Bugünden 1930'a 5,447,416 adet makale



Katalog


«
»

27 KASIM 2010 CUMARTESİ DIŞ HABERLER CUMHURİYET SAYFA dishab@cumhuriyet.com.tr 11 Hükümetin asıl AB karnesi BAHADIR SELİM DİLEK TÜSİAD, KOB ile İlerleme Raporu’nu karşılaştırdı... Ankara, taahhütlerinin çoğunu yerine getirmemiş SAĞNAK NİLGÜN CERRAHOĞLU ANKARA Hükümet, Avrupa Birliği’nin son İlerleme Raporu’ndan memnuniyet duysa da TÜSİAD’ın Türkiye’nin taahhütlerini içeren Katılım Ortaklığı Belgesi ile son İlerleme Raporu’nu karşılaştırmasından çok da olumlu bir tablonun ortaya çıkmadığı anlaşıldı. TÜSİAD’ın karşılaştırmasıyla, Türkiye’nin birçok başlıkta taahhütlerini tam olarak yerine getirmediği görüldü. AKP’nin AB yolunda güncel siyasal tartışmalar dışındaki gerçek karnesini gösteren karşılaştırma özetle şöyle: Malların Serbest Dolaşımı Kısa Vadeli Hedefler: Türkiye, kısa vadeli hedeflerini, ithalat izinleri ve lisans gerekliliklerinin, kullanılmış motorlu taşıtlar dışındaki mallar için istenen sertifikaların uygulamadan kaldırılması; kullanılmış motorlu taşıtlarla ilgili ithal izin belgesinin ortadan kaldırılması için komisyona bir plan sunulması; AB Anlaşması’nın 2830. maddelerine aykırı olan önlemlerin tanımlanması işleminin tamamlanması olarak sıralarken İlerleme Raporu’nda şu eleştiriler yer aldı: “Bu başlığa ilişkin genel atılım Ortaklığı Belgesi ile İlerleme Raporu’nu karşılaştıran TÜSİAD’ın yürüttüğü çalışma, hükümetin AB konusunda açıkladığı pek çok kısa vadeli hedefte hiçbir ilerleme sağlanmadığını ortaya koyuyor. ilkelere uyum konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Dış ticarette standardizasyon yasası ile ithalatta uygunluk değerlendirmesi gerektiren ürün sayısı azaltılmıştır. AB’de serbest olan üçüncü ülke mallarıyla ilgili kısıtlar kaldırılmamıştır. İlaç ticaretinde teknik engeller artmıştır. Tekstil ve hazır giyim ürünlerinin ithalatında kayıt zorunluluğu devam etmektedir.” İşçilerin Serbest Dolaşımı: Türkiye, orta vadeli hedeflerini; kamu istihdam hizmetleri kurumunun Avrupa İstihdam Hizmetleri ağına (EURES) katılıma uygun bir kapasiteye çıkarılması; özellikle sosyal güvenlik sistemlerinin eşgüdümü olmak üzere idari yapıların güçlendirilmesine devam edilmesi olarak ortaya koydu. Ancak İlerleme Raporu’nda, “Bu başlık altındaki uyum sağlanması çalışmaları başlangıç safhasındadır. Avrupa Sağlık Sigortası Kartı uygulaması alanında hiçbir gelişme olmamıştır. Türkiye’nin EURES’e katılımı için İŞKUR’un bilgi işlem altyapısı ve insan kaynakları geliştirilmelidir” denildi. Sermayenin Serbest Dolaşımı: Hükümet, kısa vadeli hedef olarak, AB kaynaklı doğrudan yabancı yatırımlarla ilgili sınırlamaların kaldırılması, ödeme sistemleri yasalarıyla uyumun başlaması hedeflerini ortaya koydu. İlerleme Raporu’nda ise “Bu başlıkla ilgili ilerleme sağlanmamıştır” deniyor. Kamu İhaleleri: KOB’da kısa vadede “Kamu İhale Kurumu’na tutarlı bir politikanın uygulanması için yetki ve sorumluluk verilmesi, müktesebatla uyum sağlama çalışmalarını kapsayan stratejinin hazırlanması” hedefleri yer aldı. İlerleme Raporu’nda ise “ Genel ilke K ler alanında ilerleme sağlanmamıştır. Yerli teklif sahipleri için yüzde 15’lik fiyat avantajı sürmektedir” denildi. Şirketler Hukuku: KOB’da, kısa vadede yeni Ticaret Kanunu’nun kabul edilmesi istendi. Ancak AB Komisyonu, “Bu alanda ilerleme sınırlıdır” saptamasını yaptı. Tüketicinin Korunması ve Kamu Sağlığı: KOB’da kısa vade olarak, “kan, doku, hücreler ve tütün alanları dahil olmak üzere tüketici ve sağlık müktesebatı ile daha ileri uyum sağlanması ve uygun idari yapılar ve yürütme kapasitesi sağlanması. Tüketici mevzuatının yorumlanmasında tutarlılık sağlanması için, eğitimler yoluyla mahkemelerin kapasitesinin güçlendirilmesi” hedefleri yer aldı. İlerleme Raporu’nda ise “Tüketicinin korunması alanında az ilerleme kaydedilmiştir. Tüketici hareketi zayıftır. Sivil toplum ve devlet birimleri arasındaki ilişki yetersizdir. STK’lerin mali kaynaklara erişimi yetersizdir. Ürün güvenliği alanında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir” saptamalarına yer verildi. KURBANLAR İÇİN ANIT ROMA Türkiye’de üniversiteliler büyük kentlerin simge anıtlarını eşzamanlı işgal ederken çatılarına çıksalar; dev pankartlar sallandırarak hükümet icraatlarına karşı tavır koysalar, protestolarını haykırsalar… Acaba ne olur? Eskişehir Anadolu Üniversitesinde Haşim Kılıç’a yumurta atan gençler gibi kıskıvrak yakalanarak terörle mücadele şubelerine mi çekilirler? Yoksa… Eskişehir’deki protestonun temelindeki olay gibi, Başbakan’ı protesto eden İTÜ’lü gençlerin kaderini nasiplenerek; 15’er aydan başlayan hapis cezalarına mı çarptırılırlar? “İleri demokrasi olduk!” diye nutuk atmak kolay… Biraz da gençlere gösterin şu “ileri demokrasiyi!” Gül, göğsünü gere gere LizbonNATO zirvesi ardından Türkiye’nin ne müthiş bir demokrasi olduğunu anlatıyordu. Dikta rejimlerinden yeni çıkmış çiçeği burnunda demokrasilerin, vaktiyle zindanlarda ya da sürgünlerde sürdürülen demokrasi direnişlerine bizzat katkıda bulunan büyük demokrasi mücadelelerinin liderlerinin ağzıyla; “Türkiye bundan böyle daha katılımcı, daha girişimci, daha demokratik!” diyor ve hemen ardından “rejim itibarıyla birbirleriyle benzeşen ülkelerin daha sıkı fıkı bağlar kurduklarını ve daha iyi anlaştıklarını” vurgulayarak mealen“Bu nedenle Batı demokrasileriyle bire bir aynı dalga boyunu paylaştığımız için; bundan yirmi yıl öncesine göre birbirimizi çok daha iyi anlıyor ve daha yakın, daha nitelikli ilişkiler kuruyoruz!” falan filan diyordu… ‘Sultan’a Karşı ‘Yurttaş’ Manifestosu Medvedev’den Stalin temizliği Dış Haberler Servisi Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev’in yeni bir “destalinizasyon” projesine başlayacağı öne sürüldü. Rus Vedomosti gazetesinin haberine göre, Medvedev, yeni atadığı insan hakları danışmanı Mikhail Fedotov ve aktivistlerle ocak ayındaki buluşmasında, Stalin’in Rusya tarihindeki rolünün yeniden ele alınacağı bir kampanya başlatılacak. Kampanya kapsamında, bütün gizli Sovyet arşivleri ve gizli servislerin sıradan insanlar hakkında derlediği sabıka kayıtları kamuya açılacak. Stalin dönemindeki çalışma kampları hakkında bir araştırma yürütülecek. Rejimin kurbanları için yeni anıtlar inşa edilecek. Medvedev ve selefi Başbakan Viladimir Putin’in, Sovyetler Birliği’ni insan haklarını baskı altına alan totaliter bir rejim olarak tanımlayıp tanımlamamak konusunda fikir ayrılığı yaşadıkları belirtiliyor. 2. Dünya Savaşı’nın bitişinin 65. yılını kutlamaları kapsamında mayıs ayında gazeteye konuşan Medvedev, “Diktatör Joseph Stalin’in savaş döneminde işlediği suçlar hiçbir zaman affedilemeyecek” demişti. Carnegie Moskova Merkezi’nden uzman Nikolai Petrov gazeteye yaptığı açıklamada, Kremlin’in kampanyası ile Rusya’nın Batı’nın gözündeki imajını düzeltmenin amaçlandığını savundu. (Fotoğraflar: AP) Mafya polisle savaşıyor Rio de Janeiro kentinde Brezilya’nınsaatten fazla süren çatışmalar uyuşturucu kaçakçılarıyla polis arasında önceki gün 5 yaşandı. Zırhlı araçlar desteğindeki 200 kişilik özel polis kuvveti, kaçakçıların kontrolünde bulunan kentin kuzeyindeki varoş bölgesi Vila Cruzeiro’nun denetimini sonunda ele geçirdi. Rio de Janeiro’da uyuşturucu kaçakçıları ve polis arasında 6 gündür süren ve sivillere zor saatler yaşatan çatışmalarda (yanda) yaklaşık 30 kişinin öldüğü, 60 aracın yakıldığı bildirilirken 180 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Rio de Janeiro’da uyuşturucu mafyasının denetimindeki binden fazla varoş bölgelerinde yaklaşık 2 milyon kişi, yani kent nüfusunun üçte biri yaşıyor. Takıyyenin bu kadarı… Batı basınında nal gibi; “Lizbon’da artık Türkiye’nin İslamcıların kampına geçtiği, bire bir kamp değiştirdiği ay, gün gibi ortada!” yazıları çıkarken ve Batı kançeleryalarında art arda bu yolda tespitler yapılırken; takıyyenin de artık bu kadarı olur! Türkiye’nin; demokrasiden hiç nasiplenmemiş ülkeler kampına yatay geçiş yaptığı iddia edilirken tam; Abdullah Gül’ün verdiği mesaj neydi? “(Batı’yla) biz hiç bu denli yakın olmamıştık! (Askeri vesayet rejimlerinin hâkim olduğu!) yirmi yıl öncesinin aksine; artık çünkü biz bir demokrasiyiz!” Kırk bir kere maşallah! Tahtalara vuralım… ama demokrasinin bir de ahir ömrümüzde “açılımını” ve “pratiğini” görsek… Yumurta fırlatan çocuklar “terörle mücadeleye” çekildiğinde ya da Başbakan’ı protesto eden gençlere 15 ay verildiğinde; bunun adı “demokrasi” olmuyor… Cumhurbaşkanı’nın –demokrasi direnişçilerinin ağzıyla ifade ettiğince “20 yıl öncesine nazaran Batı demokrasileriyle daha yakın bağlar kuran” kalıplar içine girmiş olmuyoruz… Vesayetin sadece adı değişmiş oluyor. “Askeri” vesayetten… “AKP”… ya da hadi daha genel tabirle ifade edelim “sivil vesayet” altına girmiş oluyoruz. Verilen tepki ya da refleksler... bire bir aynı. Demokrasinin kazanımları; “sultan”la ihtilafa düşen “yurttaşa” yansımadığı sürece; bize ne bu laf kalabalığından?.. Kuzey Kore TATBİKAT SAVAŞA YOL AÇABİLİR Dış Haberler Servisi ABD’nin uçak gemisi göndermesine yol açan son Kore gerginliği Kuzey’den yapılan tatbikat amaçlı topçu ateşiyle sıcaklığını koruyor. ABD savaş gemisinin Güney Kore ile tatbikat yapacak olması hakkında açıklama yapan Kuzey Kore yönetimi, bunun bölgeyi savaşın eşiğine getirebileceği uyarısında bulundu. Salı günü Gü ney Kore’ye ait bir adaya Kuzey’den açılan topçu ateşinde 4 kişi ölmüştü. BBC’nin haberine göre Kuzey Kore’den dün açılan topçu ateşi güneydeki ABD güçlerinin komutanının hafta başında saldırıya uğrayan adada inceleme yaptığı saatlere denk geldi. ABD’li yetkililer komutanlarının topçu sesi duymadığını söyledi. Amerikalı General Walter Sharp salı günkü saldırının Kuzey ile Güney Kore arasında 1953 tarihinde varılan saldırmazlık anlaşmasının açık bir ihlali olduğunu söyledi. Çin haber sitesi China Daily’nin haberine göre Güney Kore Kuzey’in karasularına yakın olan beş adadaki askeri varlığını takviye ederken Pekin yönetimi taraflara itidal çağrısını yineledi. 21. yüzyıl eylemi ‘medyatik olmalı!’ Öğrenci isyanı yüzünden Avrupa’nın en büyük ülkeleri Fransa, İngiltere, İtalya nicedir ayakta. Geçen hafta başta başkent Londra olmak üzere, Bristol, Liverpool, Manchster, Brighton, Oxford, Cambridge gibi kentlerde öğrenciler İngiltere’de yollara düştü ve işbaşındaki CameronClegg hükümetine karşı isyanlarını güçlü biçimde dile getirdi. Bir süredir bulunduğum İtalya’da ise; öğrenci protestoları ortalığı yıkıyor… “Sultan”ın dayattığı reformları nicedir protesto eden; ancak ne var ki... “yandaş medyada” yankı bulamayan ve gereğince duyuramayan gençler; 21. yüzyılda eylemin eylemden sayılması ve “medyatik” olabilmesi için; “şimdiye dek denenmemiş” “fark” yaratması gerektiğine karar verdi… Ve İtalya’nın en tanınmış simge anıtlarının tepesine çıktılar. Ne bileyim eşzamanlı olarak İstanbul’da Boğaz Köprüsü’ne çıkarken; Ankara’da Atakule’ye çıkmak gibi… Henüz “Topkapı Sarayı” ile “Anıtkabir”in karşılığı olabilecek önemdeki anıtların tepesine çıkılmış değil.. “Türk demokrasisi”; en üst makamlar tarafından, “Batı demokrasileriyle” aşık atan üslupta karşılaştırılıyor ya… Ben de Batı demokrasilerindeki “öğrenci protestolarının” çapı ve boyutunu karşılaştırıyorum.. Öğrenciler İtalya’da; “taleplerine kulak verilmemesi” halinde ileriki aşamalarda; “San Pietro” kilisesini yani Roma’nın “en dokunulmaz”, “en tabu”, “en kutsal” sembolü Vatikan’ı işgale hazırlanıyorlar… Henüz işi oraya vardırmadı... Amma velakin… Roma’nın turistik simgesi 2000 yıllık Koleseyum’a, Pisa kenti ile eşanlamdaki “Pisa Kulesi’ne”, Torino’nun sembolü “Mole Antonelliana” kubbesine, Padova’da “Santo” kilisesine çıktılar ve başka bazı kentlerin garlarını teslim alarak var güçleriyle isyanlarını haykırdılar. “Anıt işgali protestosu” çok etkili oldu… İtalya’nın tüm şehirlerine yayılan protesto nedeniyle, “terörle mücadelede sorgulanan”/ “hapse mahkum edilen” tek öğrenci yok. Alın size işte “takıyye” ve “ileri demokrasi” farkı! nilgun@cumhuriyet.com.tr FÜZE KALKANINDA KOMUTA VE KONTROL Pazarlıklar uzayabilir Dış Haberler Servisi Ankara’nın NATO zirvesinde füze savunma sistemine ilişkin kararın yaşama geçirilmesini sağlayacak komuta ve kontrol mekanizlamalarına ilişkin görüşmelerin uzayabileceği seçeneğini dışlamadığı belirtiliyor. Dışişleri kaynaklarından edinilen bilgilere göre Lizbon zirvesi bildirisinde Mart 2011’de yapılacak savunma bakanları toplantısına kadar füze savunma sistemi danışma, komuta ve kontrol düzenlemelerinin geliştirilmesi, haziran ayındaki toplantıda da uygulama adımlarını içeren bir eylem planının hazırlanmasına yönelik zamanlama çizelgesine bağlı kalınamayabilir. Kaynaklar, konuyla ilgili haziran ayının bir süre bitimi olarak düşünülmesinin doğru olmayabileceği görüşünü dile getiriyor. Daha önce de füze kalkanına ilişkin asıl tartışmanın zirve sırasında değil komuta ve kontrol konuları gibi kilit detaylarda yaşanacağına vurgu yapılmıştı. ERDOĞAN: AB HÂLÂ İPE UN SERİYOR Başbakan Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) müzakere süreciyle ilgili olarak “Hep AB ipe un serdi, hâlâ da ipe un sermeye devam ediyor” dedi. Erdoğan, Ankara’ya gelen Hırvatistan Başbakanı Jadranka Kosor ile görüşmesinin ardından soruları yanıtladı. Erdoğan, Türkiye ile Hırvatistan’ın eşzamanlı olarak AB üyelik müzakerelerine başlamasına karşın Hırvatistan’ın üyelik sürecinde sona yaklaşmasını nasıl değerlendirdiğine yönelik soru üzerine şöyle konuştu: “Biz aslında 1963’te başladık. Hırvatistan diye bir devlet yokken başladık. Bu 50 yıllık zaman içinde çok farklı bahanelerle AB ipe un serdi. Hâlâ da ipe un sermeye devam ediyor. Bütün fasıllarla ilgili dersini gayet iyi çalışan bir ülkeyiz. Fakat zaman geliyor ‘nüfusunuz çok fazla’, zaman geliyor ‘Türkiye büyük ülke’, zaman geliyor bir başka bahane. Tüm bu bahaneler devam ediyor.” Erdoğan AB’nin Hırvatistan’a “çektirdiği çileleri çok iyi bildiğini” de sözlerine ekleyerek, Hırvatistan’ın AB’ye girecek olmasından mutluluk duyduğunu ifade etti. Davutoğlu: Bizim onayımız şart Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, katıldığı bir televizyon programında füze kalkanına ilişkin soruları yanıtlarken, “Lizbon’da tek bir saniye bile gerilim yaşanmamıştır. Fransa farklı tutum gösterdi. Diğer bütün ülkeleri yanımıza çektik. İran ile ilişkiler daha da güçlenmiştir” diye konuştu. Füze savunma sisteminin düğmesinin kimde olacağı tartışmalarının anımsatılması üzerine de Davutoğlu, “Türkiye NATO’nun komuta kademesinin her yerinde var. Türkiye’nin iradesi dışında bu savunma sisteminin kullanılması mümkün değil” dedi. Erdoğan, Hırvatistan Başbakanı Kosor’ı törenle karşıladı. Kaddafi’den Erdoğan’a ödül Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, 3. ABAfrika Zirvesi’ne onur konuğu olarak katılmak üzere 28 Kasım’da Libya’ya gideceği bildirildi. Erdoğan’ın ziyaret sırasında “Kaddafi İnsan Hakları Ödülü Uluslararası Komitesi” tarafından kendisine önerilen insan hakları ödülünü alacağı kaydedildi. Türbanlı öğretmenin işine son verildiFransa’nın güneybatısındaki Toulouse kentinde, derslere türbanıyla girmek isteyen bir ilkokul öğretmeni kadının işine son verildi. İl Eğitim Müdürlüğü, kadını, “kamu görevlilerinin tarafsızlığı ve okullarda laikliğin korunması” adına görevinden uzaklaştırdı. Facebook bağımlıları için klinik Sırbistan’ın Novi Sad kentinde sosyal paylaşım sitesi Facebook’un ‘like’ (beğen) bağımlıları için rehabilitasyon kliniği açıldı. Güneydoğu Avrupa’nın bu tedaviyi sunan ilk kliniği, bağımlıları kabul etmeye başladı. Ülkede, Facebook’taki iletisine 20 dakika boyunca kimse ‘like’ göndermediği için genç bir kız bileklerini kesmişti. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog