Bugünden 1930'a 5,446,863 adet makale



Katalog


«
»

5  KASIM   2010  CUMA CUMHURİ YET SAYFA HABERLER Parti yönetimindeki bölünmede kesin tercihini yapan vekillerin sayısının azlığı dikkat çekici POLİ Tİ KA  GUNLUGU Hİ KMET  ÇETİ NKAY A Meclis grubu parçalı AYŞE  SAYIN ANKARA    CH P  yönetimindeki "derin çatlak",  partinin  Meclis grabuna da yansıdı. Genel Başkan  Kemal Kılıçdaroğlu ile Genel Sekreter Önder Sav arasında kesin tercilı yapan milletvekili  sayısının azlığı dikkat çekerken  milletvekillerinin büyük  bölümünün   "kafasının kanşık" olması dikkat çekti. Eski  G enel  Başkan   Deniz Baykal'ın  "kurmay"  kadrosunda yer alan ya da kendisine yakın olan milletvekilleri  "suskun" kalmayı tercilı etmelerine karşrn,   "Partiyi bu  durumda sahipsiz bırakmayız"  diyerek Kılıçdaroğlu'na  destek  mesajı veriyor.  CHP grap  başkanvekilleri  arasında ise tam bir bölünme  yaşandı.  Grup  başkanvekillerinden  Akif Hamzaçebi, Kılıçdaroğlu'nun  yanında  yer alırken, Kemal Anadol, Önder Sav'ın  ekibine  destek  verdi. CHP'de Devrim mi Oldu?. CHP'de  kırılma  mı oldu, devrim mi, koltuk kavgası mı? Hangisi? Salı günü CHP'yle  ilgili  yazımda şöyle demiştim: "Kemal Kılıçdaroğlu'nun ya da Önder  Sav'ın eteğine yapışarak politika yapanların,   'sınıfsal  çelişkileıf, görmediğine inanıyorum." Güçlü, demokratik bir sol partinin olmazsa  olmaz  koşulu,  ekonomik, sosyal ve kültürel politikalar  üretmesinden geçer. Kemal  Kılıçdaroğlu'yla  Önder Sav arasındaki  kavga ne bir devrimdir, ne kırılma  ne de ideolojik  ayrışma. Kavga  bireyseldir ve Onder Sav'ın yaşamının  sonuna dek genel sekreterlik koltuğunu  bırakmamasından kaynaklanmaktadır. CHP'nin  güçlenmesi, sol kültürden gelen siyasetçilerle olur. Örneğin  PM üyesi  Hüseyin  Yıldız, Kılıçdaroğlu'nun  yanı  başında dururK üyesi  yapılmadı... ken neden MY Aslında  CHP'de  "kaos"  gibi görülen olay  budur ve her iki taraf da bir yanlışlığın içine düşmüştür. Önder Sav,   53  yıldır  CHP'de  politikayaptığından,  ayrışmanın  ideolojik olduğundan söz edip Kılıçdaroğlu'nun atamalarına  "aşiret devleti" yakıştırması  yapıyor. Kurultay delegelerinin  neredeyse tümüne yakınının ayakkabı  numarasını,  ağzındaki  diş sayısını bildiği söylenen Onder Sav, CHP'yi babasının çiftliği  sayıyor. CHP'de...  Kılıçdaroğlu'nun  yönetimi Önder Sav'ın yönetimi... Önder Sav örgütte egemendir, Kılıçdaroğlu ise halkın destek verdiği  kişidir... İ deolojik ayrışma  deyim  yerindeyse "feso feö"dan başka bir şey değildir. •   CHP yönetimindeki bölünme Meclis grubuna da yansıdı.  Grup başkanvekillerinden Akif H amzaçebi, Kılıçdaroğlu'nun yanmda yer alırken Kemal Anadol, Sav ekibinde yer  aldı. "Resepsiyon" krizinde Kılıçdaroğlu ile ayrı düşen Muharrem İ nce,  "gelişmeleri  görmeden konuşmam" derken  Baykal'a yakm milletvekilleri  Kılıçdaroğlu'na destek mesajları  veriyor.  Milletvekillerinin önemli bir bölümü sorunun kurultayla  çözüleceği düşüncesinde. Resmi bir ziyaret için Suriye'de bulunan Grup Başkanvekili  Muharrem  İ nce,  Cumhuriyet'in sorularına  "Türkiye'ye  dönmeden ve olayları öğrenmeden bir  açıklama yapmam  mümkün  değil"  diyerek  net  tavır ortaya koymadı. dem,   Kılıçdaroğlu'na  destek verdi.  Kılıçdaroğlu'nun  Sav'la yollarını  ayırmasını  "olumlu bir gelişme" olarak nitelendiren Erdem,  "CHP'nin yeni yönetimi, bu konuda yeteri kadar tavır  alırsa iyi  olur. Bundan sonra yapılması  gereken,  seçimli  bir  kurultay  toplayıp, CHP'yi bu tartışmaların içinden çıkarıp  partiyi son sürat seçimlere hazırlamaktır" dedi. CHP'de milletvekillerinin büyük  bölümü tavır  belirlemekte zorlandığı için yorum yapmaktan kaçınırken bazı  milletvekillerinin görüşleri  de şöyle: Onur Öymen (Bursa): Anlaşmazlıkları  çözecek  olan kurultaydır.  Kurultayın  daha altındaki düzeyde çözüm bulunamıyorsa,  kurultaya  gidilmelidir. Mehmet Ali Susam (İ zmir): Bu yaşananlardan büyük üzüntü  duyuyorum.  Bundan  sonra PM 'yi  de içine  alacak  bir  kurultay yapılması  ihtiyacı  var. Ahmet  Ersin (İ zmir): Yargıtay Başsavcısı'nın  gönderdiği ihtar yazısının  içeriğine  uygun olarak  yeni  MYK  oluşturuldu. Kurultaya  gidip  gidilmeyeceğine, böyle bir şeye ihtiyaç olup olmadığına  yeni  MYK karar verecektir.  Ancak genel  başkanın  olmadığı  bir PM toplantısında alınan kararların  geçerli Erdem: Olumlu Bu  arada uzun yıllar partide genel başkan yardımcısı  olduğu dönemde Önder Sav ile ilişkileri "gergin" olan ve referandum sürecinde anayasa  değişikliklerine "evet" diyeceğini açıklayınca disipline  sevk  edilmesi  üzerine partiden  istifa  eden  bağımsız Ankara  Millevtekili  Eşref Er liği olamaz. Eşref  Karaibrahim  (Giresun):  Ben partiyle ilgjli "iki  başlılık"  değerlendirmesini  kabul etmiyorum.  Biz elbette  Genel Başkan'ın  tavrına  uyacağız. Ama  ben kişisel  olarak  parti tüzüğünün, eski haliyle  kalmasında  yarar  görüyorum.  0 nedenle  tüzük  kurultayının toplanmasını  doğru  buluyordum. Bana göre tüzük kurultayı toplanmalı, değişiklikler yapılmalı ve  son hızla seçime hazırlanmalıdır. Atilla Kart (Konya): Genel Başkan,  PM 'yi de kapsayacak bir seçimli kurultay yapılıp parti  içindeki tartışmalara  son verilmelidir. Ahmet  Küçük  (Çanakkale):  En kısa zamanda kurultay iradesine başvurulmalıdır.  Madem  ortada  bir  anlaşmazlık var.  Bunun çözüm yeri  siyasi zemin olmalı ve bunun yeri de kurultaydır. • •• SAV  GELİ ŞMELERİ   DEĞERLENDİ RDİ ÇÎZMEDEN YUKARI MUSA KART • •• CHP'nin  altı aylık  genel  başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu'na gelince... Kılıçdaroğlu'da  "sol  kültür"den gelmiyor ama sosyal demokrat tabandan  büyük destek görüyordu ilk başlarda. Haziran  ayında yapılan kamuoyu araştırmalarında  CHP'nin oy oranının  yüzde 25'lerden yüzde 34'lere  çıktığı görmezden  gelinemez. 0  oran şimdiler de düştü ve Kılıçdaroğlu'nun eski havası kalmadı. Bunun bir nedeni vardı: "Kılıçdaroğlu, çok zikzaklar çizdi, bir türlü lider olamadı..." Bugün ortaya çıkan fotoğrafa bakınca seçmen tabanının  Kılıçdaroğlu'nun yanında  olduğunu görüyorum. Peki, bunlar  kurultay delegesi mi? Değil! Demek  ki, Kılıçdaroğlu'nun  olası seçimli bir kurultayı tek başına  alması çok  güç, mutlaka Deniz Baykal'a  gereksinimi var. Kılıçdaroğlu'nun  genel başkan yardımcılığına  atadığı  adlar arasında  olan M ehmet Ali  Özpolat  ve Mesut Değer'in  Baykal'a yakın  kişiler olduğunu CHP'liler  biliyor. Kemal  Kılıçdaroğlu  çok açık söylüyor: "Koltuk kimsenin babasının malı değildir...  Korku imparatorluğunu yıktık..." Birincisi doğru ama ikincisinde kuşkum var... Korku imparatorluğu yıkılmadı, kavga yargıya  taşındı. Y apılması gereken seçimli bir kurultay, yeni  PM'nin ve genel  başkanın seçilmesi. Sol kültürden gelen insanların CHP yönetiminde  yer alması. Partinin çağa uygun, laik, demokratik cumhuriyeti savunan,  emperyalizme, sömürüye  karşı tavır alan,  sermayeemek çelişkisini gören bir  yapıya bürünmesi. Eğer CHP,  Önder Sav gibi düşünenlerin egemenliğine girerse,  yedi ay sonra yapılacak  genel seçimlerde yüzde  10  barajını aşamaz  1999   seçimlerinde olduğu gibi... Sanırım  CHP örgütleri, kurultay delegeleri, belediye başkanlan,  milletvekilleri bunun  ayrımındadır... Ben CHP'lilere  daha önce sorduğum soruyu bir kez daha yineliyorum: Ulusalcılığı  'kör milliyetçilik'  sanan bir düşünce, yurtseverleri, solculan, sosyalistleri CHP'den uzaklaştırmadı mı?" 'Genel sekreterlik sayfası artık gönlümde kapandı' ANKARA  (Cumhuriyet  Bürosu)    E ski CH P  G en el  Sekreteri Önder  S av,   C H P 'n in G enel  Sekreterliği'n in kimsenin  tapulu  mülkü olmadığmı  söyleyerek, "Benden  evvel  de  pek çok  genel sekreter görev  yaptı.  Benim  için artık  genel sekreterlik sayfası  gönlümde  de kapanmıştır"  dedi. Sav,  özel  bir  televizyon kanalında CH P'deki son gelişmelere  ilişkin sorularını yanıtladı. Sav, son günlerde  gündeme  taşınan  terimleri  eleştirerek CH P'de ne devrim ne ihtilal ne de ihtilalci bulunduğunu  belirtti.  Sav,  yaşananların  parti  içi demokrasinin doğal  görüntüleri olarak  algılanmasını  istedi.  Sav, il  başkanlarını toplantıya  çağırdığı yönündeki haberlerin doğru  olmadığını  söyledi. Yargıtay  Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir karar makamı olrnadığını, iddia ve uyarı makamı olduğunu  dile  getiren  Sav, Yargıtay  Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  CHP'ye gönderdiği tüzük değişikliğine ilişkin yazıların bir  partinin iç hukukuna müdahale olduğunu iddia ederek mücadelenin bitip bitmediğini zamanın göstereceğini  söyledi.  Sav, "CHP'nin,  Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  takıldığı  tüzükte değişiklik yapıldığı  savı bence  hukuken  geçerli değil" dedi. Sav,  Yargıtay'dan  bir buçuk  sayfalık  bir  yazı geldiğini  söyledi  ve "Kılıçdaroğlu'na  'Benibekle, beraber işlem  yaparız' dedim. Baykal'ın haberi yokmuş.  '8 gün boyunca Genel Sekreter yazıyı Genel  Başkan'dan  sakladı' diye haberler çıktı. İ kinci  yazı  geldi,  ben  hem partiye,  hem  Kılıçdaroğlu'na aynı yazıyı gönderdim... Kemal Bey'in bunda günahı yok,  Baykal  döneminde  hazırlanan bir  tüzük bu"  dedi. Kılıçdaroğlu'nun bazı konularda kendisini  kırdığını  vurgulayan  Sav.  "Sabah havaalanında gazetecilerle yapılan bir  sohbet  sırasında,   ' 0  yazıyı görmedim'  dedi.  Işte  o an  içimden  bir  parça koptu. Ben bu laftan hoşlanmadım.  Ben  hiçbir medyaya  konuşmadım, partimin genel başkanımı  yaralamadım"  dedi. Sav, Kılıçdaroğlu'na yönelik  ise,   "Türban  konusu,  genel  af  konusu, 'Anayasayı  1 haftada değiştirirsiniz'  konularını bırak partiyle, en yakın çalışma  arkadaşlarıyla, benimle bile görüşmedi. Kılıçdaroğlu'na  'R ica ederim,  getirisi  olmayan konuları  konuşmayalım' dedim  ama o devam etti.  Böyle  açıklamalar yapması  normal  değil" diye konuştu. 'Kılıçdaroğlu'nu belki  ikna  ederim' "Seçimli kurultaya gidilir  mi"  sorusunu  ise Sav,   "Kurultayı  toplama  yetkisi  olan  Sayın Genel Başkan ve kurultay  delegelerinin  yarısından bir fazlasımn imzası. Partinin çıkarı böyle  bir  şey  gerektirirse öyle bir  kurultay toplanır" dedi. Sav kendisinin desteklediği  bir adayının olmadığını söyledi ve "Benim bir ikna gücüm var. Ben  belki  yine  Kemal Kılıçdaroğlu'nu  ikna ederim" dedi. Milli Eğitim Ş urası'nda "Mezuniyet balolarının milli ve manevi değerlere uygun olarak yapılması" önerisi getirildi. • •• I M EZUNİ YET BALOSU Bir ülkede Alevileri ve Kürt  kökenli yurttaşlarımızı  yok saymak,   "körmilliyetçiliğin ve 'mezhep ayrımcılığının' göstergesi değil midir?" Türkiye'nin  en temel sorunları iş, aş, ekmek, kültürel haklar,  özgürlük ve demokrasidir. Aleviler   cemevlerinin ibadethane olmasını,  zorunlu din derslerinin  kaldırılmasını  ve Diyanet İ şleri'nden  pay almayı  isterken; Kürt kökenli yurttaşlarımız kendilerinin  aşağılanmamasını, potansiyel terörist olarak görülmemesini  istiyor. Haydi,  Kılıçdaroğlu  mu, Önder Sav mı? Karar sizin.. • •• Veakşam  saatleri... Y argıtay Cumhuriyet  Başsavcılığı, K Kılıçdaroğlu'nun  hazırladığı  yeni  MY listesini onayladı ve siyasi  partiler siciline işledi. Evet, Önder Sav'ın oyunu bu  kez tutmadı... • •• • •• Önder Sav,   "koltuğumu bırakmam"  diyerek, Kılıçdaroğlu'na  "bir aşiret lideri havası"y\ a karşı çıkıp bir de kılıf uydurmuştur: "Bu bir ideolojik mücadeledir." Altı ay önce Kılıçdaroğlu'nu  genel başkan seçtiren kendisidir, bunu bilmeyen yok... İ yi de, Kılıçdaroğlu  ve ekibini doğrudan "Bunlar ikinci cumhuriyetçi" olarak suçlamasına  ne denir? Sınıfsal temele dayalı  politikalar üretmeyi 30 yıl önce bırakan,  Dİ SK'İ dışlayan, emekçilerle arasına  mesafe koyan bir CHP'de  kimse devrim filan yapmadı. Demokrasi ve özgürlük masallarıyla  toplumu uyutan,  kapitalist  sistemin ve emperyalizmin simgesi olan AKP'nin ekmeğine yağ sürüldü... Kılıçdaroğlu'nun  sadeyaşamı,  alçakgönüllülüğü  elbet seçmen tabanında  ilgi görüyor ve son  olaylarda da bu destek giderek artıyor. Şimdi iki başlı bir yönetim var musakart@yahoo.com Y arın ve pazar  günü  İ stanbul'da önemli bir seçim yarışı var.  İ stanbul Barosu seçimlerini yapıyor.  İ stanbul Barosu'nun  bir özelliği var:  Dünyanın en büyük barosu. Böylesine önemli ve büyük bir hukuk kurumunu uzun yıllardan  bu yana,  Atatürkçü, cumhuriyetçi, sosyal demokrat, sol, sosyalist,  özgürlükçü,  laik ve demokratik bir toplumdan, emekten yana olarak bilinen gruplar yönetiyordu. Bu kez seçim lerden muhafazakâr  ve dinci bir listenin çıkma olasılığı doğdu. Tıpkı CHP'de yaşanan  iç kavga gibi, mevcut yönetim de birbirlerini suçlayarak  tam üç parçayaayrılmışlar. Her  biri bir başka listeden yeniden aday olmuş. Bizim gazetenin yönetim kurulu üyesi olan Av.  Mustafa Kemal Güngör  de bu dönem Katılımcı Avukatlar Grubu'ndan  baro  başkanlığına aday olmuş. Uzun yıllardır  tanıdığım, demokrasiye, çağdaş değerlere, laikliğe,  özgürlüklere sahip  çıkacağından hiç kuşku duymadığım  Mustafa'ya bu yarışta başarılar dilerim. 'Demokrasimiz için Kılıçdaroğlu, partimizin iyiliği için Önder Sav kazansm' hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr  Faks numaramız:  0212 343 72 69 AKPTi vekiller ekrana kilitlendi ERDEM  GUL ANKARA    C H P 'de G enel Başkan  Kemal Kılıçdaroğlu ile G enel Sekreter Önder Sav arasmdaki çatışma ve sözlü düello, AKP'lileri  ekranlara  kilitledi. C H P 'de  önceki  gün, Kılıçdaroğlu Sav  arasmdaki  iplerin kopması  üzerine  gerçekleştirilem eyen  P arti  M eclisi'n den (PM)  itibaren AKP 'liler  büyük bir  heyecan  yaşadı.  M eclis'te çok sayıda milletvekili  özellikle D ünya Kupası'nda olduğu gibi  iktidar  kulislerindeki  televizyo n larm  başm a  üşüştü. AKP'liler  canlı yaymda  verilen CH P haberlerini  televizyonlardan  birlikte  izleyip  yorumladı. AKP 'lilerin  Kılıçdaroğlu  ve Sav'm  karşılıklı  suçlamalarda bulundukları  açıklamaları  sırasmda  G enel Kurul'a  girmek yerine  televizyonlara  kilitlendikleri  gözlendi. M illetvekilleri  arasında  zaman  zaman neşeli  sohbetler ve kahkahalar yükseldi.  AKP'liler, kendi aralanndaki sohbetlerinde "Bunlar bizim işimize yarar" ifadelerini  kullamrken arada bir bakanlann  görünmesi  üzerine, "Başka bir  partinin içişlerine karışmak  bize  yakışmaz" diyerek  susmayı  tercih  etti. AKP'liler yanlarma uğrayan  gazetecilerden de CH P'deki durum hakkında bilgi ve  değerlendirme almaya  çalıştı. İ sim  vererek  değerlendirme yapmak istemeyen AKP'lilerden bazıları,   "Kılıçdaroğlu'ndan bu kadarını beklemezdik. Büyük  bir  medeni  cesaret gösterdi. Türkiye'nin esenliği için, demokrasimiz  için  Kılıçdaroğlu kazansın, ama partimizin  iyiliği  için  Sav kazansın" ifadelerini  kullandı. Aynı AKP'liler,  CH P'de "asıl patronun Sav"  olduğunu savunarak,   "Kılıçdaroğlu'nun  işi zor,  Çünkü  CHP'de  asıl patron Sav"  yorumlanm da yaptı. AKP'liler  arasmdan,  "Bu düello kanla bitecek", "Adı üstünde Kılıçdaroğlu, kılıçları çoktan  çekmeliydi, geç bile kaldı" sesleri de  yükseldi. MYK Lİ STESİ NDEN   ÇEKİ LENLER  KONUŞTU 'Tüzük demokratik hale getirilmelV ANKARA  (Cumhuriyet Bürosu)  CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ilk MYK listesinde yer alan, ancak daha  sonra çekilen  Gülsün Bilgehan ve Gökhan  Günaydın,  tüzüğün demokratik hale getirilmesi  gerektiğini  belirtti. Nihat Matkap ise, tüzük kurultayma  imza  verdiğini  ammsatarak, yanlış  anlaşılmalara  neden olmamak için listeden çekildiğini  söyledi. CHP  PM üyesi  Matkap,  Cumhuriyet'e  yaptığı  açıklamada,   "Tüzük maddelerine  ben  karşıyım, demokratik  olmayan  maddelerin  devamından yana değilim. Ben tüzük kurultayı önergesine kabul oyu verdim. Genel başkan yeni MYK listesine beni de almış. Ama  kurultaya  da kabul oyu vermiştim, bir karenin içindeydim. Bir başka karede yer aldı«ını/  zaman sanki yönetim kurulu üyeliği nedeniyle düşünce değiştirdi diye anlaşılır. Çok yanlış değerlendirilir. O yüzden çekildim" dedi. Kılıçdaroğlu'nun  G enel  Başkan Yardımcılığı  önerisini  kabul  etmeyen  G ünaydm, görevi neden reddettiğini  Cumhuriyet'e  şöyle  açıkladı: "Tüzüğün,  genel  başkanı  PM'de tek  seçici  konumuna  getiren antidemokratik  hükümlerine  katılmıyorum.  Ayrıca  MYK  listesinin PM'de  görüşülmeden  atanmasına da  karşıyım.  Ayrıca,  Sayın  Genel Başkanın listesinin ortaya koyacağı ideolojik yönelimi de kendime yakın  görmüyorum." G enel Başkan Yardımcılığı  görevini  istemeyen  Bilgehan, yaptığı  yazıh açıklamada CH P'deki  gelişmelerden dolayı  üzgün olduğunu belirterek, son ana kadar parti içinde bir uzlaşma olmasını umduğunu,  Kılıçdaroğlu'nun kendi çağırdığı  PM önünde görüşlerini ve listesini  sunmasını beklediğini  söyledi. Bilgehan,  "Bir liderden istenen, güvenilir  ve  tutarlı  olmasıdır. CHP'nin  özüne  dönerek,  gerçek bir sosyal demokrat parti olması gerekiyor. Bunun yolu da gittikçe daha katılaşan tüzüklerin  demokratik hale getirilmesidir" dedi. İ STANBUL  İ L ÖRGÜTÜ'NDEN  KILIÇDAROĞLU'NA  DESTEK İ stanbul Haber Servisi   CHP İ stanbul il örgütünde  13 yönetici, 24 ilçe  başkanı, il kadın ve gençlik  kolları  tüzük krizinde Genel Başkan  Kemal Kılıçdaroğlu'ndan yana tavır aldı. İ l G enel Sekreteri Bülent Kerimoğlu tarafından  destek  açıklaması yapmak için düzenlenen toplantıya CHP İ l Başkanı Berhan Şimşek katılmadı. Şimşek,  istifa  ettiği  iddialarını  ise yalanladı. CHP İ stanbul İ l Başkanlığı'nda  toplantı düzenleyen  CHP İ l G enel Sekreteri Kerimoğlu, İ stanbul il yönetimindeki  13 yönetici,  Arnavutköy,  Ataşehir,  Avcılar, Bağcılar,  Başakşehir,  Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Büyükçekmece, Çatalca, Çekmeköy, Esenler, Esenyurt, Kâğıthane,  Küçükçekmece, Kartal,  Sultangazi, Sultanbeyli,  Sultangazi,  Şişli,  Tuzla, Ü mraniye,  Ü sküdar,  Zeytinburnu  ilçe başkanlan, il kadm kolları ve il  gençlik kollan m n  Kılıçdaroğlu'na  desteğinin tam  olduğunu  söyledi. CH P'nin  Ege'deki  örgüt  yöneticileri ise  Kılıçdaroğlu  ile Sav  arasındaki kamplaşmadan  rahatsız  olduğunu,  sorunun kurultayla  aşılacağını  belirtti. m u CHP İ stanbul il örgütünde 13 yönetici, 24 ilçe başkanı, il kadın ve gençlik kolları Kemal Kılıçdaroğlu'ndan  yana tavır aldı. C  M  B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog