Bugünden 1930'a 5,457,467 adet makale



Katalog


«
»

İstanbul PB 30 Edirne B 31 Kocaeli PB 30 Çanakkale B 30 İzmir B 32 Manisa B 33 Aydın B 35 Denizli Y 35 Zonguldak PB 25 Sinop PB 27 Samsun Y 26 Trabzon Y 25 Giresun Y 26 Ankara PB 29 Eskişehir Y 27 Konya Y 28 Sıvas PB 26 Antalya PB 36 Adana PB 36 Mersin PB 33 Diyarbakır B 35 Şanlıurfa B 37 Mardin B 33 Siirt B 35 Hakkâri PB 27 Van PB 25 Kars Y 22 Oslo Y 16 Helsinki Y 19 Stockholm Y 19 Londra Y 20 Amsterdam Y 22 Brüksel Y 21 Paris PB 23 Bonn PB 22 Münih Y 26 Berlin Y 31 Budapeşte PB 31 Madrid PB 34 Viyana Y 27 Belgrad B 28 Sofya B 27 Roma PB 29 Atina B 29 Zürih Y 25 Moskova Y 22 Aşkabat A 31 Astana B 28 Taşkent A 34 Bakû B 25 Bişkek A 30 Tiflis B 33 Kahire PB 31 Şam A 35 Ülkemizin kuzey ve iç kesimleri parçalı ve çok bulutlu, İç Ege, Batı Ak- deniz’in iç kesimleri, Or- ta Karadeniz kıyıları, Do- ğu Anadolu’nun kuzey- doğusu ile Eskişehir, Konya, Sinop, Artvin ve Muğla’nın iç kesimleri kı- sa süreli sağanak ve gök gürülütülü sağanak ya- ğışlı, diğer yerler parçalı ve az bulutlu geçecek. CMYB C M Y B GÜNCEL CÜNEYT ARCAYÜREK Baştarafı 1. Sayfada ladığı için mi birden vites değiştirdi; yoksa -muha- lefet partileri dışında- içeriden dışarıdan gördüğü desteğe karşın, bu çağrıyı yapmasında başka ne- denler mi var, henüz bilinmiyor. Ortaya çıkan tek gerçek; Bay RTE’nin Kürt so- runu gibi önemli ve ülke çapında çok duyarlı bir so- runu tek başına çözemeyeceğini anlamış olması. Yoksa hâlâ muhalefet liderleriyle görüşerek açı- lımın içeriğine dair bilgi vereceği yerde; TBMM’de gizli bir toplantıda birlik ve beraberlik türküleri ile hü- kümet projesine ulusal destek sağlandığını (veya sağladığını) kamuoyuna sindirmenin peşinde mi? Parlamentodaki gizli oturumların akıbetini bilen bilir. Bugün Demokratik Toplum (Kürt) Partisi gibi bir kulağı İmralı’da diğer kulağı PKK’de olan bir par- tinin bulunduğu parlamentoda gizliliğin anlamı yok! Üstelik olası gizli oturumda hükümet, açılıma iliş- kin -tabii varsa- önlemleri açıklayacak mı? Hayır! Muhalefet, medya aracılığıyla yinelediği kaygıla- rı, hatta vazgeçilmesi olanaksız kural ve koşulları söylemekten öteye konuşmalar yapacak mı? Ha- yır! O halde? Gizli oturum hangi amaca hizmet ede- cek? Gizli oturum; RTE’nin, muhalefetle buluş, görüş diyordunuz; işte, muhalefetle milletin kürsüsünde buluştuk, görüştük demek lüksünden başka verimli herhangi bir sonuca hizmet etmeyecek! Fakat gizli oturumun kimi yararları olabilir. Mu- halefet partileri hükümete yöneltecekleri sorularla kamuoyundan gizlenen kimi gelişmelerin içyüzünü aydınlatabilir. Örneğin hükümet başkanının, Kürt açılımını ilan etmeden önceki haziran ayında, o günden bugü- ne bilinmeyen kimi girişimleri var mı yok mu? Var- sa nelerdir ve kimlerle yapılmıştır? Örneğin açılımın ilanından önceki ilk adımda: Irak’taki Mahmur Kampı’nın boşaltılması, oradaki binlerce Türk vatandaşının Türkiye’ye getirilmesi, PKK üst yöneticilerinin Norveç’e muhacir olarak gönderilmeleri sağlanacak mıydı? Adalet Bakanı Sadullah Ergin Hâkimler ve Sav- cılar Yüksek Kurulu’ndaki tartışmaları bıraktı. Bir- kaç günlüğüne Norveç’e gitti. Gezi, PKK üst yö- neticilerinin Norveç’e gönderilmesi projesiyle ilgili miydi? Söylendiğine göre; Norveç, hükümetin is- temine olumlu yanıt verdi mi? Bu sorular merak çe- ken soruların başında geliyor. Dahası var; terör örgütüyle ilgili açılımların önem- li ayağında MİT Müsteşarı’nın PKK ile sürdürdüğü görüşmeler yer alıyor. Haber almakta zorluk çek- meyen kimi kulislerde öne sürüldüğüne göre: MİT aracılığıyla terör örgütünün ele başlarından Murat Karayılan ile yapılan görüşmelerden Baş- bakan’ın dolaylı olarak bilgilendiği doğru mu, de- ğil mi? Devir açık istihbarat devri. Hükümetin gizli kalan girişimlerine değinen soruların temeli; açılımın ilk günleri medyada ortaya atılan Mahmur Kampı ile bağlantılı bilgilere… Norveç öyküsü ise (acaba can korkusuna kapıldıkları için mi?) PKK üst düzeyinin bu ülkeye gitmeyi reddetmesine, MİT’e yönelik so- rular ise, müsteşarın görev süresini uzatan karara... ve bu görüşmelerle ilgili kulislerden alınan bilgile- re dayanıyor. Demokratik Toplum Partisi’nin (PKK’den kay- naklanan) genel af çağrısını sürekli yinelemesiyle di- ğer bilgiler bir araya getirilince; CHP Lideri Deniz Baykal’ın saptaması gerçeklik kazanıyor: Görünen o ki; süreç boyunca gizli-açık görüşmelerde hü- kümetin önünde “DTP-Kandil-İmralı üçgeni” vardı. Ortada tek bir sonuç var; süreci mutlaka “bir şey- lere bağlamak” isteyen RTE; düne kadar kabul et- mek istemediği bir gerçeği gördü: Tek başına iktidar olmak Kürt sorununu çözme- ye yetmiyor. Haberlere göre; Irak Başbakanı Maliki, Barzani ve Talabani’ye karşı politikalar izliyor. İki aşiret rei- sinin egemen olduğu Kuzey Irak’a Irak ordusunu yer- leştirdiğini içeren bilgiler alınıyor. Fakat hükümetin izlediği politika ile Maliki’nin uy- guladığı politikalar çelişiyor. RTE hükümeti Maliki’nin aksine Barzani ve Ta- labani’ye tam destek veriyor; hatta Irak hükümeti- nin izlediği yöntemleri anlaşılmaz bulduğu söyleniyor. Açılıma elbirliği ile destek verilecekse: TBMM’de olası gizli oturumda; bilinmeyenleri ar- tık açığa kavuşturmayı isteyen soruları hükümetin yanıtlamasını... Kuzey Irak konusundaki çelişkiye açıklık getirmesini istemek muhalefetin de, halkımızın da, kamuoyunun da hakkı değil mi? SAYFA 29 AĞUSTOS 2009 CUMARTESİCUMHURİYET 8 HABERLERİN DEVAMI KurtuluşSavaşõ’nõnSonUtkusu Utku ile biten bir Kur- tuluş Savaşõ artõk yeni kurulan ulus devletin önemini ve gücünü ulus- lararasõ alanda gözler önüne sermiştir. Nite- kim Gazi Mustafa Ke- mal, 30 Ağustos utku- sunun ardõndan şöyle di- yecektir: “30 Ağustos’ta yönettiğim savaş Türk ulusunun yanımda bu- lunduğu halde, idare ettiğim ilk ve son sa- vaştır. Bir insan ken- dini, ulusla beraber his- settiği zaman, ne kadar kuvvetli buluyor bilir misiniz? Bunu açıkla- mak zordur…” Ulus, ulus devlet, Türk ulusu, Gazi Mustafa Ke- mal’in hep ön plana çõ- kartmak istediği temel görüşler olmuştur. Yeni kurulan devletin yani Türkiye Cumhuriyeti’nin temel felsefesi de bu dü- şünceler üzerine kurulu- dur. Gazinin tüm çabasõ ve eylemleri ulusu ile bir- likte hareket etmek ol- muştur. Elde edilen ba- şarõlarda da daima o ulu- sun başarõsõnõ ön plana çõkartmak istemiştir. Ni- tekim 1923’te şu sözle- ri söyleyerek bu düşün- cesini belirtmiştir: “Ba- şarılar daima bütün ulusun işbirliği etmesi sonucudur.” Baştarafı 2. Sayfada ‘Halkımız bizim kırmızı çizgimizdir’ DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - DTP Genel Başkanõ Ahmet Türk, hükü- metin demokrasi açõlõmõnda Kürt halkõnõn hassasiyetlerinin de göz önüne alõnmasõ ge- rektiğini belirterek, askeri operasyonlarõn durdurulmasõnõ istedi. Türk, “Kürtler bir halktır. Halk bizim kırmızı çizgimizdir” dedi. DTP milletvekili Aysel Tuğluk ise “Kürt sorunuyla ilgili çözümün muhata- bı Öcalan’dır” diye konuştu. Diyarbakõr’da 1 Eylül Dünya Barõş Gü- nü’nde Demokratik Toplum Kongresi tara- fõndan İstasyon Meydanõ’nda düzenlenecek “Onurlu Bir Barışa Evet” mitingi için DTP Diyarbakõr İl Başkanlõğõ’nda bir basõn toplantõsõ düzenleyen Türk, Kürt sorununun çözümüne ilişkin tartõşmalarõn yoğunlaştõ- ğõnõ, bu sürecin diğerlerinden farklõ oldu- ğunu söyledi. Türk, “Umut ediyoruz ki bu süreç tamamen geçmişin izlerini ortadan kaldıracak. Biz fırsatların değerlendiril- mesi konusunda çabalarımızı ortaya koyduk. Her kesimin düşüncesi alınarak barışçıl sürece yönelik bir formülü orta- ya koymalıyız. Hükümetten barışı esas alan kararlı bir duruş bekliyoruz” dedi. Askeri operasyonlarõn sürmesinin çözüm inancõnõ kõrdõğõnõ ifade eden Türk, “Eğer gerçekten barış önemliyse ve barış için yola çıkılıyorsa, operasyonların durması ve Kürt halkının da hassasiyetlerinin göz önünde bulunması lazım” diye konuştu. Muhatap Öcalan’ DTP’nin 1 Eylül günü kentte düzenleceği miting için Kayapõnar ilçesinde İl Başkanõ Fırat Anlı ve Kayapõnar Belediye Başkanõ Zülküf Karatekin ile birlikte bildiri dağõ- tan DTP Diyarbakõr Milletvekili Aysel Tuğluk, daha sonra bir halk toplantõsõna katõldõ. “Kürt sorunu muhatapsız ve di- yalogsuz çözülemeyecek” diyen Tuğluk, şunlarõ söyledi: “Biz bir çözüm istiyoruz. Bunun en büyük acısını, bedelini Kürtler ödedi. Ama böyle ufak tefek adımlarla bu ka- dar ciddi bir sorunu çözemezsiniz. Bir çözüm olacaksa bu halkın iradesini tanı- mak zorundasınız. Bu halkın örgütlü gü- cünü tanımak zorundasınız. Onlarla otu- rup konuşmak zorundasınız. Bu da çok açıktır. Çözümün muhatabı Öcalan’dır.” ‘İki Abdullah sorunu çözsün’ YUSUF ZİYA CANSEVER VAN - DTP Van Milletvekili Özdal Üçer, “Bir Abdullah İmralı’da, bir Ab- dullah da Çankaya’da ikisi karşılıklı oturduğu taktirde barış ortamının daimi olacaktır” dedi. Van Belediyesi ile Van Mezopotamya Kültür Merkezi Derneği’nin Cevdet Paşa Mahallesi’nde düzenlediği “Halkla buluş- ma” etkinliğine DTP Van Milletvekili Üçer, DTP İl Başkanõ Selim Ertaş, Van Belediye Başkan Yardõmcõsõ Selim Bozyi- ğit ile çok sayõda partili ile yurttaşlar katõl- dõ. Mahali sanatçõlarõn konseri öncesinde bir konuşma yapan DTP’li Üçer, Kürt soru- nunun çözümü için Cumhurbaşkanõ Abdul- lah Gül ve terör örgütü PKK lideri Abdul- lah Öcalan’õn görüşmesini önerdi. Üçer, “Bir Abdullah İmralı’da, bir Abdullah da Çankaya’da ikisi karşılıklı oturduğu taktirde barış ortamının daimi olacaktır” diye konuştu. Üçer’in konuşmasõnõn ardõn- dan partililer Öcalan lehine sloganlar attõ. Ramazan ayõnõn barõş ve özgürlük getirmesi dileğinde de bulunan Üçer, “Kürt açılımla- rıyla ilgili tartışmaların yapıldığı süreçte aleyhte konuşmalar sadece MHP ve CHP cephesinde yapılmaktadır. Bu tür giri- şimler süreci baltalamak ve akan kanda ısrar etmekten başka bir şey değildir” de- di. Van Belediye Başkan Yardõmcõsõ Bozyi- ğit de Kürt sorununun çözümü için halkõ demokratik tepkisini yükseltmeye çağõrdõ. ‘Yol haritasında ABD’nin eli var’ LEVENT GENCELLİ BURSA - CHP Genel Baş- kan Yardõmcõsõ Onur Öy- men, AKP’nin terör ve terö- ristle mücadeleden vazgeçti- ğinin “Kürt açılımı” adõyla yürütülen çalõşmayla ortaya çõktõğõnõ savundu. AKP’nin “Kürt açılımı”nõn temelleri- nin Amerikan hükümetinin desteği ile oluşturulan Türk Ermeni Uzlaştõrma Komis- yonu Başkanõ ve American Atlantic Council araştõrmacõ- sõ David Phillips’in de için- de bulunduğu bir çalõşma grubu tarafõndan atõldõğõnõ öne süren Öymen, “ABD Dışişleri Bakanlığı danış- manlarından Phillips’in bir eli Kürt, bir eli Ermeni so- rununun içinde” dedi. Partisinin Bursa il merke- zinde basõn toplantõsõ düzen- leyen Öymen, hükümetin Kürt açõlõmõnõn ABD talepleri doğ- rultusunda hazõrlandõğõ iddia- larõnõ yineledi. Öymen, ABD Başkanõ Barack Obama’nõn TBMM’de yaptõğõ konuşma- da, Türkiye’den istedikleriyle Ermeni tezlerini savunan ra- porlarõ hazõrlayanlarõn talep- lerinin örtüştüğüne dikkat çek- ti. Öymen, “Gerek hüküme- tin son açılımı, gerek Er- menistan konusundaki gi- rişimlerinin yabancı kay- nakların telkinlerinden esin- lendiği yolundaki izlenimle- ri bu bilgiler doğrulamakta ve AKP iktidarının teslimi- yetçi politikalarının somut örneklerini oluşturmakta- dır” diye konuştu. ‘O teğmen ertesi gün tutuklandı’ ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - Genelkurmay Baş- kanlõğõ’ndan yapõlan açõkla- mada, 17 Eylül’de Elazõğ’da el bombasõnõn patlamasõ so- nucunda 4 askerin şehit ol- masõyla ilgili olarak gözaltõ- na alõnan teğmenin ertesi gün tutuklandõğõ bildirildi. Genelkurmay Başkanlõ- ğõ’nõn internet sitesinde yer alan bilgi notunda şunlara yer verildi: “Aynı gün 8’in- ci Kolordu Savcılığı tara- fından derhal soruşturma açılmış ve olayla ilgili oldu- ğu değerlendirilen piyade teğmen aynı gün gözaltına alınmıştır. 18 Ağustos günü ise teğmen sevk edildiği as- keri mahkeme tarafından ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden ol- mak’ suçundan tutuklan- mıştır. Bu bilgilendirmenin yapılmasının nedeni, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin suç iş- lediği değerlendirilen per- soneli hakkında her zaman yargı yoluna gittiği husu- sunun bir kez daha ifade edilmesidir.” Şehit olan er İbrahim Öz- türk’ün annesi Nermin Öz- türk, dün yaptõğõ açõklamada oğlunun bomba patlamasõ so- nucu öldüğüne inanmadõğõnõ belirterek “Çünkü oğlumun elleri sapasağlamdı, patlama izi yoktu. Çocuklarımız baş- ka bir şekilde öldü” dedi. Afyonkarahisar’da önceki gün şehit ailelerine iftar ye- meği veren Genelkurmay Başkanõ İlker Başbuğ’un patlamada şehit olan Ali Os- man Altın’õn babasõ Ali İh- san Altın’õ da davet etti. ‘Afgan güvenlik güçlerini eğitin’ ANKARA (Cumhuriyet Bü- rosu) - Görevi devralmasõnõn ar- dõndan ittifak üyesi ülkelere “ta- nışma turu” düzenleyen NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen, Ankara’dan Afgan ordusunun eğitimi için ek destek istedi. Rasmussen önceki günkü temaslarõ sonrasõnda dün önce Anõtkabir’i ziyaret etti. Rasmus- sen, Basõn toplantõsõnda görüş- mede Afganistan konusunun ele alõndõğõna işaret ederek, “Afgan ordusunu ve güvenlik güçleri- ni eğitmeye önem veriyoruz. Türkiye’den de Afganistan’daki eğitim misyonuna katkılarını sağlamasını rica ediyoruz.” de- di. NATO-AB ilişkilerine değinen ve üstü kapalõ olarak Türkiye’nin Kõbrõs Rum kesiminin ittifaka üyeliğine yönelik vetosunu eleş- tiren Rasmussen, “NATO da Kıbrıs’la bir güvenlik anlaş- ması üzerinde mutabık kala- mıyor. İnanıyorum ki pragma- tik temelli bir çözüm üzerinde karşılıklı tatmine dayalı bir çö- züm üretebiliriz” diye konuştu. Rasmussen ve Davutoğlu daha sonra sorularõ yanõtladõ. Davu- toğlu, Afganistan konusunda “Afgan milli ordusu kurulma- sı hem çok önemli hem de biz bu eğitim katkılarını vermeye devam edeceğiz.”dedi. Rasmussen, NATO-İKÖ işbir- liğine gidilmesine ilişkin bir so- ruya “NATO ile İKÖ arasında- ki işbirliğine yönelim... evet bu bir ihtimal. Bu konuyu yakın bir şekilde inceleyebileceğimi söyleyebilirim. Çünkü Müslü- man ülkelerle diyalog çerçeve- sinin geliştirilmesi için elim- den gelen fırsatı kullanmak is- tiyorum” yanõtõnõ verdi. Edinilen bilgilere göre görüşmede, Türki- ye NATO ile İKÖ arasõnda bir konferans düzenlenmesi önerisi getirirken, Türk yetkililer Türk- Yunan ilişkilerine NATO’nun karõşmamasõnõ istediler. Rasmussen, Genelkurmay Başkanõ Orgeneral İlker Baş- buğ ile Milli Savunma Bakanõ Vecdi Gönül’ü de ziyaret etti. Genelkurmay Başkanlõğõ internet sitesinde yer alan duyuruda, Ras- mussen’in Orgeneral Başbuğ’u ziyaretinde NATO’nun günde- mindeki güncel konular ve böl- gesel güvenlik konularõnõn ele alõndõğõ bildirildi. Öcalan’dan Kürdistan söylemi DİYARBAKIR (Cumhuriyet Bürosu) - Son avukat görüşme- sinde 760 sayfalõk yol haritasõnõ hazõrlayõp, cezaevi idaresine ver- diğini açõklayan terör örgütü lideri Abdullah Öcalan, “Ortak vatan Türkiye ve Kürdistan’dır” dedi. Öcalan CHP ve MHP’yi de ağõr eleştirerek “Yol haritası demo- kratiktir, birleştiricidir, bütün- leyicidir. MHP’nin söylediği ay- rıştırıcı söylemi kesinlikle doğ- ru değil. Türkiye halklarına, Türkiye’ye, Türkiye demokra- sisine hizmettir. Yol haritası, çözüm için Türkiye modelidir” diye konuştu. Abdullah Öcalan’õn geçen çar- şamba günü avukatlarõyla yaptõğõ görüşmenin notlarõ PKK’ye ya- kõnlõğõyla bilinen Fõrat Haber Ajansõ’nda yayõmlandõ. Görüş- meye sağlõk sorunlarõnõ anlatarak başlayan Öcalan, MHP kurucu kadrolarõnõn 1944-60 arasõ ABD’de eğitildiklerini öne süren Öcalan “CHP ve MHP çözüm- süzlük çizgisindedirler. Bunlar bu politikalarından vazgeçme- lidirler. Türkiye’de sol da bir şey anlamıyor, bunlar ne yapıyorlar. Zaten solun bazı kesimleri de Ergenekon’un birer parçası ha- line geldiler” dedi. Öcalan, “Kürt açılımı” konusundaki kendisinin hazõrladõğõ “yol haritası”yla ilgili olarak da özetle şunlarõ söyledi: “Diyorlar ki kültürel farklı- lıklara saygılıyız ama devletin resmi dili Türkçedir. Tamam devletin resmi dili Türkçedir ama 20 milyon insanın dili ne olacak. Bu yirmi milyon insan Ortak vatan, Türkiye ve Kür- distan’dır. Kürtler hem Tür- kiye’yi hem de Kürdistan’ı or- tak vatan olarak kabul ede- cekler. Türkler de hem Türki- ye’yi hem de Kürdistan’ı ortak vatan olarak bilecekler. Kür- distan kelimesi de bana ait bir kelime değil. Bu kelimeyi ilk olarak da ben kullanmıyorum. Selçuklu Sultanı Sencer tara- fından ilk kez kullanılmış. Ta- rihsel bir kavramdır. Çözüm, Kürtlerin kendi kültürlerini serbestçe ifade edilmesine ola- nak sağlanmasıdır. Bu kültürel farklılar tanınacak, sağlana- cak. MHP’nin söylediği ayrış- tırıcı söylemi kesinlikle doğru değil. Hatta İçişleri Bakanı Türkiye modeli diyor, işte yol haritası, çözüm için Türkiye modeli budur. Ben yol harita- sını 160 sayfa olarak hazırla- dım. 600 sayfa da savunmanın ‘Ortadoğu Kültürünü Demokra- tikleştirmek’ kısmını yazdım. Toplam 760 sayfa. Hepsini ce- zaevi idaresine teslim ettim.” Haber Merkezi - Tunceli Üniver- sitesi Senatosu, AKP hükümetinin başlattõğõ ve çalõşmalarõnõ sürdürdü- ğü ‘Demokratik Açılım’ sürecine destek açõklamasõ yaptõ. Tunceli Üniversitesi Senatosu, dün Rektör Prof. Dr. Durmuş Boztuğ başkanlõğõnda toplandõ. Toplantõnõn ardõndan, senato açõklamasõnõ oku- yan rektör Prof. Boztuğ, demokratik açõlõm sürecine destek verdiklerini açõkladõ. Açõklamada, “Tunceli Ün- versitesi olarak, vatandaşlarımız arasında uzlaşma ve kaynaşmanın, toplumsal huzur ve refahın ülke- mize kalıcı bir barış ortamının sağlanabilmesi amacıyla son gün- lerde kamuoyunda konuşulmaya başlanan demokratik açılımla ilgili adımları destekliyoruz” denildi. Terör örgütü lideri 160 sayfalõk ‘yol haritasõ’nõ cezaevi idaresine teslim ettiğini söyledi Dünyaca ünlü borsa şirketi Ashmore’un Türkiye’deki ortaklarından İKEA’nın nakliyat taşeronu Ursus’un, Nakliyat-İş Sendikası’na üye 150 işçisi alacaklarını ödenmemesi üzerine eylem yaptı. Ursus Mobilya Montaj ve Lojistik Hizmet AŞ’nin işçileri ödenmeyen tazminatları için dün Etiler’deki Ashmore Portföy Yönetimi AŞ önünde bir araya geldi. “Ursuz işçisi köle değildir”, “Tazminat hakkımız gasp edi- lemez” sloganları atan işçiler “36.6 milyar dolarlık sermaye fonu Ashmore’un Ur- sus’ta işçilerin 200 bin dolarlık yasal taz- minatlarını gasp etmesine izin vermeyece- ğiz” pankartı açtı. (DİLŞAH FINDIKÇI) İşçilerden eylem TUNCELİ Üniversiteden açılımadestek Ankara’ya gelen NATO’nun yeni genel sekreteri Rasmussen ek destek istedi GENELKURMAY BAŞKANLIĞI’NDAN AÇIKLAMAÖYMEN: AKP TESLİMİYETÇİ POLİTİKA İZLİYOR DTP GENEL BAŞKANI TÜRK DTP’Lİ VEKİL ÜÇER
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog