Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 19 OCAK 2012 PERŞEMBE 4 HABERLER Dink ailesi jandarma ve Emniyet görevlileri hakkında soruşturma açılması için dilekçe vermişti Hrant Ayıbı Bugün, Fransız Millet Meclisi’nin “Ermeni soykırımının inkârını suç” sayan kararıyla ilgili Le Monde gazetesinde yayımlanmış bir yazıdan söz edecektim. Yazı, kaleme alanın kişiliği açısından önemliydi. Yazar, 1981 yılında, Mitterand iktidarının adalet bakanı olarak, ölüm cezasını kaldırmış, 19861995 yılları arasında, Fransız Anayasa Mahkemesi başkanlığı yapmış olan uluslararası üne sahip hukukçu Robert Badinter. Böyle bir kişinin parlamentonun Türkiye ile ilgili bu girişiminin 1958 anayasasına da aykırı olduğunu ileri sürmesi tabii ki çok ilginç. Ancak, artık hiçbirimizin Ermeni soykırımı ile uzaktan yakından ilişkisi olan herhangi bir olay konusunda, konuşma hakkımız olduğunu sanmıyorum. Dünümüz ile yüzleşme, hesaplaşma, tarihimiz, yüzyıl önceki olaylar hep geride kaldı. Artık önümüzde, bütün bunlardan daha acil, daha büyük bir sorun var: Hrant Dink olayı. Önce bir soruyla başlayalım. Görüşleri kimilerine ters gelen Hrant, Ermeni olmasaydı, öldürülür müydü? Gerçi, özü hiç değişmemiş olan düzenimiz, ırk, dil, din, siyasi görüş, mezhep, meşrep ayrımı gözetmeksizin baskı ve zulmünü herkese uygularsa da, eğer Ermeni isen, başka ahvalde göstereceğin dikkatin iki mislini göstermek zorundasındır yine de. ૽૽૽ Başka bir soru ile sürdürelim: Hrant’ın öldürüleceğini, Türkiye’de bilmeyen, duymayan kalmış mıydı? Soruları arttıralım: Hrant ölüm tehditleri aldığını söylememiş, koruma istememiş miydi? Herkesin öldürüleceğini bildiği birini devletin koruması için talep şart mıdır? Hrant’ın öldürüleceği bilgisi İstanbul ve Trabzon Emniyeti’ne ulaşmamış mıydı? Can alıcı sorulara devam edelim: Bütün bu gerçeklerin ışığında, Hrant’ın öldürülmesinde TC sorumluluğu yok mu? Şimdi özetleyelim: Ermeni olduğu, 1915 olaylarıyla ilgili fikirleri dolayısıyla devlet tarafından kovuşturulan, fikirleri kimilerine ters gelen, öldürüleceğini herkesin bildiği, yine de cinayetin önlenmesi için hiçbir şey yapılmayan Hrant cinayeti ile ilgili mahkeme kararı yüzünden bir Türk yurttaşı olarak tüm dünyadaki Ermenilere ve diğer insanlara karşı kendinizi, ezik ve sorumlu hissediyor musunuz? Ben kendimi ezik, kırık ve tüm dünyadaki insanlara karşı sorumlu hissediyorum. Şu anda, haksızlığa karşı isyanın, haykırışının “ben de Ermeniyim” demek olması gerektiğine inanıyorum ve de Hrant olayı ile yani bugün ile yüzleşmeden tarihimiz falan konusunda hiçbir şey söylemeye hakkımız olmadığına inanıyorum. ૽૽૽ Bugünün hödüklüğünü geçmişe sığınarak gözden kaçırtmaya çalışanlar, şimdi Hrant davası tragedyasında, baştan itibaren kullandıkları kılıfa sarıldı: Bütün bunlar derin devletin ve Ergenekon’un işidir! Şimdi sormak gerekiyor: İstanbul Emniyet Müdürü mü, Trabzon Emniyet Müdürü mü, İstanbul Valisi mi, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı mıdır “derin devlet” ve Ergenekon? Bütün bunları görevde tutan, soruşturma açtırmayan iktidarın kendisi mi Ergenekon? Nihayet, bu kararı veren mahkeme mi Ergenekon? Ergenekon davası konusunda, dişe dokunur deliller sunamayanlar, doğru dürüst iddianame hazırlayamayanlar, kanıt ibraz edemeyenler, ibraz ettikleri kanıtlar dökülenler mi Ergenekon? Ergenekon davasını yıllardır sonuçlandıramayan özel yetkili ağır ceza mahkemeleri mi Ergenekon? Kim bu Ergenekon, kim? Ulusal Hrant utancımızı Ergenekon kılıfına sokmaya çalışanları izlerken onların sık sık neye “yetmez ama evet!” dediklerini çok iyi anladım. Meğer hazretler, “Yetmez ama evet” ile “hamakat”ı kastediyorlarmış. ‘Kamu görevlileri yargılansın’ İstanbul Haber Servisi Hrant Dink davasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği karar, toplumun her kesimde tepkilere neden olurken pek çok soru işaretini de beraberinde getirdi. Mahkeme kararında, suikastta herhangi bir örgüt bağlantısı kurmazken cinayet sırasında yetkili makamlarda bulunan kamu görevlileri hakkında da bir işlem yapılmaması ve ödüllendirilmeleri dikkat çekti. Dink ailesi de Trabzon Jandarma ile İstanbul ve Trabzon Emniyeti görevlileri hakkında soruşturma açılması İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na dilekçe vermişti. ᮣ Mahkeme kararında, Hrant Dink suikastında herhangi bir örgüt bağlantısı kurmazken cinayet sırasında yetkili makamlarda bulunan kamu görevlileri hakkında bir işlem yapılmaması dikkat çekti. Dilekçede, dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek’in de aralarında bulunduğu 28 kişi ile Trabzon Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube görevlileri, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube görevlileri ve Trabzon Jandarma görevlilerinin cezalandırılması talep edilmişti. Söz konusu kamu görevlilerinin Dink’in ÇİZMEDEN YUKARI İnsanlığa, dürüstlüğe, demokratlığa, barışa ve her şeyin ötesinde gazeteciliğe adanmış yaşamlar... Çalışma arkadaşları, eşleri, çocukları, siyasetçiler anlatıyor... Belgesel DVD, Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik, Radyo ve Televizyon Bölümü öğrencileri tarafından hazırlanmıştır. mişlerdir. Görevi, suçu önlemek olan istihbarat görevlilerinin istihbaratı aldıktan sonra gereken yasal işlemleri yapmamaları, asıl öldürüleceğini bildikleri halde gerekli ifadesinin kullanıldığı dilekçede, söz suça yani Dink’in öldürülmesine önlemleri almadığının vurgulandığı konusu kamu görevlilerinin suçun iş yardım etmeleri demektir” denildilekçede, olayla ilgili Avrupa İnsan lenmesine yardım ettikleri belirtil mişti. AİHM’nin iç hukukta “etkili Hakları Mahkemesi de (AİHM) bu mişti. Dilekçede, “Şüphelilerin ey bir soruşturma yürütülmediği” kayönde verdiği karara değinilmişti. lemleri açıktır. Aldıkları bilgileri naatine vardığının anımsatıldığı di“Burada gözden kaçırılmaması değerlendirmiş olsalardı, aldıkları lekçede, savcılığın doğrudan harekete gereken husus, şüphelilerin yü bilgiler çerçevesinde ‘uyarı’ ya da geçerek yeniden bir soruşturma açkümlülüklerini yerine getirmemiş yasadan kaynaklanan görevlerini ması gerektiği belirtilmişti. olmalarının cinayeti bizzat işleyen yerine getirerek önlem almış olsaCinayet sırasında İstanbul Emniyet ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahke lardı Dink’in öldürülmesine engel Müdürü olan Celalettin Cerrah Osmesi’nde yargılanmakta olan fail olacaklardı. Kasten insan öldürme maniye’ye vali olarak atanırken, cilerin fiilleri ile olan bağlantısıdır” eylemini ihmali davranışla işle nayet öncesinde İstanbul Valiliği’nde bir MİT görevlisi tarafından Dink’in tehdit edildiği ortaya çıktı. İstanMUSA KART bul Valisi Güler bu kişilerin isimlerini açıklamadı, bir tehdit olmadığını söyledi. Muammer Güler daha sonra Kamu Güvenliği Müsteşarlığı’na A N K A R A getirildi. Seçimlerde ise (Cumhuriyet BüAKP’den Mardin milletrosu) Ağırlaştırılvekili seçildi. Hrant Dink mış müebbet hapis cinayetinde ihmali olduğu cezasına çarptırılan iddia edilen kamu görevYasin Hayal’in 5 lileri hakkında yürütülen yıllık tutukluluk süsoruşturma kapsamında resinin 24 Ocak’ta birçok kamu görevlisi dolması nedeniyle hakkında takipsizlik kararı tahliye olup olmaverildi. 30 kamu görevliyacağı tartışma yasi için ise “görevi ihrattı. mal”den değil “yardım Mahkemenin sıve yataklıktan” soruşradan bir cinayet giturulmaya izin verildi. bi karar vermesi neReşat Altay: Cinayetdeniyle Hayal’in, ten sonra görevinden alıCeza Muhakemesi nan Trabzon Emniyet Yasası’nın 102. Müdürü Altay hakkında maddesine göre tubaşlatılan soruşturmada tuklu kalacağı süre 5 önce “takipsizlik” karayıl olarak belirlendi. rı verildi. İtiraz üzerine Hayal’in avukatlaAltay 28 Mart’ta ifadesi rı, tutukluluk süresialındı. nin 24 Ocak’ta 5 yıRamazan Akyürek: lı dolduracağı ge2004’te Trabzon Emniyet rekçesiyle tahliye Müdürü olarak atanan musakart࠽yahoo.com olacağını savunuyor. Akyürek, Erhan TunYargıtay, Ceza Mucel’e polis muhbiri olarak hakemesi 102. madgörev verdi. denin 1 Ocak Akyürek 2006’da Em2011’de yürürlüğe niyet Genel Müdürlüğü girmesinin ardından, İstihbarat Dairesi BaşkaHizbullah yöneticinı olarak atandı. Dink’in leri başta olmak üzeöldürüleceğine dair sayıre çok sayıda kişiyi sız ihbar yapılmasına kartahliye etmişti. Anşın gerekli önlemleri alcak Yargıtay, daha mamakla suçlandı. Gösonra AİHM’nin, revden alındı. İddialarla ilkararı doğrultusunda gili mülkiye başmüfettişyeni içtihat oluşturlerince yapılan incelemedu. Bu karara göre, de herhangi bir olumsuzHayal’in tutukluluk luğun ortaya konulamasüresinin hesaplandığı için açtığı davayı kamasında ilk derece zandı. mahkemenin karaAlbay Ali Öz: Dink rını verdiği gün esas cinayetiyle ilgili ihmali alınacak. Bu süre 5 olduğu gerekçesiyle Trabyılı doldurmadığı zon 2. Sulh Ceza Mahkeiçin Hayal’in tahliye mesi’nde yargılanan döedilmeyeceği görüşü nemin Trabzon Jandarağırlık kazandı. ma Komutanı Öz, 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Hayal’e tahliye tartışması MEMLEKETİ ELAZIĞ’A GİTTİ Evine kapanan Tuncel kimseyle görüşmedi ELAZIĞ (Cumhuriyet) Hrant Dink’in öldürülmesinde azmettirici olduğu iddiasıyla yargılandığı davadan beraat ettikten sonra memleketi Elazığ’a giden Erhan Tuncel, evine kapanarak kimseyle görüşmedi. Tuncel, Tekirdağ Yüksek Güvenlikli 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nden önceki akşam tahliye ol Erhan Tuncel du. Askerlik işlemleri için Jandarma tarafından Terkirdağ İl Jandarma Komutanlığı’na götürülen Tuncel’in tutuklandığı zaman Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü 4. sınıf öğrencisi olduğu öğrenci affıyla üniversiteye kayıt yaptırdığı ortaya çıktı. Tuncel, öğrenci olduğu için askere alınmadı. Tuncel’in babası Ali Rıza Tuncel’in bir süredir kanser tedavisi gördüğü öğrenildi. Anne Güllü Tuncel’in de bir süredir göğüs kanseri tedavisi gördüğü belirtildi. Proje Sorumlusu Derya Sazak www.boyutstore.com Kültür Ürünleri Danışma Hattı Geliri Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’na (UMAG) bağışlanacaktır. 444 53 53 C MY B C MY B YASİN HAYAL’İN BABASI ‘Yasin bir tetikçiydi, kullanılmıştı, piyondu’ AHMET ŞEFİK Detaylı bilgi ve sipariş için TRABZON Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Yasin Hayal’in babası Bahattin Hayal, böyle bir karar beklemediklerini söyledi. Hayal, “Yasin Hayal, Öcalan değildir. ‘Asker var, polis var içinde’ dedik. Bütün siyasi cinayetlerde olan şeyler aynen olmuştur” dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahattin Hayal, çok üzgün olduğunu ve böyle bir karar beklemediğini ifade ederek şunları söyledi: “Adalet buymuş demek ki. Ama biz bu adalete inanmıyoruz. Bunu defalarca söyledik; ‘Erhan Tuncel bunun bir numaralı sanığıdır’ dedik, üzerine gitmediler. Onu ödüllendirdiler. ‘Asker var, polis var içinde’ dedik. Bütün siyasi cinayetlerde olan şeyler aynen olmuştur. Siyasi cinayetlerde tetikçiler yakalanmıştır, içeri atılmıştır. Gerisi kalmıştır. Bu aşamadan sonra Yargıtay’a gideceğiz. Örgüt olmadığını söylediler. Örgüt olmadığı için Yasin’in 5 seneyi doldurunca ayın 24’ünde çıkması gerekir. Benim düşünceme göre Yasin bir Ogün Samast’tı. Tetikçiydi, kullanılmıştı, piyondu. Yasin Hayal Trabzon’da olup da İstanbul’da adam öldürülüyorsa bunun ağırlaştırılmış müebbetle ne alakası var? Yasin Hayal, Öcalan değildir. Aynı cezaya çarptırılmıştır. Öcalan kaç kişi öldürmüştür? Sarkozy savcı olsaydı, Sarkisyan hâkim olsaydı bu kadar ceza vermezdi. Başka bir şey demeyeceğim.”
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog