Bugünden 1930'a 5,458,677 adet makale



Katalog


«
»

9 NİSAN 2009 PERŞEMBE CUMHURİYET HABERLER Siyaset bilimcileri ve emekli büyükelçiler Obama’nın kullandığı kavram üzerine farklı yorumlarda bulundular Model ortaklık tartışması MELTEM YILMAZ Siyaset bilimciler ve emekli büyükelçiler, ABD Başkanı Barack Obama’nın TürkiyeABD ilişkileri üzerine kullandığı “model ortaklık” kavramıyla ilgili farklı yorumlarda bulundular. Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Köni, bu tanımlamanın TürkiyeABD ilişkilerinde “asimetrik modelden simetrik ilişki biçimine geçildiğini” ve “ABDTürkiye arasındaki pazarlık döneminin sona erdirilerek, diyaloğun ön planda tutulacağı bir müzakere döneminin başladığının” işareti olduğunu söyledi. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Prof. Dr. İlter Turan ise uluslararası siyasi literatürde böyle bir terimin de bulunmadığını söyledi. ABD Başkanı Obama’nın göreve başlamasıyla birlikte Amerikan hegemonyasının yumuşak, diyaloğa açık ve çok taraflı bir şekilde yeniden yapılandırılacağı sinyaline dikkat çeken Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hasan Köni, yeni süreçte ABD’nin Türkiye’den iki yönlü beklentilerinin olacağını söyleyerek bu beklentilerin “Türkiye ile ortaklığın devamının sağlanması” ile “Türkiye’nin kendi tarihiyle yüzleşerek kendi içindeki kimlik sorunlarına çözüm bulması” şeklinde yorumlanabileceğini ifade etti. Yeni ABD yönetiminin Türkiye’nin iç dinamiklerine, Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Beril Dedeoğlu: Obama konuşmasında İslam coğrafyasına değil, yalnızca Türkiye’ye seslendi. Konuşmasında ayrıca AB’ye gönderme yaptı, AB’ye “ABD, Türkiye’ye önem veriyor” mesajını verdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen: Obama’nın konuşmasının en önemli iki noktası laik, demokratik Türkiye vurgusu ile stratejik ortaklık yerine “yakın işbirliğimodel ilişki” ifadelerinin kullanılmış olmasıydı. Obama’nın muhalefet liderleriyle olan görüşmesi, Türkiye’yi iktidardan ibaret görmediğinin mesajıydı. TOBB Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın: Obama’nın PKK ile El Kaide’yi aynı düzlemde ele alması, ABD’nin yeni dönemde terörle mücadelede Türkiye’ye çok daha büyük destek olacağının işareti. Konuşmasında Obama, pratik çözüm önerileri ile güncel konulardan uzak durdu. sembolik değerlerine ve farklılıklarına önem vermesine karşın Türkiye’den ilkeli bir tavır beklediğini belirten Prof. Köni, “Obama, Türkiye’nin Irak, İran, AfganistanPakistan, İsrailFilistin gibi birçok meseleye katkı sağlayacağının sinyaller verdi. Obama aynı zamanda, Türkiye’nin neyi ne kadar yapabileceğine dair kendisine bir dış politika vizyonu geliştirmesi gerektiğinin de mesajını verdi. Yeni süreçHASAN KÖNİ te, Türkiye’nin ABD’ye katkısı ne ılımlı İslam ne de neoOsmanlıcı bir yayılma temelinde olacaktır. Tamamen laikdemokratik bir Türkiye ile ABD arasında biçimlendirilen bir iliş ki biçimi yapılandırılacak” diye konuştu. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlter Turan ise model ortaklık kav ramının stratejik ortaklıktan farklı bir anlama gelmediğini, uluslararası li teratürde böyle bir terimin de olmadığını söyledi. Prof. Turan, “Model ortaklıktan ben yine stratejik ortaklığı kastettiğine inanıyorum, bunlar stratejik ortaklık içerisinde dışlanmış ilişki biçimleri değil ki zaten” İLTER TURAN değerlendirmesini yaptı. Emekli Büyükelçi İnal Batu ise ABDTürkiye ilişkilerinde daha ön ce kullanılan stratejik ortalık kavramının ha lihazırda yanlış bir ifade olduğu uyarısında bu lunarak “Eğer Türkiye, ABD’nin stratejik ortağı olmuş olsaydı 1 Mart Tezkeresi çık mazdı. Türkiye İsrail, İngiltere ya da Ka nada gibi ABD’nin hiçbir zaman stratejik ortağı olmadı; siyasi, kül türel, ekonomik anlamlar da tek millet iki devlet gibi düşünen bir ilişki olmadı” dedi. Bu tanımlamayı iki ül keden siyasilerin “ilişkileri iyi götürüyor imajı yarat mak için” kasıtlı bir biçim de yanlış kullandığını da ile İNAL BATU ri süren Batu, “Ben model ortaklık tanımlamasından diğer ülkelere örnek olacak, uyumlu, ya kınlık ve dostluk içinde yürütülen ilişkile ri algılıyorum” dedi. OBAMA OLUMLU KARŞILANDI AKP hükümeti Heybeliada’ya sıcak bakıyor KORDON: Saç örgüsü şeklindeki kordon sağ omuzdan aşağıya doğru sarkıyor. Önceki kıyafetlerde kara, hava ve denizci tören birliklerinin tamamında sarı renkte olan kordonların rengi de kıyafetle aynı renge büründü. Tören kıtasındaki askerler havacı ise mavi, karacı ise renk haki oldu. Yalnızca denizci askerlerin kordonları sarı olarak kaldı. MİĞFER: Önceki yönetmelikte beyaz renkte ve yan taraflarında Türk bayrağı bulunuyordu. Yeni şekliyle miğfer tamamen haki renkte ve kenarlardaki Türk bayrağı varlığını koruyor. Miğfer, tören birliklerinin havacı, karacı ve denizci olmasına göre mavi, haki ve beyaz renkleri ile yeniden düzenlendi. G3 YERİNE M1: Daha önceki törenlerde birlikler, TSK’nin aktif olarak kullandığı G3 piyade tüfeğini kullanıyordu. Obama’nın karşılanması için Çankaya Köşkü’nde Muhafız Alayı’nın düzenlediği törenlerde G3 yerine “klasik tören silahı” olarak adlandırılan M1 kullanıldı. EMİNE KAPLAN ANKARA ABD Başkanı Barack Obama’nın mesajlarını olumlu bulan AKP yönetimi, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasına sıcak yaklaşırken bunun için bir çalışma yapılabileceğini dile getiriyor. Obama’nın 1915 Ermeni olaylarıyla ilgili açıklamasınınsa Türkiye’nin elini güçlendirdiğini savunan AKP’liler, Ermenistan sorununun ancak Azerbaycan ile bu ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesine bağlı olarak çözülebileceğini belirttiler. ABD Başkanı Obama’nın Türkiye ziyareti ve verdiği mesajlar partilerde farklı yorumlandı. AKP, Obama’nın mesajlarını genel olarak olumlu buldu. Obama’nın Türkiye ile ABD arasındaki işbirliği ve dostluğa vurgu yapmasının önemli olduğunu kaydeden AKP yöneticileri, İslam ülkelerine yönelik mesajın da yeni bir başlangıç olarak nitelendirilebileceğini belirttiler. AKP, Obama’nın Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılması önerisine sıcak bakıyor. Tarihi gerçekler bilinmediği için konunun Türkiye’de biraz da tabu olarak görüldüğünü kaydeden AKP yöneticileri, “Bu okulun kapatılması Kıbrıs sorunu ile birlikte gündeme geldi. Kıbrıs sorunu yaşanınca biraz da misilleme olarak kapatıldı. Cumhuriyetin ilk yıllarında kapatılmış, Kurtuluş Savaşı ile oluşmuş bir kırmızı çizgi değil. Dolayısıyla açılmasında da hiçbir sakınca yok. Kapatılmadan önceki statüyle açılabilir” görüşünü dile getirdiler. HÜKÜMET ÇALIŞMA YAPIYOR Hükümetin bu konuda uzun bir süreden beri çalışma yaptığını belirten AKP yönetimine göre, Obama bu konuda hükümetten güçlü sinyaller aldığı için konuyu TBMM konuşmasında gündeme getirdi. Heybeliada Ruhban Okulu, 9 Temmuz 1971’de kapatılmıştı. Bu konu özellikle AB ile müzakereler konusunda hep gündeme geldi. Anayasanın 24. maddesiyle YÖK Yasası’na aykırı olması nedeniyle okulun yeniden açılamayacağı sık sık tartışıldı. ‘OBAMA’NIN AÇIKLAMASI ELİMİZİ GÜÇLENDİRDİ’ Obama’nın 1915 yılında yaşanan olaylarla ilgili konuşmasınınsa Türkiye’nin elini güçlendiren bir yaklaşım olduğunu kaydeden AKP yöneticileri, şu görüşleri dile getirdiler: “Obama, özellikle Ermeni soykırımı iddiaları konusunda kendi görüşlerinin kayda geçtiğini, önemli olanın Türkiye’nin görüşleri ve Ermenistan’la birlikte çözüme kavuşturulması olduğunu söyledi. Türkiye’nin, Ermenistan ile ilişkilerini düzeltmesine AzerbaycanTürkiye ilişkilerinin bozulması bir alternatif değildir. Ermenistan’la Azerbaycan arasındaki ilişkilerin düzelmesi lazımdır. Aslında bu görüşmelerde çok taraflı bir çabanın harcandığını biliyoruz. AzerbaycanErmenistan sorununun çözümü de masadadır.” AKP yöneticileri, “AzerbaycanErmenistan sorunları çözülmeden Türkiye’nin Ermenistan’la ilişkilerinin çözüme kavuşturulmasının çok da kolay olmadığını Ermenilere göstermek açısından yararlıdır. Azerbaycan’la Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzelmesi ön şartlardan biridir” görüşünü dile getirdiler. GETİR: Pantolonun altındaki ayak bileğini kapatıyordu ve rengi beyazdı. Yeni yönetmelikle getir tamamen kaldırıldı yerlerini askeri siyah bot aldı. Tören birlikleri 2008 yılının mayıs ayında İngiltere Kraliçesi Elizabeth’i eski kıyafet lerle karşılamıştı. TÖREN KIYAFETLERİ DEĞİŞTİ Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) tören birlikleri, ABD Başkanı Barack Obama’yı yeni kıyafetleriyle karşıladı. Kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişiklikle beyaz renkteki unsurlar, askeri renk olan “haki”ye dönüştü. Değişiklikle kıyafetlere muharip renklerin hâkim olmasının hedeflendiği öğrenildi. (Fotoğraflar: NECATİ SAVAŞ) Erdoğan eylemleri ve söylemleriyle İslam dünyasına mesaj verme çabasında İslam dünyasına oynuyor ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dış politikada son dönemdeki yaklaşımları ve söylemleri ile İslam dünyasının liderliğine oynadığı yorumları giderek öne çıkmaya başladı. Erdoğan’ın dış politikadaki yaklaşımları ve söylemleri son dönemde ABTürkiye ve Ortadoğu ekseninde önemli bir tartışma konusu oldu. Son dönemdeki sert çıkışları dikkat çeken Erdoğan’ın, “İslam dünyasının yeni lideri” imajı oluşturmaya çalıştığı değerlendirmeleri giderek ağırlık kazanıyor. Erdoğan önce İsrail’in Gazze operasyonu sırasında, Türkiye’nin “gü venilir arabulucu, her iki tarafa da eşit uzaklıkta ülke” imajını yitirmesi pahasına Hamas yanlısı bir tutum içine girdi ve İsrail’i ağır bir dille eleştirirken, Hamas’ın taleplerini BM Güvenlik Konseyi’ne bile taşıyacaklarını açıkladı. Bu yaklaşımı ile Türkiye’nin geleneksel denge politikasını tamamen ortadan kaldıran Erdoğan için Hamas yanlısı söylemi ve İsrail karşıtı tutumunun getirisi, Arap kamuoyunda Mısır’ın eski Arap milliyetçiliği ile sosyalizmi bağdaştıran Devlet Başkanı Cemal Abdünnasır’a atıfla “Yeni Nasır” olarak nitelendirilmek oldu. Erdoğan, Davos’ta İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres’e yönelik “one minute” çıkışı ile İslam dünyası gözündeki imajını pekiştirme yoluna gitti. Her ne kadar daha sonra tepkisinin Peres’e değil de panelin moderatörü David İgnatius’a yönelik olduğunu dile getirip, İsrail ile ciddi bir krizi göze ala Erdoğan’ın camide Obama’nın yanında dua etmesi İslam dünyasına mesaj olarak yorumlandı. (AFP) ᮣ Önce İsrail’in Gazze operasyonu sırasındaki Hamas yanlısı tutumu, sonra Davos’taki “one minute” çıkışı ve ardından karikatür krizini gerekçe gösterip Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliği’ne “hayır” demesi, Erdoğan’ın İslam dünyasında yeni bir lider imajı olarak öne çıkmak istediği yorumlarını güçlendirdi. mamış olsa da Arap ve İslam dünyasının hafızasında, “Peres’e tepki gösterip oturumu terk eden Erdoğan” imajı kaldı. Erdoğan “one minute” çıkışının getirisini de G20 zirvesi sırasında Arap ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının “tebriklerini kabul ederek” aldı. RASMUSSEN ÇIKIŞI Erdoğan son olarak NATO zirvesi sırasındaki çıkışıyla Müslüman kamuoyuna, “İslam dünyasının koruyucusu olduğu” mesajını verdi. Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreterliği’ne, “Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürleri ifade özgürlüğü içinde algıladığı” gerekçesiyle karşı çıkan Erdoğan’ın bu yaklaşımı İslam coğrafyasında yine büyük yankı buldu. Ancak Erdoğan, ABD’nin yoğun telkini ve “güvencesi” karşılığında Rasmussen’e “evet” dedi. Rasmussen ise özür dilemediği gibi basına, “kendimi Türklere satmadım” açıklaması yaptı. Erdoğan’ın AB içinde Türkiye karşıtlığı ile öne çıkan Fransa’nın NATO’nun askeri kanadına dönüşüne hiçbir taviz almadan “evet” demesi ise dikkat çekti. Erdoğan son olarak Sultanahmet Camisi’nde Obama’nın yanında dua ederken fotoğraf karelerine girdi. Bu kare de İslam dünyasına mesaj olarak yorumlandı. SAYFA 9 MODEL ORTAKLIK KAVRAMI ‘Şiddete karşı refah planı’ BAHADIR SELİM DİLEK ANKARA ABD Başkanı Barack Obama’nın ziyaretinin ardından Ankara zaman yitirmeden yeni dönemin başlıkları üzerinde çalışmaya başladı. Önce, Obama’nın ziyaret sırasında gündeme getirdiği model ortaklık kavramının içinin doldurulması ve unsurlarının belirlenmesi söz konusu olacak, ardından iki ülkenin Afganistan, Irak ve enerji gibi konularda işbirliği sürecinin ayrıntıları netleştirilecek. Edinilen bilgilere göre Ankara, ziyaretin ardından Obama başkanlığındaki yeni ABD yönetimi ile Türkiye arasında siyasal, ekonomik ve kültürel ilişkilerin gözle görünür biçimde ivme kazanmasını bekliyor. Gelecek dönemde Irak ve Afganistan başlıklarını kapsayan askeri ve stratejik ilişkiler dışında Ankara ve Washington, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin canlandırılmasına odaklanacak. Bu amaçla kurulması öngörülen çalışma grubunun en kısa sürede faaliyete geçmesi beklenirken Obama’nın ziyareti sırasında siyasal açıdan mutabakata varılmış konu başlıklarına ilişkin teknik görüşmelerin de zaman yitirilmeden başlatılması söz konusu olacak. Türkiye ile ABD arasında 16 milyar doları aşan bir dış ticaret hacmi bulunuyor. Buna göre, ABD Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında 8. sırada bulunurken en çok ithalat yaptığı ülkeler içinde de Rusya, Almanya ve Çin’in ardından 4. sırada geliyor. Buna göre 2008 yılında Türkiye ABD’ye 4.3 milyar dolarlık ihracat yaparken 12 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdi. Bundan sonraki süreçte bu tablonun her iki ülkenin çıkarına olacak şekilde dengeli biçimde geliştirilmesi amaçlanıyor. Konuya ilişkin bilgi veren kaynaklar, Obama’nın eski yönetimin aksine nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan ülkelerin radikalizme kaymaması için refah düzeylerinin arttırılması yönünde bir yaklaşım benimsediğini, “model ortak” kavramının da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptılar. Bu bağlamda Obama’nın Müslüman dünyasındaki gençliğe yönelik eğitim programları için mali kaynak ayırması, Türkiye’nin de bu süreçte etkin rol alması bekleniyor. Yeni ABD yönetimi ile Türkiye arasında “kritik eşik” olarak kabul edilen 24 Nisan tarihinin geçmesi ve TürkiyeErmenistan ilişkilerinin normalleştirilmesi girişimlerinin yanı sıra ele alınacak ilk dosyalardan birisi Afganistan olacak. Eşzamanlı olarak, Irak’taki ABD askerlerinin ve ağır silahlarının Türkiye üzerinden çekilmesi konusu değerlendirilecek. Bu konuda iki ülke askeri yetkilileri arasında kapsamlı görüşmeler başlatılacak. INDEPENDENT’IN YORUMU ‘Türkiye’deki görüntü sizi yanıltmasın’ Dış Haberler Servisi İngiliz Independent gazetesi yazarlarından Patrick Cocburn, ABD Başkanı Barack Obama’nın Türkiye ziyaretinde, Türk öğrencilerle yaptığı toplantının, Türkiye’yle ilgili yanlış bir izlenime yol açtığını öne sürdü. Cockburn, “Obama, İslam dünyasıyla barış söylemini hayata geçirebilecek mi?” başlıklı yazısında, “Obama’ya iyi İngilizceleriyle soru soran türbansız, mini etekli öğrenciler, modern Türkiye’de laiklerle dinciler arasındaki dengeye dair yanıltıcı bir izlenim veriyor. Gerçek şu ki kırsal kesimde hatta İstanbul’da bile laiklik geriliyor. 20 yıl öncesiyle kıyaslanınca artık sadece birkaç kasap domuz eti satıyor” ifadesini kullandı. Amerikan Washington Post gazetesi de eski ABD başkanlarından Theodor Roosevelt’in, dış politikada “Tatlı konuşalım ama büyük bir sopa taşıyalım” sözlerine atıfta bulunarak Obama’nın “maço olmayan bir diplomasi” uyguladığına dikkat çekti. ‘OBAMA LAİKLİK İÇİN BASTIRDI’ New York Times gazetesinde yayımlanan bir analizde ise “Obama, ABD ile Müslüman halkları arasında tesis edilebilir bir ilişkinin örneği olarak Türkiye’yi seçerken din ile devlet arasındaki ayrımın daha çok kabul görmesi için bastırdı. Türkiye laik bir Müslüman demokrasisi ve son dönemde sanki dini kimliği konusunda kendi kendisiyle savaşıyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kökleri siyasi İslamda ve bu laik Türkleri kaygılandırıyor” denildi. İngiliz Financial Times gazetesi yazarı Gideon Rachman da, Obama’nın TBMM’de konuşması sırasında verdiği mesajların çok azının alkışlandığını, Ermeni meselesine ilişkin sözlerinin ise sessizlikle karşılandığını kaydetti. Yunan basını ise ABD Başkanı Obama’nın “Ankara’yı memnun etmek için Fener Rum Patriği Bartholomeos ile gayri resmi ve kısa bir görüşme yaptığı” değerlendirmesinde bulundu. C MY B C MY B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog