Bugünden 1930'a 5,439,641 adet makale



Katalog


«
»

24 ŞUBAT 2011 PERŞEMBE CUMHUR YET SAYFA HABERLER Başbakanlık Etik Kurulu raporunda üst kurul üyelerine ağır eleştiriler yöneltildi 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA RTÜK’te etik yok FIRAT KOZOK Nasırlaşmış Yürekler... Dalgın ve hüzünlü günleri özlüyorum bazen... Bazen sessizliği, inceden yağan yağmur altında yürüdüğüm günleri, toprak kokusunu... İnsafsızca dövünüp duran poyraz, her türlü yaşantının kendi çığlığı gibi yankılanıyor kaç saattir. Bense yazı masamın başında ne yazacağımı düşünüyorum. Boşandığı eşi tarafından öldürülen Ayşe Paşalı’nın kızı Burcu milletvekillerinden yardım istiyor. Elinde annesinin resmi bulunan bir pankart var, hayli ilginç: “Devlet korumadı... Suç ortağı devlet... Ayşe öldü hâkim uyandı...” Üniversite öğrencisi kızın babası hapiste, annesiyse mezarda... Bir kuruşluk geliri yok. Burcu, kendisi ve okuyan kardeşleri için öğrenim bursu istiyor. Haberi birkaç kez okuyorum... Sokak ortasında, kocası tarafından bıçaklanarak öldürülen Ayşe Paşalı’nın öyküsünü anımsıyorum. Yaşamlarında tek desteği olan annesini yitiren Burcu ve kardeşleri... Okul giderlerini ödeyemeyen, yaşam savaşımı veren bir genç kızın çığlığı içimi acıtıyor. Biliyorum Burcu’nun yüreği de ırmağın çırpıntıları gibi... Acı, hüzün ve gözyaşı. Kendi kendime soruyorum: “Türkiye gerçekten sosyal, demokratik bir hukuk devleti midir?” Acaba annesiz kalan kaç Burcu var Türkiye’de ya da babalarını faili meçhul cinayetlerde yitiren kaç Burcu, kaç Mehmet var? Mehmet Sincar’ın eşi ve çocukları... Cihan Sincar’ın, Hizbullah terör örgütü üyelerinin salıverildiği gün televizyon ekranlarındaki çığlığı... Ölümlere, acılara, hüzünlere boşveren, gözlerini yuman bir toplum olduk. Soner Yalçın ve arkadaşları tutuklandığı gün, ülkemizin mangalda kül bırakmayan, kendilerine demokrat ve özgürlükçü kalemşorlarının yazdıklarına ne demeli? Hepsi ellerini ovuştura ovuştura bağırıyorlardı: “İyi oldu... Üç yetmez... İçeriye tıkılacak daha çok gazeteci var.” Kaç gazeteci tutuklu, kaç gazeteci hakkında dava açıldı... Vicdansızlar sürüsü var ortalıkta dolaşan... İnsani değerleri unutmuş bir sürü bunlar. Bir yerlere yapışmışlar, gazeteci kimliğiyle ortalıkta dolaşıyorlar. Basın özgürlüğünün ABD’den ve AB ülkelerinden daha ileride olduğunu söyleyenlerin, iddianamelerden haber yapan gazetecilerin yargılandığından sanırım haberleri yok. Kimisi bir davanın savcısı, kimisi avukatı oluyor, ama hiçbir savcı onlar hakkında dava açmıyor! Bunu gazeteci yaparsa yandı gülüm keten helva. Toprağın çatlağı gibi yaşam... Karanlığın ortasında bir acımasızlık, sevgisizlik kuşatması doğuyor. Sessizce izliyoruz olup bitenleri. Sokak ortasında kocası tarafından öldürülen Ayşe Paşalı’nın kızı Burcu ve Cihan Sincar’ın gözyaşları, Kemal Türkler’in kızı Nilgün Soydan’ın “Babamın katilini gördüm” sözleri beyinlerimize mıh gibi çakılmıyor nedense. Hrant Dink cinayetinin aydınlatılması için kitap yazan gazeteci Nedim Şener, “hedef tahtası”na dönüştürülüyor. Nedim’in şu açıklaması insanın tüylerini diken diken ediyor: “Yurtdışına çıkmaya korkuyorum. Çantama uyuşturucu koyabilirler, bin türlü şey yapabilirler.” CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’yla birlikte Van’a giderken PM üyesi Binnaz Toprak, gazeteci Nuray Mert ve Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal’ın valizleri bagaja konulmadan önce “iyi saatte olsunlar” tarafından açılıyor; kilitleri kırılarak. Nasırlaşmış yürekler olup bitenleri gördükleri halde görmezden geliyor. Benim içimdeyse bir tuhaf can sıkıntısı... Tutuklu 50 gazeteci var içeride... Yüzlerce gazeteci ise ağır ceza mahkemelerinde yargılanıyor. Eğer ileri demokrasiden ve özgürlüklerden yanaysak; ideolojilerimiz, siyasal görüşlerimiz, dinimiz, ırkımız, etnik kimliğimiz ne olursa olsun; basın özgürlüğünü savunmak zorundayız. Balbay’a, Tuncay’a, Soner’e karşı bu saldırı niye? Kelle avcılarına karşı gösterdiğiniz hoşgörüyü niçin meslektaşlarınız için göstermiyorsunuz? Sahi siz, 2010 yılının ilk yedi ayında 25 bin işyerinin kapandığını, 4.5 milyon insanın işsiz kaldığını niçin tartışmıyorsunuz? Sahi siz, “darbe karşıtlığı” yaparken tüm darbelerin gerekçesi olan TSK İç Hizmet Yasası’nın kaldırılmasına “hayır” oyu veren AKP’yi eleştirmeyip halkı, “darbe var darbe” diye korkutmaya çalışıyorsunuz? Neden? ANKARA Çeşitli kamu kurumlarına ve kamu görevlilerine yönelik etik araştırmaları yapan Başbakanlık Etik Kurulu, RTÜK’le ilgili çalışmasını tamamladı. Kurul, daha önce ilk kez Cumhuriyet’in kamuoyuna duyurduğu çalışmasının sonunda çarpıcı saptamalara yer verdi. Başbakanlık’a sunulan raporda, 2’si eski olmak üzere 7 üyenin kullandığı harcırahlar, makam araçları ve harcamalarıyla ilgili eleştiriler yer aldı. Bazı üyelerin ailelerinin İstanbul’da yaşadığı anımsatılan raporda, üyelerin bu nedenle sık sık bu kente gittikleri, giderken de görevlendirme yazısı yazarak kurumun olanaklarını kullandıkları belirtildi. Raporda, üyelerin işle alakası olmayan bu tür ziyaretlerinin masraflarının da kurulca karşılandığı dile getirildi. RTÜK’ten sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a da sunulacak raporda, 9 üyeli RTÜK’ün mevcut üyeleri arasında yalnızca AKP kontenjanından seçilen Hasan Tahsin Fendoğlu, Abdülvahap Darendeli ve İlhan Yerlikaya ile CHP kontenjanından seçilen Prof. Dr. Korkmaz Alemdar hakkında olumsuz eleştiri yer almadı. Raporda, Başkan Prof. Dr. Davut Dursun’un ailesinin yaşadığı İstanbul’a sık sık görevli olarak gittiği, makam aracıyla görevli olmadığı halde Ankara ili dışına çıktığı, bu şekilde kent dışına çıkan üyelere de onay verdiği belirtildi. ÇİZMEDEN YUKARI MUSA KART musakart yahoo.com PARTİ MECLİSİ BUGÜN TOPLANIYOR CHP’NİN ÖNERİSİNE GÖNÜL’DEN YEŞİL IŞIK CHP, 32 küskünün geri dönüş talebini görüşecek ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, bugün toplanacak PM’de aralarında Fikri Sağlar’ın da bulunduğu 32 küskün ismin partiye geri dönme talebinin görüşüleceğini belirtti. CHP MYK’nin dünkü toplantısının ardından açıklama yapan Öztrak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli’nin CHP’nin projesi aile sigortasını eleştirmesi ve Kılıçdaroğlu’ndan “Krizdaroğlu” diye söz ettiğinin anımsatılması üzerine “Son derece yakışıksız. Başbakan ‘Kriz teğet geçti’ diyor. 150 ekonomi içinde en hızlı daralan 14., işsizlik en fazla artan 6. ülke olmuşsunuz. Nasıl teğet geçti?” dedi. Öztrak, AKP’nin “yoksulları taşlı topraklı kömürü dağıtarak kendi arka bahçesi haline getirme çabası” olduğunu belirtti. Tasarıya 71 ve 80 darbesi mağdurları eklenebilir ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP Edirne Milletvekili Rasim Çakır ile görüşen Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarına yargı yolu açan tasarıya, 1971 ve 1980 darbe dönemlerinin de bir önerge ile eklenmesine yeşil ışık yaktı. Bakan Gönül, CHP’li Çakır ile Milli Savunma Bakanlığı’nda görüştü. Edinilen bilgiye göre görüşmede Çakır, bakandan, YAŞ kararlarına yargı yolu açan ve özlük haklarını düzenleyen tasarının genişletilerek, 1971 ve 1980 darbe dönemlerini de içermesini talep etti. Edinilien bilgiye göre Milli Savunma Bakanı, CHP’li Çakır’ın teklifine yeşil ışık yakarak, “Biz de bir çalışma yapıyoruz. Bu hassasiyetinizi değerlendireceğiz” dedi. hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog