Bugünden 1930'a 5,466,868 adet makale



Katalog


«
»

14 ŞUBAT 2011 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA HABERLER Cumhurbaşkanı Gül, yüksek yargıyla ilgili yasaya yapılan itirazları görmezden geldi 5 3 günde onayladı Cumhurbaşkanı Gül, Gerçeker ve Birden’le görüşmesinden iki gün sonra Yargıtay ile Danıştay’ın daire ve üye sayısını arttıran yasayı onayladı. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker ve Danıştay Başkanı Mustafa Birden’le görüşmesinden iki gün sonra Yargıtay ile Danıştay’ın daire ve üye sayısını arttıran yasayı onayladı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle Yargıtay ve Danıştay’da dengelerin hükümet lehine değişmesi bekleniyor. Danıştay ve Yargıtay’la ilgili düzenleme 9 Şubat Çarşamba günü TBMM’de kabul edilmiş, 10 Şubat’ta ise Cumhurbaşkanlığı’na gönderilmişti. Aynı gün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Gül’e “Parlamentoda kabul edilen yasa, yargının, yürütmenin emrine girmesini öngören bir yasadır. Eğer siz bu ülkede demokrasinin kökleşmesini, özgürlüklerin yeşermesini, baskının ortadan kalkmasını istiyorsanız, sade bir yurttaş bile telefonlarının dinlendiğinden endişe duyuyorsa, bu yasa bu endişelere sadece katkı verecektir, endişeleri yok etmeyecektir” diye seslenmişti. Cuma günü ise Gerçeker ve Birden, Köşk’e çıkarak, ayrı ayrı Gül’e çekincelerini anlatmıştı. Ancak Cumhurbaşkanı Gül, “veto et” çağrılarına rağmen yasayı 3 günde onayladı. İran’a gitmek üzere dün Esenboğa Havaalanı’nda konuya ilişkin soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Gül, yasayla ilgili kendisine iletilen kaygı, fikir ve görüşleri hukuk bürosunda danışmanlarına incelettiğini belirterek yasanın onaylanmasında herhangi bir sakınca ve problem olmadığını gördüğünü söyledi. Yüksek yargının önünde inanılmaz bir yük ol ‘Evren’in Avukatı Olurum Ama Para Almam!’ İyimaya’nın savunması teatraldi: AKP’nin darbe karşıtlığının “özde “(...) Ankara Barosu’nda değil, sözde” olduğunun her gün yeni bir kanıtını görüyoruz. BDP’li yapayalnız avukatlığa başladım ve Hasip Kaplan, darbelere dayanak sorumluluk hukukunda derinleştim. gösterilen TSK İç Hizmet 12 Eylül’de avukattım, birkaç senelik Kanunu’nun 35. maddesinin avukat. Bildiri yayımlandığı zaman kaldırılması için verdiği yasa beni en fazla üzen şey, avukatların önerisinin TBMM Genel Kurulu’nda ve doktorların çok kazandığı ve vergi öncelikle görüşülmesini istedi. vermedikleriydi. Bilincimin derinine CHP’nin de bu maddeyle ilgili yasa saplanan bir kılıç gibi ruh önerisi var. Yani teorik olarak; AKP, dünyamdaki gerçeklik olarak yerini CHP ve BDP’nin toplam 455 aldı. Tarih bana bir fırsat verdi. Tarihini bilmiyorum, milletvekilinin oylarıyla hemen 1993’tür, 94’tür. 12 Eylül bu maddeyi kaldırmak rejimi sona ermiş, olanaklı. Ancak, AKP bu normalleşme dönemine önerinin doğrudan gündeme geçilmişti. Aziz Nesin, alınıp yasalaştırılmasına “hayır” dedi. CHP Grup değerli meslektaşım Emin Başkanvekili Muharrem İnce Değer’in dilekçesiyle Kenan de AKP’lilerin darbe karşıtlığı Paşa’ya bir dava açmıştı. (...) konusundaki samimiyetini Bir sabah, çok saygı sorgularken AKP’li Anayasa duyduğum ve iki üç hafta Ahmet Komisyonu Başkanı Ahmet evvel geçirdiğimiz medeni İyimaya İyimaya’nın “eski defterlerini” hukuk projelerinin büyük karıştırdı: başı Turgut Akıntürk bana bir telefon “Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, açtı. ‘Ahmet Bey, Kenan Paşa’ya bir mahkemesi Ankara Asliye 15. Hukuk dava açıldı, böyle böyle. Hâkimliği okuyorum Kenan Evren Yargıtay’dan, hukuk bilim adına avukatı Ahmet İyimaya. dünyasından sorduk, bu konuda en Duyduk duymadık demeyin! Ey kaliteli isim sensin, davayı kabul ahali! Bu ülkede, Kenan Evren bu eder misin?’ dedi. Tefekkür ettim, ülkede darbe yaptığında CHP’yi vicdani sorgumdan geçirdim. Davayı kapattı. Bu partinin yöneticilerini aldım. Bir zarf içerisinde zorunlu ikamete tabi tuttu. Çankaya’dan para geldi. Bunu Arkadaşlarımız işkence gördü. Bizim hatıralarımda yazacaktım. ‘Nedir arkadaşlarımız 12 Eylül sonrasında bu?’ dedim. 500 lira para. Dedim ki: işkence görürken Ahmet İyimaya Darbenin ilk demeci avukatlık ücreti Kenan Evren’in avukatıymış da konusunda olan bir zatın parasını haberimiz yokmuş.” almıyorum ve iade ediyorum.” EMİNAĞAOĞLU ‘Taraflılığı tescillendi’ ALİCAN ULUDAĞ İran’a kritik ziyaret Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere İran’a gitti. Gül, hareketinden önce Esenboğa Havaalanı’nda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Balyoz davasıyla ilgili soru üzerine Gül, yargı safhasında olan bir davayla ilgili bir şey söylemesinin mümkün olmadığını belirtti. “Mısır’daki gelişmelerle ilgili bundan sonrası için neler bekliyorsunuz” sorusu üzerine Gül, İslam dünyasında olağanüstü değişim süreci yaşandığını, tarihi bir değişim süreciyle karşı karşıya olunduğunu belirtti. Gül, Mısır’da Silahlı Kuvvetler’in sivil bir yönetime geçiş için çaba göstermesini istedi. Akşam saatlerinde İran’a ulaşan Gül’ü İran Dışişleri Bakanı Ali Ekber Salihi karşıladı. (AA) duğunu, hatta Avrupa yüksek mahkemelerinin bütün dosyaları toplandığında, Türkiye’deki yüksek yargı dosyalarının yarısı bile etmediğini savunan Gül, şunları kaydetti: “Bu yıl 2025 bin dosya zamanaşımına uğrayacak. Eğer bu şekilde devam ederse 45 sene içinde Yargıtay’daki ceza dosyalarının 200 bini zamanaşımına uğrayacaktır. Zaman aşımı ne demektir? Herkesin yaptığı nın yanına kâr kalmasıdır. Böyle dehşet bir durumla karşı karşıyayız. Buna ilave olarak bir de tahliyeleri düşünün. En son İzmir’de yazık bir kızcağızın başı testereyle kesildiği için ve zanlısı 6 sene sonra yargılama bitmediği için tahliye edilmek zorunda kalındı.” İstinaf mahkemelerinin de süratli bir şekilde çıkartılması gerektiğini söyleyen Gül, bunu takip edeceğini ifade etti. ANKARA Yargıçlar ve Savcılar Sendikası (YARGISEN) Kurucu Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Yargıtay ve Danıştay’a ilişkin yasa değişikliğini “jet hızıyla” onaylayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün tarafsızlığını yitirdiğini söyledi. Yasayla yargı bağımsızlığının ortadan kaldırıldığını belirten Eminağaoğlu, istinaf mahkemelerinin kurulmasının ardından da siyasi iktidarın “yargı operasyonunun” tamamlanacağını vurguladı. Eminağaoğlu, Gül’ün yüksek yargıyla ilgili yasayı “jet hızıyla” imzalanmasıyla “Cumhurbaşkanlığı makamının hükümet programlarının uygulanma mercii görünümü kazandığını ve tarafsızlık içinde hareket etmediğinin tescillendiğini” kaydetti. Gül’ün zamanaşımıyla ilgili sözlerini eleştiren Eminağaoğlu, “2005’teki yasa değişikliği ile yargıyı bu kaotik ortama siyasi iktidar sokmuştur. Buna rağmen Cumhurbaşkanı tarafından zamanaşımının gerekçe yapılması kaotik ortamı yaratan siyasi iktidarla aynı eksende davranması yönünden son derece manidardır” diye konuştu. Düzenlemeyle mevcut davaların da dairesinin değiştirileceğini vurgulayan Eminağaoğlu “Bu da devam eden davalara müdahale olarak yorumlanabilecek” dedi. Gül’ün ‘balayında gözaltı’ anlatımında da Metris çelişkisi var Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “ben de işkence gördüm” açıklamasındaki çelişkili ifadelere ilişkin “işkence tanığı” arkadaşı Mehmet Metiner’in düzeltmeleri sürüyor. Bu düzeltmelere karşın işkencenin tarihinin 1979 mu, 1980 mi olduğu henüz netlik kazanamadı. Metris mi, Davutpaşa mı olduğu konusundaki tartışma da sürüyor. “Komutanla Erdoğan’ın gülüşerek sohbet etmeleri” de keza öyle. Çünkü daha önceki Erdoğan’ın biyografilerinde bu işkence olayı yoktu. Ancak Erdoğan’ın işkence gördüğüne ilişkin açıklamaları, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün 2000 yılında FP’de Recai Kutan’a karşı genel başkan adayı olup kaybettiği ama bugünkü AKP’nin de temellerinin atıldığı kongre öncesi bastırdığı kitapçıktaki gözaltı anlatımını çağrıştırdı. O güne kadar rakibi Kutan’ın 12 Eylül’de Necmettin Erbakan ve MSP’lilerle hapis yattığı biliniyordu. Ancak Gül’ün böyle bir kariyeri yoktu. Gül, tam kongre öncesi aday kitapçığında 12 Eylül’de gözaltına alındığını anlatarak bir hayli haber olmuş ve parti içinde avantaj da yakalamıştı. Gül, bu gözaltının detaylarını Cumhurbaşkanı olduktan sonra gazetecilere anlattı. Bir haftalık evliyken gözaltına alınmıştı, yani balayındayken. Gül de Erdoğan gibi, ciple Metris’e götürüldüğünü söylüyor. Ama Gül’ün Metris tarihi de sorunlu. Çünkü Can Dündar’ın yazdığına göre Metris Cezaevi, cezaevinin resmi internet sitesine göre 17 Nisan 1981 tarihinde açılmış. Oysa Gül “13 Eylül Cumartesi günü”, yani 12 Eylül’de askerlerin yönetime el koymasından tam bir gün sonra götürüldüğünü anlatıyor. Gül bu yanlışa bir düzeltme yapar umarız. Belki o da tarihi karıştırıyordur. Bizim asıl derdimiz illa Gül’de de bir çelişki bulmak değil. Söylemek istediğimiz şu. O zamana kadar kimsenin bilmediği bu gözaltı hikâyesi Gül’e FP’de epeyce prim yaptırmıştı. Zamanlaması da mükemmeldi. Erdoğan’da da bir zamanlama planlaması var mıydı bilmiyoruz ama daha önce Pınarhisar Cezaevi’nde yatması nedeniyle, “damdan düşen Başbakan” sıfatı sıkça söylenen Erdoğan’ın, 12 Haziran’daki seçime “işkence gören Başbakan” titriyle gireceği kesin. Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu ile MHP lideri Bahçeli’ye sert çıktı ‘Pisliklerinizi temizliyoruz be’ İstanbul Haber Servisi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin AKP iktidarının tüm icraatlarını sorgulayacakları yönündeki açıklamalarına tepki göstererek “Biz sizin pisliklerinizi temizliyoruz be” dedi. 12 Haziran’daki genel seçimleri “milat” olarak nitelendiren Başbakan Erdoğan, “Cumhuriyetimizin 100. yıldönümü olan 2023 yılının miladı 12 Haziran’dır” diye konuştu. Mısır’daki halk hareketini de değerlendiren Erdoğan, “Mısır’da kaybeden statüko, kazanan değişimdir. Mısır’da kaybeden baskı, kazanan demokrasidir. Mısır halkı, geçiş sürecini de başarıyla atlatacak, özgürlükçü, anayasal demokrasiye sahip, çoğulcu ve katılımcı bir idareyi en kısa sürede tesis edecektir” dedi. Erdoğan, Bağcılar Spor Salonu’nda düzenlenen “3. Ordulular Sevgi Şöleni”ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, muhalefetin AKP iktidarının tüm yolsuzluklarının ortaya çıkarılacağı ve tüm icraatlarının inceleneceği yönündeki sözlerine tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu dün CHP’nin Beylikdüzü’ndeki yeni ilçe binasının açılışını gerçekleştirdi. CHP liderinin gelişi sırasında açılışın yapılacağı plazada izdiham yaşandı. Kılıçdaroğlu, açılışın ardından Beylizdüzü Kaya Ramada Otel’de yapılan CHP’ye katılım törenine katıldı. (Fotoğraf: UĞUR DEMİR) Şener CHP’nin Sivas adayı mı olacak? CHP’nin önceki Genel Başkanı kulislerinde “Şener, seçimlerde Deniz Baykal, Cumhurbaşkanlığı Sivas’tan milletvekili adayı olabilir” seçim sürecinde Abdüllatif söylentileri yaygınlaşmaya başladı. Bunları CHP Sivas Şener’le ilgili övücü Milletvekili Malik Ecder açıklamalar yapmıştı. Özdemir’e sorduk. Yanıtı AKP’den istifa ettikten sonra sert oldu: Türkiye Partisi’ni kuran “Ben de duyuyorum. Abdüllatif Şener’e yeni CHP Olacağına ihtimal yönetiminden de sıcak vermiyorum. Madımak mesajlar gidiyor. Şener bu yangınında 37 insan konudaki sorulara “CHP’ye yakılırken Abdüllatif Şener, bir eğilimim yok. Türkiye Abdüllatif Refah Partisi Sivas Partisi ile ilgili olarak Şener milletvekiliydi. Madımak kamuoyunda bir algı var. Bu sanıklarını cezaevinde ziyaret algıyı bozmamak gerekir. CHP ve AKP’yle bir seçim işbirliği etmişti. Bunlar nasıl unutuluyor? de yapılmaz” karşılığını vermişti. Ama eğer Abdüllatif Şener, Şener’in Saadet Partisi ile seçim Sivas’tan aday gösterilecekse, ikinci işbirliği aradığı da konuşuluyor. Son sıraya da Şevket Kazan’ı koysunlar günlerde CHP daha iyi olur!” ‘Bizde istismar yok’ Başbakan Erdoğan, “Biz de sanal tehditlerle ayakta kalma çabası yok. Başkalarının yaşam tarzına müdahale yok. Bizim siyasetimizde istismar, kutsal değerleri siyasete alet etme yok. Bizim siyasetimizde karnından konuşmak, çark etmek, nabza göre şerbet vermek yok. Şimdi ana muhalefet yavru muhalefet ‘gelince yapılanları soruşturacağız’ diyorlar. Biz sizin pisliklerinizi temizliyoruz be! IMF’den bize 23 milyar dolar borç bıraktılar. Şimdi borç 5.7 milyar dolar. Eğer yolsuzluk olsaydı sizin pislikleriniz temizlenebilir miydi? Durum ortada ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri’ Daha fazla lafa gerek yok” diye konuştu. Erdoğan, Türkiye’nin de bölgesinde önemli bir güç haline geldiğini söyledi. Mısır’da yaşananların statükoyu savunanlara ders olması gerektiğini belirten Başbakan Erdoğan, “Bugün barış çağrıları tüm dünyada yankı bulan, dikkate alınan bir ülkedir Türkiye. Kendi ülken için istediğini komşu ülken için de isteyeceksin. Biz herkes için barış, özgürlük ve demokrasi istediğimizi cesaretle seslendirdik. Çifte standarda, bekle gör politikasına prim vermedik. Mısır’da kaybeden statüko, baskı, kazanan demokrasi değişimdir” dedi. Erdoğan, Ordu’ya yapılması planlanan OrGi Havalimanı’nın temelinin de mart ayı içinde atılacağını belirtti. Demokrasi askıya alındı İstanbul Haber Servisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini, telefonların dinlendiğini ve haksız yere tutuklamaların olduğunu belirterek “Türkiye, demokrasinin askıya alındığı, baskı rejiminin uygulandığı bir sürece giriyor. Hepimize görev düşüyor. Özellikle kadınlara ve gençlere büyük görev düşüyor” dedi. Siyasete etnik kimlik ve inançların karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, AKP hükümetini eleştirerek “Tutturmuşlar bize ak deyin. İşsizliği kaldır, yatağa aç çocuk girmesin, her evde kadının tenceresi kaynasın o zaman sana ak diyeceğim. Bunlara Aldatanlar ve Kaldıranlar Partisi diyorum” dedi. Kılıçdaroğlu dün CHP’nin Beylikdüzü’ndeki yeni ilçe binasının açılışını gerçekleştirdi. Sosyal devlet kuracaklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, “AKP kâbusundan bu ülkeyi kurtaracağız diye yürüyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, açılışın ardından Beylizdüzü Kaya Ramada Otel’de yapılan CHP’ye katılım törenine katıldı. Tören sırasında sık sık “Başbakan Kemal” sloganı atıldı. CHP’de ‘13 Haziran’ hesapları CHP “Kılıçdaroğlu sonrası” fena halde çoksesli bir parti haline geldi! Her kafadan bir ses çıkıyor, bir genel başkan yardımcısının söylediğini diğeri yalanlıyor. Parti yöneticileri sık sık “yanlış anlaşıldım”, “onu kastetmedim” diye başlayan cümlelerle kamuoyu önüne çıkıyor. Ülkenin temel sorunları konusunda asgari müştereklerde anlaşmış bir parti yönetimi, görüntüsü yok. Zaten en temel konular da “komisyona havale edilmiş” durumda, rapor bekliyoruz. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu “Biz demokrasiden ve özgürlüklerden yana bir kitle partisiyiz, halkın partisiyiz. Partimizde arkadaşlarımız elbette düşüncelerini dile getirecekler” diyor. Elbette sosyal demokrat bir partide kanatlar olur, çokseslilik esastır. Ancak, bu sesler arasında bir uyum olmazsa “kakafoni” olur! Genel merkezde bir karmaşa hâkim. Yeni yeni isimler partiye geliyor, danışmanların görev tanımları karışık, kimin ne yaptığı belli değil. Bu tabloyu eleştirdiğimizde, bir parti yöneticisi “Uyuşukluk olacağına kaos olsun” dedi. Ancak bu tablo, Kılıçdaroğlu partinin başına geçtiğinde esen umut rüzgârlarını kesmiş görünüyor. Sırada, asıl büyük sarsıntı var. CHP milletvekili adaylarının belirlenmesi sürecinde partide büyük tartışmalar yaşanması bekleniyor. Bu arada, “birileri” kenarda 13 Haziran’ı bekliyor, hesaplarını yapıyor... Kılıçdaroğlu, TRT 1’de katıldığı Politik Açılım programında soruları yanıtladı ‘AKP iktidarı tuzu kokuttu’ İstanbul Haber Servisi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TRT 1’de yayımlanan “Politik Açılım” programında yaptığı açıklamada, Ergenekon sanıklarından bazılarının CHP’den milletvekili adaylığı ile ilgili “Ortada aday yok, öyle bir şey de yok. Aday var mı o bile belli değil. Bilinmeyen bir konuda karar beyan etmek yanlıştır” değerlendirmesinde bulundu. İstanbul Emirgan’da yurttaşlarla sohbet eden Kılıçdaroğlu, AKP’nin tuzu kokuttuğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal döneminden bu yana süren TRT boykotunu bozdu. Kılıçdaroğlu, dün TRT 1’de “Politik Açılım” programında Fehmi Koru, Derya Sazak ile Prof. Dr. Fuat Keyman ve Prof. Dr. Mustafa Erdoğan’ın sorularını yanıtladı. Demokratik anayasa Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliği paketiyle ilgili, “Biz daha özgürlükçü, demokratik bir anayasadan yanayız. Başbakan’da olan yetki dünyanın hiçbir yerindeki Başbakan’da yok” dedi. Kürt sorunuyla ilgili bir so ruya Kılıçdaroğlu, “Niye birbirimizi öldürüyoruz, ama ayrı devlet kurma talebine ‘kusura bakmayın’ diyoruz. Bağımsızlık savaşını birlikte verdik. Toplumsal uzlaşmaya gideceğiz” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, sabah ise Emirgân’da yurttaşlarla sohbet etti. Gazetecilerin Balyoz soruşturmasındaki tutuklamalarla ilgili sorularına Kılıçdaroğlu, “Yargı siyasallaştırılmıştır, güven sarsılacaktır. Tuzun kokmaması lazım. AKP tuzu kokuttu. Zaten sorun da buradan başlıyor” dedi. Türey Köse, Ayşe Sayın, Erdem Gül parlamentokulisi@gmail.com C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog