Bugünden 1930'a 5,439,171 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 13 EYLÜL 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA DİZİ 9 Suudi Arabistan, RP’ye özel 5 bin kişilik hac kontenjanõ tanõyõnca Hazine yardõmõnõn 200 katõnõ kazandõlar Refah Partisi’nin hac vurgunu R efah Partisi (RP), birinci mutemedi Süleyman Mercümek skandalõyla çalkalanõrken aynõ günlerde ikinci mutemet skandalõ patlak verdi. Mer- kezi Libya’da bulunan Uluslararasõ İslama Çağrõ Cemiyeti’nden 500 bin dolarlõk yardõm aldõğõ ve bunun Beşir Darçın adlõ partili tara- fõndan çekildiği iddasõ gündeme bomba gibi düştü. Ankara Cumhuriyet Savcõlõğõ bu konuda soruşturma başlattõ. Gerçi daha sonra çekin üzerindeki imzanõn Beşir Darçõn’a ait olmadõğõ anlaşõldõ ama Darçõn’õn RP’nin kasasõ olduğuna ilişkin başka olaylar ortaya saçõldõ. Köşeye sõkõşan RP yöneticileri aynõ Mercümek olayõnda olduğu gibi önce “Beşir Darçın’ı tanımıyoruz” diye açõklama yaptõ- lar. Oysa Beşir Darçõn, hem RP’nin hem de RP Genel Başkanõ Necmettin Erbakan’õn ev sahibiydi. BEŞİR DARÇIN’IN SERVETİ! RP’nin Ankara’daki Genel Merkez binasõ, aynõ sokakta üç işhanõ ve Erbakan’õn Balgat’taki evi, tapu kayõtlarõna göre Beşir Dar- çõn’a aitti. Daha önce Ankara’da iddiasõz bir terzi olan Beşir Darçõn herhalde define bulmuş olmalõ ki, birkaç yõl içinde çok sayõda gayrõmenkulün sahibi ve beş şirketin ortağõ ola- biliyordu. RP ile Darçõn tanõşõklõğõ bu kadarla kalsa iyi. Partinin Ankara örgütünde yõllarca üst düzey yöneticilik yapan Beşir Darçõn’õn, Hac seyahati hizmeti veren Van Der Zee adlõ şirketi ile RP’nin genel merkez adresi aynõydõ. Üstelik Van Der Zee şirketi, ülkeler arasõ protokole aykõrõ bir şekilde Suudi Arabistan’õn RP’ye tanõdõğõ beş bin kişilik hac kontenjanõndan yararlanan hacõlarõ taşõyor. Ticaret sicilinde Beşir Darçõn’a ait görülen Van Der Zee şirketi- nin perde arkasõndaki sahibi RP, bu hac organizasyonundan 1994 yõlõ parasõyla yõlda 50 milyar lira kazanç sağlõyor. Şimdi bu hac vurgununun ayrõntõlarõna bir göz atalõm. 1988 yõlõnda Ürdün’de toplanan İslam Ülke- leri Dõşişleri Bakanlarõ toplantõsõnda alõnan karar gereği, Suudi Arabistan tarafõndan İslam ülkelerinin nüfusunun binde biri oranõnda hac kontenjanõ ayrõlõyor. Diyanet İşleri Başkanlõğõ, 1989’dan itibaren toplam kontenjanõn yüzde 30’unu, yasada belirtilen şartlarõ yerine getiren seyahat acentelerine vermeye başladõ. Yasaya göre şartlarõ yerine getirecek acenteler arasõna daha önce bu işi yapan İslamcõ seyahat acente- leri giremiyor. Ancak İzmir’de daha önce kurulan ve Beşir Darçõn tarafõndan satõn alõnan Van Der Zee şirketi, bu şartlarõ yerine getirebi- lecek durumda iken sahipleri Milli Görüş çizgisindeki AKA Tur ile anlaşarak hacõ taşõdõ. ERBAKAN’IN KRAL FAHD’DAN KONTENJAN RİCASI Van Der Zee şirketi, 1990 yõlõnda yasada belirlenen koşullarõ yerine getirerek Diyanet İşleri Başkanlõğõ‘nõn kontenjanõnda hacõ taşõ- maya başlõyor. Ancak, Van Der Zee’nin payõna o yõl 63 hacõ düşmüştür. Bu sayõ ne şirketi ne de şirketin perde arkasõndaki sahibi RP’yi kesmiyor. RP Genel Başkanõ Necmettin Erbakan, Suudi Arabistan’a yaptõğõ bir ziya- rette Kral Fahd’dan bu şirkete özel hac kontenjanõ tanõnmasõnõ istiyor. MSP döneminde de Suudilere açõktan “Bana sahip çıkın” diye talepte bulunan Erbakan, bu kez sahip çõkmanõn yolunu da kendisi göstermiş oluyor. Kral Fahd da, bu ricayõ kõrmayarak Türkiye’ye tanõnan 30 bin kişilik hac konten- janõ dõşõnda RP’ye de 5 bin kişilik özel kontenjan tanõyor. Kral Fahd’õn jesti bununla da kalmõyor, önümüzdeki yõl beş bin konten- janõ on bine çõkarma sözü veriyor. RP’ye tanõnan bu hac kontenjanõnõ tabii partinin şir- keti gibi çalõşan Van Der Zee şirketi kullanõyor. Y azar Soner Yalçın, “Hangi Erbakan” adlõ kitabõnda ilginç bir karşõlaştõrma yapõyor. Yalçõn’a göre, Suudiler sayesinde Van Der Zee’nin, bir başka deyişle RP’nin kasasõna giren para yõlda 300 milyar lira. Buna karşõlõk Türkiye Cumhuriyeti dev- letinin Hazine’den RP’ye yaptõğõ yõllõk yardõm miktarõ ise 1.5 milyardõr. Yani hac kontenjanõ sayesinde RP, bir yõlda Hazine’nin kendisine ödediği yardõmõn 200 katõnõ kazanõyor. ŞİRKETLERİ VAR AMA VERGİ MÜKELLEFİ DEĞİL Ankara Ulus’ta terzilik yapan Beşir Dar- çõn’õn onlarca gayrõmenkulü ve beş şirke- ti olmasõna karşõn vergi mükellefi olmadõğõ da ortaya çõkõyor. Darçõn, sadece kurum- lar vergisi ödüyor. Darçõn’õn bir Musevi- den satõn aldõğõ Van Der Zee dõşõnda Azim Mensucat San. Tic. AŞ, Etaş Emlak Turizm Tic. AŞ, Emtaş Emlak Turizm Tic. AŞ ve Konya Un Sanayi İşletmeleri ve Tic. Ltd. şirketi bulunuyor. Darçõn, faizle borç para verip alamadõ- ğõ Süleyman Çınar’dan el koyarak sahip olduğu Konya Un Sanayi İşletmesi’nde sah- te fatura kullanmaktan ceza aldõ. Faizci- likten sahte faturaya kadar RP, mutemet- lerinde ne ararsanõz var. 300 milyar lira RP’ye aktarıldı M ercümek skandalõ patlak verince, RP yöneticileri başlangõçta Süley- man Mercümek’i tanõmadõklarõnõ açõkladõlar. Ancak, banka hesaplarõnda yapõ- lan inceleme sonucunda RP’ye Hazine tarafõndan yapõlan 65 milyar liralõk yardõmõn da 14 Ocak 1994 tarihinde Ankara’dan Süleyman Mercümek’in İstanbul Fatih’teki hesabõna havale edildiği ve bir ay sonra dolara çevrilip yeniden RP’nin Ankara’daki hesabõna iade edildiği belgelendi. Süleyman Mercümek, partinin parasõnõ dövize çevirip göndermek için daha önce de kendisine para gönderdiğini söylerken RP’nin mali işlerden sorumlu Genel Başkan Yardõmcõsõ Rıza Ulucak, bu işlemin sadece bir kez olduğunu belirterek şöyle diyordu: “Partinin parasını dövize çevirmesi için Süleyman Mercü- mek’e sadece bir kez havale yaptık. Öyle olsa bilirdim. Ben baştan, parti kuruldu- ğundan beri genel saymanım. Aslında bizim genel saymanımız Abdürrahim Bezci İzmit’te oturur. O formalite icabı genel sayman. RP’nin bütün parasal iliş- kilerini ben yürütüyorum. Ben de sadece bir kez 65 milyar lira gönderdim.” MSP döneminde olduğu gibi Abdürrahim Bezci, RP’de de sadece kâğõt üzerinde genel say- man. Partinin para işlerini mutemet adamlar yürütüyor. Partinin parasõnõ Mercümek’in dövize çevirip gönderdiği belgelenince RP yöneticileri daha önce tanõmadõklarõ Süley- man Mercümek’i birden hatõrlayõverdiler. Mercümek’in hesaplarõnõ karõştõrdõkça ben- zer başka olaylar da birbiri ardõnca çõkmaya başladõ. Bosna paralarõnõn akõbetine benzer bir başka olay da yurtdõşõnda yaşayan vatan- daşlar adõna yurtiçinde vekâleten kurban kesmek için toplanan paralarõn üstüne yatõl- masõydõ. Yurtdõşõndan kurban kesimi için toplanan 969 bin mark da Bosna’ya yardõm paralarõ gibi Süleyman Mercümek’in Türki- ye’deki hesabõna aktarõlmõştõ. ADİL DÜZEN ÜNİVERSİTESİ İÇİN PARA TOPLANDI Yurtdõşõnda yaşayan dindar vatandaşlardan yardõm adõ altõnda toplanan paralarõn dõşõnda Sultanbeyli’de Adil Düzen Üniversitesi kur- mak amacõyla RP’li Belediye Başkanõ Ali Nabi Koçak’õn tahsis ettiği belediye arsasõ ile YA DA Yayõn Dağõtõm A.Ş’nin aynõ yerde bulunan 121 bin dönümlük arsaya par- selasyon yapõlõp satõlarak para toplandõ. MSP’nin hayali 1970’lerdeki hayali Sela- metköy projesi gibi Sultanbeyli’deki Adil Düzen Üniversitesi de sadece para toplamaya dönük hayali bir projeden ibaretti. Sultanbeyli’deki 121 bin dönümlük arazinin sahibi YA DA Yayõn Dağõtõm A.Ş’nin ilk ortaklarõ Süleyman Mercümek, günümüzün İstanbul Belediye Başkanõ Kadir Topbaş, Osman Ulusan ve Mustafa Ulusan’dõ. Şir- kete daha sonra Ergin Külünk, Adnan Mercümek, Samim Cumhur ve Mehmet Celal Terzi de katõlõyor. RP’nin Sultanbeyli Belediye Başkanõ Ali Nabi Koçak’õn da katõlmasõyla kadro tamamlanõyor. Arsa satõş- larõndan gelen paralar yine Süleyman Mercümek’in hesabõna geçiyor. Kurban paraları da RP kasasına R efah Partisi (RP), iktidara gel- mek için medyanõn mutlak ro- lü olduğuna inanmõştõ. Yerel seçimler öncesinde para toplayarak bir televizyon kanalõ kurma çalõşmalarõna hõz verdi. Bu amaçla 3 Şubat 1993 yõ- lõnda kurulan Yeni Dünya İletişim A.Ş’nin ortaklarõ arasõnda kimler yok ki? RP Grup Başkanvekili Recai Kutan, Kombassan patronu Haşim Bayram, Tayyip Erdoğan‘õn oğlunun bacana- ğõnõn babasõ Zekeriya Karaman, ka- patõlan RP’nin İstanbul İl Yönetim Ku- rulu üyesi ve şimdi AKP İstanbul Mil- letvekili ve TBMM Yolsuzluklarõ Araş- tõrma Komisyonu Başkanõ Azmi Ateş, Ali Rıza Akın, İsmail Kahraman ve Necati Şahin. Şirket kurulduktan sonra dört koldan hisse satõşõna geçildi. Hemen Avrupa Milli Gençlik Teşkilatõ Almanya’daki ca- milerde toplantõlar düzenledi. Kombas- san patronu Haşim Bayram, RP Sivas Milletvekili Temel Karamollaoğlu başta olmak üzere RP yöneticileri ve ge- lecekteki İslami holdinglerin patronla- rõ minbere çõkarak İslami cemaat için hem ailece seyredebilecekleri hem de yüksek kâr elde edecekleri bir televiz- yon kurmanõn zorunluluğunu anlatan ko- nuşmalar yapõyordu. ‘KANAL 7 HİSSESİ NAMAZDAN ÖNEMLİ’ 32. Gün programõnda televizyon için hisse satõşõnõn yapõldõğõ Almanya’da çekilen görüntülerde Kombassan’õn pat- ronu Haşim Bayram şunlarõ söylüyordu: “Kâr-zarar ortaklığı üzerine çalışan Yeni Dünya İletişim AŞ isimli bir te- levizyon şirketi kuruldu. Yalnız şunu hemen belirteyim: Kâr-zarar ortak- lığında ben televizyonu sadece mad- di kâr gibi düşünen insanlarla yola çıkmak istemem. Biraz sonra hisseleri burda satışa çıkaracağız. Parası ol- mayalar 3-5 gün sonra verebilir.” Haşim Bayram’õn nutkunun ardõndan hisse satõşõ başlõyor. Ancak cemaat için- den “Namaza duracağız, şimdi sırası mı?” türünden şikâyetler başlõyor.Aya- sofya Camii’nin imamõ Hüseyin Işık, cemaati hemen devreye giriyor: “Bu mesele şu anda namazdan daha önem- li. Namazı geciktirsek sonra da ola- bilir. Şimdi hepimiz, sıraya geçip is- mimizi yazdıracağız. Ondan sonra da namaz.” RP yönetimi ve yandaşlarõ için para; namazdan da, oruçtan da önemliydi. Pa- ralar bu şekilde toplandõ. Ama yine de televizyon kurmak o tadar kolay bir iş değildi. Atalarõmõzõn “Kul sıkışma- yınca hızır yetişmez” sözü ne kadar da doğruydu. Tayyip Erdoğan, belediye başkanõ koltuğuna oturduktan 15 gün sonra 3984 sayõlõ kanunda yapõlan de- ğişikliğe göre, artõk belediyeler radyo ve televizyon kuramayacaklardõ. Sözen döneminde İstanbul Büyükşehir Bele- diyesi 5 milyon dolar harcayarak BRT adlõ bir televizyon kurmuştu. Yasa çõ- kõnca Tayyip Erdoğan ve BRT’yi bün- yesinde bulunduran Kültür A.Ş’nin Başkanõ Şenol Demiröz’ün ilk icraatõ BRT’nin altyapõ, link ve vericilerini iha- lesiz olarak Yeni Dünya İletişim AŞ’ye kiralamak oldu. Hem de kaç paraya? 01.07.1994’te yapõlan bir sözleşmeyle tüm donanõm bazõ şartlar ve aylõk 200 milyon liraya. Böylece Kanal 7 te- levizyonu kurulmuş oldu. Kira bedeli karşõlõğõnda Kanal 7 televizyonu da İs- tanbul’u doğal ve tarihi güzellikleri ile belediyenin plan, proje, karar ve etkin- liklerini yayõmlayacaktõ. Yõllõk 200 mil- yon lira kiranõn karşõlõğõnda belediye ne kadar ağõr şartlar koymuş değil mi? ERBAKAN: AHRETTE SİZE YOL GÖSTERECEK Artõk televizyon kurulmuş, sõra iş- letme sermayesi bulmaya gelmişti. RP Genel Başkanõ Necmettin Erbakan, İs- tanbul’da düzenlenen Kanal 7 tanõtõm gecesinde şu sözlerle örgütünden ve belediye başkanlarõndan destek isti- yordu: “Kanal 7, cihadın sesidir. Bu mücedelede televizyonu ister topçu kuvveti olarak görün, ister hava kuvveti. Bugün yapılmış olan ciha- dı televizyonsuz yapmanın imkânı yoktur. Öldükten sonra, her tarafın zifiri karanlık olduğu bir anda, bir şeyin size yol göstermesini istiyor- sanız bilesiniz ki, o şey bugün inanç- la Kanal 7’ye vereceğiniz bu para olacaktır.” Eh imam işareti verince cemaate de durumdan vazife çõkarmak düşerdi. Ör- güt Kanal 7 hisselerini pazarlamayõ par- ti faaliyet raporuna koyarken belediye başkanlarõ da bu televizyona belediye şirketlerinin reklam tanõtõm filmlerini Kanal 7’de para karşõlõğõ yayõmlatma- ya başladõlar. İstanbul’dan Ankara’ya, Samsun’dan Van’a kadar AKP’li be- lediyeler tanõtõm reklam filmleri için üs- telik daha filmler yayõmlanmadan ve fa- tura alõnmadan Kanal 7’ye para yağ- dõrmaya başladõlar. Sadece İstanbul Be- lediyesi’nin 1997 yõlõnda kanala ak- tardõğõ para miktarõ 98 milyar liraydõ. Üstelik belediyenin bakõm onarõm şir- keti İSBAK, asfalt şirketi İSFALT, be- ton şirketi İSTON gibi reklam ve ta- nõtõma gerek olmayan şirketleri de Kanal 7’ye milyarlarca liralõk reklam veriyordu. Hani BRT, Kanal 7’ye 200 milyon lira gibi komik bir paraya ki- ralanõrken belediyenin reklam ve ta- nõtõmõ ücretsiz yapõlacaktõ? Aynõ şekilde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanõ Melih Gökçek’te bir yõl içinde 58 mil- yar lira vererek ASKİ‘nin reklamlarõ- nõ kanalda yayõmlatmõştõ. S uudi Arabistan’ın RP’ye beş bin özel kontenjan tanıması Ankara’da diplomasiyi karıştırıyor. Dönemin Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin, Suudi Arabistan Büyükelçiliği Maslahatgüza- rı’nı bakanlığa çağırıyor ve “Konu iki ülke arasında protokole bağlanmıştır. Bir partiye özel kontenjan ayrılması dip- lomatik teamüllere aykırıdır” diyerek nota veriyordu. Diyanet İşleri Başkanlı- ğı 1994 yılında 1725 dolar alıyordu. Van Der Zee şirketinin hacı adayların- dan aldığı para ise 1800 dolardı. Suudi- lerin RP’ye tanıdığı beş bin kişilik hac kontenjanının kişi başına 1800 dolar- dan toplam getirisi 9 milyon dolar edi- yordu. Maliyet düşülünce net kârı 4 mil- yon dolar olarak hesaplanıyor. Vurgun bununla da sınırlı değil. Hacı adayla- rından alınan konut fonunun da devlete yatırılmadığı ve dört yıl içinde toplanan 200 milyar liralık fon parası da Van Der Zee’nin, dolayısıyla RP’nin kasasına gitmişti. ‘Cihadõn sesi’ Kanal 7 kuruluyor K O N U T F O N U P A R A L A R I N I D A H O R T U M L A D I L A R RP yöneticilerinin ortak olduğu Yeni Dünya A.Ş için daha televizyon kurulmadan Almanya ve Türkiye’de hisse satõşõ yapõldõ. Recep Tayyip Erdoğan, BRT’yi kiralayõnca Kanal 7 doğdu S Ü R E C E K ŞENOL DEMİRÖZ HAŞİM BAYRAM NAZMİ ATEŞ Recep Tayyip Erdoğan, Necmettin Erbakan ve Recai Kutan’la birlikte. Beşir Darçın Erbakan
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog