Bugünden 1930'a 5,439,944 adet makale



Katalog


«
»

9 KASIM 2010 SALI KÜLTÜR CUMHURİYET SAYFA kultur@cumhuriyet.com.tr 17 Tophanei Âmire’deki sergide Danae Stratou (solda), Remo Salvadori (ortada) ve Peter Kogler’in sağda) yapıtları sergileniyor. Dizi çalışanları eylemde Kültür Servisi Senaryo Yazarları Derneği’nin (SENDER) çağrısıyla dizi sürelerinin uzunluğuna dikkat çekmek amacıyla sektör çalışanları dün Galatasaray Meydanı’nda eylem yaptı. “Yerli Dizi Yersiz Uzun”, “Kuralsız Güvencesiz Çalıştırmaya Hayır”, “Dizilere Ayrılan Sürenin Sonuna Geldik” pankartları taşıyan grup Taksim Meydanı’na doğru yürüdü. Sine Sen’in de desteğiyle aralarında Umur Bugay, Tomris Giritlioğlu, Işıl Özgentürk, Macit Koper, Kandemir Konduk ve Nilgün Öneş’in de bulunduğu senaristler daha sonra Cumhurbaşkanlığı başta olmak üzere devlet ve özel kurumlara, basın kuruluşlarına ve siyasi partilere, sektördeki hak ihlallerine karşı uluslararası sözleşmelere ve anayasaya dayanarak yazdıkları dilekçeyi yolladılar. Kenti yaşamak ve üretmek NAZLI PEKTAŞ ‘İstanbul’da Yaşıyor ve Çalışıyor’ projesinin üç sanatçısının yapıtları Tophanei Âmire’de sergileniyor Fotoğraf: VEDAT ARIK stanbul’da yaşamak. İstanbul’u giymek, onu ten edinmek. Sokaklarında yürümek, seslerinin içindeki sessizliği dinlemek. Anlattıklarının ardında dokunanları görebilmek. Nefesini nefes bilmek. İstanbul’da yaşamak ve onunla onu üretmek. “İstanbul’da Yaşıyor ve Çalışıyor”. 2008 yılının Ağustos ayından bu yana İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Görsel Sanatlar Yönetmenliği tarafından yürütülen bu proje, Avrupa’ın çağdaş sanat alanının önde gelen altı sanatçısını ağırladı ve onların İstanbul için yapıt üretmelerini sağladı. Bilindiği gibi, Antoni Muntadas, Victor Burgin ve Sophie Calle’in, genç sanatçılarla yaptıkları çalıştaylar sonucunda, üretilenler sanat limanında sergilenmişti. Ayrıca çalıştayın davetli sanatçılarından Victor Burgin’in bir okuma yeri adlı çalışması, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenirken, Sofi Calle’in “Son Görüntü” adlı işi Sanat Limanı’nda yer almış, Antoni Muntadas’ın “Açık Radyo: Mitler ve Klişeler” isimli çalışmasının prömiyeri ise 7 Ekim’de İstanbul Modern’de yapılmıştı. Projeye katılan sanatçılardan Remo Salvadori, Danae Stratou ve Peter Kogler’in proje kapsamında İstanbul için ürettikleri yapıtlar MSGSÜ Tophanei Âmire Kültür Merkezi’nde sergileniyor. Bir kentin yabancısı olup onunla bir süre yaşamak ve ona dair söz üretmek ana ekseninde gerçekleşen bu proje bitti. Şimdi bu üç sanatçı kentimizle konuştuklarını Tophanei Âmire’den fısıldıyor. Yunan sanatçı Stratou’nun “Vital Space” pro İ Bir kentin yabancısı olup onunla bir süre yaşamak ve ona dair söz üretmek ana ekseninde gerçekleşen “İstanbul’da Yaşıyor ve Çalışıyor” projesi tamamlandı. Şimdi üç sanatçı kentimizle konuştuklarını TophaneÂmire’den fısıldıyor. jeleri, sanatçının birkaç yıldır dünyanın çeşitli bölgelerinde yürüttüğü bir ekip çalışması. Bu çalışma kapsamında gerçekleştirilen fotoğraf, video ve yerleştirmelerden oluşan yapıtların amacı dünya nüfusunun bugününü ve geleceğini şekillendiren konu ve sorunları sanatsal bir bakış açısıyla ele almak ve kamusal farkındalık yaratmak. İnsan ekonomisinin küresel ekoloji üzerinde yaptığı tahribat ve izdihama odaklanırken dikkati yaşam alanlarımıza çeken bu proje, doğa ve insan arasındaki iletişimi yeniden kurmayı sanat yoluyla dener. “Vital Space İstanbul” ise bu büyük projedeki “Vital Space Doğa/ İnsanlık” başlıklı alt projeye eklemlenen bir yapıt. “Vital Space İstanbul”, İstanbul’da çekilmiş iki filmden oluşmakta. Bu filmlerden biri kente kuşbakışıyla yaklaşarak düzen ve düzensizliği, şehir merkezi ve çeperi, ayrıcalık ve imtiyazsızlığı, resmi ve resmi olmayanı bir araya getirmekte. Diğer film ise insanları, şehrin otogar, vapur iskeleleri, kalabalık caddeleri gibi farklı yerlerinde bir yığın ola ‘VITAL SPACEİSTANBUL’ rak kameranın üzerine gelirken görüntülemekte. Tophanei Âmire’de sırt sırta vermiş iki dev ekranla karşılaşacaksınız: Birinde, yaşadığınız kentin gökyüzünden her gün geçtiğiniz alanları kuşbakışı izlerken hissettiğiniz yabancılaşma ve kopuş kendi kentiniz ile kurduğunuz “sağlıklı” ilişkiyi sorgulatır türden bir hesaplaşmaya götürecek sizi. Diğerinde ise içinde dolaştığınız yığınların içinde aldığınız nefesin, üstünüze üstünüze gelen kalabalığın içinde küresel bir can çekişmeye dönüştüğünü fark edeceksiniz. İster kuşbakışı bakın kentinize, ister dev bir kamera olun aniden. Kentin ittirilen, sıkıştırılan teni, alanın daraldığını çoktan söyledi. Sanatçı Stratou, kentlerin ona söylediklerini sanat yoluyla anlatmaya devam edecek. Tophanei Âmire’nin diğer sanatçısı Remo Salvadori, “Sürekli, Sonsuz, Şimdi Varolan” adlı yapıtını, Arkeoloji Müzesi avlusunda, İtalya’dan gelen iki usta ve yardımcılarıyla, 100 metre uzunluğundaki çelik bir halatı, antik ustaların bulduğu bir yöntemle birleşme yeri görünmeyen bir çembere dönüştürerek oluşturmuştu. Şimdi Tophanei Âmire’nin tabanında yer alan bu çember, süreklilik denilen döngüsel durumu İstanbul’un bu çok eski mekânında yeniden okutuyor. Kentin küresel ekonomik tahribatla değişen yüzüne rağmen yerde duran bu çember hem kenti içine alıyor hem de kentin döngüsel ritminin metaforu oluyor. Stratou’nun videosundan kopup bu çembere baktığınızda başınız gerçekten dönüyor. Kısa bir süre de olsa İstanbul’da yaşayan ve üreten sanatçılardan bu kenti dinlemek için son tarih 11 Kasım 2010. FRANSA’NIN EN SAYGIN EDEBİYAT ÖDÜLÜ SAHİBİNİ BULDU Goncourt, Michel Houllebecq’in UĞUR HÜKÜM SUMRU AĞIRYÜRÜYEN VE BRENNA MACCRIMMON BUGÜN BABYLON’DA KONSER VERECEK Onlar hayatın seslerine ‘kulak misafiri’ ki farklı memleketten ama aynı dilden konuşan iki dost onlar. Sumru Ağıryürüyen ve artık Balkan müziklerine getirdiği yorumla misafir değil “bizden” biri olan Brenna Maccrimmon. 15 yıl önce Muammer Ketencoğlu vasıtasıyla tanıştıklarını söylediklerinde insan şaşırıyor. “Biz 95’te doğduk” diyerek gülüyor Ağıryürüyen: “Birlikte çalışmaya nasıl karar verdik hiç hatırlamıyorum. İkimiz de zaten Balkan şarkılarını çok seviyoruz.” Tam bu noktada Maccrimmon “paylaştık demek lazım” diyerek sözünü kesiyor. Onca konser, ortak çalışmadan sonra şimdi de kasım ayı boyunca İstanbul, Ankara, Eskişehir, Bursa, Almanya ve Belçika’yı kapsayan “Kulak Misafiri” başlıklı bir turneye hazırlanıyorlar heyecanla. Onlara konserlerde ut ve tamburada Adam Good ve perküsyonda İ Ağıryürüyen ve n Maccrimmo 5 yıldır 1 zik birlikte mü rlar. yapıyo k Şimdi “Kula isafiri” M turnesi için kent kent r. dolaşacakla Hilde de Clercq eşlik edecek; Türkçe, Makedonca, Arnavutça, İngilizce ve Roman dilinde şarkılar söyleyip çalacaklar. 1997’de Ketencoğlu ve Nekropsi’den tanıdığımız davulcu Cevdet Erek’le kurdukları “Bir Balkan Yolculuğu” topluluğuyla üç yıl boyunca konser verdiklerinde, akıllarında albüm yapma Fotoğraf: MEMET SALICI AYŞEGÜL ÖZBEK fikri yokmuş. Balkan müziklerini ilgiyle takip eden herkesin bildiği 2001 tarihli “Ayde Mori” albümünü ise sadece “hatıra” olsun diye yaptıklarını söylüyor Maccrimmon. “Biz bu konserleri veriyoruz, turnelere çıkıyoruz ama elimizde hiçbir şey yok, en azından bir stüdyoya girelim hatıramız olur dedik.” Ağıryürüyen ekliyor: “Zaten biz müziği başka bir şey için yapmıyoruz. İkimiz de çulsuzuz. Meslek değil bu, hayat.” İlk solo albümlerini yapma fırsatı ise 2009’da olmuş ikisi için de: Maccrimmon’un turneye de ismini veren “Kulak Misafiri” ve Ağıryürüyen’in “Issız”ı. Ağıryürüyen “Issız” albümü kulaklarımıza ulaşana kadar 20 yıl beklemiş. Maccrimmon için bir “günlük” gibi olan “Kulak Misafiri”nin temelleri ise 1984’te Türkiye’ye ilk geldiği zaman atılmış. “Türkiye’ye müzik için, sesler için geldim. İlk geldiğimde sesler inanılmaz değişik geliyordu. ‘Dondurmacııı!’ diye bağıran birileri vardı mesela. Kulak misafiri oldum bu seslere.” Müziğin ve seslerin kendisi için ne ifade ettiğini bu sözlerin üstüne tanımlıyor Ağıryürüyen: “Şehrin şarkısı o işte. Satıcılar, ezan sesi vesaire. Biz bu sesleri kulak misafiri gibi kulaklarımızı dört açarak dinliyoruz. Kendimizi de dinleyip o sesle tınlamaya çalışıyoruz.” Maccrimmon ve ekibi İstanbul trafiğinin azizliğine uğrayınca turne için prova yapmaya havalimanında başlamış: “Havalimanında beklerken çalgılarımız yavaş yavaş kılıflarından çıkmaya başladı. Simit Sarayı’nın önünde küçük bir konser verdik.” Ağıryürüyen tamamlıyor hemen: “Belki de sokak çalgıcılığı yapacağız biz.” (UstaVÇırak Organizasyon’un düzenlediği turne kapsamında Ağıryürüyen ve Maccrimmon bugün Babylon’da, yarın Ankara, Passage Bar’da, 11 Kasım’da Eskişehir Up Down’da ve 12 Kasım’da Bursa Resimli Bar’da.) PARİS Fransız edebiyat dünyasının en saygın ödülü Goncourt dün yazarını buldu. Son 20 yılın en yetenekli ve tartışmalı yazarlarından sayılan Michel Houllebecq yeni romanı “La carte et le territoire / Harita ve Toprak” ile ödüle değer görüldü. Goncourt Ödülü’nün sonucu her zaman olduğu gibi ünlü Drouant lokantasında açıklandı. Houllebecq, Goncourt’u 2005’te kıl payı kaçırmıştı. Türkçe’de “Temel Parçacıklar” ve “Kuşatılmış Yaşamlar” isimli kitaplarıyla tanınan yazar, 1956 La Réunion adası doğumlu. Houllebecq, sosyolog olarak meslek hayatına başladıktan sonra ilk iki deneme kitabını 1991’da yayımladı. Kendisine 1992 Tristan Tzara ödülünü kazandıran ilk şiir kitabının ardından 1994’te ilk romanı “Mücadele Alanının Genişlemesi”ni çıkardı. Gerçek ününü 1998’de “olay kitap” haline gelen “Temel Parçacıklar”la yapacak olan yazar bugüne kadar 40 yabancı dile çevrilmiş ve 3 milyonun üstünde satmış durumda. “Sağ anarşist” diye nitelenen tavırları nedeniyle zaman zaman şiddetle eleştirilen Houellebecq “Kuşatılmış Yaşamlar” romanı etrafında bazı Müslüman derneklerce İslam karşıtı olmakla suçlanmıştı. “La carte et le territoire / Harita ve Toprak” (çevirmenler Türkçe başlık bulmakta zorlanacaklar) yeni romanında bir cinayet çevresinde kara bir mizahla aşk, para, sanat ve belli bir seçkinler dünyasını anlatan yazar şimdiden 200 bin satmıştı. Ödülün satışları iki misline çıkartması bekleniyor. Bu arada yine geleneksel olarak Goncourt’dan birkaç dakika sonra açıklanan Fransız edebiyatının ikinci büyüğü diyebileceğimiz Renaudot Ödülü de Virginie Despentes’ın “Apocalypse bébé / Kıyamet Bebeği“ adlı romanına verildi. Toplumsal taşlama, çağdaş polisiye ve lezbiyen romans arası bir kitap olarak nitelenen eser sezon başından beri çok satanlar arasına yerleşmişti. Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı Mütevelli Heyetimiz aşağıda belirtilen tarih, yer ve gündemle toplanacaktır. Tarih: 27 Kasım 2010 Saat: 10.00 Yer: Vakıf Merkezi / Feridiye Cad. No: 20 Taksim / İstanbul Nisap sağlanamadığı takdirde: Tarih: 28 Kasım 2010 Saat: 10.00 – 18.00 Yer: Petrolİş Sendikası Genel Merkezi Toplantı Salonu Altunizade Mah. Kuşbakışı Cad. No: 23 Üsküdar / İstanbul GÜNDEM 1. Açılış, yoklama ve gündemin okunması 2. Yönetim Kurulu Çalışma Raporu, Mali Rapor ile 2011 yılı tahmini bütçenin ve Denetim Kurulu Raporunun okunması; Raporlar üzerine görüşme ve ibra. 3. Senet değişikliğinin görüşülmesi ve karara bağlanması. 4. “Uygulama ve Faaliyet Yönetmeliği”nin görüşülmesi ve karara bağlanması 5. Önümüzdeki dönem çalışmalarına ilişkin öneriler, dilek ve temenniler 6. Kapanış C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog