Bugünden 1930'a 5,447,148 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 20 EYLÜL 2008 CUMARTESİ 20 SPOR GÖRÜŞ / HALİT DERİNGÖR Carlos F.Bahçe’de Eğleniyor Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi gruplarının ilk maçında Por- to’ya 3-1 yenildi. Sürpriz değil, eğer yenseydi sürpriz olurdu. Çünkü baştan beri umut vermiyor. Porto gibi bir takıma düş- mesi şanssızlık. Peki şimdi ne yapalım? Tam zamanı; elbirliği ile F.Bahçe’nin üzerine gidip daha da ambele edelim! Adetimizdir; kazandığımız zaman göklere çıkartırız, kaybedince de yerin di- bine sokarız!.. Kısa bir süre önce “Avrupalı F.Bahçe” diye na- ralar atıp yeri göğü inletiyorduk. Şimdi ne değişti ki... Biz futboldan geldik, 70 yıldır da içindeyiz. Hiç çıkmadık. Ne- redeyse doğuştan Fenerbahçeliyiz. Ama ben yalnız Fener- bahçe’nin değil, diğer takımların da kazandıkları ve kaybettik- lerinde nedenini-niçinini sorgularım. Şartlanmış, satılmış veya amigo değiliz. Bu nedenle de olaylara objektif olarak yaklaşı- rız. Bu durumumuz fanatiklere pek de hoş gelmez. Hatta ve hat- ta Fenerbahçeliliğimizden şüphe eden angutlar bile olur. Mev- sim başından beri dilimde tüy bitti, adeta yazmaktan usandım. Okuyucularımı sıkmaktan da korkarım. Okuyanlarınız iyi bilir; ba- şından beri Carlos’u hep eleştiririm. Onun dünyada önemli bir futbolcu olduğunu düşünürüm. Ama artık futbolunun bittiğini, Türkiye’ye tatlı bir hayat geçirmek için geldiğini söyler dururum. Karun kadar zengin olmuş, heyecanı azalmış... En önemlisi de ayaklarında kuvvet kalmamış. Serbest atışlarda eskisi gibi ba- şarılı değil. Sahada sol ayağına pozisyon yaratmak için yerini kaybediyor. Onun tarafı yol geçen hanı gibi; herkes gelip ge- çiyor. Anadolu takımlarının futbolcuları bile... Takıma yararı ye- rine zararı oluyor. Ne antrenör ne de yöneticiler, bu durum kar- şısında onu yedek kulübesine alma cesaretini gösteremiyorlar. Sanki bizim devlet büyüklerimiz gibi dokunulmazlığı var. Por- tekizli ünlü futbolcu Figo beyaz perdeye geçiyor. Carlos da böy- le bir yola başvursa iyi olur. Bir başka fenomen de Lugano... O da büyük marka, Car- los gibi... Ama o da futbol oynamıyor. Arzulu, hırslı, futbolda po- tansiyel bir kasap. Rakiplerine kural dışı hareketler yapıyor. Ağa- ca tırmanır gibi üstlerine tırmanıyor! Eğer F.Bahçe’de oynamasa her üç maçta da kırmızı kart görür... Bunları hep söyledik. As- lında “Ben söylememiş miydim” demeye çok kızarım. Ama sa- hada hepimiz bu futbolcuyu izliyoruz. Fikr-i sabitimiz yok. Bun- lar gerçek. İleride kendini düzeltirse bizim de fikrimiz değişir. Carlos da Lugano da evrensel futbolcular. Ama evrensel bir karşılaşma olan Porto maçında her ikisinin hatalarıyla iki gol yi- yoruz. Ne ilginç... Güiza ve Aragones için “Dünyanın en bü- yükleri” deniliyordu. Siz böyle bir şey görebiliyor musunuz? Biz hiç çenemizi yormayalım. Eğer futboldan anlamayan parababaları milyon Avrolar ödüyorlarsa, spor medyasın- da topa ayağını sürmemiş kişiler ‘profesör’ oluyorlarsa Türk futbolu bundan öteye gitmez ve gidemez. G Ö R Ü Ş / A D N A N D İ N Ç E R Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş, Kayseris- por ve ulusal takımlarımız bir hafta içinde 10 gol yediler ve karşılığında 7 gol attılar. İki galibiyet, iki yenilgi ve bir beraberliğimiz var. Oynadığımız takımların içinde Fenerbahçe ve Kayserispor önemli ekiplerle karşılaştılar. Belçika dahil Ukrayna ve İsviçre takımlarını süper futbol tanımı içine al- mamız olanaksız. Yatırımlarımıza bakarsak bu ta- kımların altında kalmayız. Yani endüstriyel futbol pazarının içinde etkili olmak ve ses getirmek zo- rundayız. Şampiyonlar Ligi’nde Fenerbahçe dı- şında takımımız yok . UEFA elemelerinden ken- dimize teselli kupası arayacak bir mücadelede- yiz. Şükrü Saracoğlu’nda oynanacak finalde iki takımımızın karşılaşması gönlümüzden geçen bir düş..! Aslında olmayacak bir beklenti değil. Ne var ki biz hâlâ işin önemine uygun bir yola gireme- mişiz. Geçen sezonu özlettiren Fenerbahçe suç- lu arıyor! Sonuçta birkaç hafta daha beklenti ol- mazsa fatura Dede(!)’ye kesilecek. Malum yaş ve baş hastasıyızdır! Bizim şu sıralar kavgamız da- ha da ilginç! Avrupa karşılaşmaları yapan bir fut- bol ülkesi olarak inanılmaz kavgalar veriyoruz saç- ma sapan. Suni çimde futbol oynamayı çim ho- keyi ile karıştırmak boyutundayız şu sıralar! Hiç o zeminde koşmamış, topa vurmamış ve hatta yü- rümemiş insanların tescili ile göze hoş görülen bir aldatmacanın futbola verdiği zararı yutmak ayıp olmuyor mu? Bir kerecik o zeminde koşun, topa vurun ve kayarak müdahale yapın. Sonra otura- lım konuşalım. Futbolun aynı zamanda bir doğa sporu olduğunu unutturmak isteyenlerin ısrarları nedendir acaba? Doğal çim neyimize yetmiyor ki? Bir de son haftalarda futbolun sahnesine dü- şen Hacivat - Karagöz misali kavgalara gülme- mek elde değil. Süreli sanal çatışmalar arasında kaybedilen sağlıklı iletişimi körelten çirkinliklerden kimse utanmıyor. İşin ilginç yanı, terbiye ve dü- rüstlük savunanların üstüne gidebilenlerin per- vasızlığı artık canımıza yetti. Skibbe’nin, gol at- mak isterken hangara dönen Galatasaray de- fansına çare bulmak için verdiği reçetenin bu kez de golsüzlüğe neden olan inceliği çöze- memesine sabır gösterebiliyoruz. Aragones’e ve taraftara el kol kaldıran, tepki veren, ha- kemlere saldıran futbolculara tahammül eden alışkanlığımız gelişiyor! İyi, güzel ve doğruyu ar- tık göremiyor gözlerimiz. Sonuçta böyle bir çalkantıda yabancıların ko- valandığı dünyanın altüst edildiği ve herkesin ta- kımlarımıza forma giydirmek istediği ortamda birkaç güzel ve kalite gerçeği de görmek ve mut- luluğunu yaşamaktan yoksun kalıyoruz. Bunu da futbol diye yutup gidiyoruz. Oysa eloğlu, bi- zi şaşırtan çabukluk, tempo ve nefis gollerle fut- bol işgali için yeni nesiller yetiştirecek yatırım- lar peşinde iken biz sadece alalım hastalığının, devası olmayan müzmin bir kaderciliğin pen- çesinde kendimizi avutuyoruz. G.Saray’ın eski başkan ve yöneticileri 4-3’lük skora karşın futbolu eleştirdi ‘UEFA’da final düş’NEVZAT DİNDAR Galatasaray nereye koşuyor? Sarõ-Kõrmõzõ renklere gönül verenler en çok da bu sorunun cevabõnõ merak ediyor. Oysa sezon başõnda transferde çok büyük hamleler yaparak Kewell, Meira, Da Sanctis ve Baros gibi üst düzey futbolcularõ kadrosuna katan G.Saray’dan beklentiler büyüktü. Ancak ilk büyük kaybõ Şampiyonlar Ligi’ne kalamayarak yaşadõ Sarõ-Kõrmõzõlõlar. Bunun faturasõ yaklaşõk 15 milyon Avro’ydu. Taraftar huzursuz, yönetim ise elenişin şaşkõnlõğõ içindeydi. Hemen yeni bir hedef belirlendi... ‘Kadıköy’de final’. Divan toplantõsõnda da başkan Adnan Polat bunu üyelerle paylaştõ. UEFA maratonundaki ilk adõm Bellinzona’ydõ. 10 takõmlõ İsviçe liginde 9. sõrada yer alan Bellinzona’yõ deplasmanda 4-3 deviren G.Saray’õn özellikle savunma ve orta alanda yaşadõğõ problemler gelecek adõna hiç de iyi sinyaller vermedi.Ortak görüş bu haliyle G.Saray’õn UEFA’da final oynamasõnõn olanaksõz olduğu şeklinde... FARUK SÜREN (Eski başkan): Bellinzona gibi bir takõmdan 3 gol yemek düşündürücü. Üstelik son yarõm saati 10 kişi oynadõlar. Sadece G.Saray’da değil, Türk futbolunda yavaş oynamak gibi bir sorun var. Avrupa’yla kõyasladõğõmõz zaman arada önemli bir tempo farkõ var. Oysa bireysel yetenek bakõmõndan aynõ seviyedeyiz. Burada tempoyu kazandõracak olan teknik direktördür. Yönetimsel bir sorun mu var, bilemiyorum. G.Saray’õn mevcut kadrosu UEFA Kupasõ’nõ alabilir ama bu şekliyle değil. Böyle devam ederse sonuç hüsran olur. MEHMET CANSUN (Eski başkan): Bir kere futbolda mücadele etmeyen takõma ekmek yok. Belki kadro olarak elimizde iyi bir malzeme var ama ruh yok. O ruh olmayõnca da başarõ gelmiyor. Teknik direktörün bir takõma katkõsõ en fazla yüzde 20’dir. Ben yüzde 80’lik kõsõmla ilgileniyorum. Bu nedenle Skibbe’nin tek sorumlu olarak gösterilmesine doğru değil. Topu kaptõran adam peşinden koşmuyor. Lincoln, Baros, Meira bu tarz oyuncular. İçlerinden bir tek Kewell mücadele ediyor. Geçen sezon G.Saray’õ başarõya götüren Türk futbolcular bize önemli dersler vermişlerdi. Kadõköy’deki final õşõğõnõ ise takõmõn şu haliyle görmüyorum . Kanaatime göre 1 ay beklemek gerek. FATİH GÖKŞEN (Eski yönetici): Bu yönetim takõmõn ahengini bozdu. En başta Florya’da soyunma odasõnõn düzenini bozdular. Mustafa Turgun’u Özhan Canaydın’a yakõn bir isim olduğu için gönderdiler. Necati ve Tomas’õ sevmedikleri için bu takõmdan yolladõlar. Hakan Şükür’ü bir gurur meselesi yüzünden dõşladõlar. Menajeriyle aralarõ iyi olmadõklarõ için Song’un biletini kestiler. Meira ondan iyi futbolcu mu? Aldõklarõ futbolcular ortada. Baros’un Özgürcan’dan bir farkõ var mõ? Takõmõ emanet ettikleri adam Michael Skibbe. Sorun Skibbe’de değil onu takõmõn başõna getirende. Bir tek Kewell’da isabet sağladõlar. Teker kõrõlõnca yol gösteren çok olur ama aylardõr takõm için gerekli olan transferleri söylüyoruz. Sadece Şampiyonlar Ligi’ne kalamadõğõ için bu takõmõn uğradõğõ zarar 15 milyon Avro. Ümit Davala bir zamanlar ezeli rakip için ‘Bu takımdan bir cacık olmaz’ demişti. Bende kendi takõmõm için aynõsõnõ söylüyorum. Kadõköy’de final oynamayõ bõrakõn UEFA’da gruplarõ bile geçemeyiz. Lincoln ve Baros attıkları gollerle G.Saray’ı Bellinzona karşısında galibiyete taşıdı. G .Saray’daki kötü gidiş sonunda yönetimi de harekete geçirdi. Bellinzona karşõsõnda sergilenen kötü futbolun ardõndan Başkan Adnan Polat ve yöneticiler, teknik direktör Michael Skibbe’nin uyarõlmasõnõ kararlaştõrdõlar. Skibbe’ye hesap soracak olan yöneticilerin, savunmadaki zaaflarõn giderilmesi için çalõşmalarõn hõzlandõrõlmasõnõ isteyecekleri öğrenildi. Bu arada futbol şube sorumlusu Haldun Üstünel, Bellinzona karşõlaşmasõ sonrasõ bir takõm tedbirler alõnacağõnõn mesajinõ verdi. Bu arada İsviçre basõnõ, Bellinzona’nõn Galatasaray karşõsõnda iyi mücadele ettiği ancak şanssõz olduğu görüşünde birleşirken ülkenin en yüksek tirajlõ gazetesi Blick, Bellinzona’nõn Galatasaray karşõsõnda şanssõz biçimde kaybettiğini, son dakikalarda girilen ‘türbülansõn’ İsviçre ekibine pahalõya mal olduğunu yazdõ. Blick, Ticino’nun gördüğü kõrmõzõ kartõn, Bellinzona’nõn defans kurgusunu bozduğunu da ifade etti. 24 Heures gazetesi de Bellinzona’nõn Galatasaray karşõsõnda aldõğõ 4-3’lük mağlubiyete karşõn formasõnõn hakkõnõ verdiğini yorumunda bulundu. Galatasaray dün öğle saatlerinde İstanbul’a döndü. Harry Kewell, Atatürk Havalimanõ’nda basõn mensuplarõnõn maçla ilgili sorusu üzerine, zor karşõlaşmada bir kendilerinin bir rakiplerinin öne geçtiğini, sonunda kazanan tarafõn kendileri olduğunu kaydetti. Kewell, takõm olarak maçõn ikinci yarõsõnda daha iyi bir performans gösterdiklerini belirterek, kendisinin de çok iyi bir oyun çõkardõğõnõ, ancak önemli olanõn takõmõn gösterdiği başarõ olduğunu söyledi. Milan Baros da, galibiyet için çok çalõştõklarõnõ belirterek, galip gelerek bundan sonraki maçlar için moral kazandõklarõnõ söyledi. Baros, kendi performanslarõndan ve oynadõklarõ alandan çok, takõmõn performansõnõn önem taşõdõğõnõ vurguladõ. SKIBBE’YE KÖTÜ FUTBOL UYARISI MICHAEL SKIBBE Delgado’nun taraftar aşkõ B E Ş İ K T A Ş Spor Servisi - Beşiktaş Kaptanõ Matias Emilio Delgado, BJK İnönü Stadõ’nda taraftarlarõn tezahüratlarõyla kendisini ulusal takõmda oynuyormuş gibi hissettiğini söyledi. Delgado, BJK TV’de yer alan röportajõnda, İnönü Stadõ’ndaki atmosferin anlatõlmaz olduğunu belirterek “Ben bunu her zaman dile getiriyorum. İnönü Stadı’na çıktığım ve taraftarlar bağırdığı zaman kendimi milli takımda oynuyormuş gibi hissediyorum” dedi. UEFA Kupasõ’nda Metalist Kharkiv karşõsõnda aldõklarõ 1-0’lõk sonucun kendilerine tur için yetip yetmeyeceği sorusunu yanõtlayan Arjantinli oyuncu, “Kazanmak güzeldir. Her zaman bizi mutlu ediyor. Ukrayna’nın güçlü takımlarından, sert takımlarından biriyle oynadık. 1-0 çok iyi bir skor olarak görünmeyebilir, ama biz bu sonuçtan memnunuz” diye konuştu. Siyah - Beyazlõ takõmõn kaptanõ, UEFA Kupasõ’ndaki hedef konusunda ise, “Biz de taraftarların beklediği başarıyı istiyoruz. Olabildiğince ileri gitmeyi amaçlıyoruz. Finale kadar gitmek istiyorsak ilk önce Ukrayna temsilcisini geçmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandõ. Turkcell Süper Lig’de sezonun zor geçeceğini kaydeden Siyah - Beyazlõ oyuncu, “Bunun farkındayız, ama lige başladığımızdan bu yana iki galibiyet ve özellikle kendi evinde çok güçlü olan Trabzonspor gibi iyi bir takıma karşı bir puan aldık. diye konuştu. Sarõ-Lacivertliler’de yönetim ‘astırmam’ diyor, taraftar ise direniyor F.Bahçe’de pankart savaşı HİLMİ TÜRKAY F.Bahçe - G.Birliği maçõ Sarõ - Lacivertli futbolcular açõsõndan sanõrõm hiç de rahat geçmeyecek. Son maçlarda alõnan başarõsõz sonuçlarõn ardõndan tribünlerde yerini alacak taraftarlarõn bir bölümünün futbolculara karşõ ‘tepki’ tezahüratõ yapacaklarõ duyumunu aldõm. Yönetim de aynõ duyumu aldõğõndan, kapõlarda önlemleri artõrarak olumsuz hiç bir pankartõ stada sokmayacak. Eleştiriler şu günlerde daha çok Aziz Yıldırım üzerinde yoğunlaşmakta. Taraftarlar başkana yönelik “Tribünlerle uğraşacağına takıma müdahale etmeliydi” diyorlar. Yõldõrõm susma hakkõnõ kullanõyor, konuşmamayõ tercih ediyor. Dün SamandõraTesisleri’nde yapõlan sabah idmanõnda hiç bir yöneticinin olmamasõ dikkat çekti. Bu kadar kötü futbolun bir nedeni olsa gerek. Ya Aragones taktiksel anlamda etkili olamõyor ya da futbolcular İspanyol çalõştõrõcõnõn söylediklerini yerine getirmiyor. Yönetimin bazõ durumlarda seyirci kalmasõ da düşündürücü. Bir bakõyorsunuz, Kazım yedek soyundu diye Aragones’i eleştiriyor, diğer yan da Uğur Boral oyundan alõndõğõnda taraftara el kol hareketleri yapõyor, Aragones’in yüzüne bakmadan yanõndan geçiyor. Başka bir ilginç durum ise Deniz Barış da yaşanõyor. Hoca soruyor: “Sakatlığın ne durumda?” Verdiği yanõta bakarmõsõnõz: “Bana niye soruyorsun, doktora sorsana” İspanyol kõzõyor, sonuç 25 kişilik UEFA listesinde Deniz’in ismi yok. F.Bahçe böyle olmamalõ. Bu kadar başõ bozukluk olurmu hiç. İki kulvarda başarõsõz başlangõç yapan bu takõm bir an önce toparlanmak zorundadõr. Bugün futbolcular için belki de en zor günlerden biri olacaktõr. Tribünlerden alkõş gelse de bu alkõşlar protesto niteliğini taşõyacaktõr. İşte bu nedenle de futbolcular seyircisiyle barõşmak zorundadõr; buna en iyi cevap kazanmakla, üç puanla verilir. Bugün yapõlacak en ufak bir hataya bile tepki olacaktõr, futbolcular her şeye hazõrlõklõ olmalõdõr. G.Birliği de yabana atõlacak bir ekip değil. Mesut Bakkal da iddialõ açõklamalarda bulunuyor. G.Birliği elbette ki F.Bahçe’nin kötü durumundan yararlanmak isteyecektir, bu çok doğal. Ama F.Bahçe, Saracoğlu’nda seyircisi önünde kazanmak zorunda. Belki kazansa da yine taraftarõnõ mutlu edemeyecek çünkü G.Antep, Hacettepe, Porto yenilgileri hâlâ belleklerde. Edu, Semih, Josico sakatlõklarõ nedeniyle bugün yine oynamayacaklar. Vederson, Tümer, Deivid, Selçuk sakat, henüz düzelemedi. Sakatlarõn iyileşmeleri niye bu kadar zaman alõyor. Sağlõk kurulunun bir hafta sonra oynar dediği futbolcu bakõyorsunuz ki sezonu kapatõyor. Fenerbahçe’nin halini her yönüyle anlamak doğrusu şu günlerde oldukça zor... Spor Servisi - F.Bahçe Kaptanõ Alex, Turkcell Süper Lig’in ilk 3 haftasõnda kaybettikleri puanlarõn çok fazla olduğunu belirterek, “Zorlu bir lig için bu kadar hata fazla” dedi. Brezilyalõ yõldõz, Hacettepe karşõsõnda aldõklarõ yenilgi sonrasõ kendisine ait internet sitesi ‘www.alex10.com.br’de yaptõğõ değerlendirmede, “Turkcell Süper Lig’in üçüncü haftasında ikinci mağlubiyetimizi yaşadık. Zorlu bir lig için bu kadar hata fazla. Bundan sonra hata yapmamalıyız” ifadelerini kullandõ. Bu arada UEFA’nõn Avrupa’daki 52 ulusal takõm teknik direktörü ile yapacağõ toplantõya Aragones’in de davet edildiği belirtildi. ALEX’TEN İTİRAF Art arda alınan kötü sonuçlar F.Bahçe’de sıkıntı yarattı. İşte Futbol! e-posta:adnandincer hotmail.com SÜPER LİG’DE RAKİP G.BİRLİĞİ Spor Servisi - Turkcell Süper Lig’de F.Bahçe bu akşam sahasõnda Gençlerbirliği’ni konuk edecek. Şükrü Saracoğlu Stadõ’nda saat 21.00’de başlayacak mücadeleyi hakem Fırat Aydınıs yönetecek. Turkcell Süper Lig ve Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde üst üste yaptõğõ son iki maçta da yenilen Sarõ - Lacivertliler, Gençlerbirliği karşõsõnda kazanarak, moral bulmak istiyor. Lige Gaziantepspor yenilgisiyle başlayan, 2. haftada sahasõnda İstanbul Belediyespor’u 2-0 mağlup eden Sarõ - Lacivertliler, geçen hafta da Hacettepe deplasmanõnda 2-1 yenilmekten kurtulamadõ.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog