Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

23 OCAK 2012 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER CHP lideri ‘reform’ paketinin Dink kararı benzeri sonuçlar doğuracağını söyledi 5 ‘Hız değil adalet lazım’ TÜREY KÖSE ANKARA CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Anayasa Mahkemesi’nin Başkan Haşim Kılıç hakkındaki reddi hâkim taleplerinin “kötü niyetli” olduğu gerekçesiyle CHP’ye verdiği para cezasını “hukuk garabeti” olarak nitelendirirken, gerekli itirazları yapacaklarını ve konuyu AİHM’ye dek götüreceklerini açıkladı. 45 gün içinde tüzük kurultayını toplayacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, “Demokrasi şöleni gibi bir kurultay yapacağız. CHP’de parti içindeki kavgayı bitirmek istiyorum” mesajı verdi. CHP lideri, “yargıda reform” olarak açıklanan paketi eleştirirken de “Yargı hızlandırılmaz, adalet dağıtır. Hızlı yaparsanız Dink davasında olduğu gibi olur” dedi. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun, Cumhuriyet’in gündemdeki konulara ilişkin sorularına verdiği yanıtlar şöyle: Haşim Kılıç’a güvensizliğimi Kurultay demokrasi şöleni gibi olacak 15 gün içinde karar alıp 45 gün içinde tüzük kurultayını toplayacağız. Kurultayı demokrasi şölenine dönüştüreceğiz. Atilla Sav, Metin Feyzioğlu, Haluk Koç ve diğer arkadaşların katkıda bulunduğu tüzük taslağı üzerinde değişiklikler yapıldı. Parti içindeki kavgayı bitirmek istiyorum. Çatışma kültürü bize kaybettiren bir kültür. Partinin ihtiyaç duyduğu, örnek alınacak bir tüzük olsun istiyoruz. Tüzüğün dili çok önemli. Taslağı Türk Dil Kurumu’na da göndermek istiyorum. Türkçe açısından bakılmalı. Aslında bana göre, tüzük yeniden yazılmalı. zin gerekçeleri: Bizim Anayasa Mahkemesi Başkanı hakkında reddi hâkim istememizin, güvensizliğimizin kişiliğinin ötesinde haklı gerekçeleri var. Birincisi; Kılıç, en son KHK’lerle ilgili karar verirken eski görüşünü değiştirdi. İkincisi; kararını değiştirme süreci çok kritik bir noktada oldu, bu değişikliği oylar üyeler arasında eşit çıkmışken yaptı. Üçüncü güvensizlik nedenimiz de, kararın anayasaya aykırılığıdır. Anayasa Mahkemesi’nin salt ço ğunlukla karar vermesi gerekir. Oyların eşitliği halinde ne yapılacağı konusunda bir hüküm yok. Normalde buna başkanın salt çoğunluk çıkmadı diye itiraz etmesi gerekir. Oysa, bu durumda oy kullandı. Reddi hâkim istedik. Bize para cezası verdi. Hukuk garabeti: Bize verilen bu cezanın anlamı şudur. “Bundan sonra siz reddi hâkim talebinde bulunamazsınız, bulunursanız size ceza verilir” demektir. O yüzden hukuk gara beti diyorum. Hazine’nin bize yapacağı yardımdan bu ceza kesilsin diye yazı göndermişler. AİHM’ye kadar gideceğiz: Bu kararı, AİHM’ye kadar götüreceğiz. Önce mahkemeye itirazımızı yapacağız, ancak bize hiçbir bildirimde bulunmadan doğrudan cezayı Hazine’ye bildirdikleri için ne sonuç alırız bilemiyorum. Yargı adalet dağıtır: Tutukluluk süreleri konusunda AİHM kararları var. Başka bir şey aramaya gerek yok. AİHM kararlarına uyacağız. Bir paket açıklandı. Yargının hızlandırılması diye bir kavram hukuk literatüründe yoktur. Yargı hızlandırılmaz, adalet dağıtır. Rakel Dink’i aradım: Hrant Dink davasını yakından izliyoruz. Arkadaşlarımız duruşmaları da izledi, protesto eylemine de katıldı. Ben de Rakel Dink’i aradım. KCK davasını da izliyoruz. Kişiye göre dava izlemiyoruz. Nerede bir hukuksuzluk varsa, insan hakları ihlali varsa yakın takipçiyiz. Kıyağın ‘Kıyak’ Olduğu Zamanlar!.. Milletvekilleri kamuoyundan gelen eleştiri ve tepkilere rağmen, az bir “hasarla” emekli maaşlarına 2 bin 500 liraya varan oranda zam yapmayı sonunda başardılar. Basından gelen eleştiriler nedeniyle, bazı milletvekilleri kuliste gördükleri gazetecilere hâlâ “sitemli” bakmaya devam ederken, ara sıra karşılıklı “sataşmalar” olmuyor değil. Geçen hafta kuliste bir grup gazeteciyle birlikte milletvekilleri ile sohbet ederken konu yine “kıyak zamma” geldi. Meclis’in en deneyimli isimlerinden olan bir milletvekili, gazetecilere “kıyak emeklilik tarihi”ni anlatırken, çok ilginç bir anekdotu da aktardı: “İlk kıyak emeklilik rahmetli Turgut Özal döneminde çıkarıldı. O zaman da kıyamet koptu, ‘İki yıl milletvekilliği yapan kıyak emekli olacak’ diye manşetler atıldı. Aslında gerçek kıyak emeklilik oydu, çünkü şimdiki gibi emeklilik süresini doldurmaya gerek yoktu, iki yıl milletvekili olmak emeklilik için yeterliydi. Aynı dönemlerde milletvekili lojmanları yeni yapılmış, milletvekilleri kira ödemiyor, lojman içinde her şey ya çok ucuz ya da birçok hizmet ücretsiz. O zaman lojmanların olduğu kampusun içinde süpermarket olarak Gima vardı. Bir milletvekilinin eşi alışverişi yapmış, hesap filan ödemeden çıkmış gidiyor. Arkasından kasiyer bağırdı, ‘Hanımefendi, ücreti ödemediniz!’ Kadın şaşkın şaşkın döndü, ‘Ee ama bedava değil miydi?’ dedi.” CASUS AMAÇLI HERON GÖNDERDİĞİ İDDİA EDİLEN İSRAİL’E KARŞI ÖNLEMLER ARTTIRILDI 182’nci filoya İsrail görevi Mali Polis belediyeyi didik didik aradı Adalar’a ‘ihale’ baskını ALİ AÇAR ᮣ 182’nci filo pilotlarına, İsrail savaş uçaklarının elektronik harp kabiliyeti ve kullandığı mühimmatlar konusunda bilgi verildiği öğrenildi. BARKIN ŞIK ‘Takipteyiz!’ İnsanların telefonları, mailleri, dedikoduları dinleniyor, “röntgenleniyor.” Artık şöyle telefonda ağız tadıyla dedikodu bile yapmak mümkün değil. Ama sadece telefon mu dinleniyor, eğer internet kullanıcısıysanız, her türlü “işiniz, işleminiz” de izlemede demektir. Bu dinlemeizleme işi abartılınca, kara mizah hikâyeleri de ortaya çıkmıyor değil. Bunlardan birini de Meclis’te karşılaştığımız 1990’da katledilen gazeteciyazar Turan Dursun’un oğlu Abid Dursun anlattı. Yakınları faili meçhul cinayetlere kurban giden ailelerin oluşturduğu “Toplumsal Bellek Platformu”nun üyesi olan Dursun, platform olarak geçen ay Meclis’te CHP ve BDP gruplarını ziyaretleri sırasında başına gelen ilginç olayı anlattı: “Sivas davası sanıklarının ‘zamanaşımına girmemesi’ için insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımını engelleyen yasal düzenleme yapılmasını istiyoruz. Geçen ay, Meclis’te siyasi parti gruplarını ziyarette bu taleplerimizi iletmiştik. Meclis’e çok yakın oturan platform üyesi arkadaşlardan birinin evinde buluşup Meclis’e yürüyerek gitmeye karar verdik. Polis bizi adım adım takip ediyor, tam Meclis parkına geldiğimizde, polis bizi durdurdu, ‘Tam olarak nasıl bir eylem yapacaksınız’ diye sordu. Bizim ‘eylem’ gibi bir niyetimiz olmadığı için şaşırdım. ‘Eylem yapmayacağız, sadece Meclis’e gidip, siyasi partileri ziyaret edeceğiz’ dedim. Ama nedense polis ikna olmuyor, ‘Eyleme nereden başlayacaksınız’ diye ısrarla soruyor. Sonunda eylem yapmayacağımıza ikna ettik de Meclis’e girdik. ” Ancak Dursun, sonradan bu “eylem” işinin nerden çıktığını anımsamış: “Ankara ziyareti öncesi, gruba mail atmıştım, ‘Bir eylem yapalım, örneğin Meclis’in etrafında bir çember oluşturalım, ya da topluca Meclis’e yürüyüşe geçelim” diye. Sonra bundan vazgeçtik, ben bunu maille duyurmadım da arkadaşlarla bir araya geldiğimizde konuştuk. Anlaşılan polis mail üzerinden izleme yaptığı için eylem iptalinden de haberdar olamamış...” Teğmen hâlâ bulunamadı İzmir’in Foça ilçesi açıklarında denize düşen eğitim uçağındaki pilotlardan pilot adayı Teğmen Serkan Sağır’ı arama çalışmaları, dün 7. günde de devam etti. Mayın tarama gemileri “Alanya” ve “Akçay” ile kurtarma gemileri “Işın” ve “Akın”ın katıldığı çalışmalara, iki helikopter ve bir uçak havadan destek veriyor. Adalar Belediyesi’nde yol bakım onarım çalışmalarında, yemek ihalesinde, temizlik ihalesinde, personel alımında usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine polis arama yaptı. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli 4 uzman polisin de hazır bulunduğu aramalarda bazı evraklara el konulduğu belirtildi. Arama kararına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Yardımcısı Gürsel Tekin, “Daha önce nasıl gazeteciler, yazarlar gönderilen imzasız mektuplarla tutuklandıysa aynı taktikle CHP’li belediyeleri yıldırmaya çalışıyorlar. CHP’li belediyeler bu konuda yılgınlık içinde olmayacak”dedi. İstanbul polisine geçen cuma, Adalar Belediyesi’nde yolsuzluk yapıldığı yönünde eposta ihbarı geldi. İhbarda belediyenin Fen İşleri Müdürlüğü’nün 12 adet güvenlik hizmeti alımı ile Mali Hizmetler Müdürlüğü’nün 2010 ve sonrasındaki tahakkuk fişlerinde usulsüzlük yapıldığı belirtildi. İddialar üzerine başlatılan soruşturma kapsamında dün 13.30 sıralarında arama yapıldı. Polis bazı evrakların fotokopilerini emniyete götürdü. Emniyet yetkilileri, aramanın pazar günü yapılmasına ilişkin “Pazar günü özellikle seçildi. Pazartesi delillerin karartılabileceği ihtimali vardı” açıklamasını yaptı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin, “AKP’li belediyeler hakkında elimizde ses kayıtları ve belgeler olmasına karşın hiçbir operasyon yapılmadığını görüyoruz. Şimdi de CHP’li belediyeler AKP faşizmi ile karşı karşıya ”dedi. CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ise “Kamuya ait bir yerin pazar günü operasyona maruz kalmasının elle tutulur bir yanı yok. Yarın (bugün) basın açıklaması yapacağız” diye konuştu. Adalar Belediyesi Başkan vekili ve Adalar Müzesi Yönetim Kurulu üyesi Rafi Hermon Araks “Bugüne değin belediyeye 19 müfettiş geldi. 19’unda da temiz çıkmış. Dolayısıyla buna rutin gözüyle bakıyoruz” dedi. ANKARA İsrail’in Türk hava sahasını kullanarak İran’ı vurmasından endişe eden ve bu yüzden Hatay’a IHawk adı verilen hava savunma bataryalarını kuran Türkiye, Diyarbakır’daki 8’inci Ana Jet Üs Komutanlığı’na bağlı olan 182’nci Atmaca Filo’ya da İsrail savaş uçaklarını önleme görevini verdi. Türk hava sahasını 24 saat korumakla görevli olan 182’nci filo pilotlarına, İsrail savaş uçaklarının elektronik harp kabiliyeti ve kullandığı mühimmatlar konusunda da bilgi verildiği öğrenildi. 2007’de Türk hava sahasını F15 savaş uçakları ile delen ve son olarak Hatay’ın Kırıkhan mevkiinde bulunan askeri tesislerin görüntülerini almak üzere casus amaçlı Heron gönderdiği iddia edilen İsrail ile ilgili Türk Hava Kuvvetleri’nin önlemlerini arttırdığı ortaya çıktı. 2007’de, HatayGaziantep arasında İsrail’e ait F15 savaş uçağının harici yakıt tankı bulunmuş, İsrail’e nota verilmişti. Mavi Marmara baskını sonrasında Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler askıya alınırken, İsrail’in İran’ı vurması olasılığı ile ilgili tedbirlerin arttırıldığı belirtildi. Ankara, İsrail uçaklarının ülkesinden havalandıktan sonra Akdeniz üzerinde 16 Ocak’tan beri kayıp Çiğli 2. Anajet Üs Uçuş Eğitim Komutanlığı’ndan 16 Ocak’ta havalanan T37 tipi eğitim uçağı düşmüş, Genelkurmay, uçağın ana gövdesine, Yenifoça açıklarında 125 metre derinlikte ulaşıldığını bildirmişti. (Fotoğraf : AAEVREN ATALAY) yakıt ikmali yaparak, Türk hava sahasına Hatay üzerinden girip, daha sonra Kuzey Irak’tan İran’ı vurmasından endişe ediyor. Bunun için ilk aşamada Hatay’a 35 kilometre menzile ve 18 kilometre yüksekliğe ulaşabilen orta irtifa hava savunma bataryaları koyan Türkiye, Diyarbakır’daki 182’nci filosunu da İsrail konusunda yetkilendirdi. 24 saat hava nöbeti 8. Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde görev yapan F 16 filosu Atmacalar, Güneydoğu Anadolu’daki teh ditleri bertaraf etmekle yükümlü. Türk hava sahasını terörist tehditlerin yanı sıra, yabancı ülkelerin olası hava taaruzlarına karşı da korumakla görevli filoda, en seçkin kıdemli pilotlar yer alıyor. “Kanatlarımızın altında özgürsünüz” parolası ile görev yapan filo, 24 saat savunma nöbeti tutuyor. Filo, 2007’den bu yana Kuzey Irak’taki PKK hedeflerine karşı hava operasyonlarında da aktif rol aldı. Atmacalar, Libya’da Muammer Kaddafi’ye karşı uygulanan ambargo kapsamında da Akdeniz üzerinde uçuşlarda bulundu. ‘Müftü’ Özkes ‘Siyasetçi’ Olunca... CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü Tefsir Hadis Bölümü’nden birincilikle mezun olmuş. Müftülükten siyasete geçen Özkes, siyasetin gündemine kendi penceresinden bakıyor. Özkes’in güncel konularla ilgili bazı açıklamaları şöyle: Dokunulmazlık: İslamda dokunulmaz olan sadece Allah’tır. “Başbakan’a dokunmak bana göre ibadettir” diyen AKP’liler gerçekten sevap işlemek istiyorlarsa Sayın Başbakan’ın ve tüm milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırsınlar. Peygamberler bile yaptığından sorumludurlar. Hz. Muhammed birkaç ayette Allah tarafından uyarılmıştır. Diyanet’e eleştiri: Diyanet resmen kâr amacı güden iktisadi bir teşebbüs haline gelmiştir ve her şeyin özelleştiği bir süreçte hac ve umreyi tekelinde tutmaktadır. Diyanet, hac organizasyonundan ve umre turları düzenlemekten vazgeçmelidir. Bu işleri seyahat acenteleri yapmalıdır. Diyanet seyahat acentelerine din görevlisi vermelidir; hac ve umrenin dini yönünü denetlemelidir. Atatürk, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı “ticaret yapsınlar” diye kurmamıştır. İlkokul öğrencilerine umre: Umre ibadeti, ilköğretim öğrencilerinin kavrayabileceği bir Sığınmacılar sorun oldu Suriyelilerin kaldığı kampta inceleme yapan CHP heyetinde yer alan Sena Kaleli, ‘Gördük ki komşularla sıfır sorun, sırf sorun olmuş’ dedi AYŞE SAYIN ‘Pazar özellikle seçildi’ ‘Bizim için artık rutin’ ANKARA TürkiyeSuriye ilişkilerindeki gerginliğin ekonomiye yansımasını Hatay’da yerinde inceleyen CHP milletvekillerinden oluşan heyet, ticari yaşamın durma noktasına geldiği saptamasında bulunurken, heyette yer alan Bursa Milletvekili Sena Kaleli, “Komşularla sıfır sorun, sırf sorun olmuş” görüşünü dile getirdi. Kamplarda kalan rejim muhalifi sığınmacılardan kent halkının “yaka silktiğini” savunan Kaleli, “İşi milletvekili dövmeye kadar götürmüşler” diye konuştu. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Alt Komisyonu’nun Hatay’daki rejim muhalifi Suriyelilerin kaldığı kamplardaki incelemesinin hemen ardından CHP de, iki ülke arasındaki bozulan ilişkilerin ekonomiye yansımasını incelemek üzere 3 milletvekilinden oluşan bir heyet gönderdi. Hatay Millevekilleri Refik Eryılmaz, Hasan Akgöl ve Bursa Milletvekili Kaleli’den oluşan heyet, sivil toplum örgütleri, esnaf ve sanayiciler, ticaret borsası yetkilileri ve halkla yüz yüze görüşmeler yaptı. İncelemelerle ilgili izlenimlerini Cumhuriyet’e anlatan Kaleli, bu konuda bir ‘Halk ‘illallah’ demiş durumda’ Halk, çadırkentte yaşayan rejim muhalifi Suriyelilerden çok şikâyetçi, illallah demişler, yaka silkiyorlar. Halk, sığınmacıların hükümet tarafından her istedikleri karşılandığı, koruma altında oldukları için çok şımardığı görüşünde. Ayrıca insanların yollarını kesip dövüyorlarmış. Hatta “iç savaşa” yöneltecek provokasyonlar yaptıklarını anlatıyorlar. Hükümetten destek gördükleri için de kimsenin bunlara bir şey yapamadığını söylüyorlar. Eski MHP Milletvekili Murat Sökmenoğlu’nu dövmüşler, adamcağız zor kurtulmuş ellerinden. Bu kamplar büyük sorun olmuş durumdalar. rapor hazırlayarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sunacaklarını bildirdi. Kaleli, izlenimlerini şöyle anlattı: ‘Sınır fiili olarak kalmamış’ Son krize kadar, Suriyeliler ile Hataylılar arasında hem sosyal hem de ekonomik ilişkiler çok yoğunmuş. Arada fiili olarak sınır kalmamış. Ancak ilişkilerin gerilmesi, sadece Hatay’ı değil tüm Güneydoğu’yu etkilemiş. Vatandaşlar, Başbakan’ın “çok sert” tepki vermesinden şikâyetçi. Oradaki tabloya bakınca, aslında Suriye Türkiye’ye ambargo koymuş gibi. Suriye, transit geçişlerde navlun bedelini çok yükseltmiş. Geçmişte 5001000 araç Suriye’ye iş yaparken, bugün araç sayısı 50’ye düşmüş. Çünkü Suriye, bu ülkeye giderseniz, araç başına 800 dolar, başka bir ülkeye gidiş için transit geçiş yaparsanız 1200 dolar alıyormuş. Suriye tarafı “kaçak mazot”a sıkı denetim getirdiği için, araçların da mazot tankları küçülmüş. Hatay’da 2’si oldukça büyük 3 tane organize sanayi bölgesi var. İş çevreleri ‘Kriz öncesi taleplere cevap veremezken, 4 kat büyüme öngörürken, şimdi işlerimiz durdu’ diyorlar. Türey Köse, Ayşe Sayın, Erdem Gül parlamentokulisi@gmail.com C MY B C MY B ibadet değildir. Ömründe bir defa olsun bu ibadeti yapmak isteyip de imkânı olmayan milyonlarca yaşlı kimseye Diyanet’in aynı şartlarda hatta kârsız imkân sunması daha uygun olacaktır. En faziletli ve sevap olan umre ramazan umresidir. AKP referandum nedeniyle ramazanda umreyi yasaklamaya teşebbüs etmiş ve umrecilerin çoğu Ramazan Bayramı’ndan önce umreyi yarıda kesip “evet” oyu vermek için yurda dönmüştü. Diyanet cüppesi gömleğe çevrilmez, esen rüzgâra göre yönelmez olmalıdır. Diyanet yaptığında samimiyse aynı şartlarda gitmek isteyen her yetişkine kapılarını açmalıdır ki bu şartlarda bile kazanç sağlamaktadır. Uludere’de öldürülenler: Uudere’de 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan yanlış istihbaratı kim vermişse, bozguncudur. “Yanlış istihbarat” diye savunmak, AKP iktidarında geçiştirilebilir, ancak ahrette geçmez. Çünkü Allah şöyle buyuruyor: “Ey inananlar! Eğer bir fasık (bozguncu) size bir haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (49/Hucurat Suresi, ayet 6) 35 kişinin vebali AKP iktidarının omzundadır. AKP, kendi şekillendirdiği adaletten kurtulabilir, ama adli ilahiden kurtulamaz.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog