Bugünden 1930'a 5,418,095 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

8 8'KASIM2009/ SAYI 1233 KULE CANBA SUNAY AKIN Atatürk'ün çocukluğımu anlamak D eniz yolculııklarında, vapurlann guvcrtelen oyım alanlanna dönüşür. Güneşli havalarda güvertede halka atılır, satranç ya da scksck oynanır. Dalgalar aıasında salınan bır gemıdc salıncağa bınmenm tadı isc apayrıdır. Günlcrdır Haliç'tc beklctılcn Ege vapıını bır hurdacı larafindan satın alındığinda, söküm işindc çalışan bir ışçı güvcıiedeki salıncak karşısında duraksar bir sürc... Akşanı cve döndüğunde, bahçcye çağırdığı çocukları, bir ağacın dalına asılı Ege vapurımdan sökülen sahncağı görüncc sevmç çığhkları atarlar ve ılk bıncn olnıak amacıyla koşuşurlar! Ege vapıımnun sefcrdc olduğu 1930 yılının 28 Kasım günü, ıçuıdckı çoeuğun sesını dıııleyen bır yolcu salıncağa oturur ve yerden kcscr ayaklannı. . Salıncağın salınınıları, çocukluğunun bır dönemmın geçtığı köyc götürür onu... On altı yoksııl çocukla birliktc sünnet edıldıği günü yenıdcn yaşamaktadır. Karagoz'ün karşısında gülerken, eve süslcnerek gctırılen koçlann kavrulan ctlcrınııı taşındığı tepsılere takılır gözü. Kıyafctme bakar; kcndısı dc süsler içındedır. - Ah babacığım! Sünnctçının karşısındakı acı dolıı bu haykırışı üzcnnc aııncsı, kısa bir süre önce kaybcttiğı eşıni anımsar ve gÖ7yaşlannı gı/lcmek içın davetliler arasından kuytıı bır köşeye dogru uzaklaşır Sünnet töreninın ardmdan hokkaba7in gostcnlennc başlamasıyla neşclerıne kavuşur çocuklar yenidcn. Ege vapurunun yolcusu sahncakta değil, bır duvar saatının sarkacında oturcnaktadır sankı. Zaman dcnilen o kıyısız denızdekı yolculuğunda, toprağı kazıyarak yaptığı oyuncak evdedir bu sefer. Burası bıı sığınaktır onun için. Taşlaıdan yaptığı ocakta pışırdığı yemeklerı kız kardcşi ve Çingcne çocuklarla paylaşmaktadır. Bır gün, "Aziz" adlı aıkadaşı ocağı yaknıak ıstcrkcn otlar anıden tutuşur ve oyuncak ev yanmaya başlar. Alcvler arasından zoıiukla dışan çıkarır kız kaıdeşını... Oyunlaıında bıı prcnscs gıbı sakınır kardcşi Makbule'yi. Dallardan bir kulübe yapınak ıçın ycnıden kollan sıvar. Üç basamaklı bır merdıvenı olan kulübe tamamlandığmda kız kaıdeşını içinc oturtıır ve koşarak uzaklaşır... Geri döndüğunde bıı karpuz vardır cllcrınde. Karpuzu dılımler vc kardcşınc uzatır. Sonra, kulübcnın dııvarına yaslanır vc gülümseycrek Makbule'nin karbuzu ıştahla ycmcsını scyreder. Danıel Dcfoc'nun ölümsüz kahramanı Robinson Cnısoe gıbı davranmaktadır oyunlarında; O da, lııç scvmcdığı, canının alabıldığınc sıkıldığı köy günlerinde, ıssız bır adaya düşnıüş gıbı kulübclcr yapmaktadır ağaç dallanndan. Jean Jacques Rousseau, Robinson'dakı bıreycilığı mutlak yalnızlık olarak dcğil, doğanın yeniden altedilmesi ve uygaıiığın ycnıden ürctılmesınin bır başansı olarak görür. Fransız düşünürün bu dcğcrlendırmesı, Ege vapurunun salıncağında çocukluk günlerıne dönen yolcu ıçın tüm yaşamının bir özetidır sankı! Salıncaktakı adam, martı çığlıklanyla kendinc gclir... Yolculann bır kısmı ckmek atmaktadır dcııız kuşlanna. Onun da güvercmlerı vardı çocukluğunda Künıcs bılc yapmıştı onlara. Dallardan, tahtalardan oyuncaklar üretmekte ustaydı. Hatta, bır tanbura bıle yapmış, üzcnnc teller takıp çalarak tüm arkadaşlannı eğlendirmiştı Mustafa Kcmal'dır sahncakta oturan yolcunun adı. Kulübeler yaptığı yer de, babasının ölümünün ardmdan anncsi Zübeyda Hanım'ın ısteğı üzerıne gitmek zorunda kaldığı, dayısı Hüseyin Efcndı'nın Langaza'dakı çıftlığidir. Mustafa Kemarın, büyük bir göl kcnarında olan Langaza'dakı günlen, onun hayat ve okuldan uzaklaştığı bir dönem olarak görülsc de, burada oynadığı oyunlar gelecektekı başansının bir habercisıdir ashnda. Oyunlanyla benzeştiği roman kahramanı olan Robinson Crusoe'da şöylc bır bölüm vardır: "Ekini biçmek içın bır orak ya da tırpan yokluğu çekiyordum. Tek yapabildiğim şey gemıden kurtardığım sılahlardan büyük bir kılıcı tırpan ycnne kullanmak oldu." Kılıç vc sapan .. Mustafa Kemal Atatürk'ün de söylcyeceği vardır bu konuda: "Kılıçla toprak clc gcçırcnlcr, sabanla toprak ele geçırenlere ycnılmcklen, sonunda bulundııkları yeılerı bırakmaktan kurtulamazlar " Bağımsi7İığın, özgürlüğün cnıcğe dayalı politıkalarla korunabilcccğini çok iyı bılen Atatürk, zorbalığa, sömürüye karşı emeğın yanındadır. Sonunda kazan'anın cmekçilerin olacağını şu sözlcrıyle açıklar: "Kılıç kullanan kol yorulur, nihayct kılıcı kınına koyarve belki kılıç o kında küflenmeye, paslannıaya mahkûm olııı. Lakın sapan kullanan kol gün geçtıkçe daha zıyade ktıvvetlcnır ve daha çok kuvvctlcndıkçe daha çok toprağa salnp olıır." lstanbul Oyuncak Müzesf nın balıçcsı ıçin bir Atatürk hcykelı düşünüyorum: Bir ağaç dalına asılı sahncakta otıırmuş, gülümsüyor... Tıpkı, 28 Kasım 1930'da, Ege vapurunun giivcrtcsındc çckılcn fotoğrafındakı gibı... Salıncaktakı Atatürk'ü sallamak için ağacın ve dolayısıyla heykdın bulunduğu alana yalnızca çocuklar girebilır. Çocııkların salladığı bır Atatürk heykclı... Çocuklar dedım, çünkü bır onlann cllcıi kaldı kirlcnmcmiş! • Pazar Çizer yazar çizer: Zafer Temoçin (zafertemocin@gmail.com) A avlık rİ7İm opzisinden dönüste Yorgunluktan hayal görüyo olmalıydım. Var.odaki çiçek.Masa 4 aylık çızım gezısınaen aonuşte Hemen ^ ^ . ^ x saı3tj Amgn A / / a h ı m 4 y Yıldız, pardon kızım karş beni... Hemen eşimin yanma gittim. y g ^ t S Î saııti... Aman Allahımü! r > fK.X?& Kendime gelmek için yüzümü yıkamaya banyoya gittim... Kedım de beni çok özlemişti ...ve fılm koptu... Tam olarak ne yaptığımı anımsamıyorum ama, - her yer karardı ve ben kilometrelerce ileriden gördüğüm bir ışığa doğru Koşmaya başladım. Türkiye'nin en büyük deniz feneri beni kurtarmıştı. Şile'de beni birpalamut dost karşıladı Şile yolunda sıklıkla görülen trafik kazalannın nedenini palamut dosiumuzdan öğrendik... guvoiM 'deydim ve burda huzuru bulacağtmı anlamıştım... dere arası" anlamına gelen Burda balıkyemek harikadır... Şile plajının ûnlü kaygan kumunu bi de bu jnevsimde gördük dostumuz sayesinde... • • * • • • • • •
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog