Bugünden 1930'a 5,408,922 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 8 KASIM 2009 PAZAR 10 DIŞ HABERLER OSMAN ÇUTSAY FRANKFURT - Alman sağõnõn önde gelen bir kuruluşu olan Hõristiyan demokratlara ait Konrad Adenauer Vakfõ’nda, Berlin Duvarõ’nõn yõkõlmasõnõ sağlayan üç isim, geçen günlerde yõkõmõn 20’nci yõldönümü kutlamalarõ çerçevesinde Berlin’de konuk edildiler. Almanya Cumhurbaşkanõ Horst Köhler, davette söz alarak Mihail Gorbaçov ve George Bush’a sadece Alman halkõ adõna değil, tüm Avrupa halklarõ adõna teşekkür etti. Bugün ciddi sağlõk sorunlarõyla boğuşan 79 yaşõndaki Helmut Kohl, 1989 ve 1990’da uzun pazarlõklar yürüttüğü eski devlet başkanõ dostlarõ 85 yaşõndaki George Bush ile 78 yaşõndaki Mihail Gorbaçov’a “Duvarın yıkılmasını ve Almanya’nın yeniden birleşmesini sağladıkları için” şükran duygularõnõ dile getirdi. “Baba” Bush, Berlin Duvarõ’nõn yõkõlarak Almanya’nõn yeniden birleşmesinin “Soğuk Savaş’ı bitiren nokta” olduğunu söylerken, eski Sovyetler Birliği Başkanõ Gorbaçov açõk konuştu. Eski SBKP Genel Sekreteri, Berlin Duvarõ yõkõlmadan üç ay önce, yani Ağustos 1989 sõralarõnda Helmut Kohl’le yaptõğõ bir görüşmede, ona “Almanya’nın yeniden birleşmesi 21’inci yüzyılın bir sorunu olacak” dediğini anõmsattõ. Aradan 20 yõl geçmişti ve 9 Kasõm 1989 sabahõ dünyada kimsenin böyle bir gelişmeye ihtimal vermediği hâlâ unutulmuyordu. Berlin Duvarõ, 28 yõllõk ömründe Doğu’dan Batõ’ya yasadõşõ yollardan kaçarken yaşamõnõ yitiren 98 Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) yurttaşõyla, 8 DDR sõnõr muhafõzõnõn ölümüne sahne olmuştu. Kalan 30 ölümün ise Batõ’ya politik nedenlerle kaçõştan kaynaklanmadõğõ bildiriliyor. 1989: En kısa yıl Bütün Doğu Avrupa’ya yayõlan siyasal huzursuzluk, Berlin Duvarõ’nõn delinmesiyle doruk noktasõna ulaştõ ve sosyalizm bir dünya sistemi olarak 1989 daha bitmeden pratikte tarihe karõştõ. Ne galipler ne de mağluplar böyle bir gelişmeyi öngörebilmişti. Dönemin Federal Almanya Başbakanõ Helmut Kohl olsun, Alman sosyal demokrasisinin efsane ismi Willy Brandt olsun, kimse Berlin Duvarõ’nõn bu kadar kolay ortadan kalkabileceğine inanmamõştõ. Afganistan’da başarõsõz olan Sovyetler Birliği, Brejnev döneminin kapanõp “Gorbaçov kadrolarının” Moskova’ya tamamen egemen olmasõyla birlikte ideolojik erime sürecinden ağõr yaralar alarak çõkõyordu. Sosyalist ülkelerde kayõt dõşõ ekonomi yayõlõyor, sosyalist Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri kapitalist dünya ile yoğun ekonomik ilişkiler kuruyor, hatta açõk işbirliğine gidiliyordu. Sosyalist ülkeler arasõndaki ekonomik işbirliği ise sadece sözde kalõyordu. Bunlarõn yanõ sõra, birden çoğalan “sivil toplum kuruluşları” ve bilişim teknolojisindeki sõçramaya sosyalist ülkelerin ayak uyduramamasõ, 1989’da Berlin Duvarõ’nõ delen sürecin köşe taşlarõ oldu. Nitekim 2 Mayõs 1989’da Macaristan’õn, Avusturya sõnõrõnda “kardeş ülkelere sormadan” sõnõrdaki güvenlik aygõtlarõnõ kaldõrmasõ, daha sonra Doğu Bloku’nun pratikte bittiğinin ilanõ olarak okundu. Kimi tarihçilere göre Duvar, asõl o tarihte ve Macaristan- Avusturya sõnõrõnda yõkõlmõştõ. Binlerce DDR yurttaşõ açõlan bu tür gediklerden 1989 yazõnda Batõ’ya geçmeyi denediler ve Doğu’yu bitiren süreç patlama yaptõ. Ama yine de kimse bu hõzda bir çözülme beklemiyordu. Egon Krenz’in bilançosu Duvar yõkõlõrken DDR’in en üst düzeydeki yetkilisi olan Egon Krenz, daha sonra yayõmladõğõ kitaplarõnda, bir bilanço çõkarõrken, hep en az kendisi kadar Gorbaçov-Bush- Mitterrand-Kohl çizgisinin de akõşõn önünde sürüklendiğini iddia etmek durumunda kaldõ. Ama Krenz, başka şeyleri de öne çõkardõ. Örneğin 4 Kasõm 1989’da Doğu Berlin’in ünlü Alexanderplatz meydanõnda yarõm milyon insanõn ve Leipzig’de toplanan bir o kadar göstericinin yine de 17 milyonluk bir ülkede azõnlõğõ temsil ettiğini söyledi. Krenz’e göre tüm göstericilerin sayõsõ 1 milyonu bile bulmuyordu ve bir azõnlõktõlar. Halka fikri sorulmuyordu. Krenz’e göre çözülüş ekonomik bir gereklilikten değil, politik bir zorlamadan doğuyordu. Gerçekten de ekonomik açõdan 1970’lerde dünyanõn en güçlü 10 ülkesinden biri sayõlan ve olimpiyatlarda da bir spor devi olarak kendini kabul ettiren Alman Demokratik Cumhuriyeti, Berlin Duvarõ’nõn delinmesiyle birlikte neredeyse birkaç aya sõğdõrõlan bir zaman içinde ortadan kalkarak Federal Almanya’ya katõldõ. Bu süreci kendi gözlemleriyle yeniden değerlendiren ve Alman kamuoyunda nedense pek görülmeyen, gazetecilerin görüşme tekliflerini de genelde reddeden eski DDR Devlet Başkanõ, bugün de Berlin Duvarõ’nõn ekonomik değil, politik bir yõkõm olduğunu savunuyor. Rakamlarõ ve sonraki ekonomik gelişmeleri yakõndan izleyen birçok uzman, ki bunlarõn içinde komünist olmayanlar da var, bu saptamanõn doğru olduğunu kabul ediyor. Bugünkü rayiçle 10 milyar Avro tutarõnda dõş borcu olan bir ülkenin “iflasın eşiğinde olduğunu ileri sürmek” gerçekten de son derece politik bir tutuma karşõlõk geliyor. DDR’in alacaklarõ ve mal varlõğõnõn bu borcun çok daha üzerinde olduğunu “özelleştirme pratikleri ve sonrasındaki bilançoların doğruladığı” belirtiliyor. Krenz, selefi Erich Honecker’in gözünde Gorbaçov’un başõndan itibaren bir şeytan olduğunu, zaten Honecker’in kendisinden de Gorbaçov çizgisine yakõnlõğõ nedeniyle uzaklaştõğõnõ anlatõyor. Ancak Gorbaçov’un “oyunlarını” ve “yalanlarını” kendisinin de anlayamadõğõnõ itiraf ediyor. ‘Sosyalist’ muhalefetin sonu 9 Kasõm 1989’da yõkõlan Berlin Duvarõ, o zamana kadar hep ülkedeki sosyalizmin reformlarla iyileştirilmesini isteyen muhalefeti, bu õsrarõndan kurtarmõş oldu. Sosyalizm, tüm çekiciliğini, Berlin Duvarõ’ndaki sõnõr kapõlarõnõn açõldõğõ 9 Kasõm 1989 saat 23.00 sularõnda, sabaha kadar Batõ Berlin’deki mağazalarõn önünde yer yer alkol sõnõrõnõn aşõldõğõ partiler düzenleyen toplulukla birlikte yitirmeye başlamõştõ. 1990’dan itibaren eski DDR topraklarõndan batõdaki eyaletlere 2 milyon yetişkin işgücü geçti. 1990-1993 döneminde, Egon Krenz’in vurgusuyla “sanayi potansiyelinin” yüzde 70’i çökmüş, halkõn mülkiyetindeki değerler yok pahasõna özel sermayeye, “Batı sermayesine” geçmişti. Doğu Alman halkõ, özellikle İkinci Dünya Savaşõ sonrasõndaki tüm savaş tazminatlarõnõ tek başõna üstlenmesine rağmen sosyalizmi kurma cüreti gösteren Erich Honecker kuşağõ ve Duvar yõkõlõrken 50 yaş civarõnda olanlar, bu cüreti çok pahalõya ödediler. İşsizlik nedir bilmeyen milyonlarca “Demokratik Alman”, ömürlerini, çalõşma dairelerinde ve işsizlik parasõ için sõraya girerek, sosyal sigorta sisteminden kendilerine bağlanan düşük emeklilik maaşlarõyla gün sayarak bitirdiler. Böyle bir “biyolojik desteğin” de yardõmõyla bir toplum biçimi ve insanlarõ kolaylõkla tasfiye edilmiş oldu. Ancak Berlin Duvarõ’nõn yõkõlmasõ sadece bir ülkeyi değil, dünyayõ da altüst etti. Gorbaçov çizgisiyle başlayan ve 1917 Ekim Devrimi’nin tüm sonuçlarõnõ tasfiye eden süreçte bir tek Almanya birleşebildi. Onun dõşõnda her yerde az ya da çok kanlõ ayrõlõkçõ eylemler sahne aldõ. Gerçi Çekoslovakya’nõn Nazi Almanyasõ döneminde olduğu gibi tekrar iki devlete bölünmesinde bir çatõşma gözlenmedi. Ama Sovyetler Birliği, Yugoslavya, yakõnlarda da Afganistan ve Irak topraklarõ kanlõ yöntemlerle parçalanmayõ yaşadõ. “Baba” Bush, Berlin Duvarõ’nõn yõkõlarak Almanya’nõn yeniden birleşmesinin “Soğuk Savaş’õ bitiren nokta” olduğunu söylerken, eski Sovyetler Birliği Başkanõ Gorbaçov açõk konuştu. Eski SBKP Genel Sekreteri, Berlin Duvarõ yõkõlmadan üç ay önce, yani Ağustos 1989 sõralarõnda Kohl’le yaptõğõ bir görüşmede, ona “Almanya’nõn yeniden birleşmesi 21’inci yüzyõlõn bir sorunu olacak” dediğini anõmsattõ. Aradan 20 yõl geçmişti ve 9 Kasõm 1989 sabahõ dünyada kimsenin böyle bir gelişmeye ihtimal vermediği hâlâ unutulmuyordu... Bir yanlõş anlamayla delindi Berlin Duvarõ, 9 Kasõm 1989’da yõkõldõ. Yani geçişler o gece serbest bõrakõldõ. Ama aslõnda ortada bir yanlõş anlama vardõ. Alman Demokratik Cumhuriyeti’nin (DDR) başõnda o tarihte Devlet Konseyi Başkanõ olarak bulunan Egon Krenz, sõnõrdan çõkõşlarõn 10 Kasõm’dan itibaren pasaport veren emniyet müdürlüklerine başvuruyla birlikte kolaylaştõrõlacağõna dair yeni kararõ ve basõn bildirisini Politbüro’daki arkadaşõ Günter Schabowski’ye vermişti. Bugün artõk DDR’den, eşine pek sõk rastlanmayan bir nefretle söz eden ve medyada “Duvar’ı delen adam” olarak kutsanan Günter Schabowski, basõn toplantõsõ biterken bir İtalyan gazetecinin sorusuna “konsantrasyonu bozuk olduğu için” yanlõş bir yanõt vermiş ve “kararın hemen yürürlüğe girdiğini” söylemişti. Olayõ Batõ Almanya televizyonlarõndan izleyen binlerce Doğu Berlinli de Duvar’daki sõnõr kapõlarõna dayanmõştõ. Kanlõ olaylara meydan verilmemesi ve silah kullanõlmamasõ yolunda DDR yönetiminden kesin emir alan sõnõr muhafõzlarõ, binlerce insanõn talepleri karşõsõnda Batõ’ya geçişleri serbest bõrakmõştõ. Böylece 9 Kasõm saat 18.53’te basõn toplantõsõnda Krenz’in 10 Kasõm’da yürürlüğe gireceğini bildirmesine rağmen Schabowski’nin bir soruya “Bu karar anladığım kadarıyla hemen yürürlüğe giriyor” demesi sonucu bir yarõş başlamõştõ. ‘Sınırın kapıları açık’ Saat 20.00’deki ana haber bültenindeki haberlerden sonra, 22.42’deki gece haberlerinde de Federal Almanya’nõn ünlü haber sunucusu Hanns Joachim Friedrichs gelişmeleri şu sözlerle özetlemişti: “Bu 9 Kasım, tarihsel bir gün: Alman Demokratik Cumhuriyeti, sınırların herkes için açıldığını duyurdu. Berlin Duvarı’ndaki sınır kapıları açık.” Haber programõnõn hemen ardõndan binlerce Berlinli sõnõr kapõlarõna hücum etti. Sõnõr görevlileri saat 23.30’da geçişleri serbest bõrakmak zorunda kaldõ. Saat 01.00’de ise Berlin Duvarõ’nõn üzerinden yoğun balyoz ve çekiç sesleri geliyordu. Otto Shily’nin muzu ve Titanic’in hıyarı Duvar yõkõldõktan sonraki politik süreç herkesi önüne katmõştõ. 1990 başlarõndaki DDR’in ilk ve tek genel seçimlerindeki sonucu yorumlamasõ istenen ve o zamanlar daha Yeşiller Partisi’nde mücadele eden Otto Schily de ilginç bir yanõt vermişti. Daha sonra Schröder hükümetlerinde SPD’li bir İçişleri Bakanõ olarak görev yapacak olan eski RAF avukatõ, DDR seçmeninin tercihini, çantasõndan bir muz çõkarõp bunu kameraya tutarak yorumlamõştõ. Almanya’nõn ünlü Titanic mizah dergisi de kapaktan Duvar’õn yõkõlmasõ sürecindeki bir sayõsõnda, “Federal Almanya’daki ilk muzu” başlõğõ altõnda mutlu bir poz veren DDR’li bir genç kõzõ, elinde “muz gibi soyulmuş hıyarıyla” fotoğraflamõştõ. Bunlar, DDR’deki gelişmeler üzerinde hâlâ en çok konuşulan iki yorumdur. Egon Krenz’in gecikmiş bilançosu Berlin Duvarõ yõkõldõğõnda DDR’in en üst düzey sorumlusu olan Egon Krenz, başõndan beri Gorbaçov politikalarõna yakõndõ ve Erich Honecker ile bu nedenle sürtüşmüştü. Krenz, Ekim-Aralõk 1989 arasõnda iktidardaki Sosyalist Birlik Partisi (SED) Genel Sekreterliği ve Devlet Konseyi Başkanlõğõ görevlerini Honecker’i tasfiye ederek devraldõ. Ama o da akõşõn önünden kendisini kurtaramadõ. Önce devletteki görevlerinden, Ocak 1990’da da PDS’ye dönüşen bu partideki görevlerinden alõndõ. Partiden atõldõ. 1996’da 6.5 yõl hapis cezasõna çarptõrõldõ. Bu nedenle 2000-2004 yõllarõ arasõnda cezaevinde kaldõ. Bugün 72 yaşõnda olan Krenz, kamuoyunun gözünden uzak, ailesiyle birlikte yaşõyor ve çok satan kitaplarõyla bilanço çõkarmayõ sürdürüyor. Kimsenin ihtimal vermediği yıkılışının üzerinden 20 yıl geçti... Sorunlar iyice büyüdü Duvarın yıkılmasını sağlayan üç isim: Gorbaçov-Bush-Kohl. (Fotoğraf: REUTERS) Krenz Krenz, sõnõrdan çõkõşlarõn 10 Kasõm’dan itibaren pasaport veren emniyet müdürlüklerine başvuruyla birlikte kolaylaştõrõlacağõna dair yeni kararõ ve basõn bildirisini Politbüro’daki arkadaşõ Schabowski’ye vermişti... Schabowski, basõn toplantõsõ biterken bir gazetecinin sorusuna “konsantrasyonu bozuk olduğu için” yanlõş bir yanõt vermiş ve “kararõn hemen yürürlüğe girdiğini” söylemişti. Olayõ Batõ Almanya televizyonlarõndan izleyen binlerce Doğu Berlinli de Duvar’daki sõnõr kapõlarõna dayanmõştõ. Berlinliler Brandenburg Geçidi’nde tarihi duvarı yıkarken... (REUTERS) (Çizim: ÖMER YAPRAKKIRAN) Federal Almanya sınırının açıldığı haberini duyan binlerce Doğu Berlinli, 10 Kasım 1989 gününden itibaren Berlin Duvarı’nı aşmaya başladı. (REUTERS) erlin Duvarõ’nõn altõnda kim kaldõ? B
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog