Bugünden 1930'a 5,419,912 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

19 OCAK 2012 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA HABERLER Sosyal yardımda ‘puanlama’ sistemi çalışmasında sona yaklaşıldı 3 Çakmak’ın) iradesiyle Cumhuriyet kuruldu. 19231946 arasında, altısı savaş yokluklarla geçen, 22 yıllık kısa bir dönemden sonra da Çok Partili Rejime geçildi. Bu geçiş de, geniş halk kitlelerinden gelen taleplerin sonunda ortaya çıkan bir oluşum değildi… Bir yandan Sovyet tehdidinden, bir yandan Batılı ülkelerin savaş sonrasında kurduğu demokrasi cephesinden, öte yandan İsmet Paşa’nın Atatürk’ü tamamlamak, Atatürk devrimlerini demokrasiyle taçlandırmak arzusundan kaynaklanıyordu. Böylece Türkiye Cumhuriyeti “Tek ve biricik laik ve demokratik bir İslam toplumu” kimliğiyle oluştu… Oluştu ama bu oluşum, Osmanlı’nın endüstri devrimini kaçırmış olmasından ve toplumun kendi iç dinamikleri ile dönüşememiş olmasından dolayı, hep tepeden inme kararlar ve devrimlerle gerçekleşti. Tepeden inme gelen demokrasinin olanaklarından yararlanarak iktidar olan Demokrat Parti de bu nimetin bilincine varamadı ve demokrasiyi geliştirmek yerine, (kendisine “demokrasi adına” iktidarı ikram eden) tek parti yönetiminin eski baskıcı yöntemlerini uyguladı. ૽૽૽ Türkiye yaklaşık yarım yüzyıldır, çok kısa araların dışında, ya sağ iktidarlar ya da askeri darbeler tarafından yönetiliyor. Her ne kadar 1960 müdahalesi demokrasinin temel kurum ve kurallarını kurmuş ve temel hak ve özgürlükleri güvencelere kavuşturmuş idiyse de, Menderes ve arkadaşlarını asarak bu dönüşüme kin ve intikam duygularının tohumlarını ekti. 1971 ve 1980 müdahaleleri ise temel hak ve özgürlüklere getirilen güvenceleri zedeledi, üstelik ülkeye büyük baskılar yaşatarak yeni düşmanlıkların ortaya çıkmasına yol açtı. Seçilmiş sağ iktidarlar da bütün bu kaotik ortam içinde demokrasiyi geliştirmek yerine, kendi ceplerini doldurmayı ve iktidarlarını mutlaklaştırmayı yeğledi. Şimdi tam artık geniş kitleler de bilinçlenmeye başladığında AKP iktidarı yeniden demokrasi konusunda sınırlayıcı ve kısıtlayıcı bir çaba sergiliyor. Sanıyorum bu çaba, yaklaşık 60 yıldır süren demokrasi mücadelesinde haksızlığa uğradığını düşünen gruplar, temel hak ve özgürlüklerin sadece kendileri için değil, herkes için gerekli olduğunu anladığı zaman başarısız olacaktır! Son Hrant Dink davası kararına gösterilen tepkiler bunun işareti sayılabilir. Yoksul renklenecek ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, sosyal yardımlarda puanlama sistemi çalışmasının 2 ay sonra tamamlanacağını, yoksulların kırmızı, yeşil, sarı gibi derecelendirme sistemi yapacaklarını kaydetti. Sosyal Yardım Sosyal Hizmetlerde Dönüşüm ve Aile Sosyal Destek Programı Çalıştayı’nın, sosyal destek programına getirilecek puanlama sistemine değinen Bakan Şahin, Sosyal Yardım Bilgi Sistemi (SOYBİS) kapsamında 14 ayrı kurumdan 23 ayrı analizin yapılabildiğini söyledi. Bu sisteme göre, sosyal desteğe ihtiyacı olanların otomatik olarak yardım alabildiğini dile getiren Şahin, TÜBİTAK’la koyduğumuz derecelendirme sisteminde, kalıcı yoksulluğu ayırıyoruz, diğer yoksullukla ilgili de statüler, puanlamalar koyuyoruz. Mesela kırmızı, yeşil, sarı derecelendirme sistemi gibi. Bu değişebilir, örnek olarak söylüyorum, belki yarın farklı kategorilerde bu paylaşılacak. Şu andaki sistemde, sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarına giden vatandaşların mali durumuna bakılıyor ve destek veriliyor; yeni sistemde sosyal hizmet sistemine de bakılacak” dedi. Kabataş Lisesi ‘Dönüşüm’ veremi tehdit ediyor İstanbul Haber Servisi Türk Tabipleri Birliği (TTB) Tüberküloz Çalışma Grubu’nun hazırladığı “Tüberküloz Raporu”na göre, AKP hükümetinin Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın geldiği aşamanın, veremle mücadeleyi tehdit eder boyuta geldiği belirtildi. Cağaloğlu’ndaki İstanbul Tabip Odası’nda raporu açıklayan Uzm. Dr. Nilüfer Aykaç Kongar, veremin halen tüm dünyada yaygın bulaşıcı hastalıklardan biri olarak önemli bir toplum sağlığı sorunu olmayı sürdürdüğünü söyledi. Prof. Dr. Zeki Kılıçarslan, dünyada her yıl 100 bin kişiden 135 kişi, Türkiye’de ise 100 bin kişiden 25 kişide tüberküloz vakasına rastlandığını belirtti. İstanbul Haber Servisi Kabataşlılar Derneği, “Ahmet Taner Kışlalı Aydın Adam Onur Ödülü”nü geçen kasım ayında yitirdiğimiz gazetemiz yazarı Server Tanilli’ye verdi. Server Tanilli adına ödülü alan yeğeni Zeynep Peker, Tanilli’nin okurlarına teşekkür etti. “Kabataşlılara Göre Yılın En İyileri Ödülleri” Kabataş Lisesi Feriye Salonu’nda dün düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödül töreninde, “Cahit Kocaömer Kabataş’a Hizmet ödülü”ne Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç değer görüldü. Kabataşlılar, Ali Kırca’yı en iyi haber spikeri, Müjdat Gezen’i de en iyi tiyatro oyuncusu olarak seçerken, Tarık Akan ve Filiz Akın da “Ömer Kavur Sinema Onur Ödülü”ne layık görüldü. Koç Müzesi’ne ise “En İyi Müze” ödülü verildi. Tanilli’ye ödül Fox havalimanından polisle çıktı Ⅵ İstanbul Haber Servisi Hollywood yıldızı Megan Fox, reklam filmleri çekimi için Türkiye’ye geldi. Air France Havayolları’na ait bir uçakla saat 16.50’de Paris’ten İstanbul’a gelen Fox, kendisini görüntülemek için bekleyen basın mensuplarını görünce dışarı çıkmak istemedi. Körükte yaklaşık bir saat bekleyen Fox, dışarı çıkmak için çareyi polis çağırmakta buldu. Fox aprona gelen polislerin nezaretinde araca bindi. Türkiye’de Demokrasi Umudu? Türkiye demokrasi açısından yine karanlık bir dönemden geçiyor… Hapishaneler yine gazetecilerle, aydınlarla dolu… Medya tam bir baskı altında… Herkes her an her yerde dinleniyor, izleniyor, kayda alınıyor… Kimin ne zaman, nerede, nasıl tutuklanacağı belli değil… Üstelik bütün bunları, demokrasinin nimetlerinden yararlanarak iktidara gelen ve yine demokrasinin nimetlerinden yararlanarak iktidarını pekiştiren bir parti yapıyor. Burada bir terslik yok mu? Demokrasi sayesinde iktidara gelenlerin demokrasiyi zedeleyeceklerine, geliştirmeleri gerekmez mi? ૽૽૽ Sorun galiba, Türkiye’de demokrasiyi kuranların demokratik yollarla iktidara gelmemiş olmasında yatıyor: Başka bir deyişle, Türkiye’de demokrasi talebi aşağıdan yukarı gelmedi… Osmanlı “kullarının”, geniş kitlelerin böyle bir talebi yoktu… Tam tersine demokrasi talebi, Batı’nın etkisiyle, geniş kitlelerden kaynaklanmayan iki farklı merkezden ortaya çıktı: Birinci merkez, Batı’nın sömürgesi haline gelmiş olan imparatorluğu kurtarmak isteyen, bu amaçla padişahın dinselgeleneksel yetkilerini sınırlamak ve bir anayasal rejim kurmak isteyen İttihatçılardı. İkinci merkez, endüstri devriminin sonunda ortaya çıkan milliyetçilik akımlarıyla bilinçlenen azınlıklar (Osmanlıların deyişiyle milletler) ve onların arkasındaki Batılı devletlerin baskısıydı. Osmanlı’nın son dönemindeki demokrasi atılımları, anayasacılık biçiminde oluştu ama temel hak ve özgürlükleri geliştirmek yerine, iktidarın padişahtan İttihatçılara geçmesinden ve azınlıklara tanınan haklarla birlikte, devam eden baskıdan, isyanlardan ve yitirilen topraklardan başka bir sonuç vermedi… Ne geniş kitleler bilinçlendi, ne de demokrasinin temel kurum ve kuralları doğru dürüst geliştirilebildi. Derken, Birinci Dünya Savaşı yenilgisi, Kurtuluş Savaşı ve bu savaşı kazanan komutanın (bütün komutanların değil, sadece Mustafa Kemal’in, onun yardımcısı İsmet Paşa’nın ve Mustafa Kemal’in yanında yer alan Fevzi Bakırköy’de taksici cinayeti Ⅵ İstanbul Haber Servisi Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooperatifi’nin arka bahçesinde tabanca ile vurulan taksici Aykut Kale (42), ağır yaralı olarak kaldırıldığı Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Polis, Kale’yi aralarındaki 17 bin liralık alacak meselesi yüzünden vurduğu iddia edilen meslektaşı Tamer Ş’yi arıyor. Enerji Bakanlığı’nda ölüm Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde görevli olduğu öğrenilen Sedat Kahveci (34), evrak teslim etmek için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Balgat’taki binasına geldi. Bakanlık binasının altıncı katında yangın merdivenine çıkan Kahveci, düşerek hayatını kaybetti. Cinayetleri ölen kardeşinin işlediğini ileri sürdü 8 cana 8 müebbet SAVAŞ KÜRKLÜ ADANA Huzurevleri Mahallesi’nde 2 Haziran 2009’da miras anlaşmazlığı yüzünden ablası Nalan Yüksel (40), babası İbrahim Yüksel (64), annesi Günay Yüksel (62), yeğenleri Vedat Yüksel (6), Halil İbrahim Kopar (17), Arif Kopar (19), kardeşinin eşi Ela Gül Yüksel (29) ve kardeşi Ali Yüksel’i (33) öldürdüğü iddiasıyla tutuklu yargılanan Murat Yüksel (39), 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşmasına çıktı. İntihar mektubu yazarken yakalanıp tutuklanan sanık Yüksel, 8 kez ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Yüksel, cinayetleri ölen kardeşi Ali Yüksel’in işlediğini ileri sürdü. Yüksel’in hayatta kalan tek yakın akrabası kız kardeşi Handan Yüksel (38) “Ölenler benim ailem. Ağabeyim senden yine de nefret edemiyorum, neden yaptın” dedi. ‘Haydarpaşa’da sabotaj yok’ Ⅵ İstanbul Haber Servisi Haydarpaşa Garı’nda çıkan yangına ilişkin soruşturma tamamlanarak hazırlanan iddianamede, yangında sabotaj ve kastın bulunmadığı belirtildi. İddianamede, garın çatısında izolasyon çalışması yapan 2 işçi ve şirket sahibinin “taksirle yangına sebebiyet vermek” suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Şans Topu’nda 1 kişiye 1.2 milyon 12, 19, 27, 28, 29 ve +14 İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) CHP Milletvekili Dr. Aytun Çıray, İzmir’deki kamu yatırımlarının 10 yıl öncesine oranla yarı yarıya düştüğünü vurguladı. Başbakan’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine yanıt geldiğini ve kentin cezalandırıldığının resmi rakamlarla açıkça ortaya konulduğunu belirten Çıray’a verilen yanıta göre İzmir 2000’de toplam kamu yatırımlarından yüzde 5.68 pay alırken 2006’da bu oran yüzde 4.22, 2007’de yüzde 3.4, 2008’de yüzde 3.39, 2009’da ise yüzde 3.19’a geriledi. İzmir’e ceza Kombi Keşif Hizmeti Ürün Nakliye Hizmeti Eski Kombinin Söküm Hizmeti Kombi Montaj Hizmeti Kombi Alt Bağlantı Seti C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog