Bugünden 1930'a 5,418,512 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

18 OCAK 2012 ÇARŞAMBA CUMHURİYET SAYFA HABERLER Hizbullah yeni manifestosunda ‘Kürt halkı İslam yönetimi altında yaşayacak’ derken Gümüş lider ilan edildi 7 Firari sanık örgüt lideri DİN DERSİ SORUSU ERDEM GÜL ‘Kim Alevi, el kaldırsın’ MEHMET MENEKŞE AMASYA Alevilere yönelik hak ihlallerine her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Amasya’da 2007’de dört Alevi kız öğrencinin Amasya Anadolu Kız Meslek Lisesi’nden ve yurttan “dini baskı” nedeniyle ayrılmak zorunda kalmasının ardından Suluova ilçesindeki Anadolu Öğretmen Lisesi’nde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni Abdullah Koca derste “Kim Alevi el, kaldırsın” diye sordu ve cemevlerinin ibadethane olamayacağını savundu. Öğretmen Koca, ehlibeyt konulu derste önce “Kim Alevi, el kaldırsın” diye sorması üzerine iki öğrenci el kaldırdı. Daha sonra Koca, sınıfta “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse en büyük Alevi benim. Hz. Ali gibi yaşamayan Alevilere ben Alevi demem. Cemevleri camiye alternatif olamaz. Cemevinde ibadet etmek, cenaze kaldırmak doğru değil. Aleviler halifelerimizin isimlerini çocuklarına koymuyorlar” diye konuştu. Sınıfta yaşananlar üzerine Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı yöneticileri öğretmen lisesi müdürü, ilçe milli eğitimi ve ilçe kaymakamı Harun Sarıfakıoğlu ile bizzat görüşerek, bu tür olayların yaşanmaması için önlem alınmasını istedi. Lisenin Müdürü Zekeriya Çoban öğretmenin niyetinin öğrencileri rencide etmek olmadığını ve durumdan pişman olduğunu belirtti. Hakkında herhangi bir inceleme başlatılmayan öğretmen Abdullah Koca ise “Kardeşim biz o işi hallettik. Tamamdır, orada yanlış anlama var. Gittik, görüştük, konuştuk herkesle” demekle yetindi. ANKARA Şeriatçı terör örgütü Hizbullah, 17 Ocak 2000 tarihinde İstanbul’da bir operasyonda öldürülen lideri Hüseyin Velioğlu’nun 12. ölüm yıldönümünde yeni bir manifesto yayımladı. Manifesto ile birlikte, geçen yıl tahliye edildikten sonra firar eden örgütün önde gelen isimlerinden Edip Gümüş de terör örgütü Hizbullah’ın lideri konumuna geldi. Manifestoda, Hizbullah’ın “faaliyet alanının tüm Türkiye olduğu” belirtilirken “Kürt halkı İslam yönetimi altında yaşayacak” denildi. Tahliye edildikten sonra kayıplara karışarak firari olan Edip Gümüş, Hizbullah’ın yeni manifestosuyla ortaya çıktı. Gümüş, örgütün, “Hizbullah Cemaatinin Manifestosu” adıyla öldürülen lider Velioğlu’nun ᮣ Gümüş’ün imzasıyla yayımlanan manifestoda, Hizbullah’ın “faaliyet alanının tüm Türkiye olduğu” belirtilirken “Kürt halkı İslam yönetimi altında yaşayacak” denildi. Manifestoda, “Hizbullah cemaatinin çalışmaları yoğunluklu olarak Kuzey Kürdistan olmakla birlikte, faaliyet alanı tüm Türkiye’dir” ifadeleri yer aldı. ölüm yıldönümünde dün yayımladığı 37 maddelik “Cemaatin Genel Esasları” adlı bölümün de içinde olduğu manifestoya “Hizbullah cemaatinin lideri” olarak imza attı. Örgütün resmi yayın organı olan “Hüseynisevda” sitesine konulan manifestonun giriş bölümüne ise Hüseyin Velioğlu’nun 15 Temmuz 1994’te kayda alınmış video konuşması kondu. Hizbullah son üç yıldır, ölüm yıldönümü olan 17 Ocak tarihinde Velioğlu’nun, daha önce kaydedilmiş, silahların eşlik ettiği görüntülerini yayımlıyordu. Gümüş’ün kaleme aldığı manifestonun “Hizbullah Cemaatinin Kimliği” adlı bölümüyle örgüt, kuruluş tarihini “1979” olarak kabul ederek kayıtlara geçirdi. Örgütün kimlik bilgileri, “Adı: Hizbullah, Kuruluş Tarihi: 1979, Kurucu Rehberi: Hüseyin Velioğlu, Amblemi: Daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır, Marşı: Daha sonra kamuoyuyla paylaşılacaktır” şeklinde ifade edildi. Manifestoda, “Hizbullah cemaatinin çalışmaları yoğunluklu olarak Kuzey Kürdistan olmakla birlikte, faaliyet alanı tüm Türkiye’dir” denilirken “Kürtçenin resmi dil olması ve başta eğitim, öğretim olmak üzere Kürt halkına her alanda Kürtçeyle hizmet verilmesi için her zeminde gerekli çabaları gösterir” vurgusuna yer verildi. Manifestoda hedef şu ifadeler dile getirildi: “(Hizbullah) Kürt halkının İslami ve insani haklarının güvence altına alınacağı anayasal çözüm, özerklik, federasyon ve bağımsızlık gibi tüm seçeneklerin tartışılabileceğini düşünmektedir. Halk bu seçeneklerden istediğini kendisi için seçmekte serbesttir. Hizbullah, bu konuda İslami açıdan bir sakınca görmemektedir. Ancak istenilen çözüm, Müslüman Kürt halkının inancına ve kültürüne uygun düşen İslami bir yönetim altında yaşayacağı bir çözümdür.” Denktaş Vatan Toprağında LEFKOŞA Denktaş için düzenlenen cenaze töreni, resmi adı ile bir devlet törenidir. Türkiye Cumhurbaşkanı’ndan TBMM Başkanı’na, Başbakan ve bakanlara, ana muhalefet partisi lideri ile eski genel başkanlarına, MHP, DSP, DP, öteki irli ufaklı siyasal partilerin, meslek odalarının temsilcilerine kadar aklınıza kimi getirmek isterseniz hepsi, Lefkoşa’daki Cumhurbaşkanlığı Konutu’ndan başlayıp, Cumhuriyet Parkı’nda oluşturulacak olan Anıtmezarda toprağa verilen Toros kod adlı kahramanı uğurlayanlar arasındaydılar. Ama bayrağa sarılı tabutu askerlerin omuzlarından top arabasına götürülürken uzanan eller gösterdi ki, o resmi uğurlanış olmasa da kendisini seven Kıbrıs Türklerinin yanı sıra anavatan ve öteki diyarlardan da Lefkoşa’yı doldurmuş olan binlerce kişi kahramanlarını bırakmayacaklardı. Sabah erken sayılabilecek bir saatte, ne olur ne olmaz düşüncesi ile aziz dostumun dün geceyi geçirdiği katafalkı bir kez daha ziyaret etmek istedim. Hem TSK’nin, hem Kıbrıs Güvenlik Kuvvetleri’nin subayları yalın kılıçları ile ihtiram nöbetini sürdürüyorlardı. Adanın dört bir yanından Toros’u uğurlamaya gelmiş yaşlı MM’ciler, yanlarında çocuklarını, hatta torunlarını da almışlardı. Sadece Kuzey Kıbrıs demek anavatan demektir anlayışı ile o sıkıntılı yıllarda direniş eylemlerini oluşturanlar mı ordaydılar? Ver Kurtul’cuların politik lideri, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, onun halen adada eylemlerini sürdüren yandaşları da sarayın bahçesinde, ocak güneşinin kendilerini ısıtacak kadar yükselmesini bekleyenler arasındaydılar. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın ziyaret saatinin yaklaştığını gösteren öncü tam teçhizatlı iri vücutlu Türkiyeli güvenlikçiler, çevredeki binaların çatılarında dürbünlü silahları ile bekliyorlardı. KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile Başbakan İrsen Küçük’ün Ercan Havaalanı’nda anavatandan gelecek olan mevkidaşlarını karşılamaya gittiklerini dizüstü bilgisayarları ile gazetelerine bildiren genç meslektaşlardan birisiyle, bir gece önce bir Türk kanalında Denktaş ile ilgili yorumlar yapan kıdemli bir meslektaşımızın yorumlarını konuştuk. O yorumcu arkadaşımız, şayet Denktaş gibi Kıbrıs konusunda inatçılık yapan liderler olmasaymış, ada bugün bütünü ile AB’ye girmekle kalmaz, Anavatan Türkiye’ye de kapıların açılması sağlanırmış görüşünü bir kez daha savunmuş. Türkiye’nin resmi tezine göre bağımsız ama bizden başka hiç kimsenin tanımamakta ısrar ettiği o “sekter” görüşün anavatandaki temsilcileri arasında da rahmetli Bülent Ecevit’in, Mümtaz Soysal’ın ve Şükrü Sina Gürel’in adlarını vermiş. “Yani” dedim, “bu saydıklarınız olmasaydı, Kuzey Kıbrıs bugün güneydeki devletle birleşmiş ama Türkler orada ikinci sınıf vatandaş olarak yaşayan kişilerin ülkesi mi olacaktı”? Ve ne yanıt vereceğini beklemeden devam ettim: “O zaman Rauf Denktaş’lar gibi ulusal kahramanlara da ihtiyaç yoktu. Öyle kahramanlar yetişmeyince de bu al bayrağı ve yanında onun benzeri olan beyaz zemin üzerine işlenmiş kırmızı renkli ay yıldızlı KKTC bayrağını da gönderde göremeyecektik.” Türkiye, bugün gerçekten güçlü bir devlet ise, bu konumunu her şeyden önce kimsenin uydusu olmayı kabul etmeyen sessiz çoğunluğuna borçludur. ૽૽૽ Türk dünyasının Denktaş’ı ne kadar sevdiğini dünkü cenaze töreni bir kez daha göstermiş oldu. Azerbaycan, Makedonya, Balkan Türk toplulukları temsilcileri, Denktaş’ın sadece Kıbrıs Türkleri için değil; kendileri için de bağımsızlığın ve özgürlüğün yolunu gösteren bir Büyük Adam olduğunu anlatıyorlardı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, dünya Türklerinin merhum Denktaş’a saygısını ve sevgisini gösteren dünkü cenaze töreninden yola çıkarak KKTC’nin tanınması için kararlı adımlar atmalıdır. HOPA PROTESTOSUNDA KALÇASI KIRILAN DİLŞAT AKTAŞ Polisler ‘Bu o’ deyip, tekme tokat vurdular Sivas’ta yakılanları ananlar yargılanıyor! Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde gericiler tarafından katledilenleri anmak için geçen yıl düzenlenen törenle ilgili valiliğin suç duyurusu üzerine 2 Temmuz Anma Komitesi üyelerinin yargılanmasına dün başlandı. 2911 sayılı toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet etmek” suçundan haklarında dava açılan Anma Komite Başkanı Hidayet Yıldırım, Niyazi Erdem, Cahit Albayrak, İbrahim Erdoğan, Cevat Aktaş, Muzaffer Deniz, Hüseyin Erol, Sivas Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim karşısına çıktı. Komite üyelerinin ifadelerinin alınmasının ardından duruşma 6 Nisan’a ertelendi. Anma komitisine destek için kente gelenler Duruşma öncesinde Madımak Oteli önüne giderek karanfil bıraktı. (MEHMET MENEKŞE) müdahale ettikten sonra dağıldıklarını belirten Aktaş, ANKARA AKP Ankara darp olayını şöyle anlattı: İl Başkanlığı önünde yapılan “Ben yayan olarak GMK Hopa protestosu sonrasında Bulvarı’ndan İzmir Cadçevik kuvvet polisleri taradesi’ne doğru yürümeye fından dövülerek kalça kemiği başladım. Yaklaşık 1520 kırılan Halkevleri MYK üyekadar çevik kuvvet polisinin si Dilşat Aktaş, polis şiddebana doğru geldiği ve içleDilşat Aktaş tine ilişkin başlatılan soruşrinden bir tanesinin ‘Bu o, turmada müşteki sıfatıyla ifabu o’ diye bağırarak üzeride verdi. Aktaş, “Yürürken, polisler me doğru geldiğini gördüm. Bu es‘Bu o’ dedi, tekme tokat vurdular” nada çok korkup bir ağacın dibine dedi. yaslandım. Polis memurları bana 31 Mayıs 2011 günü Ankara’daki Ho hiçbir şey demeden direkt tekme topa eylemi sırasında ve gözaltı araçla kat vurmaya başladılar. (...) Şu anrında polisin göstericilere yönelik da kalıcı olarak sol bacağım 1.5 cm. “darp, işkence, kötü muamele, ha kısaldı. Yürürken aksamaktayım.” karet ve cinsel tacizde” bulunduğu idSoruşturmayı yürüten savcı Murat diası üzerine yapılan şikâyetler üzerine Demir, Aktaş’ın darp edilmesiyle ilgibaşlatılan soruşturma sürüyor. Olay li Emniyet’ten MOBESE kayıtlarını isgünü polislerce dövülerek kalçası kı tedi. Ancak gelen yanıtta, böyle bir kayrılan Aktaş, yaklaşık 8 ay sonra ayağa dın bulunmadığı iddia edildi. Savcı kalkarak, dün Ankara Adliyesi’ne gel Demir’in, Emniyet’e yazı yazarak tadi. İfadesinde Hopa eylemine polisin lebini tekrar ettiği öğrenildi. ALİCAN ULUDAĞ BALYOZ HAREKÂT PLANI DAVASI Mahkeme dinlemede ‘yasallık’ aradı HATİCE TUNCER Balyoz Harekât planı davasında savcı Savaş Kırbaş’ın, önceki gün internete osya üretme tartışması düşen ses kayıtlarının tutuklu sanık Koramiral Kadir Sağdıç’a sorulması taDün gerçekleştirilen duruşmada, önlebini Başkan Ömer Diken reddetti. Di ceki gün yaptığı savunmasında kendi ken “Ses kayıtlarının yasal yollardan yazdığı programla çok sayıda word belelde edildiğine ilişkin bir yazı mah gesi üreten Kurmay Albay Hasan Özkemeye gelmedi” dedi. yurt’un çapraz sorgusuna devam edilİstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi ta di. Duruşma savcılarından Hüseyin rafından Silivi CezaKaplan ’ın “Özevi yerleşkesi bitişi YÜCE DİVAN’A DA RET yurt’un 40 belgeyi hağindeki duruşma salotasız üretmesi, sanık nunda görülen davaya ve avukatların belgeİstanbul Haber Servisi devam edildi. Duruşma İnternet Andıcı soruşturması lerdeki hatalardan savcılarından Savaş kapsamında tutuklanan eski yola çıkarak dijital Kırbaş, “Eğer Kadir verilerin üretildiğine Genelkurmay Başkanı Sağdıç, ses kaydının emekli Orgeneral İlker Baş ilişkin savunmalarıkendisine ait olduğunı çürüttü” şeklindeki buğ’un tutukluluğuna yapınu kabul ederse cezagörüşüne sanık ve avulan itiraz İstanbul 12. Ağır evinden dahi delillere Ceza Mahkemesi tarafından katlar itiraz etti.Avukat nasıl etki edilebileceHüseyin Ersöz, “Savreddedildi. Orgeneral Başğini gösterir” dedi. buğ’a isnat edilen suçun ‘te cılık makamı 2002’de Başkan Ömer Diken, oluşturulmuş belgerör suçu’ olduğu ve görev Kadir Sağdıç’ın duruşlerde 2008’e, 2009’a kapsamında değerlendirilmada olmadığını belirait bilgilerin nasıl yer mesinin hukuken olanaksız terek “Ses kaydının olduğu belirtilerek dosyanın aldığının açıklamasıyasal yollardan elde nı yapabilir mi?” diye Yüce Divan’a gönderilmesi edilmediği anlaşılkonuştu. yönündeki talep de kabul maktadır. Şu ana kaEski 1. Ordu Komuedilmedi. dar mahkemeye yatanı emekli Orgeneral sal yollardan elde Çetin Doğan, “En gizedildiğine dair bir yazı gelmedi. li bilgiler komşularımızın eline geçmiş. Mahkemenin bu ses kaydını değer Sağlam, tutarlı tek delil yok. Dijital velendirmesi söz konusu değildir” di rilerin çok kolaylıkla üretilebileceğiye konuştu. ni göstermiştik. Önce bunların yasal Sanık avukatlarından Ali Fahir Ka delil olup olmadığını konusunda buyacan, “Bu durumda böyle ses kayıt raya bilirkişi getirtilmeli” dedi. ları iddianamede nasıl yer alıyor” diTutuklu sanık Karamürsel Bey Eğitim ye sordu. Başkan Ömer Diken, “Biz id Merkezi Komutanlığı Öğrenci Alay dianameyi savunmuyoruz. Hangi bel Komutanı Kurmay Albay Murat Saka genin hükme esas alınacağı ilerde da “komutanlarını bildiklerini katartışılacak konulardır. İddianamenin muoyu ile paylaşmaya” çağırdı. kabulü, içindeki her şeyin doğru kabul edildiği anlamına gelmez” diye açıklama yaptı. D Malatya’da bu kez biber gazı Ⅵ MALATYA (Cumhuriyet) Malatya’da afiş astıkları, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliği ve Gazi, 16 Mart Beyazıt ve Halepçe katliamlarına ilişkin yürüşlere katıldıkları gerekçesiyle 3 üniversite öğrencisinin “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan yargılanmasına devam edildi. Bazı tutuklu yakınlarının içeri alınmaması üzerine yaşanan arbede sırasında bir polis tutuklu yakınlarına göz yaşartıcı gaz sıktı. Mal varlıklarına tedbir konuldu Ⅵ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Sözde “Sürgündeki Kürt Parlamentosu” ile “Kürdistan Ulusal Kongresi”nin oluşumunda yer alan Zübeyir Aydar, Remzi Kartal, Nejdet Buldan ve Yaşar Kaya’nın da aralarında bulunduğu 31 sanığın yargılandığı davada, mahkeme, yurtdışında oldukları gerekçesiyle duruşmalara katılmayan sanıkların Türkiye’deki mal varlıklarına el konulmasına karar verdi. Bu isimlerden KongraGel Başkan Yardımcısı Zübeyir Aydar, MİT ile PKK arasında yapılan Oslo görüşmelerinde yer almıştı. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog