Bugünden 1930'a 5,431,709 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

C İmtiyaz Sahibi: CUMHURİYET VAKFI adına ORHAN ERİNÇ Genel Yayın Yönetmeni: İBRAHİM YILDIZ İstihbarat: Cengiz Yıldırım Ekonomi: Hasan Eriş Yazıişleri Müdürleri: Güray Öz (Sorumlu) Dış Haberler: Özgür UluMurat Ataş Miyase İlknur (Ek Yayınlar) soy Kültür: Celal Üster Spor: Arif Kızılyalın Haber Merkezi Müdürü: Hakan Kara BilgiBelge: Edibe Buğra Yayın Kurulu: Orhan Erinç (Başkan), İbrahim Yıldız (Başkan Yardımcısı), Cüneyt Arcayürek, Ali Sirmen, Hikmet Çetinkaya, Şükran Soner, Emre Kongar, Orhan Bursalı, Mustafa Balbay, Hakan Kara. Ankara Temsilcisi: Utku Çakırözer Ahmet Rasim Sok. No: 14 Çankaya 06550 Ankara Tel: (0312) 4423050 Faks: (0312) 4423010 İzmir Temsilcisi: Serdar Kızık, H. Ziya Blv. 1352 S. 2/3 Tel: (0232) 4411220, Faks: (0232) 4418745 Adana Temsilcisi: Çetin Yiğenoğlu, İnönü Cd. 5 S. Aksoğan İş H. Kat 1 Tel: (0322) 3631211, Faks: (0322) 3631215 Antalya Temsilcisi: Ahmet Oruçoğlu Cumhuriyet Meydanı Yıldız Ap. B Blok No: 80/5 Tel: (0242) 2480057 Faks: (0242) 2430509 İdare Müdürü: Hüseyin Gürer Mali İşler: Bülent Yener Satış: Fazilet Kuza Cumhuriyet Reklam: Genel Müdür: Özlem Ayden Genel Müdür Yardımcısı: Nazende Pal Tel: (0212) 251 98 74 75 /251 98 81 82 Faks: (0212)251 98 68 Rezervasyon: (0212) 343 72 74 Faks: 212 343 72 53 İmsak: 5.39 Güneş: 7.08 Öğle: 12.25 İkindi: 15.02 Akşam: 17.29 Yatsı: 18.44 Yayımlayan ve Yönetim Yeri: Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş, Prof. Nurettin Mazhar Öktel Sk. No: 2. 34381 Şişli/İstanbul Tel: (0212) 343 72 74 (20 hat) Faks: (0212) 343 72 64 eposta@cumhuriyet.com.tr Yaygın süreli yayın Baskı: DPC Doğan Medya Tesisleri Hoşdere Yolu 34850 Esenyurt İstanbul Dağıtım: YAYSAT Doğan Medya Tesisleri Hoşdere 34850 Esenyurt İstanbul 1 ŞUBAT 2011 CHP’li Ekici: Evlilik yaşı 18’e çıksın ‘Çocuk gelinler’ için yasa önerisi ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) CHP, TBMM Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu raporlarında sayısının 5.5 milyona ulaştığı belirtilen “çocuk gelin” dramına çözüm bulunması amacıyla Medeni Yasa’da evlilik yaşı sınırının 17’den 18’e çıkarılması için yasa önerisi verdi. CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici tarafından TBMM Başkanlığı’na sunulan öneride, Medeni Yasa’nın 124. maddesindeki, “Erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez” hükmünün “Erkek ve kadın 18 yaşını doldurmadıkça evlenemez” şeklinde değiştirilmesini istedi. Ekici önerisinde, “Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir” ifadesinin de “Ancak hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 17 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir” olarak değiştirilmesini önerdi. Ekici, gerekçede, mevcut düzenlemeye göre evlenebilmek için yaş sınırının 17 olduğu, bu durumun özellikle kız çocuklarının istismar edilmesine yol açtığı ve “18 yaş koşulunun” aranmaması nedeniyle kız çocukları için evlenme yaşının 12’ye kadar düştüğü kaydedildi. Dış Haberler Servisi Antarktika’dan geçen yılın başlarında kopan 2500 kilometre karelik buzdağının küresel iklim değişikliğine yol açabileceği belirtiliyor. Güney Kutbu’nda incelemelerde bulunan bilim insanları, buzdağının okyanuslardaki akıntıları değiştirebileceğini, bunun da yüzey ve yüzey altı akıntıların sıcaklıklarında farklılık yaratarak küresel iklim değişikliğini etkileyebileceğini kaydediyor. (REUTERS) 52 yıl sonra püskürdü İklimi değiştirebilir Japonya’da 52 yılın ardından faaliyete geçen Şinmoedake Yanardağı önceki gün bir kez daha duman ve lav püskürttü. 1421 metre uzunluğundaki yanardağın havaya duman ve lav püskürtmesi, yanardağ etrafındaki geniş bir bölgenin volkanik külle kaplanmasına yol açtı. Takaharu kasabası yetkilileri, bölgede yaşayan 1100 kişiye tahliye merkezlerine gitme çağrısında bulundu. Japonya’daki Meteoroloji Ajansı da daha önce ilan edilen girişe yasaklı tehlikeli bölge alanını genişleterek 3 kilometreye çıkardı. (AFP) Kadın cephesinde yeni bir şey yok Dört milyona yakını okuma yazma bilmiyor, çoğu sigortasız, ücretsiz ev işçisi olarak görülüyor, yönetici kadroları da hâlâ onlara kapalı... Babylon’da Bob Marley gecesi Haber Merkezi Reggae müziğini dünyaya tanıtan efsanevi şarkıcı Bob Marley, 66. doğum yıldönümünde, Babylon’da cumartesi günü düzenlenecek etkinlikle anılıyor. Gecede ilk performansı Neşeli Milis sergileyecek. Ardından Iya Waves sahneye çıkacak. Gecede ayrıca Ras Memo, Selekta Firuzağa, Lady Khadija ve DJ Mahi de Bob Marley’e özel olarak seçtikleri parçalarla yer alacak. ‘Da Vinci’ robotu GÜ’de Galliano nostaljisi İngilizlerin aykırı moda tasarımcısı Galliano, Dior için tasarladığı kıyafetleri Paris’te görücüye çıkardı. Kabarık eteklerin, straples kesimlerin bolca kullanıldığı koleksiyonda dikkat çeken bir başka ayrıntı saç aksesuarları, takma kirpikler ve bolca kullanılan kıpkırmızı rujlardı. (Fotoğraf: AFP) Uzaydaki astronotlara gerektiğinde ameliyat yapılabilmesi için geliştirilen “Da Vinci” robotu, Ankara’da Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de hizmet vermeye başladı. Üniversitede düzenlenen basın toplantısında, Da Vinci robotu eğitimi alan Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Doç. Dr. Lütfi Tunç, iç organların üç boyutlu olarak görülebildiği ve robotu kumanda edebildiği bir konsolda oturarak ameliyatı gerçekleştirebildiğini söyledi. / IŞIL ÖZGENTÜRK Çaresizlik Ölümden Beter Bir Şey Olmalı Dünyanın en dişi kentlerinden biri hiç kuşkusuz Barselona’dır. Tıpkı İstanbul gibi, binlerce hikâye sokaklarda, bulvarlarda, gece kulüplerinde, adı kötüye çıkmış mahallelerde dolaşıp durur. Barselona dünyanın bütün dişi kentleri gibi büyük çelişkileri içinde barındırır. Tıpkı İstanbul gibi. Bu girişten sonra sizi bugünlerde sinemalarda oynayan “Biutiful” filmine götürmek istiyorum. “Paramparça Aşklardan” “Babil’den tanıdığınız yönetmen Alejandro Gonzalez Inarritu bu kez Barselona’yı mekân tutmuş ve bize inanılmaz bir çaresizliği anlatıyor. Öyle ki bütün film boyunca tüyleriniz diken diken, hemen şuracıkta, İstanbul’un Tarlabaşı’nda da yaşanabilecek bir öyküyü bizlere hiç acımadan, “Alın işte dünyanın geldiği son durum bu” diyor. Hiç sokakta yürürken kara derili bir Senegallinin yanınıza yaklaşıp size çakmak ya da ucuz saat satmak istediği oldu mu? Mutlaka olmuştur, çünkü dünyanın bütün büyük şehirlerinde kaçak mülteciler bir lokma ekmek için, insanlara yalvarırlar. Çünkü çok acımasız bir sistem olan kapitalizm, onları yurtlarından, yaşadıkları topraklardan göç etmeye zorlamıştır. Dünyanın neresi olursa olsun yaşamak için oralara gitmişlerdir, kaçaktırlar, en ucuza onları çalıştırabilirsiniz. Biutiful filmi öncelikle kaçak mültecilerin içinde bulunduğu çaresizliği anlatıyor ve gene çaresiz bir Barselonalı aracılığıyla. Barselonalı adam yoksuldur, iki çocuğuna bakmak zorundadır ve yapabildiği tek iş polisle mülteciler arasında aracılık yapmaktır. O da üç kuruş paraya otuz kişi tek bir odada yatan ve sabahtan akşama inşaatlarda kaçak çalışan mülteciler gibidir. Kanserdir ve iki aylık bir ömrü kalmıştır. Bu zaman içinde para biriktirmek için yapamayacağı şey yoktur. Çünkü çocukları vardır. Boşandığı karısı gelir gider akıllı ama çok naif bir kadındır. Çocuklarına mutlu bir doğum günü geçirtmek amacıyla erkeklerle yatar, tren bileti, otel parası için. Ve para biriktirmeye çalışan Barselonalı adamımız, bodrumda yaşayan mülteciler için ısıtma araçları alır ama aldığı ısıtma araçları bodrum için tehlikelidir. O bu tehlikenin farkındadır ama paraya ihtiyacı vardır. Yanlış ısıtmaları alır ve otuz mülteci koyun koyuna bodrumda zehirlenerek ölür. Cesaret, yönetmenimiz bize hayatın en karanlık yerlerini göstermek istiyor. İnsanoğlunun çaresizlik içinde neler yapabileceğini, vicdan duygusunun nasıl ortadan kalkabileceğini göstermek istiyor. İtiraz yok, evet böyle bir dünyada yaşıyoruz, bunun için Barselona’ya gitmeye gerek yok. Hemen yanı başınızdaki Tarlabaşı’na inelim ve bir mülteci evinin kapısını çalalım. Aynı yoksulluk, tek göz bir oda, koridorda yedi odanın kullandığı çiş kokan bir tuvalet ve tek bir tüple pişirilen yağda yumurta. Ve hiç susmayan yeni doğmuş bir bebek. Film nasıl mı devam ediyor. Aynı karanlıkta devam ediyor. Tek güzel bir şey olmuyor filmde, tek bir umut ışığı yok. Zaten filmden çıktıktan sonra canınız yanımızdakiyle bile konuşmak istemiyor. Donuk ve umutsuz gökyüzüne bakıyorsunuz. Bu dünya bunları hak etmiyor. Bu düzeni hak etmiyor ama kendi kendinize bir çığlık atmaktan başka elinizden hiçbir şey gelmiyor. Barselonalı adamın ve topraklarından sürülen insanların hayata tutunmak için verdiği mücadele ve içinde bulundukları çaresizlik size de geçiyor. “Dünya böyle bir yer olmamalı” diyorsunuz. Ama gerçek bu, birileri pırlantalı sutyenler alabilsin, altın kaplarda yemek yiyebilsin diye çaresizlik dünyayı kuşatmış durumda. Filmden çıktıktan sonra aklıma nedense Mısır’da ve Tunus’taki olaylar geldi. Demek ki bıçak kemiğe dayanmış, çaresizlik ancak isyanla aşılabilir bir şey olmalı. Yatak odasında mavi ışığa dikkat ANKARA (AA) Enerji tasarrufu sağlayan ampullerin, gece kullanılması halinde meme kanseri riskini arttırabildiği iddia edildi. Hayfa Üniversitesi’nden biyoloji profesörü Abraham Haim, mavimsi ışık yayan bu tür ampullerin melatonin hormonu üretimini bozduğunu ifade etti. Melatonin hormonunun bazı meme ve prostat kanseri türlerine karşı koruma sağladığı düşünülüyor. Hormonun gece daha fazla salgılandığı ancak ampullerin gece yakıldığında hormon üretimini bastırdığı belirtildi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nce (KSGM) hazırlanan “Türkiye’de Kadının Durumu Aralık 2010” raporuna göre, Türkiye’de 4 milyona yakın kadın halen okumayazma bilmezken, istihdamda yer alan 100 kadından 58’i herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı olmaksızın çalışıyor. Okuma yazma bilmeyen 4 milyon 672 bin 257 kişinin 3 milyon 757 bin 203’ü kadın. Okuma yazma bilen fakat bir okuldan mezun olmayan kadınların sayısı ise 6 milyon 933 bin 483. İlkokul mezunu kadınların oranı ise erkeklerden fazla. Fakülte mezunu 4 milyon 320 bin 813 kişinin 1 milyon 786 bin 379’u kadın. Yönetici olamıyorlar Akademik personelde ise kadının durumuna bakıldığında profesör, doçent, yardımcı doçent, öğretim görevlisi, araştırma görevlisi ve okutman kadroları içinde kadın oranının birçok ülkeden daha yüksek olduğu (yüzde 38.7) görülüyor. 20092010 öğretim yılında, okulöncesi eğitimde çalışan 42 bin 716 öğretmenin yüzde 95’i, ilköğretimde çalışan 485 bin 677 öğretmenin yüzde 52’si, ortaöğretimde çalışan 206 bin 862 öğretmenin ise yüzde 41’i kadınlardan oluşuyor. Rapora göre eğitim yöneticisi konumundakiler arasında kadınların oranı çok düşük. İşgücüne katılım geriledi Türkiye’de kadın istihdamının temel sorun alanlarından biri olarak varlığını sürdürdüğü ifade edilen raporda, kadınların işgücüne katılma oranı 1990’da yüzde 34 iken 2009’da yüzde 26’ya geriledi. İşteki durumları açısından bakıldığında 100 kadından sadece 12’si kendi hesabına ve işveren konumunda, 51’i herhangi bir ücret ya da yevmiye karşılığında ve yüzde 34’ü ücretsiz aile işçisi olarak çalışıyor. Rapora göre Türkiye’deki 2 bin 948 belediye başkanının sadece 27’si kadın. 154 üniversitenin 8’inde kadın rektör görev yapıyor. Raporda, bürokraside üst düzey yöneticilerin yüzde 93’ünün erkek, yüzde 7’sinin kadın olduğu kaydedildi. Bangladeş’te dilencilere ücret ANKARA (AA) Bangladeş’te, gelecek ay başlayacak Dünya Kriket Kupası süresince dilencilere ücret ödenecek. Kupanın yapılacağı Çittagong kentinde, sokaktan uzak tutmak için dilencilere 3 ay boyunca günde 2 dolar verilecek. Belediye Başkanı Mansur Elam, ödemenin 300 kadar engelli dilenciye yapılacağını, ayrıca bu süre içinde kendilerine rehabilitasyon merkezlerinde kalma olanağı sağlanacağını söyledi. İTÜ’lü öğrenciler fiziğin kalbinde İstanbul Haber Servisi İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Fizik Mühendisliği Bölümü öğrencileri, evrenin varoluş sırlarını araştıran ve dünyanın en büyük parçacık fiziği araştırma merkezi olan Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü’ndeki (CERN) çalışmaları yerinde gözlemledi. Yerin 100 metre altındaki Atlas Dedektörü’ne inme fırsatı yakalayan öğrenciler heyecanlı anlar yaşadı. 48 öğrenci ile birlikte CERN’i gezen İTÜ Fizik Bölümü Araştırma Görevlisi Erhan Emirhan, “Burada hem teknik, hem fizik açısından yenilikleri ve gelişmeleri yakından görme fırsatı yakaladık” dedi. İTÜ Fizik Mühendisliği Kulübü tarafından organize edilen gezi kapsamında merkezi gezen öğrenciler, izletilen üç boyutlu simülasyonla parçacık fiziği hakkında detaylı bilgi edindi. Öğrenciler, Hızlandırıcı Teknolojileri Laboratuvarı’nda ise Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın 27 kilometrelik tüneli içerisinde kullanılan manyetik alanın test sürecini gözlemledi. Kura ile seçilen 10 öğrenci de yerin 100 metre altında ve 27 kilometre uzunluğundaki yeraltı tüneline inerek deneyin merkezi olan ATLAS dedektörünü görme şansı yakaladı. Geziye katılan İTÜ Fizik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Hayri Can Akyel, “Fiziğin farklı alanlarında uzmanlaşmak isteyen birçok arkadaşım CERN’i gördükten sonra, artık parçacık fiziği üzerine çalışma yapmak ve evrenin varoluş sırlarını araştırmak istiyor. Ben de bu alan üzerine yoğunlaşacağım” dedi. Beyin faaliyetleri ve sigara WASHINGTON (AA) ABD’nin Michigan Üniversitesi’nden bilim adamları, sigarayı bırakmaya çalışan bazı kişilere, sigarayı bırakmaya ilişkin mesajların verildiği bazı programlar seyrettirdi. Bu sırada katılımcıların beyin faaliyeti görüntülendi. Mesajlar sırasında beynin ön korteks bölümünün faaliyete geçtiği görülen kişilerin bir sonraki ay sigarayı azaltmaya daha hevesli olduğu belirlendi. isilozgenturk gmail.com C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog