Bugünden 1930'a 5,419,774 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 18 OCAK 2012 ÇARŞAMBA 4 HABERLER Diyanetin, ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik programına 2 bin 625 kişi kayıt yaptırdı Umre listesi tamamlandı FIRAT KOZOK ANKARA Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından organize edilen “2012 Umre Programı” çerçevesindeki ilk tur umre ziyaretleri için kayıtlar sona erdi. Kamuoyunda tartışma yaratan ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik umre programlarına 2 bin 625 öğrenci, veli ve öğretmen kayıt yaptırdı. Hac mevsiminin sona ermesinin ardından Suudi Arabistan Hac Bakanlığı’nca belirlenen umre takvimine göre, bu yıl Türkiye’den ilk umre, 11 Şubat’ta gerçekleştirilecek. Dün sona eren başvurular sonrasında ilginç rakamlar ortaya çıktı. Öğretmen, öğrenci ve veliler için toplam 3 bin kişi lik kontenjan ayıran Diyanet, bu kontenjanın 2 bin 625’ini doldurdu. Diğer başvurularla birlikte toplam rakam 39 bin 128 oldu. Yarıyıl tatilini umrede değerlendirmek isteyen öğrenci, öğretmen ve veliler, 24 Ocak’ta Türkiye’den hareket edecekler. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den umre ziyaretini yapmak üzere 410 bin kişi kutsal topraklara gitmişti. Bu yıl, öğrencilere yönelik kampanyanın da etkisiyle rakamın artacağı tahmin ediliyor. Umreye katılacak çocuk ve velilere bir dizi armağan da verilecek. Bu armağanlardan bazıları şöyle: El çantası, hicaz albümü, umre rehberi, umre duaları, tavaf ve say duaları, kutsal yolculuk umre CD’si, umre not defteri ve kalem, seccade, tesbih, terlik. İMAM HATİPLER İÇİN İLGİNÇ ZAMANLAMA ERDEM GÜL ANKARA AKP, 28 Şubat döneminin en önemli düzenlemelerinden kesintisiz eğitimi kaldırarak imam hatip liselerinin orta kısımlarını yeniden açacak yasayı ilginç bir zamanlamayla çıkarmaya hazırlanıyor. Düzenlemenin 28 Şubat’ın 15. yıldönümüne denk gelen günlerde TBMM’den geçecek şekilde yürütülüyor. 28 Şubat sürecinin simge adımlarından olan kesintisiz eğitimi ortadan kaldıracak düzenlemenin içeriği kadar, zamanlaması da dikkat çekici bir boyut kazandı. Henüz netleşmemesine karşın öngörülen takvime göre kesintisiz eğitimi kaldıracak düzenlemenin şubat ayı başında TBMM’ye getirilmesi bekleniyor. Düzenleme çok büyük olasılıkla tasarı olarak değil yasa önerisi olarak getirilecek. Partideki taslak takvim, düzenlemenin, 28 Şubat’ın 15. yıldönümüne denk gelen günlerde TBMM’den geçirilerek yasalaştırılabileceğini gösteriyor. 8 yıllık kesintisiz eğitim düzenlemesi, 28 Şubat 1997’deki MGK toplantısında hükümete bildirilmesine karar verilen 18 madde arasında yer almıştı. Düzenleme, süreç içinde REFAHYOL hükümetinin düşmesinin ardından kurulan ANAPDSP hükümetince 14 Ağustos 1997 tarihinde imam hatiplerin orta kısımları kapatılmıştı. İran Üzerinden ‘Büyük Oyun’ “Büyük Oyun”un alanı Asya Pasifik bölgesine doğru kayarken “Ortadoğu” sahnesinde de İran (ve Suriye), üzerinde yoğunlaşmaya başladığı görülüyor. “Büyük Oyun” kavramı ilk önce 19. yüzyılın başında İngiliz ve Rus emperyalizmi arasındaki rekabeti tanımlarken kullanılmış. Daha sonra, bu kavram İngiliz hegemonyası gerilemeye başladığında, “Güç Transferi” süreci bağlamında 20. yüzyılın başında popüler olmuştu. Reagan döneminde, 1980’lerde başlayan ve SSCB’nin yıkılması, “küreselleşme” açılımıyla konsolide olan bir “restorasyon” denemesinden sonra ABD hegemonyası Asya kriziyle birlikte yeniden hızlanarak gerilemeye başlamıştı. Artık ABD dış politikası, giderek yükselen güçlerin, yükselişine uyum sağlama, bu yükselişi geciktirme sorunsalı üzerinde yoğunlaşıyor, Ortadoğu (Büyük Ortadoğu) yeni “Büyük Oyun”un sahnesi olarak öne çıkıyordu. ABD imparatorluk projesinin başarısızlığı, bunun getirdiği mali yükün de katkısıyla patlak veren mali kriz içinde “Güç Transferi” sürecinin tarafları, yeni “Büyük Oyun”un aktörleri de ABD ve Çin olarak belirmeye, “oyun”un kapsamı değişmeye başladı. ABD’nin geçen hafta tartıştığım “Yeni Savunma Stratejisi” bu yeni durumu özetlerken Brzezinski’nin Foreign Affaires dergisinin ocak/şubat sayısındaki denemesi, hafta sonunda Financial Times’la yaptığı söyleşi de bu “durumun” arkasındaki mantığı açıklıyordu: Avrupa’nın lider ülkeleriyle ilişkiler yeniden güçlendirilecek; Polonya, Türkiye ve Rusya bu gruba eklenecek; güç konuşlanması, Çin’le bir çatışma çıkarmamaya dikkat edilerek Asya Pasifik bölgesine kaydırılacak. Peki, bu koşullarda Ortadoğu ne olacak? “Arap Baharı” denilen olayın bölgenin enerji denklemine getirdiği değişiklikleri daha önce “Yeni Soğuk Savaş” savı bağlamında tartışmıştık. Kısacası, bölgenin enerji kaynakları gittikçe artan oranda bölgede kullanılacak, küresel enerji tedariki denkleminde bölgenin katkısı, özellikle ABD açısından giderek azalacaktı. Uluslararası danışmanlık şirketi Ergo’dan Kathleen Sullivan’ın cuma günü Financial Times’da yayımlanan “Suudi Arabistan’ın Küresel Petrol Piyasalarındaki Egemenliği Bitiyor” başlıklı yorumu da bu sürecin ayrıntılarını anlatıyordu. Bu madalyonun öbür yüzünde, Çin ve Hindistan açısından bölgenin enerji ihracatının öneminin artmaya devam ediyor olması var. Goldman Sachs’ın tahminlerine göre önümüzdeki iki yıl içinde Çin dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olacak (BBC, 15/01). Çin yıllık petrol ithalatının yüzde 11’ini İran’dan gerçekleştiriyor; Suudi Arabistan’dan günde ortalama bir milyon varil ham petrol ithal ediyor. Çin, 2009 yılında ABD’yi geride bırakarak Suudi Arabistan’ın bir numaralı müşterisi olmuş. Bu ithalat yılda yüzde 13 gibi bir hızla artmaya devam ediyor. Çin’in Katar’dan yıllık petrol ithalatı da 2011’de yüzde 76 oranında artarak 1.8 milyon varile ulaşmış (Wall Street Journal, 14/01). Bölgede İran ve Suriye dışındaki, özellikle enerji kaynaklarının bulunduğu ülkelerin hepsi ABD’nin siyasi askeri nüfuz alanı içine düşüyorlar. Diğer bir deyişle yeni “Büyük Oyun”da ABD’nin karşısında yer alan Çin, bölgeden en büyük petrol ithalatını ABD nüfuz alanının dışında kalan İran’dan gerçekleştiriyor. Eğer Çin ABD’nin İran’a uygulamaya başladığı ambargoya katılırsa: Birincisi, İran’dan yapılan ithalat kesildiği için oluşacak açığı nereden karşılayacak? İkincisi, İran petrolü piyasadan çekilince yükselen fiyatlar, Çin üzerine ek bir mali yük getirirken Batı’nın büyük petrol şirketlerinin kârları artacak. Üçüncüsü, Çin bu açığı Ortadoğu’dan kapatmaya çalıştığı oranda, ABD’nin denetimindeki enerji kaynaklarına bağımlılığı artacak. Bu “oyunda” birbirini tamamlayan iki senaryo düşünebiliriz. Birinci senaryoda, İran’ın bağımsızlığına son veriliyor, tüm enerji kaynakları ABD nüfuz alanı kapsamına alınıyor. İkinci senaryoda, ABD’nin enerji tedariki açısından bölgeye gereksinimi azalırken istikrar sağlama amacı önceliğini yitiriyor, denetim önem kazanıyor. ABD’nin rekabet eden güçlere her an uzaktan müdahale edebilmesine olanak veren bir “denetimli istikrarsızlık” ortamı oluşuyor. Ancak, bir üçüncü senaryo daha düşünülebilir. Bu senaryoda, İran bağımsızlığını koruyor; hatta nükleer silah imal ederek daha da konsolide ediyor. Çin, ambargoya katılmıyor. Bu durumdan cesaret alarak Hindistan’da İran’dan petrol ithalatını, ticari ilişkilerini geliştirmeye devam ediyor. Çin, Suudi Arabistan’la, Körfez ülkeleriyle ekonomik ilişkilerini geliştirmeye devam ediyor, ABD’yi bölgeden dışarı iten bir basınç oluşturmaya başlıyor. ABD açısından, denetimli (ya da salt) istikrarsızlık, SünniŞii çatışmasını kışkırtmak giderek tek uygulanabilir senaryoya dönüşüyor. İran ve Suriye’nin komşusu ve Sünni eksenin parçası olan Türkiye’yi, sizce bu senaryolar içinde neler bekliyor? Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez projeyi doğal bir şey sözleriyle savunmuştu. CHP tüzük kurultayı KCK operasyonlarında 31 kişinin daha tutuklanmasına BDP sert tepki gösterdi İmzalar teslim ediliyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP’de muhaliflerin olağanüstü tüzük kurultayı için topladıkları imzaları bu hafta genel merkeze vermesi ve şubat ayı içinde kurultayın toplanması bekleniyor. Genel Başkan Yardımcısı Nihat Matkap, “Uzatma eğilimimiz yok” adedi. CHP’de olağanüstü tüzük kurultayı isteyen muhalifler gerekli olan 256 imzayı aştı. Eski Ankara İl Başkanı Ali Yıldızlı, 350 imzayı geçtiklerini, topladıkları imzaları bu hafta içinde genel merkeze vereceklerini söyledi. Yıldızlı “Türkiye’nin her tarafından imzalar geliyor. Umarım kısa sürede kurultay toplanır ve tüzük tartışmaları sona erer” dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da imzaların teslim edilmesinden sonra “ivedilikle gereğinin yapılmasını” istediği kaydedildi. Matkap “Ne gerekirse yapacağız. Uzatmaya gerek yok. Uzattıkça parti hırpalanıyor. Kavgalı bir görüntü hoş değil. Uzatma eğilimimiz yok” dedi. Tüzük kurultayı konusunda iki seçenek olduğunu vurgulayan Matkap, “Birincisi; bizim de hazırlıklarımız var, o artı arkadaşların taleplerini harmanlayıp çalışalım. Bunu fırsata dönüştürelim. İkincisi, sadece arkadaşlarımızın ivedilikle görüşülmesini istediği talepleri karşılayalım, diğerini daha sakin bir ortamda değerlendirelim. Arkadaşlarımızın duyduğu bir ihtiyaç var, onu da karşılamalıyız. Ya hem bizdeki hazırlıkları, hem istenen değişiklikleri 45 günlük süre içinde bir komisyon marifetiyle tartışırız, bir defada çıkarırız. Diğer seçenek de, en hızlı biçimiyle kurultayı toplamak olur” dedi. ‘Habur’un altında kalırlar’ MAHMUT ORAL Demirtaş partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada AKP hükümetini eleştirdi. (Fotoğraf:AA) ‘Kürdistan’ı savunuruz’ ‘Vicdanı olan bütün demokratları birleşmeli’ diyen Demirtaş, AKP’nin Türkiye’nin “en büyük anonim şirketi” olduğunu söyledi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çıkar ortaklığına dayalı “anonim şirket” olarak nitelendirdiği AKP hükümetinin “faşizan” baskılarına karşı tüm muhalif kesimleri “direniş”e çağırırken “Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir parçası olan Kürdistan’ın ismiyle cismiyle özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz” dedi. Demirtaş, partisinin grup toplantısına Hrant Dink’i anarak başlarken KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın yaşamını yitirmesinden dolayı da Kıbrıs halkı ve ailesine başsağlığı dileğinde bulundu. Demirtaş, aralarında Fatma Kurtulan ve Tuncer Bakırhan’ın da bulunduğu çok sayıda partilinin tutuklanması ve dünkü yeni gözaltılara tepki göstererek bu kararların Bakanlar Kurulu’nda, güvenlik toplantılarında verildiğini “AKP’nin polisinin” de tutukladığını savundu. Hükümetin 432 saattir Uludere olayının faillerini bulamazken Bakırhan ve Kurtulan’ı tek bir soruyla tutuklayabildiğini belirten Demirtaş, polis ve asker ateşi ile öldürülen Ceylan Önkol, İbrahim Halil Oruç’un da aralarında bulunduğu bazı isimlerin fotoğrafını göstererek bunların katillerinin hâlâ bulunamadığını, soruşturmaların kapatıldığını ifade etti. Demirtaş, şunları söyledi: “Adalet yoksa Kürt’e düşen tek şey direnmektir, bu korkaklara, bu tirsoneklere (korkak) karşı boyun eğmeyeceğiz, geri adım atmayacağız. Türkiye toplumunun vicdanı olan bütün demokratları birleşmeli, bu faşizmi her gün protesto etmelidir. Anadilde eğitim istiyoruz, bütün halkların kimliğiyle yaşamasını istiyoruz, kazanacağız, geri adım atmayacağız, korkmadan yılmadan mücadelemizi sürdüreceğiz Türkiye Cumhuriyeti topraklarının bir parçası olan Kürdistan’ın ismiyle cismiyle özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz.” AKP’nin Türkiye’nin “en büyük partisi değil, en büyük anonim şirketi” olduğunu ileri süren Demirtaş, “Nasıl şirketler kâr payı dağıtım ve ortaklığa dayanıyorsa AKP de öyledir. O kârdan beslenenler beslendiği sürece o şirkette kalır” dedi. ‘Boyun eğmeyeceğiz’ DİYARBAKIR KCK operasyonunda eski BDP Milletvekili Fatma Kurtulan ve eski DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da aralarında bulunduğu 31 kişinin tutuklanmasına BDP sert tepki gösterdi. Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk, “Habur sürecini anlatırsam hükümet altında kalır. Faşizan bir tutumla karşı karşıyız” dedi. DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, KCK operasyonlarıyla ilgili dün Diyarbakır’da basın toplantısı düzenledi. Türk, Türkiye’de vahim bir süreç yaşandığını belirterek “Eğer bir ülkede demokrasi güçlerini, bir siyasi partiyi susturmayı düşünüyorsanız bunun adı faşizmdir, ırkçılıktır, başka bir tanımı yoktur. Eğer Habur sürecini anlatırsam hükümet altında kalır” dedi. Tuğluk ise “TCK, TMK adı altında yürütülen bu yasalarla yapılan yargılamalar ve hükümlerin meşrutiyeti yoktur. Bu tutuklamalar rehin alma operasyonlarıdır. Bu mahkemelerden hiçbir adalet beklemiyoruz” diye konuştu. Twitter’da açıklama yapan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ise “AKP kendi yarattığı faşizm ortamının en büyük kurbanı olacaktır” dedi. Açılım palavracıları ‘Kârdan beslenenler...’ Twitter’da açıklama yapan BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ise “(K)ürtleri (C)ezaevine (K)oyma operasyonları adı altında devlet terörü estirenler, sonlarını yakınlaştırmaya devam ediyor. Kelepçeleriniz özgürlük sembolümüz, zindanlarınız inanç ve direnç kalelerimiz, zulmünüz ve zorbalığınız insanlık utancınız olacaktır. Dağdakileri indireceğim diyen, düz ovada siyasetçi avına çıkan açılım palavracıları, karanlıkların ufkundan doğacak güneş sizi yakacak” dedi. İlk ‘not’ TÜBA’ya ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Genel Başkan Yardımcısı, Ankara Milletvekili Sencer Ayata, her hafta gündemdeki konulara derin, kapsamlı bir bakış açısı getiren tek sayfalık “politika notları” ile kamuoyu önüne çıkacaklarını söyledi. Ayata, bugün İstanbul Milletvekili Rıza Türmen ve Bursa Milletvekili Aykan Erdemir’le birlikte TÜBA konulu ilk “politika notu”nu açıklayacak. Ayata, “ TÜBA’da özgürlük ve baskılar üzerinde duracağız. Hem kurum olarak TÜBA’da bilimsel özgürlüğe yönelik AKP baskısını, hem de kurumsal özgürlüğe baskıları değerlendireceğiz” diye konuştu. KAFKASYA’DAN ÖĞRETİM GÖREVLİSİ GELECEK MECLİS, KEMAL BURKAY’I DİNLEDİ Üniversitede Çerkezce eğitim başlıyor MAHMUT LICALI Mumcu, devletPKK ilişkisini açıklayacaktı ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan alt komisyonun görüşlerine başvurduğu Kürt yazar ve politikacı Kemal Burkay, PKK ile ilgili çarpıcı iddialarda bulundu. Burkay şunları söyledi: PKK nasıl ortaya çıktı: Kanımca baskışiddet kendi karşıtını yarattı. PKK’nin ortaya çıkmasının sistemli bir devlet projesi olduğu kanısındayım. bunları kullandığını söylüyor. Uğur Mumcu, bu bilgileri edinmişti sanıyorum ve yazacaktı. Ama 10 gün sonra öldürüldü. ‘Ergenekon’un kontrolündeydi: Öcalan Suriye’ye geçtikten ANKARA YÖK, Mardin Artuklu Üniversitesi’nde 2009 yılında önce yüksek lisans, 2011 yılında da lisans düzeyinde Kürtçe bölüm açmasının ardından Türkiye’de ilk kez Çerkezce diliyle ilgili bir yükseköğretim bölümünün kurulmasına onay verdi. Çerkez kökenli yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Kayseri’deki Erciyes Üniversitesi’nde Kafkas dili ve edebiyatı bölümü kuruldu. Lisans düzeyinde eğitim verecek bölümün aynı zamanda kurulan “Çerkes Dili ve Kültür Anabilim Dalı Başkanlığı” kapsamında eğitim verecek. Bölüme 2013 ya da 2014 yılında öğrenci alınması bekleniyor. Kafkas dili ve kültürü bölümünde eğitim verecek öğretim üyelerinin yurtdışından getirilmesi için de çalışma yapıldığı öğrenildi. Gelecek öğretim üyeleri için Erciyes Üniversitesi, Türkiye’deki 60 derneğin çatısı olan Kafkas Dernekleri Federasyonu ile işbirliği yapacak. Bölümün eğitim dili Çerkezcenin doğu dilleri arasındaki Karadeyce olacak. Üniversitede zaman içinde Çerkezcenin diğer diller olan Abhaz, Abaza, Adige ve Ubuh gibi lehçelere ilişkin lisans bölümlerinin de kurulması planlanıyor. 31 kişi tutuklandı KCK’de 7 gözaltı daha İstanbul Haber Servisi KCK’ye yönelik perşembe günü düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 38 kişiden, eski BDP milletvekili Fatma Kurtulan ve eski DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın da aralarında olduğu 31 kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında dün yeni operasyonlar düzenlendi. Maltepe ve Ümraniye’de dün sabah saatlerinde helikopter desteğiyle çok sayıda eve baskın yapıldı. Operasyonlarda BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in şoförünün de aralarında bulunduğu yedi kişi gözaltına alındı. Mumcu niye öldürüldü?: Öcalan ifade ediyor, “Erkeği Öldürmek” adlı kitapta. Öcalan burada, eşi Kesire ve pilot binbaşının MİT ajanı olduğunu bildiğini ama sonra Suriye’nin kontrolüne girdi. Şimdi bile PKK ile uzlaşmak kolay değil. Öcalan ile görüşülüyordu. Orhan Miroğlu, “Öcalan Türkiye’ye getirildiğinde Ergenekon kuşatmasındaydı. Öcalan, 12 yıl boyunca onun etkisinde kaldı” dedi, aynen katılıyorum. Öcalan, İmralı’ya konduktan sonra şimdi tutuklu olan Ergenekoncu subayların denetimindeydi, kendisine yapacakları dikte ettirildi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog