Bugünden 1930'a 5,419,315 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

Spor Servisi - UEFA, resmi internet sitesinde F.Bahçe’nin G.Saray karşõsõnda aldõğõ zaferi “İstanbul’un ganimetini F.Bahçe elde etti” diye duyurdu. Sitede ayrõca Selçuk Şahin’in derbinin ‘beklenmeyen kahramanı’ olduğu yorumu yapõldõ ve Sarõ - Lacivertli ekibin bu galibiyetle G.Saray’õn iki puan önüne geçerek ikinciliğe yükseldiği belirtildi. CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 30 MART 2010 SALI 18 SPOR ‘GALİBİYETİN TADINI ÇIKARIN’ F.Bahçe Başkanı 1 hafta Samandıra’da tam mesai yaptı, takıma güven aşıladı, başarı geldi Derbinin ‘Yõldõrõm’ formülü Spor Servisi - F.Bahçe Teknik Direktörü Daum, G.Saray galibiyetiyle ilgili olarak, oyuncularõna “Galibiyetin tadını çıkarın, takım olarak bu sezon oynadığımız en iyi maçtı. Hepinizi tebrik ediyorum” dedi. Alman teknik adam, dünkü idman sonrasõ basõn mensuplarõyla sohbet ederken “Bu sezonda takım olarak oynadığımız en iyi maçtı. 5 maçtır gol yemiyoruz. Bu da çok önemli. Özhan Canaydõn orada olmasa bile dün bizimle birlikteydi. Onun pankartı duygusal atmosfer yarattı. Bu da bizim işimize yaradı. Şampiyonluk şansımız devam ediyor” ifadelerini kullandõ. F.Bahçe kaptanõ Alex, kendi internet sitesinde yaptõğõ açõklamada “G.Saray maçı bizim için ölüm kalım meselesiydi. Dik bir şekilde hayatta kalmayı başardık. Diğer 3 takımla şampiyonluk yolunda eşit şartlara sahibiz” dedi. F.Bahçe bugün izin yapacak. HİLMİ TÜRKAY G.Saray maçlarõ F.Bahçe’ye ‘ilaç’ oluyor. Bu karşõlaşmaya kadar Sarõ - Lacivertlilerin geçirdiği kötü günleri bir düşünsenize... Ne doğru dürüst top oynuyorlar ne de maç kazanabiliyorlardõ. Her günleri stres doluydu. Başkan Aziz Yıldırım Samandõra’ya uğramaz olmuştu. Futbolcular birbirleriyle konuşmuyordu, Daum da yalnõz kalmõştõ. Anlayacağõnõz gidişat hiç de iyi değildi. Muhalefet tarafõnda homurdanmalar başlamõştõ, derbiden önceki G.Antep maçõ yine zor mücadelelerden biriydi. Saracoğlu’nda F.Bahçe bu karşõlaşmayõ 1-0 kazandõ. Artõk bir hafta sonraki G.Saray derbisi düşünülmeye başlanmõştõ. Sõkõ tedbirler alõndõ, yasaklar geldi, tam gün mesai başladõ. Başkan ve yöneticiler de bu programa uydu. Birlikte sabah kahvaltõsõ ve yemekler yenildi, tesislerde futbolcular bir an olsun yalnõz bõrakõlmadõ. Yöneticiler her biriyle tek tek görüşüp sohbet etti. Görünen o ki herkes kenetlenmişti, iyi bir motivasyon sağlandõ. Maç kasetleri günde iki belki üç kez izlendi, sakatlarõn dõşõnda karşõlaşma öncesi hiçbir sorun yoktu. Futbolcular kafa olarak rahattõ. En önemlisi de bu zaten. Ve maç günü... Tesislerden herkes mutlu ayrõldõ. Tesis çalõşanlarõna ‘mutlu döneceğiz’ sözü verildi. Ali Sami Yen’e gelindiğinde futbolcular, doğru soyunma odasõna gitti. Tatlõ bir heyecan vardõ her birinde. Önce Daum, sonra kaptan Alex ve ardõndan Volkan konuştu. Sahadaki atmosfer de yõllar sonra belki ilk kez bu kadar güzeldi. Maç başladõ, futbol iyi değil ama olsun oyuncular yine de koşuyor; bir şeyler yapmaya çalõşõyordu. Dakikalar 70’i gösterdiğinde F.Bahçeli Selçuk, G.Saray kalesine ayağõndan bir top çõkartõyor... İşte bu top, yere uzanan Leo Franco’nun önünden sekip gol oluyor. Mecburiyetten formayõ giyen Selçuk’un bu golü Kadõköy yakasõnõ ayağa kaldõrõyor, insanlarõ sokağa döküyor, Samandõra’yõ insan seline dönüştürüyordu. Ayrõca Volkan’õn hakkõnõ yemeyelim. Son dakikada Keita’nõn vuruşunu çõkarmasaydõ şimdi hem G.Saray hem de F.Bahçe el ele maratona havlu atmõş olacaklardõ. Hem Selçuk hem de Volkan sonuca etki yapan önemli isimlerdi. Bu galibiyetle bugüne kadar yaşanan bütün olumsuzluklara bir anda sünger çekildi. Şimdi her şey toz pembe. Başarõda başkan Yõldõrõm’õn da parmağõ olduğunu unutmayalõm. Bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı daha so- na erdi. Şampiyonluk için çok önemli bir kar- şılaşmaydı bu mücadele ve Fenerbahçe yi- ne kazandı. Ne var ki bu iki takımın maçla- rında, futbol karakteri hiç değişmiyor. Maçın aşırı derecede stresli olması, iyi futbol oy- nanmasına imkân vermiyor. İyi futbollu der- bi, bir elin parmakları kadar. Kuvvetli ve kuvvetsiz olmak bir önem taşımıyor. Çoğu kez sonucu rastlantılar belirliyor... Ama bir gerçek var. Son 10 yıldır bu de- ğişmiyor. G.Saray ne kadar güçlü olursa ol- sun, F.Bahçe karşısında sahadan boynu bükük ayrılıyor. Fenerbahçe, Sarı - Kırmızılı- ların korkulu rüyası oldu. Peki her şeye kar- şın bu derbinin kahramanı kim? Bence ne fut- bolcu, ne de hakem değil. Kahraman olan ufak bir tümsek. Çok ilginç, nedir bu diye- ceksiniz? Emre sakatlığı nedeniyle oynaya- mıyor. Tabii ki büyük bir kayıp, yerine ise Sel- çuk oynatılıyor. Bu oyuncu ilerleyen dakika- larda uzaktan bir şut atıyor. Ama yaptığı bu vuruş attığı iki şuttan biri... Ne var ki bu şut, kalenin önündeki bir tümsekten falso alarak kaleciyi kontrpiyede bırakıyor ve de tarihsel gol oluyor. Ben maçı televizyondan izledim. Değerlendirmede belki yanılmış olabilirim. Sa- nırım maça gidip, pozisyonu gören arkadaşlar, bunu daha iyi değerlendirirler. Herkes kale- ciye kabahat buluyor. Ama bence kaleci suç- suz. Gerekeni yaptı ama futbolun orjinalite- sine kurban gitti. Yani bir anlamda; olmaya- cak Hacı’yı, deve üstünde yılan soktu... Tak- tikten ve teknikten bahsedenler oluyor. Ama bu maçta görüldüğü gibi taktik ve teknik o ka- dar önem taşımıyor. Rastlantılar, daha çok et- kili oluyor. Keita, Jo, Santos ve Elano gibi evrensel futbolcular, sahada tel tel dökülür- ken Anadolu çocuğu Selçuk’un attığı şut gol oluyor. Ve de F.Bahçe’nin şampiyonlukta azal- mak üzere olan umutları yeniden yeşeriyor. Maç zamanı yapılan röportajlarda G.Saray Antrenörü Rijkaard’ın siyah ten renginin da- ha da koyulaştığını, Daum’un alın çehresin- de ise güller açtığını gördük. Aslında ne Rij- kaard’ın, ne de Daum’un bu hallere girmele- rine anlam yoktu. İkisinin de takımlarlarına bü- yük katkıları olmamıştı. Sanırım antrenörler ol- masa takımların oyun tarzlarında bir değişiklik de olmazdı. Daum, galibiyeti verdiği taktiğe bağlıyor. Alışılmış bir söylem bu. Peki başa- rılı bir taktik vermişse büyük F.Bahçe, G.Sa- ray karşısında 90 dakika içerisinde nasıl iki isa- betli şuttan fazlasını atamıyor? İspanya’da gol kralı olmuş Güiza, böyle bir derbinin başla- rında çok kez ofsayta düşüyor. Neredeyse Av- rupa ofsayt kralı olacak. Hakeme gelince, Başkan Aziz Yıldırım, “Eh, yine de yanlışı var” diyor. Bir türlü hakem kompleksinden kurtulamıyor. Anlaşılan hakem değil ilah istiyor. O bile zaman zaman hata yapmıyor mu? Kampa girmeyen yabancõlar gece kulübünde geziyor, yerliler küstürüldü, Üstünel ve Rijkaard tartõşõlmaya başladõ Galatasaray’da ipin ucu kaçtı Derbi UEFA’da COŞKUN GÜLBAHAR G.Saray, Ali Sami Yen Stadõ’nda F.Bahçe’ye yenilerek şampiyonluk yarõşõnda ağõr yara alõrken takõmõn ‘isteksiz’ görüntüsü camiayõ kõzdõrdõ. Sarõ - Lacivertli ekip karşõsõnda, sõradan bir maç oynuyormuşçasõna performans sergileyen G.Saray’da, ligde son 4 maçõn 3’ünün kaybedilmesinin ardõndan taraftarlar futbolculara sõrt çevirirken Jo, Santos, Franco, Elano gibi oyunculardan istenen verimin alõnamamasõ transferi yöneten Başkan yardõmcõsõ Haldun Üstünel’i zor durumda bõraktõ. Türkiye’nin en pahalõ kadrosuna sahip Sarõ - Kõrmõzõlõlarõn beklenen performansõ sergileyememesi, yönetim içinden Ali Haşhaş başta olmak üzere bazõ isimleri kõzdõrõrken maç sonrasõ konunun sert biçimde tartõşõldõğõ öğrenildi. Üstünel’in Futbol Şube Sorumluluğu görevini başkasõna devretmesi de gündeme geldi. Rijkaard’õn isteksiz görüntüsünü önemli bir sorun olarak değerlendiren G.Saray yönetiminin ‘B’ planõ hazõrlõğõ biliniyor. İç kavga mı var? Çok sayõda yõldõz oyuncusu olmasõna karşõn ‘takım olma’ hüviyetine bürünemeyen G.Saray’da teknik heyet ile futbolcular arasõndaki sorun da büyüyor. F.Bahçe maçõ sonrasõ düzenlediği basõn toplantõsõnda Servet’e yüklenen Rijkaard ile oyuncular arasõndaki uyumsuzluk dikkat çekiyor. Maç içinde futbolcularõna kõzan Hollandalõ çalõştõrõcõ, Sabri ve sonradan oyuna giren Arda’ya da tepki gösterdi. Rijkaard’õn sahada hiçbir varlõk gösteremeyen Elano’ya 90 dakika şans tanõmasõ, buna karşõlõk Emre Aşık, Barış, Ayhan, Hakan gibi isimleri silmesi ve Leo Franco’ya yaptõğõ hatalara rağmen sezon başõndan bu yana tahammül etmesi de iç kavganõn sinyalleri. Yerli kaleciye dönüş F.Bahçe maçõnda yediği hatalõ gol sonrasõ Franco’nun kõzağa çekileceği öğrenildi. Sezon başõndan bu yana yaptõğõ tüm hatalara karşõn Franco’ya sahip çõkan Rijkaard’õn kararõndan dönerek Aykut ile Ufuk’tan birine şans vermesi bekleniyor. Maç sonrasõ tribünlerin tepkisi nedeniyle ağlayan ve “Top sekti ve kaydı, üzgünüm” diyen Franco’ya arkadaşlarõnõn moral verdiği de öğrenildi. İSYAN ETTİREN İZİNSPOR YORUM ARİF KIZILYALIN Hangisi Rijkaard? Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki Frank Rijkaard dünya futbolunun önde ge- len bir ismi. Bilgi birikimi de, rasyonalist oyun anlayışı da, markası da tartışıla- maz... Futbolcuyken Milan’da, teknik direk- törken de Barcelona’da öyle tanıdık, öyle sevdik bu sempatik Hollandalıyı. Ne var ki G.Saray’ın başındaki Rijkaard, önceki yıllarda zihinlerimize kazınan Rij- kaard’tan farklı bir kimlik sergiliyor... Hatta, “Nou Camp’taki teknik direktörün adı Frank Rijkaard ise, Ali Sami Yen’deki kim” sorusunu soruyorsunuz ister iste- mez... Değerli hukukçu dostum Tora Pekin anımsatmasa, belki hiç kaleme almaya- caktım bu yazıyı... Ama onun, “En çok niye üzülüyorum bi- liyor musun Arif” diyerek başladığı serze- nişinde dikkat çektiği bir konu vardı, çoğu insana “O Rijkaard, bu Rijkaard gibi değil” şeklinde yorum yaptıran... Diyordu ki Tora: “Rijkaard İstanbul’a geldiğinde inanamamış, müthiş saygı duy- muştum... Ama Barcelona’nın başındayken hırsından yedek kulübesinin panolarını yumruklayan, yenilmeyi kabul etmeyen Rijkaard ile bizim Frank Rijkaard arasında dağlar kadar fark var. Sahi hangisi Rjika- ard?” Haksız değildi Tora Pekin. Evini barkını, daha doğrusu yerleşik düzenini İstanbul’a taşımayıp, yaşantısını otel-tesis-rezidans üçgeninde geçiren Hollandalı, sanırım ‘ge- çici bir heves’ ya da ‘deneysel alan’ olarak görüyor G.Saray’ı. Öyle olmasa, pazar gün- kü derbide orta sahasız, koşmayan, pres yapmayan, salt Keita ile Gio’nun hızlı bindirmelerine bel bağlayan takımının yan- lışlarını görür; sakat Arda’dan medet um- mak yerine Barış’ı, Ayhan’ı tercih eder, 4 forvet fantezisine kaptırmazdı kendini. El- bette bu satırların yazarı ya da televizyon- daki pek çok yorumcu Rijkaard kadar bil- miyor futbolu, ama görünen köy de kılavız istemiyor... Yine yabancı bir teknik direktörden, da- ha ilk sezonunda ‘harikalar’ yaratmasını beklemek pek akılcı değil. Ama Rijkaard’ı kaptan köşküne çıkarttığınız takımın adı G.Saray ise son 25 yıl içinde de bu takım sezona yüzde 33.3’lük bir şampiyonluk avantajıyla başlıyorsa, şu anki lig dördün- cülüğü gerçek bir başarısızlıktır Sarı-Kırmızılı caima adına... Şimdi Rijkaard oturup kararını vere- cek... Ya ben gidiyorum havasını sürdürüp mayıs ortası geldiğinde bavulunu topla- yacak ya da en azından G.Saray’la olan sözleşmesinin 2. bölümü için gelecek adı- na San Siro’da, Ajax Arena’da, Nou Camp’ta biriktirdiği futbol deneyimlerini sunmaya başlayacak... G Ö R Ü Ş / H A L İ T D E R İ N G Ö R Derbinin Kahramını Kim? S arõ - Kõrmõzõlõ futbolcularõ maçlardan önce kampa almaya karşõ olan teknik direktör Frank Rijkaard, disiplini bir türlü sağlayamõyor. Jo başta olmak üzere bazõ oyuncularõn F.Bahçe derbisinden önce bile sabahlara kadar eğlenmesine yönetim tepki gösterdi. Ayrõca Hollandalõ çalõştõrõcõ futbolcularõna bugün izin verirken yarõn akşam tek antrenman yapacaklarõnõ açõkladõ. Sarõ - Lacivertliler karşõsõnda oynanan kötü oyuna karşõn Rijkaard’õn futbolculara ‘ödül’ gibi izin vermesi, Sarõ - Kõrmõzõlõ yönetimin “Bu kadarı da fazla Rijkaard” demesine neden oldu. Başkan Adnan Polat’õn yaşanan gelişmeler üzerine sessiz kalmasõ ise kafalarõ karõştõrdõ. Takımın havası kaçtı G.Saray’õn arka arkaya aldõğõ kötü sonuçlarõn sorumlusu olarak çok sayõda isim öne çõkõyor. Eskişehir karşõsõnda Mehmet Topal ile Servet, Trabzon maçõnda da Emre Güngör’ün bireysel hatalarõyla yenilen Sarõ - Kõrmõzõlõlar, önceki gece de Leo Franco’nun yediği basit golle 3 puan kaybetti. Her yitirilen maç sonrasõ “Biz takım olarak mağlup olduk” açõklamasõnda bulunan Rijkaard’õn da bu durumdan rahatsõz olduğu ve oyuncularõnõ daha dikkatli olmalarõ konusunda uyardõğõ öğrenildi. Ayrõca F.Bahçe maçõna futbolcularõn iyi konsantre olamamasõ, kaptanlar Arda, Ayhan, Emre Âşık ve Sabri’nin takõm üzerindeki etkisi konusunda da kafalarda soru işareti oluşturdu. G .Saray’õn kiralõk golcüsü Jo Alves’in ‘gece hayatõ’ camiayõ çileden çõkardõ. Derbi öncesi misafirleriyle bir gece kulübünde görülen Brezilyalõ golcü, F.Bahçe maçõndan sonra da Florya’da oturduğu evde ‘eğlenmeye’ kalkõnca karakolluk oldu. 3 kadõn ve 1 erkek misafiri ile evinde parti veren golcü, gürültü nedeniyle şikâyet edilince Florya Karakolu’ndan gelen ekipler Jo hakkõnda işlem yaptõ. MAÇ SONRASI ‘EĞLENEN’ JO KARAKOLLUK E Z E L İ R E K A B E T K A V G A S I H E R Y E R D E Avrupalõlar Çakõr’õ beğendi Spor Servisi - G.Saray-F.Bahçe derbisinin hakemi Cüneyt Çakır, UEFA Hakem Komitesi Türkiye sorumlusu Jaap Uilenberg’ten tam not aldõ. Dünyanõn sayõlõ derbileri arasõnda gösterilen G.Saray-F.Bahçe karşõlaşmasõnõn hakemi Cüneyt Çakõr’õ izlemek için gelen UEFA Hakem Komitesi’nin Hollandalõ üyesi Uilenberg genç hakemi başarõlõ bulduğunu belirtti. Karşõlaşmayõ tribünden izleyen Jaap Uilenberg, Çakõr’õn genel yönetimini iyi bulduğu ifade etti. Mücadele sonrasõ Çakõr’õ arayarak tebriklerini ileten Uilenberg, “Zorluk seviyesi yüksek karşılaşmada başarılı bir performans sergiledin. Maçın genelindeki yönetimin nedeniyle seni kutluyorum” dedi. F.Bahçeli futbolcular derbide G.Saraylõ oyunculardan 4 km fazla koşarken 90 dakika boyunca 11.7 km kateden hakem Cüneyt Çakõr’õn tüm G.Saraylõ futbolculardan fazla koşmuş olmasõ da dikkat çekti. Franco Spor Servisi - G.Saray F.Bahçe maçõ ardõndan yurt genelinde iki takõm arasõnda çõkan kavgalar derbi dostluğuna gölge düşürdü. Muğla’da iki takõm taraftarlarõ G.Saray Derneği önünde karşõlaşõnca tartõşma çõktõ. Seyirciler birbirlerine taş ve meşale atarken polis olaylarõn büyümesini engelledi. Taraftarlarõ dağõtan güvenlik güçleri cop kullandõ. Marmaris’te galibiyet coşkusunu yaşayan F.Bahçe seyircilerine G.Saray yandaşlarõ önce sözlü tacizde bulundu. G.Saraylõ taraftarlar ardõndan Sarõ - Lacivertli seyircilere yabancõ madde yağdõrdõ. Çõkan olaylarda bazõ taraftarlar yaralanõrken polis kavgaya müdahale etti. Van ve Adõyaman Sümer meydanõnda da benzer görüntüler yaşanõrken güvenlik güçleri olaylarõn büyümesini engelledi. ‘UYGUNSUZ HAREKET’ POLEMİĞİ Spor Servisi - F.Bahçe kalecisi Volkan’õn G.Saray maçõnda topu kalçasõyla kontrol etmesi ve Santos’un tribünlere karşõ edep yerini tutmasõna yönelik eleştiriler büyüyor. Olayõn TFF ceza kurullarõna yansõma olasõlõğõ karşõsõnda açõklama yapan Volkan, “Olay yanlış anlaşıldı. Kötü bir niyet geçirerek o hareketi yapmamıştım, ama yanlış anlaşılmaya sebep olduğum için özür diliyorum” dedi. Maç bitiminde Santos’un da edep yerlerini tutarak rakip taraftarõ kõzdõrmasõnõn gözlemcilerce rapor edilmediği ancak görüntülerin TV’ye yansõdõğõ için ceza olayõnõn gündeme gelebileceği öğrenildi. FUTBOLCULARDAN ÇOK KOŞTU F.Bahçe’nin resmi internet site- sinin açılış sayfasında “Fener- liysen hayata her zaman 1-0 ön- de başlarsın” ifadesi kullanıldı.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog