Bugünden 1930'a 5,447,715 adet makale



Katalog


«
»

I 10 8 AĞUSTOS 2009 CUMARTESİ • Cumhuriyet HAFTAr §ONU Fransa'da Türk mevsimi:."Kahve bahane, sohbet şahane" demiş Sait Faik. Fransa'da 2010'a kadar sürecek Türkiye Mevsimi'nin ilk kapsamlı programı Türk Kahvehanesi ydi. Yokuşa sürülen Türkiye Fransa ilişkilerinde içilecek blr kahve, tadılacak bir lokum geleceğe yönelik en köklü yatırım olacak... Kahve bahane UGUR HÜKÜM "Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır..." Var olmasına vardır da, her kahve içen "ahde vefa"yı tanır mı acaba? Veya her kahve "kırk yıllık hatır" izi bırakır mı acaba? Hele hele bu kahvenin sumılduğu yer 2009-2010 Fransası olursa... Biraz 'act', ancak yine de hoş bir 'sade kahve' lezzetiyle girildi "Fransa'da Türkiye Mevsimi"ne. Bu mevsimin ilk kapsamlı programı da Paris Tuileries Bahçesi'nde 17 Temmuz - 8 Ağustos tarihleri arasında ceşitli külrürel faaliyetler içeren "Cafe Turc / Türk Kahvehanesi"ydi. 1 Temmuz'da başlayan ve 31 Mart 2010'a kadar sürecek olan "Fransa'da Türkiye Mevsimi" sanki bir "zoraki misafirlik". Diyeceksiniz ki hangi 40 yıllık hatır, 400 yıllık hatınmız olması gereken bu büyük dost ülkeye "kahve" de, "Cafe" de bizden gitmemiş miydi? Elbette! Hatta geleneksel siyasetçileri, sanatçılan, yargıçlan, doktorlan, askerleri, bilim insanlanyla hemen hemen tüm seçkinlerinin derin bir saygı ve sevgi duyduğu "Türkiye ve dostluğu" neredeyse 4 yıllık bir süreçte, üstünden "çeİcirge süriisü geçmiş tarla" misali çorak bir alâna dönüştü. Fransız liberal sağının açtığı gedikten giren aşın ve milliyetçi sağın büyüttüğü çelişkiler yumağı kısa zamanda her ikı ülkenin de çok bilmiş, popülist "en hiper-memleketsever"lerinin (!) himayesinde belki de 40 veya 400 yıl sürmeye aday bir güvensizlik, bir çatışma rotasına oturdu. "Cafe Turc"te ikram edilen kahveler, lokumlar, tişörtler, enfes gösteriler, güzel insanlar, özgün kültür ve sanat ürünleri tek tek ziyaretçilerde nasıl bir art lezzet, belleklerinde nasıl bir iz bırakacaktır, çatışma rotasını değiştirmeye ne kadar yarayacaktır bunu zamanla göreceğiz... SA m SONPI RANC Romanlan"nın 10 davul ve 10 zurnalı özgün konseriyle yapıldı. Yaklaşık bin kişinin izlediği şölen Fransa'da yaşayan Türk ve Fransız müzisyenlerin oluşturduğu geleneksel Türk Halk Müziği ağırlıklı Aksak Anatolia konseriyle sürdü. Dört konser maratonu Secme • ı Xı H , 22 günlük yoğun programda Çarşamba, Cumartesi ve Pazar sabahlan da olmak üzere her gün saat 16.30'dan itibaren atölyeler (kukla, dans, karagöz, maske, ritim, kitap süsleme) vardı. Ancak Tuileries bahçesinin "Sanglier Karesi" köşesini her akşam şenlendiren ve toplam 4-5 bin meraklıyı çeken faaliyet saat 20.00'de başlayan konserlerdi. Açış töreni ve konserinden sonra 19 Temmuz'da sahneye önce sema/bale gösterisiyle Ziya Azazi ve ardından Bulgar kaval ustası Krassen Lutzkanov ve Alter Quintet çıktılar. 20'sinde aynı sanatçıya ilaveten akordeon virtüozu Jasco Ramic ve La Tregua topluluğu seyircüeri çoşturdular. Aralannda Zeki Çölaş^dKfa^lunduğu Ha^douti Orkeştjt^.^ ansız v 25,5 hektarhk arazisiyle Paris'in en büyük, en eski ve tipik parkı olan Tuileries Bahçesi'nin Concorde meydanına bakan Batı ucunun bir köşesinde "Orangerie Müzesi" yer alır. Orangerie Müzesi'ne 100 metre mesafede, bahçenin Seine nelırine paralel kısmında bulunan "Sanglier Karesi" denen 1200 m 2 'lik alanınm bir kısmma monte edilen "Cafe Turc"ün plan ve yaratımı dünyaca tanuımış, Ağa Han ödüllü Türk mimar Han Tümertekin'in kaleminden ve Fransız mimar François Pin'in desteğiyle çıktı. İki tahta çatı altına kurulmuş geleneksel "Türk Kahvehane / Çay Bahcesi"ni andınr, saydam, 50 santim yükseklikte ahşap bir set üzerinde 600 m 2 'lik sevimli ve sıcak yapının ortasında dans etmeye veya gösteri yapmaya yarayan, yine tahta zeminli üstü açık bir de boş alan mevcut. Kapalı çatılardan birinin altında yaklaşık 200 kişi ağırlayabilecek kademeli banklar ve konserlerde kullanılan tam teçhizatlı bir sahne yer alırken, öteki çatının altına da Türk hamur tathlanndan bir seçkinin sunulduğu, yastık-şiltelerle desteklenmiş sedir, tabure, koltuk ve sehpalar yerleştirilmiş. Aynı mekanda Türk tasanmcı Tanju Özelgin'in üç farklı boyutta alçak ve yuvarlak sehpa/masası, fotoğraf sanatçısı Cemal Elden'in "Istanbul Emotions" başlıklı seçme eserleri sürekli sergilendi. Açılış 18 Temmuz'da Kudsi Erguner yönetimindc "Les Bohemes de Thrace / Trakya Doğum tarihiniz, yaşadığınız ülke, ailenizin maddi durumu, hatta tarlada yetiştirdiğimiz çeltik başarı oranınızı ne kadar etkileyebilir dersiniz. Malcoml Gladvvell'e göre, IQ ne kadar yüksek olursa olsun başarının ardında yatan gerçek nedenler bambaşka. Tüm bunları sıradışı bir kitapta anlatmış Gladvvell. 22 Temmuz'da BalkanWgileriyle ortBhgTçınlattı. Gitanst ve besteci önder Focan 23 Temmuz'da "Svving A La Turc" takımı ve tarzıyla, 24 Temmuz akşamı da Türk Jazzı'mn uluslararası eşsiz sesi Sibel Köse ile bir "Klasikler Çeşitlemesi" sundu. Ertesi akşam sahneye çıkan Okay Temiz ve kemanıyla Nedim Nalbantoğlu seyircilere unutulmaz bir gece yaşattı. Okay Temiz üstad 26 akşamı bu istisnai keyfi dünya perküsyonlan buluşmasında Xavier Desandre ve Minino Garay ile sürdürdü. İki Fransah Türk ve Bulgardan oluşan Trio Anatolia (Zeki Çölaş, Doğan Ertener ve Krassen Lutzkanov) 27 Temmuz'da, Fransa'da JUIUET 2 0 0 9 - MARS 2 0 ) 0 yaşayan en tanınmış Türk ve dünya müziği sanatçısı Senem Diyici ve eşi gitarist, besteci, düzenlemeci Alain Blessing 28 Temmuz'da, aralannda solist olarak Fransah Türk Hacer Toruk'un da bulunduğu Strasbourg'lu Malietes Topluluğu 30-31 Temmuz'da Cafe Turc sahnesinden Türkiye ve Balkanlann özgünlüğünü yansıttı. Atlı tiyatro/dans topluluğu Zingaro'nın benzersiz kurucusu, önderi Bartabas hem Paris Quartier d'Ete şenliği çerçevesinde hazırladığı, yeni gösterisi "Lever de Soleil / Güneş Doğuşu"nu iki kez de 31 Temmuz ve 7 Ağustos tarihlerinde Cafe Turc faaliyetleri dahilinde Sanglier Karesi/Türk Kahvehanesi'nin arkasındaki alanda sahneledi. 1 Ağustos'ta Birol Topaloğlu ve arkadaşlan Tuileries Bahçesi sakinlerine hora teptirirken, Nedim Nalbantoğlu Triosu da 2 Ağustos insanlann şenliğine şenlik kattı. Genç ve başanh oyuncu, yorumcu-müzisyen Hacer Toruk'un Trio Tzan'ı 3 Ağustos'ta, aralannda adı uluslararası Jazz semalannda başanyla duyulmaya başlayan, kontrbasçı de olduğu BaJJphart grubu 4 Ağustos'ta ve ız^e\Affl«rikaıı Jazz steBdartlan kadar geleneksel , Türk müzigina«WSfiSlenen-4 Ff ansız cazcıdftflreraÇan Spiral Quartet de 7 Ağustos'ta Cafe Turc faaliyetine kısır ufuklan, önyargılan aşan boyutlarda renk ve lezzet taşıdılar. 5-6 Ağustos tarihleriyse müzik ve edebiyatı birleştiren Nurinisa Eroğlu ve Bülent Okan yönetimindeki "Kahve Bahane" projesine tanık oldu. Ve bu göğüs kabartan faaliyetler dizisi 8 Ağustos'ta başladığı gibi Türkiye Romanlan'nrn kaynayan, kaynatan kanı ve heyecanıyla sona eriyor. Bu kez de Tuileries sakinlerini aynı gün içinde 4 maraton konserle çoşturan Selim Sesler olacak. Politikamn yıktığını kültür inşa etsin Paris Belediyesi'nin verilerine bakılırsa Tuileries Bahçesi yılda 10 milyonun üstünde, yaz aylannda ve hafta sonlannda artan bir rakamla günde ortalama 50 bin ziyaretçi ağırlıyor. Fransa'da Türkiye Mevsimi'nin Fransa'daki çalışkan Genel Koordinatörü Ozlem Ece'nin ifadesiyle faaliyetlere, hava durumu ve tatillere göre günde ortalama 300 ila 400 kişi arası insan Cafe Turc'e katılıyormuş. Bu sayınuı duruma göre binin üstüne de çıktığı olmuş. önemli olan Sait Faik'in enfes deyişiyle "Kahve bahane, sohbet şahane"nin oluşması. Zorlaşan, yokuşa sürülen Türkiye-Fransa ilişkilerinde içilecek bir kahve, tadılacak bir lokum, duyulacak bir nota, okunacak bir nokta; damakta, gözde-kulakta, bellekte kalacak bir lezzet, bir izlenim, bir görüntü, bir fikir geleceğe yönelik en köklü yatınm olacak. özlem Ece'nin deyişiyle "Paris'te bir tohum atıldı. Dileriz ki bu tohum yeşerir, ağaç olur, meyve veiir." Canı gönülden dileğüniz dün olduğu gibi bugün de politika ve ekonominin yıktığını eğitim ve kültür yeniden inşa etsin. Fransa'da Türkiye Mevsimi ve Türk Kahvehanesi'ne ilişkin ayrıntılı bilgilere aşağıdaki web sitelerinden ulaşabilirsiniz. http://www,saisondelaturquie.com http://www.rfi.fr/actutr/articles/115/article_742.asp Ateşin Oyunu Sadberk Hanım Müzesi'nde yer alan 'Ateşin Oyunu' adlı sergi, 15. ve 17. yy arasında Iznikli çini ustalarının elinden çıkmış nadide eserlerden oluşuyor. Türkiye'nin ilk özel müzesi unvanını taşıyan Sadberk Hanım Müzesi, çok özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Sadberk Hanım Müzesi ve ömer M. Koç koleksiyonunda yer alan, Erken Osmanlı dönemi Iznik çini ve seramik örnekleri ile başlayıp 17. yüzyıl eserleri ile tamamlanan sergide 330 parça eser yer alıyor. İlk kez bir arada, toplu olarak sergilenen eserler, Iznik çini ve seramik sanatının gelişiminin açıkça izlenebilmesine olanak tanıyor. Sergi, 11 Ekim'e dek sürecek. (Tel: 0 212 242 38 13) DE Mahalle Mahalle bir "Taşınabilir Sanat" projesi ve altı genç fotoğrafçının "Mahalle" kültürünü sorguladıkları bir sergi. Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi'nde yapılan serginin küratörlüğünü Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler üstleniyor. Sergi, Silva Bingaz, Korhan Karaoysal, Sevim Sancaktar, Yusuf Sevinçli, Serkan Taycan ve Kerem Uzel'in mahalle temalı çalışmalanndan oluşuyor. Sergi kapsamında Kartallılarla gerçekleştirilen mahalle konulu fotoğraf atölyesinin sonuçları da izlenimi sunulacak. (Tel: 0 216 353 00 21) Tiyatro ı Tiyatro Kedi en sevilen oyunlarıyla Tiyatro Kedi, Yıldız Köşkü Mabeyn Bahçesi'nde sezonda büyük ilgi gören oyunlarını sahneleyecek. 12 Ağustos'ta Haldun Dormen, Tarık Pabuççuoğlu, Atılgan Gümüş ve Ebru Cündübeyoğlu'nun rol aldığı Kibarlık Budalası, 13 Ağustos'ta Nedim Saban, Füsun önal, Tarık Papuççuoğlu'nun rol aldığı Figaro'nun düğünü, 14 Ağustos'ta da Türk Edebiyatı'nın başyapıtlarından biri Reşat Güntekin'in Çalıkuşu adlı eseri sahnede olacak. Başarının anahtarı bir tane mi? SİNEM DÖNMEZ Outliers sıradışı bir başan öyküleri kitabı. 'Outlier' sözcüğü marjinal olarak da ifade edilebilir ancak yaymevi Mediacat, 'Çizginin dışındakiler' olarak kazandırmış Türkçe'ye kitabı. Time, Gladwell'ı enetkileyici 100 kişi arasına koynıuştu daha önceki kitaplanyla. Gladvvell 'in kitabında gerçekten şaşırtıcı başan öyküleri var, ancak çoğu araştırma konusu Amerikalılar üzerinden örneklendiriliyor. En önemli dezavantajı bu. Yine de anlaşılmaz değil. Kitap başanh olmak istiyorsanız şu şekilde davranmalısınız didaktikliğini içeren bir kişisel gelişim kitabı değil. Ancak hem ebeveynlere hem de başanh olmanın sırnnı kahplarda arayanlara farklı bir bakış açısı sunuyor. Gladvvell kitabında başannın anahtannı iki anahtarlıkta sunuyor. îlki fırsat, ikincisi miras. Gladwell'a göre başan, alıştığımız şans, üstün zeka, hırs gibi özelliklere değil de, zamanlamaya, ailenin yapısına ve çok pratik yapmaya bağlı. örneğin size Kanada'daki hokey takımlannda ilk sırada yer alan takımın kadrosunun doğum tarihleriyle ilgili şaşırtıcı bir gerçeği açıklıyor. Kadronun 25 kışisinin 14'ü ocak, şubat ve mart aylannda doğmuş. Bunun ne astroljiyle ne de kaderle ilgisi var. Nedeni, seçmelerin 1 Ocak'ta yapılması. 1 Ocak'ta seçilmiş olan küçük bir hokey oyuncusu, kendisinden ay olarak küçük olanlara göre daha koordinasyonlu. Ve bu avantajdan ötürü daha çok çalışma şansı bulmuş. Gladvvell aynca zamanlamanın neredeyse en önemli şey olduğunun altını çizerken, Silikon Vadisi yazılım milyarderlerinin 1953-55 yıllan arasında doğmasının tesadüf olmadığını söylüyor. Onlar, kişisel bilgisayar devriminin gerçekleştiği 1975 yıhnda bu döneme uygun yaşta ve tecrübedelerdi. Bill Gates şanslıydı çünkü okuduğu lisede bir bilgisayar vardı. 1975 'e kadar bolca pratik yapmıştı ve 1955 doğumlu yani 20 yaşındaydı. Bir de 10 bin saat kuralı var. Gladvvell, hangi iş olursa olsun, 10 bin saat pratik yapılmadıysa başanh olunamayacağını iddia ediyor. Gladvvell üstün zekanm tek başına bir işe yaramadığını da kanıthyor. Üstün zekanın tek başına işe yaramadığını, ailenin çocuğu nasıl yetiştirdiğini de işin içine katıyor Gladvvell. Bunun örneğininde de 195 IQ'suyla dünyanın en zeki insanlanndan biri olan Chris Langan'la, ünlü fizikçi robert Oppenheimer'ı karşılaştınyor. Her ikisi de zeki, her ikisi de agresif. Ancak biri hiç tanınmıyor, diğeri 2. Dünya Savaşı'nda nükleer bomba geliştirmeye öncü oluyor. Oppenheimer'ın farkı dünyadan istediklerini almakta maharetinin olması. IQ'yu doğuştan gelen yetenek, bilgiyi sosyal ustalık olarak tarif ediyor. Bunu Annette Lareau adlı bir sosyoloğun araştırmasıyla kanıthyor Gladvvell. Lareau, çocuklan 3. sınıfa giden zengin, yoksul 12 aile seçiyor ve onlan uzun bir süre boyunca izliyor. Ortaya iki yetiştirme tarzı çıkıyor. Biri çocuklan birey olarak kaale alarak onlara sorular sormayı, topluluk içinde konuşmayı, lafa kanşmayı öğretiyor. Diğerinin sistemi ise çocuklann yaptıklannı kendilerinin yaptığından ayn tutmak ve önemsiz bulmak. Bu da ilerdeki başanlannı tabii ki etkiliyor çocuklann. tkinci anahtarlık olan miras bölümünde yaşadığınız toplumdan gelen alışkanlıklannızın hayattaki başanlannızla paralelliği konusunu açıyor Gladvvell. Ve kitabın en ilginç bölümü; Kore Havayollan'nın bir zamanlar en çok kaza yapan uçaklan... Kültürel mirasm önemine dikkat çeken Gladvvell, uçak kazalan sonrasında kara kuru incelemelerinde ortaya çıkan yanhş anlaşılma sorunlanna başka bir açıdan bakıyor. Pilot ve co-pilotlar arasındaki hiyerarşik durum, bazı ülkeler açısından saygı anlamına geliyor. örneğin, havanın kötü olduğu bir günde uçaktaki pilot hata yapıyor. Ancak co-pilot, ona saygısızhk etmemek için onu kesin bir dille düzeltmiyor. 'Acaba, hata yapıyor olabilir misiniz?' minvalinde ipuçlan vererek görevlerini yapıyorlar. Bu da nihayetinde kimi zaman ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Peki, çeltik ve buğday yetiştirmenin arasındaki farkın matematik başansında rol oynadığını söylese biri? Dünyannı pek çok ülkesinden gelen çocuklara matematik testi yapıldığında sonuç hiçbir zaman değişmiyor. Birincilik Hong Kong, Singapur, Japonya, Güney Kore ve Tayvan'da. Bu bir tesadüf değil. Dilleri matematiğe daha uygun olduklan için kolay öğreniyorlar ancak sırlan bu değil. Asyalılan Avrupalılardan ayıran şey, çalışmak konusundaki inat ve sabırlan. Bu atasözlerinde de, okul tatillerinin kısahğında da belli oluyor. 'Yılda 360 gün güneş doğmadan önce kalkabilen hiç kimse ailesini zengin etmekte başansız ohnaz' diyorÇinliköylüler... . Outliers BA21 İNSANLA» NEMN DAHA BA3AAIL) OUTK? M A1.COLM G U D W Ü L L '
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog