Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

SAYFA CUM HURİ YET 5 KASIM  2010CUMA 14 'ÜH /  d Istanbul Edime Kocaeli Çanakkale izmir Manisa Denizli Zonguldak Sinop Samsun Trabzon Giresun Ankara HABERLERIN DEVAMI l ' r l l / . / İ Jİ Jİ Jİ J S  19 S S S S S S B B S B B B 18 Eskişehir  12 Konya 20 Sıvas 20 Antalya 22 Adana 23 Mersin 24 Diyarbakır 16 Şanlıurfa 17 Mardin 17 Siirt 17 Hakkâri 17 Van 20  Kars S S A A A B B B B B B Taşkent Tahran 19 16 26 29 28 22 25 20 21 16 13 11 Oslo PB Helsinki PB Stockholm  PB Londra Y AmsterdamY Brüksel Y Paris B Y Bonn PB Münih Y Berlin BudapeştePB Madrid PB Viyana  PB  b 5 5 15 14 14 14 15 15 13 17 18 Belgrad Sofya Roma Atina Zürih Moskova Aşkabat Taşkent Baku Bişkek Tiflis Kahire 18  Şam PB A PB B PB Y PB PB B PB B B 20 17 21 23 15 7 17 12 12 12 19 30 B  25 Ülkemizin kuzey kesimleri parçalı çok bulutlu,  diğer  yerler  az bulutlu ve açık  geçecek.  Marmara,  Kuzey ve  iç Ege,  Göller  yöresi,  iç Anadolu, Karadeniz'in  iç kesimleri  ile  Doğu  Anadolu'nun  kuzeyinde sabah  ve  gece  saatlerinde sis görülecek. iç Anadolu'nun  doğusu, Karadeniz'in  iç kesimleri  ve  Doğu  Anadolu'da buzlanma ve don olayı  bekleniyor. TARİ H TE  BUG UN   MÜMTAZARIKAN 5  Kasım M ISIR Bİ TK/ S/  KE$FED/ L/ yOR/ 1492'PB  SU6ÜfJ,/ tt/ IZUf>ALl'lAfZ,İ U£ KBZ  MtSf/ Ç  BlYKİ Sİ YLE KABŞILAŞTt. KÜBA APAS7A/ / M İ Ç  KISIMLAR/ MA ICEpF  GEZİ £İ M£  ÇfKAH £/ £  İ SPAN/ CL  GRU eu,   yefji sie   TAHIL  CJNSI  BULPUGUNU  FAPOR. ETMİ Çrj.  YBIZL/ LE/ SJN  "MAHİ Z "AOfNI  l/ ERPİ Ğİ  BU 8İ TKİ Nİ N, TANELE& Pİ Şİ Rİ LEBİ ÜYOR  VEYA  UM HALİ NE  GET/ Rİ LEBİ UYORDU  AME/ Zİ KA  / CITASIAJPA, KANAPA 'DAM  Şİ U'YE  P£Ğİ N Bİ Lİ NEN  I/ E Ü/ seTfLEN  MIStRfM, ORAPAKİ  7AR.İ Hİ , SAZI  BUUlNTULAfZA  GÖKE,  M/ LATTAN  ÖNCE SBİ N  YIUARINA PEGİ M  UZAUMAltrAPtR.  AVRUPA'YA  6Erifc/ L.D/ KTEfJ S.ONISA,  YAVAÇ  YAVAÇ  TÜM PÜNYAOA YAYGIMLAÇACAfC OLAN  MtSfg,  EM  ÖNEMÜ  7AH/ LLA£  ARAStNPA  YER   ALACAtOIR., • c v 0 Aç ık  £ ^ Parçalı bulutlu S  Sisli  £^,   Bulutlu  *• » Çok bulutlu  €*Yağmurlu  ö  Karlı  Ö  Sulu kar * f » Gök gürültülü GUNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK I   Baştarafi 1. Sayfada Kemalciler, Savcılar ve Baykalcılar... Partideki iç savaş medyada çeşitli biçimlerde yorumlandı. Darbe diyen de var, iç savaş, devrim diye niteleyen de... Oysa  Mayıs  Kurultayı'ndan  beri CHP  saatli bir bomba gibiydi. Genel Sekreter Sav'ın CHP  demek ben demeye gelen davranışlarınayeni  genel başkan ne kadar dayanacaktı veya dayanabilecek  miydi? * * * Önder Sav yeni tüzüğün genel sekreterliğin elindeki yetkileri alacağını ve sıradan  bir yönetici konumuna getireceğini biliyordu. Kılıçdaroğlu da açığa vurmuyordu ama Genel Sekreter Sav'dan  rahatsızdı. Y argıtay Cumhuriyet  Başsavcısı'nın yazısı Kılıçdaroğlu'napartide  iki başlılıktan  kurtulma fırsatını verdi. Savtehlikeyi  gördü. Y eni tüzüğün uygulanması  demek 1)  Genel Sekreter kalsa bile örgüte egemen olma olanağının  elinden çıkması. 2) Genel  Başkan'ın örgütten sorumlu genel başkan yardımcısı  olarak başka birini ataması demekti. Nitekim öngörüşünü Kılıçdaroğlu doğruladı. Sav'a örgüt dışında başka bir konuyla ilgilenecek genel başkan yardımcılığı  önerdi ve... altı aylık  balayı sona erdi. • •• CHP'de  birden düşman kardeşler sahne aldı. Sav,   "Genel Başkan'ın partiye 'tasallut'  ettiğini", toplantıya çağırdığı  Parti Meclisi'ne gelmemekle Kıiıçdaroğlu'nun  hukuk dışı davrandığını  söyledi. Oysa  Kıiıçdaroğlu'nun  kararı, ince ayar bir karardı. Zira Kıiıçdaroğlu'nun  gitmediği PM'de  Sav, kasım sonlarında  kurultay kararı aldı. O sırada Genel  Başkan yeni tüzük gereği 13 yeni yardımcısının  isimlerini bir kâğıda yazıyor ve Y argıtay  Başsavcılığı'nagönderiyordu.  Sonra... "Koltuklar kimsenin malı değil"  diye  başladığı konuşmasında Sav'a ağır biçimde yüklendi. "Partideki korku imparatorluğunu yıktık"  diyordu ve ne çare Sav'ın eline bir koz verdi:  "Yeni CHP'yi bilin, yeni CHP'yi tanıyın.  Özgür CHP olacak!" Y eni CHP  sözü, Sav'a kavganın  anahtarını verdi. Kıiıçdaroğlu'nun  sözlerini eksen kayma hazırlığına bağladı:  "AKP'ye öykünerek, sağa yanaşarak, CHP'ye hayatında oy vermemiş,  vermeyeceklere şirin görünerek CHP'nin mayasını bozamayacaktır" diyordu. Sav'ın sözlerinde tehdit de vardı:  "Eğer CHP'yi yeni CHP diye tarifedenler bu ısrarlannı sürdürecek olursa bunun gereği yapılır." Bir benzerlik dikkat çekti. Sav'ın bu sözlerinin hemen hemen aynısını bir iki gün önce Deniz Baykal, bir TV'de katıldığı  programda söyledi. Kılıçdaroğlu, yeni CHP sözüyle parti yönetiminde yenileşmeyi amaçladığını  söylüyor. Bu yanıt  bugün için belki geçerli. Ama yeni CHP'yi açık seçik tarif etmesi gerekiyor. Bu sözler,  CHP  Parti  Meclisi üyesi ve partinin efsanevi genel başkanı İ smet Inönü'nün torunu  Gülsün Bilgehan'a  ait. Genel  Başkan Kemal  Kılıçdaroğlu  ile parti yönetimindeki  kurmayları arasında  ilk restleşmenin yaşandığı  1  Kasım  Pazartesi günü yapılan  MY K  toplantısı sırasında  böyle seslenmek zorunda  kalmış  parti genel başkanı  ve diğer 19 arkadaşına.  Dün  kendisiyle görüştüğümde  büyük  hayal kırıklığı içindeydi.   "Türkiye'nin en köklü partisi  CHP  olarak, Türk halkına böyle bir manzara yaşatmamalıydık"   diye  ifade etti hislerini. K Beş aydır yapılan  tüm MY toplantılarına  Genel  Sekreter Y ardımcısı sıfatıyla  katılan Bilgehan, süreçte iki tarafın da hataları  olduğunu belirttikten sonra "Asıl sorun  diyalog eksikliği  ve  güvensizlikti. Geçtiğimiz  beş ayda  partinin birbiriyle  en az konuşan  iki ismi Genel Başkan  ve Genel Sekreterdi. Halbuki  her  partide bunun  tam tersi olması beklenir"   diyeyorumladı  kendi penceresinden krizi. Sorunun ileri sürüldüğü gibi  'koltukyetki kavgası'   olmadığını belirten Bilgehan, yaşanan süreçte  "türban  meselesinin de  başı çektiği  ideolojik ayrışmanın"   önemli yeri ANALÎZ UTKU  ÇAKIROZER 'Çocuk Gibisiniz' olduğuna  inandığını  belirtti. Kendisi  söylemedi  ama  Genel Sekreter  Önder Sav'a  önceki günkü  Parti  Meclisi toplantısında,  kamuoyunun önüne çıkıp  bu süreçte yaşananları  tüm  açıklığıyla anlatmasını  teşvik edenlerin başında  Bilgehan  geliyor. Onceki  günkü tabloda onu en çok inciten Kıiıçdaroğlu'nun, yeni  parti yönetimini açıklamak  için birkaç  kat altta kendi çağrısıyla  toplanan  Parti Meclisi'ne gelmemesi olmuş. "Aydın sorumluluğu  en azından o toplantıya katılmasını  ve yeni  çalışma arkadaşlannı  orada partililere sunmasını  gerektirirdi.  Kendim için söylemiyorum  ama  onca süre birlikte  çalıştığı, referandumda  kendisiyle birlikte  olağanüstü  çaba harcayan  mesai  arkadaşlanna Rahşan Ecevit'in  desteği  sürüyor Eski  Başbakan  Bülent Ecevit'in eşi  Rahşan Ecevit,   Kılıçdaroğlu'nu genel  başkan  seçilmeden önce ve  sonra destekleyen isimlerin  başında  geliyor. CHP'de  bugün  Ecevit'in ölüm yıldönümü  nedeniyle düzenlenecek törene katılacağını  belirten  Rahşah Ecevit,  CHP'deki  gelişmeleri üzülerek  izlediğini söyledi: "Televizyondan  gürültüyü patırtıyı  üzülerek  izledim. Keşke  bunlar  hiç yaşanmasaydı.  Bizim  başlıca sorunumuz  AKP  iktidanndan kurtulmak  olmalıdır.  Bunun için  de bir an önce  CHP'nin iç sorunlarını  hallederek seçim  çalışmalarına başlaması  gerekir.  Bu ülkenin geleceği  için  son derece  önemlidir." Ecevit'in,  "Desteğiniz devam ediyor mu?"  sorusuna ise verdiği yanıt  net: Hâlâ desteğim devam ediyor. bir  teşekkür etmesi  beklenirdi" dedi.  Başka  kaynaklar  da Kıiıçdaroğlu'nun  Parti  Meclisi toplantısına  inmeden, yeni yönetimi açıklamasının  üyeler üzerinde yarattığı  olumsuz etkiye dikkat  çekti. Gülsün  Bilgehan, yönetime girdiği günden bu yana Kıiıçdaroğlu'nun  tüm dış temaslarında  yer alan  bir isim. Bazen  heyet  halinde  bazen de tek  başına,  konuk  yabancı heyetlerle ve  Ankara'daki büyükelçilerle görüştü. "Avrupa'da  CHP'nin algılanışını değiştirmiş,  farklı bir muhalefet partisi  imajı yakalanmışken, bu gelişmelerin  yaşanması sadece parti  için  değil  Türkiye için  de yazık"  dedi.  Gelecek hafta Paris'te  yapılacak Sosyalist  Enternasyonal Zirvesi'ne  katılacak Kıiıçdaroğlu'nun  tüm görüşme trafiğini ve orada vereceği mesajları  Bilgehan yürütüyordu.   "Şimdi ne olacak?"  sorusuna  şaşırtıcı biçimde  profesyonel bir tavır içinde yanıt  verdi: "Görüşmelerin başarılı  olmasını en çok ben dilerim. O nedenle tüm hazırlıklanmızı,  randevu listelerini, dosyalan  ve notları yeni görevlendirilen  partili arkadaşımıza aktaracağım." ucakirozer@cumhuriyet.com.tr G UN DEM I  Baştarafi 1. Sayfada MUSTAFA  BALBAY çağrıştırdı. İ letişim çağının  bütün olanaklarını  kullanıp istediğiniz gibi bir iklim oluşturabilirsiniz ama aynı iletişim gücü sizin açıklarınızı da ortaya çıkarabilir. HSY K seçimleri öncesinde, Adalet  Bakanlığı'nın özel bir liste yaptığı, bu anahtar  listenin  kazanması için hertürlü çabanın harcanacağı haberleri yayıldı.  Bakanlık  bunu yalanladı. Ancak  seçim günü ortaya çıktı ki, böyle bir liste yapılmış. O  liste aynen  kazandırıldı,  affedersiniz kazandı! Listede kimler var? Adalet  Bakanlığı'nın  üst düzey bürokratları. Bu kişiler, 4 5 yıl önce bu bürokratik kadrolara getirilmişler. Deyim yerindeyse 4 5 yıldır "görevlerini"  nasıl yerine getirdikleri "görülmüş"  ve bunun ardından  "anahtarliste"ye dahil edilmiş! 12  Eylül referandumu öncesinde hükümet temsilcileri şunu söylüyordu: "HSYK'yi sadece Ankara'dakiyargıçların, yüksek yargı temsilcilerinin seçildiği bir kurul olmaktan çıkaracağız. Anadolu kentlerindeki kürsü hâkimleri de  orada yer alacak..." Aldı mı? Hayır... Sadece hükümetin yıllardır  birlikte çalışmış olduğu, bir bakıma "kadrosunda"  yer alan  kişiler seçildi. Kürsü hâkimliği, tetkik hâkimliği gibi  kavramların ardından yeni bir tanım daha ortaya çıktı: Koltuk hâkimliği! • •• Bombanm sorumluluğunu alırken PKK'yle bağlantılarmı inkâr etti TAK  salcbnyı  üstLendi Dİ YARBAKIR  (Cumhuriyet Bürosu)  Taksim'de 31 Ekim'de eylemci teröristin öldüğü,  15'i polis 32 kişinin yaralanmasma yol açan intihar saldırısım, PKK'nin taşeron örgütü   "Teyrenbazen Azadîya  Kurdistan   Kürdistan  Özgürlük  Şahinleri" (TAK)  üstlendi. Açıklamada, PKK'yle bağlantı inkâr edilerek "PKK'nin  ateşkes kararı ile bir  ilgimiz olmadığı  gibi TAK  olarak herhangi  bir ateşkes kararımız  olmamış ve böylesi bir  açıklamamız  yapılmamıştır"  ifadelerine yer verildi. TAK  basm sözcüsü  Doğan Baz adma örgütün internet sitesinde yer alan açıklamada,  "Bu intikam  eylemi  örgütümüz TAK'ın komuta  kademesinde yer alan Derweş (Vedat Acar)  arkadaşımızın kendi inisiyatifî  ile örgütlendirilmiş  ve hayata geçirilmiştir"  denildi. Eylemin provokatif olarak gösterilmesini eleştiren TAK  açıklamasmda, saldırımn  hedefinin siviller olmadığını iddia etti. PKK  de  TAK'ı kmadığım açıkladı.  Terör  örgütünden yapılan açıklamada, TAK "sürecin dışında  kalan ve gelişen sürece anlam veremeyen, olgulara  sadece kendi dar penceresinden bakan, yüzeysel ve dar bir  bakış açısına sahip" şeklinde nitelenirken  "TAK  örgütünü,  halkımızın özgürlük  mücadelesine hizmet etmeyen bu  tür  eylemlere derhal  son vermeye çağırıyoruz"  denildi. • •• Kafalar  karışık, olaylar  karışık.  Kısacası  CHP, karmakarışık! Y edi ay sonra seçim. CHP  nasıl durulacak? İ ç kavgalardan nasıl arınacak? Görünürde çıkar yol seçimden önce toplanması istenilen kurultay. Kurultay toplanacak olursa, oyun, Parti Meclisi'nde kimin çoğunluğu sağlayacağı  üzerine kurulu olacak. Örgüt ya Kıiıçdaroğlu'nun  genel başkan olarak çalışacağım  arkadaşlarımı  seçmelisiniz dayatmasıyla  hazırlayacağı  PM listesine destek verecek ya da Sav  PM'de istediği çoğunluğu sağlayacak! Her olasılık  CHP'de  suların  durulmayacağına işaret ediyor. Ama şu gerçek unutulmasın: Kemalciler, Savcılar...  Bir köşedeyse  CHP'de kargaşayı  başlatan yeni tüzüğün hemen uygulanmasını  isteyen Baykal duruyor. ADALET BAKANI'NA  ELEŞTIRI: ÖCALAN: Benim yargıcım dönemi başladı ANKARA  (Cumhuriyet Bürosu) Anayasa değişikliğine uyum için hazırlanan  Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tasarısının TBMM'deki görüşmeleri tartışmalı başladı. H SYK'nin yeni yapısına ilişkin tasarının görüşmelerine, Adalet Komisyonu'nda başlandı. Adalet Bakanı Sadullah  Ergin, H SYK'nin adalet, tarafsızlık, doğruluk, dürüstlük, tutarlılık, eşitlik, ehliyet ve liyakat  ilkeleri çerçevesinde görev yapacağını ileri sürdü. CH P'li Atilla  Kart,  Ergin'e sert eleştiriler yöneltince gerginlik yaşandı. Kart, görevlerini kötüye kullanma suçunu işleyen kamu görevlilerine ceza indirimi öngören yasa teklifı ile anayasa değişikliğini eleştirirken,  "Devlet memurlarının, partinin, cemaatin memuru gibi davrandığını, zaman zaman da dayanışma içerisine girildiğini" söyledi. Bunun üzerine AKP  ile CH P'liler arasında söz düellosu yaşandı. Kart,  "Gelinen noktada 'benim yargıcım' sonucuna  varılmıştır. HSYK tasarısının özü budur. Benim memurum anlayışından  sonra artık, benim yargıcım anlayışı başladı" dedi. CH P'li Turgut  Dibek de,  Fethullah Gülen'i kast ederek,  "Bir tarikat lideri Amerika'dan  'Ölülere bile evet oyu verdirirdim' dedi. Bunları düşünmek  ve değerlendirmek  lazım. HSYK'nin yeni yapısından  sonra artık yargı  bağımsızlığından  söz edilemez" dedi. M H P'li Faruk  Bal,   yeni H SYK'nin AKP'nin  "sırça köşkü" haline geldiğini söyledi. Eleştirileri yanıtlayan Ergin,  "Eski HSYK ile yeni HSYK karşılaştırıldığında,  Adalet Bakanlığı'nın  ve bakanın  yetkilerinde 'bir gıdım' artma varsa, şu anda bu  görevimi bırakmaya  hazırım"  dedi. AKPbiu oyalıyor Dİ YARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu)   Avukatlarıyla yaptığı görüşmenin ayrıntıları yayımlanan  terör örgütü PKK  lideri Abdullah Öcalan,  kendisiyle yapılan görüşmeleri de  "müzakereye geçiş aşaması" olarak değerlendirdi. Öcalan'ın avukatlarıyla yaptığı görüşmenin ayrıntıları Fırat Haber Ajansı'nda (ANF) yayımlandı. Öcalan, "Bu  KCK  davası, operasyonu zaten bir  komploydu. Belli ki bu  konuda devlet içinde de çatlaklar var"  diye konuştu. AKP'nin  "Beyaz Türkçülüğün"  yerini alan  "Yeşil Türkçüler"i temsil ettiğini  savunan Öcalan, iktidar partisinin "kendi Hamas'ını yaratmayı" amaçladığını ifade  etti. Öcalan,   "AKP'nin kendi çıkarları ve rant peşinde olduğunu, meselenin çözümüne  doğru yaklaşmadığını  belirtmek  istiyorum. 8 yıldır AKP bizi oyalıyor, samimi davranmıyor"  dedi. • •• Kıiıçdaroğlu'nun  genel başkanlıktan  liderliğe terfi ettiği söylenip yazılıyor. Kılıçdaroğlu önemli bir başarı sağladı. Ne var  ki köprülerin altından daha çok sular akacak ve partinin bilinen kimliğine zarar vermeden yeni şeyler söylemek gerekecek! 12  Haziran'dayapılacağı  söylenen genel seçimlerde Kıiıçdaroğlu'nun  alacağı sonuç, geleceğini belirleyecek! Genel başkan olduğunda CHP  oylarını  yüzde 34'lereyükselten  Kılıçdaroğlu, son anketlerde oyların eski düzeye, yüzde 24'lere düştüğünü biliyor olmalı. İ ktidar vaat ediyor. CHP'yi 53 yıl sonra iktidara getirecek olursa... kuşku yok, liderliği de kesinleşmiş olacak. Dereyi görmeden paçaları sıvamamak  gerek! AKP  hükümeti her kurumda yüzde  yüz kendisinin etkin olacağı biryönetim çarkı istiyor. Demokrasilerde böyle bir çark yok.  Zorlarsanız çatlar. Zor gündeme gelince hâkimlerin kapalı zarfla oy kullanılan  bir seçimde bile hükümet iradesinin dışına çıkmamaya özen gösterdiği anlaşılıyor! Özellikle  küçük ve orta büyüklükteki adliyeleri düşünün. Diyelim 20 yargıçlı  bir adliye... Ankara'dan, sicillerini de belirleme yetkisine sahip bir  bürokrat HSY K üyeliğine aday, bir de komşu adliyeden hukukçuluğunu da beğendikleri bir kişi aday... Kime oy çıkar? Soru zaten yanıtlandı! Bu tablo öteden beri yeri geldikçe vurguladığımız,   "AKPyüksekyargıyı  tümüyle kendileştirmek istiyor"  tezini de doğru luyor. Ele geçirmek değil, kendileştirmek! Bunu da demokrasi kavramı  içine sokuyor. Kavram da büyüleyici. İ leri demokrasi! Hedef AKP  ile bütünleşmek... İ leri, marş marş! Kformülü ile Anayasa  Mahkemesi de HSY tamamlandı. Sırada Y argıtay ve Danıştay  var. Görünen o ki; bu iki kurumu orta vadeye bile bırakmak  istemiyor. Bir an önce; hemen demokrasi! Bunun pek çok işaretini şimdiden görüyoruz. * * * Hükümet  kamuoyunda şöyle bir algı yerleştirmek istiyor: Y argı gücü, yasamaya, yürütmeye müdahale ediyor. Bunayetkisi yok, haddini bilsin! argı, yetkisine ve Oysa gerçek öyle değil. Y yürürlükteki yasalara dayanarak gücünü  kullanıyor. Olmayan  biryasayı  uygulayabilir mi? Madalyonun öbür yüzüne  bakarsak, mevcut yasalar adil uygulanıyor  mu? Hayır... Özellikle  hükümet ve medyasının oluşturduğu bulanık ortam nedeniyle suç ve ceza kavramları da birbirine karıştırılmış durumda. Örneğin, Başbakan'a ait bir dinleme kaydı çıktı. Buradasuçlu dinleyen, Başbakan mağdur... Başbakan  ne demiş olursa olsun hiçbir şekilde soruşturma hatta eleştiri konusu değil... Ancak dinlenen muhalefetten bir kişi ise iş değişiyor. Suçlu dinlenen; ne dedi, niye dedi, dedikleri suç değil mi? Bunu haber yapan  ise ödüllük; bir gerçeği ortaya çıkardı... Benzer tablo Ergenekon davaları ve haberleri için de geçerli... Başbakan,  "üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçiyoruz"  diyor. Hayır... Durum tam tersi. Bu sütunlarda medya için yaptığımız  benzetme ne yazık ki yargı için de geçerli olma yolunda. Y argı gücü yok, güçlerin yargısı  var! ankcum@cumhuriyet.com.tr Samsun  Ondokuz M ayıs Ü niversitesi öğrencileri, Kurupelit yerleşkesinde YO K 'ü  protesto etti. (Fotoğraf: AA) Üniversitede  kavga: 10  yaralı ESKİ ŞEHİ R (Cumhuriyet)   Eskişehir Anadolu  Üniversitesi'nin 2 Eylül Kampusu'nda YÖK'ün kuruluş yıldönümünü protesto içerikli afişler  asmak isteyen sol görüşlü bir  grup öğrenciye üniversitenin özel güvenlik görevlileri izin vermedi. Özel güvenlikçilerle öğrenciler arasında  arbede yaşandı. Çıkan arbede sonucu 10 öğrenci yaralandı. Olaylar üzerine kampusa çok  sayıda polis sevk edildi.  ÇeI  vik kuvvet polisleri öğrencilerin kendilerini kapattığı  kanI  tine girerek yaklaşık 40 öğrenciyi gözaltına aldı. Hak savunana suç duyurusu Hİ LAL KÖSE N ijeryalı  sığınmacı Festus Okey'in, Beyoğlu Asayiş Büro Amirliği'nde polis tarafından vurulmasının üzerinden üç yılı aşkın bir süre geçti. Yargılamaya devam etmek için Okey'in nüfus  kayıt  örneğini bekleyen mahkeme, yargılamanın uzamasından şikâyet eden avukat  Güray Dağ ve G öçmen Dayanışma Ağı'ndan  9 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. G öçmen Dayanışma Ağı üyeleri Emel Coşkun,  Kerim  Can Yıldırım, Ufuk Ahıska,  davaya katılma dilekçesi sunarken, "Ölenle bir yakınlığınız  var mı? " diye soran mahkeme başkanı,  "Taksim'de  olanlara da vatandaş olarak müdahale  edin de görelim sizi" diye tepki gösterdi. Müdahillik taleplerini reddeden heyet, Coşkun, Yıldırım ve Ahıska'nın  da aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında suç  duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Bu kişilerin mahkemeye hakaret ettikleri öne  sürüldü. Kaçarken bir askeri şehit etti •   VAN  (Cumhuriyet)   Van Ağrı karayolunun 85. kilometresinde yol kontrolü yapan jandarma  ekipleri bir otomobile "dur"  ihtarında  bulundu. İ htara uymayan sürücü, hızla kontrol noktasından geçtiği esnada yolda bulunan er Ayhan Coşkun'a çarptı. Van Asker Hastanesi'ne kaldmlan Coşkun şehit oldu. Olayla ilgili iki kişinin gözaltına alındığı belirtildi. J KCK DAVASINDA Yİ NE  KRIZ Dİ YARBAKIR  (Cumhuriyet Bürosu)   Diyarbakır'da görülen 152  sanıkh KCK  Türkiye  Meclisi davasında, mahkemede "bilinmeyen dil" krizi çıktı. Sanıklardan biri, heyet başkanının ısrarına karşın Kürtçe savunmayı okumayı  sürdürünce,  tutanağa "sanığın bilinmeyen  bir  dille" konuştuğu yazılarak, sözü kesilip  başka sanığa söz  verildi. Bir başka sanık, heyeti "Halkımıza hakaret ediyorsunuz"  diyerek protesto edince, salondan atıldı. Diğer sanıklar ise alkışlarla heyeti protesto etti. Sanık avukatlarından   Metin  İ ris,   mahkemenin karanna  ilişkin  bir üst mahkemeye  itirazda  bulunacaklarını ve yargılamanın bu üst mahkeme karannın itiraz sonucuna göre devam  edilmesini talep etti. Askeri araç devrildi: 8 yaralı •   Haber Merkezi   Siirt'in Pervari ilçesine bağlı Kilis köyü yakınlarında, birliklerine dönen  askerleri taşıyan sivil bir minibüs belirlenemeyen bir  nedenle devrildi. İ lk belirlemere göre 2'si ağır 8 asker yaralandı. Yarahlar  Siirt Askeri H astanesi'nde tedavi altına alındı. m u C  M  B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog