Bugünden 1930'a 5,448,242 adet makale



Katalog


«
»

5  KASIM   201 0  CUM A CUM HURİ YET SAYFA kultur@cumhuriyet.com.tr KULTUR 19 TÜYAP  KtTAP  F U AR I 'N I N   ONUR  KON UĞ U   DOĞ AN   KUBAN ODAK  NOKTASI AH MET  CEMAL Çağdaşbirbilge... TARABYA  ÇEVİ Rİ   ÖDÜLLERİ  SAHİ PLERİ Nİ   BULDU Çevirmenin  Yalnızlığı... ZEYNEP önemli özelliklerini  (önem sırası  gözetmeden) satır başlarıyla  şöyle  sıralayabilirim:  Benim için o sadece mimar, mimarlık tarihçisi değil. Benim için o tarihçi, yazar, mimar, sanat tarihçisi, bilim adamı, düşünür, filozof...  (Şiir de yazıyor.  H atta Japon Haiku stilinde yazdığı  şiirleri  bile  okumuştum bir zamanlar)  D ünyaya merakla bakar, ilgiyle sarılır.  Sorduğunuz bir soru, bir  gözlem, öğrenmek  istediğiniz  bir  konu onu heyecanlandırır. Bu merak ve ilgi bilimden  sanata, doğaya  çok geniş  bir alana yayılır. Onunla bir nehir  söyleşisi yapan Müjgan  Yıldırım  kitabma "Bir  Rönesans Aydını"  başlığım koymuştu ki, tam isabetti.  (İ ş Bankası Yaymları)  Olayları,  durumları,  bütünselliği içinde ele alır bağlantılarım  ortaya koyar,  gösterir, tarih ve  coğrafyayla besler.  Özellikle  kültürel  olayları... Kültürü ve  sanatı, mimariyi ve kent sorunlarım tarih bilinciyle  ele  alır.  Önyargıları  kırar, varsayımları  ve moda deyişle ezberi  bozar.  Alçakgönüllüdür.  Kendini değil yaptığı  işi önemser. Böbürlenmeyi bilmez.  Sadece şu son  "Osmanlı Mimarisi" dev eseri  (YEM  Yaymları) birkaç ömür caka satmaya yetse  bile oralı olmaz.  Bunca yıldır  tanırım, onun  öfkesini dışavurduğunu  görmedim.  Sesini yükselttiğini  duymadım.  İ nsanı kahreden konuları bile, sakin  sakin  ele alır.  Şiddeti düşüncede de dilinde de barmdırmaz, barmdıramaz. Bu yazıyı yazarken,   Faruk Şüyun'un hazırladığı,   "Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Bir  Kültür Çınarı" adlı kitabı  (TÜYAP  Yaymları)  henüz görmedim. Ama  Cumhuriyet Kitapları'ndan yeni çıkan   "Çağdaş Bir  Gelecek  İ çin   Türkiye'nin Bağımsızlık  Savaşı"nı bir solukta okudum. Çağdaş bir gelecek  için bir D oğan Kuban yetmez, daha çok, daha çok D oğan Kuban'lar gerek  bize  diye haykırmak  geliyor  içimden! Yarm  cumartesi, yolunuz kitap  fuarına düşerse, orada sizi bekliyor  olacağım... www.zeyneporal.com ezeynep@zeyneporal.com Birkaç gün önce,  "Tarabya Çevirmen Ödülleri" çerçevesinde Almanca Türkçe çeviriler için öngörülen Büyük Ödül'e layık görülmem nedeniyle, Almanya'daki ARD Radyosu'nun değerli çalışanlarından  Mehmet Ukşul,  evimde benimle bir söyleşi yaptı. Kendisinin özenle hazırlanmış  soruları arasından özellikle biri, söyleşi bittikten sonra da kafamı kurcalamayı sürdürdü:  "Edebiyat çevirmenliği, çevirmeni yalnızlığa götüren bir uğraş mıdır?" Soru, çeviri uğraşının yanı sıra "yalnızlık"  kavramını da  odak noktası kılması açısından  ilginçti. Söyleşiyi izleyen günlerde bu soru üzerinde düşünürken geçmişte çeviri uğraşına hevesli genç adaylarla konuşurken kafamdan sıkça geçenvv ama sanırım onlara pek ender yönelttiğim bir başka soruyu hatırladım:  "Peki,  çevirmenliğin zorunlu kılacağı özel bir yalnızlığı taşımaya da hazır mısınız?"  Bu soru, zamanımızın kalabalıklardan geçilmeyen dünyasında, düşünsel yaratıcılığın  hertürlüsü için bir gereklilik olan yalnızlığın artık birtür karabasana dönüştürülmüş olması olgusundan  kaynaklanmıştı. Evimin dört duvarı arasında bu soruyu kendime sorduğum zamanlar,  bakışlarımı  raflardaki çevirilerimde gezdirdikten sonra verdiğim yanıt hep aynıydı.  Zvveig'la, Kafka'yla,  Benjamin'le, Hölderlin'le, Bachmann'la, Goethe'yle, Schiller'le, Broch'la, Musil'le,  Novalis'le, Canetti'yle,  Brecht'le, Kleist'la, Rilke'yle  ve Almanca edebiyatın başkaca büyükleriyle dolu, onlarla kol kola geçmiş bir hayatın ardından çeviri uğraşı yüzünden  yakınmamı gerektirecekyalnızlıklarçektiğimi söylemek, ancak nankörlük olabilirdi. Hayır, şimdi anlıyorum ki çoğunlukla yalnızlıktan  değil, fakat tam tersine, bu dostlarla yeterince yalnız kalamamaktan dolayı çektiğim acılarolmuş. Bu yüzden yalnızlıktan  kaçmak biryana, onu neredeyse hep aramışım. Bugüne kadar yaşadığım  evleri ve oralardaki çalışma odalarımı hiç rahatsız edilmeden kaleme ve kâğıda sarılabileceğim yalnızlık kalelerine çevirmek için elimden geleni yapmışım.  Böylece eriştiğim yalnızlıkların en yoğun noktaları, bana yeni çalışmaların  kapılarını  açmış. Öyle sanıyorum  ki sevgiden yana  buzdağlarının ikliminde geçen bir çocukluğun ve ilkgençliğin ardından, yılların akışı içersinde kendi kendime yalnızlığın yeni tanımlarını  geliştirdim ve o yalnızlıklara karşı koymanın yollarını aradım. Bu tanımların en kalıcı olanı ise şuydu: Gerçek yalnızlık, insanın  kendi kendini yalnız bırakmasından, hemen her yaşadığını  kendi iç dünyasını, dışarıdan, özellikle de başka insanlardan bağımsız  "iç kale"sini inşa edemeyişinden kaynaklanır.  Ben, böyle bir yalnızlığı geçmişte sadece sözünü ettiğim inşaat sürecinde yaşadım, o da ancak zaman zaman olmak üzere. Ama iç kalemin yapımı bittiğinde, onun içersine artık yukarıda  saymaya çalıştığım adlarla birlikte kapanmıştım ve çok kalabalık, dolayısıyla  da yalnızlık denemeyecek, özel bir  "tekbaşınalığı"  yaşamaya koyulmuştum. Bir çevirmen, bir yazar, kısacası düşünsel  yaratıcılık alanında çalışan biri açısından  kimilerince önemsenen bir  başka yalnızlığı,  başkalarınca tek başına bırakılmaktan  kaynaklandığı  söylenen bir yalnızlığı ise kırk yılını doldurmuş çeviri uğraşım boyunca hemen hiç önemsemedim, çünkü böyle bir yalnızlığa üzülmek için harcanacak zamanın  hep iç kaleme birlikte kapandığım dostlara ayırmam gereken zamandan çalmak olacağı bilinciyle yaşadım. Daha açık söylemem gerekirse, ulaştığım nokta, artık kimse tarafından yalnız bırakılamayacağım, sadece canım istediğinde yalnızlığı seçebileceğim bir nokta... acem2 0 @hotmail. com Büyük Ödül Ahmet Cemal 'in Kültür Servisi   A1mancadan Türkçeye yapılan  çevirilere  ilişkin bu yd ilk kez düzenlenen "Tarabya Çeviri Ödülleri" kapsamında  "Büyük  Ödül", Ahmet Cemal'e verildi. Almanya'ıun İ stanbul Törene, Bakan Ertuğrul Günay, Başkonsolosluğu'nun Almanya Devlet Bakanı Cornelia Tarabya'daki tarîhi yazPieper ve Ahmet Cemal katıldı. lık rezidansında önceki gün  gerçekleştirilen gulayarak,   "Türkçeden A l"Tarabya  Çeviri Ödülleri" mancaya,  Almancadan sahiplerini  buldu.  Türk AlTürkçeye çevirinm ne kadar man  ortak  projesi  olan   "Tazor  olduğunu gayet iyi bilirabya  Çeviri  Ödülleri", yorum" diye konuştu. "Kültürlerarası Diyalog ve Ödül,  Kültür  Bakanı ErAnlayış  için  Ernst Reuter tuğrul Günay ve Federal AlGirişimi"  çerçevesinde S. manya  Cumhuriyeti  Devlet Fischer Vakfı,  Robert Bosch Bakanı Cornelia Pieper taraVakfı ve Goethe Enstitüsü ile fından  verildi.  Almancadan Almanya  Federal  CumhuriTürkçeye çeviri dalında büyük yeti  D ışişleri  Bakanlığı ile ödül Ingrid Iren'e verilirken Türkiye  Cumhuriyeti Kültür Ahmet  Cemal,  Türkçe'den ve  Turizm Bakanlığı  tarafınAlmancaya çeviri dalında büdan  veriliyor. yük ödülün sahibi oldu. Her iki Törende konuşan Kültür ve çevirmen, kitap çevirileri neTurizm Bakanı Ertuğrul Güdeniyle büyük ödüle layık gönay,   Türkiye Almanya  ararüldü. Yeni kuşak teşvik ödüsrndaki ilişkilerin  son yıllarda lü  ise  Dr. Michael  Hess  ile gelişmesine  karşın bunda geç Cemal Ener'e verildi. Bir aykalrndığrm belirterek,  "Keşke lık çalışma bursunu ise Kaan bu  ilişkiler  Türklerin AlÖkten kazandı. manya'ya ilk  gittiği yıllarda Büyük Ödül'ün sahibi olan atılsaydı. İ nanıyorum ki  her Ahmet Cemal ise  şu  görüşleiki ülke de bundan daha karini dile getirdi: zançlı çıkardı" dedi. Alman"Ben  bu  ödülün önemini ya  Devlet  Bakanı  Cornelia 'bir çevirmenin yaptıklarmm Pieper  de  Türkiye  Almanya on aylan m ası'  anlamında ilişkilerinin en parlak dönemini değerlendiriyorum.  Ödül yaşadığını  belirterek  bu sahayatım boyunca yaptığım mimiyetin kültür  ilişkilerinin bütün çevirileri kapsadığı artmasını da beraberinde  geiçin bu  duygum güçlü oldu. tirdiğini ifade etti. Pieper, kenBazıları bu  ödülün çoktan disinin de eskiden çevirmen olverilmesi gerektiği yönünduğunu ve çevirmenlerin kıyde  bir  düşünce de  öne  sürmetini  çok  iyi  bildiğini  vurdüler." nceki akşam İ ş Sanat, muhteşem bir konserle perdelerini açtı. Mevsimin  ilk konseri Gürer Aykal yönetiminde Borusan İ stanbul Filarmoni Orkestrası'ndandı. Konserin solisti  Fazıl Say! Ravel'in,  Sol Majör piyano konçertosunu dinlerken kendi kendime  "İ yi ki  yaşıyorum" deyip duruyordum. Bu eser ve  Fazıl Say  sanki  birbirlerine benziyor.  Yani  baştan çıkarıcı, sonsuz, dinamik, enerjik  ...  Adeta ışık hızınm peşindeler.  Sonra ansızm müthiş duygusal...  Zaman zaman caza,  "blues"a göz kırpan, farklı  türlere çengel  atan, gerilimi  hep diri tutan... Ama aynı zamanda hem gizemli, hem isyankâr...  Eser sona erdiğinde  nefes nefeseydim.  D inmek bilmeyen  alkışları, G ershwin çeşitlemeleri,  "Kara Toprak" ve  kendi besteleriyle  karşıladı Fazıl Say. D inleyiciye  kalsa  sabaha dek "bis"  yaptırırlardı...  Sonra o muhteşem orkestradan romantiklerin  en romantiği Çaykovski'nin  en güzel  senfonilerinden  birini (4. Senfoni)  dinledik...  "İ yi  ki  yaşıyorum,  iyi ki yaşıyorum"larım sürdü gitti. G özünüz, gönlünüz, kulağımz,  yüreğiniz  İ ş Sanat, Fazıl Say ve  Borusan F ilarmoni'de olsun. H ayatta güzel şeyler  de olduğunu sık  sık  kendinize hatırlatmaya çalışmaktan başka  çare yok! • O İ NSANAVE YAŞAM A SAYGI İ nsana ve  yaşama  saygı, hayatta en önem verdiğim  ilkelerden biri. İ nsana ve yaşama  saygımn  bilgiyle geliştiğini, bilgiyle yerleştiğini,  bilgiyle çoğaldığım  ben en çok onda gördüm, ondan dinledim, ondan okudum... 0  dediğim  Sevgili Doğan Kuban. TÜYAP  İ stanbul Kitap F uarı'mn bu yılki onur konuğu Doğan Kuban! ("Sevgili" sözcüğünü taa çoooook öncelerde, Sanat dergisini  çıkardığımız ilk  yıllarda,  yazılarıyla  bizi  aydmlatan, yüreklendirmeleriyle  sesimizi geniş kitlelere  duyurmamızı sağlayan insanlar için kullamyorum.  "Gönül  zengini" olanlar için...) Hiç kuşkum yok  onu tanıyorsunuz, biliyorsunuz,  kitaplarım  okuyorsunuz. Sizlere  onu tanıtmama gerek  yok. Ondan neler öğrendiğime  geçmeden önce bir itiraf: Benim her hafta  cuma gününü iple çekmemde Doğan Kuban'm çok önemli bir rolü var. Hayır, her hafta sonu onunla buluştuğumu  sanmaym! (G eri aldım, bir bakıma her hafta  sonu onunla buluşuyorum  da!) Cuma günü olsun; gazetemizin  Bilim  Teknoloji  eki çıksm; çıksm da içinde hemen  Doğan Kuban'm yazısım  okuyayım, ufkum  genişlesin  isterim... Doğan Kuban'm sadece  yazılarım değil, kitaplarım da okumak, insanın ufkunu  açmakla kalmaz,  geleceğe inancım da güçlendirir.  En karamsar, en kötümser, ülkemden ve  dünyadan tüm  umudumu kestiğim  anda bile onun yazısı insana umut verir. N asıl çıkar bu karanlıklar  aydmlığa  ya da asla çıkamaz gibi düşüncelere  saptığınız anda Doğan Kuban okuyun, mutlak bir ışık, bir ipucu sunar size. Hayır reçete sunmaz. D üşünmenizi, öğrenmenizi, tartmanızı, sorgulamanızı, eleştirmenizi, yorumlamamzı sağlar. Bana inanmıyorsamz, açm bakm bugünkü  yazısma! Doğan Kuban'm benim için en KÜLTÜR •  SANAT www.perareklam.com.tr (0212)293  89 78 Kitap fuarına 165 bin ziyaret •   Kültür Servisi   TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ  tarafından  Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliğiyle TÜYAP  Fuar ve Kongre Merkezi'nde  devam eden 29. İ stanbul  Kitap Fuarı 'nı ilk 4 günde 165 bin  kişi ziyaret etti. TÜYAP  Tüm Fuarcılık AŞ'den  yapılan yazılı  açıklamada, yurtdışından  37 ülke  ve 8 telif ajansının katıldığı  "Uluslararası Salon  ve Onur Konuğu  İ spanya"  etkinliklerinin  önceki akşam sona erdiği, İ stanbul  Kitap Fuarı ve eşzamanlı  düzenlenen  İ stanbul  Sanat Fuarı'mn  7Kasım Pazar akşamına  kadar ziyaretçilere açık olduğu  anımsatıldı. TC İ STANBUL KÜLTÜR ÜNİ VERSİ TESİ 5  KASIM KENTERTİ YATROSU ıtıybilef  www.mybilet.com 2010  Ckpin 0212 246 3589   0212 247 3634 SES 1885)  ORTAOYUNCULAR www.ortaoyuncular.com Ferhan Şensoy'un KORKUT  BORATAV T Ü YAP ' T A,  YO R D AM  K I T AP  ST AN D I N D A "Hocaların hocası" Boratav, 3. S alon 601 B'deki  Yordam Kitap standinda son  kitabı EMPERYALİ ZM,  SOSYALİ ZM VE  TÜRKİ YE'yi imzalıyor. Ardından kitabının tanıtım toplantısında okurlara sesleniyor. İ MZA: 6 Kasım 2010 Cumartesi, Saat: 14:00   15:30 PANEL: 6 Kasım 2010 Cumartesi, Saat: 15.45   17.00 Marmara Salonu "Korkut Boratav"ın Yarım Yuzyıllık üretiminden Damıttığı Eser: Emperyalizm, Sosyalizm ve Türkiye" Konuşmacılar: Korkut Boratav E. Ahmet Tonak Cökhan Atılgan IŞSIZLER  CENNETE GIDER FERHAN ŞENSOY   SERAP GUNAYDIN   ALİ  CATALBAS   ELİ F DURDU CUM A   CUM ARTESİ   2 0 . 0 0 Karl Valentin /  Ferhan Şensoy RUHUNDAN TRAMVAY  GEÇEN  ADAM M üzik: Grup Gündoğarken PAZAR 18.00 KÜLTÜR ve SANAT İ LANLARINIZ  İ Çİ N 11  Kasım'dan  başlayarak Ferhan Şensoy'un <Piyano Tarih: 09 Kasım  2010  Salı Saat: 20.00 ( 0 2 1 2 ) 2 9 3  8 9  7 8 perareldam@perareklam.com.tr www.perareklam.com.tr www.bugunbugece.com 2019 bilimsiz  kurgusal  güldürü PERŞEM BE  2 0 . 0 0 İ ISTIKLAL  CAD.  NO: 62 TEL: (0 212) 2 5 1 1 8  65 66 FAX:  (0 212) 244 43 27 KULTU Etkinlik  biletleri c'Köy  Yasammdan Sahneler \  Yazan: Anton  Çehov \  Çeviren Y örjeten:  Nesrin  Kazankaya. VANYA  DAYI biletfr t ar af ınd an satılmaktadır. ÇAĞRI  MERKEZİ   0216  556 98 00 KÜLTÜR ve  SAN AT İ LANLARINIZ  İ Çİ N Akıngüç  Oditoryumu ve Sanat Merkezi İ stanbul Kültür  Üniversitesi Ataköy  Yerleşkesi, Bakırköy  34156,  İ stanbul Tel:  0212  498  41 0 3 Sıraselviler  Cad.  No:  26  Taksim(0212) 245  44  60 () Kredi  Kartı  Geçerlidir.   t J t WWW.tJyatrOpera.CQm m Y ordam  Kitapt T: 0212  528  19 10  W: www.yordamkitap.com  A  info@yo: (0 2 1 2 )2 9 3  89 78 perareldam@ perareklam.com.tr www.perareklam.com.tr www.bugunbugece.com Q C  M  ,  B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog