Bugünden 1930'a 5,452,388 adet makale



Katalog


«
»

CMYB C M Y B SAYFA CUMHURİYET 13 EYLÜL 2008 CUMARTESİ 6 HABERLER CUMARTESİ YAZILARI ATAOL BEHRAMOĞLU Ben Deniz Baykal Olsam… Ben Deniz Baykal olsam genel başkanlıktan is- tifa edişimden sonra bir daha geriye dönüp ge- nel başkan olmazdım. Çünkü bu gibi geri dönüşler güven kırıcıdır, aşın- dırıcıdır. Diyelim ki zaaf gösterdim, öyle olması gerek- tiğini düşündüm… Ben Deniz Baykal olsam, yeniden genel başkan oluşumdan sonraki genel ve yerel seçimlerin ba- şarısız sonuçlarının ertesinde bu kez bir daha as- la geri dönmemek üzere istifa eder, partiye baş- ka türlü yararlı olmaya çalışırdım. Diyeceksiniz ki bunlar geçmişte kaldı, bugün De- niz Baykal olsan ne yapardın? Yanıtlamaya çalışayım… Ben Deniz Baykal olsam, çalışma arkadaşları- mı tümüyle yeniler, yaşlıları arka planlara, danış- manlıklara çeker, parti vitrinindeki insanların en çok kırklı, ellili yaşlardan kimseler olmasına özen gösterirdim. Parti Genel Merkezi’ne uğrayacak zaman bu- lamaz, Meclis’ten ve toplantılardan arta kalan za- manımın büyük çoğunluğunu halkın olduğu yer- lerde geçirirdim… Bunu yaparken de bizde siyasetin her kanadında alışılmış olan gösterişi bir yana bırakır, halk in- sanlarıyla diz dize, ele ele, omuz omuza, bir ara- ya gelir, söyleşirdim… Hastaneleri, okulları, hapishaneleri, kahveleri, parkları, işlikleri, pazar yerlerini, halk insanlarının topluca bulunduğu her yeri durmaksızın ziyaret eder, onlarla içtenlikle konuşur, dertleşir; eleşti- rilerini, önerilerini dinler, belki başkasına bile not ettirmeksizin kendim not ederdim… Ben Deniz Baykal olsam, bütün ülkeye dağıtı- lacak bir anket formu hazırlatır; bütün toplumsal sınıfların, grupların, tabakaların sorunlarını saptar, isteklerinin, önerilerinin dökümünü çıkartır, halkın nabzını bir an bile elimden bırakmazdım… Ben Deniz Baykal olsam, medyada, yakışıklı, enerjik, “yaşlı delikanlı” görünümüyle değil de; ya- şıma daha uygun bir görünümle, örneğin Akde- niz’de kulaç atarken değil bir öksüzler yurdun- da kimsesiz çocukları severken, bir kadın sığın- ma evinde o insanlarla söyleşirken görünmek is- terdim… Hem de bunu reklam olsun diye değil, içimden öyle geldiği için yapardım… Ben Deniz Baykal olsam konuşma sitilimi de- ğiştirirdim… Çapsız siyasetçilerle “öfke” yarışına girmez, on- ların düzeyine hiçbir biçimde inmez; bu gibi kimseleri, mizahla, alayla, mantıkla ezer; hırsız- lıklarını, yalanlarını, olabildiğince sükûnetle dile getirirdim… Onlar yırtındıkça ben daha da dingin ve müs- tehzi, bütün bu pislikleri, çok gerekmedikçe se- simi yükseltmeksizin, ama tam yerinde sözcük- lerle, bıkıp usanmaksızın tekrarlardım… Böylece bu üslup karşıtlığında, karşımdakilerin suçlulukları daha bir belirginleşir, çirkinlikleri da- ha çok göze batar, halkın diline düşmeleri daha kolaylaşırdı… Ben Deniz Baykal olsam, bir gün TV ekranla- rına çıktığımda ulusa seslenerek ve yine sükûnetle, içtenlikle, sevgiyle şöyle derdim: Ey güzel milletim. Bu gün siyasetten değil kendimden söz etmek istiyorum. Aranızda, kar- şıtlarımın yanı sıra; aynı görüşte, aynı duyguda olup da beni sevmeyen, eleştiren, partime benim yü- zümden uzak durduklarını söyleyen çok sayıda kimse olduğunu biliyorum… Böyle hissedip dü- şünmekte haklı da olabilirler… Ama gelin, bir an- laşmaya varalım… Onlar bana bende sevmedik- leri şeyleri bildirsinler, ben de elimden geldiğin- ce sevgilerini kazanmaya çalışayım… Ama onlar da inatçı bir önyargıya dönüşmüş bu Baykal kar- şıtlığından artık vazgeçsinler… Ben Deniz Baykal olsam, yakın ve uzak sola, ağabey hoşgörüsü ve sıcaklığıyla yaklaşır, her an diyalog koşulları yaratır, bir önceki seçimlerde at- tığım adımları daha da geniş bir alanda, kayıtsız koşulsuz sürdürürdüm... Parti içi muhalefet konusunda da aynı şeyi ya- pardım… Ben Deniz Baykal olsam, ülkenin belli başlı bi- lim insanlarıyla, sanatçılarıyla, yazar çizeriyle za- man zaman geniş katılımlı toplantılar yapar, on- ları konuşturur, dinler, bu çevrelerle bağlantımı hiç- bir zaman koparmazdım… Siyaseti, parlamento-parti genel merkezi kısır döngüsünden kurtarır, parti içinde bürokrasiyi en alt düzeye indirirken demokrasiyi en üst düzeye çıkarır, Cumhuriyet Halk Partisi’ni pırıl pırıl, gep- genç, yepyeni bir parti yapardım… Ben Deniz Baykal değilim… Siyaset pratiğinden de anlamam… Ama bu siyaset pratiğinin şu söylediklerimden pek de uzak olduğunu sanmıyorum… Tam tersine, başta lideri olmak üzere CHP’nin, halkla, bütün ülkeyle böyle sıcak, içten, açık yü- rekli bir yakınlaşmaya gereksinimi olduğunu, hal- kın ve bütün ülkenin de büyük çoğunluğuyla bu yakınlaşmaya gereksinim duyduğunu düşünü- yorum… ataolb@cumhuriyet.com.tr Faks: (0212) 343 72 64 OSMANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NDEN ESAS NO: 2007/255 Davacõ Muhittin Talan tarafõndan davalõlar Maliye Ha- zinesi ve ark. aleyhine açõlan “TESCİL’ davasõnõn yapõ- lan duruşmasõnda verilen ara kararõ gereğince; Dava konusu Osmaniye ili, merkez Fakõuşağõ köyü do- ğusu; orman, batõsõ; orman, kuzeyi davacõnõn kendisine ait tapulu taşõnmaz (148 parsel), güneyi; orman ve kõs- men yol ile çevrili taşõnmazda hak iddia eden şahõslarõn, mahkememiz yukarõda esas nosu yazõlõ dava dosyasõna ilan tarihinden itibaren üç ay içerisinde başvurmalarõ, ak- si halde yargõlamanõn HMUK’un 213 - 377. maddesi ge- reğince yokluklarõnda yapõlõp karar verileceği hususu ila- nen tebliğ olunur. (Basõn: 49611) ‘AKP’li başkan rant sağladõ’GAZİANTEP (Cumhuriyet) - AKP’li Gaziantep Büyükşehir Bele- diyesi’nin yaptõğõ imar değişikliğiyle AKP’li işadamõ Nuri Üysen’e 73.5 milyon YTL rant sağlanmasõyla ilgi- li tartõşmalar devam ediyor. Arsa sa- hipleri, Üysen’in iddia ettiği gibi 14 milyon YTL ödemediğini, daha az miktarda ödemeler yaptõğõnõ, ancak ka- yõtlarda fazla gösterildiğini savunarak “Satış sırasında evrakta sahtecilik yapıldı” dediler. CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, CHP Gaziantep İl Başkanõ Ha- san Öztürkmen ve Günevler Ma- hallesi’ndeki söz konusu arsanõn 20 hissedarõyla birlikte 13. Cadde’deki Mazõcõoğlu Apartmanõ’nõn önünde basõn toplantõsõ düzenledi. Arsanõn satõş belgelerini basõn mensuplarõna gösteren Ekici, sahtekârlõk yapõldõğõ- nõ belirtti. Satõş işlemleri sonucunda ar- sa hissedarlarõnõn çok yüksek miktar- da para almõş gibi gösterildiğini iddia eden Ekici, satõş sonrasõnda ticari alan olarak değiştirilen alanla ilgili olarak 73 trilyonluk yolsuzluk yapõldõğõnõ savundu. Ekici, “Burada, hissedarlar mağdur edilmiş durumda. Arsanın satışı konusunda, AKP de bu yol- suzluğun içinde. Başbakan da bu sa- tışa tanıklık etti. Arsanın satışı ko- nusunda cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunacağız” diye konuştu. Arsanõn hissedarlarõndan Ali Bu- yuran ise satõş konusunda şunlarõ söyledi: “Satışı yapılan arazi, 60 yıldan beri Buyuran ailesine ait. Burası fıstık araştırma sahasıydı. Bu araziyi sattık ve satıştan hemen sonra Gaziantep Büyükşehir Bele- diyesi’nce ticari alan oldu ve çok bü- yük oranda hak kaybına uğradık. Tapuda devir sırasında boş bırakı- lan yerlerin doldurulduğunu son- radan fark ettik. Bize ödenen para ile tapuda geçen para arasında tam 3 milyon YTL civarında fark var. Bu satışta çok büyük bir rant var, çok üzgünüz ve mağduriyetimizin gi- derilmesini istiyoruz.” Arsa hissedarlarõndan Erdal Bu- yuran da arsanõn satõşõyla birlikte 125 bin YTL aldõğõnõ, ancak belgelerde 3 milyon 700 YTL almõş gibi gözük- tüğüne dikkat çekti. Buyuran, “Eğer almışsam bu para nerede, buna ce- vap verilmesini istiyorum. Aile ola- rak bu işten büyük kaybımız var, mahkemeye başvurarak hakkımızı arayacağız. Bu konuda yetkililerden bizlere yardımcı olmasını istiyo- ruz” dedi. Gaziantep’in AKP’li belediyesinin yaptõğõ imar değişikliği ile AKP’li işadamõ Üysen’e rant sağlamasõna ilişkin iddialar tartõşõlõyor. CHP milletvekili Ekici AKP’li belediyeyi ve işadamõnõ sahtecilikle suçladõ. BEKİR ŞAHİN GAZİANTEP - CHP Gazian- tep Milletvekili Yaşar Ağyüz, 2004 yerel seçimlerinde eski CHP’li Büyükşehir Belediye Baş- kanõ Celal Doğan’õn seçimi kay- betmesi için kendisiyle görüştü- ğünü ileri süren Gaziantep Bü- yükşehir Belediye Başkanõ AKP’li Asım Güzelbey’e sert tepki gös- terdi. Dün basõn toplantõsõ düzenleyen Ağyüz iddialarõ yalanlayarak ga- zetecilere soyadõ Güzelbey olan 4 kişi ile Asõm Güzelbey arasõnda imzalanan bir protokolü dağõttõ. Devlet Hastanesi karşõsõndaki 5 dükkânõnõn otopark haline dön- üştürüldüğüne dikkat çeken Ağ- yüz, “Hepsi Güzelbeyler’e ait. ‘Önce buraya dükkân hakkõ verin, biz de yola giden kõsmõna istim- lak bedeli istemeyiz, bir de arsa sa- hiplerine 100 milyar da yardõm edin’ deniliyor protokolde. Gü- zelbey de altını imzalıyor. Bu ai- le çıkarı değil midir” diye sordu. Güzelbey’in oğlu hakkõnda da birtakõm yolsuzluk iddialarõ ol- duğunu anõmsatan Ağyüz, “Ba- talhöyük’te parkı yapan Loftus firması ile oğlununuzun ve da- nışmanınızın ne ilişkisi var? İz- mir’de oturan oğlunuz Gazi- antep’e neden geldi de Loftus firmasıyla aynı işmerkezinde, aynı katta yer tuttu? 5 milyar sermayeli şirkete 20 trilyon tu- tarındaki ihaleyi verdiniz? İha- leye niye tek firma girdi? Bun- ları bilmek istiyorum?” dedi. AĞYÜZ’DEN SERT YANIT Gaziantep’te yolsuzluk iddialarõ Zirve Yayõnevi’nde üç kişinin öldürülmesiyle ilgili davaya Malatya’da devam edildi Şehit olmak için katlettiler SELAHATTİN GÖKATALAY MALATYA - Malatya Zirve Yayõnevi’nde biri Alman üç kişinin katle- dilmesiyle ilgili davada dinlenen tanõk Abdullah Mahmut Kudaş, tutuklu sanõklardan Cuma Öz- demir’in “Ben şehit olacağım, Malatya’da 49 kilise, ev ve papazlar var. Bunları bilenler ölecek” dediğini ileri sürdü. Malatya 3. Ağõr Ceza Mahkemesi’ndeki duruş- maya tutuklu sanõklar Emre Günaydın, Salih Güler, Cuma Özdemir, Abuzer Yıldırım ve Ha- mit Çeker katõldõ. Duruşmada tanõklar- dan Abdullah Mahmut Kudaş, Abuzer Yõldõrõm haricindeki 4 sanõğõ aynõ yurtta kaldõklarõ için ta- nõdõğõnõ belirtti. Sadece Cuma Özdemir’le arka- daşlõğõ olduğunu anlatan Kudaş, şöyle konuştu: “Olaydan bir gün ön- ce Cuma Özdemir, beni arayarak İnönü Kapalı Çarşısı’nın üzerine gel- memi söyledi. Yanına gittiğimde ‘Cumaya ka- dar benden haber ala- mazsan, seni birisi tele- fonla arayacak. Sana bir mektup yeri söyleyecek. Mektubu alõp telefon eden kişiye ver’ dedi. Mektubun içeriğini söylemedi. Sıkıştırdı- ğımda Malatya’da 49 tane kilise ve papazın olduğunu ve şehit ola- cağını söyledi. Ben de ‘Ne şehitliği, daha na- maz borçlarõmõz var’ de- dim. Daha sonra yurtta ‘Alman Emre’ olarak bilinen Emre’nin bu işin içinde olup olmadı- ğını sordum. ‘Evet’ ya- nıtını verince, ‘O zaman siz ... yoluna gidiyorsu- nuz’ dedim ve oradan ayrıldım. Daha sonra beni mektupla ilgili ola- rak kimse aramadı.” Tanõklarõn ifadelerinin alõnmasõnõn ardõndan mahkemeye ara verildi. İZMİR (Cumhuriyet Ege Bürosu) - Geçen yõl 20 bin üniversite öğrencisine eğitim bursu veren İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, 2008–2009 döneminde 30 bin öğrenciye burs vermeyi planladõğõ bildirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafõndan üniversite öğrencilerinin eğitimlerine katkõ sağlamak amacõyla Ahmet Piriştina Eğitim Yardõm Sandõğõ’ndan verilen burslar için başvuru dönemi, önümüzdeki ay başlõyor. Geçen yõl aylõk 100 YTL olan burstan yararlanmak isteyenlerin “www.izmir.bel.tr” adresindeki duyurularõ takip etmeleri gerekiyor. Büyükşehir’den 30binburs CHP Gaziantep Milletvekili Ekici, tartõşmalõ arazinin satõşõ sõrasõnda evrakta sahtecilik yapõldõğõnõ iddia etti
Cumhuriyet Gazetesi için Güven Yazılım Teknolojileri Tic. Ltd. tarafından geliştirilmiştir.
Boğaziçi Üniversitesi Teknopark No 211 Bebek Istanbul, Tel : +90 212 346 15 90
Katalog