Bugünden 1930'a 5,438,300 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

# Terra'yı Aristomenis Tsırbas'ın yönettiği ve Halit Ergenç, Ceyda Düvenci, Amanda Peet ile Dennis Quaid'in seslendirdiği animasyon film Terra'yı Kurtarmak, bulutların üzerinde yer çekimsiz bir kentte yaşayan Terra'lılann hikayesini konu alıyor. Terra gezegeninin sakinleri, savaş denilen kavrama tamamen yabancıdır. Iç savaştan ve çevresel felaketten kaçan insanlar tarafından gezegenleri işgal edilince Terra'lılar, işgalcileri Tanrı gib! karşılar. Sadece cesur ruhlu bir kız olan Mala mücadelesini sürdürmektedir. ' Babasının kaçırılmasından sonra işgalci uzay gemilerinden birinin düştüğünü görür ve pilotunu kurtarır. Kurtardığı dünyalı pilotun adı Jim Stanton'dur. Jim hayatını kurtarmasına karşılık Mala'ya babasını bulması için yardımcı olacağı sözünü verir. Ikisi birlikte insanların ana uzay gemisi Ark'a doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Mala ile Jim yolculuk sırasında halkların aslında birbirinden çok da farklı olmadığını öğrenirler. Ancak dünyalıların ordusunun Terra'yı işgal etmesi ve Terra'lılar için yaşanamaz hale getirmesi üzerine Mala ile Jim, iki ırkın birlikte var olmasının bir çaresini bulmak zorundadıriar. # G. I. Joe: Kobra'nın Yükselişi(G.ı Stephen Sommers'ın yönettiği filmin başrollerini Adevvale Akinnuoye, Christopher Eccleston, Joseph Gordon ile Sienna Miller paylaşıyor. 82 gün süren çekimler boyunca ekip 160'ın üzerinde sette çalıştı ve Los Angeles'te platolarda tasarlanan dekorlar kullandı. Ayrıca Prag'da yerinde çekimler gerçekleştirildi. Toplam 25 farklı mekan için arama yapıldı ve buralarda stüdyolar tasarlandı. Fransa, Norveç, Çek Cumhuriyeti ve Kuzey Amerika da dünya yolculuğuna dahil edildi. Film, Orta Asya'nın dağlarından, Mısır'ın çöllerine, Paris'in kalabalık caddelerinden, Kuzey Kutbu'nun buz örtüsüne kadar her yerde, G.l. Joe olarak bilinen seçkin ajanlardan oluşan ekibin, silah tüccarı Destro ve dünyayı kaosa sürüklemek isteyen gizemli Kobra örgütüyle savaşmak için geleceğin casus teknolojisini ve askeri teçhizatlarını kullanışını konu alıyor. Sinemanın gücüne inanmak"Yirnıi ya da otuz yıldır çckilen tüm 2. Dünya Savaşı filmleri ya kurbanlara odaklanıyorlar ya da savaş karşıtı iletilerle dolular. Inglourious A S L Basterds'la salt savaş öncesini anlatan bir çalışma yapmak istemedim aynı zamanda 60'lar önccsi ruhu yansıtan, heyecanlı, sürükleyici mizahtan yoksun olmayan bir serüven çeknıeyi amaçladım. Filmimin en ilginç özelliğiyse sinema endüstrisinin Nazi propagandasıyla bağlantıh olduğunu göstermekti" diyen Quentin Tarantino son çalışması Inglourious Basterds'ı (Soysuzlar Çetesi/2009) Enzo. G. Castellari'nin 1978 tarihli ltalyan yapınıı Inglorious Bastards'dan esinlenerek gerçekleştirmiş. Bugüne kadar çekilmiş 2. Dünya Savaşı fılmlerini iki ana kategoriye ayıran, birinci grupta "Savaş bir trajedidir" fılmlerinin, ikinci grupta ise "Harekete geçip ülkesi için savaşan asker" fılmlerinin bulunduğunu açıklayan Tarantino, Inglourious Basterds'ın ikinci grupta yer aldığını bclirtiyor. Filmografısinde ilk kez bir entrikayı tarihsel gerçeklik içine oturtan Tarantino spaghetti vvestern türüyle 2. Dünya Savaşı ikonografısini iç içe geçiriyor. Bu epik savaş fılmi, spaghetti vvestern, 2. Dünya Savaşı görselliği dışında büyük ölçüde spaghetti vvesternlerden etkilenen 2. Dünya Savaşı'na saygıda bulunan yetnıişlerde çekilcn macaroni-combat (spaghetti-savaş) adlı alt türden, Jean-Luc Godard ve Henri-Georges Clouzot'nun fılmlerinden de etkilenmeler içeriyor. Gerçekle kurgu iç içe Bu değişik türlerin senaryosundaki gelişmeleri etkilediğini belirten sinemacı kafatası sahnelcrinin westemlerde sıklıkla yer aldığını ama bu denli bir şiddetin savaş tarihinin içeriğiyle bağlantıh olmadığını vurguluyor. "On yıl önce Inglourious Basterds'in senaryosunu yaznıaya başladığımda tarih engeliyle karşılaştım. Madcnı onlar bu döncnıin içindeydiler tarihin akışını değiştirecek dcnli de güçlüydülcr. Tarihsel içeriğe bağladığım şiddct asla bir alay taşınuyor, nıizah içeriyor. Karakterlerim, büyük ya da küçük onlara doğru, iyi gelen yolları seçiyorlar bu da onlann gerçekliği oluyor." Gerçekle kurgu karaktcrleri hannanlayan, kurgu ile propagandayı bir araya getiren Tarantino, Soysuzlar Çetesi'nde 2. Dünya Savaşı'nın utanç verici, acımasız bir o kadar da gerçek ve olağanüstü olan öyküsünü özgün sinema anlatımıyla yansıtıyor. Fransız Yahudisi Shosanna Dreyfus (Melanie Laurent) Nazilerin Fransa'yı işgal etmesinin ilk yılında ailesini Yahudi Avcısı olarak tanınan Nazi Albay Hans Landa'nın (Christoph Waltz) katletmesine tanık olur. Katliamdan son anda kaçmayı başaran Shosanna Paris'e yerleşir ve burada sinema salonu işletmecisi olarak yeni bir kimliğe bürünür. Aynı anda Avrupa'nm başka bir yerinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt) Nazilere karşı öc eylemleri için Çavuş Donny Donovvitz (Eli Roth), Hugo Stiglitz (Til Schvveiger), Wilhelm Wicki (Gedeon Burkhard) gibi Yahudi kökenli Amerikalı bir grup askeri bir araya toplamıştır. Nazilerce soysuzlar olarak bilinen, Üçüncü Reich'ın liderlerini öldürme görevini üstlenen Raine'in grubuna gizli ajanolan Alman film yıldızı Bridget von Hammersmark da (Diane Kruger) katılır. Shosanna öc planını devreye sokar sokmaz hepsinin yazgılan aynı noktada kesişir. Amerikan askerlerini, Fransız köylülerini, Fransız direnişçilerini, istilacı Nazileri bir araya getiren Tarantino, filminde şiddeti, ırkçılığı, barbarhğı hepsinin gözünden ayn ayrı tanımlıyor. Amerikan, Fransız, Ahnan, lrlandalı, lngiliz oyunculardan oluşan uluslararası bir kadro ile çalışan yönetmen etkili bir açılış sahnesi çekmek için Brad Pitt gibi büyük bir oyuncuyla çalıştığını, eğer role uygun olmasaydı Pitt'i seçmeyeceğini de belirtiyor. Öç alma öyküsü Filmin baş karakteri Shosanna, saldırgan, dövüşken yapısıyla Kill Bill'deki(2003) Gelin'i (Uma Thurman), Yahudi kökenli Amerikalı askcrlerde Reservoir Dogs'daki (Rezervuar Köpekleri/1992) yasa dışı grubu (Harvey Keitel, Tim Roth, Michael Madsen, Steve Buscemi) ammsatıyorlar. Tarantino, Soysuzlar Çetesi'nin senaryosunu yazarken The Dirty Dozen (On iİci Kahraman Haydut/Robert Aldrich, 1967), Where Eagles Dare (Kartal Yuvası/Brian G. Hutton, 1968), The Guns of Navarone (Navaron'un Toplan/J. Lee Thompson, 1961), Cross of Iron(Şeref Madalyası/Sam Peckinpah, 1977), The Good, the Bad and the Ugly (iyi, Kötü ve Çirkin/Sergio Lcone, 1966) fılmlerinden de etkilendiğini belirtiyor. Çekimleri Berlin'de Metropolis (Fritz Lang/ 1927), Der Blaue Engel (Mavi Melek/Joseph von Sternberg/1930) gibi Alman sinemasınm klasiklerinin yapıldığı 97 yıllık, eski adıyla UFA, yeni adıyla Babelsberg Stüdyolarf nda gerçckleştirilen Inglourious Basterds, 2. Dünya Savaşı'nda geçen bir 2. Dünya Savaşı fılmi değil, heyecan, gerilim, şiddet taşıyan bir öc alma öyküsü, sinemanın dünyayı kurtarmasmı anlatıyor. "Nazilere sinemanın gücüyle karşı koyulnıası düşüncesi beni büyüledi" diyen Tarantino'nun Soysuzlar Çetesi 21 Ağustos'ta gösterime girecek. 1992'de Cannes Film Festivali'nde Rezervuar Köpekleri'yle olay yaratan, 1994'te Pulp Fiction'la (Ucuz Roman) Altuı Palmiye kazanan, 2004'te jüri başkanı olan Tarantino, 2009'da Soysuzlar Çetesi'yle Avusturyalı Christoph Waltz'a en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırdı. Polisiye, en zor film türüdür... ALPER TURGUT Sinema seyircisini ağlatmak kolaydır, güldürmek de keza öyle... Ucuz dram ve kaba komedi bile bu işlevi layıkıyla görür. Korku deseniz efektler ve yeni moda sürekli sallanan kameralar ne güne duruyor. Göstere göstere gelir malum sahne ve siz koltuğunuzdan zıplamaya çoktan hazırsıruzdır. Ancak seyirciyi heyecan-gerilim atmosferine sokup, orada tutacak ve zekâsıyla şaşırtacak kalburüstü bir polisiye film çekmek ise kabul buyurunuz ki bir hayli zordur. Misketlerinizi gelişi güzel ortaya saçacak ve sonra hepsini belirli bir süre zarfinda toplamaya çalışacaksınız. Devam edelim. öncelikle tutarh, dikkat çekici ve etkileyici yani kısaca müthiş bir senaryonuz olmah, ardından oyuncular karakterlerle özdeşleşmeli ve izleyici tarafından inandıncıhk ekseninde kabul görmeli. Teknik desteğinizin de sağlam olduğunu varsayarak flnal etabuıa geçebiliriz. Anlaşılacağı üzere en yetkili merciinin - yönetmen- sahne almasından bahsediyoruz. Yönetmen tüm hünerini gösterip, ustahkla son noktayı koyacak ve böylelikle nefes kesici ve akılda kalıcı bir suç destanına imzasını atmış olacak. Beş milyon bütçeli seri katil odaklı "Ejder Kapanı" filminin yönehneni Uğur Yücel'e "Polisiye belki de sinemanın en zorlu türüdür. Sonuçta başarmak kadar başaramamak da var" diyorum. "Karanlıkta Koşanlar", "Alacakaranlık", "Hırsız Polis" derken türe iyice ısındığmı gözlemlediğimiz Yücel yanıtlıyor, "Evet, polisiye zordur. Anlatım dili en zor türdür. Zekâsı vardır ve film adeta bıçak sırtında gider. Raydan çıkarsanız kaza yaparsınız, film kendi rayını asla kaybetmemeli... Sahne bütünlüğü gerekiyor. Sonrasında eğlence başlayabilir." canlandınyor. Güneydoğu'da askerliğini yapan komando-er Ensar, tüm duygulardan muaf iki ayaklı bir ölüm makinesidir. O askerdeyken kınlmayı 12 yaşındaki kız kardeşine tecavüz edilmesiyle yaşamıştır, terhis olduğu gün ise ikinci şok onu beklemektedir. Canından çok sevdiği kız kardeşi akıl hastanesindc intihar etmiştir. Işler, beş dakikalık mezra baskuıı sahnesinde Ensar'm tüm acımasızlığının gözler önüne serileceğini söylüyor. Cinayet Masası komiseri Abbas'm (Uğur Yücel) uzatmah sevgilisi pavyon şarkıcısı Cavidan'ı (şarkı söylemekiçin Levent Yüksel'den yardım almış) canlandıran Ceyda Düvenci, "Filmde fazla sahnem yok, Uğur Yücel, polislerin de cinsel hayatlannın vc aşklannın olduğunun bilinmesini istiyor. Cavidan, Abbas'ın emekli olmasını bekliyor. Sonra birlikte gidecekler bu kentten... Biricik arzusu ise hayatının tek erkeğiyle evlenip çocuk yapmak" diyor. Ceyda Düvenci rolü için yedi kilo aldı, askcrden dönen Kenan Imırzalıoğlu 18 kilo vermek zorunda kaldı gibi aynntılan bir kenara bırakalun ve fılmin kısa öyküsüne devam edelim. Şehirde pcş peşe işlenen cinayetlerin ardından Abbas ile deneyimli dedektif "Akrep" Celal (Kenan Imirzalıoğlu) kollannı sıvarlar. Stajyer polis memuresi Ezo (Berrak Tüzünataç) da ekibe dâhil olunca kedi-fare oyunu başlamış olur. Kahraman ilan edilen katil İnsanlık sucu Polisiye deyince benim aklıma Ömer Lütfi Akad'ın kült filmi "Kanun Namına" (1952) gelir. Son dönemde ise Turgut Yasalar'ın yönettiği "Sis veGece" ile genç yönetmen Onur Ünlü'nün çcktiği "Polis"i saymazsak dişe dokunur yerli işi bir polisiye filmi ara ki bulasın. Özellikle "seri katil" çıkışlı bir film çekmek apayn bir maharet istiyor. îşte tam da bu yüzden yapımcılığmı TMC'nin üstlendiği, senaryosu Kubilay Tat'a, yönetmenlik koltuğu da Uğur Yücel'e (daha önce 'Hayatımın Kadınısın' ve 'Yazı Tura'yı çekınişti) ait olan "Ejder Kapanını" önemsiyorum. "Çocuk tecavüzü" gibi insanlık suçu bir gerçekliği konu alması, malum "Rahşan Affi" hadisesine gönderme yapması ve adaletin hassas terazisinin sorgulanması -tartışma açma yetisine sahip- fılmi daha da cazip kılıyor. Uğur Yücel'in başrolü paylaştığı diğer isimler ise Nejat tşler, Ceyda Düvenci, Kenan tmırzalıoğlu ve Berrak Tüzünataç... Nejat tşler, filmde, hem yargıçlığa hem de cellâtlığa soyunan ve sübyancılara savaş açan bir seri katili Kenan lmirzahoğlu, Uğur Yücel ile yeniden çalışma fırsatı yakaladığı için mutlu... Oyunculuk adına merak ve açlık durumu tam gaz sürüyormuş. Berrak Tüzünataç ise Ejder Kapanı dışında Zeki Demirkubuz'un son fılmi "Kıskanmak"ta da başrol oynadı. Zaten söze "ballıyım" diyerek giriyor; "Seksist veya feminist değilim ancak şu an ataerkil bir sinema revaçta... Kadınlara yönelik yazılan fazlaca bir rol yok ve her rolü bu nedenle önemli buluyorum. Kaduı senaristlerin ve yönetmenlerin sayısı artmah. Ve ne kaduı ne erkek kimse öne çıkmamalı ama kimse de geri plana gitmemeli. Geniş bir yelpaze yaraülsın, fırsatlar eşit olsun istiyorum. Ejder Kapanı için aikido ve silah dersleri aldım. Ezo, hayatında birçok olumsuzluklar yaşamış, zeki ve çalışkan bir polis adayı. Bir anda kendisini tuhaf cinayetlerin ortasında buluyor." Ejder Kapanı'nın çekimleri (yedi hafta süreli) için aksiyon sahneleri konusunda inanılmaz bir deneyime sahip Cinecascade ekibi, iki tır dolusu malzeme ve özel üretim arabalanyla Fransa'dan geldi. Merdivenlerde araba sürmek ve Galata Köprüsü'nden otomobille atlamak gibi sahneleri kotaran ekibin içinde yer aldığı bazı projeler şunlar; "Ronin", "Transfonner II", "Born Identity", "Taxi", "Rush Hour 3", "Avatar", "Hit Man", "Babylon A.D", "Mister Bean 2". Sonuçta cinayetler arttıkça halkın katile desteği artar. Sübyancı canileri öldüren katil kahraman ilan edilir. Hatta insanlar, 'zalimleri affetmek mazlumlara yapıhnıg en büyük zulümdür' diye TV'lerde demeçler vermektedir. Nedense aklıma benzer konulu 10 yıllık güzelim film "Şehrin Azizleri" (The Boondock Saints) geldi. Umarım ben yanılıyorumdur. 68 yıllık "Malta Şahini"nden (The Maltese Falcon) "Los Angeles Sırlan"na (L.A. Confıdential) polisiye sinemanın yürüyüşü sürüyor ve sürmeye devam edecek. Yeri gelmişken ekleyelim, Ejder Kapanı 22Ocak2010günütüm Türkiye ve Avrupa'da yaklaşık 300 sinemada gösterime girecek. 'Köprüdekiler'in uluslararası basarısı "28. Uluslararası Istanbul Film Festivali" ve "16. Adana Altın Koza Film Festivali Ulusal Film Yarışması"nda "En İyi Film" ödülünü alan, yönetmenliğini Aslı özge'nin yaptığı "Köprüdekiler" şimdi de dünya festivallerinde. Dünya prömiyerini 7 Ağustos'ta "62. Locarno Film Festivali"nde yapacak olan "Köprüdekiler", yarışmanın "Günümüzün Yönetmenleri" bölümünde "Altın Leopar" ödülü için yarışacak. Locarno Film Festivali'nin hemen ardında "15. Saraybosna Film Festivali"nde "Saraybosna'nin Kalbi ödülü" için yarışacak olan film, 10-19 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek 34.Toronto Film Festivali'nin Dünya Sinemasınm en iyi örneklerinin sunulduğu 4- "Contemporary World Cinema" bölümüne davet edildi. Kuzey Amerika Galasını Toronto'da yapacak olan "Köprüdekiler" Londra Film Festivali ve Montpellier Film Festivali'yle uluslararası. yolculuğuna devam edecek. Film, kendilerini oynayan ana karakterler Fikret Portakal, Murat Tokgöz, Umut llker ve Cemile llker'in yaşam hikayelerinden esinlenerek geliştirilerek ve gerçek mekanlarında çekildi. Şehrin varoşlarında yaşayan, şehir merkezinde ise varoluş mücadelesi veren karakterlerin hikayesinin anlatıldığı ve "Yeni Sinemacılar" ile "Endorphine Production"ın yapımcılığmı üstlendiği Türk- Alman yapımı "Köprüdekiler" Türkiye'de 16 Ekim'de izleyiciyle buluşacak.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog