Bugünden 1930'a 5,492,155 adet makale



Katalog


«
»

25 OCAK 2012 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 7 19 yıldır özlemle anıyoruz. Kılıçdaroğlu: Namus sözü verildi, gereği yapılmadı Binlerce Mumcu’ya ihtiyacımız var ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Bombalı saldırı sonucu 24 Ocak 1993’te yaşamını yitiren gazetemiz yazarı Uğur Mumcu’yu aramızdan ayrılışının 19. yıldönümünde özlemle andık. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Namus sözü verildi gereği yapılmadı. Bizler de sabırla bekliyoruz, Uğur Mumcu’yu pusuya düşürüp katledenler bulunsun. Adalet yerini bulsun” diye konuştu. Gazetemiz yazarı Mumcu’nun katledilmesinin 19. yıldönümünde başkentteki ilk tören Batıkent Uğur Mumcu Parkı’nda yapıldı. Sabahın erken saatlerinde parka gelen yurttaşlar parktaki Mumcu büstünü kırmızı karanfillerle süsledi. Batıkent’teki anma etkinliğinin ardından Uğur Mumcu’nun evinin olduğu “Uğur Mumcu’nun Sokağı”nda yapılan törene geçildi. Buradaki törene Kılıçdaroğlu, CHP genel başkan yardımcıları Gürsel Tekin ve Gökhan Günaydın, bazı CHP grup başkanvekilleri ve milletvekilleri katıldı. Törene CHP, İP, Ulusal Parti’nin yanı sıra Eğitimİş, Atatürkçü Düşünce Derneği ve Türkiye Gençlik Birliği’nin yanı sıra çok sayıda yurttaş da katıldı. Vecide’nin ve Türkiye’nin Karneleri Dün, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 19. yıldönümüydü. Dostları ve meslektaşları olarak şu sorunun yanıtını arayalım: O menhus plan yürümeseydi; yani Uğur’un otomobilinin altına konmuş olan bomba patlamasaydı da, araştırmacı gazeteciliğin ustası 24 Ocak 2012’de de hayatta olsaydı, yaşamını Silvri’deki cezaevleri kampusunun koğuşlarında mı yoksa Ankara’daki evinde mi sürdürüyor olacaktı? Yakından tanıdığım Uğur gibi gözü pek ve inançları doğrultusunda mücadeleden yılmayan bir gazetecinin, fincancı katırlarını ürkütmemesini düşünemediğim için aziz meslektaşımın da tıpkı Mustafa Balbay gibi, Ahmet Şık ve Nedim Şener gibi demir parmaklıklar arkasında şafak sayacağından kuşku duymuyorum. Balbay 1052 günden bu yana içeride. Ahmet ve Nedim, 6 Mart 2011’de gözaltına alınmışlar ve o günden bu yana tutuklu olarak, 97 meslektaşımızın adlarının yazılı olduğu listedeler. Yalçın Küçük’ün, 28 Ağustos 2008’de tutuklunmasına neden olan Odatv dosyasından ayrı olarak, yazdığı bir kitap yüzünden 7 yıl hapis cezasına çarptırıldığını da biliyoruz. Öteki tutuklu gazetecilerin durumlarına sıra gelmeden, hapisteki bir düşünce adamı olarak kızı Vecide’nin karnesini merak ettiğini dün haberlerde okuduğum Nedim Şener’in, tıpkı Uğur gibi kalleşce öldürülen Agos yazarı Hrant Dink kararı için arkadaşımız Utku Çakıözer’e söylediklerini de büyüteç altına alacağım: “Karar iyi ki ben tutukluyken çıktı. Herkes gördü. 11 aydır beni susturdular ama yine de gerçeği hapsedemediler. Ben 5 yıl önce bunları yazdım. Şimdi, kendileri ‘örgüt’ diyor.” Nedim’in de mutlaka bildiği, ancak söylemek istemediği şey “siyasal iktidarın eşgüdümündeki yargının” kendilerini tutuklu olarak yargılarken bir hayli yorgun düşmüş olduğudur. Düşünce özgürlüğünü suç haline getirmek için, ifade özgürlüğünü terör amaçlı gösteren polis raporlarının cumhuriyet savcılarına gönderildiği, savcıların da o raporları fezleke haline sokup yargıçların değerlendirmelerine sunduğunu söyleyen de yine saygın bir savcımız değil midir? Kimse kusura bakmasın. Özellikle siyasi iktidarda olanlar hiç alınmasınlar. Düşünce özgürlüğümüz böylesine hırpalanırken, kendimize çekidüzen vermek için aynaya bakacağımıza, Fransa’daki muhteris politikacının seçim hesabı ile aldığı kararları didiklemekle uğraşmanın bir yararı olduğuna inanmak; o kararlara kaç senatör oy verdi hesabı yapmak niye? Küçük Vecide Şener’in karnesinin iyi olduğunu tüm Türkiye öğrendi. Ya ülkenin düşünce ve anlatım özgürlüğü sınavından aldığı karne? Ondan ne haber? ANKARA ‘Namus sözü verilmişti’ Anma törenlerinin ardından Mumcu’nun kızı ve oğlunu evinde ziyaret eden Kılıçdaroğlu çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Mumcu’nun katillerinin hâlâ bulunamadığını belirten Kılıçdaroğlu, “19 yıl geçti katilleri bulunamadı. Namus sözü verildi gereği yapılmadı. Bizler de sabırla bekliyoruz, Uğur Mumcu’yu pusuya düşürüp katledenler bulunsun. Adalet yerini bulsun, istediğimiz bu” dedi. Bir soru üzerine Mumcu’nun Türkiye için bağımsızlığı, özgürlüğü, hukukun üstünlüğünü ifade ettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Özgür ve bağımsız bir Türkiye’yi tanımlıyordu. Bugün geldiğimiz noktada bir değil binlerce Uğur Mumcu’ya ihtiyacımız var” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, Mumcu’nun katillerinin bulunması yönünde umudunun olup olmadığı yönündeki soru üzerine, “Umutsuzluk bizim kitabımızda yok” dedi. Kılıçdaroğlu daha sonra Güldal Mumcu, kızı Özge ve oğlu Özgür ile Uğur Mumcu Parkı’ndaki anıta çelenk koydu. Kılıçdaroğlu, Mumcu’nun öldürüldüğü yere de karanfil bırakarak mum yaktı. Törene katılan DSP Genel Sekreteri Hasan Erçelebi, Mumcu’nun katillerinin 19 yıldır bir türlü yakalanamadığını belirterek “Türkiye’nin faili meçhuller ülkesi olmaktan çıkarılmasını istiyoruz” dedi. Erçelebi, tüm baskılara karşın Atatürkçülerin sinmediğini dile getirdi. Daha sonra Mumcu’nun anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve ardından yurttaşlar üzerinde Mumcu’nun fotoğrafının bulunduğu beyaz balonları gözyüzüne bıraktı. Mumcu’nun evinin önünde yapılan törenin ardından Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki anıtmezarda tören düzenlendi. Yurttaşlar anıtmezarı karanfillerle donattı. Mumcu’nun mezarına bir yurttaş, “Sonsuza dek aydınımızı ve mücadelesini yaşatacağız” yazılı not bıraktı. Yazarımız Mumcu, Ankara Temsilciliğimizdeki Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde (CKM) anısına açılan “Uğur Mumcu’nun Kaleminden Siyasi Cinayetler/Öldürülürken Bizler...” isimli sergiyle de anıldı. Sergide, Mumcu’nun çeşitli suikastlar sonucu yaşamını yitiren aydınların ardından yazdığı 26 yazısı yer alıyor. Açılıştan önce “İz Sürerken” adlı belgesel film gösterildi. Serginin açılışını Ankara Temsilcimiz Utku Çakırözer ve yazarımız Işık Kansu yaptı. Açılışa, Uğur Mumcu’nun eşi ve TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, oğlu Özgür ve kızı Özge, um:ag Yayın Yönetmeni Orhan Tüleylioğlu, gazeteci Uluç Gürkan ve Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Ali Ulusoy ile çok sayıda davetli katıldı. Sakıncalı Piyade’yi unutmadık Bu ayıpla yüzleşin ⅷ CHP İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi “Uğur Mumcu inadın ve cesaretin adıdır. Uğur Mumcu, 12 Eylül darbesine, 24 Ocak kararlarına, devlet içindeki faşist yapılanmaya karşı asla susmamış, söyleyeceğinden geri kalmamış ve bunun bedelini yaşamıyla ödemiş bir aydındır. Çeteleri, siyasettarikat ticaret ilişkilerini, aydınlatılmayan cinayetleri, gericiliğe ve ırkçılığa ödün veren siyasal iktidarların iç yüzünü gözler önüne sermiş bir araştırmacıdır. Unutmadık seni, seni katledenleri de unutmayacağız” dedi. ⅷ CHP Manisa Milletvekili Hasan Ören mesajında “Mumcu’yu anarken, O’un izinden ayrılmadan gazetecilik yaptıkları için cezaevinde olan gazetecileri, bu anlamlı günde saygıyla selamlıyorum” dedi. ⅷ DSP Genel Başkanı Masum Türker de yayımladığı mesajda, “Uğur Mumcu, ölmez, öldürülemez. Çünkü Mumcu’nun fikirleri, yaptığı önemli araştırmalar, karanlık günleri egemen kılmak isteyenleri hala köşeye kıstırmaktadır” dedi. ⅷ Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Yönetim Kurulu da Mumcu’nun ölüm yıldönümünde şu açıklamayı yaptı: “Türkiye, gazetecilere yönelik saldırıların ve asıl tetikçilerin hiçbir zaman bulunamaması ayıbıyla yüzleşmeli ve karanlık güçlerin açığa çıkmasını sağlayacak irade gösterilmelidir. Uğur Mumcu siyasi bir cinayete kurban gitti. Tetikçileri azmettiricileriyle birlikte ortaya çıkarmak bu ülkede görev yapan tüm iktidarların sorumluluğundadır. İktidarı göreve çağırıyoruz.” Anma töreni kapsamında yapılan sinevizyon gösterisinde seslendirilen türkülere hep bir ağızdan eşlik eden yurttaşlar, ellerinde Uğur Mumcu ve Atatürk’ün posterlerini taşıdı. Anma törenine üzerinde Mumcu’nun fotoğrafı ve “Unutmadık, unutturmayacağız” yazılı beyaz balonlarla gelen yurttaşlar, Mumcu’nun öldürüldüğü yere mumlar yakarak karanfiller bıraktı. Mumcu’nun yaşamını yitirdiği yere bir yurttaşın “Unutmadık, unutturmayacağız. Mekânın cennet olsun Uğur Mumcu” yazılı bir not bıraktığı gözlendi. Yurttaşlar zaman zaman “Atatürk’ten Mumcu’ya, tam bağımsız Türkiye” sloganları atarken, Beşiktaş’ın taraftar grubu Çarşı’nın da Mumcu’nun anıtının önüne “Sakıncalı Piyade’yi unutmadık” yazılı bir pankart astığı gözlendi. Anma töreninin başlamasının ardından CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve beraSAMSUN berindeki grup başkanvekilleri Mumcu’nun eşi TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, kızı Özge Mumcu ve oğlu Özgür Mumcu’yu evinde ziyaret etti. Görüşme yaklaşık 10 dakika sürdü. İzmir de özlemle andı İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) Uğur Mumcu, İzmir’de de çok sayıda etkinlikle anıldı. Narlıdere Belediyesi, Mumcu’yu Limanreis’teki büstü önündeki programla andı. Yağmur altında gerçekleştirilen törene, gazetemiz İzmir temsilcisi Serdar Kızık, Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce, CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, CHP İl Başkanı Tacettin Bayır, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel’in de aralarında olduğu çok sayıda yurttaş katıldı. Törende konuşan Kızık, Mumcu’nun demokrat ve gerçek bir Atatürkçü olduğu için katledildiğini anımsatarak “Ancak ne yazık ki toplumumuz, cenazesinin ardından ona ve fikirlerine gereken değeri veremedi. Süreç böyle devam ederse, korkuyorum ki gelecek günler daha karanlık olacak” dedi. Batur, “Uğur Mumcu’yu anlamak için tek bir yol vardır. Atatürkçüyüm diyen, ülkesini seven, cumhuriyetin temel ilkelerine gönülden inanan herkesin bir noktada birleşmesi gerekiyor” diye konuştu.Sertel de, “Bir dönem gazetecileri katledenler onları bombalayarak, parçalayarak öldürenler şimdi onları cezaevine tıkarak susturmak istiyor. Ama başaramayacaklar” dedi. CKM’de sergi açılışı C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog