Bugünden 1930'a 5,431,491 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

REUTERS Silahlar kapışıldı NASHUA (AA) ABD’nin New Hampshire eyaletinde yapılan açık artırmada bir zamanların ünlü gangsterleri olan Bonnie ve Clyde’a ait iki tabanca, rekor fiyata satıldı. 1934’te öldürüldüğünde Bonnie Parker’ın üzerinde bulunan 38 kalibre tabancası, 264 bin dolarla (475 bin TL) en yüksek fiyata satılan silah oldu. Clyde Barrow’un 1911 yapımı Colt marka 45 kalibre tabancasına da 240 bin dolar (432 bin TL) verildi. RR Müzayeve Evi’ndeki açık artırmada Al Capone, John Dillinger gibi suçlulara ait 134 eşya ise 1.1 milyon dolara alıcı buldu. Aklı Fikri ‘Pala’sında Bir Âdemoğlu Türküleri severim, hele de sevdiğine sözü dolandırmadan ilanı aşk eden türküleri daha çok severim. Ne de olsa çocukluğum Antep’te sevdasını bir çığlık gibi cümle âleme duyuran Barak ağzıyla söylenmiş türküleri dinlemekle geçti. Gençliğimin bir numaralı türküsü “Odam kireçtir benim/Yüzüm güleçtir benim/ Soyun da gir koynuma/Terim ilaçtır benim” idi. Sonra Anadolu türkülerindeki saf erotizmi keşfettim: “Dam üstünde un eler, tombul tombul memeler”. Türkülerde Türkiye halkının gerçek mizacını görmek mümkündür. Neşe, kendiyle bile dalga geçebilmek yeteneği, yalansız dolansız bir sevda söylemi, acıyı bal eyleme özverisi, gurbete sabırla durma becerisi, iktidar sarhoşluğunu uyarma içgüdüsü… Daha pek çok özellik. Bu herkesin bildiği sözleri neden ediyorum; efendim yazarlığa soyunan, kendini hemen her konuda en çok da ulvi konularda uzman sayan bir âdemoğlu var, muhafazakârlığın, değişen iklimden ötürü moda olduğu bir zamanda kendini ortaya attı. Köşe yazısı yazıyor, Hilmi Yavuz ve Cezmi Ersöz’le birlikte bir program yapıyor, kalktı mı bilmiyorum ama vallahi ben sizleri çok sevdiğim için tavsiye etmem, başlarında kalmış iki tel saçlarını özenle tarayıp ekranda boy gösteren bu üç yaşı geçmiş erkeğin hiç de hoş bir görüntüsü yok. Söyledikleri mi, oldukça boş. Hilmi Yavuz’a rağmen. Bu âdemoğlunun adı İskender Pala. Aklı fikri palasında bir adam. Çok değil, geçen sezon Şehir Tiyatrosu’nda oynayan “Günlük Müstehcen Sırlar” oyununa da aklını takmıştı ve bu oyunu neredeyse porno olarak damgaladı. Arkadaş hiç porno izlememiş olabilir, belki böyle bir mazereti var. Bugünlerde de Neşet Ertaş üzerinden türkülere saldırıyor ve türkü sözlerini müstehcen buluveriyor. Diyeceksiniz ki, “Işıl, o da fikrini söylemiş”. O kadar olsa iyi, bir de bunların radyolarda yasaklanmasını istiyor. Bir de kurnazca bir şey yapıyor; Habertürk’ten Balçiçek Pamir’in programına çıkmış ve şöyle diyor: “Türkülerdeki erotizmin kadınları aşağılamasından rahatsızım. Düğmelerin dar geldiğini filan anlatan türküler var. Bir taksiye binseniz, taksi şoförü bu şarkıyı açsa rahatsız olmaz mısınız? Ben toplumda bazı şeylerin normalleşmesi gerektiğini düşünüyorum. Neşet Ertaş’ın türkülerinde de erotizm var. ‘Bir tenhada can canı bulunca…’ diye başladığınızda istediğiniz sahneyi üretebilirsiniz. Erotizmin nezih ve zarafete bindirilmiş kısmı başımla beraber, ondan heyecan duyarım, lezzet alırım. Ama kadınları aşağılayan türküleri artık radyolarımızda çalıp söylemeyelim.” Yazıyı okudunuz değil mi, kafa fevkalade karışık, hem toplumda bazı şeylerin normalleştirilmesi gerektiğini söylüyor hem de türkü sözlerine külliyen karşı, öte yandan nezih ve zarafete bindirilmiş bir erotizmden söz ediyor ki, benim aklıma fıkra gibi bir şey geliyor: Bir adam az sonra sevişeceği kadına şöyle sesleniyor: “Sayın bayan size duhul edebilir miyim?” Şaka bir yana bugünlerde neşem yerinde, arkadaş çok kurnaz ya, yasaklanmasını istediği türkülerin kadınları aşağıladığını söyleyerek bir de kadın hakları konusunda sorumlu bir zat gibi görünmek istiyor. Bu âdemoğlunun şimdiye kadar kadına uygulanan şiddet, ayrımcılık üstüne tek söz söylemişliği yoktur. Öte yandan Neşet Ertaş’ın “Bir tenhada can canı bulunca...” cümlesinden bir yığın sahne üretebildiğine göre durum vahim. Bu âdemoğlu anlaşılan ergenlikte kalmış. Söyleyecek hiçbir şey yok! Yasakçı zihniyetin gülünç bir örneği daha. Acaba kime “Bakın ben buradayım, nezih ve zarif bir erkeğim” demeye getiriyor, bilemiyorum. Vardır bir niyeti. Türkülere gelince, onları yasaklamak kimsenin haddine düşmemiştir. Bu yetmiş milyon insanın belleğine kilit vurmaya gelir ki, yemezler, kilidi sana vururlar. Oh, “Dam üstünde un eler, tombul tombul memeler…” Haydi hep birlikte oyuna. Palasıyla sorunu olanlar da hayal kursunlar ne yapalım. Ve büyük şair Nâzım Hikmet’in o güzelim şiirini hep birlikte okuyalım: İnsanların türküleri kendilerinden güzel,/kendilerinden umutlu,/ kendilerinden kederli,/ daha uzun ömürlü kendilerinden./Sevdim insanlardan çok türkülerini./ İnsansız yaşayabildim/türküsüz hiçbir zaman./ Kadınlarımı aldattım, türkülerini asla/Hiçbir zaman beni aldatmadı türküler de./ Türküleri anladım hangi dilde söylenirse söylensin. /Bu dünyada yiyip içtiklerimin,/ Gezip tozduklarımın, /Görüp işittiklerimin,/ Dokunduklarımın, anladıklarımın /Hiçbiri, hiçbiri, / Beni bahtiyar etmedi türküler kadar... Ⅵ Haber Merkezi Fransız Christophe Lemaire’nin Hermes moda evi için tasarladığı koleksiyon Paris Moda Haftası’nda tanıtıldı. Baştan aşağı deriye ağırlık veren tasarımcı, rengârenk modelleriyle dikkat çekti. Her devrin modası deri REUTERS Taksim’de inşaat başlıyor İstanbul Haber Servisi Kamuoyunun tepkisine neden olan Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi’nin ilk etabı önümüzdeki günlerde başlayacak. Ancak Taksim Platformu bileşenleri inşaatın başlayamayacağını savunuyor. Çünkü uygulama projesi Anıtlar Kurulu’nca onaylanmadı ve ihale süreci de Sayıştay denetiminde. İBB Başkanı Kadir Topbaş’ın açıklamaları ile öğrenilen TarlabaşıHarbiye arasında yapılacak tek tünelli proje de henüz koruma kurullarından geçmedi. Taksim Platformu’ndan yapılan açıklamada, Taksim’de başlayacak projenin yasalara, hukuka ve toplumun beklentilerine aykırı olduğu vurgulandı. Bir yıldır Taksim Meydanı’nın otoriter değil, katılımcı bir model oluşturacak şekilde tartışılmasını talep ettiklerini belirten platform bileşenleri taşıtlara değil insana, inşaata değil yeşil alan korumaya yönelik bir proje önerdiklerini kaydettiler. Proje için İBB tarafından 30 Ağustos’ta yapılan ihaleyi Kalyon İnşaat kazanmıştı. 14 bin 315 fore kazığın çakılacağı ve 24 Eylül’de sözleşmesi imzalanan inşaat için 7 gün 24 saat aralıksız çalışma izni alındı. Kalyon İnşaat, yer tesliminden itibaren 240 gün içinde inşaatı bitirecek. Çalışmalar sırasında trafik de olumsuz etkilenecek. Taşıtlara değil insana yönelik proje 122 günlük özlem Gerçek yaşı midesinde gizli Ⅵ ANKARA (AA) Kanadalı bilim insanının yaptığı araştırma, yengeçlerin yaşının midelerinin incelenmesi yoluyla belirlenebileceğini gösterdi. Kabuklu hayvanların kaç yaşında olduğu şimdiye kadar sadece vücut ölçülerine bakılarak tahmin edilmeye çalışılıyordu. New Brunswick Üniversitesi’nden Raouf Kilada’nın yengeçlerin denize bırakmadığı sert bir parçayı keşfetmesi üzerine bu durumun değiştiği belirtildi. ⅷ En son 1 Haziran’da yağmur yağan Antalya’da yurttaşlar yağmura hazırlıksız yakalandı. Yağmura hazırlıksız yakalanan yerli ve yabancı turistler ise bir süre kapalı alanlarda bekledi. Yağış nedeniyle Konyaaltı Plajı’nın boş olduğu gözlendi. (SEFA KARACANAA) C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog