Bugünden 1930'a 5,431,190 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

17ŞUBAT2011 PERŞEMBE CUMHURİYET SAYFA 13 Topbaş'a hapis istemi I İstanbul Haber Servisi Levent'teki eski garaj arsasının İETT'den Büyükşehir Belediyesi'ne devriyle ilgili olarak "görevi kötüye kullanma" suçundan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, yine duruşmaya katılmadı. Hazine avukatı Adem İzki ise "Biz genel bütçeyi temsil ediyoruz" diyerek salondan ayrıldı. Tarih Vakfı 'nın çalışmalan sonunda hazırlanan raporMilli Eğitim Bakanlığı 'na sunulacak DÜZ ÇİZGİ UMIT ZILELI Kutuplaşmaya karşı eğitim Kültür Servisi "Toplumsal Uzlaşma Aracı Olarak Eğitimin Rolü Projesi" kapsamında Tarüı Vakfı 'nca Milli Eğitim Bakanlığı'na bir "Tavsiyeler" raporu sunuldu. Toplumsal, kültürel ve siyasal alanda yaşanan çatışmaların çözümünde uzlaşma kültürünün yerleşmesi ve derinleşmesi için "Alan Araştırması", "Diyalog Toplantıları", "Alternatif Ders Materyali Üretimi", "Öğretmen Atölyeleri" ve "Uluslararası Sempozyum" olnıak üzere beş alanda yürütülen faaliyetler sonucunda hazırlanan raporla ilgili dün Tarih Vakfı bir bilgilendirme toplantısı yaptı. Projenin danışma kurulunda yer alan KONDA Araştırma'dan Bekir Ağırdır, siyasi kutuplaşmanın giderek hayat tarzı kutuplaşmasına doğru evrildiğini belirterek "Kutuplaşmanın en önemli problematiği muhakeme yitimi, empati yeteneğimizi yitirmemiz ve ötekileştirmenin hızlanması. Bu ötekileştirmenin ürettiği bir sonuç da manevi şiddet. Bunu aşmanın en önemli yolu ise çocukken bize verilen eğitim" dedi. Ağırdır ayrıca Şubat 2009'da yürütülmeye başlanan 18 aylık proje kapsamında hazırlanan raporda, uzlaşmayı yok sayan, çatışmacı dil üreten, farklılıkları yok sayan eğitim sistemi yerine alternatif materyal, felsefe ve yol üreten bir rapor hazırladıklarını belirtti. Geçen aralık ayında proje kapsamında Kürt dili ve edebiyatı ders kitabı hazırlanmış ve kamuoyuna sunulmuştu. Raporda yer alan başlıca maddeler şöyle: • Eğitimin, "banş için eğitim odaklı", ayrımcılık yapmadan ve ötekileştirmeden, cinsiyetçi, militarist, milliyetçi her türlü zihniyet, içerik ve pratikten arındırılarak yeniden kurgulanması, • Farklılıkların tanınması ve kabul edilmesi sorununun hoşgörü veya lütuf olarak değil "hak temelli" olarak ele alınması, • Anadilinde eğitim tartışmalarına temel oluşturan anayasanın 42. maddesinin, tüm Türkiye vatandaşlarına anadillerinde eğitim hakkı sağlayacak yönde değiştirilmesi, • Milli güvenlik dersinin müfredattan kaldırılması, • Okullarda ve hizmet içi eğitim programlarında insan hakları ve ayrımcılık yasağı konulu eğitimin daha kapsamlı ve uzun süreli hale getirilmesi, • Ders kitaplarıyla ilgili bir sivil izleme grubu ya da platformu oluşturulması. Reddediyorum İnsan, başkaları adına utanç duyar mı?.. DuyarL Bırakın başkalarını; birfilm sahnesinde bile yaşanan vahşet, yapılan adaletsizlik karşısında utanç duyana denir insan... Türkiye, yıllardır senaryosundan oyuncularına, yapımcısından yönetmenine, "kömür karası" bir filmi izlemeye zorlanıyor... Toplumun bir bölümü, aslında kendisini, ailesini, çocuğunun geleceğini biçimlendiren, giderek yok eden bu "korku filminf büyük bir ilgisizlikle, sanki bir başka dünyadaymışçasına izliyor... Bir diğer bölümü, vicdanı kanayarak, neyapacağını bilemeden ve kendini yalnız hissederek, milyonlarca olduğunun ayırdına varamadan gözlerini kapatıp izlememeye çalışıyor... Tıpkı Sevgili Ataol Behramoğlu'nun o müthiş "TekBaşınalık" şiirinde anlattığı gibi... İşte son birkaç dizesi: "Ben tek başına ne yapabilirim/Diye düşündü milyonlar/ Milyonlarcaydılar/ Ve tek başınaydılar/ Bu arada birileri/ Onlar adına / Karar vermekteydi/ Tek başına olduklarını sananlar/ Topluca ortadan kaldırıldılar..." Kendine "aycf;n"sıfatını biçmiş olan birtakım "kapıkulubesleme" \se figüranlığını yaptıkları bu karanlık filmin aslında "cennetr tasvir ettiğini, senaryonun dayattığı rezilliklerin, zulümlerin, yaratılan cehennemin özgürlüğü getirdiğini, yaşananların ileri demokrasinin gereği olduğunu hiç utanmadan, hiç sıkılmadan yazıyor, anlatıyor.. Ve tabii her biri, gösterdiği "yararlılık"oranında, biçilen karşılığı da alıyor... Ve onlar... Bu ülkenin yüz akı yurtseverleri... Onlar, bu filmin yalan olduğunu, varılmak istenen noktanın bir "sivll diktatörlük' olduğunu, ancak bunun kader olmadığını, bu karanlığa direnmeninse en temel hak olduğunu anlatıyor ve insan onuruna aykırı bu karanlık filmi izlemeyi reddettiklerini haykırıyorlar... Onlar, işte yalnızca bu nedenle sabahın kör karanlıklarında baskınlara uğruyor, hapishanelere dolduruluyor, yıllara sığmayan esaretlere yatırılıyor... Ve ben, Türk halkının başına bir çuval gibi geçirilmiş bu filmden, bu filme "gazeteci" sıfatıyla figüranlık yapanlardan, hukuk ve adaleti "ileri demokrasi" aldatmacasıyla zulme dönüştürenlerden utanç duyuyor ve bu kömür karası filmi izlemeyi reddediyorum... KAYDIRACI BILE YAKTILAR Büyükçekmece halkı, geçen günlerde, çocukların Albatros Çocuk Parkı'nda oynadığı ejderha kaydırağının kimliği belirsiz şahıslar tarafından yakılarak kullanılmaz hale getirilmesine tepki gösterdi. Büyükçekmece Belediye Başkanı Dr. Hasan Akgün ise kaydırağın yenilenmesi için Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne gerekli talimatı verdiğini kaydetti. I Haber Merkezi İzmir'in Selçuk ilçesine bağlı tarihi Şirince köyünde, butik otel olarak işletilen Nişanyan Evleri için alman yıkım kararı yarm uygulanacak. Nesin Vakfı Başkanı Ali Nesin, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na "Bizi bu CHP'den kurtar" dedi. Sevan Nişanyan ise "Beni vurmadan bu evleri yıkamazlar" dedi. IMesin: Bizi bu CHP'den kurtar OCRETMENLER BERAAT ETTI ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Abdi İpekçi Parkı'nda, 17 Ağustos 2010'da düzenledikleri eylem nedeniyle hakkmda dava açılan ve çoğunluğunu ataması yapılmayan öğretmenlerin oluşturduğu 51 kişi ilk celsede beraat etti. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savcı, sanıklarm yasaya muhalefet amacıyla hareket etmediklerini, suç kasıtlarmm olmadığını kaydetti ve beraatlarım istedi. Hâkim İsmail Tiryaki, sanıklar hakkmda, suç tarihinde Abdi İpekçi Parkı'nda toplandıkları, slogan attıkları, polisin ikazma rağmen dağılmadıkları, bu yolla 2911 sayılı yasaya muhalefet ettikleri iddiasıyla dava açıldığmı belirtti. Tiryaki, dosyadaki delillere göre, sanıklarm toplanmalarmm demokratik tepki niteliğinde olduğunu, suç kastı taşımadıklarmı, bu sebeple beraatlarma karar verildiğini açıkladı. • ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) DSP İstanbul Milletvekili Hasan Macit, nişasta bazlı şekerlerin kota oranınm düşürülmesi için yasa teklifi verdi. Teklifte, yüzde 10 + yüzde 50 kota oranmm yüzde 1 + yüzde 50 oranına çekilmesi öngörüldü. şekere kota teklifi Toplum Siyasi Depremlerle Sarsılıyor PERİHAN ERGUN Doğasal depremlerin zamanı, yeri bilinmese, dehşetiyle sarsılınsa da, hasarlarını gidermek zor da olsa, onarımlardan sonra yaraları zamanla sarılıp unutulur. Sonucu belirginleşir. Oysa deprem dehşetindeki darbelerin yaraları çok uzun zaman alır. Bizler bunların açtığı acıların sızılarını, üzerinden çok zaman geçse de bir türlü gideremeyiz. Bunun en canlı örneği, son olmasını hep istediğimiz ve hiç unutamayacağımız 12 Eylül 1980 asker darbesidir. TSK'de bu gerçeği bildiğinden artık darbelerin aktörü olmayacağını hep söyleyegeliyor. Zaten toplumun büyük bir kısmı da tek övüncü olan ve dünyada da ikincilik unvanını taşıyan TSK'lerine inanıp güveniyor. Gelin görün ki Soroz'un da kabul ettiği bu gerçeği, BOP'nin patronu olmayı önce Afganistan'da sonra da Irak'ta başaramayışına karşın sürdüren ABD, bu niteliği yok etme siyasetini 50 yıldır çeşitli darbe planlarıyla sürdürüyor. Bu nedenle aynı zaman dilimi içinde coğrafi ve stratejik önemi olan Türkiye'de iktidara gelenlerin nabzını bıkıp usanmadan yoklayarak yanına çekmekten hiç vazgeçmiyor. İçerde PKK'yi ve cemaatleri maddi ve manevi yönden destekliyor. NATO ittifakı içinde olmamızdan da yararlanıp İncirlik Üssü'nden planlarını rahatlıkla uygulatabiliyor. *** Üç dört yıl önce başlatılan Ergenekon tertibiyle amacına ulaşma sinyallerini de almış durumda. Geçen haftanın sonunda özellikle Mısır'daki halkayaklanmasının kıvılcımıyla telaşlanarak hemen, aralarında emekli ve muvazzaf, general, amiral ve üst rütbeli subayın bulunduğu 163 askerin mahkemede çekincesiz hazır bulunmalarına karşın sorgulamayapılmadan savcının istemiyle tuzak niteliğindeki tutuklanmaları kararı bunun kanıtı değil mi? Duruşmada hazır bulunamayan bir gruba da ki içlerinde tertibin başoyuncusu sayılan emekli Orgeneral Doğan ile diğerleri bir süre tutuklu kalıp kanıt yetersizliği nedeniyle salıverildikleri haldetekrar tutuklama kararı çıkarıldı. Bu işlemlerde iki üç gün önce onları salıveren mahkeme heyetinin yerine atanan yeni grupla yapılması da oldukça düşündürücü olmuyor mu? Tutuklananların içinde daha önce Elazığ depreminde halka yardımları nedeniyle Sayın Başbakan'ın beğeniyle sarılarak kutladığı 8. Kolordu Komutanı M. Korkut Özarslan da var. Nitelikli bir komutan olduğuna işaret edilen ve ileride önce KK Komutanı daha sonra da Genelkurmay Başkanı olacağı bilinen Özarslan, askeri disiplin kuralları gereği bu tutuklamayla hakkı olan terfilerden de yoksun kalıyor. Bu ne mene adalet ve hukuktur? Yaşananlar sarsıcı siyasi deprem değil midir? Oğlunun bu tutuklanma haberini GATA'da hasta yatarken öğrenen anacığı buna dayanamayıp son nefesini vermiş. Bu ne kör talihtir ki Özarslan Şımak'ta PKK ile çatışmadayken yitirdiği babasının cenazesine de görevini bırakıp gelememiş. Ben bunu Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'ın cenazesine vatanı kurtarma sevdasıyla uğraşırken, görevi bırakıp gidemeyişine benzettim. Böyle başarılı, Atatürk'ün izinde bir komutana bu Hakk'tan reva mı? Neyse ki Özarslan özel izinle annesinin cenazesine katılabildi. Sayın Haberal yasa engeliyle babasının Hakk'a yürüyüşünde bulunamamıştı... HAYVANLAR ISMAIL GÜLGEÇ KİM KİME DUM DUMA BEHIÇAK behicak@yahoo. com. tr Sevgili kardeşim Balbay, seçimlere geri sayımın başlamasıyla birlikte, bu güzelim ülke üzerine yazılmış "kara senaryo"nun da son sahnelerine geçildi. Önce sizin de "sahne aldığınız"Silivri Mahkemesi'nin kapıları kapatılıp 134 asker tutuklandı. O an orada bulunmayanlar da gidip teslim oldular... Böyle bir tutuklamanın, savaş hali de dahil, tarihte eşi benzeri görülmediğini söylemeliyim... Ardından, bu karanlık sürecin ipliğini pazara çıkaran bir internet sitesi, "Odatv" basıldı ve dört yiğit gazeteci gözaltına alındı. Sevgili Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Ayhan Bozkurt için yapılan suçlama şöyle: "Ergenekon terör örgütü üyesi olmak ve yayınlarıyla halkı kin ve nefrete tahrik etmek." Demek ki, yalnızca Ergenekon üyeliği yetmemiş!.. Halkı tahrik meselesine gelince; ilgili maddeyi açıp baktım ve şu sonuca vardım; savcı eğer isterse, "domates fiyatlan asın arttı"^haberini bile rahatlıkla "tahrik edici" bulabilir!.. Demek ki bu durumda iktidarın pek övünerek "Avrupa'nın en büyüğü" diyerek inşa ettiği adalet sarayı benzeri, "dünyanın en büyük"cezaev\ri\ ihaleye çıkarması da kaçınılmaz oluyor... Aslında stadyum da olabilir; Şili'de öyle olmuştu, futbol da oynanabilir, oh ne güzel... Sana ve tüm yurtseverlere, Melih Aşık'ın köşesinden aşırdığım, Nâzım'ın bir güzelim şiirini armağan ederek bitiriyor, hepinizi büyük bir sevgi ve özlemle kucaklıyorum.. " Saraylar saltanatlar çöker/ Kan susar bir gün/ Zulüm biter/Menekşeler açar üstümüzde/ Leylaklarda güler/Bugünlerden geriye/Bir yarına gidenler kalır/Bir de yarınlar için direnenler" eposta: umitzileli@gmail.com Bir Yurtsevere Mektup (101) ••• Tüm iktidar karşıtlarına reva görülen bu acımasız tutsaklıklarla, yıllardır suçlarını öğrenemeden yatan Ergenekon kurbanlarının başını askerlerden sonra rektör ve profesörlerle birlikte TV sahibi gazeteciler, yazarlar çekiyor. İki üç yılı aşan tutsaklıklarında bunu içine sindiremeyip hastalanarak yaşamlarını yitirenlere uygulananlar, hukukun ihlalidir. Şimdi onların arasına yıllardır değişik gazete ve yayın organlarında başarılı çalışmalarıyla tanınan Hürriyet gazetesi yazarı Soner Yalçın'la üç arkadaşı da eklendi. Soner, iktidar karşıtı yazılarıyla suçlanırken, bir de Odatv'yi oluşturmaya kalkmaz mı? İlk deneme yayınlarında Zir Vadisi'ndeki silah arama operasyonunda çukurdan çıkarılan ABD tipi silahların iki gün önce ABD'de eğitim görenlerce oraya bırakıldığını söylemez mi? Bunlaryetmezmişgibi izinli yayına geçer geçmez VVİkiLeaks belgeleriyle Türkiye'de ABD ile ortak hareket edenleri açıklayacağını da söylemez mi? Bunlar onu susturmaya yetmez mi? 18 saat evi ile Odatv'si aranıp evrakına el konarak üç çalışma arkadaşıyla tutuklandıktan sonra "Ceremesi neyse çekeriz" demesini doğrusu uygun bulmadım. İlktepkisi 'Basın Özgürlüğü nerede? Bu ne mene 'ileri demokrasi'?" olmalıydı!.. ÇİZGİLİK KÂMİL MASARACI kamilmasaraci@gmail. com B U L M A C A SEDATYAŞAYAN SOLDANSAĞA: 1/ Güneydoğu | Anadolu'da zikir „ ayinlerinde kullanılan büyük tef. 2/ 3 Bir anlatıyı, bir 4 söylevi bitiren öz j lüsöz. 3/ İnce pide halinde ekmek... 6 Saçı dökülmüş 7 olan kimse. 4/ g Utanç duyma... Bir çocuğun her türlü " durum ve davranışlarından sorumlu olan kimse. 5/ Yarı memnunluk anlatan bir ünlem... Osmanlılarda gece bekçisi. 6/ Giysi kesimi... Yabancı... Baryum elementinin simgesi. II Şeker kanşurılarak pişirilmiş meyve ezmesi. 8/ Dinlenmek için çalışmaya ara verme... Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış; cilve. 9/ Avustralya'dayaşayan bir halk. H A R B İ SEMİHPOROY HAYAT EPİK TİYATROSU SEVSİLİ AgABEYİMİZ İSMAİL GÜLGEÇ ARTIK YOK. / EKSİĞİMİZ ÇOĞALbl. MUSTAFA BILGIN hetiyatrosu@mynet.com YUKARIDAN AŞAGIYA: 1 1 1 I 1 3 ı ı ı ı ı ı ' ı 1/Halk dilindetefe verilen ad... Fas'ınplakaimi. 2/Konya' da bir baraj... İnce alay. 3/ Kocaeli Yarımadası 'nın en uzun akarsuyu... Bez parçalanndan dokunmuş kilim. 4/ Harman yerindeki tahılın taş ve toprakla karışık kalıntısı... Nâzım Hikmet'in soyadı. 5/ İçinde kimse ya da hiçbir şey bulunmayan... Zehir. 6/ İki tarla arasındaki sınır.. YeÜcenli gemilerde iki direk arasındaki istiralyalar üzerine açılan üçgen yelken. II Elisıkı, cimri... Parlak kırmızı renkte bir süs taşı. 8/ Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları... Mobilya kasası. 9/ Açı ölçmeye yarayan, dönme hareketli bir çeşit cetvel. m Q C M B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog