Bugünden 1930'a 5,466,700 adet makale



Katalog


«
»

9 KASIM 2010 SALI HABERLER EMRE KONGAR CUMHURİYET SAYFA 3 Komşusunun hastaneye getirdiği 91 yaşındaki kadın 40 gün bir şey yemeyince rahatsızlandı AYDINLANMA Erdal Bey’i, Şakir’i ve İlhan Bey’i Çok Özlüyorum Sevgili okurlarım, bugün size üç “büyük dostumdan” söz etmek istiyorum. Anma günleri ve yapıtları dolayısıyla her üçü de bugünlerde yine güncelleşti… İçinde yaşadığımız bu bunaltıcı günlerde yine yaşamlarımıza ışık ve umut verdi. Ben onları “dostum” olarak gördüm. Onlar beni nasıl gördüler bilmiyorum: “Genç bir dost” olarak mı… Konuşabilecekleri, duygu ve düşüncelerini paylaşabilecekleri bir “arkadaş” gibi mi… Yoksa daha “yontulmaya muhtaç”, ama “istidatlı” ve “eğittikleri” bir “genç” olarak mı? Çünkü en gençleri Şakir bile benden on yaş büyüktü. Ama beni “eğittikleri” bir gerçek. Onların her birinden ayrı ayrı öğrendiklerimin biri bile, pek çok kişinin bütün bir hayat boyunca öğrendiklerine bedel olabilir. Önce Erdal Bey’i yitirdik. Sonra Şakir’i. Daha sonra da İlhan Bey’i. Bir anlamda Türkiye öksüz kaldı. Ben de kendimi çok yalnız hissediyorum! Erdal İnönü. Doğumu, 6 Haziran 1926, Ankara. Ölümü, 31 Ekim 2007, Houston. 81 yıl yaşadı. Şakir Eczacıbaşı. Doğumu, 1929, İzmir. Ölümü, 24 Ocak 2010, İstanbul. 81 yıl yaşadı. İlhan Selçuk. Doğumu, 11 Mart 1925, Aydın. Ölümü, 21 Haziran 2010, İstanbul. 85 yıl yaşadı. Onlar kelimenin tam anlamıyla “Büyük” insanlardı. Kendilerini düşünmeye, yazmaya, üretmeye, ülkelerine, halklarına hizmet etmeye ve bütün insanlığa adamışlardı. Her biri değişik ve olağanüstü kişilik özelliklerine sahip olan bu insanların iki ortak noktası vardı: Sanat, edebiyat, felsefe ve kendi meslekleriyle ilgili müthiş bir bilgi birikimi… Ve insana verdikleri değer. Onlarla konuşmak, onlarla tartışmak, onlarla yaşamı paylaşmak, tadına doyulmaz, sonsuz bir zevk, paha biçilmez bir eğitimdi. Yaşama bakışları, insanları değerlendirişleri, tutum ve davranışları, kendileri hakkındaki düşünceleri, konuşmaları, söyleşileri, yazıları, konferansları… Kriz anlarındaki tepkileri… Kriz çözme yöntemleri… Zafer ve yenilgi karşısındaki tutumları… Mutluluk ve öfkelerini denetleyişleri, dışa vuruşları… Her biri üniversitede bir doktora hocası gibiydi benim için. Aslında yetiştiriliş tarzları, meslekleri, yaşam biçimleri ve tabii kişilikleri birbirine pek benzemezdi. Ama hepsi “Cumhuriyet döneminin” ürünüydü… 1930’larda büyümüş… Çok partili düzeni başka başka açılardan, farklı biçimlerde etkilenerek yaşamış… Ve Türkiye’yi yirmi birinci yüzyıla taşıyan harca katkıda bulunmuş kişilerdi. Erdal Bey, cenazelere gitmeyi bir görev sayardı… Şakir sadece zorunlu olanlara giderdi… İlhan Bey artık hiçbir cenazeye gitmiyordu… Ben üçünün de cenazesine gittim… Ağladım… Onlara değil… Sevinç Hanım’a, Sebla Hanım’a, Ülfet Hanım’a… Ülkeme… Ve kendi yalnızlığıma! ekongar@cumhuriyet.com.tr www.kongar.org İnsanlık acil serviste THY uçağına bomba ihbarı İstanbul Haber Servisi THY’ye ait TK 963 No’lu Lefkoşaİstanbul seferini yapan uçağa önceki gün Türkiye’den bomba ihbarı yapıldı, uçakta bulunan 100’ün üzerindeki yolcu tahliye edilerek bekleme salonuna alındı. İhbar asılsız çıktı. ‘Banyo yapan’ cilt hücresi kana dönüştü KANSER TEDAVİSİNDE UMUT HAMILTON (AA) Kanadalı bilim adamları, kanserin tedavi edilmesi en zor türlerinden olan kan kanserinin tedavisinde önemli bir başarıya imza atarak kan kanseri hastasının cildinden genetik mutasyona uğramayan sağlıklı kan hücreleri üretti. Hamilton kentindeki McMaster Üniversitesi Kök Hücre ve Kanser Araştırmaları Enstitüsü bilim adamlarından Prof. Mike Bhatia başkanlığındaki ekibin çalışması bilim dergisi Nature’ın bu ayki sayısında da yayımlandı. Bhatia, “Kan kanseri olan yetişkin hastadan aldığımız deriyi, Petri tabağında protein ve fibroblastlarla (kan yapıcı hücreler) bir ay boyunca banyo yaptırdık. Bir ayın sonunda tabakta yeni, sağlıklı ve genetik mutasyona dayanıklı kan hücreleri elde ettik. Elde edilen kanı hasta vücudunun reddetmesi de söz konusu değil” dedi. Sistemin, 2012’den itibaren kullanılmaya başlanmasının olası olduğunu kaydeden Prof. Bhatia, “Anemi ve lösemi başta olmak üzere, kemoterapi uygulanan bazı kanserlerin tedavisi ile ameliyatlarda daha net tedavi imkânına kavuşacağız. Şu anki tek engelimiz, yetişkin bir hastaya gerekli olan sağlıklı kan hücrelerini elde edebilmek için ne kadar cilde ihtiyacımız olduğu” dedi. Fatih’te fidye operasyonu İstanbul Haber Servisi Fatih’te bir işadamını kaçırarak 2 milyon dolar fidye istedikleri öne sürülen 13 kişi gözaltına alındı. Kapalıçarşı’da deri ticareti yapan M.K, 18 Ekim’de kaçırıldıktan sonra 1 milyon TL fidye vermek üzere anlaşması üzerine aynı gün serbest bırakıldığını söyledi. ÇORUM (Cumhuriyet) Çorum’un Osmancık ilçesinde yaşayan ve hastanenin acil servisine terk edilen 91 yaşındaki kadına hastane personeli sahip çıktı. Osmancık’ta yaşayan Yeter Soluğan (91), 4 gün önce bir komşusu tarafından halsizlik şikâyetiyle Osmancık Devlet Hastanesi’nin acil sevisine kaldırıldı. Tedavisi yapılan kadını, aradan geçen zamana karşın kimse arayıp sormadı. Çaresiz kalan Soluğan’a hastane yönetimi ve personeli sahip çıktı. Dahiliye uzmanı Dr. Derya Bölükbaşı yaşlı kadının sırtında yara izleri olduğunu, bunun dışında bir rahatsızlığının bulunmadığını anlatarak Soluğan’ın yeterli beslenmediği için güçsüzleştiğini belirtti. Bölükbaşı, yaşlı kadının “40 gündür açım, hiçbir şey yemedim, içmedim” dediğini aktardı. Bölükbaşı, yaşlı kadını yakınlarından haber alınana kadar hastanede misafir edeceklerini belirtti. Kadının gereksimimleri belediye tarafından karşılanacak. İzmir’de garip aşk cinayeti Haber Merkezi Evli A.G. ile yaklaşık 1.5 yıl telefonla konuştuktan sonra kadını yaşadığı İzmir’e çağıran İhsan Kaygısız (49), kadının eşi ve kayınbiraderleri tarafından öldürüldü. A.G. İzmir’deki ortamı beğenmediğini ve dönmek için eşini arayıp kaçırıldığı yönünde yalan söylediğini itiraf etti. Kadının eşi ve kayınbiraderinin kaçırdıkları Kaygısız’ı kemerle boğup öldürdükten sonra bir kanala bıraktıkları ortaya çıktı. Türkiye pasif ötanazi ‘cennet’i Göçük can aldı Kırıkkale Tren Garı sahasında kanalizasyon çalışması yürüten işçiler Mustafa Yaşarken (35) ve Muharrem Kara (45) kayan toprağın altında kaldı. Kara arkadaşları tarafından çıkarılarak, hastaneye kaldırıldı. Yaşarken ise sivil savunma, itfaiye ve sağlık ekipleri tarafından yürütülen çalışma sonrasında toprak altından ölü olarak çıkarıldı. (AA) Bilim insanı son 5 yıllık çalışmalarını içeren bilgisayarını durakta kaybetti Testereli ölümde kimlik teşhisi BURSA (Cumhuriyet) Merkez Nilüfer ilçesinde geçen temmuz ayında çöp konteynerinde bulunan ve elektrikli testere ile 3 hamlede kesildiği belirlenen genç kızın kimliği tespit edildi. Cesedin olayın gerçekleştiği tarihten yaklaşık 15 gün önce kayıp ilanı verilen 22 yaşındaki genç kıza ait olduğu belirlendi. Genç kızı öldürdüğü düşünülen eski erkek arkadaşı aranıyor. Depremi öyle bir unuttu ki İstanbul Arel Üniversitesi’nde ‘Kan Bankaları Eğitim Servisi İstanbul Arel Üniversitesi, Kızılay Haftası etkinlikleri kapsamında, “Kan Hayattır” adlı sosyal sorumluluk projesiyle Tepekent ve Sefaköy yerleşkelerinde kan bankası kuruyor. Kızılay ile ortak yürütülen projeye, İstanbul Arel Üniversitesi’nin 6000 öğrencisinin yanı sıra akademik ve idari kadrosu da katılıyor. Üniversite, “Kan Hayattır” projesiyle sosyal sorumluluk bilincinin gelişmesine katkıda bulunmayı, kan bağışının önemi ve yararları konusunda farkındalığı yükseltmeyi ve Türk Kızılayı’na düzenli bağışçılar kazandırmayı amaçlıyor. Etkinlik, 1415 Aralık 2010 tarihlerinde Tepekent Kampusu’nda, 16 17 Aralık 2010 tarihlerinde ise Sefaköy Kampusu’nda düzenlenecek. ‘Yönetmelikler ihlal ediliyor’ İstanbul Haber Servisi Kadıköy Suadiye’de bir kafede meydana gelen ve 1 kişinin yaşamını yitirdiği patlamanın ardından açıklama yapan Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı İlter Çelik, yönetmeliklere göre bodrum katlarda ve kapalı dolaplarda tüplerin bulundurulmasının yasak olduğunu söyledi. Öte yandan ölen kişinin kimlik belirleme çalışmaları sürüyor. MUĞLA (AA) Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat, seminer için gittiği Muğla’daki bir otobüs durağında bilgisayar ve cep telefonunu unuttu. Bilgisayarda son 5 yıllık deprem çalışmalarının yer aldığı ve verilerin yedeklenmediği öğrenildi. Durakta parmak izi çalışması yapan jandarma ekipleri bilgisayar ve cep telefonunu alan kişileri yakalamak için çalışma başlattı. Kalafat, bilgisayardaki verilerin kişisel çalışması olduğunu, kurumla ilgili verilerin bulunmadığını belirtti. İstanbul Haber Servisi Hekimler ve hukukçular, Türkiye’de hasta başına düşen hekim ve hastanelerdeki yatak sayısının yetersizliği, ağrının yetersiz tedavisi gibi nedenlerden dolayı birçok hastanın ölüme terk edildiğini, pasif ötenazi uygulandığını belirterek “Türkiye pasif ötenazi cenneti” dediler. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından dün Nişantaşı’ndaki Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu’nda “Ötenazi’ye Evet mi, Hayır mı?” konulu sempozyum düzenlendi. Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tankut Centel, Türkiye’de sağlık hizmetlerinin sunumunun yetersizliği nedeniyle hastaların ölüme razı olduklarını, pasif ötenazi durumunun olduğunu söyledi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arıl Namal ise Türkiye’nin pasif ötenazi cenneti olduğunu vurgulayarak “Hekimler morfin gibi ağrı kesicileri kullanırken hastanın ölümüne neden olmaktan korkuyorlar, hekim ve yatak sayısı az. Bu yüzden hastaların yüzde 20’sine pasif ötenazi uygulanıyor. Bu rakam kanser ve yoğun bakımdaki hastalarda yüzde 60’a kadar çıkıyor” dedi. Namal, hastanın masraflarının artması ile bazen hasta yakınlarının hastanın yaşamına son verilmesini istediğini ya da eve götürerek ölüme terk ettiklerini söyledi. Bayram tatili dokuz gün ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını açıkladı. Türk milletinin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı kutlayan Çiçek, “Zaruri personel dışında, 15 Kasım Pazartesi günü öğleye kadar olan mesaiyi idari izinli sayıyoruz. Devlet dairelerinde böyle bir kararı geçmişte de almıştık” dedi. Öte yandan İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi, bayram süresince toplu taşıma araçlarında yüzde 50 indirim uygulanacağını açıkladı. KPSS sonuçları hafta sonu ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, 31 Ekim’de yapılan KPSS Eğitim Bilimleri Sınavı sonuçlarının bu hafta sonuna doğru açıklanacağını düşündüğünü söyledi. Prof. Dr. Özdemir’e ödül İstanbul Haber Servisi Prof. Dr. Coşkun Özdemir, Türk Nöroloji Derneği’nin “Bilim ve Hizmet Ödülü”ne değer görüldü. Türk Nöroloji Derneği, 49 Aralık tarihinde AntalyaRixos Sungate Otel ve Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan 46. Ulusal Nöroloji Kongresi’nde, nöroloji alanında uzun yıllar çalışan, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı emekli öğretim üyesi ve gazetemiz yazarı Prof. Dr. Coşkun Özdemir’e “Bilim ve Hizmet Ödülü” verecek. Kayıp balıkçı ‘cennet’teymiş MUĞLA (AA) Muğla’da 8 gündür kayıp olarak aranan amatör balıkçı Yasin Kanat’ın “kafasını dinlemek için” bir Cennet Adası’nda kamp yaptığı ortaya çıktı. Kanat, “Datça’da internete bakarken tesadüfen arandığımı öğrendim” dedi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog