Bugünden 1930'a 5,432,954 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

SAYFA CUMHURİYET 24 ŞUBAT 2011 PERŞEMBE 14 Anguslar hasta çıktı YOZGAT (Cumhuriyet) Yozgat’ın Sorgun ilçesine 2 ay önce Akyüz Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi tarafından getirilen 250 Angus’dan 10’u akciğer hastalığı nedeniyle öldü. Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği yetkilileri ise anguslarda herhangi uyumsuzluk sorunu veya genel bir hastalık söz konusu olmadığını savundu. Mersin’de Gül’ü protesto ettikleri için dövülerek gözaltına alınan 40 öğrenci tutuksuz yargılanacak DÜZ ÇİZGİ ÜMİT ZİLELİ Önce dayak sonra dava MERSİN (Cumhuriyet) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Mersin Üniversitesi’ne yapacağı ziyaretten bir saat önce Çiftlikköy Yerleşkesi’ndeki ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) rektörlük binası önünde toplaMilli Eğitim Bakanı Nimet Çubuknarak pankart açan ve Gül’ü çu, açık ilköğretim okulu ile açıköğprotesto ettikleri için polis müretim liselerinin harçlarının yüzde dahalesiyle gözaltına alınan 40 50 oranında indirildiğini söyledi. öğrenci dün serbest bırakıldı. Bakan Çubukçu, EĞİTEK’teki Cumhurbaşkanı Gül’ün ön“Uzaktan Eğitim Koordinasyon ceki gün Mersin’e yaptığı ziyaMerkezi ve Alo Eğitim” hattıret sırasında Öğrenci Kolektifnın tanıtım toplantıleri, Gençlik Muhalefeti ve sında yaptığı koGençSen üyesi bir grup öğrennuşmada, “Vaci, Gül’ün Tarsus’ta bulunduğu tandaşlarımızın saatlerde okul içerisinde eylem bu hizmetten dadüzenlemişti. Öğrenciler, ha fazla faydalanCumhurbaşkanı Gül’ün MEÜ’ye ziyaretinden 1 saat önce bir kez daha gösteri düzenleyince polis biber gazı ve coplarla müdahale etmiş, 40 öğrenci dövülerek gözaltına alınmıştı. Gözaltındaki 40 öğrenciden 38’i, dün sabaha karşı savcılığa ifade verdikten sonra MHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Keserbest bırakıldı. Avukatlar, mal Cengiz’in kullandığı araç Ankara’ya öğrencilerin, Cumhurbaşkaseyir halindeyken Sivrihisar yakınlarında nı’na hakaret, görevli polis meşarampole yuvarlandı. Ankara Atatürk muruna mukavemet ve gösteri Eğitim ve Araştırma Hastanesinde’nde teyürüyüşleri yasasına muhalefet davi altına alınan Cengiz’in durumunun iddiasıyla tutuksuz yargılanaciddi olduğu öğrenildi. CHP Grup Başkancağını açıkladılar. vekili Muharrem İnce, “150 bin makam 2 öğrenci ise sürmekte olan otomobiline şoför bulan devletin, milletvebaşka bir dava kapsamında mahkillerine şoför bulamamasını kınıyorum” kemeye çağrıldıkları halde gitdedi. Cengiz’i ziyaret eden TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, milletvekillerine makam medikleri ve haklarında zorla şoförü verilmesi talebini yerine getirmek getirilme kararı bulunduğu için bir süre daha gözaltında kaldılar. için çalışacaklarını söyledi. (Fotoğraflar: AA) Teğmen Çiğiltepe!.. O kadar zayıf, o denli narin görünüyordu ki, sanki tutmaya kalksanız kırılacak gibiydi... Tam 30 aydır Silivri’deydi... Tutuklanmasından 29 ay sonra, cep telefonuna emniyet müdürlüğünde birileri tarafından “yanlışlıkla!” 139 terör örgütü üyesinin telefon numaralarının yüklendiği bizzat emniyet tarafından itiraf edilmişti!.. Ama o hâlâ tutukluydu!.. Kara Pilot Teğmen Mehmet Ali Çelebi, 18 Şubat Cuma günü Silivri Mahkemesi’nde söz istedi, kürsüye geldi.. O narin, o tutmaya kalksanız kırılıverecekmiş hissi veren gencecik adam, başına örülmeye çalışılan “dijital pusu”yu tek tek, belgeleriyle anlattıktan sonra konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “11 Şubat 2011 saat 20.45’te düşmanın sinsi savaş silahı olan bazı kanallardan mahkeme kapılarının komutanlarımın üzerine kilitlendiğini duydum ve üzüntüyle izledim. Hakaret olarak kabul ediyorum.. Sebep kaçma şüphesi.. Siz Mustafa Kemal’in askerlerinin cepheden kaçtığını gördünüz mü?. Komutanlarım sınırları açsanız, çekip gitmezler. Onları Hizbullahçı mı zannettiniz... Buradan Türk milletine, Genelkurmay Başkanı nezdinde tüm komutanlarıma ve silah arkadaşlarıma sesleniyorum: İçiniz rahat olsun. Biliyoruz ki bu bir savaştır. Savaşta asker yaralanır, asker esir düşer, asker ölür. Bunların bilincindeyiz. Biz Türk subayıyız. Bizim için hak yok, vazife vardır. Merak etmeyin; burası bize zindan değil ÇİĞİLTEPE’dir.. Onuru karşısında yaşamını hakir gören Albay Reşat Çiğiltepe’nin vazife anlayışıyla buradayız. Mustafa Kemal’in, “Size ölmeyi emrediyorum!” emri bizler için halen geçerlidir. Ve sonsuza kadar geçerli olacaktır. Endişe duymayın; Teğmen Çelebi’yi geçemeyenler onu yetiştiren komutanlarına ne yapabilir!. Cephede bir Mehmet vardı. Şimdi 150 Mehmet var. Cephe şimdi daha da güçlü... Şimdilik bu saldırıya 3 günlük açlık greviyle karşılık veriyorum. Bu bir kaçış değil, komutanlarımın ve silah arkadaşlarımın sinsice tuzağa düşürülmesine tepkidir, hukuksuzluğu reddediştir, ülkemin uçuruma sürüklendiğinin işaret fişeğidir.. Ve bu şartlarda sizden tahliye talep etmem, benim için vatana ihanetle eşdeğerdir. Mevzubahis vatansa bundan gayrı kalan her şey teferruattır... Şimdi kapıları kapatın!. Yüzümüzü ışığa doğru uzatacağız... Giyotin inecek.. Tekrar uzatacağız.. İnecek.. Uzatacağız.. Kesmeyecek.. Kazanacağız!..” Mahkeme arasında sevgili Balbay ve Tuncay Özkan’la görüşürken, az önce sanık kürsüsünde o “dev konuşmayı” yapan gencecik teğmenin bana doğru geldiğini gördüm. Saygıyla uzattı elini, “doğruları yazdığınız için minnettarız..” diye başladı... Boğazımın düğümlendiğini hissettim, elimi kaldırıp sözünü kestim ve yalnızca o üç sözcüğü söyledim: Vatan size minnettardır... Evren’i sildiler ÇORUM (Cumhuriyet) 1980 darbesinin mimarı 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren 1988 yılında Çorum’u ziyaret etmiş, Yekbas beldesinin adını telaffuz etmekte zorlanınca dönemin valisi, beldenin ismini Evren olarak değiştirmişti. Belde halkının başvurusu üzerine İçişleri Bakanlığı’nın yer adının değiştirilmesine ilişkin kararı, Resmi Gazete’nin yayımlandı. Beldenin ismi yeniden Yekbas oldu. Açık öğretim harçları indirildi maları için açık ilköğretim okulu harçları 20 TL’den 10 TL’ye, açıköğretim liselerinin harçları 40 TL’den 20 TL’ye çekilmiştir” diye konuştu. Batı Avrupa ve Suudi Arabistan’da yaşayan vatandaşların yararlandığı açıköğretim hizmetlerinin, Azerbaycan’da da başlatılması için Anadolu Üniversitesi ile protokol imzalandığını hatırlatan Bakan Çubukçu, diğer ülkelerde yaşayan vatandaşlara ve bu hizmetten faydalanmak isteyen başka ülkelerin vatandaşlarına da hizmet vermek üzere gerekli çalışmaların sürdüğünü belirtti. Nazlı Sinem davası İstanbul Haber Servisi Beyoğlu’da bir apartman boşluğunda cesedi bulunan Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun ölümüne ilişkin Can ve Mahmut Emre Paksoy kardeşlerin yargılanmasına başlandı. Erköseoğlu’nun avukatı Rezan Epözdemir havalandırma boşluğuna bakan pencerede Sinem’in parmak izine rastlanmadığını belirterek, “Bir insanın destek almadan, bir yere dokunmadan buradan düşmesi, atlaması imkânsız. Sanıkların tutuklanmasını talep ediyoruz” dedi. Tutuklama talebi reddedildi. MHP’li milletvekili kazada ağır yaralandı Adliye bahçesinde ceset İstanbul Haber Servisi İSKİ ekipleri, Beyoğlu Adliyesi bahçesinden geçen atık su kanalında çamurla kaplı bir cesetle karşılaştı. Cesedin BeyoğluSütlüce nüfusuna kayıtlı Rıfat Mısırdal’a (58) ait olduğu belirlendi. Mısırdal’ın cesedi, kesin ölüm sebebinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi. Ortadoğu Halkları Ayaklandı PERİHAN ERGUN Fas’ta Cezayir’de yönetime tepkiyle başlayan halk kıpırdanmaları, önce Tunus’ta bütünüyle kalkışmaya dönüştü. Başkan Zeynel Abidin Binali can havliyle memleketi terk etti. İsyan ateşi hemen Mısır’a sıçradı. 30 yıldır ülkeyi baskılarla yöneten H. Mübarek, orduyu kalkışmayı bastırmaya çağırdıysa da asker ona kulak asmadı. Kolluk güçleri emre uyduysa da isyancılara gücü yetmedi. Daha önce ülkeyi terk etmek zorunda kalan Müslüman Kardeşler örgütünün önderleri geri dönerek kendi ilkeleri doğrultusunda ılımlı İslamı kurma girişiminde başarı sağlayıp halkı yatıştırdı. Böylece tüm İslam ülkelerinde bu sistemi isteyen ABD de sonuçtan memnun. Emek haklarıyla demokrasi isteyenlerin isyan ateşi Arap yarımadasında da Yemen başta olmak üzere etkisini genişletti... O denli ki 40 yıl önce albayken darbeyle ülkeyi ele geçirip demir yumruk misali yöneten Muammer Kaddafi Tunus’la Mısır’daki kabullenişi faşist kişiliğine yediremedi. Afrika’nın ortalarından getirdiği ayda 30 bin dolarla emrindeki besleme askerlere acımasızca isyan eden halkına karşı vurun emrini vererek, kalkışmacı gençlere kurşun yağdırdı. Yetmedi, vurucu uçaklarla gökten üzerlerine ateş ettirdi. Buna karşın Güney Avrupa ülkelerinin bir kısmı ki galiba biz de öyle ticari ilişkiler nedeniyle kuzeydeki AB ülkeleri gibi karşı çıkış yapmadılar. İtalya Başbakanı Berlusconi, Kaddafi’yle büyük ihale anlaşmaları yapmıştı. Onu İtalya’ya gelişinde kırmızı halıda yürüterek, karşılamayı toplumu istemese de yaptı. Halk ticari ilişkilere karşın, insan haklarını hiçe sayan Kaddafi’ye karşı çıktı. Şu anda tüm insan haklarının bilincinde olan gerçek demokratik ülkeler, bu kanlı olaya kilitlendi. Hâlâ katledilenlerin sayısı kargaşadan dolayı tam olarak saptanamadıysa da 200’ün üstünde veya 500 kişi olduğu tahmin ediliyor. Kısaca; tam acımasızlık sergileyen katliam nefretle izleniyor. Bu halk düşmanı diktatör Kaddafi bir de geçen yılın kasım ayında Başbakan RTE’ye “İnsan Hakları Ödülü”nü utanmadan vermez mi? Bu denli vicdansız adamları Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz deyişiyle tanımlamak bile yetmez. Kendisinin bu durumda Libya’dan kaçtığı sözlenirken önce oğlu Seyfülislam (yanılmıyorsam İslamın kılıcı anlamında), adına uygun sözlerle ekranlara çıkıp direnişe katılanların son damlasına kadar dayanacaklarını, İtalyanlarla Türklere meydanı boş bırakmayacaklarını söyledi. Faşistlerin hafızalarını yitirmişçesine olayları, işlerine geldiği doğrultuda yorumladıklarını bilmeme karşın, geçmişte Mustafa Kemal’in onları İtalyan sömürgenlerden kurtardığını da unutmuş görünüyor. Tarihi gerçekler açısından Osmanlı’nın her ne kadar Arap ülkelerindeki sömürgen tutumu bilinse de uzun süredir Türk hükümetlerinin özellikle de AKP iktidarındaki yönetimin kendileriyle dostluk içinde bulunduklarını da unutmuş görünüyor. Olaydan günler sonra üniforması gibi aşiret kılığıyla ekrana çıkan Kaddafi, “Hiçbir yere gitmiyorum, buradayım ve acımasız da olsa tüm yöntemleri kullandırarak, isyancıların dersini vereceğim” diye diktatörlüğünü sürdürüyor. Şu anda orada işçi ve işveren olarak, 25 bin Türk vatandaşı, barındıkları yerler yıkılmış, aç susuz günlerdir yurda dönüş kuyruğunda bekliyor. Bu durumu endişeyle izlerken bizde açlık ve işsizlik milyonları aşarken o işletmecilerin bunu memleketimizde, özellikle de Güneydoğu’da neden ve niçin yapmadıklarını düşünmeden edemiyorum. Hükümet oradaki yurttaşlarımızın durumunu ciddiye alarak havadan ve denizden kurtarma araçlarını harekete geçirdi. Denizden Osman ve Orhangazi feribotlarını (ambulans, doktor, ilaç ve başka gereksinmelerle) donatarak, 5 bine yakın kişiyi alıp getirmeyle görevlendirdi. Bingazi Havaalanı tahrip olduğu için, uçaklar Mısır havalimanına yönlendirildi. Gurbetçiler de dönüş için oraya ulaşmaya çalışıyor. Sayın Başbakan Tunus’la Mısır’a takındığı tavrı Kaddafi’ye yansıtmada nedense gecikti. Bu faşist adamın kendisine geçen yıl kasım ayında verdiği ‘İnsan Hakları Ödülü’ plaketini neden geri göndermediğini sormadan geçemiyorum. ABD’nin istemleri doğrultusunda BOP stratejisinin eşbaşkanı olduğunu söyleyenin bunu yapması gerekmiyor mu? Ayrıca; Kuzey Afrika halklarının, emek hakkıyla demokratik yönetim isteyen tepkilerinden, tüm otoriter ve ben merkezli yönetimlerin görerek, ders almalarını öneriyorum. KİM KİME DUM DUMA BEHİÇ AK behicak@yahoo.com.tr Bir Yurtsevere Mektup (102) Sevgili kardeşim Balbay, geçtiğimiz cuma günü Silivri Mahkemesi’ndeki kucaklaşmamız esnasında beni bir kez daha hayretler içinde bıraktığını itiraf etmem gerek!. Öncelikle sağol, varol; Yıldız Kenter, Esin Afşar, Şükran Soner, Fazilet Kuza ve benim de içinde bulunduğum topluluğa moral verdin, kahkahalara boğdun!.. Ama ben asıl, Evliya Çelebi’nin 400. doğum yıldönümüyle ilgili projeni heyecanla anlatırken bi tuhaf oldum... Sanki içerde olan bizler, dışarda olan sendin! İkinci kitabın “Zulümname”yi 5 Mart Cumartesi günü Ankara’da imzalayacağız derken baktım sen üçüncü kitabın nisan ortasında hazır olacağı müjdesini verdin.. Sol elin iyice alışmış yazmaya, belli!.. Senin ve Tuncay’ın siyasete fiilen katılma ve aday olma kararınıza çok sevindim. Tıpkı dışardaki milyonlarca aydınlık insan gibi.. Zaten nereye gitsem, kiminle konuşsam hep aynı istek, “Bizim oradan aday olsunlar!”... Ortak yargı ise şu: Önümüzdeki dönem Meclis şenlenecek!.. Seni ve tüm yurtseverleri, dışardaki milyonlar adına sevgi ve özlemle kucaklıyorum... ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI kamilmasaraci@gmail.com eposta: umitzileli@gmail.com BULMACA SOLDAN SAĞA: SEDAT YAŞAYAN 1 2 3 4 5 6 7 8 9 HARBİ SEMİH POROY HAYAT EPİK TİYATROSU MUSTAFA BİLGİN hetiyatrosu@mynet.com 1/ Dünyanın 1 en eski buğday türlerin 2 den biri. 2/ Çı 3 kar yol, çare... 4 Olduğundan 5 büyük gösterme, abartma. 6 3/ Bir meyve... 7 İpekten, sa 8 rımtırak dallı nakışlarla iş 9 lenmiş bir tür beyaz 1 2 3 4 5 6 7 8 9 kumaş. 4/ Özellikle 1 K A L E N D E R makarna yapımında 2 A R A K A K O R kullanılan bir buğ 3 L A L F İ S K E day cinsi. 5/ Merkür 4E K S İ L İ N gezegenine verilen 5N A F İ L E A K bir başka ad... Eski İ L E T İ M dilde su. 6/ İnsanda 6 D 7 E K S İ İ N E K ki etkisi açısından AME L İ tanımlanan ışınım 8 R O K K İ P dozu birimi... Yeni 9 R E N K çıkmaya başlamış ekin. 7/ Tatlı, tuzlu, ekşi ve acı tatlar dışında kalan beşinci tat... Aktinyum elementinin simgesi. 8/ Nâzım Hikmet’in bir oyunu... Satrançta bir taş. 9/ Resim ya da heykel çalışmasında kurallara bağlılık. YUKARIDAN AŞAĞIYA: 1/ Bir tür sert ve sarı buğday. 2/ Gözleri görmeyen... Ahırlarda gübre atmaya ya da saman almaya yarayan pencere. 3/ Gemilerde iskeleden çıkarken tutunulan halat. 4/ Şarkı, türkü... Tümör... ABD’de yayımlanan dünyanın en ünlü mizah dergilerinden biri. 5/ Yurdumuzda kurulmuş yirmi bir Köy Enstitüsünden biri. 6/ Afrika’da bir ülke... Parola. 7/ En büyük, ulu... Arjantin’in plaka imi. 8/ İki tarla arasındaki sınır... Bir sözün gerçek anlamından başka anlamda kullanılması. 9/ Nişastayı parçalayarak şekere çeviren enzim... Türkmenistan’ın plaka imi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog