Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 31 OCAK 2012 SALI 12 sevdiği, “Ayşe” operetinden “Ayşe’nin Duası” şarkısını çalarak eşlik etti. ૽૽૽ Keriman Halis 1932 İstanbulu’nun o ortamında “Türkiye Güzellik Kraliçesi” seçildi. Aynı yıl Cumhuriyet gazetesi, genç kızı Belçika’ya “Uluslararası Güzellik ıl 1932… Türkiye Cumhuriyeti ve Zarafet Yarışmasına” gönderdi. 9, Mustafa Kemal’in adını 31 Temmuz’da 28 ülke adayının verdiği “Cumhuriyet gazetesi” ise 8 katıldığı yarışmada “Dünya Güzeli” yaşındaydı… seçildi, başı taçlandı. O an Türk 1932’de Cumhuriyet gazetesi bayrağı bulunamadığı için, “Türkiye Güzellik Kraliçesi” sağlanan kırmızı bir atlas üzerine seçimini 4. kez düzenlemişti. O salonda ay yıldız işlenmiş, yılki yarışmayı Çerkez kökenli izleyicilerin alkışlarına balkondan dalgalandırılarak yanıt verilebilmişti. “Kraliçeler gibi” karşılandığı “Sirkeci Garı’ndan” İstanbul’a dönen Dünya Güzeli kızımız, yarışma anını şöyle anlatmıştı: “En sonunda ben ve Almanya güzeli kaldık. Kırmızı bir tuvalet giymiş, yakasına da beyaz kurdele takmıştım. Jüri başkanı elindeki zarfı açtı. Heyecandan Cumhuriyet ve Keriman Halis. bayılabilirdim. Ve bütün tiyatro salonu, ‘Yaşasın Tevfik Halis Bey ve Ferhunde Miss Turkey!’ sesleriyle inledi.” Hanım’ın altı çocuğundan biri Yarışmayı izleyen Halit Turan olan 19 yaşındaki Keriman Halis Bey, anılarında o olayı ve sonrasını kazandı. Babası, elinden tutarak şöyle yazdı: “Genç Cumhuriyet getirdiği kızının adını yönetimi ile Cumhuriyet’teki saygınlığı artan düzenleme Müslüman Türk Ece ve komitesine kadınına, Haydarpaşa. yazdırmıştı. yarışmanın tamamı ૽૽૽ Hıristiyan olan jüri Piyano çalan üyeleri, büyük bir genç Keriman, hayranlık ailecek duygusunu dile müzisyen bir getirdiler.” aileden Türkiye’nin ilk geliyordu. “Dünya Güzeli” Amcası ünlü Keriman Halis’in operet resimleri yabancı bestecisi basında sürekli Muhlis yayımlanmakla Sabahattin kalmadı, kartpostal Ezgi, halası da olarak da basıldı. ünlü kadın Batı dünyasında besteci İslamiyet ile Neveser özdeşleşen Kökdeş idi. Osmanlı İki yıllık eşi İmparatorluğu’nun topçu subayı geleneksel bir Mehmet Ali bağnazlık Üsküdarlı’nın içerisinde olduğu Çanakkale yönündeki Savaşı’nda şehit önyargılar yıkıldı. Öyküsü, düşmesi ile 18 yaşında dul kalan Japonya’da okullarda ders Neveser Hanım’ın 500’ü aşkın kitaplarında “ Keriman Halis Olayı” bestesi vardı. Ağabeyinin diye okutuldu. operetlerinde piyano, gitar, tambur ૽૽૽ çalan Neveser Hanım sıkıntılı Türkiye Cumhuriyeti’nde günler yaşamış, vasiyeti Atatürk’ün önderliğinde gereği notalarını yaktırdığı Türk kadınının erkek için günümüze yaklaşık egemenliği ve baskısından 100 kadar bestesi kurtulmasının da simgesi kalmıştı. oldu. Mustafa Kemal, Abdülhamit tahta Cumhuriyet gazetesini ve çıkınca Abdülaziz’in dünya güzelinin başarısını başmabeyincisi olan baba bir yazı ile kutladı. Hurşit Bey’i Adana’ya 1933’te kadınlara sürmüştü. Muhlis “muhtar” olabilme, 1934’te Sabahattin 1890’da Adana’da doğdu. Muhlis Hala Neveser anayasa değişikliği ile Kökdeş. kadınlara seçme ve Bey, Batı müziğine ilgi seçilme hakkı tanındı. duymakla birlikte “Jön Yarışmadaki başarısından sonra Türkler”in kurduğu “Osmanlı Atatürk, 1934’te çıkan Soyadı Demokrat Fıkrası’nın Genel Yazmanlığını” da yapan bir Kanunu ile dünya güzeline gazeteci idi. “kraliçe” anlamına gelen “Monokl (tek camlı “Ece”soyadını resmi gözlüklü)” gazeteci, olarak verdi. Osmanlı hükümetine ૽૽૽ karşı yazıları nedeniyle Bir yüzyıllık ömründe Avrupa’ya kaçmak Keriman Hanım, zorunda kaldı. Osmanlı’nın son günlerini, Mesleğini bırakıp Atatürk Cumhuriyeti’nin Avrupa ve Amerika’da devrimlerini ve müzikle uğraştı. bugünlerde kadının Mütarekeden sonra “türbana” ve “çarşafa İstanbul’a döndü, sokulması” ve 2009’da Amca Muhlis ancak kente uzak bir 953 kadının öldürülmesi Sabahattin Ezgi. köye sürgün edildi. olaylarını da yaşadı! Cumhuriyet Resimde önünde döneminde yeğeni Keriman durduğu Haydarpaşa Garı’nın Halis’in “kraliçe” seçilmesinden da Sirkeci gibi 20. yüzyıl iki yıl önce kurduğu Süreyya tarihindeki işlevine son Opereti’nde Surruri’ler, verdirileceği Dilligil’ler, anlaşılıyor! Karaca’lar yetişti. Keriman Halis “Ayşe”, “Karım doğduğunda, Beni Aldatırsa”, 1908’de hizmete “Milyon Avcıları”, “Söz Bir Allah giren bu gar henüz Bir” gibi operet beş yaşındaydı. ve müzikli Sirkeci Garı, filmlerin Türkiye’yi Batı’ya bestelerinden açıyordu. Adını 3. sonra “Operet Selim’in subayı Kralı” ilan edildi. Gül’ler. Haydar Paşa’dan Ne var ki besteleri kardeşi alan bu gar ise Neveser Hanım’ın notaları Anadolu’yu Batı’ya bağlıyordu. arasında yakıldı. Yıllardır büyük Zamanla çeşitli kazalara coşku ile söylenen şu şarkının uğrayan ve 28 Kasım 2010 Muhlis Sabahattin Ezgi’ye ait tarihinde çıkan yangında garın olduğunu çok kişi bilmez: çatısı çöktü. “Hatırla sevgili o mesut geceyi ૽૽૽ Çamların altında verdiğin Sirkeci Garı’ndan “kraliçe” buseyi unvanı ile Türkiye’ye çağdaş Bana sen öğrettin, bu aşkı kadının simgesi olarak dönen sevdayı Keriman Halis, Haydarpaşa Garı’nın Ne çabuk unuttun beni sen görkemi önünde Ece soyadı ile bu hercai” 1939’da kızı Melek’in ölümü ile resmi çektirmişti. Cumartesi günü 99 yaşında ölen bunalıma girdi, verem hastalığına Keriman Halis Ece için tutuldu. 1947’de yaşama Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de gözlerini yumdu. Cenazesinde, bir “başsağlığı” dileğinde bulundu. Şehir Bandosu bestecinin çok DIŞ HABERLER dishab@cumhuriyet.com.tr ABD, askerlerini çektim demesine rağmen Irak semalarında insansız hava araçlarını uçuruyor 20. Yüzyılın Ecesiydi! Egemenlik ‘havada’ kaldı ᮣ ABD’nin, Irak’ta diplomatik personelini koruma gerekçesiyle insansız hava araçlarını kullanması Irak yönetimi tarafından “egemenlik ihlali” olarak değerlendirildi. Dış Haberler Servisi ABD’nin askeri gücünü çektiği Irak’da, elçilik ve konsolosluk personelini koruma amacıyla hâlâ insansız hava araçlarını kullanması Irak yönetiminin tepkisini çekiyor. Amerikan New York Times gazetesinde yer alan bir habere göre Iraklı üst düzey yöneticiler ABD’nin bu tutumunu “Irak’ın egemenliğine saygısızlık” olarak değerlendiriyor. Gazetenin haberine göre, söz konusu insansız hava araçları bugüne kadar sadece ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ve CIA tarafından kullanılırken şimdi Dışişleri Bakanlığı kendi personelini korumak amacıyla kullandığı araçların görev süresini uzatmak istiyor. Irak’ta sayılarının 11 bin olduğu söylenen elçilik ve konsolosluk personeli ile diğer çalışanların beş bin kişilik bir güvenlik ordusuyla korunduğunun belirtildiği haberde, personelin dışarıya ağır silahlı konvoylarla ve helikopter desteğiyle çıktıkları da kaydediliyor. Habere göre insansız hava araçlarıyla koruma faaliyetini Irak’ta küçük çapta sürdüren ABD bu araçların beş yıllık bir süre için adı geçen ülkede kullanılması konusunda Irak’ın onayını bekliyor. Ancak Irak yönetimi bunu ülkenin egemenliğine bir saygısızlık olarak değerlendirdikleri için söz konusu anlaşma henüz imzalanmış değil. Y ökyüzü bizimdir’ ABD makamları anlaşmanın yolda olduğunu söylemelerine karşın Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin baş danışmanı Ali el Musavi, Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Falih el Fayad ve İçişleri Bakanı Adnan el Esadi Amerikalıların kendilerine danışmadığını belirtiyorlar. Esadi, ABD’nin insansız hava araçları programına “Gökyüzü bizim gökyüzümüz, Amerikalıların değil” sözleriyle karşı çıkıyor. Haberde ‘G ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Irak’ta bir düzine insansız hava aracı bulundurduğunu ancak bunların çoğunun yedek olarak tutulduğunu açıkladığını kaydediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Irak’ta kullanmaya planladığı insansız hava araçları, Pentagon ya da CIA’nınkinden farklı olarak silah taşımıyor. Irak’taki ABD’li güvenlik şirketleri, bakanlığın, söz konusu araçları ABD’nin mevcut güçlerini iki yıl içinde çekmeyi planladığı Endonezya, Pakistan ve Afganistan’da da kullanacağını ileri sürerken ABD Dışişleri Bakanlığı bu araçları Irak dışında kullanma yönünde bir karar alınmadığını açıkladı. Pentagon ve CIA, Predator ve Reaper tipi insansız hava araçlarını Pakistan, Yemen ve Somali’de kullanmış, yakın bir tarihte de Etiyopya, Seyşel Adaları ve Arap Yarımadası’ndaki üslerini bu araçlar için genişletmişti. Suriye muhalefetinden Rusya’nın teklifine ret hiçbir şekilde Dış Haberler Servisi Suriyeli İdlib kentinde orduyla görüşmeyeceklerini duyurdu. yetkililerin, muhalefetle, savaşan muhalif güçler Galyun, “Suriye’de Moskova’da gayri resmi gösteri düzenledi. demokratik yönetime geçiş görüşmelere başlamayı kabul (REUTERS) görüşmeleri için Esad’ın ettiği bildirilirken, Suriye istifası koşuldur” muhalefeti teklifi reddetti. diye konuştu. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan Bu arada, Beşşar Esad’ın yayımlanan bildiride, “Ön ailesinin ülkeden kaçmaya koşulsuz gayri resmi temaslar çalıştığı ancak muhalif için, Suriye yönetimi ve güçlerin buna engel olduğu muhalefete, kendileri için uygun öne sürüldü. Muhalif bir sürede temsilcilerini kaynaklara göre, First Lady Moskova’ya gönderme teklifinde Esma Esad, çocukları ve bulunulduğu, Suriyeli yetkililerden teklife olumlu yanıt geldiği, ailenin diğer üyeleri başkent Şam’da muhaliflerin de önümüzdeki günlerde bu teklife havaalanına gitmeye çalışırken çıkan çatışma onay vereceklerinin ümit edildiği” belirtildi. sonucu geri dönmek zorunda kaldılar. Muhaliflerin oluşturduğu Suriye Ulusal Konseyi Suriye’de, Arap Birliği’nin, gözlemcilik misyonunu Başkanı Burhan Galyun ise Devlet Başkanı dondurmasının ardından çatışmalardaki Beşşar Esad istifa edene kadar Şam yönetimi ile tırmanış sürüyor. Edvard Nalbandyan ‘Karabağ’dan uzak durun’ TİFLİS (AA) Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbandyan, “Türkiye gerçekten Karabağ sürecine yardımcı olmak istiyorsa, mümkün olduğunca bu süreçten uzak durmalıdır” dedi. Nalbandyan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ ile ilgili sorunun barışçıl yollarla çözümünde arabuluculuk üstlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubu eşbaşkanlarından biri olan Fransa’nın eşbaşkanlığının sona erdirilmesi yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine, bu açıklamayı “ültimatom” olarak değerlendirdiklerini söyledi.Bu tür ultimatomların olumlu sonuçlar vereceğine inanmadığını belirten Nalbandyan, Fransa senatosu tarafından kabul edilen “Ermeni soykırımı”nı inkârı cezalandıran tasarının hiçbir ülkeyi hedef almadığını öne sürdü. Clinton’a tepki ABD’deki en büyük Ermeni diasporalarından Amerika Ermeni Ulusal Komitesi (ANCA), ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın, Fransa’da kabul edilen yasaya ilişkin açıklamalarını sert bir dille eleştirdi. ANCA Müdürü Aram Hamparian, “ABD yönetimi, soykırımın inkârında suç ortaklığı çukurunda kendisini daha da derine gömmeye devam ediyor” dedi. AKP’nin Hamas açmazı BAHADIR SELİM DİLEK ANKARA Hamas’ın merkezini Şam’dan Türkiye’ye taşıyacağı ya da Ankara’da ofis açacağı yönündeki iddialar soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Hükümetin, Hamas’ın merkezini Türkiye’ye taşıması ya da Ankara’da ofis açmasına ilişkin temasların dokuz aydan bu yana aralıklarla devam ettiği öğrenildi. Hükümetin, Hamas’a yeşil ışık yak ması durumunda AKP bir yandan Filistinlilerin birleşmesi yönündeki politikası ile çelişen bir tavır içine girmiş olacak, diğer yandan Türkiye, Hamas’ı resmen “terör örgütü” olarak kabul eden ABD ile karşı karşıya gelecek. Türkiyeİsrail ilişkilerindeki sıkıntı daha da artacak. Hamas’ın Suriye’den ayrılma kararı alması sonrasında dikkatler, örgüte önemli siyasi destek veren AKP’nin takınacağı tutuma çevrildi. Edinilen bilgilere göre Hamas’ın Türkiye’de ofis açması ya da merkezini taşımasına ilişkin temaslar, 2011 yılının başından itibaren gündemde oldu ve görüşmeler aralıklarla süregeldi. Karikatür krizi Filistin politikasında çelişki AKP’nin; Hamas’a sağladığı siyasi desteğe ek olarak, Türkiye’de ofis açma izni vermesi durumunda, hükümet bugüne kadar uyguladığı Filistin politikası ile de çelişmiş olacak. AKP, El Fetih ile Hamas’ın bir arada olması, ulusal birlik hükümeti kurulması gibi konularda geçen yıl etkin olarak devreye girmişti. Hamas’ın Filistin’in resmi büyükelçiliğinin bulunduğu Ankara’ya ofis açması durumunda, birlik değil, iki grup arasındaki ayrım güçlenmiş olacak. Böyle bir olasılığın gündeme gelmesi durumunda Ankara ile Abbas’ın arasının açılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Hamas’ın Gazze’de yaptığı her harekette, Ankara özellikle Batılı ülkelerin baskısı ile karşı karşıya kalacak. Türkiye, “terörü destekleyen” ülke görünümünde olacak. Aynı zamanda, Türkiye’nin PKK konusunda Avrupa ülkelerine yönelik söylemi de büyük ölçüde zemin yitirecek. Mavi Marmara nedeniyle zaten en alt düzeyde olan Türkiyeİsrail ilişkilerinin çok daha bozulması da söz konusu olabilecek. İsrail, Hamas’ın Gazze’de yaptığı her eylemin faturasını çıkarma konusunda önemli bir koz elde etmiş olacak. Hamas’ın yönetim kademesinin varlığının kısa ve orta vadede, Ortadoğu’daki radikal İslamcı gruplar açısından Türkiye’yi cazibe merkezi durumuna getirmesine kesin gözüyle bakılıyor. Saldırganlara hapis cezası Dış Haberler Servisi Danimarka’da, Hazreti Muhammed’e hakaret içeren karikatürleri yayımlayan gazeteye planlı saldırı yapan iki kişi suçlu bulunarak hapse mahkum edildi. El Kaide ile ilişkileri olduğu iddia edilen zanlılardan Uygur asıllı Norveç vatandaşı Mikael Davud, JyllandsPosten adlı gazeteye yönelik saldırının planlayıcısı olduğu gerekçesiyle yedi yıl, Kürt asılı Şiwan Sadık Said adlı zanlı da üç buçuk yıl hapis cezasına mahkum edildi. Davud’un saldırıyı kabul ettiği ancak hedefinin gazete değil Norveç’deki Çin kurumları olduğunu söylediği belirtildi. Kızlarını ve birinci eşini (üstte) öldüren baba, ikinci eşi ve oğlu ömür boyu hapse mahkum oldu. (AP) Öldürülen Türkler C MY B C MY B Dış Haberler Servisi Kanada’da, namus cinayetleri işlemekten suçlu bulunan Afgan asıllı baba, eşi ve oğlu müebbet hapse mahkum oldu. Ontario eyaletinde görülen davada, çokeşli evlilik yapan 58 yaşındaki Muhammed Şafia, eşi 42 yaşındaki Tooba Yahya ile oğlu 21 yaşındaki Hamed, evin ergenlik çağındaki 3 kızı ile Muahmmed Şafia’nın birinci eşini öldürerek birinci derecede cinayet işlemekten suçlu bulundu. Ontario Yüksek Mahkeme Yargıcı Robert Maranger, kararın ardından “Çarpıtılmış namus kavramından doğan soğukkanlılıkla işlenmiş utanç ve Namus cinayetine müebbet rici cinayetler. Bundan daha çirkin, alçakça, daha namussuzca işlenen bir suç olamaz” diye konuştu. 19 yaşındaki Zeynep, 17 yaşındaki Seher, 13 yaşındaki Geeti ile 52 yaşındaki Rona Amir Muhammed’in cesetleri 30 Haziran 2009’da Ontario eyaletine bağlı Kingston şehrinde bir kanalda, su altında kalmış bir aracın içinde bulunmuştu. Kurbanlar başka bir yerde öldürüldükten sonra, cesetlerin araca yerleştirilerek kanala bırakıldığı öne sürülüyor. Muhammed Şafia’nın ilk eşinden çocuğu olmaması nedeniyle ikinci eşi ile evlendiği öğrenildi. Almanya tazminat ödüyor BERLİN (AA) Almanya Adalet Bakanı Sabine LeutheusserSchnarrenberger, aşırı sağcılar tarafından öldürülen 8 Türk ile 1 Yunanın yakınlarına 5 ile 10 bin Avro arasında tazminat ödenmesine başlandığını söyledi. Alman Bakan, önemli olanın kurbanların yakınlarına fazla bürokratik işlem olmadan para ödenmesi olduğunu, söz konusu kişilere gelecekte daha fazla da ödeme yapılabileceğini kaydetti. Almanya’daki çok sayıda sivil toplum kuruluşu, ırkçı cinayetleri kınayan bildiri yayımlayarak “Irkçılığı İzleme Merkezi” oluşturulmasını istedi.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog