Bugünden 1930'a 5,457,467 adet makale



Katalog


«
»

B ütünleşmenin diğer tarafõ ANAVATAN Ge- nel Başkanõ Salih Uzun ise sorularõmõza şu yanõtlarõ verdi: - Cindoruk, uzun bir aradan sonra aktif siyasete döndü. Siz de genç kuşak siyasetçi olarak, “ön ko- şulsuz” birleşmeyi kabul ettiniz. İki partiyi bir ara- ya getiren zorunluluk nedir? SALİH UZUN- Biz iş olsun diye bir araya gelme- dik, bir ihtiyaca karşõlõk gelmesi lazõm. Toplumun bir ihtiyacõnõn karşõlõğõ olmasõ lazõm. Toplumda böyle bir birlikteliğe ihtiyaç var. Hakikaten şu anda toplumda ciddi bir kutuplaşma var, kavga var, herkes herkesle kavgalõ. Sadece siyasette değil, siyasette ve siyasi ak- törler arasõnda yapõlan kavganõn toplumda kök salma- sõ gündemde. Esas tehlikeli kõsmõ da bu. Onun için memlekette bir şiddetli geçimsizlik hali var. Şiddetli geçimsizlik halindeki karõ koca gibi her gün kavga eden bir haldeysek böyle bir toplum hiçbir sorunu çö- zemez. Bu durum, yani şiddetli geçimsizlik hali, nor- mal bir durum değildir ve gerçekleri õskalamamõza neden oluyor. Onun için Türkiye’nin normalleşmesi lazõm. İşte böyle bir ihtiyaca karşõ gelebilmek için bu merkezdeki bütünleşme an- lamlõdõr diyoruz. Bir yanda Türkiye’nin en tecrübeli si- yasetçisi var, bir tarafta da yeni kuşak siyasetin temsil- cisi var. Buradan çok anlamlõ bir terkip çõkarmayõ başara- bilirsek, Türkiye’nin ihtiya- cõnõn karşõlõğõ oluruz ve güç- lü seçenek koymayõ başara- biliriz diye düşünüyorum. Bu sorunlar ve talepler ku- tuplaşma içerisinde tartõşõla- maz hale geldi. Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacõ var, bu kutuplaşma o anaya- sayõ engelliyor. Bu kutuplaş- manõn aktörleri kavgadan başka bir dil, nefretten başka bir duygu bilmiyor. Bu se- beple Türkiye’nin bu kutup- laşmadan çõkmasõ, sorunlarõ- nõ çözmesi için merkezin bü- tünleşmesi anlamlõdõr. Biz Türkiye’yi normalleştirip, ortak sorunlara karşõ gelece- ği inşa etmek için bütünleşi- yoruz. ‘ÇOK VAKİT KAYBETTİK’ - Geçmişte de iki parti arasında “şiddetli geçimsiz- lik” vardı ve iki partinin li- derleri bile bir arada olma- ya tahammül edemiyordu... Geriye baktığınızda, “çok zaman kaybettik” diye dü- şündüğünüz oluyor mu? UZUN- Kolay bir şey de- ğildi, olsaydõ yapõlõrdõ, çok denendi. 1989 seçimlerinden bu yana partilerin başõnda Demirel ve Özal varken, bu iki parti niye ayrõ ayrõ duruyor, diye cevabõ aranmõş. Daha sonraki genel başkanlar döneminde de aranmõş, en sonunda 2007’de somut adõmlar atõlarak bir birleş- me deneyimi yaşandõ. Seçim takvimi de çok bastõrdõğõ için olumlu sonuçlanmadõ. Tabii ki çokça vakit geçiril- di. Ama şimdi görüyorum ki şu anda Türkiye çok va- kit kaybediyor, dünya değişiyor. Bir yerde dur demek lazõm. Vakit kaybettiğimiz, doğrudur ama hiç olmazsa bundan sonrasõnõ kaybetmeyelim. ‘GERÇEK DIŞI İDDİALARLA BİRLEŞMEYİ ZAYIFLATMAK İSTEYENLER VAR’ - İki partide de tepkiler, özellikle partinizde bu oluşuma karşı tepkiler var. “Kimseyi dõşlamayacağõ- nõzõ” söylediniz ama genel sekreterinizi görevden al- dınız... UZUN- Mutlaka herkes aynõ şekilde aynõ yönde dü- şünüp inanmayacaktõr. Mutlaka farklõ düşünenler var- dõr. Farklõ oluşumlarõn faydalõ olacağõnõ düşünenler var. Tek başõna mücadele etmemimizin anlamlõ olduğunu düşünenler olabilir. Karşõ çõkanlardan bir kõsmõ hakika- ten samimiyetle iyi niyetle karşõ çõkõyorlar. Yani ANA- VATAN’a aidiyet bağõ çok güçlü, duygusal bağlarõ var, istiyorlar ki ANAVATAN, ismiyle, logosuyla, kadrola- rõyla siyasi mücadelesini devam ettirsin. Bazõlarõ da bü- tünleşme projesinin dõşõnda hissediyorlar, bu projenin içinde yer alamayacaklarõnõ düşündükleri için karşõ çõ- kõyorlar. Halbuki biz diyoruz ki, bu bütünleşme öyle geniş bir zemin ki burada herkes kendine bir yer bula- bilir. Biz esasen hiçbir arkadaşõmõzõ kaybetmek niyetin- de değiliz. Mümkün mertebe genişleme esaslõ bütünleş- me yöntemleri üzerinde çalõşõyoruz. Keşke sadece siya- seten bütünleşme ile ilgili düşüncelerinden dolayõ siya- set üretmeye kalksalar. Onun dõşõnda aslõ astarõ olma- yan iddialarla bu projeyi bereketsiz hale getirmek, za- yõflatmak gayreti içinde olanlar da var ne yazõk ki. Be- nim genel sekreterlikle ilgili görev değişikliği yapmam, bütünleşme ile ilgili fikirlerinden değil, temeli olmayan birtakõm iddialarla partimizi kamuoyu önünde güç du- rumda bõrakmasõ ile alakalõ idi. Kendisiyle de konuş- tum. Hem genel sekreter olup, hem de bu iddialarõ ses- lendiriyor olmasõ siyaseten doğru bir şey değil. Yani ben birleşme konusunun malvarlõğõ, akçeli işler üzerin- den tartõşõlmasõnõ, konuşulmasõnõ hiç doğru bulmuyo- rum, bunu birleşmenin bereketini kaçõracak işler olarak görüyorum. Ama öte yandan da temiz siyaset neyi ge- rektiriyorsa onu yapacağõm. Bütünleşme irademiz sağ- lõklõ bir şekilde sonuca varõrsa, birleşme kararõnõn oy- lanmasõnõ gündemine alacak büyük kongremizden ön- ce, sadece bina satõşõyla ilgili iş ve işlemler değil, parti- mizin bütün hesaplarõnõn bağõmsõz bir komisyonca in- celenmesini isteyeceğiz ve karar alacağõz. DEMOKRAT PARTİ LİDERİ HÜSAMETTİN CİNDORUK CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 3 AĞUSTOS 2009 PAZARTESİ 6 SÖYLEŞİ D emokrat Parti lideri Hüsamettin Cindoruk’un sorularõmõza verdiği yanõtlar şöyle: - DP-ANAVATAN birleşmesi, merkez oy- ları nasıl etkileyecek, ilk seçimlerdeki oy beklenti- niz nedir, bu konuda bir çalışma yaptınız mı? HÜSAMETTİN CİNDORUK - Onu birleştikten sonra yapmak gerekiyor. Bir kere yaz aylarõ siyasette ölü aylardõr. Seçmenlerin yer değiştirdiği, yaylalara, tatile çõktõğõ aylardõr. Tabii böyle bir çalõşmayõ yapa- cak kuruluşlar var, ama henüz erken. Ama şu anda partiye büyük bir akõn var. Örgüt kurmakta çok raha- tõz, üye kaydediyor örgütler. Örgüt binalarõmõzõ açõyo- ruz. Ankara’yõ açtõk, İzmir binamõzõ açtõk, 15 Ağus- tos’ta İstanbul’u açacağõz. Yani şu anda güçlendirme yapõyoruz. Bunlarõ tamamladõktan, ANAVATAN’la birleştikten sonra da bunlarõ sürdüreceğiz, birleşme sonrasõnda tablo daha net olarak görünür. - Birleşme projesine iki parti içinden belirgin di- renç var mı? Çünkü zaman zaman örgütlerden is- tifa haberleri geliyor... CİNDORUK - Hayõr, bizim partide hiç yok, tam tersine teşvik var. Umuyo- rum ittifakla geçecektir bir- leşme kararõ. Sadece birleş- me kararõ değil, programõn da ittifakla geçeceğine ina- nõyorum. - Nasıl bir program ha- zırlıyorsunuz? CİNDORUK - Evrensel değerlere saygõlõ ayağõ yere basan, hem bilimsel yanõ olan hem de pratiği olan bir program yapõyoruz ANA- VATAN’lõ arkadaşlarõmõz- la birlikte. Programõ hazõr- layanlarõn çoğu da üniversi- te öğretim üyeleridir. Bir de birleştiğimiz tarihte ortak bir deklarasyon yayõmlaya- cağõz. Kõsa vadeli değil, en az 10-20 yõlõ içeren özenli hazõrlanmõş bir doküman ortaya çõkaracağõz. Bu program, demokratik, öz- gürlükçü, bireyci olacak, aynõ zamanda toplumcu olacak. Bütün değerleri dikkate alan, kamu kesi- mindeki noksanlõklarõ telafi eden bir anlayõş. Bizim ora- daki deyimimiz, “hem alınteri hem emek değeri- ni bulmalı”. Programõn si- yasi hedefi bu. Hem çiftçi- lerin hem memurlarõn, emekçilerin alõnteri. Sonra dönüyoruz, KOBİ’ler, kü- çük esnaf çok bakõmsõz kal- dõ, o nedenle yatõrõmlar durdu, işsizlik başladõ. İş verecek bu sektörlerin tü- mü, kaynak yokluğundan, ağõr faizlerden bugün işçi çõkarõyor. Kadõnlarda işsiz- lik oranõ yüzde 30, gençlerde yüzde 24-26 arasõ, er- genlerde yüzde 15, ne kadar büyük rakamlar... Bu iş- sizlik karşõsõnda kriz dokunmadõ diyen bir hükümet hiçbir tedbir almõyor. ‘ERDOĞAN İSLAMİYETE 5. MEZHEP EKLEMEYE ÇALIŞIYOR’’ - 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, bu süre- cin başlangıcında aktif rol aldı. Hatta sizin genel başkan adaylığını kabul etmenizde, “Senin yaşõnda olsaydõm, siyasete hemen dönerdim” sözleri etkili ol- muş. Sayın Demirel’in bu süreçteki rolünü nasıl de- ğerlendiriyorsunuz? CİNDORUK - Şöyle düzelteyim, Sayõn Demirel, “hemen dönerdim” demedi, “Senin yaşında olsam 1 dakika durmazdım” dedi. Türkiye’nin içinde bulun- duğu tehlikelerde, tehditlerde tam bir uzlaşmamõz var. Onlarõn karşõlõğõnda bunlarõ söylüyor. Elimizden ne ge- lirse bunun yapõlmasõ gerektiğini söylüyor. Sadece o değil, ne kadar eski Meclis başkanlarõmõz, bakanlarõ- mõz senatörlerimiz varsa iki partiden, bizimle beraberler. Eski-yeni hepsi müthiş bir kadro var. ANAVATAN ve DP kadrolarõ Türkiye’yi yöneten kadrolar. Başbakanlar, cumhubaşkanlarõ çõkarmõş bir tarla. Oraya ekilmiş tohumlarõ şimdi tekrar sulayaca- ğõz, yeniden bir kez daha ortaya çõkaracağõz. Tarõmsal bir hadise bir anlamda, sadece siyasal değil. Tohum var, toprak var, her türlü imkân var. İşte bu kadroyla ne yapacağõz? Öncelikle Türkiye’nin din ağõrlõklõ bir cumhuriyet haline gelmesini engelleyeceğiz. Sözümüz şu; Türkiye halkõ Müslüman bir halktõr ama Türk dev- leti õlõmlõ İslam devleti olmayacaktõr. Ama halkõmõzõn dini inançlarõna İslam geleneklerine bağlõ kalmasõna tam bir saygõmõz var. Geçmişte zaten her iki parti de hem laikti hem de din açõsõndan halkõmõzla bütünlük arz ediyordu. Bizim yeni bir dine ihtiyacõmõz yok, hele Tayyip Erdoğan’õn güttüğü bir dine ihtiyacõmõz yok, Türkiye’nin 5. mezhebe ihtiyaç yok. Türkiye’de İslam dini var, 4 mezhep var ve bu mezheplerin götürdüğü bir anlayõş var. Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarõ bir 5. mezhep eklemeye çalõşõyorlar, kendilerine göre kural- lar koyuyorlar, dini yorumluyorlar. Benim gördüğüm şu, başbakan müftü değildir, şeyhülislam değildir. Başba- kanõn din konularõnda fetva vermesi, din konularõnda sa- katlõk meydana getirir, ihtilaf meydana getirir. Nitekim gelmiştir. Biz dini siyasete alet eden tüm akõmlara karşõ- yõz. Geçmişte de bunu kim yaptõysa sõkõntõya düşmüştür. Belli bir zaman içinde oy ge- tirir fayda sağlar, sonra sizi bõrakõr. ‘BÜTÜNLEŞMENİN DEVAMI GELECEK’ - 2007’deki birleşme sü- recinin, cemaatlerin devre- ye girmesi nedeniyle başa- rıya ulaşamadığı iddiaları ortaya atıldı. Sizin cemaat- lere bakışınız nedir, her- hangi bir cemaat baskısı hissediyor musunuz? Ya da AKP çevrelerinden size yönelik bir tavır algılıyor musunuz? CİNDORUK - Ben siyasi partiyi bilirim. Benim gücüm siyasi partimden, siyasi da- yanõşmadan gelir. Bunun dõ- şõnda birtakõm kurum, kuru- luşlar vardõr ama, onlarõn güçleri, kuvvetleri bir parti kadar olamaz. Onlar partiyi yanõltõrlar, hatta parti içine kayarlar, kadrolaşõrlar. Ama bir gün onlar desteklerini çe- kerler, o parti ayakta kala- maz. Parti gücünü, tüzüğün- den, programõndan ve inan- cõndan almalõdõr. Bizim yap- tõğõmõz da o. Herkese saygõ- lõyõz. Bütün sivil toplum ku- ruluşlarõna, devletin işine karõşmamak koşuluyla dini cemaatlere saygõlõyõz. Ama biz onlarõn işine karõşma- yacağõz, onlar da bizim işimize karõşmayacak. Onlar devleti yönetmeyecekler biz de onlarõ yönetmeyeceğiz. Bu kadar basit. Bugüne kadar Demirel’in, Mende- res’in, Turgut Özal’õn yürüttüğü siyaset budur. Siya- seti siyasetçiler yapmalõdõr. Tabii hükümetin tavrõ ka- sõmdan sonra belli olur. Hâlâ bir kesim bunun yürüme- yeceği, olmayacağõnõ söylüyorlardõ. Onlarõ şaşõrttõk. Daha da şaşõrtmaya devam edecğiz. Bu bütünleşme ANAVATAN’la bitmeyecek. Devamõ gelecek. İsim vermiyorum, ama fikirlerimiz, inançlarõmõz bu. Kapõla- rõmõz herkese açõk, genel başkanõn da, genel merkezin de kapõsõ açõk. Onun için kendimize “merkez partisi” diyoruz. Onun eski adõ kitle partisiydi. Tabana daya- nan ve ana fikri demokratik cumhuriyet olan bir siyasi hareket. Ama cumhuriyet için birlikteyiz, demokrasi için birlikteyiz. Bugüne kadar konuşan Türkiye diyor- duk, ama şimdi “düşündükten sonra konuşan Türki- ye” diyoruz. AYŞE SAYIN ANKARA - 22 Temmuz seçimleri öncesindeki birleşme girişimi “başarısız- lıkla” sonuçlanan Demokrat Parti ve Anava- tan Partisi, liderlerini yeniledikten sonra, “26 yıl- lık ayrılık sona eriyor” sloganõyla ikinci kez masa- ya oturdu. Cumhuriyet’in sorularõnõ yanõtlayan DP Ge- nel Başkanõ Hüsamettin Cindoruk ve ANAVATAN Genel Başkanõ Salih Uzun’a göre bu sefer birleşme so- runsuz tamamlanacak. Birleşmeyi “tarımsal bir hadise..” diye nitelendirip, “Tarlamıza ektiğimiz tohumları sula- yıp, yeniden ortaya çıkaracağız” diyen Cindoruk, Başba- kan Erdoğan’õn İslamiyete “5. mezhep” eklemeye çalõştõ- ğõnõ savunarak yeni oluşumun en önemli hedeflerinden birini “Türkiye’nin ılımlı İslam devleti olmasına izin vermemek” olarak açõklõyor. Genç kuşak siyasetçi- lerden ANAVATAN Genel Başkanõ Salih Uzun ise “Memlekette şiddetli geçimsizlik var, bunu normalleştirmek için bir araya geliyoruz” diyor. Uzun bir aradan sonra merkez sağdaki birleşmenin taraflarõ he- deflerini Cumhuriyet’e anlattõ. ‘26 yõllõk ayrõlõk bitiyor’ sloganõyla birleşme kararõ alan DP ve ANAVATAN liderleri hedeflerini anlattõlar ‘Ilõmlõ İslam devletine geçit yok’ ‘Şiddetli geçimsizliği çözeceğiz’ ANAVATAN GENEL BAŞKANI SALİH UZUN - Siz Türkiye’yi ‘normalleştirme’ iddiasıyla yola çıktığınızı açıkladı- nız. Bu normalleşme nasıl sağlana- cak? CİNDORUK - Öncelikle sağduyulu bir anayasa hazõrlanmasõ gerekiyor. Şimdi bakõn, en son Hâkimler ve Sav- cõlar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) pa- zarlõkla kararname çõkarmasõ Türkiye için bir fiyaskodur, demokrasi için de öyle. HSYK’nin karşõsõna hükümet ta- raf olarak çõkmõştõr, sadece baskõlarla yetinmemiş, taraf olarak çõkmõştõr. Ba- kan, fikir beyan etmiş, beyan etmekle kalmamõş baskõcõ, õsrarcõ olmuştur. Bu HSYK işi tam bir suçüstü halidir. İkti- dar partisi demokrasi karşõtlõğõnda suç üstünde yakalanmõştõr. Düşünebiliyor musunuz, 21 gün süren bir kriz, tartõş- ma... Bu 21 gün içinde Başbakan’õn oğlu askerliğini bitirdi. ‘ A K P H S Y K ’ D E S U Ç Ü S T Ü Y A K A L A N D I ’ - Son dönemde iktidara karşı olan hemen herkes “darbeci” damgası yiyor. Siz bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? UZUN - Honduras’ta bile ağõz tadõyla yapõla- mayan darbe Türkiye’de yapõlamaz ama Japon- ya’da işsizlik rekoru kõrdõran kriz Türkiye’yi felce uğratõr. Türkiye’yi yeniden hareket ettir- mek, ekonomimizi güçlendirmek ve insanlarõ- mõzõn yaşam koşullarõnõ iyileştirmek için bugün hâlâ daha yapõlacaklar vardõr. Başbakan artõk kendini kandõrmasõn, gerçekleri görsün. Millet ona kendini korkutsun diye değil sorunlarõnõ çözsün diye mühür vermiştir. Bu hükümet Tür- kiye’nin demokratikleşmesine hizmet etme- mektedir. Demokrasi sorunlarõmõz 2002’de ne kadarsa bugün de o kadar. 7 senelik bilanço bu. Eğer bir hükümet 7 sene sonra bu duruma gel- diyse, insanlar dinleniyor muyum diye parano- yak olduysa, yargõ bağõmsõzlõğõ sağlanmamõşsa, anayasanõn kõsõtlayõcõ hükümleri ayaktaysa hiç- bir iş yapmamõş demektir. Biz diyoruz ki hükü- met etmek ciddi iştir. Milleti kamplaştõrmadan, bölmeden, kõrmadan herkesin ortak olan sorun- larõnõ çözmek için siyasete ihtiyaç vardõr. Mer- kez siyaset işte bunun kapõsõdõr. - İlk seçimlerde hedefiniz nedir? UZUN- Biraz önceki terkibi oluşturabilirsek, gerçek çözümleri doğru dürüst ortaya koyarsak, kesinlikle iktidar alternatifi oluruz. Bu projenin en önemli hedefi iktidar alternatifi olmaktõr. İki parti içinde ciddi yetişmiş kadrolar, birikimler var, zor değil. ‘BAŞBAKAN ERDOĞAN GERÇEKLERİ GÖRSÜN’Cindoruk ‘Bizim yeni bir dine ihtiyacımız yok, hele Erdoğan’ın güttüğü bir dine ihtiyacımız yok’ dedi. (Fotoğraflar: NECATİ SAVAŞ) ANAVATAN lideri Uzun
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog