Bugünden 1930'a 5,465,197 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA 10 DIŞ HABERLER KAVŞAK ÖZGEN ACAR CUMHURİYET 9 KASIM 2010 SALI dishab@cumhuriyet.com.tr Almanya’da neoNazi parti aşırı sağcı partiyle birleşti... İtalya’da faşistler ‘kültürel’ faaliyette Beş Bin Lirasız Bakanlık! (2) uma günkü yazımda, İstanbul’da “54. Uluslararası Avukatlar Birliği (UAB)” toplantısında “Sanat Hukuku” bölümüne değinmiştim. Dünyanın dört bir köşesinden gelen 800’ü aşkın avukatın katıldığı toplantının çeşitli salonlarından birindeki beş saatlik oturumda Türkiye’nin tarihsel, kültürel, dinsel ve doğasal zenginlikleri iki saat boyunca gündem oluşturdu. Yabancı avukatlar, ülkemizden kaçırılan, yağmalanan ya da göz göre göre devlet eliyle yok edilen Türkiye’nin tarihsel, kültürel, dinsel ve doğasal mirasını tartışırlarken, Türkiye’den resmi bir temsilci yoktu. Çünkü Kültür Bakanlığı’nın beş kişilik hukukçu, yönetici ve uzman heyetinin toplantıya katılımı için ayıracağı 5 bin liralık ödeneği yoktu! Şu ana kadar bakanlıktan en azından “Mali yıl sonu olduğu ve ödeneklerde kısıntı yapıldığı için temsilci gönderemedik” gibilerden ya da bir başka gerekçe bildiren bir açıklama gelmedi. Ama Cumhurbaşkanı’nın eşi Hayrünnisa Gül için “Kültürel Miras ve Müzik Uluslararası Kongresi” toplantısına ödenek bulunabiliyor. Baş kadınımız, dünyanın bazı ileri gelen baş kadınlarını Ankara’daki bu toplantıya davet etmiş, ancak topu topu dört ülkeden katılım olmuş! Televizyonlarda boy gösteren baş kadın Gül açış konuşmasında büyük C bir bursla Los Angeles’e gitti ve müzeden isteklerimiz unutuldu. Ta ki önceki yıl Dr. True’nun ayrılışından sonra müzenin yeni yönetiminin İtalya, Yunanistan ve Türkiye ile iyi niyetli görüşmelere başlamasına değin bu eserlere ilişkin hakkımızı aramak unutuldu. Aşırı sağın hızlı yükselişi OSMAN ÇUTSAY / ASLI KAYABAL Elmek: ozgenacar@gmail.com Belgegeçer: 0312. 442 79 90 C MY B C MY B Toplantıda, dünyada kaçırılan tarihsel, kültürel, dinsel mirasın geri alınması olgusunun, 1987’de Türkiye’nin “Karun Hazinesi” ve “Yüzyılın Definesi” denilen “Elmalı Definesi” ile başlattığı vurgulandı. Nev York Başkonsolosumuz Murat Sungar’ın 1987’de bulduğu avukatlık firması Türkiye’yi bu davaların yanı sıra ABD ve Avrupa’daki öteki davalarda başarıyla temsil etti. Aradan yaklaşık çeyrek yüzyıl geçti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda bu konularda uzman, çok iyi yabancı dil bilen hukukçuavukat hâlâ yetişmedi. Öyle oldu ki 90’lı yılların başında Birleşmiş Milletler şemsiyesi altında yapılan “tek hukuku” amaçlayan UNIDROIT toplantılarında bile ülkemizin çıkarlarını koruyacak Türk heyetinde bir tek Türk hukukçusu yoktu. ABD’deki Amerikan avukat çıkarlarımızı korudu. Hatta Karun ve Elmalı davalarında Türkiye’nin tezini desteklemek amacıyla Türk yasaları konusunda Amerikan ve Alman avukatlardan yüksek bedeller ödenerek uzmanlık raporları alındı. Sonraki yıllarda Nev York’ta içkili lokantalarda kafayı bulup sokağa atılan bir başkonsolosumuzun ve Amerikan hukukunu bilmeyen dar görüşlü bazı genel müdürlük yetkililerinin etkisiyle 1999’dan bu yana ABD’de hukuksal girişim yapacak uzman avukatlar görevlendirilemedi. Beş baş kadınlı toplantı. Bundan dolayı Perge’den kaçırılan “Yorgun Herkül” kelam etmiş: “Kültürel mirasımız heykelinin Boston Güzel Sanatlar sadece hanlardan, saraylardan, Müzesi’nden geri alınması da 20 anıtlardan, binalardan, yani somut yıldır yılan hikâyesine döndü. değerlerden ibaret değildir. Müzik Bereket, müze geçen yıl heykelin gibi somut olmayan kültürel geri verilmesi eğilimini gösterince değerlerimizin de korunmaya ve görüşmelere başlandı. geliştirilmeye ihtiyacı vardır.” Bu amaçla olay, Vaşington Böylece, Amerikan ve Avrupa Büyükelçiliğimizin günlük işlerini müzelerine kaçırılan mirasımız geri yürüten, konunun uzmanı olmayan getirilmiş, Allianoi ve Hasankeyf bir avukata verildi. Şimdi bu kurtarılmış! Helal olsun baş görüşmeler iki tarafın avukatları kadınımız için bu toplantıya ödenek arasında sürüyor gibi... En azından bulanlara! şöyle de olsa, böyle de olsa ABD’de bir avukatımız var! Türkiye Cumhuriyeti, Bergama Genel müdürlük “kaçakçılık” Kralı ve Antalya’ya adını veren konusunda uzman arkeologlara Attalos’un dev boyuttaki mermer sahip. Ancak “arkeolog” başka, heykel başını, “hukukçu” başka, Manisa’dan eşsiz “avukat” başka, hatta Lidya Kralı Karun “uluslararası avukatlık” dönemi tunç karyolayı, başka... Bu toplantıya 5 Burdur Bucak’tan bin liralık ödenek kaçırılan esin peri bulamayan bakanlığın, heykellerini ABD’nin böylesine köklü bir Los Angeles soruna da çeyrek kentindeki Paul Getty yüzyıldır çözüm Müzesi’nden istiyor. bulamayışı da elbette Düşünebiliyor olağandır! musunuz? Paul Getty Müzesi’nin avukatı Türkiye’yi daha önce Luis Li Los temsil eden 160 uzman Angeles’ten kalkıp avukatın çalıştığı geliyor ve önemli bir Herrick Feinstein bildiri sunuyor. Ama Hukuk Firması bizden bakanlıktan tek bir Getty’deki esin perisi. sonra Mısır’ı Nev hukukçu ya da genel York’ta bir antika müdürlükten tek bir galerisi karşısında temsil etti. yetkili toplantıda bulunmuyor. Sonuçta kaçırılan eserler Mısır’a geri Aramızdaki sorunlar konusunda daha önce Ankara’ya gelen müzenin verildi ve galeri sahibi de hapis cezasına çarptırıldı. resmi heyetinde Luis Li’nin de yer Toplantıda bu dava da aldığını anımsatalım. irdelendikten sonra bu tür eserleri Avukat Li, bildirisinde İtalya’nın alıp açık arttırmaya çıkaran ünlü Getty Müzesi’ni kendi ülkesinde Christie’s müzayede evinin avukatı 2005’te nasıl ve neden dava ettiğini, Monica S. Dugot da karşılaştıkları dönemin Müze Müdürü Dr. Marion hukuksal sorunları anlattı. Bayan True’nun İtalya’da mahkum Dugot başka ülkelerden kaçırılıp edilmesinden sonra 52 eserin kendilerine satılmak üzere getirilen Roma’ya neden geri verildiğini eserler hakkında müzayede evinin anlatıyor. Ardından Yunanistan ile hukuksal yaklaşımını, ayrıca 2. ilişkilere değiniyor. Bu ülkeye de Dünya Savaşı’nda Nazilerin eserlerin geri veriliş öyküsünü Yahudilerden yağmaladıkları hukuksal yanları ile aktarıyor. yapıtlara karşı tutumlarını da aktardı. Bu alanda Türkiye’ye nasıl Milyonlarca dolarların döndüğü davranması gerektiği konusunda açık arttırmalara ilişkin bu bildiri, önemli ipuçları veren ve Ankara’nın Türkiye açısından da önem hukuksal muhatabı olan Getty taşıyordu! Müzesi’nin avukatı, “Biriki yıl içinde Türkiye ile de benzeri sonuçlara İtalyan avukat Francesca Mikus, ulaşmayı umuyoruz” diyor. toplantının ana konusu ile bağlantılı Ama Allah için salonda bu olmayan bir sunum yaptı. Türkiye’yi konuşmadan yararlanacak de ilgilendirebilecek bu sunumu Türkiye’den tek bir resmi hukuk özetleyeyim. danışmanı, genel müdürlük İtalyan Kültür Bakanlığı, yetkilisi yok! ülkesindeki müze ve kütüphanelerde Avukat Li, Dr. True’dan söz bulunan tüm ilk baskı İtalyanca ettiğinde belleğimde bir geri kitapları Google aracılığı ile dünyaya dönüşüm yaşadım. 1996’da Bayan açmış. 6 milyon sanal belgenin True Ankara’ya gelerek ilk sunulduğu “Europeana (Sanal görüşmeyi yapmıştı. Dönemin genel müdürü beni arayıp, Getty’de ne gibi Avrupa Kütüphanesi)” aracılığı ile İtalyanca ve İtalyan kültürü dünyaya yapıtlarımızın bulunduğunu tanıtılıyor, ayrıca anlaşma gereği sorduğunda gerekli bilgileri ekonomik girdi sağlanıyor. vermiştim. Kendisi bir süre sonra Acaba “Osmanlı Arşivleri” de bu üniversitede kürsüsüne döndü. yöntemle dünyaya açılamaz mı? Ardından Getty’den gelen altı aylık FRANKFURT / MİLANO Almanya ve İtalya’da aşırı sağın örgütlenmesi korkutucu boyutlara ulaşıyor. Almanya’da yapılan kamuoyu araştırmaları iktidarı oluşturan sağ partilerin (CDU/CSU ve FDP) büyük bir hızla gerilediğini ortaya çıkarırken, aşırı sağın hareketlendiği saptadı. Ülkenin önde gelen neoNazi partisi NPD’nin hafta sonunda yapılan olağanüstü kongresinde, mali sorunlar altında etkisizleşmiş diğer bir aşırı sağ parti olan DVU ile birleşme kararı delegelerin onayından geçti. DVU’nun da kasım ayı içinde yapacağı son bir kongrede kendisini tasfiye ederek NPD’ye katılma kararı alması bekleniyor. Almanya’da bugün seçim yapılsa Angela Merkel’in başbakanlığı bı İtalya’da neoNaziler artık sempatizan toplamak için kültürel faaliyetler organize etme yoluna gidiyorlar. NeoNazi hareketi Lealtà Azione de bu bağlamda 3 Kasım’da Milano şehrinde Belçikalı bir SS generalini konu alan konferans düzenledi. Yeni neoNazi partinin adının NPD olarak kalacağı, ama DVU’daki “Volksunion” (Halk Birliği) sözcüğünün bu ada ekleneceği öğrenildi. Öte yandan İtalya’da neoNazilerin ise kültürel etkinlikler çerçevesinde örgütlendiği bildirildi. Demokrat kesimin tepkilerine karşın geçtiğimiz 3 Kasım’da Milano’da Belçikalı SS Generali Leon Degrelle’i konu alan bir konferans düzenleyen neoNazi hareketi Lealtà Azione’nin ülke ça pında kültürel faaliyetler çerçevesinde örgütlendiği öğrenildi. Uluslararası neoNazi hareketi Hammerskin’in İtalya’daki temsilcisi Lealtà Nazionale’ye önderlik eden, hakkında açılmış çeşitli davalar bulunan Stefano Del Miglio, “neoNazi” ve “faşizm” gibi kavramların tarihe karıştığını, yeni aşırı sağcı hareketin amacının bugüne kadar sol kesimin ilgilendiği sosyal faaliyetlere katılmak olduğunu söyledi. Yeni şubeler açılıyor Milanolu neoNaziler bu bağlamda, gençlerle kültürel konularda toplantılar düzenliyor. Pedofiliye karşı mücadele veren derneklere destek oluyorlar. Kendilerine destek veren gençlerin sayısının hızla arttığına dikkat çeken genç neoNaziler, Milano’nun yanı sıra öteki kentlerde de şubeler açmaya başladıklarını söylüyor. rakmak zorunda kalacağının ortaya çıkması, aşırı sağı umutlandırdı. Siyasal gözlemciler, birbirinden kopuk aşırı sağ partilerin birleşerek Alman halkından daha çok oy toplama hesabı yaptığına dikkat çekti. NPD’nin 6 bin 800, DVU’nun ise 4 bin üyesinin bulunduğu bildiriliyor. NEW YORK Türk kökenlilere ırkçı saldırı Dış Haberler Servisi New York’ta bir benzin istasyonunda çalışan iki Türk kökenli Amerikalı, aralarında 11 Eylül saldırısından kurtulan emekli bir polisin de bulunduğu bir grubun ırkçı saldırısına uğradı. Olay, New York’un Long Island bölgesinde bir benzin istasyonunda, ara seçimlerin yapıldığı 2 Kasım günü gerçekleşti. İstasyonun market bölümünden bir paket sigara satın almak isteyen üç Amerikalı genç, kimliklerinin sorulması üzerine kavga çıkardı. OK Benzin İstasyonu’nun sahibi Yavuz Erdoğan ve istasyonda çalışan Yüksel Cebeci, 18 yaşından küçüklere satış yapamayacaklarını söyleyince ırkçı saldırıya uğradı. 17 yaşındaki lise öğrencisi Richard Vitale Jr., tartıştığı Cebeci’ye, “Benim babam polis, şimdi silahını alıp seni öldürmeye geleceğim” dedi. Cebeci, gençlerin benzin istasyonundan ayrılmasının ardından 911 acil imdat servisini arayarak olayı anlattı. Nükleer atık trenini Almanya’nın Dannenberg şehrinde binlerce gösterici karşıladı. (AFP) Atom trenine yeşil rötar FRANKFURT (Cumhuriyet Bürosu) 35 bin göstericinin tepkisiyle karşılanan nükleer atık treni, güvenlik güçlerinin yer yer sert müdahaleleri eşliğinsinde de olsa yolculuğunu tamamlayabildi. Fransa’dan yola çıkan tren, engeller nedeniyle 1000 kilometrelik yolu ancak 67 saatte alabildi. Nükleer atığın artık karayoluyla ülkenin kuzeyinde kullanılmayan bir tuz madenine götürülmesi ve bu sırada yine protestocuların hedefinde olması bekleniyor. Protestoların karayolunun kesilmesine yönelik olacağı sanılıyor. Bu arada geçen haftalarda önce “Stuttgart 21” projesinin, Bayrak demiriyle saldırdı Kısa bir süre sonra üç genç kendilerinden büyük iki kişiyle benzin istasyonuna yeniden geldi. Richard Vitale Jr’ın babası, 11 Eylül saldırısından kurtulan emekli polis Richard Vitale Sr. (49) görevli polislerin gözleri önünde tehditler savurarak Cebeci ve Erdoğan’ı zeminden söktüğü Amerikan bayrağının demirleriyle döverek yaraladı. Bunun üzerine bölgeye çok sayıda polis ekibi takviye olarak gönderildi. Saldırı sonucunda Cebeci ve Erdoğan ile olaya müdahale eden polis memurlarından biri de yaralandı. Saldırıyı gerçekleştiren beş Amerikalı da gözaltına alındı. Emekli polis Richard Vitale Sr. polisler tarafından götürülürken “Pis göçmenler ülkemizden defolun” diye bağırdı. Söz konusu saldırı, Amerikan medyasında da geniş yankı buldu. Saldırı olayı, Wall Street Journal, New York Post, CNN, ABC, CBS gibi birçok önemli Amerikan yayın kuruluşuna haber oldu. Daha sonra kefaletle serbest bırakılan saldırganların hakkında kamu davası açıldığı ve bu ay içinde mahkemeye çıkarılacağı öğrenildi. Cebeci ve Erdoğan tazminat davası açmaya da hazırlanıyor. İki Ermeniden nükleer kaçakçılık itirafı Dış Haberler Servisi Gürcistan’da mart ayında bu yana süren ve yeri gizli tutulan bir davada, Ermenistan’dan Gürcistan’a uranyum kaçırmak isteyen iki kişinin suçlarını itiraf ettiği bildirildi. Fransız Haber Ajansı AFP’ye göre, söz konusu iki Ermenistan vatandaşı, 18 gramlık uranyumu radikal İslamcılar olduğu düşüncesiyle bir buçuk milyon dolara Gürcü istihbarat görevlilerine satmaya çalıştı. onun ardından da Gorleben’e giden nükleer atık treninin de on binlerce gösterici tarafından protesto edilmesi, Yeşiller Partisi’nin bazı kamuoyu araştırmalarında Sosyal Demokrat Parti’yi geride bırakabileceğini gösteren sonuçlar alınmasına yol açan nedenler arasında sayıldı. Claudia Roth ile birlikte Yeşiller’in başkanlığını yürüten Cem Özdemir’in önceki gün, Yeşiller’in Hıristiyan Demokratlarla bir koalisyon hesabı içinde olmadığını açıklaması, partinin yükselişiyle gelen özgüvene bağlandı. TC SAKARYA 4. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NDEN TAŞINMAZ MALIN AÇIK ARTTIRMA İLANI DOSYA NO: 2009/49 TAL. SATIŞI İSTENEN TAŞINMAZ MALIN EVSAFI: Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, 25J4 pafta, 16429 parselde kayıtlı, Beşköprü Mah. Girne Cad. 160 No’lu Sokak No: 14 Adapazarı/Sakarya adresinde kain kargir ev ve arsa vasıflı taşınmazdır. Ana taşınmaz; kuzeyinden 7 metre, doğusundan 10 metrelik imar yollarına cephesi bulunan köşe bir parseldir. Yüzölçümü 362,60 m2’dir. D100 karayolunun yaklaşık 3040 metre kadar kuzey üst kısmında kalmaktadır. Şehrin çarşı merkezine 5 Km. mesafededir. Etrafı genellikle konut şeklinde yapılaşmış durumdadır. Topoğrafik olarak güneye doğru % 1015 eğimli bir arazide yer almaktadır. Ana caddelere çok yakın olduğundan ulaşım sorunu yoktur. Yol, su, elektrik, haberleşme vs. gibi altyapı ve belediye hizmetlerinden yararlanmaktadır. Parselin sayılan tüm bu özellikleri dikkate alınarak 1m2’sinin değeri 90 TL; buna göre parselin toplam zemin değere 362,60 m2*90 TL0/m2= 32.634 TL’dir. Taşınmaz, parsel üzerinde yer alan iki katlı olup yığma kagir olarak inşa edilmiştir. Her katından birer mesken bulunmaktadır. Binanın dış cepheleri sıvalı ve boyalı üzerinde ahşap çatısı mevcut ve marsilya kiremit örtülüdür. Üst kattaki meskene yan cephedeki dıştan merdiven ile çıkılmaktadır. Her kattaki mesken aynı özelliklerde olup her birinde girişte ortada büyükçe bir hol, üç oda, mutfak, banyowc bulunmaktadır. Ayrıca birer balkonu vardır. Tüm zeminler ahşap döşeme tahtası, mutfak ve ıslak zeminler seramik kaplıdır. Duvarlar sıvalı ve plastik boyalı, tavanlar alt katta sıvalı ve boyalı, üst katta ahşap tahta kaplıdır. İç kapılar ahşap ve yağlıboyalı, dış pencere doğramaları PVC kaplı ve ısıcamlıdır. Soba ısıtmalı ve yaklaşık 3035 yıllık olan yapının her bir katında 11,00*10,60=116,60 m2 alana sahiptir. Sayılan tüm bu özelliklerinin yanı sıra bakım durumu da göz önüne alındığında binanın m2 değeri 250 TL; buna göre yapının tamamının değeri 116,60 m2*2 kat*250 TL/m2=58.300,00 TL; tamamı borçluya ait olan 16429 nolu parselin, üzerinde yer alan bina ile birlikte tamamının değeri: 32.634+58.300=90.934,00 TL’dir. İMAR DURUMU: Mevcut imar durumuna göre taşınmaz imar planında İskan Sahası olarak ayrılan alanda kalmakta ve ayrık nizam da üç katlı (A3) yapı iznine tabidir. Tapu kaydı ve ekli çapı mahalline uygulandığında çapı zeminine uygundur. SATIŞ ŞARTLARI: 1 Satış 10.12.2010 günü saat 13.30’dan 13.40’a kadar Sakarya Adliyesi İcra Daireleri Mezat Salonunda açık arttırma suretiyle yapılacaktır. Bu arttırmada tahmin edilen kıymetin % 60’ını ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları mecmuunu ve satış masraflarını geçmek şartı ile ihale olunur. Böyle bir bedelle alıcı çıkmazsa en çok arttıranın talebi baki kalmak şartıyla 20.12.2010 günü aynı saat ve yerde ikinci artırmaya çıkarılacaktır. Bu artırmada bu miktar elde edilememişse taşınmaz mal en çok artıranın taahhüdü saklı kalmak üzere artırma ilanında gösterilen müddet sonunda en çok artırana ihale edilecektir. Şu kadar ki, artırma bedelinin malın tahmin edilen kıymetinin %40’ını bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını geçmesi lazımdır. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir. 2 Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen kıymetinin %20’si nispetinde pey akçesi (Türk Lirası veya devlet tahvili dışındaki döviz kabul edilmeyecektir.) veya bu miktar kadar milli bir bankanın teminat mektubunu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı istediğinde 10 günü geçmemek üzere mehil verilebilir. Damga Vergisi, KDV, tapu harç ve masrafları alıcıya aittir. Birikmiş vergiler, tellaliye ve tapu satım harcı satış bedelinden ödenir. 3 İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin (x) bu taşınmaz mal üzerindeki haklarını hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını dayanağı olan belgelerle on beş gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır. Aksi takdirde hakları tapu sicili ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaktır. 4 İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak suretiyle ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır. 5 Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup masrafı verildiği takdirde, isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir. 6 Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başka bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarası, ile müdürlüğümüze başvurmaları ile satış ilanının tebliğ edilemeyen alakadarlara İ.İ.K.’nun 127. maddesine göre tebliğ yerine kaim olacağı ilan olunur (İ.İ.K. 126). (x) İlgililer tabirine irtifak hakkı sahipleri de dahildir. 22.10.2010 (Basın: 74587)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog