Bugünden 1930'a 5,447,416 adet makale



Katalog


«
»

27 KASIM 2010 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA ekonomi@cumhuriyet.com.tr EKONOMİ 13 İŞÇİNİN EVRENİNDEN ŞÜKRAN SONER İş Bankası Genel Müdürü Özince’ye göre, kalıcı çözüm ancak piyasaların derinleşmesinden geçiyor Sıcak paraya önlem gerek Sıcak para konusunda öteden beri böyle düşündüğünü, mali sektörün büyütülmesi gerektiğini söyleyen Özince, aksi takdirde kısa vadeli girçık işlemlerle piyasanın fırsatlarını, kaymağını yiyenlere de hiçbir şey yapılamayacağını belirtti. Fotoğraf: AA Ekonomi Servisi Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, piyasaların sığlığıdan şikâyetçi olarak, sıcak paraya önlem alınmasının yerinde olacağını söyedi. İş Yatırım Finans Atölyesi toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özince, “Az sayıda hisse senedi ile KOBİ borsası ihtiva etmeyen bir hisse senedi piyasasından oluşan, ayrıca, tahvil piyasası tamamen devlet tarafından oluşturulan bir sermaye piyasası ile bu kadar büyük ve potansiyel olan bir ekonominin rahat ve arzu edildiği şekilde yönetilemeyeceği düşüncesindeyim” dedi. Piyasaların sığlığından şikâyetçi olduğunu kaydeden Özince, mali sektörün büyütülmesi için İstanbul Finans Merkezi’nin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, “Fırsatları olan, tam anlamıyla entegre olmamış bir piyasa yaratırsanız, fırsatçılar da her zaman içeriden, dışarıdan durumu değerlendirir. Ülkemizde de piyasaların sığlığı nedeniyle gerek para gerek sermaye piyasasında imkânı fazla olanlar etkileyebiliyor. Bu benim bankamın hisse senedinde de olabiliyor. Yabancı yatırımcı banka hisselerinde çok aktif” diye konuştu. Sistemi Kullanarak... Amerikan düşünce kuruluşu uzmanı Ariel Cohen’in AKP, Başbakan, iktidar icraatlarına ilişkin önemli bir durum saptamasına takılmışım; “Sistemin hukukunu kullanarak, sistemi değiştiren, sistemi yenen icraatlarını zamana yayma... Böylece ABD, AB siyasilerinin desteğini de almış olma...” Cohen, saptamasında çok bildik kurbağa örneğini de vermiş, yavaş yavaş ısıtılan suda alıştırılarak tepkisiz kılma stratejisinden söz etmişti... Bekir Coşkun’un dünkü yazısında referandumda “evet” diyenlere “Sizi Kandırdılar” başlığı ile anımsattıklarına uyarlayalım. Başta “yetmez ama evetçiler”in kendilerini haklı gösterme çabalarında yer alan “paketin içinde demokratik adımlar da var” gerekçelerine, Başbakan, AKP sözcülerinin aylarca “evet” için saydıkları demokratikleşme palavraları nerede, referandum sonrası iktidarın icraatları nerede? Kıytırık bir demokratikleşme adımı ortalıkta görülse dişimizi kırmaya hazırız. Demokratikleşme yalanı ile hemen gerçekleştirilenler ise, “hayır”cıların aylarca anlatmaya çalıştıkları gibi üst yargı kurumları ile HSYK’nin tümden ele geçirilmeleri operasyonları... Bu saatten sonra gerçekten demokratikleşmeden yana oldukları yalanı ile kendilerini ya da başkalarını kandırdıklarını sananlar “Elim kırılsaydı da oyumu vermeseydim” deseler ne olacak, demeseler ne olacak? Referandum başarısını hakhukuk tanımazlıkta yeni bir adım, güç aracı olarak gören, sivil darbe adımlarını, eğilimlerini güçlendirmede, yeni ataklarda hemen değerlendiren AKP’nin birkaç başka alanda yapmakta olduklarına bir göz atmakta yarar var... Saldırı ataklarında kale, baştan ele geçirilmiş özel yargı eliyle dışardan hemen hemen hiç gözükmeyen yeni ataklar, yeni yeni kalelerin fethedilmesine araç, silah olarak kullanılıp duruluyor... Örneğin aileler ve çok yakın sahiplenenleri dışında kimsenin iplemediği, çok ağır insan hakları ihlal boyutu elbet Ergenekon davaları ekseninde tırmandırılarak yaşanıyor... Bir dizi iktidar icraatı ile güvenlik kaleleri desteklenmiş yargıç ve savcılar, sorgulamada görev alan emniyet güçleri yeni yeni davalarla karşımıza çıkıyor... Çok sıradan bir ayrıntı gibi, yeni başlayacak dosyalar bağlantılı yargılamaların aynı salonda yapılması zorunluluğu gerekçe, hâlâ sorgu aşamasında devam eden 1. ve 2. davalara ikiüç aylık aralar verilmeye başlandı. Sonuç; yargısız infaz aracı olarak kullanılan mahkumiyetsiz tutuklulukların ortalama 23 yıllık sürelerinin kolayca uzatılabilmesi. Silivri’nin askeri darbeler sürecinden daha ağır tecrit koşullarında aylarca mahkemeye çıkamayacakların, özelimizde gazeteci dostlarımızın Sevgili Balbay ve Özkan’ın koşullarını aklıma bile getirmek istemiyorum. Şimdi sıkı durun bu masum salonun kullanılması olayının hükümet kararı ile açığa alınan 3 generalle nasıl bir ilişkisi olabileceğine bakalım; “Hadi canım siz de, komplo teorisi üretmeyin...” demeyin... Bakan Gönül’ün Ankara Temsilcimiz Utku Çakırözer’e de açık açık söylediği sözlerden, alanının uzmanı İlhan Taşcı arkadaşımızın “Bakanlığın hilesi” haberindeki saptamalardan yola çıkalım; Bakan’ın “Dava sürdükçe açıktalar” açıklamasının anlamı, “İktidarın keyfe keder açığa alma kararından geri dönmezse, ortada aleyhte yargı sonuç kararı olmasa da, en az 35 yıl açıkta bırakma, geleceklerini hakhukuk dışı karartma hesabı olabilir mi?” Ergenekon’un başı sonu açık dosyalarının tekmili birden ortak nitelikleri bildik suçceza ilişkileri, kanıtları çerçevesinde oluşturulmamış olmaları. 12 Mart12 Eylül askeri darbe hukuklarının mantığını bile aşan kimi delille ilişkilendirilmemiş soyut suçlamaların, hukuken kanıt niteliği oluşmamış binlerce sayfalık iddianame belgelerinin biri bin para. Lütfedip Ergenekon davalarının herhangi bir duruşmasını izlemeye kalkan aklı başında her insan, hukukçu olmasa da dosyaların mantığının bütününün ağır insan hakları ihlallerine dayanak olabilecek sivil darbe hukuku mantığını görüp isyan ediyor. Zaten henüz sorguları yapılan sanıklar da sorgu savunmalarında, tahliye istemlerinde şimdiye kadar binlerce maddi örnek verip durdu... Balyoz davasının seyri de aynı yargılamanın içinde, uygulama biçiminin kapsama alanına sokulduğuna göre, bütün sanıklar gibi generaller de sonunda aklansalar da, hak gaspları uçup gitmez mi? Hükümetin bu davayı gerekçe yaparak, “yetkim var” diyerek açığa alma kararlarını haklı kılar mı? Ortada hak kayıplarını önleyebilecek YAŞ’ın ağustos gelişme sürecinin bütünü, sonraki AYİM kararları durur, hükümet bu kararları yok sayarken? Erdoğan hükümetinin referandum sonrası YÖK’ü kullanarak, yürürlükteki anayasal hukuk düzeni, yargı kararlarını yok sayarak fiilen gerçekleştirilen üniversitelerdeki türban operasyonuna hiç giremedik bile. Ortada muhalefet partilerinin hukuk düzeni içinde uzlaşı önerileri dururken... Başbakan başta ağızlardan düşmeyen, “Her yerde her yaşta türban hakkı” tartışmasının, insan, kadın hakları, laiklik karşıtı çok çok vahim boyutlara giden anlamlarına gelemedik bile... Ya iş hukukunu ortadan kaldırma operasyonu?.. soner@cumhuriyet.com.tr Kalıcıya kolaylık sağlansın Türkiye’nin özellikle yabancı sermayeden beklentisinin, kalıcı, istihdam yaratıcı sermaye olduğunu belirten Özince, kalıcı yatırımcıya daha fazla kolaylık sağlanması gerektiğini, hatta bu yatırımcılara vergi indiriminin yapılabileceğini ifade etti. 28 Türk ‘En Hızlı 500’de Ekonomi Servisi Ortadoğu, Afrika ve Avrupa (EMEA) bölgesinde son beş yılın en hızlı büyüyen teknoloji firmalarının listelendiği “Deloitte Teknoloji Fast500 EMEA Programı”nda 28 Türk şirketi yer aldı. Türkiye sıralamasında ilk üç sırada yer alan Promer, Digital Planet ve sahibinden.com, Deloitte Teknoloji Fast500’de EMEA programında en hızlı büyüyen ilk 50 şirket arasında yer aldı. Sağlık sektörü için yazılım, donanım ve altyapı çözümleri sunan Promer 12. sıraya yerleşti. Müşteri ilişkileri yönetim sistemleri üzerine çözüm sunan Digital Planet 16. sıraya yerleşirken, seri ilanlar ve elektronik alışveriş konularında faaliyet gösteren sahibinden.com 46. sırada yer aldı. Deloitte Teknoloji Fast500 EMEA programında yer alan diğer Türk teknoloji firmaları şöyle: BİOTEKNO, MCD Telekom, Ericom, BİLGİNET Yazılım, CETECH, Arvento Mobile Systems, Vodasoft, EES Yazılım, gittigidiyor Internet, BNB İletkenler/Bileşenler/Elektronik, Figen Yazılım, FONET BİLGİSAYAR, STM Savunma Teknolojileri, SMARTSOFT Yazılım, Mobiliz, Airties, Mobisis, IBTECH Yazılım, İnnova Yazılım, BIS Yazılım, Hitit Dış. Tic., Millenicom, Hitit Yazılım, PROLINE, SESTEK. Festival hayaliyle yola çıkan derneklerin başkanları; Alışveriş Merkezi Yatırımcıları Derneği (Hakan Kodal), Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (Mehmet T. Nane), Birleşik Markalar Derneği (Yılmaz Yılmaz), Tescilli Markalar Derneği (Vehbi Kahveci) ve Turizm Restoran Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (Barış Tanrısever) 2 milyar dolar olan perakende ticaret hacminin 2023’te 10 milyar dolara çıkmasını hedefliyor. Ekonomi Servisi Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Bugün 70 ülkede 2000 mağazamızın olmasını önemsiyoruz. Türkiye yurtdışında tüketici ile doğrudan iletişim kanalını canlı tutmak zorunda” dedi. İstanbul’un turizm gelirlerini arttırmak ve kentin çok önemli bir alışveriş ve turizm destinasyonu haline geldiğini tüm dünyaya göstermek amacıyla 18 Mart26 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek “İstanbul Shopping Fest” (Alışveriş, Kültür ve Eğlence Festivali) Çırağan Sarayı’nda düzenlenen bir toplantı ile tanıtıldı. İstanbul ve Türkiye’nin potansiyelini tanıtmak amacıyla İstanbul Shopping Fest projesine başladıkla 3 milyar dolarlık bir ticari hacme ulaşabilecek “İstanbul Shopping Fest”i hayata geçirmek üzere kolları sıvayan beş dernek, İstanbul’u arzulanan bir alışveriş ve eğlence kenti olarak tüm dünyaya tanıtmayı amaçlıyor. rını anlatan Büyükekşi, “Türkiye’nin perakende, yiyecek, içecek sektörünün tümünü kapsayan 5 dernek bir arada. Bu festival ile birlikte hem İstanbul’u hem de Türkiye’nin perakende sektöründe geldiği noktayı tüm dünyaya gösterme fırsatını yakalayacağız” dedi. Toplantıya katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da, turizmin, Türkiye’nin önemli bir kalemini oluşturduğunu belirterek, “Gelecek yıl, turizm gelirinde 25 milyar doların üzerine çıkacağız” dedi. Shopping Fest için seçilen tarihlerin çok isabetli olduğunu vurgulayan Günay, 18 Mart26 Nisan arasındaki 40 gün 40 gecenin, nevruz, paskalya gibi İstanbul’da yaşayan kültürlerin, dinlerin çok özel günlerine denk geldiğini söyledi. Bu 40 gün 40 gecede, İstanbul’da eğlence ve alışverişin yanı sıra bütün dinlerin coşkulu günleri ve bayramlarının harman olacağını anlatan Günay, “Bu, İstanbul’un ne kadar çokkültürlü, derin, farklı inançla rın, farklı kesimlerin, farklı etnik kökenlerin bir arada yaşayabildiği bir kent olduğunu da göstermekte” dedi. 40 gün 40 gece alışveriş Proje ile İstanbullular, 40 gün 40 gece Taksim, Nişantaşı, Şişli, Bakırköy, Fatih, Bahariye ve Bağdat Caddesi’ndeki alışveriş merkezi ve mağazalarda sabaha kadar alışveriş yapma fırsatı bulacak. Ayrıca sokak şenlikleri, konserler ve defileler ile İstanbullular eğlenceli vakit geçirecek. Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı gibi geleneksel alışveriş noktalarının da katılacağı etkinlikte, yeni sezon ürünlerinde yüzde 50’lere varan indirimler ve çekilişler de yapılacak. Emlak GYO yatırımcıdan iki kat talep gördü Türkiye’nin en büyük halka arzlarından biri Emlak GYO’da 1.06 milyar TL hasılat elde edilirken şirketin piyasa değeri 4.25 milyar liraya ulaştı. Ekonomi Servisi Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı’nın (GYO) yüzde 25 hissesinin halka arzında birim fiyat 1.70 lira olarak belirlenirken yatırımcılardan 2.2 kat talep gelen arzdan yaklaşık 1.06 milyar lira hasılat elde edildi. Böylece, halka arz sonrasında şirketin arttırılmış sermayesi 2.5 milyar lira, piyasa değeri ise 4.25 milyar lira olarak gerçekleşmiş oldu. Kesin talep toplama süreci 2324 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen Emlak Konut GYO’nun halka arzında fiyat aralığı 1.602.15 TL olarak tespit edilmişti. Halka arzda 85 yurtdışı kurumsal yatırımcı, 71 de yurtiçi kurumsal yatırımcı alım yaparken toplam yatırımcı sayısı 29 bin 204 oldu. Talep edilen 1.38 milyar lotun 738.32 milyon lotu yurtdışı kurumsal yatırımcılardan geldi. Emlak Konut GYO’nun ana hissedarı TOKİ’nin Başkanı Erdoğan Bayraktar, “Halka arz sonrasında Emlak GYO kasasındaki para portföyü 1.052 milyon TL artacak ve bununla İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa başta olmak üzere yeni yerleşim birimleri üreteceğiz” dedi. Şirketin sahip olduğu toplam portföy değeri 6.9 milyar lira, net aktif değeri ise 4.8 milyar lira seviyesinde bulunuyor. Emlak Konut GYO, 2 Aralık’ta İMKB’de işlem görmeye başlayacak. Muhtar Kent’e Okan Üniversitesi’nden fahri doktora Ekonomi Servisi Okan Üniversitesi, CocaCola Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Muhtar Kent’e, gösterdiği başarılı çalışmalardan dolayı fahri doktora unvanı verdi. Törenin ardından “Küresel Ekonomi ve Toplumların Geleceği” konulu bir konferans veren Kent, Okan Üniversitesi’nin kendisine fahri doktora unvanı vermesinden duyduğu memnuniyeti anlattı. CocaCola olarak 2008 yılında dünyaya baktıklarında, işlerinin doğasını ileriki 10 yıl ve sonrasında kökten ve dramatik olarak değiştirecek bazı şartların oluştuğunu gördüklerini anlatan Kent, “2020 itibarıyla dünyanın ekonomik gücü birkaç ülkeden çok daha fazlasına yayılıyor olacak. Günümüzdeki ekonomik sıkıntılara rağmen dünyada trilyon dolar civarında bir servetin yaratıldığını göreceğiz ve bunun yüzde 60’ının gelişmekte olan ülkelerde olacağı kesin. Gelecek 10 yıl içinde orta sınıfa yükselen 800 milyon ile bir milyar arası bir kitleye tanıklık edeceğiz” dedi. Mustafa Koç Levent Çakıroğlu Tanıl Küçük Koç: Arçelik lokomotif olmayı sürdürüyor Ekonomi Servisi Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Arçelik’in Türk ekonomisinin lokomotif kuruluşlarından olmaya devam ettiğini kaydetti. Arçelik’in, ilk konsept mağazasının Yenibosna’daki açılışında Koç, her ülkenin gurur duyduğu markaları olduğunu, bu markaların yenilikçi, dinamik yapılarıyla öne çıktıklarını, Arçelik markalarının da tarif ettiği nitelikleri yarım asrı geçen sürede fazlasıyla temsil ettiğini söyledi. Arçelik’in bu yeni mağaza konsepti ile Türkiye’de bir kere daha bir ilki gerçekleştirdiğini dile getiren Koç, söz konusu mağazaların, ankastre ürünlerden tüketici elektroniğine, küçük ev aletlerinden beyaz eşyaya kadar tüm ürün gamını farklı yaşam alanları içinde, geniş bir alanda tüketicisiyle buluşturduğunu hatırlattı. Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu da mağaza için yaklaşık 2 milyon liralık yatırım yaptıklarını, bu yıl Arçelik’in toplam yatırımının 100 milyon Avro seviyesinde olduğunu anlattı. Çakıroğlu, sene sonu ciro hedeflerinin de yaklaşık 6.7 6.8 milyar lira seviyesinde olacağını belirtti. Metro, 17. mağazasını açtı Ekonomi Servisi Toptan satış markası Metro Toptancı Market, 17. mağazasını Merter’de Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış’ın katıldığı törenle açtı. Yeni mağaza 140 kişiye doğrudan, 120 kişiye de dolaylı olmak üzere toplam 260 kişiye iş imkânı sunuyor. Metro Toptancı Market’in İstanbul’daki 5. mağazası olma özelliğine sahip Merter mağazası, 22 milyon Avro’luk yatırım değerine sahip. Metro Toptancı Market Genel Müdürü Akın Bayer, yeni mağazada 30 bin çeşit ürünün satışa sunulduğunu, markanın Türkiye yatırımlarını aralıksız sürdürdüğünü dile getirdi. Metro 31 ülke 670’den fazla mağaza ile hizmet veriyor. Dünya çapında 100.000’den fazla çalışanı olan şirket, geçen yıl 31 milyar Avro değerinde ciro elde etmişti. Galataport yeniden ihaleye çıkacak Ekonomi Servisi Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 5 yıl önce mahkeme kararıyla iptal edilen Galataport ihalesinin yeniden yapılacağını açıkladı. Şimşek, daha önce Galataport olarak adlandırılan Salıpazarı projesi için gelecek yılın ilk çeyreğinde işletme hakkı devri modeli ile ihale ilanına çıkmayı planladıklarını söyledi. Galataport ile ilgili 2005’te yapılan ihaleyi işadamı Mehmet Kutman ile Sami Ofer konsorsiyumu 4.33 milyar dolarlık teklifle kazanmıştı. Kamuoyunda günlerce tartışılan ihale ile ilgili olarak Danıştay, 2006’da imar planına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal kararı vermişti. Kent’in plaketini Şule Kunt ve Bekir Okan verdi. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog