Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 8 İstanbul B Edirne S Kocaeli S Çanakkale B İzmir B Manisa B Denizli B Zonguldak B Sinop B Samsun PB Trabzon PB Giresun PB Ankara B 10 9 12 9 14 12 11 11 11 13 9 11 5 Eskişehir Konya Sıvas Antalya Adana Mersin Diyarbakır Şanlıurfa Mardin Siirt Hakkâri Van Kars S S S B B B B B B PB K K PB 4 5 4 15 14 15 7 9 8 7 1 3 5 HABERLERİN DEVAMI Oslo K Helsinki K Stockholm K Londra Y AmsterdamY Brüksel Y Paris Y Bonn Y Münih Y Berlin Y BudapeştePB Madrid PB Viyana B 1 4 3 11 9 10 10 5 7 8 8 13 5 Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Moskova Aşkabat Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire Şam B PB Y PB PB K Y Y Y PB PB B A 9 10 11 15 7 2 9 10 5 6 3 18 15 Ülkenin iç ve doğu kesimlerinin çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusu, Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin aralıklı yağışlı, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; kıyılar ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yağmur, diğer yerlerde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. 3 OCAK 2012 SALI TARİHTE BUGÜN MÜMTAZ ARIKAN 3 Ocak GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Ⅵ Baştarafı 1. Sayfada atanlar; pasaporttan sürücü belgesine, nüfus kâğıdından emlak vergisine değin yeni kazıklarla uyandılar. Oysa öncü zamlar bunlar. Arkası yolda!.. Ekonomik ve mali göstergelerdeki gelişmelerin halka nasıl yansıyacağını bugüne dek doğrucu Davut örneğine sadık kalarak okurlarına duyuran Prof. Güngör Uras gerçeği açıklıyor. “Yakında” diyor, “elektriğe, benzine ve gaza en az yüzde 25 oranında zam gelecek”. Nedenleri de sıralıyor: “Bu bir zorunluluk. Çünkü kömüre, petrole, gaza ödenen dövizin TL karşılığı (2011 yılında) en az yüzde 25 oranında arttı. Bu artışı devletimiz bütçeden karşılayamaz. Kullanandan almaya mecbur. Sadece elektriğe, benzine zam gelmeyecek. İthal girdileri de pahalılaşınca… üreticilerimiz pahalı fiyatla ithal girdi kullanmak zorunda kalacak. Artan maliyet içeride Türk Lirası (TL) fiyatlarının yükselmesine neden olacak.” Güncel yaşamımızı etkileyecek zamları, örneğin yumurtadan başlayabiliriz ve artık piyasa deneyimlerinizi kullanarak daha nelerin yıl içinde zam göreceğini rahatlıkla kestirebilirsiniz! ૽૽૽ Acı reçeteyi duyuran Güngör Uras, elbette “felaket tellalı” değil. “Yılın ilk günlerinde kimseyi üzmek de istemem ama…” diyor… Lakin gerçek gerçektir. Açıkladığına göre, faiz de enflasyon da yükselecek. Zira, “Görünen köy kılavuz istemiyor!” Olasılıkların ağırlığı altında “öldük bittik” mi diyeceğiz... …ya da Uras’ın anlatımlarını bağladığı şu son sözlerine kulak vererek başka çaremiz de yok deyip yeni zamları bekleyeceğiz: “Öldük bittik bir durum yok. Biz, bu filmleri daha önce de gördük. Dolar da, faiz de, enflasyon da yükselecek… Canlar, cepler yanacak. Ayakta kalabilenler şöyle veya böyle bir süre sonra gene düze çıkar. Bu ‘acımasız bir durum’ ama… Buna alıştık. Şerbetlendik. Gerçekçi olalım. 2011’in ikinci yarısından itibaren ‘kaybetme dönemi’ başladı. Ankara akıllı ve becerikli davranır ise ‘kaybetme dönemi fazla uzamaz’. Ödenen ve ödenecek faturalar fazla büyümez. Bu aşamada halkın yapacağı ‘moralini bozmamak’, Ankara’nın ‘Yalan yanlış politikalar uygulamadan, bozulan dengeleri kurmasını’ beklemektir”. Tepkisiz hayat; oh! Ne rahat! ૽૽૽ Halkımızın tek etkili tepkisi emekli milletvekilleri maaşlarına yüzde 100’lük zam! Bu tepki o denli değerli ki, başka konulara örnek olabiliyor. Yeni bir anayasa yapmak için parlamentoda bulunan dört partiden ikişer temsilci alınarak bir uzlaşma komisyonu kuruldu. TBMM ve Komisyon Başkanı Çiçek’in son açıklaması ilginç. “Bu anayasanın yapılması gerekli. Şu maaşlar konusuna tepki gösteren vatandaşımız, bu anayasayı değiştirmediğimiz takdirde de siyaset kurumuna bu tepkiyi göstersin” diyor. Ne demeye geliyor bu açıklama? Bu açıklama, yapılması gereken anayasaya siyaset kurumunun gerekli ilgiyi göstermediğinin ilanı, bu bir... Yine bu açıklamaya göre, partilerin ilgisizliği nedeniyle yeni anayasayı 2012 sonuna yetiştirmek zor. Hatta yeni bir anayasa ufukta görünmüyor demek. Bu da iki!.. Çaresiz Meclis Başkanı halkı partilere baskı yapmaya çağırıyor. Mutlaka yenilenmesi gerektiğini yıllardır söyleyen partilere!.. Başbug’a soruşturma Başbuğ, 29 Eylül’de katıldığı bir televizyon programında ‘Mahkeme tanıklık için çağırırsa gideceğim’ demişti. İstanbul Haber Servisi Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ hakkında “İnternet Andıcı” kapsamında soruşturma başlatıldı. Başbuğ’un önümüzdeki günlerde savcılık tarafından ifadeye çağrılması bekleniyor. Davada yargılanan sanıklar, söz konusu internet sitelerinin Başbuğ’un onayı ile hazırlandığını iddia etmişlerdi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 30 Aralık Cuma günü İnternet Andıcı davasında verdiği ara kararda emekli Orgeneral Başbuğ hakkında gereğinin takdir ve ifası için İstanbul Cumhuri yet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına karar vermişti. Mahkeme, kararına dayanak olarak sanık beyanlarını gerekçe göstermişti. Mahkemenin yazısı dün sabah İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaştı. Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği Başbuğ hakkında İnternet Andıcı kapsamında soruşturma başlattı. Soruşturma Ergenekon Savcısı Cihan Kansız tarafından yürütülüyor. Başbuğ’un Genelkurmay Başkanlığı sırasında “İnternet Andıcı”nın dayanağı olduğu iddia edilen İrtica ile Mücadele Eylem Planı hakkında “kâ ğıt parçası” açıklaması da mahkeme heyetinin üzerinde durduğu konulardan biri olmuştu. Askeri Yargıtay Onursal üyesi Ali Fahir Kayacan konuya ilişkin Habertürk’e yaptığı değerlendirmede, sivil mahkemenin bu konuda yetkisinin olmadığını dile getirdi. Mahkemenin “gerekli prosedürü uygulamadığı için yetkiyi kötüye kullandığını” söyleyen Kayacan, “Şikâyet etseniz HSYK’nin yapısı nasıl? Belli işte. Mahkeme de ‘ben yaptım oldu’ diyor. Türkiye’de yasalar hep rafa kalktı” diye konuştu. Noel Baba Müftü Kavgası Bu da oldu… Kamuoyu sonunda “Noel Baba” için bile bölündü. Yılbaşı ile Noel geldi geçti. Ama internet ortamlarındaki “Noel Baba” kavgası bitmedi. Taraflar, “Noel Baba’ya çatan müftüyü makaraya alanlar” ile müftüyü “sahiplenenler” arasında ikiye ayrıldı. Hürriyet’in dünkü “Noel Baba yakalar!” manşetini gördünüz. “Yılbaşı kutlamaları nedeniyle İstanbul’da yoğun güvenlik önlemleri alan Noel Baba kıyafetli polis ekipleri, tacize karşı sabaha dek nöbetteydi” deniyordu manşetin altında… Hükümet Fransız kaldı Ermeni soykırımı tasarısının üzerinden bir hafta geçmeden, Fransa’ya doğalgaz ayrıcalığı sağlandığı ortaya çıktı MURAT KIŞLALI Araçsallaştırmanın bini bir para Taksim’in geleneksel yılbaşı kutlamalarında tacizcileri ele geçirmek için “Noel Baba” kılığına giren polislerin devreye sokulup kullanıldığı bir ülke burası. Böyle bir ülkede, Noel Baba’ya bir din adamı çıkıp saydırıyor… Dünya çapında “efsane” katına yükseltilen tümüyle “kurgu bir karaktere” karşı, yel değirmenlerine savaş açan Don Kişot misali, ağzını açıp gözünü yumuyor ve veryansın ediyor. Arkasından belli kesimler tarafından derhal kahraman ilan ediliyor. Ciddiye alınıp baş tacı yapılıyor. Araçsallaştırmanın bu kadarı da olur mu? Taksim Meydanı’nda devletin “güvenlik güçleri kisvesine” bürünen Noel Baba, eşzamanlı biçimde dinen neredeyse “katli vaciptir” noktasında lanetleniyor. Sanal âlemde, girin gözlerinizle görün: “Müftümüz görevini yapmıştır. Kendisini tebrik ediyorum. Aynı düşünceyi paylaşanlara selam olsun!” diyenlerden geçilmiyor. ‘Saf duygularla oynanmasın!’ “Müftü Bey’in söyledikleri yıllardır söylenegelmektedir. Noel Baba, gece yarısında bacalardan girerek çocukların isteklerini yerine getirmektedir. Yapılan eylem saf, duygulu insanların duygularıyla oynamaktadır. Bizler yalan değil, gerçek âlemde yaşamaktayız.” “Tebrik ediyorum Keşan müftüsünü. Allah (müftü için inceleme başlatan!) Diyanet’tekilere akıl fikir nasip etsin.” “Saygıdeğer hocam, cihadınızı en kalbi duygularla tebrik eder, ellerinizden öperim…” Türk basınını toplu olarak görmek için her sabah girdiğim www.t24.com.tr’de, konuyla ilgili yazılar altında yer alan okkalı okur yorumlarından bazıları bunlar… Eh! Müftü ardında safları sıklaştırıp cihad açanlara ve bunca lafa karşı, “Noel Baba” da eli kolu bağlı oturmayacak değil mi? Ondan da posta kutuma düşen bir mektup var. Dostum Zeynep Erkut’un ilettiği mektubu okurken nerdeyse gözlerimden yaş geldi. Umarım siz de.. benim kadar eğlenirsiniz. ANKARA Hükümetin, Fransız Ulusal Meclisi’nde kabul edilen Ermeni soykırımı tasarısının üzerinden bir hafta geçmeden, Fransa’ya doğalgaz ayrıcalığı sağladığı ortaya çıktı. Türkiye’nin, Rusya ile yaptığı anlaşmayla karasularından geçiş izni verdiği Güney Akım projesinin ortaklarından biri Fransız şirketi çıktı. Electricite de France (EDF), 16 Eylül 2011’de imzaladığı anlaşma ile Güney Akım projesinin yüzde 15 ortağı oldu. Projenin diğer ortakları yüzde 15 Alman BASF, yüzde 20 İtalyan ENI şirketleri ile beraber yüzde 50 Rus Gazprom. Fransız EDF de katılınca, Güney Akım projesinden, aralarında Fransa’nın da olduğu Batı Avrupa ülkelerine doğalgaz sağlanmasında tek engel kalmıştı. Rusya’nın, AB’ye gaz satışında sık sık doğalgaz geçişini durdurmakla tehdit eden Ukrayna’yı devre dışı bırakması için, hattın Karadeniz’de Türk karasularından geçişine izin alması gerekiyordu. Türkiye Güney Akım’ın Türkiye karasularından geçmesine, Rusya ile 28 Aralık 2011’de Moskova’da imzaladığı antlaşmayla izin verdi. Hem Fransız ve Alman şirketlerinin Güney Akım’a ortak olması, hem de Türkiye’nin pay almadan Güney Akım’ın karasularından geçmesine izin vermesi, Güney Fransa’ya ders değil, kıyak Akım’ın alternatifi olan Türkiye’nin ortağı olduğu Nabucco projesinin de önünü kapatmış oldu. 21.5 milyar dolara mal olacağı tahmin edilen Güney Akım’ın 2015’te faaliyete geçmesi ve Avrupa’ya yılda 63 milyar metreküp doğalgaz taşıması planlanıyor. Azeri Azadlık gazetesi, TürkiyeRusya arasında imzalanan Güney Akım projesinin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin gündeme getirdiği soykırım tasarısına karşı verilmiş sert bir cevap olduğunu ileri sürmüş, Türkiye’de hükümete yakın kaynaklar da, anlaşmayı “Fransa’ya soykırım tokadı” olarak sunmuşlardı. Fransız meclisinin kararının ardından Ankara’ya çağrılmıştı Noel Baba’dan mektup Büyükelçi dönüyor BAHADIR SELİM DİLEK VEFAT ve BAŞSAĞLIĞI Gazetemiz Spor Servisi Müdürlerinden merhum Abdülkadir Yücelman’ın değerli eşi ve gazeteci Levent ile Seray’ın biricik annesi Nermin Yücelman vefat etmiştir. Merhumenin cenazesi bugün Fatih Camii’nde öğle namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Yeni Topkapı Mezarlığı’nda defnedilecektir. Merhumeye Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz. CÇalışanları Nermin Yücelman Teyzemi kaybettim. İlköğretmenim, her şeyim... GÜRAY GÜR ANKARA Hükümetin, Fransız meclisinin sözde soykırımı inkârı yasal yaptırıma bağlayan yasa tasarısını kabul etmesinden sonra, istişareler için Ankara’ya çağırdığı Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu söz konusu tasarının senatoda görüşülmesi öncesinde Fransa’ya dönüyor. Tasarı, 22 Şubat’a kadar senatonun gündemine alınmazsa seçimlerin yapılacağı haziran ayı sonrasına kalacak. Meclisin söz konusu tasarıyı kabul etmesinden sonra Fransa’ya yönelik yaptırım paketi açıklayan hükümet, tasarının senatoda kabul edilmemesi için son bir hamle yapmaya hazırlanıyor. Bu çerçevede, Paris Büyükelçisi Burcuoğlu, kısa süre içinde Fransa’ya dönerek, tasarının senatoda da kabul edilmesini engellemek için girişimlerini yoğunlaştıracak. Diplomatik kaynaklar, şimdilik büyükelçinin tamamen çekilmesinin ve Fransa ile diplomatik ilişki düzeyinin düşürülmesinin söz konusu olmadığını, Burcuoğlu’nun bu aşamada sadece “istişareler” için Ankara’ya çağrılmış olduğunu dile getirdiler. Soykırımı inkârı yasal yaptırıma bağlayan tasarıya ilişkin sürecin henüz tamamlanmadığını, sırada senato aşa Önce Esad’ın tablosu gitti Yaklaşık bir ay önce faaliyetlerini durdurma kararı alan Suriye’nin Gaziantep Başkonsolosluğu, bu kentteki binasını boşalttı. Aralık başında 5 gün kapalı kaldıktan sonra yeniden açılan ve 26 Aralık 2011 günü hizmetlerini tamamen durduran başkonsolosluk, dün hizmet binasında bulunan eşyaları toplatarak, binayı boşalttı. Kemal Köker Caddesi’nde bulunan konsolosluk binasının tabelaları söküldükten sonra toplanan eşyalar kamyonlara taşındı. Taşıma sırasında Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın fotoğraflarının jelatinle ambalajlanıp en önce kamyonete konulması dikkat çekti. masının olduğunu anımsatan diplomatik kaynaklar, Türkiye’nin şimdi söz konusu tasarının senatodan geçmesini engellemeye çalışacağını belirttiler. Aynı kaynaklar, olası bir senato onayı sonrasında siyasal, diplomatik, askeri ve ekonomik yaptırım ko nularının da siyasi iradenin kararına bağlı olduğunu söylediler. Fransa’da bir tasarının yasalaşması için hem Fransız meclisinin hem de Fransız senatosunun onayını alması gerekiyor. Senato gündemine alınma teklifini Fransa hükümeti vere cek. Cumhurbaşkanlığı seçimleri için 22 Şubat’ta tatile girecek olan senatoya bu tarihe kadar gündem talebi gelmezse o zaman yasanın kaderi, haziran ayındaki genel seçimlerin ardından yeni gelecek hükümetin kararına bağlı olacak. Sevgili Müftü, Ben, Noel Baba... Sana bu satırları yazma ihtiyacı duydum, çünkü bazı gerçekleri açıklamam gerekiyor. Sanıyorum sen benim gerçekten geyiklerle gökyüzünde uçtuğuma, geceleri bacalardan içeri girdiğime inanıyorsun. ... Seni üzmek istemem ama bunların hepsi çocuklar için uydurulmuş hikâyeler. Farkındaysan, koca göbeğimle değil bacadan, kapıdan bile girmek benim için imkânsız gibi bir şey. Bacadan girdiğimi ve geyikle uçtuğumu uydurmak zorundaydım, yoksa kaslı vücuduyla tayt giyen Süpermen’in karşısında iç donu gibi görünen kırmızı pantolonumla ne kadar etkileyici olabilirdim ki? O yüzden geceleri herkes uyurken bacadan girdiğim ve hediyeler bıraktığım şeklinde bir hikâye uydurdum. Gizem, macera, merak, sürpriz. Hangi çocuk buna direnebilirdi? Ve buna da bugüne kadar senin dışında sadece çocuklar inanmıştı. Hatta itiraf etmeliyim ki, çocukların arasında bile inanmayan vardı. O nedenle açıkçası ilk defa ve de şaşkınlıkla bir yetişkine mektup yazıyorum. Bunu duymaya hazır mısın bilmiyorum, ama ben aslında yokum. Sana yazıyorum çünkü bacadan girdiğim için adam olmadığımı çevreye yayarsan, bir gün Pamuk Prenses’e de yedi tane cüceyle yaşadığı için “aşüfte” diyebilirsin. Ya da gece on ikide arabası balkabağına dönüşen Külkedisi’ne “ÖTV çok geliyorsa, Fiat’a binseydin” diye kızabilirsin. Aramızda kalsın ama yalan söylediği için kimsenin burnu da uzamıyor bilesin. Bremen Mızıkacıları gerçekte var olsalardı çoktan Yetenek Sizsiniz’e katılıp ünlü olma peşine düşerlerdi. Sen de bilirsin ki gerçek hikâyelerde yaz kış çalışan karıncalar değil, yüksek mevkilerde tanıdıkları olan ağustosböcekleri kazanır. Öpünce prense dönen bir kurbağa hiç var mıdır acaba diye çevrendeki kadınlara sor istersen; eminim siğillerine bakarak iç çekeceklerdir. Yani işin özü, yetişkinlerin çocukları eğlendirmek ya da onlara öğüt vermek için uydurduğu karakterleriz hepimiz. Tamamen zararsızız. Korkacak bir şey yok. O nedenle rica ederim en azından çocukların hayal dünyasını rahat bırak/bırakın; nasıl olsa yakında büyüyüp tüm gerçeklerle yüzleşecekler. Ve o zaman sığınacakları bir masal kahramanı da olmayacak. İmza Noel Baba. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog