Bugünden 1930'a 5,440,085 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 9 OCAK 2012 PAZARTESİ ekonomi@cumhuriyet.com.tr 10 EKONOMİ İşkolu barajı süreci kilitlerken çalışma hayatını düzenleyen 4 tasarı Bakanlar Kurulu’nda bekliyor Hükümet emekçiyi oyalıyor ᮣ Toplu İş İlişkileri, Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile İntibak taslakları bekliyor. Barajı düşüren maddede de uzlaşma sağlanamadı. MUSTAFA ÇAKIR ANKARA Hükümet, aylardır yasalarının çıkmasını bekleyen çalışanları oyalıyor. Sendikalar ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Yasası’nın birleştirilmesiyle oluşturulan Toplu İş İlişkileri Yasa Taslağı, Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Taslağı, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Taslağı ile İntibak Taslağı haftalardır Bakanlar Kurulu’nda bekliyor. Toplu İş İlişkileri Yasa Taslağı’nda yer alan işkolu barajını yüzde 10’dan binde 5’e düşüren madde üzerinde uzlaşma Hakİş de eyleme çıkıyor sağlanamazken, Türkİş ile işverenlerin Çalışma Bakanlığı ile görüşmeleri devam ediyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Bakanlar Kurulu’na sunulan 4 taslak bulunuyor. 2821 sayılı Sendikalar Yasası ile 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Yasası’nın birleştirilmesiyle hazırlanan Toplu İş İlişki Yasadaki gecikme Hakİş’i de isyan ettirdi. Hakİş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Ocak 2012 tarihinin sendikal hareket açısından riskli bir süreç olduğunu belirterek Toplu İş İlişkileri Kanunu’nun bir an önce yasalaşması gerektiğini, aksi takdirde çalışma hayatında bir kaos yaşanacağını söyledi. Arslan, “Hakİş, bütün sosyal tarafların katkısıyla hazırlanan ve Bakanlar Kurulu’na sunulan bu kanunun çıkarılmasını engellemeye yönelik lobi faaliyetlerine seyirci kalmayacak ve Toplu İş İlişkileri Kanunu’nun çıkarılması için bütün gücünü ve imkânlarını kullanacaktır. Bu amaçla 9 Ocak 2012 Pazartesi günü Hakİş Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplanarak eylem ve etkinlik sürecini ortaya koyacaktır” dedi. leri Yasa Taslağı işçilerin, Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Taslağı memurların, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Taslağı bütün çalışanların, İntibak Yasa Taslağı da emeklilerin haklarını düzenliyor. Taslaklar haftalardır Bakanlar Kurulu’nda bekliyor. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç geçen hafta Bakanlar Kurulu’nun ardından İntibak ile Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Taslağı’nın kurulda kabul edildiğini söylemişti. Buna karşın iki tasarı da TBMM’ye sevk edilmedi. İntibak’ta emekli maaş artış oranlarında sorun yaşandığı belirtilirken kamu çalışanlarının aylardır toplusözleşme için bekledikleri Kamu Görevlileri Sendikaları Yasa Taslağı’nın birçok maddesi de sendikalar tarafından eleştiriliyor. İş kazalarına her gün yenilerinin eklendiği Türkiye’de, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası da bir türlü çıkarılamıyor. Bakanlar Kurulu’nda bekleyen taslak, meslek odaları tarafından eleştiriliyor. İşçilerin haklarını düzenleyen Toplu İş İlişkileri Yasa Taslağı’nın da işkolu istatistiklerinin yayımlanacağı 17 Ocak’a kadar yasalaştırılması gerekiyor. Tasarının gecikmesinde işkolu barajını yüzde 10’dan binde 5’e indiren maddenin etkili olduğu belirtiliyor. Barajın kademeli olarak indirilmesini isteyen Türkİş en az yüzde 1 oranında baraj olmasını istiyor. Türkİş, sendikalardan istifada noter şartının da korunmasını talep ediyor. İşverenler de barajın binde 5’e indirilmesine karşı çıkıyor. Türkİş ve işverenlerin Çalışma Bakanlığı ile ayrı ayrı görüşmeleri devam ediyor. SabahATV Neden Satışta? AKP iktidarının 2008’in başında, ihaleye ikinci bir firma sokmadan, TMSF’den, hem de devlet bankalarına kredi musluklarını açtırarak RTE’nin damadının yönettiği Çalık Grubu’nun bünyesine geçirdiği ve kaç yıldır tepe tepe kullandığı SabahATV grubu, satışa çıkarıldı. Satış için Goldman Sachs yetkilendirildi ve ilk teklifler 18 Ocak’a kadar alınacak. Hatırlayalım, Dinç Bilgin’in kurucusu olduğu bu medya grubu, Bilgin’in banka hortumlama ihtirası ile suç batağına saplanmasının ardından TMSF’ye geçmiş, bir ara Ciner ile Doğan Grubu arasında paylaşım kavgası konusu yapılmış, ama en sonunda TMSF, patronajında tuttuğu bu ikinci büyük medya grubunu, her alanda, YÖK’te, sendikal alanda, yargıda, poliste... güç yığınağına girişen AKP iktidarının emrine sunmuştu. Açılan ihaleye yerliyabancı ikinci bir firma girmemiş, girememişti ve bu tek talipli satışta, SabahATV, RTE’nin yakın ahbabına ait, damadı Berat Albayrak’ın yönettiği Çalık Grubu’na devredilmişti. Açıklamalara göre, yaklaşık 1 milyar 250 milyon dolara satış gerçekleşmişti ve bunun 750 milyon dolarlık bölümü, devlet bankaları Halk Bankası ve Vakıflar Bankası’ndan; 125 milyon doları Katar Emiri’nden gelmişti. Bu durumda, 375 milyon doların Çalık’ın kendi kaynaklarından ödenmiş olması gerekiyordu. Ama, öyle olup olmadığını bilmiyoruz. Bilinen şuydu: Bu grubun AKP iktidarının dolaylı kontrolüne geçişiyle beraber, zaten fincancı katırlarını pek ürkütmemekte olan TMSF patronajındaki SabahATV, iyice araçsallaşmış ve iktidarın hık deyicisi durumuna gelmişti. Ele geçirilişi itibarıyla, dost düşman herkese, “Bu kadar da olmaz” dedirten bu el değiştirmenin ardından, AKP lideri, Doğan’ın medya gücünün dengelenmesi gerektiğini düşünüyor, dolayısıyla bu operasyon için “Fena mı oldu” ifadesini kullanıyordu. RTE, bir yandan ‘Cemaat’ ile birlikte, yeni TV kanalları, gazeteler vs. ile medya alanını genişletirken, kamu kurumu TRT’yi ve AA’yı iyice borazan durumuna getirdi. Rakibi gördüğü “merkez medya”yı ise küçülmeye zorladı ve yaptı da... ૽૽૽ Çok değil, geçen yılın 18 Kasımı’nda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Hürriyet Tower’ın toplantı salonunda, gazete yönetiminin davetiye çıkardığı işadamlarıyla gazetecilere ekonominin durumunu anlatmak üzere çağrılıydı. Ev sahibesi olarak “Hoş geldiniz” konuşması yapan Hürriyet’in Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, Babacan’a ve iktidarına büyük övgüler düzüyor ve “İşlerimiz 8 yıldır tıkır tıkır gitti. Türkiye bulunduğu coğrafyada tek büyüyen ülke durumunda. Sayın Babacan önümüzdeki yıllarda da işlerin böyle gidip gitmeyeceğini bize anlatacak” diyerek Babacan’a şükranlarını ifade ediyordu. Bu buluşma ve takdim biçimi, Doğan’ı çeşitli vergi denetimleriyle köşeye sıkıştırıp onu istediği kıvama getiren AKP iktidarına, “Kentin anahtarlarını teslim etme töreni” gibiydi. Babacan, zaferinin tadını çıkartırken hemen herkesin aklına, “Bizim kültürümüzde biat etmek yoktur” efelenmesi yapan Aydın Doğan’ın sözleri geliyordu. “Büyük lokma ye, büyük konuşma” sözü böylesi durumlar için söylenmişti herhalde. Fillerin tepişmesinde devran dönmüştü, devir AKP devriydi artık. Doğan, kısa sürede her alanda küçültüldü. Petrol Ofisi sattırıldı. Milliyet, Vatan elden çıkartıldı, Radikal, “murdar” edildi. Star, “Uğur Dündar belası”ndan ayıklanmış halde bünyeden çıkartıldı. Makul ölçülere düşürülen Doğan’ın ardından, RTE’ye her fırsatta bağlılığını bildiren Şahenk’in Doğuş Medya Grubu, tam da RTE’nin istediği formata getirildi. 12 Haziran seçimlerinin ardından NTV adeta hadım edildi. Sterilize edilmiş Star da bu gruba teslim edildi. Geriye kim kalmıştı ki zaten? Ciner’e kaşları çatmak yetiyor, mesela, Ece Temelkuran gibi münafıkların bir işarette işine son verdirmek zor olmuyordu. Karamehmet’in sorun olması söz konusu olamazdı. Geriye kalan herkese haddi bildirilmişti artık. O zaman sağda solda, hele ki son zamanlarda dış basında dile dolanan SabahATV’yi, bu şaibesiyle elde tutmanın, bu çirkin görüntüyle fotoğraf vermenin ne gereği vardı... Pekâlâ elden çıkarılabilirdi. Hem, boşuna kaynak yutuyordu. Götürüsü, getirisinin çoktan üstüne çıkmıştı. Beklenen misyon, üstünde kontrol kurulan medya ortamında artık yerine getiriliyordu nasılsa. Üstelik, grup, tanıdık birine devredilebilirdi. Mesela, Amerikalılara RTE için kefil olan, “Deliğe süpürmeyin, kullanın” diyen Cüneyd Zapsu adı ortalıkta dolaşıyordu. Zapsu’nun danışmanlığını yürüttüğü Texas Pacific pek hevesliydi SabahATV’yi almaya... Ülker bile arzı endam edebilirdi. PERYÖN ANKETİ: Özel sektörde zam enflasyonun altında Ekonomi Servisi Türkiye Personel Yönetimi Derneği (PERYÖN) Ücret Artışları Anketi’ne göre, özel sektör 2012’de ücretlere ortalama yüzde 7.5 zam yapacak. Zam oranı, TÜİK’in 2011 yılı için açıkladığı yüzde 10.45’lik enflasyon oranının altında aldı. 2011’de ücretlere yüzde 7.4 zam yapılmış, bu oran yine yüzde 8.57’lik enflasyonun altında kalmıştı. PERYÖN Anketi’ne 25’i aşkın sektörden 180 firma katıldı. Yanıtlara göre en yüksek ücret zammı yüzde 8.8 ile otomotiv ve yüzde 8.7 ile sağlık sektörlerinde yapılacak. En düşük ücret zammını yapacak sektörler ise yüzde 6 ile ilaç ve yüzde 6.2 ile finans. En düşük ücret artışını ise yüzde 6 ile ilaç sektörü yapacak. İlaç sektörünü yüzde 6.2 ile finans izliyor. PERYÖN açıklamasında, geçen aylarda gündeme gelen fiyat ayarlamaları ile zorlanan ilaç sektörünün ücret zammı sıralamasında alt sıralarda yer almasının normal olduğu belirtildi. Hizmet, telekomünikasyon, beyaz eşya, enerji sektörleri de çalışanlarına bir önceki yılın zam oranını uygulayacak. 2012’de bir önceki yıla göre zam oranını en çok arttıran sektör 1.2 puanla holding oldu. İş arayanlar temkinli iyimser Ekonomi Servisi İnsan kaynakları platformu Kariyer.net’in anketine göre iş arayanlar bu yıl temkinli bir iyimserlik içinde. Toplam 31 bin 392 kişinin katılımı ile beklentileri araştıran Kariyer.net’e göre, iş arayanlar 2012’den genel olarak umutlu, ancak ekonominin genel gidişatı hakkında temkinli. Kariyer.net’in adaylara sorduğu “Yeni yılda iş aradığınız sektörü veya alanı değiştirmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 67’si “Evet” yanıtını verdi. Ankete katılanların yüzde 33’ü ise yeni yılda kariyer değişikliği düşünmüyor. Anket kapsamında iş arayanlara yöneltilen “Yeni yılda iş fırsatları artacak mı?” sorusunu katılımcıların yüzde 60’ı “Evet” şeklinde yanıtlarken; yüzde 40’ının yanıtı ise “Hayır” oldu. İş ilanlarında perakende birinci sektör oldu Secretcv.com tarafından yapılan “İş Profili” araştırmasına göre 2011 yılında 144.000 iş ilanı yayımlandı, perakende sektörü birinci olurken “satış temsilcisi” en çok aranan pozisyon odu. Çeyrekler bazında değerlendirme yapan secretcv.com’un verilerine göre 2011 yılında ilan oranları 2010 yılına göre 1. çeyrekte yüzde 91 gibi rekor bir artış sergiledi. 2. çeyrekte yüzde 49, 3. çeyrekte yüzde 30, 4. çeyrekte yüzde 17 artış sergileyen ilanlar, 2011 yılının toplamında yüzde 46 arttı.Yıl boyunca “en çok eleman arayan sektörler” listesinde yer alan perakende, tekstil ve gıda sektörlerine inşaat, bilgiyasar/bilgi teknolojileri ve bankacılık, finans sektörleri eşlik etti. Satış temsilciliği (yüzde 15) yine en çok aranan pozisyon olurken, mühendis (yüzde 11) ve muhasebe sorumlusu (yüzde 10) öne çıkan pozisyonlar oldu. Macaristan’da panik büyüyor Para piyasalarının sıkıntıda olduğu Avrupa Birliği ülkesi Macaristan’da halk, parasını komşu ülke Avusturya’ya kaçırıyor. Macaristan’da yayımlanan ekonomi gazeteleri, ülkede para piyasalarında yaşanan panikten korkan Macar halkının, parasını Avusturya bankalarına yatırmak için harekete geçtiğini, Avusturya bankalarının ise yaşanan izdiham nedeniyle Macar müşterilere 2 hafta sonrasına randevu verebildiğini yazdı. Macarlar, Macaristan’daki banka sektörüne güvenmediklerini belirtirken Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Christine Lagarde, ülkenin gidişatı konusundaki kaygısını dile getirdi. IMF Başkanı, Macaristan hükümetince çıkarılan yeni Merkez Bankası Kanunu nedeniyle kaygı duyduklarını, ülkede henüz Maliye Bakanı’nın bile olmadığını, yeni kredi açılması kararının ABD ve AB tarafından verileceğini söyledi. Babacan: Türkiye’den sermaye çıkışı yok Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Merkez Bankası’nın piyasaya müdahale ettiği ağustos ayından bugüne kadar, Türkiye’den sermaye çıkışının bulunmadığını bildirdi. AA’nın haberine göre, Babacan, Merkez Bankası’nın son dönemdeki döviz satışlarına değinirken bu müdahalelerin başladığı tarihten bu yana Türkiye’den sermaye çıkışı bulunmadığını, tam tersine toplamda belirli miktarlarda döviz girişlerinin olduğunu kaydetti. Ali Babacan, artık gelinen süreçte kurun seviyesinin de ekonominin genel durumunu ifade etmediğini kaydederek şöyle konuştu: “Eskiden, 1970’lerde veya 1990’larda şöyle bir psikoloji vardı: Kur arttı mı işler kötüye gidiyor, kur düştü mü işler iyiye gidiyor. Artık öyle değil. Türkiye’nin ekonomik temelleri zaten sağlam. Kurdaki hareketler ağırlıklı olarak dünya piyasalarının, gelişmelerin bir yansıması. Yoksa bizim ekonomimizde sorunlar var, problemler var, bunların sonucu kur iniyor çıkıyor, bu değil. Türkiye dışa açık bir ekonomi.” Hazırlayan: PELİN ÜNKER H A F T A N I N NE OLDU? Geçen hafta, ABD piyasaları için kısmen olumlu geçerken Avrupa piyasalarına kara bulutlar hâkimdi. Avrupa bankalarındaki fonlama sorunlarıyla Fransa ve Macaristan’da borçlanma maliyetlerinin yükselmesi Avrupa Avro Bölgesi’nde borç krizi yayılıyor endişelerini arttırdı. İtalya ve İspanya tahvilleri de umut vermedi. Avrupa borsaları ve Avro düştü, ABD hazine tahvilleri ise değerlendi. ABD’de makroekonomik veriler toparlanmaya işaret ederek piyasaları olumlu etkiledi. Özellikle tarım dışı istihdam ve işsizlik verileri umut verdi. Ç İ Z E L G E S İ Fransa korkutuyor defleri aştı. Enflasyon rakamlarının 2008’den bu yana ilk kez çift haneye ulaşması piyasaların haftaya kötü başlamasına neden oldu. Geçen haftanın en önemli gündemi yine Merkez Bankası’ydı. Daha önce istisnai günlerde günlük döviz satım ihalesinin yanı sıra doğrudan dolar satacağını açıklayan TCMB, geçen hafta da söz konusu günlerde ekstradan 50 milyon dolarlık gün içi döviz ihaleleri düzenleyeceğini duyurdu. Hafta boyunca kuru aşağı çekmek için dolar satan Merkez, bir haftada ihale ve doğrudan satışla toplam 2.3 milyar dolar satmasına rağmen doları ancak 1.4 kuruş düşürebildi. Cuma günü TCMB Başkanı Erdem Başçı, TL’nin yılın en çok güçlenen para birimlerinden olacağını belirterek Türk Lirası’na yatırım çağrısı yaptı. Başçı’nın TL’yi destekleme açıklamaları piyasalarda fazla yankı bulmadı. NE OLACAK? Piyasalar bu hafta bugün yapılacak MerkelSarkozy zirvesine odaklanmış durumda. Sarkozy ve Merkel bugün bir araya gelecek. İkili 20 Ocak’ta da İtalya Başbakanı Mario Monti ile görüşeceğini açıkladı. Avro Bölgesi’nde sorunlar devam ediyor. Bu nedenle gözler yine Avrupa’dan gelecek açıklamalarda olacak. IMF’den yardım bekleyen ve ekonomisi alarm zilleri çalan Macaristan da yakından izlenecek. Avro Bölgesi sanayi üretimi; ABD işsizlik maaş başvuruları, perakende satışlar ve dış ticaret dengesi haftanın önemli verileri. Merkozy iş başında beklense de Türkiye için önemli bir sorun olmayı sürdürüyor. Cari açık çarşamba günü duyurulacak. Bugün sanayi üretimi açıklanacak. Öte yandan TCMB döviz satışını sürdürecek. Ancak daha sınırlı miktarda döviz satması bekleniyor. TCMB Başkanı Başçı, bu hafta para piyasalarının normale dönmesini beklediklerini açıklasa da Merkez’in döviz rezervlerinin hızla erimesi ve yaptığı müdahalelere rağmen döviz kurundaki artışı sınırlı ölçüde engellemesi piyasalardaki tedirginliği arttırıyor. Ekonomi yönetiminin cari açık ve dış ticaretle ilgili yapacağını söylediği yapısal reformlarda da gecikme olduğu düşünülüyor. Uzmanlara göre Merkez’in dövize müdahale yoluyla cari açığın finansmanını tek başına sağlaması mümkün değil. Avro 15 ayın dibinde: Salı günü 1.31’lere yaklaşan parite, cuma 1.27’nin altına gerileyerek son 16 ayın en düşük seviyesine indi. İçeride Avro’nun satış fiyatı yüzde 3.08 oranında düşerek 2.3890 lira oldu. ✔ Petrol artıyor: Petrol fiyatları İran üzerindeki ambargoların yoğunlaşmasıyla artış gösterdi. ABD hampetrolü 103.22, Londra Brent petrol 113 dolar seviyelerinden haftayı tamamladı. ✔ Faiz yükseldi: Merkez’in yoğun müdahalesine rağmen faiz yükselmeye devam etti. Gösterge faiz haftayı yüzde 11.43 civarından kapattı. Merkez’in dolarla savaşı Fitch Macaristan’ın kredi notunu bir kademe indirdi. İtalyan UniCredit’in ihraç edeceği yeni hisselerin yüzde 43 gibi yüksek bir iskontoyla satılacağını açıklaması bankanın hisselerinde yüzde 9 düşüşe yol açtı. İçeride 2011 enflasyonu yüzde 10.45’e çıkarak he Cari açık açıklanacak İçeride haftanın en önemli verisi cari açık. Cari açığın bu ay düşüş göstermesi BORSADA KAYIP SÜRDÜ İMKB geçen hafta ortalama yüzde 2.11 oranında kayıpla 50 bin 183 puandan kapandı. Banka endekslerindeki düşüş ise yüzde 3.8 oldu. Garanti Bankası ve Vakıfbank yüzde 5 ile en fazla düşen hisseler arasında yer aldı. Düşüşte Avrupa’daki endişeler ile içerde Merkez Bankası’nın yarattığı tedirginlik ve çift haneye çıkan enflasyon rakamları etkili oldu. DOLARDA SINIRLI DÜŞÜŞ Geçen hafta dolar, TL karşısında sınırlı geriledi. İstanbul serbest piyasada önceki hafta sonuna göre ABD Doları’nın TL satış fiyatı yüzde 1 oranında düşerek 1.8790 liraya geriledi. Altın fiyatları bu hafta artış eğilimindeydi. Uluslararası piyasalarda altının onsu 1625 dolara çıktı. İçeride 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı yüzde 2.57 artarak 97.85 liraya, Cumhuriyet altınının satış fiyatı da yüzde 2.49 artışla 659 liraya çıktı. AKP rejiminin üçüncü boğaz köprüsü ihtirası dinmek bilmiyor. Son anda bir değişiklik olmadı ise yarın (10 Ocak) Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü’nde teklifler alınacak. İstanbul’un trafik sorununu çözeceği yalanıyla gündeme getirilen 3. köprü projesi için belirlenmiş olan GaripçePoyrazköy hattının neredeyse tamamı ormanlık alan... Bu dev rant projesi, İstanbul’un ve Kuzey Marmara’nın kalan son doğal varlıklarını, ormanlık alanlarını, tarım alanlarını ve su havzalarını sermayenin işgaline açıyor. 3. köprü projesi, deprem gerçeğini İstanbul halkına karşı yeni bir saldırı aracı haline dönüştüren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İBB tarafından, “Yeni İstanbul”, “Kanal İstanbul” gibi kentleşmeyi daha da kuzeye kaydırarak inşaat şirketlerinin ve arazi rantçılarının aç gözlü iştahlarını gidermeyi amaçlayan çılgın yağma projelerinin anahtarı... “3. Köprü Yerine Yaşam Platformu” isimli girişim, “İnsanca bir yaşam, yaşanabilir bir İstanbul için köprü değil orman, köprü değil su, köprü değil toplu ulaşım istiyoruz” diyor ve tüm yaşam savunucularını, 10 Ocak Salı (yarın) Ankara’da Karayolları Genel Müdürlüğü önünde olmaya çağırıyor... 3. Köprü’ye Karşı... C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog