Bugünden 1930'a 5,409,364 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 4 MART 2010 PERŞEMBE 4 HABERLER DÜNYADA BUGÜN ALİ SİRMEN Affedersiniz Ama Biz Ne Demiştik ki?.. Kötü bir şey olduğunda insan üzülür ama meydana gelecek olan kötülüğü, daha önceden haber vermişse kişi, o zaman kulak asılmamış olmasına daha çok sinirlenir. Hasıl olacaklar konusunda daha önce etrafını uyardığını hatırlatırken “Ben dememiş miydim, demekten nefret ederim ama...” diye başlayan kimi yazarların aksine, “ben dememiş miydim,” demeye bayılırım. Çünkü “Behey gafil seni bu kadar uyardık ama kalın kafalılığı sürdürdün” demek gereklidir ki, şaşkın aynı şaşkınlığı sürdürmesin. Şu AKP iktidara geldiğinden beri, “sivil darbe” girişimi içinde olduğunu yazdık. Aradan uzun süre geçti, onlarda demokrat arayanlar, iş işten geçince diktatörü görerek keramet sahibi oldu. Her neyse, yine de hiç değilse gerçeği gördüler ya! Şimdi de, Ermeni “soykırımı” tasarısının Amerikan Temsilciler Meclisi önüne gelmesi üzerine bir kez daha içimden şöyle haykırmak geliyor: - Ey gafiller biz size, bunları imzalamayın! dememiş miydik? Ama imzaladınız bakın şimdi ne dediysek onlar oldu mu? Bari yanlışı anladınız mı? Türkiye, ABD’nin hemen ardından tanıdığı Ermenistan ile sınırlarını, bunların Dağlık Karabağ’a saldırarak, o bölgeyi ve dışındaki bir kısım Azerbaycan toprağını işgal etmesi üzerine kapatmıştı. Tayyip Erdoğan da, bu politikaya sahip çıktıklarını, Ermenistan ile sınırların açılmasını Azerbaycan koşuluna bağladıklarını açıklamıştı. Bütün bunların yanı sıra, Ermenistan diyaspora ile birlikte, soykırım iddialarıyla Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya, uluslararası platformda güç duruma düşürmeye çalışmaktaydı. Ermenistan aynı zamanda anayasal belge niteliğindeki Bağımsızlık Bildirgesi ile, TC’nin doğusundaki kimi topraklar üzerinde de, “Batı Ermenistan” deyimiyle hak talep etmekteydi. Türkiye’nin “Herkes arşivlerini açsın, objektif belgeler üzerinden araştırma yapılsın, gerçek siyasi mülahazalara kurban edilmeden ortaya çıksın” taleplerini kulak arkası eden Ermenistan görülüyor ki, sadece tarihle yüzleşme değil, aynı zamanda Türkiye’den toprak ve tazminat talebi peşindeydi. Ekonomik çıkmazdan bir türlü kurtulamayan Ermenistan yurttaşı 75.000 kişi de şu anda Türkiye’nin göz yummasıyla topraklarımız üzerinde kaçak işçi olarak çalışmaktaydı. Ama başta ABD olmak üzere, Batılı ülkeler, bunlara aldırmadan daha çoğunu istiyor, Türkiye’ye Ermenistan ile sınır kapılarını açması için baskı yapıyorlardı. Burada baştan belirteyim ki, Türkiye ile Ermenistan arasında iyi ve yakın ilişkileri, yaşanan acı olaylara karşın, tarihimizin bir vecibesi olarak görmekteyim ve Ankara-Erivan yakınlaşmasını candan desteklemeye hazırım, yeter ki, Erivan art niyetinden, düşmanca emellerinden sıyrılsın! Ama Tayyip Erdoğan iktidarı bütün bunlar olmadan, Batılıların baskısına boyun eğerek, İsviçre’de mümzilerin (imza sahiplerinin) baskıcıların önünde utanmadan poz verdikleri bir törenle, Erivan ile sınırların açılmasını öngören protokolü imzaladı. Başbakan da sıkışınca dedi ki, - Canım eğer işgal ettikleri Azerbaycan topraklarından çekilmezlerse TBMM de onay vermez. Onaylanmayacak protokolü imzalamanın anlamı olmadığını, bu imzanın bizi yükümlülük altına sokacağını anlatmaya çalıştık, olmadı. Bir TV programında, Sayın Şükrü Elekdağ, Ermenistan’ın bu anlaşmayla halihazır sınırları da tanımadığını söyledi, AKP’nin diplomasi üstatlarından Murat Mercan itiraz etti. Çok geçmedi, Ermenistan Anayasa Mahkemesi, Sayın Elekdağ’ın haklılığını vurgulayan, Sayın Mercan’ı yalanlayan bir kararı kabul etti. Ermenistan Cumhurbaşkanı’nın da tutumuyla protokoller muallakta kaldı. Şimdi ABD, soykırım iddiasının Temsilciler Meclisi’nde görüşülmesini, protokolleri onaylaması için Türkiye’ye baskı aracı olarak kullanıyor. - Şimdi gördünüz mü ey ehli safiyan?! Biz bunu daha önce kaç kez söylemiştik! asirmen@cumhuriyet.com.tr ‘Değişikliği yargõya taşõrõz’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Cumhurbaşkanõ Abdullah Gül, son ge- lişmelerin ardõndan muhalefet liderleri- ni Çankaya’ya çağõrõrken dün ilk olarak CHP Genel Başkanõ Deniz Baykal’la görüştü. Baykal, görüşmede anayasa değişikliğine kesinlikle karşõ olduklarõ gö- rüşünü yinelerken, “Son dönemde ya- şanan yargılama süreçleriyle ilgili kaygı ve değerlendirmelerini” iletti. Cumhurbaşkanõ Gül, son operasyonlar ve yargõda yaşanan krizin ardõndan yük- sek yargõ organlarõ başkanlarõ ve Adalet Bakanõ ile görüşmeler yapmõş; Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Baş- kanõ Orgeneral İlker Başbuğ ile de üç- lü bir görüşme gerçekleştirmişti. Gül dün de TBMM’de grubu bulunan siyasi par- ti liderlerini Çankaya Köşkü’ne davet et- ti. Baykal ile dün saat 17.30’da görüşen Gül, bugün saat 11.00’de MHP Genel Başkanõ Devlet Bahçeli’yi, 14.30’da da BDP Genel Başkanõ Selahattin Demir- taş’õ kabul edecek. Cumhurbaşkanõ Gül’ün CHP Genel Başkanõ Baykal’la görüşmesi 1 saat 35 dakika sürdü. Baykal, görüşmeden son- ra “Yararlı bir görüşmeydi. Bilinen gö- rüşlerimizi kendisine aktardım. Gün- demdeki konuları değerlendirdik” de- mekle yetindi. CHP İletişim Koordina- törlüğü’nden görüşmeye ilişkin yapõlan açõklamada şöyle denildi: “Karşılıklı görüş alışverişinde bu- lunulan bu toplantıda, Sayın Cum- hurbaşkanı son hafta içinde yargı ku- rumlarının başkanları ve diğer yetki- lilerle yaptığı görüşmeler hakkında sa- yın genel başkana bilgi verdi. Deniz Baykal, anayasa değişikliği ve yargı- ya yönelik düzenlemeler konusunda düşüncelerini ayrıntılı olarak Cum- hurbaşkanı ile paylaştı. Ayrıca, bu gö- rüşmede Baykal, son dönemlerde ül- kemizde yaşanan yargılama süreçleri ile ilgili olarak kaygılarını ve değer- lendirmelerini de ifade etti.” ‘Referandumdan hayır çıkarsa AKP iktidarda kalamaz’ CHP lideri Baykal, Çankaya’ya çõk- madan önce topladõğõ MYK’de yargõ re- formu ve anayasa değişikliği konusunda değerlendirmeler yaptõ. Edinilen bilgiye göre; Baykal şu görüşleri dile getirdi: “Öyle anlaşılıyor ki Başbakan, düğ- meye bastı. Biz bu ortamda anayasa değişikliğinin gündeme gelmesine ke- sinlikle karşıyız. Nasıl olsa gidiyoruz, gelecek dönemin çerçevesini şimdiden belirleyelim anlayışı içindeler. Gele- cekte Yüce Divan’a gidecekler, bunu önlemenin, bundan kaçmanın yolunu arıyorlar. Bu koşullarda, yapılan AKP anayasası olacaktır. AKP gideceğini anladı, kendini kurtaracak yargı or- ganları yaratmaya çalışıyor. 608 suç dosyası olan bir parlamentonun Ana- yasa Mahkemesi ve HSYK’ye üye seçmesi kabul edilemez. Anayasa Mah- kemesi Başkanı Haşim Kõlõç’ın uyarı- ları önemli. Uzlaşma olmadan, ben yaptım oldu, zorlamasıyla olursa so- nunda bize gelir, diyor. Doğru söylü- yor, uzlaşma olmadan olmaz. Hukuk devletini, yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran bir düzenleme olursa elbet- te Anayasa Mahkemesi’ne taşırız. Eğer referandum olursa, bunu plebi- site çevirmek zorundayız. AKP kalsın mı, gitsin mi? Anayasal, yasal zorun- luluk yok ama referandumdan ‘hayõr’ çıkarsa AKP iktidarda kalamaz.” CHP lideri Baykal, dün uzun bir aradan sonra Çankaya Köşkü’ne çõkarak Cumhurbaşkanõ Gül’le görüştü. Baykal, Köşk’ten ayrõldõktan sonra “Bilinen görüşlerimizi kendisine aktardõm” dedi. CHP’den yapõlan açõklamada ise Başkal’õn “anayasa değişikliği ve yargõya yönelik düzenlemeler konusundaki düşüncelerini anlattõğõ” belirtildi. Cumhurbaşkanõ Gül, bugün de MHP ve BDP liderleriyle görüşecek Bir parti hakkõnda kapatma davasõ açõlabilmesi için Meclis’ten izin alma koşulu getirilmesine ilişkin anayasa değişikliği planõ hukukçular arasõnda tartõşma yarattõ ANKARA (ANKA) - AKP’nin önümüzdeki günlerde Meclis’e sun- maya hazõrlandõğõ anayasa tasla- ğõnda öngörülen “Yargıtay cum- huriyet başsavcısının bir parti hakkında dava açmasının Mec- lis’in iznine bağlanması” yönün- deki değişiklik hukukçular arasõnda da tartõşma yarattõ. Eski Anayasa Mahkemesi Baş- kanõ Yekta Güngör Özden, deği- şikliğin “büyük hatalar doğura- cağını” söyledi. Özden, “Parti tüm çirkinlikleri yapacak. Hukuka aykırılıkları gerçekleştirecek, son- ra Meclis kendi kendine kapatma davası açacak. Olacak şey değil. Niyetleri kötü bunların. Yargıyı yok etmeye çalışıyorlar” dedi. Bilkent Üniversitesi öğretim üye- si Prof. Dr. Ergun Özbudun ise “Sayın Başbakan’ın bahsettiği, parlamentonun karar vermesi değil, parlamentonun onayı ol- madan, talebi olmadan bu ka- patma sürecinin başlamaması- dır. Başbakan’ın sözleri saptırı- lıyor” dedi. BCP Genel Başkanõ Prof. Dr. Mümtaz Soysal da değişiklik hak- kõnda, “O yargı kararı olmaz. Si- yasi bir karar olur. Siyasi kararın ağırlığı başka, yargısal kararın ağırlığı başka. Onun sonucuna razılarsa, biz siyaseten kapattık de- meyi istiyorlarsa, bunu yapabile- ceklerse buyursunlar yapsınlar. Bunun sonucuna da katlanırlar ta- bii” değerlendirmesini yaptõ. Eski adalet bakanlarõndan Hikmet Sami Türk de değişikliği, “Öyle anlaşılıyor ki Sayın Başbakan kendi partisi aleyhine yeni bir ka- patma davası açılmasını önlemek amacındadır. Böyle bir durumda, kapatmayı olanaksızlaştıracak bir durum ortaya çıkacak” şek- linde yorumladõ. ‘Çocuklar son çare olarak gözaltına alınsın’ AYŞE SAYIN ANKARA - TBMM İnsan Haklarõ- nõ İnceleme Komisyonu bünyesinde çocuk cezaevleriyle ilgili oluşturulan alt komisyon, işkence iddialarõyla gündeme gelen Pozantõ ile Bergama ve İncesu çocuk cezaevlerinin “çocuk- ların kalmasına uygun olmadığı” için kapatõlmasõnõ istedi. Çocuk Cezaevlerini İnceleme Alt Ko- misyonu, 6 cezaevinde yaptõğõ inceme- lerin ardõndan raporunu hazõrladõ. Bugün üst komisyonda görüşülmesi beklenen ra- porda, kamuoyunda da kötü muamele id- dialarõyla 3 ceza- evi mercek altõ- na alõnõrken çarpõcõ bilgilere yer verildi. Ko- misyon rapo- runda, kamuo- yunda taş atan çocuklar olarak bilinen “terör suçları” nede- niyle tutuklanan çocuklar ile ilgi- li de “üstü ka- palı” önerilere yer verilerek, ço- cuklarõn “genel mahkemeler” yerine ço- cuk mahkemelerinde yargõlanmasõ, tu- tuklanmaya da “son çare” olarak baş- vurulmasõ önerildi. Raporda, ağõrlõklõ olarak “taş atan ço- cuklar” olarak bilinen Terörle Mücadele Yasasõ kapsamõnda tutuklanan çocukla- rõn kaldõğõ Adana Pozantõ M Tipi Ceza- evi’yle ilgili koşullarõn olumsuzluğuna dikkat çekildi. Genellikle “göç eden ai- lelere mensup, ailelerinin sosyoeko- nomik düzeylerinin düşük olduğu ve şehir yaşamına uyum sağlayamayan” suça karõşmõş çocuklarõn bu cezaevinde kaldõğõ belirtilen raporda, 5 Ocak’ta 16 çocuğun koğuş değiştirme istemi yerine getirilmediği için “isyan çıkardıkla- rı”, PKK lehine slogan attõklarõ bilgisi- ne yer verildi. Raporda, komisyon üye- lerinin görüştüğü çocuklarõn, kendileri- ne idare tarafõndan “kötü muamele ve işkence yapılmadığı” görüşünü ilettik- lerinin belirtilmesi dikkat çekti. Komisyon raporunun “sonuç” bölü- münde ise özetle şu istem ve önerilere yer verildi: . Çocuğun gözaltõna alõnmasõna ya da tutuklanmasõna son çare olarak ve “ge- rekli en kısa süre” için başvurulmalõ. . Cezanõn õslah edici işlevi düşünüldüğünde, bunun yapõlmasõnõn fi- ziken mümkün olmadõ- ğõ görülen, ayrõca konum ve şartlarõ itibarõyla da çocuklarõn bulunmasõ- nõn uygun olmadõğõ, Po- zantõ, Bergama ve İnce- su ceza infaz kurumla- rõnõn faaliyetlerine son verilmesi doğru olacak- tõr. . Çocuk Koruma Ka- nunu’nda çocuklara öz- gü yargõlama sistemi esas alõnmõş olmasõna karşõn suçun ye- tişkinlerle birlikte işlenmesi halinde ço- cuğun genel mahkemelerde yargõlan- masõna imkân sağlayan Çocuk Koruma Kanunu’nun 17/3. maddesinde gerekli düzenleme yapõlarak, çocuklarõn genel yetkili mahkemelerde yargõlanmasõnõn önüne geçilmeli. . Çocuklarõn yargõlama sürecini hõz- landõrmak; suça itilen çocuklarõn kişilik ve gelişim özelliklerine uygun olarak yar- gõlanmalarõnõ sağlayacaktõr. Bunun için çocuk mahkemeleri yaygõnlaştõrõlmalõ ve uzmanlarõn sayõsõ arttõrõlmalõdõr. MECLİS İNSAN HAKLARI KOMİSYONU AKP ile CHP arasındaki oy farkı yüzde 2.9’a düştü İstanbul Haber Ser- visi - Avrasya Kamuo- yu Araştõrmalarõ Mer- kezi’nce (AKAM) 20- 28 Şubat 2010 tarihleri arasõnda 26 il merkezi ve bunlara bağlõ 92 il- çede toplam 6 bin 544 kişi ile yüz yüze görü- şülerek yapõlan araştõr- maya göre, AKP’nin oy oranõ yüzde 31.7, CHP, 29.3, MHP, 17.6 ola- rak belirlendi. Mehmet Sefa’nõn ko- ordinatörlüğünde yapõ- lan araştõrmada yurttaş- lara, “Bu pazar seçim olsa kime oy verirdi- niz?” sorusu yöneltil- di. Anketin çarpõcõ so- nuçlarõna göre bugün seçim olsa AKP ve CHP arasõndaki oy oranõ far- kõ yalnõzca yüzde 2.9 olarak belirlendi. AKAM anketinde ay- rõca en çok beğenilen büyükşehir belediye baş- kanlõğõ sõralamasõnda Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanõ Yıl- maz Büyükerşen yüzde 74.2 oranla ilk sõrada yer alõrken, İzmir Bü- yükşehir Belediye Baş- kanõ Aziz Kocaoğlu yüzde 71 ile ikinci, Kay- seri Büyükşehir Beledi- ye Başkanõ Mehmet Özhaseki yüzde 68.6 ile üçüncü, Antalya Bü- yükşehir Belediye Baş- kanõ Prof. Dr. Mustafa Akaydın da yüzde 65.2 ile dördüncü oldu. Meclis İnsan Haklarõ Komisyonu, altõ çocuk cezaevinde inceleme yaparak rapor hazõrladõ. Raporda üç çocuk cezaevinin kapatõlmasõ istenirken, “Çocuğun gözaltõna alõnmasõna ya da tutuklanmasõna son çare olarak ve “gerekli en kõsa süre” için başvurulmalõ” denildi AKAM ANKETİ Cumhurbaşkanlığı tarafından basına dağıtılan görüşmeye ilişkin görüntülerde; Gül’ün Baykal’ı makam odasının ka- pısında karşıladığı ve Baykal’ın odadaki değişikliklere dikkat çektiği görülüyor. Gül’ün de Baykal’ın Köşk’e uzun sürdedir gitmeyişini ima ederek “Böyleydi. Vakit geçti epeyce” dediği duyuluyor. Baykal, Gül’ün cum- hurbaşkanı seçilmesinden sonra “Çankaya ile ilişkilerimizi asgari düzeyde tutacağız” demişti. Baykal, Gül ile Çankaya Köşkü’nde düne dek 3 kez görüşmüştü. CHP lideri, Gül’le dün 4. kez bir araya gelmiş oldu. Baykal, Cumhurbaşkanõ Gül’ün daveti üzerine Çankaya Köşkü’ne çõkmadan önce MYK’de konuştu Gül’den anlamlı gönderme ‘Sonuçlarına da katlanırlar’
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog