Bugünden 1930'a 5,438,586 adet makale [Gelişmiş]



Katalog


«
»

CMYB C M Y B 13 EYLÜL 2008 CUMARTESİ CUMHURİYET SAYFA 28 YIL SONRA 12 EYLÜL 7 GEÇMİŞTEN GELECEĞE ORHAN ERİNÇ Tencerenin Dibi... Durum giderek daha da karmaşıklaşıyor. Almanyalı Deniz Feneri Derneği’nin dindaşlık adı- na savunulması gerekliliği gibi bir yanlış yaklaşım, “kimin eli kimin cebinde” sorusunun daha da kap- samlı biçimde irdelenmesini gerekli kılıyor. Bizden olanlar-bizden olmayanlar ayrımı da her gün biraz daha somutlaşarak ortaya dökülüyor. İddiaların yalanlanması giderek daha da zorlaştı- ğı için, uzun yılların gerisinde kalmış ve hiçbir etki uyandırmadan unutulup gitmiş dayanaksız iddiala- ra birer kurtarıcı gibi sarılma modası da yeniden hort- lamış bulunuyor. Diyelim ki bir belgede şimdiki yöneticilerimizden birinin adı, yolsuzluk, usulsüzlük, dolandırıcılık, rüş- vet alma iddialarına bulaşmış kişilerle birlikte anıl- dı. Yapılacak olan, yeterli kanıtlar ortaya koyup, iliş- kilerin gerçekte var olmadığını kamuoyuna kanıtla- maktır. Ama öyle olmuyor. Bu iddiaları belgelere dayanarak ortaya atan ki- şinin ya da rakip parti liderinin de aynı yolun yolcu- su olduğunu göstermeyi amaçlayan kampanyalar başlatılıyor. Eskilerin “Tencere dibin kara, seninki benden ka- ra” tekerlemesiyle özetleyiverdikleri yaklaşımı, bir kez daha yaşama geçirmekten medet umuluyor. Doğrusu faydası da oluyor. Yolsuzluk ve usul- süzlükleri kanıksatma çabalarının başarıya ulaşmış olması, özellikle koro haline dönüşen yayınlarla da- ha da perçinleniyor. Ergenekon iddianamesine ve kovuşturma ile ilgi- li olmamasına karşın dosyalara sokulan bilgilere mal bulmuş mağribi gibi sarılanların Almanya’daki De- niz Feneri kovuşturmasına en ufak bir ilgi göster- memelerinin nedeni de anlaşılır hale geldi. Bir grubu dindaşlıktan dem vuruyor, saldırılara kar- şı dindaşlarını savunmanın ana görevleri arasında yer almasını suskunluk gerekçesi olarak gösteriyor. İktidar yandaşlığını üstlenenler ise, davanın açıl- mış olmaktan da öte, bitmek üzere olması nedeniyle haberleştirmeyi doğru bulmadıklarını gerekçe gös- teriyorlar. Hele bir dava bitsin, karar olumlu çıkmazsa öncesini ve sonrasını olduğu gibi yazacaklarına söz veriyorlar. Galiba daha önce yazmıştım ama, köy ağasının şı- marık oğlunun yanıtına benzer bir savunma. Ağa oğlunu Mısır’a tahsile ve Arapça öğrenmeye göndermiş. Oğlan gönderilen paraları vur patlasın, çal oynasın birkaç yıl yemiş. Sonunda köyüne dönünce ağa, köyün ileri ge- lenlerini ziyafete çağırmış. Hıdırellez günleri olmalı ki, koyunlar da kuzulamışmış. Ziyafettekilerden bi- ri kuzuları görünce soracak olmuş, “Evladım Mısır’da kuzuya ne derler?” Çocuk boynunu bükmek zorunda kalmış: “Kuzuyken bir şey demezler. Beklerler, büyüyün- ce ganem derler.” Türkiye’de gündemi değiştirmenin bin türlü yolu var. Hele ortaya atılan konunun içinde, insanların merakını depreştiren bir magazin konusu da oldu mu, yan gel de yanında yat. Çok satışlı gazetelerin manşetleri, dolayısıyla da gündem hemen değişiveriyor. Bir dönem en önemli gündem maddesi anayasa değişikliği idi. Ama Anayasa Mahkemesi’nin iptal ve odak olma kararları, olası değişikliğin önünü kapayınca, anayasa değişikliği tartışması da, dinciler için eski çekiciliğini yitirdi. Her nedense bir dönemin, gündemi en çok işgal eden “temiz toplum” girişimi, en çok gerek duyulan bugünlerde “tu kaka” edilmiş durumda. Biri çıksa da gündeme yeniden taşısa fena mı olur? oerinc@cumhuriyet.com.tr ‘AKP emeğimden elini çek’İZMİR (Cumhuriyet Ege Büro- su) - Türkiye Devrimci İşçi Sendi- kalarõ Konfederasyonu (DİSK), bugün İzmir’de alana çõkõyor. DİSK’in, “AKP elini emeğimden, ekmeğim- den çek” sloganõyla düzenlediği “Emek ve Demokrasi Mitingi”, bu- gün saat 14.30’da Gündoğdu Mey- danõ’nda gerçekleştirilecek. Mitinge diğer sendikalarõn önemli bölümü, si- vil toplum örgütleri ve sol partilerin de destek vermesi bekleniyor. DİSK Genel Başkanõ Süleyman Çelebi, tüm İzmir halkõnõ ve Egelileri mitinge davet ederek “12 Eylül dar- besinin yarattığı tahribat sürmek- tedir. AKP, her alanda emekçinin kazanımlarını yok etmeye çalışıyor. Bu miting DİSK’in değil, tüm de- mokrasi güçlerinin mitingidir. Bu mitingde 12 Eylül hukukuyla he- saplaşacağız, AKP’ye ‘elini ekme- ğimden ve emeğimden çek’ diyece- ğiz. Eğer emekçiler şimdi sesini yükseltmezse yarın çok geç ola- cak. İlk kez İzmir’de göstereceğimiz tepkimiz, tüm Türkiye’ye yayılacak bir hareketin öncüsüdür” dedi. Türkiye’de ekonominin de iyi git- mediğini, IMF ve Dünya Banka- sõ’nõn önerilerinin hükümet tarafõndan “emir” kabul edilip yerine getirildi- ğini kaydeden Çelebi, sözlerini şöy- le sürdürdü: Darbe emekçiden götürdü “Bugüne kadar gelmiş en IMF’ci, en sermaye ve ABD yan- lısı siyasal iktidar gözünü emekçi- lerin cebine dikmiştir. 12 Eylül as- keri darbesi de işçilerin haklarını, demokratik kazanımlarını orta- dan kaldırmak ve uluslararası ser- mayenin talep ve çıkarlarını ra- hatça gerçekleştirecek ortamı sağ- lamak ve bunun yasal düzenleme- lerini yapmak için gerçekleştirildi. Arkalarında bıraktıkları antide- mokratik hukuk sistemi bugün de geçerliliğini sürdürüyor. Darbele- rin, emekçilerin hayatlarına ne getirip ne götürdüğünü bilen ör- gütüz. En azından yaşadığımız 12 Eylül’de bunları bütün çıplaklı- ğıyla gördük. Bu nedenle gönül hu- zuru içinde darbelere, darbeciliğe ve demokrasi dışı bütün arayışla- ra karşı olduğumuzu dün de söy- ledik, bugün de söylüyoruz. Bu, Türkiye’nin aydınlık yarınlarına yürüyüş mitingidir. Demokrasi- den, özgürlükten, eşitlikten ve ba- rıştan yana olanların yürüyüşü- dür.” Ülkedeki sendikal mücadele üze- rindeki baskõlara dikkat çeken Çele- bi, “Türkiye bu deli gömleğinin içe- risinde sendikal mücadele veri- yor. 1980’den önce ülkedeki 44 mil- yon nüfusun 2,5 milyonu sendika- lı iken günümüzde 70 milyonu aşan nüfusa rağmen sendikalı sa- yısı 800 bin civarında. 12 Eylül re- jiminin sonucu bu işte. Bununla he- saplaşmadan ülkede demokrasi- den, özgürlüklerden ve insan hak- larından söz edemeyiz” dedi. DİSK’in, “AKP elini emeğimden, ekmeğimden çek” sloganõyla düzenlediği “Emek ve Demokrasi Mitingi”, bugün saat 14.30’da Gündoğdu Meydanõ’nda gerçekleştirilecek. DİSK Genel Başkanõ Süleyman Çelebi, tüm İzmir halkõnõ ve Egelileri mitinge davet ederek “Bu mitingde 12 Eylül hukukuyla hesaplaşacağõz, AKP’ye ‘Elini ekmeğimden ve emeğimden çek’ diyeceğiz” dedi. ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) - 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin 28. yõldönümü olan dün, başkentte çeşitli sivil toplum kuruluşlarõnõn ortaklaşa düzenlediği eylemle protesto edildi. Öğle saatlerinde Yüksel Caddesi İnsan Haklarõ Anõtõ önünde toplanan Devrimci İşçi Sendikalarõ Konfederasyonu (DİSK), Halkevleri, ÖDP, TKP, TMMOB’nin de aralarõnda bulunduğu bazõ parti ve sivil toplum kuruluşu üyeleri, hükümet, ABD ve 12 Eylül askeri müdahalesini gerçekleştirenler aleyhine sloganlar attõlar. Yüksel Caddesi’nde basõn açõklamasõ yapan bir grup eylemcinin, üzerinde çeşitli dövizler bulunan bir demir kafes ile darağacõ ve bir çift askeri postalõ açõklama yaptõklarõ yere getirdikleri görüldü. Büyükelçiliğe siyah çelenk Açõklamanõn ardõndan grup, diğer katõlõmcõlarla birlikte sloganlar atarak ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne yürüyüşe geçti. Atatürk Bulvarõ’nõn Kennedy Caddesi ile kesiştiği noktada, çevik kuvvet ekiplerinin oluşturduğu barikat önünde toplanan eylemciler adõna burada bir basõn açõklamasõ yapõldõ. Askeri müdahalenin protesto edildiği açõklamanõn ardõndan, sivil toplum kuruluşlarõnõn temsilcileri büyükelçilik önüne, “Dünya halklarına karşı suçlusunuz, hesap vereceksiniz” yazõlõ siyah çelenk bõraktõ. Daha sonra eylemcilerin bir bölümü dağõlõrken bir bölümü Tunus Caddesi’nde yürüyüşe geçti. Eylemcileri takip eden iki sivil polis, gruptakiler tarafõndan darp edilmek istendi. Polislerden biri grubun elinden kendisini kurtarõrken, darp edilen polis havaya iki el ateş açarak eylemcilerin elinden kurtuldu. Yaralõ polis, meslektaşlarõ tarafõndan uzaklaştõrõlõrken, olayõ gerçekleştirdiği iddia edilen bir gösterici polis tarafõndan gözaltõna alõndõ. İsmi öğrenilemeyen eylemci, ifadesi alõnmak üzere Çankaya İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Grup daha sonra, yoğun güvenlik önlemleri altõnda sloganlar atarak geldiği Kõzõlay’da dağõldõ. Aynõ saatlerde Batõkent metro durağõnda sloganlar atarak yürümek isteyen bir gruba da metro görevlilerinin müdahale ettiği bildirildi. Çõkan arbedenin ardõndan gruptan 3 kişinin Yenimahalle İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafõndan gözaltõna alõndõğõ öğrenildi. Sivil toplum örgütleri İstanbul’da yaptõklarõ protesto gösterilerinde darbecilerin yargõlanmalarõnõ istediler Darbe anayasayla sürüyor ANKARA’DA GÖZALTI VAR Darağacõ, postal ve sloganlarla protesto İstanbul Haber Servisi - 12 Eylül askeri darbesi- nin 28. yõldönümü nede- niyle İstanbul’da demok- ratik kitle örgütleri yaptõk- larõ protesto gösterilerinde darbecilerin yargõlanmasõ- nõ ve 1982 Anayayasõ’nõn değiştirilmesini istediler. Genç Siviller, dönemin Genelkurmay Başkanõ Or- general Kenan Evren’in başkanõ olduğu Milli Gü- venlik Konseyi’nin ilk du- yurusunun yayõmlandõğõ önceki gece 03.59’da Har- biye’deki TRT İstanbul Radyosu önünde toplandõ. “Bir daha asla”, “Dar- beciler yargılansın” yazõ- lõ pankartlar açan grup adõna konuşan Turgay Oğur, “28 yıl önce bugün saat 03.59’da evlerinde uyurken askeri müdaha- le dolayısıyla TRT Rad- yosu’nun sesiyle uyan- dıklarını” anlattõ. “1982 Anayasası ile 28 yıldır her gece bu darbe tekrarlanı- yor” diyen Oğur, bundan sonra bir daha gece yarõlarõ yataklarõndan kaldõrõlmamak için bu gece (önceki gece) yataklarõndan kalktõklarõnõ kaydetti. Adalet mahkemesi... Emekçi Kadõnlar Derneği (EKD), eski Bayrampaşa Ce- zaevi önünde yaptõğõ eylem- de, 12 Eylül darbesini ger- çekleştirenlerin ve kadõnlara yönelik katliamlarõ işleyenle- rin yargõlanmasõnõ istedi. Temsili adalet mahkemesi kuran EKD’liler, “Kirli savaş suçluları yargı- lansın’’, “Sıvas’ın katilleri yargılan- sın” dövizleri taşõrken, “12 Eylül’ü unutmadık, unutturmayacağız” slogan- larõ attõlar. Temsili mahkemede kadõnlarõn iddia- namesini okuyan Münevver İltemur, 19 Aralõk cezaevi operasyonunda Bayram- paşa Cezaevi’nde kadõnlarõn yanarak ya- şamõnõ yitirdiğini belirterek, “Bahriye Üçok siyasi suikast sonucu öldürüldü. Maraş, Sıvas, Çorum, Gazi olayları ve Güngören saldırısında kadınlar öldü- rüldü. Kadınlar, taciz ve tecavüze mağruz kaldılar” dedi. İltemur, iddianamenin sonuç ve istem bölümünde ise tüm bu olaylarda sorumlu- luğu olanlarõn yargõlanarak cezalandõrõl- masõnõ istedi. İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şu- besi üyeleri de dün saat 12.00 sıralarında TRT İstanbul Radyosu önünde gösteri yap- tı. “Darbeciler yargılansın” pankartı açan İHD’liler “Darbe anayasası değiştirilsin” ,“Darbeci generaller yargılansın” sloganları attılar. 12 Eylül’de Radyoevi binasında iş- kence yapıldığını ve açıklama yapmak için TRT binasının önünü uygun gördüklerini belirten İHD İstanbul Şube Başkanı Gülse- ren Yoleri, “12 Eylül’de tüm insan hak ve özgürlükleri ile demokratik ve siyasi kaza- nımlar ortadan kaldırıldı. Cezaevlerinde yüzlerce kişi yaşamından edilirken, binlerce kişi kaybedildi. Partiler, sendikalar ve der- nekler kapatıldı, yöneticileri tutuklandı. Kı- sacası 12 Eylül, toplumun tamamında etkisi halen devam eden bir tramva yarattı” dedi. Yoleri, “Darbecilerin yargılanması ve 12 Eylül Anayasası’nın değiştirilmesi için her- kesi darbe karşıtı mücadeleye çağırıyoruz” diye konuştu. (Fotoğraf: ALİ AÇAR) ‘Tüm toplumda travma yarattı’ ‘ABD’nin iyi çocuklarõ hesap verecek’ Eğitim-Sen, 12 Eylül’ün 28. yı- lında Kenan Evren’in adını ta- şıyan bir okulun önünde yaptığı eylemde, okulun adının değiştirilmesini iste- di. Eğitim-Sen Şube Başkanı Güven Boğa, “Darbecilerin adının eğitim ku- rumlarında, okullarda anılması son bulmalıdır. Çocuklarımızın bellekleri bu tür isimlerle kirletilmemelidir” dedi. ‘Kenan Evren adõ değişsin’ ADANA (Cumhuriyet Bürosu) - Adana’da arala- rõnda siyasi parti, sendika ve sivil toplum örgütlerinin yaptõğõ yürüyüş ve açõkla- mayla 12 Eylül darbesi kõ- nandõ, “Darbeciler yargı- lansın” denildi. Kent merkezindeki Kü- çüksaat Meydanõ’nda bir araya gelen ÖDP, EMEP, DTP, SP, KESK, İHD, ATO, Tunceliler Derneği başta olmak üzere çok sa- yõda örgütün başkan, tem- silci ve üyeleri, topluca yü- rüyüşe geçti. “Darbeciler- den hesap soracağız, Fa- şizme karşı omuz omuza, İnsanlık onuru işkenceyi yenecek, Susma haykır darbeye hayır, Kenan Ev- ren halka hesap verecek” sloganlarõyla İnönü Parkõ’na gelen topluluk adõna konu- şan İHD Başkanõ Ethem Açıkalın şunlarõ söyledi: “Bundan 28 yıl önce ABD’nin iyi çocukları ül- kemizin tarihinde kara bir leke açtılar. 1980’in 12 Eylül gecesi dönemin ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Türkiye Masası Sorumlusu Paul Henze, Başkan Jimmy Carter’ın kulağına, ‘Bizim çocuklar başardõ’ diye fısıldadı. Tür- kiye işte hâlâ o darbe ya- salarıyla yönetilen, dü- şünceyi ifade ve örgütlen- me özgürlüğünün olma- dığı, karakolda ve sokak- ta işkencenin sürdüğü bir ülke olmanın utancını ya- şıyor. 28 yıl geçse de, ne 12 Eylül generalleri, ne tek- elci sermaye, ne de darbe- nin diğer suç ortakları, darbenin çocukları, halka hesap vermekten kurtula- mayacaktır.” DİSK İzmir’de bugün alanlara çõkarak 12 Eylül’ü ve AKP’nin emekçilere dayattõklarõnõ protesto edecek AKIN BODUR İSKENDERUN - Adana 1 No’lu Sõkõyönetim Mahkemesi’nin kararõyla idam edilen Ali Aktaş’õn son mektubu ailesine 25 yõl aradan sonra ulaştõ. An- ne Ganime Aktaş, iki sayfalõk mektubun her satõ- rõnõ gözyaşlarõnõ akõtarak okudu. 12 Eylül darbesinin ardõndan 24 yaşõndayken tu- tuklanan ve 3 yõl sonra doğum günü olan 23 Ocak 1983 gecesi Adana Cezaevi’nde idam edilen Ali Ak- taş’õn son isteği olan mektup bunca yõldõr ailesine teslim edilmedi. Yõllar sonra gazetemize ulaşan mek- tubun fotokopisi dün muhabirimiz tarafõndan İskenderun’da oturan Aktaş ailesine iletildi. Kendisi üç yaşõndayken idam edilen abi- si Ali Aktaş’a dair hiçbir şey anõmsamayan kardeşi ‘Maviş’, hiç bilmediği, görmediği abisinin son kez kaleme aldõğõ mektubun fotokopisini, 25 yõl 7 ay sonra ai- le içerisinde okuyan ilk kişi oldu. Tutarken elleri titreyen, okurken gözyaşlarõna boğulan ‘Maviş’, kelepçeli ellerle kaleme alõnmõş mektubu okumak- ta zorlandõ, “Gözyaşlarım okumama engel oluyor” dedi. Çocuklar, gelin, damat ve torunlarõn çevrele- diği 72 yaşõndaki anne Ganime Aktaş, ömrünün üç- te birini okumak için beklediği mektuba en sonun- da uzanabildi. Anne Aktaş, “Bu mektupla yüreğime bir yumruk saplanmış gibi oldu” derken gözyaş- larõnõ engelleyemedi. Anne Aktaş, oğlu Ali’nin yazdõğõ mektubun, in- faz sonrasõ kendilerine verilmediğini, ama Adana 1 No’lu Sõkõyönetim Mahkemesi’nde görevli bir hâ- kimin, mektubun bir bölümünü, yaşama veda eden eşi Abbas ve kendisine okuduğunu anlattõ. Kelepçeli ellerle yazõlan bir mektup AKTAŞ 25 YIL ÖNCE İDAM EDİLDİ Adana’da sivil toplum örgütleri 12 Eylül darbesini yürüyüşle protesto ettiler Ganime Aktaş.
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog