Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

24 ŞUBAT 2011 PERŞEMBE CUMHUR YET SAYFA HABERLER Ergenekon derneğine, ya da cemiyetine, ya da kabilesine ya da partisine üye olmanın yolu nedir? Başbakan, bunu sorana, “Git Sivas’a, Maraş’a” öğüdünü vermiş! Maraş ve Sivas, kanlı olayların yaşandığı iki kentimiz... Demek oralarda yapılıyor üyelik yazılımları!.. Neden, anlamak güç... Başka yerde yapılmaz mı? Ben Ergenekon’a üye olmak istiyorum diyen kalkıp trenle, otobüsle, uçakla oralara mı gidecek?.. Türk milletinin kutsal destanında yer almak bir onurdur, yoksa şimdilerde söylendiği gibi kötü bir şey değil!.. Bu Ergenekon sözü ortaya çıktığında, yani üç dört yıl önce yazmıştım. Bu kutsal bir addır. Türklüğün yeniden doğuşunun öyküsüdür. Yaşanmış ya da yaşanmamış, ama bin yıldır ulusumuzca benimsenmiş! Nasıl olur da bir iktidar onu çirkin, ayıp bir 9 Böyle zorbalıklarla iktidarlarını sürdüreceklerini sananlar günün birinde uçakla, otobüsle ya da yalınayak, çoluk çocuklarıyla kaçacak, sığınacak delik arayacaklar! İşte arıyorlar da! Sonunda ABD Büyükelçisi de “Biz olup bitenleri anlayamıyoruz” dedi. Kim anlıyor ki o anlasın? Başbakanımızın dediği gibi ABD Büyükelçisi acemi falan da değil!.. Sen istediğin kadar kendi gözlerini, sonra da herkesin gözlerini kapatmaya çalış kimse görmesin diye! Gerçekler hiçbir oyunla, baskıyla kapatılamaz. Şu Ergenekon adının kullanılmasını istememiş miydi yetkili makamlar? Niye Ergenekon, Silivri demek yetmez mi? İlle Türklüğün kutsallığını ayaklar altına alacaklar! Bile bile mi, yoksa bilgisizlikten mi? EVET / HAYIR OKTAY AKBAL HAYAL ve GERÇEK KÜRŞAT BAŞAR Nerde Bu ‘Ergenekon’? biçimde kullanabilir!.. Yüzlerce yurttaşımız bu ad yüzünden hapislerde... Benim de arkadaşlarım var, sevdiklerim, saydıklarım var. Başta kardeşim Mustafa Balbay, Tuncay Özkan gibi, Dr. Perinçek gibi, Prof. Dr. Haberal gibi, askerler, siviller, generaller, profesörler, hukukçular say babam say! Meğer hepsi Ergenekon derneğine üye olmuş. Amaçları neymiş, AKP iktidarını devirmek!.. Bir parti, iktidara seçimle gelir. Bir süre geçer, yıpranır, derken bir seçim daha kazanır. Ama bir gün seçimlerde yenik düşmesi kaçınılmaz! Ama “ben gitmem de gitmem” derse, bunu sağlamak için akıldışı işlere başlarsa o zaman olayın anlamı değişir. İnsanlar kurtuluş yolunu aramaya başlar. Kırk yıllık, dikta yönetimleri halk eylemleriyle yıkıldı! Benzerleri de yıkılacak. Onu sustur, bunu kapat, ötekini zindana tık, basını, yazarı, sanatçıyı durmaksızın suçla!.. ‘Tahriklere Kapılmayalım’ Kadınların erkekleri tahrik ettiği ve bu yüzden tecavüzün gerçekleştiği hikâyesi bitmez. Bu hem erkek egemen toplumun sıradan söylemlerinden biridir hem de mahkemede sanıkların savunmasının önemli maddelerindendir. Yazık ki bu savunma da bizde her zaman geçerli olmaya devam ediyor. Hatta daha beterleri de oluyor. Geçenlerde olduğu gibi. 26 kişinin tecavüzüne maruz kalan 13 yaşında bir kızın davasında, kızın zorlanmadığı, kendi “rızasıyla” bu işleri yaptığı gerekçesiyle sanıklara ceza indirimi geliyor. Hem de sanıklar arasında kimler var, polis, asker, muhtar gibi kamu görevlileri... Tecavüzlerin gerçekleştiği yerler arasında kaymakamlık bulunuyor örneğin... Niye? Çünkü düşünce şu... Bu genç kız birileri tarafından bu işe alıştırılmış dolayısıyla erkekler de biraz çapkınlık yapmış, kız zaten kaymış gitmiş, bari adamcağızların ismine halel gelmesin, yuvaları yıkılmasın! Peki kızın yaşının küçük olması, bu konuda rızası olmasının bir anlamı olmaması? Buna ne diyeceğiz? Canım bazı bölgelerde nasıl olsa o yaşlarda kızları ailesi bile dedesi yaşında adamlara başlık parasına vermiyor mu? İdare ediverelim! Gelişmiş hangi ülkede bu yaşta çocuğun istismarı, kendi gönüllülüğüne bağlanabilir? Ama bu düşünce tarzımız değişmez, yasalar değişse de kafalar aynı çünkü... İki içkiyle sarhoş olmam diyerek araba kullanmak bizde alışılmış bir şey değil mi? Ne oldu? Şimdi iki yıla kadar ceza getiriliyor. Orada burada tacize hatta tecavüze de bu kararlılıkta uygulama getirmedikçe, bu zihniyet değişmeyecek. Birincisi, tacizin açmayla kapamayla ilgisi yok. Öyle olsa kadın mı, erkek mi olduğu paltosundan anlaşılmayan kadınlar sokak ortasında tecavüze uğramazdı. Bu düşünceden yola çıkarsak benzer tipler herhalde hayvanlara da hiç giyinmediği için tecavüz ediyor diye bir çıkarıma varabiliriz! kursatbasar63@gmail.com Annesinden 2. kez ayrıldı Libya’daki olaylarda Yunus Emre Çelik, vince çıkarken silahla vurularak öldürüldü. Facebook’taki sayfasına ‘İnsan iki kez annesinden ayrılır, bir doğarken bir ölürken’ mesajı yazan Yunus Emre Çelik, önceki gün telefonla görüştüğü ailesine ‘Şantiye kurşunlandı ama bize bir şey olmadı’ demiş. NEDEN BEŞ GÜN BEKLENDİ Operasyonda soru işaretleri BAHADIR SELİM DİLEK ? ANKARA Libya’daki Türk vatandaşlarının tahliyesine yönelik çalışmalar devam ederken gelişmeler ciddi anlamda soru işaretlerini de beraberinde getirdi. Libya’da olayların patlak vermesinden sonraki süreçte yanıt arayan sorular ve gelişmelere ilişkin dikkat çeken noktalar şöyle: Türkiye, gerek büyükelçiliğinin gerekse başkonsolosluğunun bulunduğu Libya’nın da bölgedeki hareketlenmelerin yaratacağı domino etkisinin içinde kalacağını öngöremedi mi? Trablus Büyükelçiliği’nden Dışişleri Bakanlığı’na gelen telgraflarda olası şiddet olaylarında Türklerin ciddi anlamda can güvenliği sorunu yaşayacağı bildirilmedi mi? Eğer, Libya’daki Türk diplomatlar böyle bir öngörüde bulunduysa, neden Dışişleri Bakanlığı Türk vatandaşlarını olayların patlak verdiği salı gecesinden önce uyarmadı? Reuters ve Associated Press’in Libya’da olayların patlak verdiğine ilişkin ilk haberleri geçen hafta ortasından önce vermiş olmasına karşın Dışişleri Bakanlığı Türk vatandaşlarının tahliyesine ilişkin planı beş gün sonra, yani geçen pazar gece geç saatlerde yapılan toplantı sonrasında uygulamaya koydu. Avusturya bile Libya’da çalışan az sayıdaki vatandaşı için geçen hafta, daha olaylar alevlenmeden tahliye operasyonu başlattı, bu ülkeye iki uçak gönderdi. Türkiye neden daha olaylar ilk başladığında bu refleksi gösteremedi? Libya yönetiminin özgün koşulları, ülkenin aşiretlere dayalı yapısı, baskıcı rejimi ve potansiyel istikrarsızlığına zemin oluşturan özellikleri dikkate alındığında neden Türkiye şimdiye kadar “acil durumlar için eylem planı” oluşturmadı? ‘Sonradan mahçup olmak istemedi’ Eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir, “Olayların bu şekilde sonuçlanacağını muhtemeldir ki hükümet de tahmin edemiyordu. O yüzden de daha önce harekete geçip, sonradan bir mahcubiyetin olmaması açısından beklediler. Ben öyle değerlendiriyorum. Benim tahminim olayların süratle buraya geleceği konusundaki değerlendirmede bir eksiklik, bir hata vardı. Orada açmaza girmemek için hükümet vatandaşlar konusunda bir karar almadan önce beklemeyi tercih etti. Sonra bu durum ortaya çıktı. Olayların gelişme sürecini değerlendirmede bir yavaşlık ve tereddüt olduğu içindir ki böyle oldu” dedi. Eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı ve CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen de “Diğer ülkelerde bu şöyle oluyor: Bir ülkede bir gerginlik bir çatışma ihtimali olduğu zaman, o ülke kendi vatandaşlarına diyor ki: ‘Çok zorunlu değilse kalmanız, o ülkeden ayrılın.’ Bizde maalesef böyle bir çağrıda bulunulduğunu, yani Libya’dan ayrılın diye bir çağrı duymadık. Daha erken davransak bu işleri daha yumuşak bir şekilde yapabilirdik. Herkes kendi imkânları ile gelebilirdi, geç kalındı” değerlendirmesini yaptı. Türkiye gibi olmak istiyorlar Büyükelçilik ‘istikrar var’ demiş Trablusgarp Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği’nin internet sitesinde 16 Şubat tarihinde yayımlanan bir açıklama ise Türkiye’nin olası gelişmeleri iyi değerlendiremediğini açık biçimde ortaya koydu. “Libya’da İstikrar Var” başlığıyla yayımlanan açıklamada, “Libya’da halihazırda güvenlik ve istikrar bakımından bir sıkıntı yaşanmamaktadır. Bu konuda, vatandaşlarımızın müsterih olmaları tavsiye olunur. Libya’da iş yapan şirketlerimizin faaliyetlerinin geleceğine yönelik endişe duymalarını gerektirecek bir durumun bulunmadığı, mevcut ortamın, Libya’da gerçekleştirilmesi düşünülen ticaret, yatırım ve müteahhitlik faaliyetlerinin hayata geçirilmesinde bir engel teşkil etmediği değerlendirilmektedir” denilmesinden 5 gün sonra Türkiye resmen tahliye operasyonu başlattı. ANKARA Libya’da iç savaş tehlikesine dönüşen olaylar, bölgedeki binlerce Türk’ü de çaresiz bıraktı. Türk firmalarında çalışan işçiler ortak kamplarda toplanarak kalan gıda malzemeleriyle ayakta kalma mücadelesi veriyor. Vince çıkarken vuruldu Bölgede iş yapan en büyük Türk firmalarından Çelik’in yakını Şevket Çelik gazetecibiri olan Tekfen Holding’in bazı ofisleri yağlere yaptığı açıklamada, Yunus Emmalanırken ana şantiyede toplanan çalışanlar, re’nin dört kardeşin en küçüğü olduğugüvenliklerinin sağlanması için aşiretlerden nu, 3 ay önce çalışmak üzere Libya’ya yardım istiyor. Çelik, sosyal paylaşım sitesi gittiğini belirtti. Şevket Çelik, Yunus Giderek artan olaylar nedeniyle Libya’daki Facebook’ta en son 17 Şubat’ta Emre’nin vince çıkarken nereden geldiği faaliyetlerini belirsiz bir süre için durduran TekPasaportu olmayana belge çeşitli görüntüler paylaştı. Sitebelli olmayan bir kurşun ile vurulduğunu fen Holding’in çalışanları seslerini duyacak muÖte yandan, Dışişleri Bakanlığı’ndaki deki profiline mangal başında çeöğrendiklerini anlattı. Trabzon Belediye hatap bulamamaktan şikâyetçi. Gazetemize ulaeşgüdüm toplantısında, Libya’daki olaylarkilen fotoğrafını koyan Çelik, yoBaşkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, şan çalışanlar 21 Şubat Pazartesi günü sabaha da pasaportlarını kaybedenlerin durumu da rum bölümünde şu ifadelere yer Yunus Emre Çelik’in cenazesinin Türkikarşı şirketin Kufra’da bulunan ana şantiyesinin ele alındı. Pasaportu elinde olmayan kişiler verdi: ‘’ nsan iki kez annesinden ye’ye getirilmesi için girişimlerin sürdüyağmalandığını belirtirken çeşitli iş makineleri “Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaayrılır, bir doğarken bir ölürken. rüldüğünü açıkladı. Gümrükçüoğlu, ceve araçların kontrolleri dışında şantiye dışışıyım” beyanında bulunursa kennsan iki kez sevgiliye bağlanır, nazenin Libya’da Tripoli kentindeki Zana çıkartıldığını söyledi. Holdingin isdileri için bir “seyahat belgebir başlarken bir biterken. ki kez via Caddesi’nde bulunan bir hastanede mini vermek istemeyen bir personeli, si” düzenlenecek ve söz koanlam yükler insan hayatına, bir olduğunu söyledi. Gümrükçüoğlu, Çeçalıştıkları projede toplam 400’ün nusu kişinin bu seyahat ağlarken bir gülerken. Ve insan lik’in çalıştığı firmanın çalışanı 2 kişinin üzerinde Türk’ün görev aldığını belgesiyle Libya’dan tahbir kez kıymet bilir o da elindekide morga kaldırılan Çelik’in cesedinin belirterek ülkede yaşanan olayliyesi sağlanacak. ni kaybederken.’’ başında beklediğini söyledi. ların her geçen gün ağırlaşan bir tablo çizdiğini vurguladı. “Burası çok karışık ve televizLibya’dan tahliye edilenlerin isimleri bakanlığın www.mfa.gov.tr adresinde yayımlanıyor. Şantiyelere yönelik yağmalayonlarda çıkan haberlerle alakası ma girişimlerinde asker ve yok. Gemileruçaklar bize çok polislerin de yer aldığını beuzak. Aramızda 1000 kilometre ve lirten kişi, “Tüm bunlar yağmacıların bulunduğu 3 şehir Bingazi’den 1000 kilometre var. Bu kadar insanı taşıyan bir uzakta oluyor. Çölde sıkışkonvoy düşünün, nasıl geçeceğiz tık kaldık, telefonlarımızı aralarından? Libyalı çalışanlar kestiler, internet çok kısıtlı” araçlarımızı gasp etti. dedi. Taylandlı, Filipinli, Pakistan‘Yiyeceğimiz bitmek üzere. lı, Sudanlı ve Çadlı çalışanki olaylarHaber Merkezi Libya’da Aşiretlerden yardım istedik’ lar var ve onlar da yağma REH N TÜRKLER Ç N 350 B N DOLAR F DYE dan güç alınca mahsur kalan yaklaşık 3 bin için gitmemizi bekliŞirketin Libya’daki çalışanlarının olaylar bu nokTürk, Orhan Gazi1 ve Osman Bingazi’ye 600 km. mesafedeki Jalu şehrinde bulunan Türk işyor.” neredeyse tamamının ana şantiyede taya geldi. Bu yıl Gazi feribotlarıyla Bingazi Liçilerin, paralarını alamayan yabancı işçiler tarafından rehin tutultoplandığını belirten kişi, Dışişleri Batoplandıklarında 8 manı’ndan alındı. duğu öğrenildi. ANKA’nın haberine göre Meammer Arabi firmaprotestocu vuruldu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kanlığı’nın Türklere Türkiye’ye dönmek sının Jalu’daki şantiyesinde çalışan Türk işçileri rehin tutanlar 350 Sonra direnişe döndü. Paralı Ulaştırma Bakanı Binali Yıldıiçin tek merkezde toplanmaları çağrısında bulunbin dolar istiyor. Proje şefi Yıldırım Öğünç, Türkiye’deki oğlu ile askerler bu 8 kişinin cenazerım Bingazi’den getirilen Türkduğunu ancak bunun mümkün olmadığını da bekurduğu telefon bağlantısında, parayı bulamadıklarını söyledi. sinde 184 kişiyi öldürdü.” leri karşılamak için dün akşam lirterek “Araçlarımız gasp edilmiş durumda, Libya’daki şirketlerde çalışan Marmaris’e gitti. Marmaris’e nasıl toplanacağız” dedi. Şirketin askeri uçaklar inecek yolcuların bir memleket ler” dedi. İnşaat işçisi olan Esat hırsız, yağmacı değil. Başken 160 Türk de Tunus sınırından geve otobüslerle personelini tahliye etmeye çalıştılerine gönderilmesi için çok sa Akkoç da can güvenliklerini ti almaları, bu savaşı bitirir. çirilerek Cerbe Adası’na götüğını anlatan kişi, şirkette çalışan diğer yabancılayıda otobüs kiralanırken kentte Libya’daki direnişçilere borçlu Almaya da niyetleri var” şek rüldü. Libya’nın kuzeybatısınrın ne durumda olduğu sorusuna da “Şirkette daki bölgelerde çalışan Türk vaki otellerden yer ayırtıldı. Mar olduklarını belirterek, “Kadda linde konuştu. çalışan bir İngiliz var sadece o da bizimle kalBingazi kentinde tatlıcılık tandaşları, TunusLibya sınırınmaris’e gelen ilk kafileyi taşıyan fi’nin elinde olsaydık belki budı. Bizi denetleyen şirket İngiliz firması ama Orhan Gazi1 feribotundaki 1500 rada olamazdık” diye konuştu. sektöründe çalışan Yılmaz Du daki Ras el Cedir kapısından onlar 2 gün önce gitti” yanıtını verdi. Aynı kişi, yolcu arasında yabancı uyruklu İnşaat işçisi Harun Azkara da ran da olayların isyan olarak de geçti. Türk vatandaşlarının, Tudurumun vehametini şu cümlelerle dile getirdi: 30 kişi ile 10 gün önce dünyaya “Libya’daki direnişçiler öz ğil, ölüm yıldönümünü anma et nus’taki Türk Büyükelçiliği’nin “Bingazi’ye çok uzağız. Tek şansımız Kufra. gelen Onur Eren Çalışkan ad gürlüklerini arıyor, özgürlük kinliği olarak başladığını belir sağladığı araçlarla havalimanı Gıdamız 1 haftalık, suyumuz keza öyle. Akarleri için bu savaşı başlattılar ve terek şunları anlattı: “İtalyan bulunan Cerbe Adası’na getirillı bir bebek de yer aldı. yakıtımız 10 gün kadar gider. 5 günlük unuGemide bulunan inşaat işçisi haklılar. Direnişçiler Türki Konsolosluğu önünde İtalyan dikleri ve buradaki otellere yermuz kaldı. Şirket çok uğraşıyor bizim için. İsmail Kocabaş Libya’daki di ye’den yardım bekliyor. Ken Bayrağını yakan Libyalı bir leştirildikleri öğrenildi. Ama muhatap bulamıyorlar Kufra’ya iniş izni TAV, Libya’da Tripoli Ulusrenişçilerin yalnızca devlet bi di ülkelerinin de Türkiye gibi gencin, Libyalı bir asker taraiçin. Yağmacılar dün gece gelmediler ama bunalarına zarar verdiğini belirte olmasını istiyorlar” diye ko fından öldürülmesinin yıldö lararası Havalimanı inşaatında gün gelebilirler. Kufra’ya adam gönderdik rek “Türk halkına zararları nuştu. Direnişçilerin asker, po nümüdür 17 Şubat. Protesto görev yapan 128 çalışanı Tunus aşiretlerden yardım istemeye. En azından 10 yoktu. Can güvenliğimizi sağ lis, doktor gibi eğitimli kişiler ol cular, daha önce sessizce kut üzerinden özel bir uçakla Türkitane silahlı adam verirlerse korunabiliriz.” ladılar. Evlerinde misafir etti duğunu anlatan Azkara, “Hiçbiri luyorlardı. Mısır ve Tunus’ta ye’ye getirdi. TRABZON (Cumhuriyet) Libya’da yaşanan olaylarda silahla öldürülen Türk işçi Yunus Emre Çelik’in Trabzon’un Yomra ilçesine bağlı Oymalıtepe beldesindeki evinde yas var. Trablus yakınlarındaki şantiyede hayatını kaybeden Trabzon nüfusuna kayıtlı 27 yaşındaki Çelik’in Libya’ya 3 ay önce gittiği ve ailesiyle en son önceki gün sabah saatlerinde görüştüğü “Şantiye kurşunlandı ama biz iyiyiz” dediği belirtildi. Çelik’in sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta da en son 17 Şubat’ta profiline mangal başında çekilen fotoğraflarını koyduğu belirlendi. Yunus Emre Çelik’in kalp hastası babası İsmail Çelik’e de acı haber kaldırıldığı hastanede sakinleştirici serumdan sonra verildi. Yakınları tarafından bir bahane ile Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülen İsmail Çelik’e önce sakinleştirici serum verildi, ardından da Libya’daki olaylar sırasında açılan ateş sonucu oğlu Yunus Emre Çelik’in hayatını kaybettiği söylendi. Anne Sevim Çelik’e de acı haberin evlerinde verildiği, acılı anneninde sakinleştirici ilaçlarla ayakta durduğu belirtildi. Davutoğlu: En geniş kapsamlı tahliye ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Libya’da 25 bin civarında Türk vatandaşı olduğunu belirterek Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en geniş kapsamlı tahliye çalışmasını yürüttüklerini söyledi. Davutoğlu, Libya’da yaşanan olaylar nedeniyle kurulan kriz merkezinde basın toplantısı düzenledi. Türkiye’nin politikasının üç ayağı olduğunu söyleyen Davutoğlu, “Birincisi, bu toplumsal dönüşümün halkların taleplerini de göz önüne alacak şekilde barışçıl bir şekilde tamamlanması ve bölgemizde bir kaosun değil, yeni bir düzenin oluşması” dedi. İkinci önceliğinse bölgedeki toplumların iç barışlarına önem vermek ve bu toplumlarla dayanışmak olduğunu anlatan Davutoğlu, “Onların geleceğiyle ilgiliyiz. Onlarla ilgili kaygılıyız” diye konuştu. Davutoğlu, üçüncü önceliğin, bölgede Türkiye’nin stratejik perspektifi, bölgeye dönük hedefleri ve en önemlisi de Türk vatandaşlarının can güvenliğini korumak olduğunu belirtti. Davutoğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya lideri Muammer Kaddafi ile iki kez görüştüğünü, Dışişleri Bakanlığı’ndaki 400 diplomatın 120’sinin kriz masasında çalıştığını belirtti. Hangi şantiyede ne kadar güvenlik riski olduğunu takip ettiklerini savunan Davutoğlu, “72 saat gibi kısa bir süre içinde 5099 vatandaşımız salimen tahliye edilmişlerdir” diye konuştu. Davutoğlu, Bingazi’deki tahliyelerin tamamlanmasının ardından denizyoluyla tahliyeleri Trablus ve diğer limanlara kaydıracaklarını söyledi. TÜRK ŞÇ LER N FERYADI ba Fotoğraflar: AA Ç Yağmacıların hedefindeler FIRAT KOZOK Ba el Libya’ya 3 ay önce gitmişti ik ‘GEM VE UÇAKLARA ÇOK UZAĞIZ’ Bingazi’den Marmaris’e getirilen Türkler Libya’daki direnişçileri anlattı: C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog