın ne moralimiz kaldı ne huzurumuz” diye konuştu. HATAY Suriye’de 19 aydır süren iç karışıklık sınır komşusu Hatay’ı da derinden etkiledi. Barış, kardeşlik ve hoşgörü diyarı Antakya’da yurttaşlar bayrama buruk giriyor. Antakya’da yurttaşlar sınırın öbür tarafındaki akrabaları için endişelenirken, düşen mermiler ve sınırın öbür tarafındaki çatışmalarla irkiliyor. Yakın bir tarihe kadar bayramlarda on binlerce Suriyeli 48 saatliğine Hatay’daki yakınlarına gelirken, on binlerce Hataylı da Suriye’ye gidiyordu. Ancak iç karışıklıklar sınır ötesi bayramlaşmayı da engelledi. Bayram alışverişi için Antakya’ya gelen bazı Suriyeliler, yaşananları kabullenmekte zorluk çektiklerini belirterek “Durumumuz içler acısı. Eskiden öğlen yemeği için Antakya’ya gelirdik. Şimdi geçim derdine düştük. Birkaç eşya alıp gidiyoruz. Ne olacağı konusunda hiç kimsenin bir fikri yok. Bizim gibi Türkler de korku ve panik içinde. Kardeşlik içerisinde, yüzlerimizin güldüğü o güzelim günlerin hepsi mazide kaldı” dedi. Suriye ile ticaretin durması da esnafın işlerini durma noktasına getiriyor. TürkiyeSuriye arasında 20 yıldır dolmuş taksi hizmeti veren Onca Turizm’in şoförlerinden Nadir Çakırkaya, “Artık bıçak kemiğe dayandı. İşimiz durma noktasına geldi. Günde 3040 aracımız girişçıkış yaparken, bugün 12 araç ya gidiyor ya gitmiyor. Zaten iş yok, hükümetin de her araç başına 4 sefer sınırlamasıyla resmen cezalandırılmış olduk. Devletimizin vatandaşını düşünmesi gerekmez mi? Biz ne yer ne içeriz?” diye konuştu. C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog