Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 4 OCAK 2012 ÇARŞAMBA kultur@cumhuriyet.com.tr 14 Karikatürist Ronald Searle öldü Ⅵ Kültür Servisi Ünlü İngiliz karikatürist Ronald Searle, 91 yaşında hayatını kaybetti. Asi, anarşist, ele avuca sığmaz kız öğrencilerden oluşan St. Trinian’s adlı kurgusal kız yatılı okulunun yaratıcısı olan Searle’un 30 Aralık 2011’de doğal nedenlerden öldüğü açıklandı. 1961’de Fransa’da yaşamaya başlayan ünlü çizerin St. Trinian’s okulu 1954’te ve 2009’da iki kere filme çekilmişti. Punch ve The New Yorker gibi pek çok dergi ve gazetede çizimleri yer alan Searle, 2007 yılında Fransız madalyası Legion d’Honneur’a değer görülmüştü. KÜLTÜR Ergülen Kurşun Kalem’in konuğu Ⅵ Kültür Servisi Edebiyat dergisi Kurşun Kalem’in Ocak Şubat sayısı raflardaki yerini aldı. Derginin bu sayısının konuğu Haydar Ergülen. Adil İzci’nin gerçekleştirdiği söyleşide Haydar Ergülen, 30 yılın şiir dökümünü yapıyor. Bahadır Bayrıl’ın geçmişten bugüne dostu Haydar Ergülen’i anlattığı dosyada, Betül Tarıman, Aydan Yalçın, Mine Ömer; Haydar Ergülen şiirini incelediler. Haydar Ergülen gündemini Gültekin Emre hazırlarken,“Dilimiz Kuzeye Döndüğünde” yazısı ve Litvanya şiirinden yaptığı çevirilerle ikinci dosya konusu Pelin Özer’e ait. Leylim Ley’e Viyana yorumu Ⅵ Kültür Servisi Mariss Jansons’un yönetimindeki Viyana Filarmoni Orkestrası geleneksel yılbaşı konserinde Zülfü Livaneli’nin bestelediği “Leylim Ley” isimli eserini seslendirdi. Johann Strauss ve Çaykovski eserlerinin de seslendirildiği ve TRT’den de yayınlanan konser, dünyadaki 70 televizyon ve 300 radyo tarafından da takip edildi. Yeni yıl konseri 21 Ocak’ta CD, DVD ve Blueray olarak yayınlanacak. Avrupa Sineması Blogu’ndan ‘En İyiler’ Ⅵ Kültür Servisi Avrupa Sineması blogu yazarları, Türkiye’de 2011 yılında gösterilen filmler üzerinden en çok izlenen filmlerin listesini hazırladı. Nuri Bilge Ceylan’ın “Bir Zamanlar Anadolu’da” filminin zirvede yer aldığı listede ayrıca bu yıl Avrupa Film Akademisi tarafından “En İyi Film” seçilen “Melancholia”, Wim Wenders’in Pina Bausch üzerine çektiği “Pina” belgeseli ile Seyfi Teoman’ın dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan son filmi “Bizim Büyük Çaresizliğimiz” de yer alıyor. (www.avrupasinemasi.blogspot.com) Müzik dünyamızda giderek artan yorumculara, organizasyonlara ve yeni konser mekânlarına baktıkça yeni yıl için umutlanıyoruz Yeni yıl ve müzik tutkusu ᮣ 2012 için en heyecan verici olay, İstanbul Festivali’nin 40. yılını kutlaması. Bu yıl Debussy’nin 150. doğum yılı ve John Cage’in 100. yaşı da tüm dünyada etkinliklerle kutlanacak. ‘Karnında Güneş Olan Adam’ adlı biyografi ise Türk müzik kültürüne hizmet eden Muammer Sun üzerine kapsamlı bir çalışma. Yeni yıl geldiğinde hep eskisinden daha iyi olması için dilekler dileriz. Müzik dünyamızda giderek artan yorumculara, organizasyonlara ve yeni konser mekânlarına baktıkça yeni yıl için umutlanıyoruz. Özellikle belediyelerin klasik müziğe sahip çıkması dikkat çekiyor. Ancak değişik yörelerdeki bu etkinliklerin süreklilik kazanması ve çevreyi klasik müzik kültürüne alıştıran, iç tutarlığı olan programlar düzenlemesi gerekir. Bir kez yapılmış bir etkinlik basında ses getirse de çevre halkını sürekliliğe alıştırmaz. Kültür merkezlerinin bilinçle yönetilmesi, izleyicilerin ve sanatçıların oralarda buluşması çok önemli. Böylece yeni yıla girerken de aynı söylemi sürdürüyoruz: AKM’nin yerini hâlâ hiçbir merkez tutmuyor. Opera, bale, konser, resital, tiyatro, sanat galerisi gibi nice sanat etkinliğinin aynı çatı altında toplandığı bir başka merkezimiz yok. Orada sanatseverler bir kulüp üyesi gibi aynı ortamı paylaşıyor; sanatçılar birbirleriyle buluşuyordu. Kentin ortasında, yazgısına bırakılmış, içine çöken bu bina İstanbul’a artık sadece hüzün veriyor. Ya Kültür Bakanımızın güzel sunumlarla bizlere söz verdiği Maslak’taki kültür merkezinin projesi ne oldu? 2012 için en heyecan verici olay İstanbul Festivali’nin 40. yılını kutlaması. Bakalım İstanbul’un hangi mekânlarında, ne sürprizler hazırlandı, merak içindeyiz. Umarım öyle bir kutlama olur ki, dünyanın her köşesinde yankı bulur. İstanbul Festivali’nin geride bıraktığı 40 yılı anlatan alımlı tanıtımlar yapmasını dileriz. Her yeni yıl bir veya birkaç bestecinin doğumölüm yılları olarak özel kimlikler kazanıyor. Önceki yıllarda tüm dünyada görkemle kutlanan Mozart, Bach, Muammer Sun diyen sergi Özlem Paker’in ‘Huşu İçinde’, Elçin Acun’un ‘Teşhir Ürünü’ isimli sergisi Galeri Linart’ta Kadın bedeninin nesneleştirilerek ahlaki ve poÖzlem Paker Galeri Lilitik malzeme yapılması sinart’taki “In the State of zin eserlerinizde nasıl haEcstasy Huşu İçinde” yat buluyor? isimli sergisinde vücudun, Tarih boyunca baştan çıbelleğin ve ruhun bir bütün karıcı bir tehdit unsuru olaolarak salt sahibine ait olrak görülen kadın olgusuduğu bir dünya düşlüyor. nun bu yerleşik imajını yıkGaleri Linart, eşzamanlı mak istiyorum. “Biz varız, olarak Elçin Acun’un yine apaçık ve dimdik buradakadın bedeninin temsilini yız; rahatsız olanlar gidip eleştiren eserlere odaklanan kendi gözlerini ve algıları“Teşhir Ürünü” sergisine nı eğitsinler” diyorum. İşde ev sahipliği yapıyor. lerimde kurban rolündeki Öğrencilik yıllarından kadını göstermeyi tercih etberi irdelediği kadınlık, vümiyorum. Şiddeti göstercut farkındalığı ve psikolomek her platformda iletişijik hallerin vücut dili üzemi keser, araya bir duvar rinden anlatımına odaklaörer. Benim amacım iletişinan Paker, sergideki yapıtmi şiirsel ve yapıcı bir dille larıyla söylemek istediklekurarak, ruhun daha derinrini şöyle özetliyor: “Kadılerine dokunmak. nın bedeni, ruhu ve zihni ‘İffeti ispat edilene kakadına aittir. Bırakın dar tüm kadınlar iffetsizİffet Yasası hepsini biz kendimiz dir’ sözü ve bu eseriniz toparlayalım, benlinamus cinayetlerine gönğimizi, kimliğimiderme yapıyor. Bu düşünᮣ ‘Huşu zi kendimiz kucenin doğuşundan söz edeİçinde’ isimli ralım, müdahabilir misiniz? sergisinde Paker, kadın le edilmesin.” ‘Suçu ispat edilene dek, İnteraktif bir kimliğini, bedenini, ruhunu herkes suçsuzdur’ cümlesi video ve dijital adaletin temelini oluşturan ve zihnini talep ediyor. kolajlardan bir yargı. Oysa kadın söz Paker, ‘Biz varız, apaçık ve oluşan sergidekonusu olduğunda, bu tamadimdik buradayız; rahatsız ki yapıtlar permen tersine dönüyor. Erkek formans, fotoğegemen toplumlarda, çocukolanlar gidip kendi raf, video, akriluktan ergenliğe geçiş sıragözlerini ve algılarını lik ve yazılı sösında kadınlar ‘iffetsizlik eğitsinler’ diyor. zün birleşiminden potansiyeline sahip’ damoluşuyor. gasını yemeye başlıyorlar. Özlem Paker Sergideki işler bir Onlar için uygun görülen bütünlük içinde. Teknik biçimde davranmadıklarıngeçiyordum. Bu karelerolarak bu bütünlüğü ayrı işler den aldığım figür elemanları ve ze da iffetsiz oluyorlar. ‘Namus’ üzerinden nasıl kurdunuz? özellikle demiyorum burada, çünminlerde kullandığım bazı görselVideo performansta, ben de dakü o erkeğin yitip gittiğini varsayler ve yeni oluşturduğum zemin hil 3 kişiydik; kameranın arkasındığı namusunu kapsıyor. (Sergiler görselleriyle dijital kolajları tuvale da iken, bazen bırakıp önüne de 9 Ocak’a kadar Galeri Linart’ta.) aktardım. AYŞEGÜL ÖZBEK Liszt, Chopin yılları gibi. 2012’de Fransız besteci Claude Achille Debussy’nin (18621918) 150. doğum yılı ve 20. yüzyıla yön veren Amerikalı besteci John Cage’in (19121992) 100. yaşı kutlanacak. Ölenleri anmak bir yana, bence en ilginci Amerikalı besteci Elliott Carter’ın (1908) hayatta olup, 104 yaşına karşın hâlâ besteciliğini sürdürmesi! 100 yaşını bitirdiğinden bugüne kadar 14 yapıt bestelemiş. Her birisi de önemli topluluk ve solistler tarafından ısmarlanmış ve hemen seslendirilmiş. Bu arada 2013 Verdi ve Wagner’in 200. doğum yılları olarak kutlanacak. Daha birkaç yıl öncesinden bütün ünlü tenorlar başta olmak üzere Verdi ve Wagner uzmanı operacılar büyük operaevleri ve konser salonları tarafından 2013 yılı için kapılmış. Eski yılın son günü elime geçen Muammer Sun kitabı “Karnında Güneş Olan Adam”, Sevda Cenap And Vakfı Yayınları’nın bugüne dek bastığı en kapsamlı çalışma: 496 sayfa. Muammer Sun’un eşi, yazar ve çevirmen Sinemis Adige Sun tarafından kaleme alınmış. Candan, içten bir anlatım. Muammer Bey’le ilk kez bir radyo programı için 1980’de buluşmuştuk. Muammer Sun biyografisi Öylesine doluydu, anlatacak o kadar çok konusu vardı ki, soluk almadan konuşmuş, kendini bir saz şairi gibi tanımlamıştı. Yaşamöyküsü hep savaşımla geçmiş, özel dünyası kadar ülkede gerçekleştirmek istediği idealleri için durmadan savaş vermişti. Bir bekçinin oğluydu. Çocukluğu acılar, yoksulluklar içinde geçmişti. İçinde kaynayan müzik tutkusunu hiçbir koşul engelleyememişti. 1946’da Askeri Mızıka Okulu’nda ilk kez ciddi olarak müziğe başlamış. 1953’te Ankara Konservatuvarı’nda Saygun’un öğrencisi olmuş. Ayrıca Türk Halk Müziğine derin merakı Muzaffer Sarısözen ile çalışmalarında pekişmiş. Ruşen Ferit Kam ile Klasik Türk Müziği, Mithat Fenmen ile piyano, Hasan Ferit Alnar ile şeflik çalışmış. Sonra bestelerine yön verecek olan yöntemi, özel olarak çalıştığı Kemal İlerici’nin sisteminden öğrenmiş. Ardından ulusal müzik, evrensel dil ilkeleriyle nice resmi görev üstlenmiş. Örneğin İlkokul Müzik Programı’nın yeniden yazımı, Çocuk ve Gençlik Koroları Talimatı’nın hazırlanması, bütün yurtta 166 çocuk ve gençlik korosunun kurulması gibi. TRT’de KültürSanat Bilim Ödülleri Sistemi’nin; Müzik Dairesi’nin ve TRT Ankara Radyosu Çoksesli Korosu’nun kurulmasını sağlamış. Ülkenin bütün konservatuvarlarında öğrencilerbesteciler yetiştirmiş. 2004’te kurduğu SUN Yayınevi’yle hâlâ Türk müzik kültürüne hizmet etmekte. Muammer Sun’un yaşamı ve yapıtları Türkiye Cumhuriyeti’nden bir dilimin aynasıdır. ‘İzin var, ancak ücret öderseniz...’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) REM ve Eylül Fuar Organizasyon şirketleri tarafından mart ayında Ankara Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenecek “Ankara Kitap Fuarı” için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan açıklama geldi. “Kitap fuarına bakanlık engeli” başlıklı dünkü haberimizde, fuar için REM ve Eylül Fuar Organizasyon şirketlerinin başvurularına karşın Bakanlıktan henüz onay çıkmadığını belirtmiştik. Bakanlıktan önce REM ve Eylül Fuar Organizasyon şirketlerinin bakanlığa bir başvurusunun olmadığı dile getirildi, ardından “Binanın yapısı uzun süreli fuar düzenlemek için uygun değil. Çünkü binanın yapısal sorunları var. Bu can ve mal güvenliğini tehdit ediyor” açıklaması yapıldı. Oysa ortada hem bir başvuru vardı hem de “can ve mal güvenliği için uygun olmayan binada” Anneler Günü, Sevgililer Günü gibi etkinlikler düzenleniyordu. Bakanlıktan “Bu tür etkinlik BİZİM TİYATRO 31. YILINI KUTLUYOR Müzik eşliğinde ‘savaş ve barış’ PKİ ALAR VE ŞAHİN’E TE M LA K TU TU EN ’D R ÇEVBİ ‘Ankara Kitap Fuarı’ için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan açıklama lerin uzun süreli olmadığı” iddiasının ardından bir de açıklama geldi. Açıklamada, “Türk Kütüphaneciler Derneği, 09. 09. 2011 tarih ve 85 sayılı yazılarıyla Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü’ne (DÖSİMM) başvuruda bulunarak, 23 Mart 1 Nisan tarihleri arasında Eylül Fuarcılık’la işbirliği içinde düzenleyecekleri etkinlik için AKM binasını ücretsiz talep etmiştir. DÖSİMM’ce verilen cevabi yazıda merkez müdürlüklerinin 14. 07. 2010 tarih ve 230 sayılı ‘Makam Onaylı Yönetim Kurulu’ kararı gereğince, AKM’de bulunan tüm kapalı alanla rın her türlü fuar organizasyonuna kapatılmış olması nedeniyle taleplerinin uygun görülmediği ancak talep edilmesi halinde, müsait olduğu takdirde AKM 1 No’lu alanın taraflarına ücretli olarak tahsis edilebileceği bildirilmiştir. Bu defa aynı dernek, 24. 10. 2011 tarih ve 2011/89 sayılı yazı ile bakanlığımıza doğrudan başvuruda bulunarak, DÖSİMM’ce verilen cevabi yazıdan bahsetmeksizin, söz konusu etkinlikle ilgili AKM’nin ücretsiz ve katkı paysız tahsisi talep edilmiş. Genel müdürlüğümüzce ilgili derneğe yazılan 03. 11. 2011 tarih ve 225377 sayılı cevabi yazımızda, AKM’nin ticari içerik taşıyan her türlü fuar etkinliğine kapatılmış olduğu, talep edilmesi halinde, müsait olduğu takdirde AKM 1 No’lu alanın taraflarına tahsis edilebileceği belirtilmiştir” denildi. Şimdiye kadar ücretsiz düzenlenen fuar için Bakanlığın organizasyon şirketlerinin talebine vereceği yanıt ise şimdilik sürüncemede. C MY B C MY B (ÇEVBİR), Kültür Servisi Bizim Tiyatro, kuruluşunun 31. irmenler Birliği klamalar ve ev Ç i is rv Se r yılını “Savaştan Barıştan” adlı müzikli oyunla Kültü şanan tutu , fikir ke genelinde ya kutluyor. Bir grup aydınsanatçının bir televizyon son dönemde ül ris Naim Şahin’in sanatçıları yurtİd kanalı için hazırladıkları “savaş ve barış” konulu İçişleri Bakanı dini ve cinsel tercihi olan tüm sterlı rk fa def gö ı, ın ar bir programı ele alan oyun, nl sa in çlularmış gibi he dı. Yapısu el iy ns ta po ı la taşlar 7 Ocak’ta saat 20.30’da r kınama yayım mesiyle ilgili bi a, “Gölgede bırakılmaKadıköy Barış Manço Külmad lan yazılı açıkla katleri dile getirmek suretür Merkezi’nde seyirciyle ki ha n ıla pleneceği ya çalış buluşacak. Müzik, şiir, plumların sahi ve fikir to yu bo ar ğl ça sanat tiyle belgesel, film eşliğinde yan ve yaratan değerleri koru k savunucularına, son tahOsmanlı döneminden emekçilerine, ha uma yönelik bu cadı avına başlayarak, 1. ve 2. Dünpl lilde tüm sivil to verilmesini; basın, düşünce ya Savaşı, Vietnam, n so l ve n kalZ afer Dip bir an ev nükleer silahlar, 68 kukısıtlayıp ortada tümer ve H ni ri le ük rl gü a ın öz lu k Çetin lamalar şağı gibi çeşitli dönem ve ifade zuatın ve uygu rve olayları da yansıtan oyunu, tiyatdıran yasal mevldırılmasını talep ediyor, fiki ile ka ed n te ps ük ha rl in ronun kurucusu Zafer Diper, çeşitli yapıtlardan den yürü bedenler eteci ın değil ancak yararlanarak oyunlaştırıyor ve yönetiyor. Oyunda lerin ve ruhlar kez daha hatırlatıyoruz. Gaz lürrü r Zafer Diper’e, Nazan Diper, İclal Karaduman, bileceğini bi r ardına götü n parmaklıkla yaraTarık Köksal ve Memetcan Diper eşlik ediyor. Zeynep Kuray’ı sik olmayan gülümseyişini, zel ek gü en en n nd Müzisyen Haluk Çetin de oyuna şarkılarıyla katne verile ken yüzü baskı atmosferi kıda bulunuyor. (www.bizimtiyatro.net) tılan korku ve ak sahipleniyoruz” denildi. cevap olar ‘Cadı avı son bulsun’
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog