Bugünden 1930'a 5,433,182 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

14 ŞUBAT 2011 PAZARTESİ KÜLTÜR SÖYLEŞİLERİ CUMHURİYET SAYFA 9 s Pera Pala ’ın yeme k salonu. ‘Rakı Ansiklopedisi’nin yayın yönetmeni Erdir Zat, Osmanlı’da ve Türkiye’de rakı kültürünü anlattı ‘Bahriyeli Ahmet’ filminden bir kare, Türker İnanoğlu, 1963. Ayhan Işık ve Suphi Kaner balıkçı meyhanesinde... SÖZDEN YAZIYA SÜHEYL BATUM Gençlere, TGB’nin Gençlerine Teşekkür Sevgili dostlar, daha önce defalarca yazdım. Bu ülkenin gençlerine çok şey borçluyuz. Oysa onlara, benim yaşımdakiler ya da daha yukarıda yaşlarda olanlar, maalesef, kötü bir miras bıraktık. Atatürk’ün kurduğu demokratik, laik, sosyal, hukukun üstünlüğüne dayalı, bağımsız Cumhuriyet yerine, insanların yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik sorunları ile boğuştuğu, ne kişiler arasında, ne bölgeler arasında, ne kırsal kesimle kentsel kesim arasında, gerçek bir eşitliğin bulunmadığı bir ülke bıraktık. Öyle bir ülke bıraktık ki insanları gelir bakımından tam anlamı ile ikiye ayrılmış. Bir bölümü o kadar az bir gelire sahip ki diğerinin kendi geliriyle her gün bir tane alabileceği lüks bir arabayı, ömür boyu çalışsa alamayacak. Hatta bırakın arabayı alabilmeyi, dikiz aynasını bile zor alabilecek. Biz büyükler, bu gençlere maalesef, böyle bir ülke bıraktık. Öyle bir ülke ki bu durumu düzeltmek yerine, “daha da kötüleştirmek” amacı ile “bir yerlerde kurgulanan siyasetçiler” oy alabiliyor. Tabii ki daha fazla kandırarak, gerçekleri görünmez yaparak, yalanları gerçek yerine koyarak. Öyle bir ülke ki bugün maalesef, bu “parıltılı bir Cumhuriyet rejimi yerine”, gençlere, “kötü bir kopya” bırakabiliyoruz. O kadar kötü bir kopya ki yukarıda söylediğim, tüm haksızlıklar, tüm eşitsizlikler devam ediyor. Hatta devam etmekle kalmıyor, bu eşitsizlikler, bu haksızlıklar, bu yoksulluk, daha da artsın, ekonomik sistem bir daha düzelmeyecek biçimde bozulsun diye, “bir yerlerde kurgulanan” iktidarlar, oyu düşmesin, kimse oyunun farkına varmasın diye, yurttaşlarına, karşı çıkanlara, bu ülkenin gençlerine, tüm acımasızlığı ile saldırıyor, gerçekleri saklıyor, yalan üretiyor. Ve bu kurgulanan statükoyu koruyor. Tabii ki gençlerimize bıraktığımız, bugün içinde yaşadığımız bu “kötü kopya”, “ileri demokrasi adı altında bize yutturulmaya çalışılan zorbalık oyununun en önemli kilit unsurlarından” biri de “yandaş medya”. Hepimiz artık öğrendik. Yaşaya yaşaya öğrendik. Bu “yandaş medya” için, başta rahmetli Deniz Som’un o ünlü listesindeki 30 35 kişi kullanıldı.Sonra iktidar olanaklarıyla, iktidar gücüyle, yeni listeler oluşturuldu. Ama oyunun en önemli aktörlerinden biri her zaman o oldu; yandaş medya. Neden mi? Çünkü oynanan oyunu onlar saklayacaktı, göstermeyecekti. Bunun yerine, bir “yalanlar ve hayaller dünyası” yaratacaktı. Gerçeği görmememiz için, bunun yerine iktidar ne istiyorsa onu görmemiz için. İktidar, daha doğrusu “iktidarın da üzerindeki esas güç” bir kavramdan, bir ilkeden ya da bir kişiden mi şikâyetçi, onun üzerinde oynayacaktı; “yok laikçi, yok laikperest”. Nasıl olsa, karşı çıkanlar için de bir etiket oluşturuluyordu; ilk önce “işte laikçi, ne olacak” derken, sonra daha güçlü bir etiket bulundu, “işte Ergenekon’cu, darbeci” etiketi. Üstelik bu, çok da güçlü bir silahtı, çünkü o zaman iktidar da hemen devreye sokulacak, gereğini yapacaktı. “Ben bu işin savcısıyım” demekten tut, savcılara “talimat” vermeye kadar. Hatta “düzmece kanıtlar, düzmece suikast planları, düzmece ihbar mektupları”na kadar. Ama Türkiye’nin gençleri, bunu kabul etmiyorlar. Kabul etmediklerini haykırıyorlar. Onlar “AKP iktidarının başrollerden birini oynadığı bu kötü kopya” yerine, gerçek Atatürk Cumhuriyeti’ni yani “demokratik, laik, hukuka dayalı, bağımsız Cumhuriyeti” istiyorlar. Onlar oynanan oyunun farkında. Oyunun aktörlerini de biliyorlar. Bu aktörler arasında gazeteci, anlı şanlı programcı, aydın(!) yaftası ile iş tutanlarını da biliyorlar. İşte bu gençler, Türkiye Gençlik Birliği’nin Atatürkçü, demokrat gençleri, bu oyunun aktörlerinden birine öyle bir oyun oynamışlar ki “oynanan oyun tümüyle” açığa çıktı. Ünlü Taraf gazetesinin hem polis, hem akademisyen, hem gazeteci kisvesi giyen bir “aktörüne” inanılmaz bir oyun oynamışlar, “Süheyl Batum’un, CHP’nin ikinci katında darbe hazırlığı yaptığını” söylemişler. O da her zamanki yetkinlikleri ile ciddiyetleri ile ve her zamanki yöntemleri ile “işte darbe planı ortaya çıktı” diye yazmış. İşte oyun, işte aktörü! Muhteşem gençler, Atatürkçü gençler, TGB’nin pırıl pırıl gençleri, sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece kendi adıma değil, üzerinde bu oyunu oynadıkları güzel ülkemiz, Atatürk Cumhuriyeti’nin tüm sağlam kalmaya çabalayan kurumları adına. Ama bir de üzüntümü belirtmek istiyorum. Birazcık daha bekleyip, “CHP’nin ikinci katının zemininde, bu yazıdan sonra, bulunacak silahlar, darbe planları” için gönderilecek isimsiz ihbar mektuplarının gazetelerde yayımlanmasından sonra açığa çıkartsalardı, daha iyi olurdu. Ama merak etmeyin, onlar da, tüm oyunlar da ortaya çıkacak. Çok az kaldı. Bekri Mustafa IV. Murat’ı yendi DENİZ ÜLKÜTEKİN “Rakı Ansiklopedisi” bu topraklar üzerindeki içki kültürüne dair her şeyi bulabileceğiniz bir kitap. Bugüne kadar üretilmiş 200’e yakın markadan, rakıya eşlik eden onlarca meze, ismi rakıyla anılan ünlü simalar, akşamcı jargonunun değişmez kelimeleri 1755 maddede derlenmiş. Aralarında Agâh Özgüç, Sennur Sezer, Jaklin Çeken, Pınar Öğünç, Tan Morgül’ün de olduğu 55 yazarın katkı verdiği kitabın danışma kurulundaysa Murat Belge, Çiçekten Becel, Çağatay Anadol gibi adlar yer alıyor. Roll ve Express dergilerinde yazarlık yapan Erdir Zat kitap için babası dünyaca ünlü barmen Vefa Zat’la birlikte çalışmış ve yayın yönetmenliğini üstlenmiş. “Rakı Ansiklopedisi”yle birlikte, içkinin toplumumuzdaki kültürel ve toplumsal yanı da vurgulanıyor gördüğüm kadarıyla? Yüzyıllardır süregelen rakı kültürünü bir kitapta toplamak istedik. Kitabın içki kültürünü yansıtması kadar içkinin bu topraklardaki yolculuğuna yaptığı vurgu da bir hayli önemli. İslamiyetin kabulü, halifeliğin Osmanlılara geçişi ve Cumhuriyetin ilanı gibi tarihsel dönemeçlerde yasaklar ve serbestlikler içkinin kişiye özel bir tercih olmaktan çok siyasi bir araç halini aldığını gösteriyor. Türklerde içki kültürünün çok eski bir tarihi olduğu görülüyor. Bu tarih devirler boyunca nasıl bir gelişim göstermiş? İstanbul fethedildiğinde yeryüzündeki en önemli limanlardan biri olan Galata’nın meyhaneleri, şarapları, mezeleri ve eğlence ortamı dünya çapında şöhret kazanmış durumdaydı. Şehrin gayrimüslim halkının yaşam biçimine hoşgörüyle yaklaşan Fatih genellikle Sakızlı Rumlar tarafından işletilen bu meyhanelere dokunmadı. Ancak yasal düzenleme getirdi ve vergilendirdi. Osmanlı Devleti’nin benimsediği lonca sistemi gereği şehirdeki meyhanelere “gedik” adı verilen ruhsatnameler dağıtıldı. Gedikli meyhaneler tabiri buradan geliyordu. Bizans surlarının işlevini yitirdiği Osmanlı döneminde meyhane dokusunun Galata ve Eminönü’nden Haliç içlerine doğru ilerlemesi ve Suriçi’ndeki mahallelere, özellikle Marmara kıyısındaki Kumkapı, Yenikapı, Samatya, Yedikule gibi liman bölgelerine sıçraması, içki konusunda serbestliğin hüküm sürdüğünü düşündürür. SLAMIN SÜNNİ YORUMU İslamiyetin kabulü ve İstanbul’un fethi gibi olaylar içki ve eğlence kültürünü nasıl etkilemiş? Bu gelişmelerde elbette içkiye hoşgörülü yaklaşan Bektaşiliğin, gerek Osmanlı sarayında, gerek Müslüman halklar arasında yaygın olmasının da payı vardı. Ne var ki, Yavuz Sultan Selim’in halife olmasından sonra İslamın Sünni yorumu topluma hâkim oldu ve Müslümanlara içki yasağı getirildi. Gayrimüslim nüfus genellikle serbest bırakılsa da zaman zaman bu yasaklardan nasibini aldı. Öte yandan içkiden alınan verginin hazine gelirleri arasında SİYASİ BİR ARAÇ Rakı Ansiklopedisi ‘akşamcının el kitabı’ olmanın çok ötesinde bir kitap. Rakının Anadolu’daki yolculuğuna yön veren tarihi dönemeçler ve adları rakısız anılmayan ünlü kişiler de Rakı Ansiklopedisi’nde masalarını ayırtmışlar. Erdir Zat matik maddelerin arasında ıhlamur, tarçın, karanfil, hardaliye gibi bitki ve baharatların yanı sıra anason da yer alır. AKININ TADI Bu bilgi, rakının bu topraklarda yaşayan uygarlıkların, kültürlerin, halkların ortak kültür mirası olduğuna ilişkin en güçlü kanıtlardan birini oluşturur. Zira, tıpkı bir lezzet yarışması gibi, toplum tada tada bu aromalardan anasonu seçmiştir. Bugün bildiğimiz anlamda rakının ortaya çıktığı 19. yüzyılda önce sakız içeren “mastika”nın yaygınlaşması, “Osmanlı yacak biçimde birleştirdi. ama kolektif damak tadının hızla içki yasak ’nın Geleneksel meyhane ise ma“sakızsız” anlamına gelen “düz ları hiçbir zam sasandalye düzenine geçilrakı” veya “dusiko”ya yönelmean mesinden sonra yerini klasik si de çarpıcı bir olgudur. amacına meyhanelere bıraktı. Ancak 20. yüzyılın başlarında bağlarda ulaşmadı . IV. Cumhuriyet dönemine damoluşan filoksera hastalığı yüzünMurat’ın gasını vuran Lambo, Lefter, den üzüm sıkıntısının baş göstermesi yasakları Despina, Gaskonyalı Tove rakı çekmek için kuru üzüm kulb ma gibi gayrimüslim meylanılmaya başlanması rakının karakyüzlerce ile haneciler yavaş yavaş yerteristik tadının oluşmasını etkileyen almasına kelle lerini Müslüman çıraklaönemli etkenlerden biridir. Günütutmamış rağmen rına bırakmaya başladı. müzde rakı, hammaddeleri üzüm ve tır. Bekri Mustafa, Bu kültürel erozyonda taanasondan üretim teknolojisine kadar t rihsel olayların büyük etyasal çerçevesi son derece ayrıntılı bisahnesind arih kisi vardı. çimde çizilmiş spesifik bir tanıma ve Murat’ı y e IV. enilgiye “menşe işareti tescili”ne sahiptir. uğratmışt RTÜLÜ İÇKİ ır.” YASAĞI ARLIK VERGİSİ’NİN ETKİSİ Bu ansiklopedik ça Gayrimüslim vatandaşlar Türkilışmanın içki yasaklaye’deki içki kültürünü nasıl etkilediler? rının tartışıldığı bir dö Osmanlı döneminde Müslümanlar arihi “T neme denk gelmesi de belki gizlice içki içebiliyordu, ama meyli Pande bir hayli manidar. Sizce hanecilik yapmaları mümkün değildi. nin bu yasakçı söylemlerin eyhanesi yan Meyhaneler gayrimüslimler tarafından m rakının bu topraklarlma işletiliyordu. Bunlar ağırlıklı olarak rtık var o nin a daki uzun geçmişine Rumdu. Ermeniler ve Yahudiler de eri eski y zarar vermesi söz kokendi meyhane geleneklerini yaratkatılan nusu mu? mışlardı. 19. yüzyılın sonunda büyük olaylara üruh Kişisel olarak, devlebir ivmeyle hızlanan Batılılaşma, şizan g fa le tin “dadı” rolünü üstlenLevanten ve Avrupalı nüfusun artndan yer tarafı diği her durumdan rahatmasına ve Batı’daki birçok eğlence 67 esi, sız olduğumu belirtmelibir edilm disinin türünün İstanbul’a da girmesine neyim. Kabahat işleyenlerin den oldu. ylül traje E ağzına acı biber sürmek 1917 Ekim Devrimi’nden sonra eğlence hiçbir çağdaşlık ölçütüne İstanbul’a kaçan Beyaz Ruslar eğaki hayatınd sığmaz. Giderek bu yönlence hayatına yeni renkler getirolumsuz temlerle çağdaş toplum da di. Rakının hızla popülerleştiği bu n kurulmaz. Sözüm ona Badönemlerde içki çeşitliliği de artetkilerini tı’daki örneklere yaslanarak tı. Bütün bunların izdüşümleri olik semb getirilen 24 yaş sınırlaması, Cumhuriyet dönemine yansıdı. r.” ifadesidi pratikte üstü örtülü içki yasaAma Varlık Vergisi ile başlayan ğından başka bir şey değildir. tarihsel olayların etkisiyle gayÖte yandan, tarih bize gösterrimüslimlerin genel olarak toplumsal hayat, miştir ki, her yasak yasakçısına misliyle geri özel olarak eğlence hayatındaki etkisi azalmaya döner. başladı. Osmanlı’nın içki yasakları hiçbir zaman amacına ulaşamadı. IV. Murat’ın despotik yaEYLÜL OLAYLARI sakları bile yüzlerce kelle almasına rağmen tut Kitapta 67 Eylül olaylarından geniş bimamıştır. Bekri Mustafa tarih sahnesinde IV. çimde söz ediliyor. Bu olayın eğlence ve içki Murat’ı yenilgiye uğratmıştır. Şahsen bütün hayatına etkisi ne oldu? bunların asırlara dayanan rakı ve meyhane kül Tarihi Pandeli meyhanesinin bugün artık var türünü sindirmek bir yana güçlendireceğini dü olmayan Eminönü Balıkpazarı’ndaki eski yerişünüyorum. nin olaylara katılan faşizan güruh tarafından yağmalanıp yerle bir edilmesi, 67 Eylül trajedisinin VLİYA ÇELEBİ’DE eğlence hayatındaki olumsuz etkilerinin sembolik RAKI ifadesidir. Menderes hükümeti Pandeli’ye Mı Zaman içinde Türkiye’deki rakı üreti sır Çarşısı’nın girişindeki bugünkü yerini vermiş mi yöntem, tat ve koku anlamında ne gibi olsa da, birçoğu gayrimüslim olan meyhaneciler değişiklikler gösterdi? ve eğlence yeri işletmecileri, her meşrepten “Evliya Çelebi Seyahatnamesi”nde ra müşterileriyle birlikte tedirgin olmuştu bir kere. kı tarihi açısından çok önemli gastronomik Yine de 67 Eylül sonrasında meyhaneci cepbilgilere rastlarız. Ünlü gezgin, İstanbul’da hesinde büyük göçler yaşanmadığı biliniyor. Bi“arakçıyan esnafı” adı verilen ve o zamanlar zans’tan beri eğlence hayatına egemen olan genellikle “arak” veya “arakı” olarak anı Rum meyhanecilerin Türkiye’yi terk etmesi, dalan rakının atasını üreten bir esnaf grubun ha çok 1964 Kararnamesi ve 1974 Kıbrıs Barış dan söz eder. Bu ustaların kullandığı aro Harekâtı’ndan sonra gerçekleşti. R önemli bir kalem oluşturması, içki yasaklarının fazla uzun ömürlü olmamasına yol açıyordu. Müslümanların yasaklara ve baskılara rağmen gizlice gayrimüslimlerin arasına karışıp meyhanelerde içki içmesi ise gözden kaçırılmaması gereken bir başka gerçeklikti. UMHURİYET DÖNEMİ Cumhuriyet döneminin ünlü meyhanelerinden söz edebilir misiniz? Cumhuriyetin ilk büyük lokantacısı Karpiç ve servis duayeni Silvio Fontana’nın İstanbul’dan yeni başkent Ankara’ya giderek devlet erkânının eğlence ve resepsiyon ihtiyacını karşılayacak altyapıyı kurması önemli bir tarihsel dönüşüme işaret eder. Osmanlı döneminde varlıklı kesimlere hitap eden “alafranga meyhane” formu olarak toplumsal hayata girip Cumhuriyet döneminde halkın rağbet ettiği “alaturka müzikhol” haline gelen gazinolar, mutlaka anılması gereken bir eğlence formunu yerleştirmişti. Gazino, rakı ile alaturka musikiyi bir daha ayrılma C İÇKİ KÜLTÜRÜ Ö V Bombacılar son anda yakalandı BATMAN (Cumhuriyet) Batman İpragaz Mahallesi’ndeki Şehit Hasan Gül Karakolu’na saldırı planı hazırlayan 5 kişinin son anda fark edildiğini bildirildi. Yapılan takipte söz konusu kişilerin karakola yakın bir yerde etkisiz hale getirilerek gözaltına alındığını ifade eden Vali Ahmet Turhan, “Etkisiz hale getirilen 5 kişiden 2’sinin üzerinde yapılan aramada 2 adet parça tesirli el yapımı bomba bulundu. Karakola saldırı girişiminde olan zanlıların yakalanmasıyla büyük bir facia önlenmiş oldu” dedi. İ 67 E BDP’li Tuncel’e protesto şoku İstanbul Haber Servisi Dertbent’teki yurttaşlara destek için düzenlenen eyleme BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel de katıldı. Yurttaşların sorunlarını dinleyen Tuncel, “Kentsel dönüşüm, kentsel ranta dönüştü. Amaç buradaki fakirleri çıkarıp zenginleri yerleştirmek. Siyasilerin halkla beraber hareket etmesi gerekir.” dedi. Tuncel konuşurken kucağında çocuğuyla gelen bir kadın ‘PKK yardımı istemiyoruz’ diye bağırdı. Bazı yurttaşlar kadının üzerine yürürken bazısı kadını eliyle itti. Araya giren sivil polisler protestocu kadını uzaklaştırarak gerginliğin büyümesini önledi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog