Bugünden 1930'a 5,431,920 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 30 KASIM 2009 PAZARTESİ CUMHURİYET SAYFA DİZİ 9 D i n l e n i y o r s u n . . . İ z l e n i y o r s u n . . . S u s t u r u l d u n . . . Korku imparatorluğu Y A R I N : İ P G E N E L B A Ş K A N V E K İ L İ B E D R İ G Ü L T E K İ N , İ S M M M O B A Ş K A N I Y A H Y A A R I K A N 14 BCP GENEL SEKRETERİ DİNÇEL İstanbul Haber Servisi - Bağõmsõz Cumhuriyet Partisi (BCP) Genel Sekre- teri Süleyman Dinçel, “hukuka aykırı dinlemelerin amacı toplumu harekete geçirecek ve çoğunluğun hukukunu koruyacak bireyler üzerinden sistemi teokratikleştirmektir” dedi. Dinçel, yasadõşõ dinlemelerin de düzmece id- dianameler olarak karşõlarõna çõktõğõnõ söyledi. Yasadõşõ dinlemelere tepki gösteren Dinçel, hukuk dõşõ dinlemelerin adalet sistemine uzanmasõnõn durumun vaha- metini net olarak ortaya koyduğunu söyledi. Adaleti temsil eden kurumla- rõn başõndakilerin dinlenmesinin Ada- let Bakanlõğõ müfettişlerinin özgür ira- desi ile gündeme geldiğine inanmanõn mümkün olmadõğõnõ belirten Dinçel, şöyle devam etti: “Bu dinlemelerin amacı sadece toplumda baskı ve korku yaratmak da değildir. Amaç, toplumu harekete geçirecek ve ço- ğunluğun hukukunu koruyacak bi- reyler üzerinden sistemi teokratik- leştirmektir. Gerekçeleri olgunlaş- mamış kararlarla, Telekomünikas- yon İletişim Başkanlığı aracılığıyla yapılan dinlemeler dışında, Emniyet istihbaratı ve MİT’in yaptığı dinle- meler ise tespit edilememektedir. İki gün önce MİT ulusal güvenlik kay- gısı ile dinleme kayıtlarının adalet önüne çıkmasını istemediğini mah- kemeye bildirmiştir. Burada, huku- kun gerekçeler dışında bir amaç ol- duğu çok açık olarak gözükmekte- dir. Dinlemeler de bu amaç içindeki bir mızrak başıdır. Asıl amaç, toplu- mun asli sorunlarına sahip çıkılma- sını önlemek, sorunların çözümü için yapılması gereken siyasi müca- delenin önünü kesmektir.” ‘DÜZMECE İDDİANAME’ Dinçel, toplumun asli sorunlarõnõ çözmek, devletin bağõmsõzlõğõnõ ve demokrasinin hâkimiyetini müdafaa etmek isteyen kesimlerin dinlendiğini vurguladõ. Elde edilen bilgilerle, düz- mece belgeler oluşturulduğunu ve sayfalar dolusu iddianame olarak kar- şõlarõna çõktõğõnõ belirten Dinçel, te- okratik devlet düzenini andõran baskõ- larõ toplumun aydõn kesiminin üzerin- de yoğunlaşõrkan, diğer taraftan da et- nik ayrõmcõlõğõn körüklenerek, cemaat örgütlenmelerinin ticari ilişkilerle iç içe girdiğini vurguladõ. Dinleme skan- dalõnda en büyük görev ve sorumlulu- ğun hukuk adamlarõna, evrensel huku- ka ve hukukun üstünlüğüne inananla- ra düştüğünü belirten Dinçel, “Bugün gelinen durum geçmişteki belirtile- rin gelişmiş halidir. Hukukun üs- tündeki bu baskıya en başta karşı çıkması gereken hukukçuları Türk ulusunun bir ferdi olarak ulus adı- na göreve davet ediyorum. Siyasi partiler ve sendikalar da bu hukuk mücadelesinin en ön saflarında yer- lerini almalıdır. Çünkü, hukuk dü- zeni yıkıldığında emekçinin hak arama davası sona erecektir. Hu- kuk düzeni yıkıldığında halk çoğun- luğunun hak ve hukukunun siyasi alanda temsili ve korunması müm- kün olmayacaktır. Yavaş yavaş teo- kratik devlet düzeninin yerleşmesi- ne, ya sesimizi çıkarmayacak, em- peryalizmin çizdiği kadere razı ola- cağız, ya da köleliği reddedip ulusal bağımsızlığın mücadelesini yapaca- ğız” dedi. DENİZ TATARER CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Necla Arat, AKP iktidarõnõn kişi ve kurumlara yö- nelik sürdürdüğü “suçlayarak sindirme” po- litikasõnõn asõl hedefinin Cumhuriyetin temel kurumlarõ olduğunu belirterek, “AKP iktida- rı, her alanda kullanmaya başladığı baskı- cı ve korkutucu yöntemleriyle siyasal yaşa- mımızda faşizan bir erk haline geldi. Tür- kiye, ‘Baskõ rejimine doğru’ gitmiyor, ne yazık ki baskı rejimi yaşıyor” dedi. CHP’li Arat, Yargõtay’a dek uzanan telefon dinlemeleriyle yeniden gündeme gelen ku- rumlar ve kişiler üzerindeki siyasi baskõya ilişkin gazetemize değerlendirmelerde bulun- du. Özgürlüklerin güvence altõnda olmadõğõ, keyfi sõnõrlamalarõn bulunduğu düzenlerde “demokrasi”den söz edilemeyeceğini kayde- den Arat, “İktidarın ölçüsüz müdahalesi nedeniyle yasama, yürütme ve yargı güçle- ri denge olmaktan çıktı. Yürütme gücünü elinde bulunduran AKP iktidarı, her alan- da kullanmaya başladığı taraflı, baskıcı ve korkutucu yöntemlerle siyasal yaşamımız- da faşizan bir erk olarak dominant nitelik kazandı. İktidarın olumsuzluklarla yüklü bu baskıcı niteliği, demokratik rejim için ciddi bir tehdit öğesi haline geldi” uyarõsõn- da bulundu. Arat, başta yüksek yargõ olmak üzere kişi ve kurumlara yönelik telefon dinle- melerine “yasal kılıflar” uydurulmaya çalõ- şõlmasõna karşõn özünde tüm bunlarõn insan haklarõna aykõrõ olduğunu da dile getirdi. ŞULE KÖKTÜRK Eski Anayasa Mahkemesi Başkanõ Yekta Güngör Öz- den, kararsõz ve kuralsõz dinle- melerin Yargõtay ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcõsõ’na ka- dar uzanmasõnõn “rezalet sayı- labilecek durumun boyutla- rını gösterdiğini” belirterek, “açık iktidar baskısı katlanıl- maz düzeye gelmiştir... Hal- kın demokratik ve uygar tep- kisi, alanları dolduran ağırlı- ğı olmadıkça, kişisel karşıt- lıklar sonuç getirmez” dedi. Hukuk devletinde her kişiye hukuk için en sağlõklõ güvence- nin hukuk olduğunu belirten Özden, bağõmsõzlõğõ ve yansõz- lõğõ ile yargõç güvencesinin de yurttaşõn güvencesi olarak an- lam kazandõğõnõ ifade etti. Öz- den, şöyle devam etti: “Yargı- cına ve savcısına güvenmeyen devlet, devlet olmadığı gibi yargıcı ve savcısını gizlice iz- leten, yargıcından ve savcısın- dan korkan, kendi amacına ulaşmak için hukuku kullana- rak, yargıyı niteliklerinden uzaklaştıran iktidar da geçer- liliğini yitirir” dedi. AKP’nin hukuk dõşõ baskõ uygulamalarõ- nõ, “Haklı iktidar karşıtlıkları beğeniyle izlenen toplum ör- gütlerini yıldırıp sindirmeye, öbür ilgilileri de yandaş ol- maya zorlayan hukuk dışı tu- tum ve davranışlar” olarak ni- teleyen Özden, uygulamalarõn hukukçularõ utandõracak, huku- ku gölgeleyecek çirkinlikler ol- duğunu vurguladõ. ‘HALK ALANLARI DOLDURMADIKÇA...’ Özden, özetle şunlarõ kaydet- ti: “Hukuka saldıranlara hu- kukçuların kimileri neden ol- makta, kullanılmaya elverişli olanlarla, suskunlar kapı aç- maktadır. Silahlı Kuvvetler’e yönelik olanların nedeni de kimi ilgilileridir. Demokratik tutumlarının ölçüsüzlüğü, anlam ağırlıklarını yitirmele- ri, kimi beklentilerle donuk- laşıp eğilmeleri sonuçların nedenidir sanıyorum. İktidar karşıtlığı, devlet karşıtlığı de- ğildir. Kurumlar üzerindeki baskı Türkiye’yi Türkiye ya- pan ilkelerden ve değerler- den kopararak kendi düzen- lerini kurmaya yönelik Av- rupa Birliği, ABD ve işbirlik- çi-yandaş destekli sakıncalı yaklaşımdır. Olanlar Türki- ye’ye ve demokrasiye ol- maktadır. Halkın demokra- tik ve uygar tepkisi, alanları dolduran ağırlığı olmadıkça, kişisel karşıtlıklar sonuç ge- tirmez.” Eski Anayasa Mahkemesi Başkanõ Özden, dinlemelerin rezaletin boyutlarõnõ gösterdiğini söyledi ‘Baskõkatlanõlmazdüzeyde’ ‘İktidar suçlayarak sindirmeye çalõşõyor’ ‘Dinlemeler düzmece iddianame oluyor’ İstanbul Haber Servisi - İdare hukukçusu Prof. Dr. Ül- kü Azrak, AKP’nin yargõ, bi- lim, basõn organlarõ üzerinde baskõ oluşturma çabalarõ için- de olduğuna işaret ederek “Si- yasi iktidar aslında eleştiri- lerden kendisini uzak tut- maya, ortaya çıkan siyasi olaylar nedeniyle de oy kay- bına uğramanın önüne geç- meye çalışıyor” dedi. Prof. Dr. Azrak, AKP’nin en çarpõcõ davranõş- larõnõ yargõ ile ilişki- lerinde gösterdiğini belirterek AKP’nin yargõ denetiminden ve Anayasa Mahke- mesi’nden çok ra- hatsõz olduğunu söyledi. Bu nedenle Anayasa Mahkeme- si’ne ilişkin anaya- sadaki ve kanunda- ki, Anayasa Mahke- mesi’nin oluşumu, üyelerinin seçilmesi ve özel- likle parti kapatma davalarõn- daki yetkilerine ilişkin hüküm- leri değiştirmek istediğini ifa- de eden Azrak, AKP’nin bu uygulamalarla, Anayasa Mah- kemesi’nin yasama organõ üzerinde ve siyasi partiler üze- rinde yaptõğõ denetimi sõnõrla- ma amacõnõ taşõdõğõnõ anlattõ. ‘HOŞUNA GİTMİYOR’ Mimar, mühendis, şehir plancõlarõ odalarõ ve diğer meslek kuruluşlarõnõn, şehir planlamasõ ve imar kararlarõ ile ilgili açtõklarõ davalarda Danõştay’õn iptal kararõ ver- mesi nedeniyle, AKP’nin Da- nõştay denetiminden de çok ra- hatsõz olduğuna işaret eden Azrak, şöyle devam etti:“Si- yasi iktidarın, yüksek dere- celi ve diğer memurlar hak- kında verdiği atama ya da disiplin cezası kararlarını Danıştay, çoğunlukla huku- ka aykırı bulduğu için iptal ediyor. AKP bundan da ra- hatsız. Adliyeden de rahatsız çünkü, Adalet Bakanlığı ka- nalıyla savcılar ve yargıçlar üzerinde bir denetim kurma çabası sonuç vermedi. Ada- let Bakanlığı, siyasi nitelik taşıyan bazı davaların açıl- ması için telkinlerde bulunu- yor. Bunlar istediği doğrul- tuda sonuç vermeyince, on- lar üzerinde de birtakım de- ğişiklikler yapmaya çalışı- yor. Yargı reformu dediği şeyler arasında belki bunları da gerçekleştirmeye çalışı- yor. Bu bakımdan yargı ile olan ilişkileri, bir hukuk devletine tam anlamıyla ya- kışacak nitelikte değil.” Ana- yasa Mahkemesi’nin, idari ve adli yargõnõn, yasama organõ- nõn hukuka ve anayasaya aykõ- rõ işlemlerini denetleyip iptal ettiğini vurgulayan Ülkü Az- rak, “Bu siyasi iktidarların pek hoşuna giden bir şey değildir. Hoşuna gitmez ama hukuk devleti prensibine sı- kıca bağlı olan ülke- lerde siyasi iktidarlar bundan dolayı yargı- nın yapısını ve yetki- lerini değiştirmeye kalkışmaz. Bizdeki siyasi iktidarın, bu hukuk devleti mode- line uygun davranan ülkelerdeki siyasi ikti- darlardan farkı bu” dedi. ‘BASKIYLA OY KAYBINI ÖNLEMEYE ÇALIŞIYOR’ AKP’nin kendisini eleştiren bilim çevrelerini de baskõ al- tõnda tutmaya çalõştõğõnõn altõ- nõ çizerek, bunu da YÖK ka- nalõyla rektör, dekan ve öğre- tim üyeleri atamalarõnõ kontrol altõnda tutarak yapmaya çalõş- tõğõnõ söyleyen Azrak, “Basını da ne şekilde ele geçirmeye çalıştığı ortada. Bazı eleştirel yaklaşımları olan basın or- ganlarını ele geçirdi, mali baskı kurmak, el değiştirme- sini sağlamak gibi yöntem- lerle... Siyasi iktidar aslında eleştirilerden kendisini uzuk tutmaya, ortaya çıkan siyasi olaylar nedeniyle de oy kay- bına uğramanın önüne geç- meye çalışıyor. Kısmen engel olabiliyor. Kamuoyu araştır- maları ortaya koyuyor, bun- da çok da başarılı olduğu söylenemez” dedi. Azrak, AKP’nin Türk Silahlõ Kuvvet- leri’ne ise sevimli görünmeye çalõştõğõnõ ifade etti. Ülkede siyasi ortamda ger- ginliğin sürdürülmesinin Tür- kiye için “hayırlı” bir şey ol- madõğõnõ ifade eden Azrak, Türkiye’nin, önündeki daha önemli ekonomik-sosyal ve kültürel sorunlarõn çözümüne odaklanõlmasõnõ ve bu konula- rõn ciddi olarak ele alõnmasõnõ istedi. Prof. Dr. Azrak, hukuka aykõrõ işlemlerinin iptal edilmesinin iktidarõn hoşuna gitmediğini söyledi ‘AKPyargõdenetimindenrahatsõz’ UTANDIRAN ÇİRKİNLİKLER AKP’nin hukuk dõşõ baskõ uygulamalarõnõ, “Haklõ iktidar karşõtlõklarõ beğeniyle izlenen toplum örgütlerini yõldõrõp sindirmeye, öbür ilgilileri de yan- daş olmaya zorlayan hukuk dõşõ tutum ve davranõşlar” olarak niteleyen Özden, uygulamalarõn hukukçularõ utandõracak, hu- kuku gölgeleyecek çirkinlikler olduğunu vurguladõ. AKP hükümetinin Cumhuriyet rejimi- ni, bağõmsõz yargõ kurumlarõnõ ve Türk Silahlõ Kuvvetleri’ni hedef seçerek, “bin- diği dalı kestiğini” de ifade eden Arat, “AKP’nin dinsel aidiyet, kimlik poli- tikaları ile emper- yalist güçlerin ar- kasına sığınarak oluşturmaya çalış- tığı ‘yeni bir rejim’ hayali gerçekleş- meyecektir. Kendi bindiği dalı kesen AKP, yakın gele- cekte hedef aldığı yargı kurumuna ihtiyaç duyar hale gelecektir” dedi. ‘AKP bindiği dalı kesiyor’ CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ PROF. DR. NECLA ARAT Prof. Dr. Azrak. Eski Anayasa Mahkemesi BaşkanıYekta Güngör Özden.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog