Bugünden 1930'a 5,492,510 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 21 EYLÜL 2008 PAZAR 6 HABERLER PAZAR ORHAN BURSALI Bırakın Gideceği Yere! Bir telaş bir telaş... Eyvah, demokrasi, basın öz- gürlüğü, diktatörlük, tren son durağa mı geldi... Yan- dık bittik kül olduk... Nereye gidiyoruz... Gerçekten mi, telaşa mı kapıldık, yok canım!? Elini tutmamak gerek, gidebileceği yere kadar git- sin... Başbakan maşbakan, insanın ruhuyla, dü- şüncesiyle, inandığıyla uyumlu yaşamasından da- ha önemli ne olabilir? - “Bu ülkede demokrasi olmaz”, “olması da zaten gerekmez, zaten ruhuma da uymuyor..” - “Basın özgürlüğü falan duyunca kafam karın- calanıyor, bedenim titriyor, beynim zonkluyor, ağ- zım kuruyor, gözlerim fırlıyor, afakanlar basıyor, bo- ğulacak gibi oluyorum, şekerim yükseliyor, tansi- yonum tepeye vuruyor, beyin-beden kimyam bo- zuluyor, başkalaşıyorum; çünkü kendim olamıyo- rum...” Bırakmalıyız ki kendi olsun! Gerçekten, eyvah demokrasi elden gidiyor, diye telaşlanıyor muyuz? Hayır! Bin kez hayır! Okuyorum, herkes “Vay.. diktatörlük özlemi..” falan diye yazıp çiziyor; bir döktürme ki sorma git- sin! Ama aslında herkes kah kah kih kih, yazısını yazıyor! Kalemine dolamıyor ama gönlü diyor ki; “bu kadar yetmez, daha daha...” Çünkü, ellerine dillerine böyle biri düşmüş... Vur patlasın çal oynasın.. günlerce yaz babam yaz... Ar- kanda koskoca, ömür boyu bitiremeyeceğin basın özgürlüğü söylemi var. Sonra uygarlık muygarlık, de- mokrasi memokrasi... Avrupa mavrupa.. Bu kadar bedavaya bir adam düşmüş... Bir hapis iki hapis... Bunlar da olayın yağı balı olur alt tarafı.. herkes gö- nülden razı! İnanın, gazeteci takımının hepsi zil takıp oynuyor... Bazen, kaşlarını çatıp ciddi ciddi yazıp çizmiyor- lar mı, Başbakan’ı demokrasiye falan çağırmıyorlar mı, hangi zamanda yaşıyoruz demiyorlar mı, yakı- şıyor mu size diye söylenmiyorlar mı, okuyunca gül- mekten çatlıyorum... Vay yalancılar-dolancılar sizi... Ulan, daha iyisini bulamayacağınızı biliyorsunuz! Bir sağdan bir sol- dan, sonra bir kroşe, bir mideye... Kum torbasıyla çalışıyor gibisiniz. Kapana düşürmüşsünüz garibi! Suyunu çıkarmadan bırakmazsınız, bilmez miyim sizi... Ben şimdi bunu yazıyorum ya, yarın siyahlarımı veya lacilerimi çekeceğim köşemde yine, ciddi pozlarımı takınacağım, hınzır gülümsemelerimi ar- ka taraflara çekeceğim, Tayyip’in ne kadar ayıp yap- tığını yazacağım: “Hangi çağda yaşıyoruz Sayın Başbakan! Siz demokrasiyi geliştireceğinize, ülkeyi çağdaş muasır medeniyetler seviyesine yükselteceğinize bakınız ne- ler yapıyorsunuz, yok mu yanınızda size gerçekleri söyleyecek bir dost.. Bu yol yol değil, bu yol ne si- zi ne de Türkiye’yi hiçbir yere götürmez... Varın tez elden dönün!” Der miyim sizce? Ama desem de bu yarın. Şim- di diyorum tam gönlümde yatanı: - Tutmayın elini, gitsin gideceği yere kadar! Bu ül- kede diktatörcülük oynamak özgürlüğü yok mu! Var... Varsın oynasın. Bu yetmez, hatta basını yasaklasın. Livaneli ey özgürlük diye meydanlara çıksın... Peki, bu umut var mı? Bazı yandaşları-yalakala- rı ne yazık ki geri döndüler, ciddiyeti oynamaya baş- ladılar, aman başbakan falan diye yazıyorlar... On- lara tam ihtiyacımız olduğu bir sırada hem de, Tay- yip’e en iyi hizmeti karşı (bu) tarafa geçerek vere- bileceklerini düşündüler... “Hizaya” sokacaklar, sonra da onunla uygun adım marş marş yürüye- cekler... Yani “durmak yok yola devam” için... Diyorlar ki; ne yaptın şimdi, bir çuval inciri berbat ettin. Her şeyi yapıyordun hem de gözler önünde, baka baka.. Gazeteleri TV’leri satın alıyordun, kar- şı tarafın seslerini kesiyordun, biz de “düşman kamp- ta” ne güzel seni destekliyor, onlara giydiriyorduk... Her şeyi ele geçirmiş gibisin... Bir yargı-hukuk mukuk kalmıştı, onu da “son Kemalist diktatör ka- lıntısı” salvolarıyla yıkıyorduk, yeni anayasa ile tam onu da temizleyecektin.. Ne sabırsız adamsın ya- hu... Yandaşlar aslında bu tarafa geçerek onu des- tekliyorlar, bakmayın siz onlara! Diyorum ki, tutmayın Tayyip Erdoğan’ı. Gitsin. Bir Zahid yetmez, beş Zahid daha getirsin... Kara- man’lardan resmi geçit isteriz! Bir Dişli az, 10 Diş- li daha vitrine koymalı... Bir Doğan yetmez, diğer or- talıkta dolaşanlara da bindirsin... Rap rap rap... obursali@cumhuriyet.com.tr CUMHURBAŞKANI GÜL ‘Deniz Feneri soruşturulacaktır’ ANKARA (Cumhu- riyet Bürosu) - Cum- hurbaşkanõ Abdullah Gül, Almanya’daki De- niz Feneri davasõnõn Tür- kiye’deki bağlantõlarõnõn incelenerek sonucunun kamuoyuna net bir şe- kilde açõklanmasõnõ doğ- ru bulduğunu söyledi. Gül, “Tüm şüpheleri gi- derici gerekli yasal araş- tırmalar, soruşturma- lar yapılacaktır” dedi. Gül, dün 8 günlük bir ziyaret için ABD’ye git- ti. ABD’ye hareketinden önce Esenboğa Havali- manõ’nda basõn toplantõ- sõ düzenleyen Gül, bu ülkede yapacağõ temas- larla ilgili bilgi verdi. Gazetecilerin sorularõnõ da yanõtlayan Gül, Baş- bakan Tayyip Erdo- ğan’õn bir medya grubu- nun gazetelerinin boy- kot edilmesi çağrõsõyla ilgili olarak, “Bu siyasi konulara cumhurbaş- kanı olarak girmem doğru olmaz. Türki- ye’de siyasetin zaman zaman yükseldiğini, za- man zaman nasıl azal- dığını biliyoruz” de- mekle yetindi. Gül, “Deniz Feneri ile ilgili tartışmaların bazı anayasal kurum- ları da içine alacak şe- kilde boyutlanması si- zin açınızdan bir ra- hatsızlık oluşturdu mu?” sorusunu yanõtlar- ken de “Bunların net- leşmesi gerekir” dedi. Türkiye’de savcõlarõn ve bağõmsõz mahkemelerin olduğunu tekrarlayan Gül, “Tüm şüpheleri gi- derici gerekli yasal araştırmalar, soruştur- malar yapılacaktır. Kimse birden suçlu ilan edilemez ama bazı şüp- helerin netleştirilmesi için Türkiye’de organ- lar vardır. O açıdan her şeyin incelenmesini ve neticesinin kamuo- yuna net bir şekilde açıklanmasını doğru buluyorum” dedi. SİBEL BAHÇETEPE Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ka- patma davasõnõn Türki- ye’nin kalkõnma dava- sõna gölge düşürdüğünü savunarak, partilerinin antilaik bir ortamõn sa- vunucusu olarak vasõf- landõrõlmasõnõ ve hak- larõnda açõlan kapatma davasõnõ kabul etme- diklerini söyledi. Er- doğan “Biz demokra- tik, laik bir sosyal hu- kuk devletinin güven- cesi olan bir iktidarız. Gazete kupürleriyle toplanmış bir davayı kabul etmemiz müm- kün değil. Verilen ka- rara uyarız ama ka- bul etmemiz mümkün değil” dedi. Dün partisinin Adalar 3. olağan ilçe kongre- sinde konuşan Erdo- ğan, “Eğer malum kapatma olayı olma- mış olsaydı bu iki sihirli kelime göl- gelenmeyecekti” dedi. Türkiyeye 10 yõl- da 1 milyar dolar paranõn girdiğini, ge- çen yõl sonu itibarõyla yõllõk 22 milyar do- lara geldiklerini ifade eden Erdoğan, “Bunları söyleme diyorlar. Neden söylemeyeyim. Çünkü bizi antilaik bir ortamın savunucusu olarak tanıt- malarını kabullene- meyiz. Zira biz de- mokratik, laik, sos- yal bir hukuk dev- letinin güvencesi olan bir AK parti- yiz. Geldiğimizden beri bu mücadeleyi onurlu bir şekilde verdik. Bunu şahıs olarak ve bütün üyelerimiz olarak kabul edemeyiz” di- ye konuştu. CHP’nin eleştirilerinden yakõ- nan Erdoğan, “Eğer kendini büyütmek ve halka sevdirmek istiyorsan ‘şu şu yanlõştõr’ de. Bunu yapmıyorsak bizi millete git şikâyet et; ama böyle bir şey görmedik. Bun- dan sonra göreceği- mizi de sanmıyo- rum. Ana muhale- fetin ‘sayõn Başba- kan şunu yaparsan iyi olur’ dediğini duydunuz mu? Hiç duymadınız, çün- kü onların muhalefet anlayışı beyaza siyah, siyaha beyaz demek” dedi. İstanbul’a 3. köprünün de yapõlaca- ğõnõ anõmsatan Erdoğan, “Kız Kule- si’nin güneyinden tüp geçit yapaca- ğız, ihaleyi alan firmayı da açıkla- yacağız” diye konuştu. CHP Genel Başkanı, iktidarın konumunun Türkiye’de Deniz Feneri olayının aydınlatılmasını engellediğini söyledi ‘Kim kimi soruşturacak?’İstanbul Haber Servisi - CHP Genel Başkanõ Deniz Baykal, Deniz Feneri olayõnda, Alman mahkemesinin “asıl sa- nıklar Türkiye’de” dediğini belirterek, “Türkiye’de bu konu incelenmiyor. Çünkü bu konuyu incelemesi gere- kenler bu konuda incelenmesi gere- kenlerle içli dışlı ilişkilerin içindedir. Çok açık bir gerçek. Kim kimi soruş- turacak. İktidarın bu konumu Türki- ye’de bu sorunun aydınlatılmasını maalesef engelliyor’’ dedi. CHP İstanbul İl Başkanlõğõ’nõn Akat- lar’daki Mustafa Kemal Kültür Merke- zi’nde düzenlediği “İstanbul Depremi- ni Beklerken: Sorunlar ve Çözümler” konulu sempozyumun çõkõşõnda gazete- cilere açõklamalarda bulunan Baykal, De- niz Feneri olayõnda RTÜK Başkanõ Za- hid Akman’õn istifa etmemesini eleştir- di. Baykal şunlarõ söyledi: “Meclis baş- kanı bu doğrultuda bir girişim yaptı. Anlaşılan Başbakan Erdoğan, kendisi- ne ‘sakõn ayrõlma, sonuna kadar dur ora- da demiş’. Herhalde o nedenle ayrılma gereğini duymuyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir an önce devlet denet- leme kurumunu harekete geçirmelidir. RTÜK Başkanı’nın görevini yerine getirebilmesi bundan sonra kesinlikle mümkün değildir.’’ ‘İnceleneceklerle içli dışlılar’ Baykal, “Almanlar birtakım giri- şimler yapacağız, baskınlar düzenle- yeceğiz. Siz de aynı tarihte ilgili kuru- luşun merkezine giriniz, belgeleri top- layınız’ diyor. Biz ‘ihtiyaç duymuyoruz’ diye cevap yazıyoruz. Almanlar, asıl sa- nıklar Türkiye’de diyor. Niye bu konu incelenemiyor. Çünkü bu konuyu in- celemesi gerekenler bu konuda ince- lenmesi gerekenlerle içli dışlı. Kim ki- mi soruşturacak. İktidarın bu konumu Türkiye’de bu sorunun aydınlatılma- sını maalesef engelliyor” diye konuştu. ‘Tehlikeli bir yaklaşım’ Başbakan’õn basõna boykot çağrõsõnõ da değerlendiren Baykal, “Bu yaklaşım top- lumu çatıştıracak, dönüştürecek bir yaklaşımdır. Bu tehlikeli bir anlayıştır. Başbakan bu anlayışını kesinlikle bir ye- re götüremez. Ruh hali artık anlaşıl- mıştır. Koca Türkiyeyi bu ruh haline tes- lim etmek mümkün değildir” dedi. RTÜK Başkanõ Zahid Akman’õn istifa etmemesini eleştiren Baykal, “Anlaşõlan Başbakan Erdoğan, kendisine ‘sakõn ayrõlma sonuna kadar dur orada’ demiş. Herhalde o nedenle ayrõlma gereğini duymuyor” dedi. ‘Laik devletin güvencesiyiz’ ERDOĞAN:KAPATMADAVASININSONUCUNUKABULEDEMEYİZ Erdoğan’a protesto Başbakan Erdoğan Büyü- kada’da kafelerde oturan yurttaşların tepkisiyle kar- şılaştı. Yurttaşlar, ellerin- deki Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet gibi gazeteleri ha- vaya kaldırarak Başba- kan’ı protesto etti. Yurdun çeşitli illerinde bazı yurt- taşlar aldıkları gazeteleri ücretsiz olarak dağıttı. (Fo- toğraf, Vatan gazetesinin in- ternet sitesinden alõnmõştõr.)
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog