Bugünden 1930'a 5,458,831 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 7 AĞUSTOS 2009 CUMA CUMHURİYET SAYFA HABERLER 5 POLİTİKA GÜNLÜĞÜ HİKMET ÇETİNKAYA Bodrum’da Yağma... Adını sanını bilmiyorduk, öğrendik... Antalya’da 1.4 milyar dolara yaptırdığı Mardan Palas’ın açılışı görkemli olmuş, gazeteler, tel- evizyonlar onu öve öve bitirememişti. Kimden mi söz ediyorum? Azeri kökenli Rus işadamı Telman İsmai- lov’dan... Sonra bir şeyler oldu, Rusya Başbakanı Vladi- mir Putin’in hışmına uğradı... Ardından Rus poli- si, İsmailov’un işlettiği “Çerkez Pazarı”na el koy- du. Haberlerden öğrendik ki Rusya’daki “Çerkez Pa- zarı”nda 2 milyar dolar değerinde kaçak mal var- mış! Bu arada Antalya Büyükşehir Belediye Başka- nı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, İsmailov’un Mardan Palas Oteli için inceleme başlattı. Galiba otelin imar planında usulsüzlükler yapıl- mış! Elbet olacak o kadar... Adam kalkmış Antalya’da, 180 bin metrekarelik alanda konumlandırmış oteli... Üstelik Dubai’deki otellerle yarışacak.. 560 odalı bir otel... Dördü kral dairesi... Her neyse! İsmailov hem Putin’den hem de Akaydın’dan dar- be yemiş! Eee olur böyle şeyler! 2 milyar dolarlık kaçak mal, 1.4 milyara yapı- lan yedi yıldızlı otel! Tanrı Azeri işadamına daha da versin! Gözü olanın gözü çıksın! Koylarımızı ve büklerimizi yok pahasına satıyor sonra da şöyle diyoruz: “Şeytan aldı götürdü...” Yağmalamanın kalesi Bodrum koyları ve bük- leri... Bodrum’da yapılaşmanın aşamaları var. Maliye Bakanlığı’nca tahsise açılan alanlar iki ay içinde Tu- rizm ve Kültür Bakanlığı’nın denetimine geçiyor. Hazine alanı, önce “ihalesiz tahsis” yoluyla, 49 yıllığına yatırımcıya kiralanıyor. Yatırımcı “plan tadilatına” gidiyor... Yüzde 20 olan kullanım alanını, hem karadan hem de denizi doldurarak yüzde 30-40’a çıkarıyor. Yatırımcı Bodrum’da iki kat olan yapılaşma iz- nini kot farkını kullanarak deliyor. Aynı durum Antalya için de geçerli; Çeşme, Bodrum ve Datça Yarımadası için de geçerli. Benim merak ettiğim şu: Azeri kökenli Rus işadamı Antalya’da bu yöntemi yaşama geçirdi mi? Bodrum’da imara açık bir metrekare arsa kal- madı. Son olarak Bodrum Yarımadası’nın kuzeyinde bulunan Yalıkavak, Torba, Gündoğan, Göltürk- bükü turizm merkezi olarak açıklandı. Doğa ve tarih yağması 2005 yılında çıkan Turizm Teşvik Yasası’yla başladı... Bir şirkete 49 yıllığına kiralanan (GİNTAŞ Grup) Gündoğan’daki Hazine alanı yaklaşık 16 bin met- rekareydi. Bu kiralık alan yasal kılıf uydurularak 26 bin 300 metrekareye çıkarıldı. Havadan 10 bin metrekarelik bir alan... Hazine, orman ve SİT alanları yağmalanıyor ama kimsenin sesi soluğu çıkmıyor. Bazı oteller var, denize sıfır... Kıyıdan bakınca iki katlı, yaklaşınca altı kat olduğu anlaşılıyor. Bodrum - Kisebükü’nde ikinci derece SİT ve üçüncü derece arkeolojik SİT alanı var... Burada 35 dönümlük tapulu alan, Azeri BKK şir- ketine Nurol inşaat tarafından 4 milyon 500 bin liraya satılıyor. Bir emlak uzmanı konuşuyor:“Buranın değeri 25 milyon liradan aşağı değildir...” Azeri şirket sudan ucuza mı alıyor burasını? Ortada bir oyun olduğu gerçek. Çam ormanlarıyla kaplı bu doğa harikası Kise- bükü’ne bugüne değin tek çivi bile çakılmadı... Azeri şirket 18 Haziran 2008’de Kültür ve Turizm Bakanlığı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıkları Bölge Kurulu’na başvurdu. Kurul dört gün sonra Azeri BKK şirketine yanıt verdi:“Turistik tesis yapmanızda bir sakınca yoktur.” Yıllardır orman, Hazine, kıyı yağmasını yazarım... Böylesine hiçbir dönem tanık olmadım! İlginçtir son üç yıldır Azeri kökenli işadamları geliyor Tür- kiye’ye... Bir de Fettah Tamince’miz var genç ve yakışıklı... Yavuz Semerci’nin deyişiyle, Başbakan Tayyip Er- doğan’ı hayatta gördüğü yetmezmiş gibi sık sık rü- yasında da kabul eden, Fethullah Gülen’i ABD’de ziyaret eden yakışıklı... Ortakları ve dostları kimler? Rusya’nın en büyük oligarkları ve Arap işadamları! Peki, Fettah Tamince-Fethullah Gülen-İsmailov ilişkisi var mıdır, yok mudur? Putin, Rusya’daki Fethullahçı okulları neden devletleştirmiştir? İsmailov’un 2 milyar dolarlık “Çer- kez Pazarı” niçin basılmıştır? hikmet.cetinkaya@cumhuriyet.com.tr Faks numaramız: 0212 343 72 69 Şemsi Denizer törenle anıldı ÇAYCUMA (AA) - Türk-İş Genel Sekreterli- ği ve Genel Maden İşçile- ri Sendikasõ (GMİS) Ge- nel Başkanlõğõ görevini sürdürdüğü sõrada, 6 Ağustos 1999’da evinin önünde uğradõğõ silahlõ saldõrõda ölen Şemsi De- nizer, mezarõ başõnda anõldõ. Denizer’in Zon- guldak Çaycuma’ya bağlõ Gökçehatipler köyündeki mezarõ başõndaki törende konuşan GMİS Genel Başkanõ Ramis Muslu, Denizer’in yaşamõ boyun- ca demokrasi mücadelesi- nin içinde yer aldõğõnõ, yürekli davranõşlarõyla her ortamda liderliğini kabul ettirmiş bir insan olduğunu söyledi. AKP’li Akpınar tutuklandı YOZGAT (Cumhuri- yet) - Yozgat’õn Akdağ- madeni ilçesindeki SİT alanõ Düğmelitepe mevki- sinde kaçak kazõ yapõldõğõ ihbarõnõ alan jandarma ekipleri, gece yarõsõ ope- rasyon düzenledi. Operas- yonda, kaçak kazõ yapan 7 kişi suçüstü yakalandõ. Kaçak kazõ yaparken ya- kalanan eski AKP’li Be- lediye Başkanõ Mustafa Akpõnar’õn da aralarõnda bulunduğu Aydemir T. (40), Yüksel Y. (42), Ömer Ş. (60), Asker E. (36), Hacõ Ç. (63) ve Os- man Ö. (47) gözaltõna alõndõ. Jandarmada ifade- leri alõnan 7 kişi çõkarõl- dõklarõ mahkemede tu- tuklandõ. Mayınlı tuzak: 1 yaralı ŞIRNAK (Cumhuri- yet) - Şõrnak’õn Uludere ilçesine bağlõ Şenobe bel- desinde ot toplamak üzere konvoy halinde Belat Or- manlarõ bölgesine seyahat eden 13 traktörün geçece- ği stabilize yola terörist- lerce mayõn döşendi. Tu- zaklanan mayõn traktörle- rin geçişi sõrasõnda patla- dõ. Olayda bir yurttaş ya- ralandõ, traktörde de mad- di hasar meydana geldi. Şõrnak-Hakkâri arasõnda yer alan Kato Dağõ’nda güvenlik güçlerince dü- zenlenen operasyonda te- rör örgütü PKK üyesi biri kadõn 2 kişinin öldürül- düğü bildirildi. Baykal ve Ecevit nikâh tanığı ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - CHP Ge- nel Başkanõ Deniz Bay- kal ve eski başbakanlar- dan Bülent Ecevit’in eşi Rahşan Ecevit, CHP Sin- can İlçe Başkanõ Kemal Baştemur’un oğlu Yaşam Baştemur ile Bilge Yal- çõn’õn nikâh şahitliğini yaptõ. Atakule Nikâh Sa- lonu’ndaki törende Ece- vit, nikâhõn ardõndan genç çifti kutlayarak sa- londan ayrõldõ. Baykal, hediye olarak geline altõn bilezik taktõ. AKP’ye rağmen Saylan Sokağı YALOVA - (Cum- huriyet) Yalova Belediye Meclisi toplantõsõnda Prof. Türkan Saylan krizi yaşandõ. 12 AKP’li mec- lis üyesinin karşõ çõkmasõ- na rağmen Yalova’da ye- ni oluşan 291. sokağa 4 CHP’li ve 9 DP’li meclis üyesinin oyuyla Saylan’õn ismi verildi. Nâzõm Hik- met, Adile Naşit ve Barõş Manço’nun adõ da Yalova sokaklarõnda yaşayacak. Eylüle kadar toplantı yok ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - Genel- kurmay Başkanlõğõ, haf- talõk basõn bilgilendirme toplantõlarõna verilen arayõ eylül ayõ başõna ka- dar uzattõ. Genelkur- may’dan yapõlan açõkla- mada, cuma günleri ya- põlan haftalõk basõn top- lantõlarõna verilen aranõn eylül ayõ başõna kadar uzatõldõğõ bildirildi. Erdoğan’õn ‘kelle’ ve ‘Sayõn Öcalan’ ifadeleri nedeniyle hazõrlanan fezleke TBMM’ye gönderildi Fezleke16aybekletilmiş TÜREY KÖSE ANKARA - Baş- bakan Tayyip Er- doğan’õn “Sayın Öcalan” ve “kel- le” sözleri gerekçe gösterilerek yapõlan şikâyetle ilgili ola- rak Ankara Cumhu- riyet Başsavcõlõğõ’nõn verdiği takipsizlik ka- rarõnõ Sincan 1. Ağõr Ceza Mahkemesi’nin kaldõrmasõ üzerine ha- zõrlanan fezlekenin 16 ay Başbakan- lõk’tan TBMM’ye gönderilmediği or- taya çõktõ. CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Erdoğan ve Başbakanlõk Müs- teşarõ hakkõnda suç du- yurusunda bulunacak. Başbakan Tayyip Erdoğan, DTP Genel Başkanõ Ahmet Türk ve bazõ milletvekillerinin dokunul- mazlõğõnõn kaldõrõlmasõna ilişkin 24 dosya dün TBMM Başkanlõğõ’na su- nuldu. Başbakan Erdoğan’õn 14 Ocak 2000 tarihinde Avusturalya’nõn Mel- bourne kentinde bir radyoya yaptõğõ konuşmayla ilgili olarak Deniz Me- lek Uzunoğlu ve 292 yurttaş “suç ve suçluyu övmek” “halkın kin ve düşmanlığa tahrik etmek” gerek- çesiyle şikâyette bulunmuştu. Takipsizlik kararı kaldırıldı Şikâyet başvurularõnda, Erdoğan’õn radyo konuşmasõnda 3 kez “Sayın Öcalan” dediği ve “Sayın Öcalan düşüncelerinden değil, şu anda al- mış olduğu kellelerin hesabını ve- riyor. Bense düşüncelerimden do- layı 4 ay hapis yaptım. Aradaki fark çok büyük” dediği ifade edil- di. Ankara Cumhuriyet Başsavcõlõğõ 4 Nisan 2007 tarihinde bu şikâyetlerle ilgili olarak takipsizlik kararõ verdi. Sincan 1. Ağõr Ceza Mahkemesi şi- kâyetçilerin bu karara itirazõnõ kabul ederek takipsizlik kararõnõ kaldõrõnca Erdoğan hakkõnda fezleke hazõrlandõ. Ankara Cumhuriyet Başsavcõlõğõ’nõn hazõrladõğõ fezlekede “karar içeri- ğine ve gerekçelerine katılınılmasa da yasal prosederün devamı ge- rektiğinden, yasanın amir hükmü uyarınca iddianame düzenlendi- ği” ifade edildi. 17 Mart 2008 tarihinde düzenlenen fezleke, 21 Mart 2008 tarihinde Ada- let Bakanlõğõ’na gönderildi. Adalet Bakanlõğõ da 26 Mart 2008 tarihinde bu fezlekeyi Başbakanlõk’a gönderdi ve kayõtlara girdi. Başbakanlõk’õn bu fezlekeyi 21 Temmuz 2009 tarihinde TBMM’ye gönderdiği ortaya çõktõ. CHP’den suç duyurusu TBMM Anayasa Komisyonu üye- si, CHP’li Kart başbakanlõğõn fezle- keyi 16 ay beklettiğine dikkat çeker- ken şu değerlendirmeleri yaptõ: “1 yıl 4 ay fezleke bekletiliyor. Bu konu- da Başbakan ve Başbakanlık Müs- teşarı hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Başbakan ve müste- şarının işbirliğiyle, himaye ilişkileri içinde görevin kötüye kullanılma- sı ve nüfuz suiistimali söz konusu- dur. Böyle rezalet görülmemiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nde artık kamu görevi yapanlar, devlet me- muru değil, parti memuru, parti si- yasi komiseridir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yargılanmasını is- teyen Sincan 1. Ağır Ceza Mah- kemesi Başkanı Osman Kaçmaz’a yönelik baskıların nedeni anlaşılı- yor. Kaçmaz, bu süreçte hedef alınmış, kendisine ilk çizik bu sü- reçte atılmış görünüyor.” Ankara Cumhuriyet Başsavcõlõğõ 4 Nisan 2007 tarihinde Erdoğan’õn sözleri nedeniyle yapõlan şikâyetlerle ilgili olarak takipsizlik kararõ verdi. Sincan 1. Ağõr Ceza Mahkemesi şikâyetçilerin bu karara itirazõnõ kabul ederek takipsizlik kararõnõ kaldõrõnca Erdoğan hakkõnda fezleke hazõrlandõ. Fezlekenin 16 ay Başbakanlõk’tan TBMM’ye gönderilmediği ortaya çõktõ. ‘Temelsiz iyimserlik’ Baykal, Başbakan Erdoğan’õn “AKP Genel Başkanõ” sõfatõyla DTP lideri Türk’le bir araya gelmesiyle ilgili olarak “Başbakanlõk sõfatõnõ askõya mõ aldõ, birine vekâlet mi verdi? Siz, terörle müzakere ediyorsunuz. Kandil, İmralõ, DTP hepsi birbirinin ikâmesidir” dedi. ANKARA (Cum- huriyet Bürosu) - CHP Genel Başkanõ Deniz Baykal, dün Parti Mec- lisi toplantõsõ öncesinde gazetecilerin sorularõ- nõ yanõtladõ. ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ile yaptõğõ gö- rüşmeyle ilgili sorular üzerine Baykal, “Özel bir vurgu söz konusu değildir” derken “Hü- kümetin açılımıyla il- gili ayrıntılı bilgisi var mı?” sorusu üzerine böyle bir izlenim edin- mediğini bildirdi. Ada- let Bakanlõğõ’nõn Sin- can Adliyesi’nde baş- lattõğõ inceleme ve so- ruşturmayla ilgili bir soru üzerine Baykal, “Bu baskının teme- linde de iktidarın, sav- cıları ve hâkimleri yıl- dırma, denetim altına alma, AKP’nin kendi hegemonyasını yargı üzerine tesis etme ça- bası vardır. Sincan Ağır Ceza Hâkimi, bunun hedeflerinden birisidir” görüşünü di- le getirdi. Baykal, iktidarõn “Kürt açılımı” için CHP’den randevu ta- lebi olup olmadõğõnõn sorulmasõ üzerine “Böyle bir girişim söz konusu değil” dedi. ‘Umut yaratılıyor’ 2004 yõlõnda “Tür- kiye, Avrupa Birli- ği’ne girdi” diye Kõzõ- lay Meydanõ’nda kutla- malar yapõldõğõnõ anõm- satan Baykal, “4.5 yıl geçti, durum ortada. Şimdi de yeni bir top- lumsal umut ve bek- leyiş yaratılmak iste- niyor. Bu konudaki çözümün Türkiye’nin ulusal bütünlüğüne, anayasal konumuna ve Türkiye’yi bugün- lere taşıyan temel ba- zı ilkelerin belki de- ğiştirilmesine, sarsıl- masına yol açabilecek sonuçlar doğurması olasılığı vardır” görü- şünü dile getirdi. Bay- kal, sözlerini şöyle sür- dürdü: “Görüşmede talep- ler farklılaşınca, ‘onu sonra hallederiz, sonra ele alõrõz’ anlayışının ortaya çıktığı görülü- yor. Bu konularda herkesin o temelsiz iyimserliği ve coşkuyu paylaşmamasında bü- yük yarar vardır. ” ‘Başbakan kimdi?’ Baykal, sözlerini “Sen AKP Genel Baş- kanı olarak konuşu- yorsun, ama onlar se- ninle Başbakan ola- rak konuşuyorlar. Se- nin Başbakan sıfatını askıya almana imkân mı var? O sırada baş- bakan kimdi? Başba- kanlık vekâletini biri- sine mi vermişti? Al- datmaca bunlar. Bun- lar boş laf, siz terör ya- panlarla, terörü ya- panları sahiplenenler- le ve dolayısıyla terör- le müzakere ediyor- sunuz” diye sürdürdü. ÖDP: Kalıcı bir çözüm değil, ancak destekliyoruz ADANA/İSTANBUL (Cumhu- riyet) - Özgürlük ve Dayanõşma Par- tisi (ÖDP) Genel Başkanõ Alper Taş, AKP’nin DTP ile görüşmesi- ni olumlu bulduklarõnõ belirterek CHP ve MHP’nin konuyla ilgili tu- tumlarõnõ eleştirdi. İnsan Haklarõ Derneği (İHD) Adana, Mersin, Ha- tay, Tarsus ve İskenderun Şubesi yö- neticileriyle birlikte açõklama yapan İHD Akdeniz Bölge Temsilcisi Beyhan Günyeli de, “Sivil ve top- lumsal muhalefet örgütleriyle di- yalog kurulsun” dedi. ÖDP’nin Tarlabaşõ’ndaki İstanbul İl Binasõ’nda Genel Başkan Yar- dõmcõsõ Sema Solaklı ve İstanbul İl Başkanõ Hüseyin Yeşil ile birlikte basõn toplantõsõ düzenleyen Taş, Kürt sorununun eşit, özgür ve de- mokratik bir yaklaşõmla çözülmesi gerektiğini belirtti. Tüm bölgenin; emperyalist güçlerden arõndõrõlõp emek eksenli demokratik bir kar- deşlik coğrafyasõ haline geleceği günlerden çok uzakta olunduğunu söyleyen Taş, öncelikle çatõşmasõz bir süreç sağlanmasõ gerektiğini ifade etti. ‘Toplum anlamalı’ Bu noktada hem devlete hem de PKK’ye büyük bir sorumluluk düş- tüğünü dile getirerek PKK’nin ey- lemsizlik kararõnõ süresiz uzatõp si- lahlõ güçlerini ülke dõşõna çõkarma- sõ gerektiğini belirten Taş, devletin de operasyonlara son vermesi ge- rektiğini kaydetti. Toplumun bir- birini anlamasõnõn önemini vurgu- layan Taş, “Kalıcı ve köklü bir çö- züm içermese de akan kanın dur- ması, gençlerimizin, kardeşleri- mizin ölmemesi, anaların ağla- maması, eşit, özgür ve demokra- tik bir Türkiye’de bir arada ya- şamın zeminlerinin tahrip edil- memesi, daha kalıcı ve köklü çö- züm imkânlarının geliştirilebil- mesi için atılacak olumlu adımları destekleyeceğiz” dedi. İHD Adana Şubesi binasõnda di- ğer yöneticilerle birlikte açõklama yapan Beyhan Günyeli de, Kürt sorununun terör değil siyasi bir so- run olduğunu savundu. Hükümetin açõlõmõyla yeni bir sürecin başladõ- ğõna dikkat çeken Günyeli, bu sü- reçte ilk olarak silahlõ çatõşmalarõn durdurulmasõnõ istedi. DTP’nin talebi demokratik özerklik ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Baş- bakan Recep Tayyip Erdoğan’õn “Kürt açılımı” kapsamõnda görüştüğü DTP, bu- güne kadar Kürt sorunuyla ilgili pek çok ta- lebi gündeme getirdi. DTP, Kürt sorunuyla ilgili talepleri ge- nel af, yerel demokratik özerklik, Kürt kim- liğinin anayasal güvenceye alõnmasõ, Kürt- çe yer isimleri, genel af kapsamõna terörist başõ Abdullah Öcalan’õn da alõnmasõ, Kürtçe eğitim ve özel TV’lerde Kürtçe ya- yõn yapõlmasõ olarak sõralamõştõ. DTP’nin 28 Ekim 2007 tarihinde açõkladõğõ “De- mokratik Toplum Kongresi Sonuç Bil- dirgesi”nde Kürtler için “demokratik özerklik” talebi şöyle yer almõştõ: “De- mokratik özerklik; Türkiye siyasi ve ida- ri yapısında demokratikleşmeyi sağla- mak amacıyla köklü bir reformu ön- görür, sorunların çözümünde yereli güçlendirme, halkı söz ve karar sahibi kılma felsefesinden hareket eder, halkın karar süreçlerine dahil olması için de- mokratik katılımcılığı savunur ve tüm yerel birimlerde meclis sistemini esas alır, salt ‘etnik’ ve ‘toprak’ temelli özerk- lik anlayışı yerine kültürel farklılıkla- rın özgürce ifade edildiği bölgesel ve ye- rel bir yapılanmayı savunur, ‘bayrak’ ve ‘resmi dil’ tüm ‘Türkiye Ulusu’ için geçerli olmakla birlikte her bölge ve özerk bi- rimin kendi renkleri ve sembolleriyle de- mokratik öz yönetimini oluşturmasını öngörür, sorunların çözümünü sadece devlet sistemini değiştirmede aramaz, toplumun özyeterliliğini esas alır.” Türkiye ulusunun tümünü kapsayan “Tür- kiyelilik” üst kimliği kapsamõnda Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlõğõnõn esas alõnmasõ istenilen bildirgede, Kürt dili ve kültürü önündeki engellerin kaldõrõlmasõ, Türkçe res- mi dil olmakla beraber; diğer dillerin böl- gelerin çõkarõlacak demografik yapõsõ da dik- kate alõnarak, kamusal alanda ve eğitim di- li olarak kullanõlabilmesi talep edilmişti. Kürt sorununun çözümü için pek çok talep gündeme getiren DTP, 2007 kongresinde bölgesel ve yerel bir yapõlanmanõn gerektiğini savunmuştu BAYKAL’DAN AKP’YE TEPKİ DSP’den CHP’ye CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Te- kin, DSP’den ayrıla- rak CHP’ye geçen üyelere törenle rozet- lerini taktı. CHP İs- tanbul İl Başkanlı- ğı’nda dün düzenle- nen katılım töreninde konuşan Tekin, Tür- kiye siyasetinin tıkan- dığını ve son elli yılda Türkiye’yi yöneten sağ iktidarların başa- rılı politikalar ürete- mediğini söyledi. Te- kin sol bir partinin iktidara gelmesinin ancak “bütünleşme” ile sağlanabileceğini vurguladı. (NADİDE SEZA KÖREKEN)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog