Bugünden 1930'a 5,418,973 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

8KASIM2009/SAYI 1233 Liberal gerilla devlet başkanlığma gidiyor DENİZ ÜLKÜTEKİN G üney Amerika liderleri için geçerli bir modelden söz edebiliriz. Chavez'le başlayan solun yükselişi, halkın içinden, takım elbisc ve kravatlardan ıızak, ulııslararası kurumlara karşı dik başh, modası çok önceden geçtiği düşünülen sosyal politikaları yeniden hayata geçirmeye hevesli bir politikacı kuşağını tek tck Latin Amerika ülkelerinin liderleri haline getiriyor. Bu akımın son örneği de Urııguay'uı yeni lidcri eski gerilla Jose Mujica. Mujica'nm bir diğer özelliğiyse 1960'larda Umgııay'da şehirlerde faaliyet gösteren gerilla örgütü Tupamaros'un birüyesi olması. Bu scbcplc askeri cuntanın görevi bıraktığı 1985'e kadartam 14yıhnı hapiste geçiren Mujica bu yıllarda bugünün Gcniş Ccphc Partisi Senatörü Femandez Huidarbo'yla temasa geçti. Ülkede denıokrasiye geçilmesi ve tüm siyasi mahkûnıların salıvcrilnıesindcn sonra Çoğulcu Katılım Hareketi'yle birlikte politikaya atıldı ve 2OO5'te kurulan koalisyou hükümetinde Tanm Bakanı olarak görev yaptı. 14 Arahk 2008'dcyse Cîeniş Ccphc Partisi'nin rcsmi başkan adayı olduğu açıklandı. IMF ILE YAKIN ÎLÎŞKİLER Ekim ayının sonıuıda yapılan ilk tur scçimlcriudc diğcr iki partidcn daha yüksek oy alan Geniş Cephe'nin 29 Kasını'daki ikinci turda birinci parti olması da kesinleşti. Bu da ülkede daha çok "Pepe" lakabıyla anılan politikacınm başkanlığı için önünde lıiçbir engcl kalmaması anlamına geliyor. Gerek medya önünde çizdiği inıajla gerekse yaşam tarzıyla komşu ülkclcrdcki solcu başkanlan aratmayan Mujica, boş zamanlarını başkent Montevideo'ya yarıın saat uzaklıktaki çiftliğinde çalışarak gcçiriyor. Dolayısıyla vcrdiği pozlar da tarklı bir hikâye anlatmıyor. Ancak işin politik kısmı biraz farklı. "Eğer solculuğu ekonomiyc güçlü hükümct müdahalesi olarak algılıyorsanız ben bu işin içiııde yokutn" diyerek biraz ülsun tarafını belli ediyor geleceğin başkanı. Üstelik Mujica'nın Clıavez ve Morales'in aksine IMF ve Dünya Bankası'yla iyi ilişkiler içindc olduğu bilinen bir gerçek. Ancak bir öııceki' Vazquez lıükünıetinin uyguladığı nco- liberalizme yakın politikaların ülkedeki yoksulluğu luzla arttırdığını göz önünde bulundurursak Geniş Cephe'nin yeni başkanına verilcn destcğin sebeplerini de büyük ölçüde Uruguay'da kasttn ' sonunda yapılacak seçimlerde bir mucize olmazsa ülkenin başına eski bir gerilla geçecek. AncakJose Mujica namı diğer Pepe, Latin Amerika'da söz sahibi >• olan liderler Chavez ya da Morales gibi katı bir sosyalist değil. Sosyal politikaları destekliyor ama kendisine oy vermeyen i§ dünyasının da zamanla güvenini kazanacağını umuyor... ' açı.klamış olurıız. Zatcn Mujica da görcvc başdığında sosyal politikalara ağırlık vereceğini ilan ctti. Ancak bu sözünü yerine getirip getiremeyeceğini zaman göstcrccek. Çünkü şu an ülkede var olan sosyal politikalar hiç de yeterli değil. Mujica hükiunctinin planlan arasındaysa ihracatı teşvik etnıek, tanma. ağırlık vcrmek ve çalışan kesimi her şartta dcstcklcmck koşuluyla kazanımı paylaşarak arttınnak yer alıyor. Ancak bunun için önlerinde önemli bir engel var; Vazquez zamanında yabancı yatırmıcılaıia yapılan anlaşmalar. Bu anlaşmalar sosyaİ programların harckel alanlarını önemli ölçüde kısıtlıyor. CHAVEZ GİBÎ DEĞtL Latin Amerika'da solun yükselişi sona nıı eıdi? Uluslararası politikada artık yavaş yavaş yüksek sesle tartışılmaya başlayan soru bu. Chavez ve Morales'in başıııı çektiği akım Arjantin, Şili, Brezilya vc şimdi de Umgııay'da sosyalist bir yönetinıi iktidara taşıdı anıa lıarckct popülericştikçe yönteınlcr vc bakış açılannın da çeşitlcnmesi kaçınılnıaz hale geliyor. Mujica bclki mcdyaya yansıyan proilliylc Clıavez'den çok da farklı gibı dıırmuyor ama onun Diirya Bankası toplantılannda kapitaliznı ve nco-libcral politikaları cleştinııesini ya da çiftliğinde inckleriyle ıığraşırken bir basın toplantısı yaparak ABD'nin hatırıııı somıasmı bcklcmck fazla iyimscılik olur. Bir Arjantin gazetesine vcrdiği ıöportajsa daha çok soru işareti oluşmasına sebep oldu. "Ben çözümün dcvlcttc olduğuiıu düşi'menlerden çok daha liberal biriyim. Beninı sosyalist ideallerim daha çok bireysel yönetimlc ilgili ve bunu lıiçbir zaman güçlü hükümet düşüncesiyle karıştırmadmı. llükümctin görevi sosyal düzenlemelere yardım etmektir." • PAZAR SÖYLEŞİLERİ Açık deniz ATAOL BEHRAMOĞLU "Açık Deniz" Yahya Kemal'in ünlü şiirinin adıdır. Onu ilkin lise ders kitabımda okuştum. İlk birkaç dizenin yanı sıra aklımda yer etmiş dize, denizin "bin mağara ağzı açarak uzun uzun uluması"dır... Dizenin aslı şöyle: "Bin mağra ağzt açmış ulurken uzun uzun..." Bu bence zamanı bakımından büyük bir buluştur. Yahya Kemal'in tanımladığı hangi denizdir bilmiyorum... Bana kalırsa ancak okyanus olabilir... Benim "Okyanusla İlk Karşılaşma"mda Yahya Kemal'in bu şiirinin gizli bir etkisi olmuş mudur, bilmiyorum. Fakat olmuşsa da sakıncası yok. öylesine görkemli bir şiirden etkilenmiş olmayı mutluluk sayarım... "Açık Deniz" aklıma durup dururken gelmedi... Dergide arkadaşlara bu haftanın, önümüzdeki haftaların konularını sordum... Bunlardan biri Halikarnas Balıkçısı imiş... Balıkçı (Cevat Şakir) 1880, Beyatlı 1884'te doğduğuna göre yaklaşık olarak yaşıtlar. Tanışıp tanışmadıkları hakkında bilgim yok. Balıkçı'nın bana Beyatlı'nın "Açık Deniz"ini çağrıştırmasının da nedensiz olmadığını tahmin edersiniz. Halikarnas Balıkçısı baştan sona açık denizdir... "Aganta Burina Burinata"yı, hem de unutulmaz yaz mevsimlerinden birinde, denize açılan bir terasta, bir şiir kitabı okur gibi okumuştum... Onun kitaplarının bir çoğundan buram buram deniz tüter. "Merhaba Akdeniz", "Yaşasın Deniz", "Ege'nin Dibi", "Deniz Gurbetçileri" vb... Edebiyatımızın, bütün edebiyatların gizli şairleri vardır... Bizim edebiyatımızda Halikarnas Balıkçısı bu gizli şairlerin belki de başında gelir. Sait Faik, şiirlerinden daha çok eşsiz güzellikteki öyküleri ve anlatı türünde ürünleriyle biliniyor olsa da, bütünüyle bakıldığında, o da sapına kadar şairdir, büyük bir şair. Deniz ve şiir birbirine yakışıyor. Deniz bilinmezliklerle doludur. Açık denizde olmak, ufkun sonunu görememektir.... Ulaştığınız her ufuk çizgisi sizi başka uzaklıklara, başka bilinmezliklere çağırır... Şiir de öyledir ya da öyle olmalıdır. Ufuk çizgisi çok belirgin şiir ne kadar ustalıkla söylenmiş olsa da bir zaman sonra kanıksanır... Şiirlerimden birinde "sankl hep anlatılmayan bir şey kalmıştır / içimizi ne kadar döksek de..." diye iki dize vardır... Yunanistan'da birlikte şiir okuduğumuz büyük bir toplantıda Yannis Ritsos, sahneden bu şiirimin çevirisi okunduktan sonra kulağıma eğilerek "Şiir bu anlatılmayan şeydir..." demişti... Pek çok yaz, pek çok sevinç, pek çok ufuk çizgisi gerilerde kaldı... Yaz mevsiminin tam da erken bir kışa yerini bıraktığı, gökyüzünden bin mağra ağzı açılmışçasına yağmurlar boşandığı şu Kasım günlerinde içimde bir açık deniz özlemi kabarıp duruyor... Yoksa Balıkçı'nın adını duyar duymaz başka bir konuya gereksinim duymaksızın bilgisayarımın tuşlarını tıkırdatmaya başlamazdım... Fakat açık denizlere, ötelere özlemden söz eden bir yazı (kuşkusuz, Rimbaud'un "Sarhoş Gemisi"nden) fakat yine de ve özellikle Mallarme'nin "Deniz Meltemi"nden söz etmeksizin eksik kalır... Ben bu şiirin dilimize çevirilerinden en çok Kemalettin Kamu'nunkini severim... "Belki deli rüzgâriara uyan dlrekler / Karayelde bir kazaya baş eğecekler. / Ve görünmez olacaklar, denizler derin / Kalbim, dinle türküsünü gemicilerin..." • ataolb@cumhuriyet.com.tr TARİHTE BU HAFTA 8 Kasım 1906: Ünlü tiyatrocu Muammer Karaca (solda) dünyaya geldi. 1918: Ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin liderleri Enver, Talat ve Cemal Paşalar Işgal Kuvvetleri'ne yakalanmamak için bir Alman denizaltısıyla Ukrayna'nın Odessa şehrine gitti. 1924: Hitler, SA'larla (Fırtına Birlikleri) birlikte başarısız "Birahane Darbesi"ni gerçekleştirdi. Gece ticaret örgütlerinin Bürgerbrâukeller Birahanesi'ndeki toplantısını basan Hitler, ertesi sabah da yönetimi ele geçirmek üzere Münih şehir merkezine doğru yürüyüşe geçti. Italya lideri Mussolini'nin "Roma Yürüyüşü"nü örnek alan Hitler ve yandaşları polis tarafından bozguna uğratıldı. Hitler yakalanarak " cezaevine konuldu. 1973: Beş Hececiler'den ünlü şarr Faruk Nafız Çamlıbel.hayata gözlerini yumdu. 9 Kasım 1965: Ingiltere'de ölüm cezası kaldırıldı. 1970: Fransa eski Cumhurbaşkanı, Charles De Gaulle hayata veda etti. 1988: Galatasaray Futbol Takımı Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Neuchatel Xamax'ı 5-0 yenerek çeyrek finale çıktı. 1991: Ünlü Fransız şarkıcı Yves Montand hayata gözlerini yumdu. 10 Kasım 1938: Gazi Mustafa Kemal Paşa sabah saat 09.05'te Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Tüm yurtta yas ilan edildi. 1953: Atatürk'ün naaşı Etnografya Müzesi'nden alınarak Anıtkabir'e taşındı. 11 Kasım 1918: itilaf Devletleri'nin son olarak Almanya ile imzaladığı Rethondes Antlaşması'yla birlikte I. Dünya Savaşı sona erdi. 1929: Ünlü karikatürist ve tiyatrocu Altan Erbulak doğdu. 1957: 29 Türkiye rekoru kıran ünlü atlet ömer Besim Koşalay hayata veda etti. 2004: Filistinli lider Yaser Arafat Paris'te hayata veda etti. Arafat'ın ölüm nedeni otopsi yapılmadığı için bir muamma olarak kaldı. 12 Kasım 1929: Ünlü Amerikalı oyuncu ve Monako Prensesi Grace Kelly (altta) doğdu. 1995: Istanbul Boğazı'ndaki "Arslanlı Yalı" olarak anılan Sait Halim Paşa Yalısı yandı. 13 Kasım 1918: İtilaf Devletleri'ne ait savaş gemileri Istanbul Boğazı'na girdi. Gemileri gören Atatürk "Geldikleri gibi giderler!" sözünü söyledi. 1919: Kurmay Albay Kara Vasıf öncülüğünde Istanbul'da "Karakol Cemiyeti" kuruldu. En önemli göreviyse Kurtuluş Savaşı için gerekli silah ve . cephaneyi Anadolu'ya ulaştırmaktı. 14 Kasım 1950: Oktay Rifat Horozcu ve Melih Cevdet Anday ile birlikte Garip Akımı'nın kurucularından ünlü şair Orhan Veli Kanık (sağda) hayata gözlerini yumdu. 1966:97 yıl sonra Istanbul'daki tramvaylar son seferlerini yaptı. Hükümet kararıyla önce Avrupa, sonra da Anadolu yakasındaki tramvay seferleri durduruldu ve rayları söküldü. Hükümet demiryolu taşımacılığı yerine karayolunu tercih etmişti. 1971: Ünlü sanat tarihçisi Celal Esad Arseven öldü. Hazırlayan: ALİSELİM EMEÇ
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog