Bugünden 1930'a 5,418,658 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 3 OCAK 2012 SALI 6 A F A D ’ I N T E S P İ T İ N E G Ö R E V A N ’ D A HABERLER Y A Ş A M N O R M A L E D Ö N M Ü Ş Ücretsiz ilaç dağıtımı kesildi Yurt Haberleri Servisi Van’da on binlerce kişi kar üstünde, çadırlarda yaşarken AFAD “hayat normale döndü” tespiti yaparak halka ücretsiz ilacı kesti. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) 22 Aralık’ta Van’da hayatın normale döndüğüne karar verip ilk iş olarak bedava ilacı kesti. Van’ı yıkan deprem sonrasında depremzedelere yardım amaçlı alınan kararlardan biri de Yeşil Kartı olanlar ya da herhangi bir sosyal güvencesi olmayanlardan ilaç alımlarında ücret alınmamasıyla ilgiliydi. AFAD tarafından alınan karar gereği, herhangi bir sosyal güvencesi olmayan ya da Yeşil Kart sahiplerinin ödeyeceği ilaç paraları ve katkı payları AFAD tarafından ödenmeye başlandı. Ancak Van Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, 22 Aralık’ta 38. Bölge Van Eczacı Odası Başkanlığı’na bir yazı gönderdi. Vali adına Cafer Giyik tarafından imzalanan belgede, bu uygulamadan vazgeçildiği belirtilirken gerekçe olarak Van’daki hayatın normale dönmesi gösterildi. Talimatta, şu ifadeler kullanıldı: “İlimizde meydana gelen depremler ne deniyle depremden zarar gören yeşil kartlı ve sosyal güvencesi olmayan vatandaşların ilaç alımı için eczanelere başvuranların reçete karşılığı ilaç giderleri Başbakanlık Afet ve Acil Yardım ödeneğinden ödenmekteydi. Ancak hayatın normale dönmesi ve acil durumun ortadan kalkması nedeniyle ikinci bir talimata kadar reçete karşılığı ilaç alımı için eczanelere başvuran vatandaşlara ilaç ücreti ödenmeyecek olup, odanıza kayıtlı eczanelere bildirilmesi hususunda gereğini rica ederim.” 2011: En Önemli Olay Vurgulamadan geçmeyeceğim: Geçen yılın en önemli olayı üzerine gazete sayfaları dolup taşarken, birkaç noktaya değinmek gerekir. Bana göre, Türkiye iç politikasını ilgilendiren boyutuyla baktığımızda, 2011’in en önemli iki olayı vardır. İlki ve en önemlisi, 12 Haziran’da yaşadığımız seçimler ve sonuçlarıdır. Bu seçim sonuçları her ne kadar AKP için büyük zafer olarak sunulsa da (2007: Yüzde 46.58 ve 2011: Yüzde 49.83= 3.25 puan artış), aslında AKP’nin seçim planı ve 4 yıllık iktidar dönemi için planladıkları açısından, büyük bir yenilgidir. ૽૽૽ Birçok kez yazdım: AKP seçim planını 367 milletvekili çıkarmak ve Meclis’te tek başına anayasayı değiştirmek üzerine kurmuştu. AKP, dört partili Meclis aritmetiği içinde (AKP, MHP, CHP ve BDP) ve CHP’nin de iyice oy kaybedip yüzde 20’lerin altına düşmeyeceği koşullarda, 367 milletvekili çıkaramazdı... Bunu gördüler ve 367 milletvekilliği hedefi için iki plan yaptılar: İlki, CHP’de seks kasetiyle bir “liderlik krizi” yaratarak partiyi gözden düşürmek ve seçmenlerde “bu partiden adam olmaz..” algısı yaratarak partinin oylarını ve milletvekili sayısını azaltmak istediler. Bir de yaratılan Odatv “terör örgütü” ile CHP’yi ilişkilendirmeye çalıştılar.. Baykal hızlı gitti ama CHP hızlı toparlandı ve Kılıçdaroğlu ile parti oylarını yüzde 20.98’den yüzde 25.98’e, milletvekili sayısını da 112’den (burada DSP de vardı!) 135’e yükseltti! CHP’deki bu yükseliş; AKP’nin milletvekili sayısını, oy oranını arttırmasına rağmen azalttı, 341’den 327’ye düşürdü! AKP’nin iki ayaklı seçim planının ilk ayağı geri tepti ve çöktü! Bu önemli bir yenilgidir! ૽૽૽ Planın ikinci ayağı, MHP’yi yüzde 10 seçim barajına takmaktı. Meclis dışında kalabilecek en yakın parti MHP idi. MHP’nin çıkaramadığı milletvekillerinin büyük çoğunluğunu AKP devşirecekti! AKP bu amaçla MHP’den sloganlar ve içerikler de devralmıştı ve karşımızda kısmi bir MHP duruyordu! AKP’de zaten iyi bir milliyetçiMHP’li damar vardı! Ama bu yetmezdi; yine seks ve ses kasetleri ile, Bahçeli dışındaki liderlik kadrosu deşifre edildi... Ama bu plan da tutmadı, seçmen bu ahlaksızlığı affetmedi, CHP’den de destek oylarıyla MHP barajı rahat aşarak Meclis’e girdi... Bu sonuç AKP için daha büyük bir yenilgidir! ૽૽૽ Neden yılın olayı seçtiğime gelince.. 1) Bugüne kadar görülmemiş bir ahlaksızlık üzerine kurulan seçim stratejisi yaşadığımız için... 2) İktidar koalisyonunun, seçimleri kazanmak için her türlü hileye, taktiğe başvurabileceğini gösterdiği için... 3) 2011 Haziran seçimlerindeki bu rezaleti muhalefet partilerinin asla unutmamaları için... 4) AKP tek başına anayasayı yapabilecek bir çoğunluğa ulaşamadığı için... Ulaşsaydı, bugün Tayyip Erdoğan Anayasası ve Cumhuriyeti kurulmuş olacaktı! 5) Halk/seçmen, bu tuzaklara karşı sıkı durduğu için... Daha ne olsun, bu AKP için büyük bir yenilgi değil de nedir? Depremzedeler: Yardımlar yetersiz; özellikle gıda, ısınma, hijyen gibi konularda eksik var Van’da umut yeşermiyor SİBEL BAHÇETEPE VAN Depremin üzerinden 2.5 ay geçmesine ve ülkenin seferber olmasına karşın Van halkı yaralarını saramadı. Nüfusun büyük bir bölümü kenti terk etti. “Hayalet kent” görünümünü alan Van’da yaşayan yurttaşlar dondurucu soğuk, hijyen ve gıda sorunu ile çadırda yaşam mücadelesi veriyor. Yardımların yetersiz kaldığını, yetkililerden kalıcı çözümler üretmesini isteyen depremzedeler, “Yetkili kurumlar Van gerçeğini bugüne dek ne yazık ki görmediler. Dondurucu soğuklar ile karşı karşıyayız. Çadırlar bu bölge için yetersiz, çok ince, üşüyoruz, çocuklarımız hastalanıyor, hastalarımız da tedavi olamıyor. Ne kadar daha çadırlarda yaşayacağız” diye soruyorlar. Van’da yaşanan deprem felaketinden aylar sonra bölgeye yaptığımız ziyarette bir dizi şaşırtıcı manzarayla karşılaştık. Özellikle Van merkezde enkazı dahi kaldırılmamış binaların varlığı ilk göze çarpanlar arasında yer alıyor. Ağır hasarlı binalar, minaresi yıkık camiler, hemen hemen her mahallede kurulmuş olan çadırlar, soğuk kış koşullarında ayağında ayakkabısı, çorabı olmayan çocuklar, Van’daki deprem yeni olmuş izlenimini yaratıyor. Tam bir sessizliğe bürünen Van’da üst üste yaşanan depremler nedeniyle korku yaşayan halk, hasar olmamasına karşın evlerine girmekten korktuğu için çadırlarda yaşıyor. Akşam karanlığında Van’ın üzerine düşen sessizlik daha da belirginleşiyor, çadırkentlerden tek tük yansıyan soluk ışıklar caddeleri aydınlatıyor. Bazı çadırkentlerin kurulduğu parklarda ise bir zamanlar Van halkının piknik yapmak için kullandığı çardakların bile çadıra çevrildiği dikkat çekiyor. Depremin ardından ara verilen ve yeni yılla birlikte başlayacak eğitimöğretim için de yeterli ortamın oluşturulmadığı belirtiliyor. Van’da yaşayacak öğretmenler için barınma, tuvalet, banyo gibi temel ihtiyaçlara yönelik sorunların da halen tamamlanamadığı göze çarpanlar arasında yer alıyor. Uzanacak sıcak bir yardım elini en fazla bekleyenler de depremin en çok vurduğu ve gözlerindeki korkuyu halen görebileceğiniz çocuklar. Hemen hemen her sokak başında, mahalle arasında görmeye alışkın olduğunuz çadırlarda, depremin en ağır izini taşıyan çocuklar için kurulan rehabilitasyon çadırları da dikkat çekenler arasında yer alıyor. Yeni yılı çadırlarda karşılayan Van halkı, 2012 yılını “sıcak evlerde” geçirmek istediklerini belirterek “Çadırlarda yaşam çok zor. Tuvalet, banyo gibi temel ihtiyaçlarımızı kendi imkânlarımızla yaptığımız barakalarda karşılıyoruz. Van için o kadar yardım kampanyası yapıldı. Peki, yardımlar nereye gitti? Devlet burada yok. En çok bebek maması, kömüre ihtiyacımız var. Artık çadırlarda değil, konutlarda yaşamak istiyoruz” diye haykırıyorlar. Cahide Varol ve ailesi. CHP: Siyasi yetersizlik var ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Birgül Ayman Güler dünkü MYK toplantısının ardından yaptığı açıklamada, yılbaşını depremin yaşandığı Van’da geçiren Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve bir grup MYK üyelerinin izlenimlerini paylaştı. Güler, Van Valisi Münir Karaloğlu’nun verdiği bilgiye göre, nüfusun yüzde 30’unun göçtüğünü ve bunun 180 bin kişi demek olduğunu ifade etti. Güler, “Bu olayın arkasında siyasi yetersizlik vardır. Zaten bu büyük olayı daha da büyük ve önemli kılan, bu siyasi yetersizlik sorunudur” dedi. Çadırkent, konteynır ve hasar gören evlerin yeniden yaşanabilir hale getirilmesi bakımından bir eşgüdümsüzlük ve hesapsızlık olduğunu gördüklerini belirten Güler, afetzedelerin barınma sorununun, 2 buçuk aya yakın süre geçmesine karşın, kış şartlarında devam ettiğini ifade etti. çocuğu olan ve çadırda yaşa‘Yardım alamıyoruz’ Yedi yan Cahide Varol, yapılan yardımların yetersiz kaldığını, yardımların da belli bölgelerde yoğunlaştığını söyledi. Eşinin kanser olduğunu, tedavisi için Ankara’ya gitmesi gerektiğini anlatan Varol, az hasarlı olan evlerine çocuklarının korkudan girmek istemediğini belirterek şunları söyledi: “Yetkililerden yardım görmedik. Gece soba yandığı için eşim ya da ben dönüşümlü olarak nöbet tutuyoruz. Verilen çadırlar çok kötü. Eşimin kemoterapi alması gerekiyor, maddi durumumuz da iyi değil.” Fehide Akbulut. Deprem, çocukları daha çok etkiliyor Buz üstünde çıplak ayaklı çocuklar Van İstasyon Mahallesi’nde kurulan çadırkentte yaşamını sürdürmeye çalışan 6 çocuk annesi Fehide Akbulut, bir çadırda 10 kişi kaldıklarını ve çok zor koşullarda yaşadıklarını söyledi. “Hiçbir yetkili bizimle ilgilenmiyor” diyen Akbulut, “Kendi imkânlarımızla yaşamaya çalışıyoruz. Çadırları kendimiz kurduk, kaldığımız çadırlar yazlık çadır, çocuklarımız üşüyor ve açlar. Bunca zamandır neden bir konteynır bile bize verilmedi” diye sordu. Depremden sonra çadırlarda çıkan yangınlarda yedi kişinin yaşamını yitird iği ni a nı msatan A kbulut, “Evimiz ağır hasarlı, bu nedenle 2.5 aydır çadırda yaşıyoruz. Çadırlarda kalmak zorundayız, başka imkânımız yok. Durumu biraz daha iyi olanlar Van’ı terk etti, ama bizim gidecek, yapacak başka hiçbir şeyimiz yok. Artık çadırda yaşamak istemiyoruz. Çadırlarda çıkan yangınlar da bizi korkutuyor” diye konuştu. Çadırkentte yaşamlarını sürdüren bir başka depremzede Şehriban Sayık ise bir çadırda iki aile kaldıklarını, en büyük sorunlarının ısınmak olduğunu belirtti. Sayık, evlerinin yıkılmadığını, ancak hasarlı olduğunu, bu yüzden korkudan evlerine giremediklerini vurgulayarak “Evimiz yıkılmadı, hasarlı, ancak korkudan evlerimize giremiyoruz. Çadırda hayat ne kadar devam edecek onu da bilmiyoruz. Eşim hasta, tedavisini maddi imkânsızlık nedeniyle yapamıyoruz. Yılbaşından sonra hasarlı da olsa evlerimizde dönmeyi düşünüyoruz. Özellikle çocuklarımız soğuktan hastalanıyor. Yardım bekliyoruz” dedi. Al PKK Ver Suriye Yılın önemli dış olayı olarak da, iktidarın kendisine özgün bir politika olarak inşa ettiği sıfır sorunu bitirip, Ortadoğu’da Amerika’nın politikasının uzantılığına soyunmasıdır. AKP’nin, Ortadoğu’yu Osmanlı’nın tarihi kültürel uzantısı olarak gören politikasını sona erdiren gelişme, Arap Baharı’na ABD ve NATO’nun müdahalesidir. Sıra Suriye’ye gelince, iktidar büyük güç karşısında büküldü ve “büyük dost” Suriye’ye cephe aldı... Geçen yıl 5 Ekim’de bu köşede yayımlanan yazımın başlığı şuydu: “Al Suriye Ver PKK”.. Veya iktidar gözünden bakabiliriz de; “Ver PKK Al Suriye...” O yazıyı blogumda okuyun! Çünkü bugün gerçekleşen bu olaydır! ABD, Irak Kürdistanı’ndan silahlı PKK hareketlerini kontrol için Predatorlarla Türkiye’ye bilgi aktarıyor. Ortalıkta dolaşan “PKK’ye karşı başarı” haberlerinin arka planı bu “ittifak”tır. Buna karşılık da Türkiye, Suriye’de Esad rejiminin yıkımında başrolü üstlenmeyi yüklendi... Uludere katliamındaki bilgi aktarım senaryoları karışıktır. ABD’nin yanlış bilgi vererek köylüleri vurdurttuğu savı, henüz kanıtlanmaya muhtaçtır... Etkileri bakımından, yılın dış olayı da budur... Afet bölgesinde ilk ders zili dün çaldı 7.2’lik depremin ardından 23 Ekim’de ara verilen eğitim 71 gün sonra başladı VAN (Cumhuriyet) Van merkez ve Erciş’te 23 Ekim 2011’de meydana gelen Richter ölçeğine göre 7.2’lik depremin ardından eğitime ara verilen okullarda 71 gün sonra ilk ders zili dün çaldı. Depremin yerle bir ettiği Van ve Erciş’te öğrenciler dün tekrar okullarına koştular. 250 okuldan 63’nün kullanılamaz durumda olduğu Van merkez ve Erciş’teki yetkililer, deprem öncesi durumunu muhafaza eden okulların eğitime açıldığını, eğitime açılan bu okulların da iki kez Milli Eğitim Bakanlığı, bir kez de üniversiteler tarafından incelendiğini söyledi. Bazı çadır ve konteynır sınıflarda 35 bazılarında ise 1520 öğrenci eğitime başlarken bazı yerlerde öğretmenlerin de gelmediği görüldü. İlk ders gününde hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin oldukça heyecanlı olduğu gözlendi. Okullardaki ilk ders ise afet eğitimi oldu. Yaklaşık 181 bin öğrencinin bulunduğu Van ve Erciş’te, deprem sonrası göç eden 71 bin öğrencinin çeşitli kentlerde eğitime başladıkları, geri kalan 110 bin öğrencinin ise dün ders başı yaptığı belirtildi. u şartlarda eğitim zor Birçok sınıfın boş olduğu ilk ders gününde, öğretmenler ve öğrenciler hasret giderdi. Öğretmenler, bu şartlarda eğitimin zor olduğunu, öğrencilerin çoğunun şehir dışına taşındığını, kalan öğrencileri ise yeniden derse adaptasyonlarının zaman alacağını söyledi. Bir süre konteynır ve çadır sınıflara alışma dönemlerini olacağını belirten öğretmenler, bunun hem kendileri hem de öğrenciler için zaman alacağını ifade etti. Öğrenciler ise aylar sonra tekrar okullarına kavuşmanın mutluluğuna yaşadıklarını söyledi. B İki kardeş de çadır yangını kurbanı VAN (Cumhuriyet) Van’ın Şemsibey Mahallesi’nde 5 gün önce çıkan çadır yangınında ağır yaralanan Selman ve Ceylan Zengin kardeşler tedavi gördükleri hastanede yaşamını yitirdi. Depremden sonra evlerinin bahçesinde kurdukları çadırda sobadan çıkan kıvılcımlarla meydana gelen yangında hayatını kaybeden Aynur Zengin’in ağır yaralanan kardeşleri Selman Zengin, uçak ambulansla Ankara’ya, ablası Ceylan Zengin ise Erzurum’a sevk edilmişti. Zengin kardeşler yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatlarını kaybetti. Depremden kurtulmayı başaran ancak yangına kurban giden iki kardeşin cenazeleri dün toprağa verilmek üzere Van’a getirildi. Yangında yaralanan baba Sabri Zengin, anne Leyla Zengin ile çocukları Ayhan (25), Mehmet’in (27) ise tedavileri devam ediyor. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog